kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine menkûha olu …
Ziyâret-i kutb-ı âlem-i rûhânî ve ma‘den-i hikmet-i Rabbânî, eş-Şeyh Hazret-i İshâk-ı Kâzvinî: İsm-i şerîfleri İbrâhîm'dir, künyeleri Ebû İshâk'dır. Vâlidesi Şehriyâr Hâtûn idi. Ermen krallarının kızı idi. İslâm ile müşerref olup Akçakoyunlu pâdişâhlarının birine menkûha olup Hicret-i Nebevî'nin üç yüz elli iki Ramazân'ında düşenbe gicesi vücûda gelüp (---)(---)(---) zamânında iştihâr bulup kutbu'l-aktâb mertebesinde iken merhûm olup Erzurûm'da Tebriz Kapusu'nun iç yüzünde bir kulle içinde medfûndur. Revân kal‘asında mütehassın olup bizzarurî Van'ı kızılbaşa veren Şehîd Murtazâ Paşa, Ebû İshâk ile bir kubbede yatır. Bu hakîr ol âsitâneyi ziyâret etdiğimizde bir ak sakallı pîrezen bir avret türbedârı var idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 239a ·
metinde göster ·
Evvelâ gazâ-yı cezîre-i Girid: Sene (---) târîhinde Sultân İbrâhîm Hân'ın Dârü's-sa‘âde ağalarından Mu‘tak olan Sünbül Ağa nâm ankâ-yı zî-şân, beş Mısır hazînesiyle ve elli aded muhassine cevârîler ve niçe âftab gulâm-ı mihbânlar ve kırk aded "es-sâfinâtü'l-ciyâd" makûlesi küheylân atlar ile pâdişâh-ı Cem-cenâb İbrâhîm Hân'dan {Ağa-yı mezbûr} âzâd u me’zûn olup İbrâhîm Çelebi nâm bir re’îs-i mellâhın altı kat anbarlı karavana kalyonuna cümle metâ‘ın üç ayda doldurup beş yüz tevâbî‘-i pür-silâhı ve üç yüz aded sâ’ir tüccâr ve iki yüz keştîbân ve Mısır'a menfâ Esîrî Mehemmed Efendi tevâbi‘iyle cümle bin üç yüz aded ibâdullah ile rûz-ı cum‘ada Beşiktaş nâm mahalde mütevekkilen-ala'llâh deyüp bâdbânların küşâde kılup top u tüfenk şâdmânları ederek cânib-i Mısr'a revâne oldular. Hikmet-i Hudâ (---) cezîre kurbunda altı pâre Malta küffârı kadırgalarına râst gelüp bir gün bir gice ceng-i azîm edüp sademât-ı topdan kalyon içre olan atlar boşanup guzât-ı müslimîne atlar dahi bir şaşkınlık verüp yine bu hâl ile mücâhidîn ceng [ü] savaş-ı perhâş edüp limân hevâda kalyon rûy-ı deryâda karadağ gibi kalup altı aded kadırga-i menhûs kalyonun yemîn ü yesârından döke döke kalyonun direği ve kıçı isa başı ve dümeni gidüp bî-cenâh kaldı ve içinde olan guzât-ı müslimînden ancak iki yüz âdem kalup cümle darabât-ı top-ı kûpden şehîd oldular. Hemân kalyon sâhibi İbrâhîm Çelebi dal-satûr-ı Muhammedî olup Kızlar Ağası Sünbül Ağa'ya hıtâben "Bre mel‘ûn Arab, ben sana kâfir vardır, gemiye atlar komayalım ve cebehâne ziyâde alalım ve küffârın bir hoş haberin alup çıkalım ve bu kadar yüklü gemi ile deryâya niçe çıkalım, dedim. Sen emr-i şerîf alup beni bu hâl ile küffâra uğratdın" deyü Kızlar Ağasına bir tîğ urup kellesin galtân edince hemân Kızlar Ağasının tevabî‘leri İbrâhîm {Çelebi üzre} ol sâ‘at kılıç üşürüp pâre pâre ederler. Küffâr bu hâli görüp altı pâre kadırga-i menhûs ile kalyonun cânib-i erba‘asına sarılup derhâl kalyon içre soltat-ı kefereyi döküp üç sâ‘at dahi kalyon içre ceng edüp âhir-i kâr küffâr-ı hâk-sâr kalyonu ahz [u] kabz edüp içinde olan cümle ümmet-i Muhammed'i ve Esîrî Mehemmed Efendi'yi esîr edüp kayd-bend edüp kalyonu altı pâre Malta kadırgası yedeğe alup doğru Hanya limanına götürüp lenger-endâz oldular. Kâmil bir ay liman-ı Hanya'da meks edüp cemî‘î mal [u] menâl [u] metâ‘ı ve cümle küheylân atları ve nûr-misâl duhter-i pâkîze-ahterleri ve mahbûb gılmânları gemiden taşra çıkarup kal‘a-i Hanya'da bey‘ u şirâlar edüp cümle duhterlerin bekâretin izâle edüp bu kadar fezâhat ederler. Ba‘zı âkıbet-endîş papas ve bıtrîk ve kıssîs ruhbânlar eydür "Vay biz bu Osmânlı kalyonun ve kızları ve atların bu şehrde görmemek gerek idik. Şimden gerü bu cezîre elden gitdi. Zîrâ kitâbımızda eyle yazar kim bu cezîre-i Girid'e Osmânlı kalyonu gele ve atları gele ve kızları gele ardı sıra Türk gelüp gemisine ve atlarına binüp kızlarıyla cimâ‘ edüp bu cezîrede mülk edinüp evlâd sahibi ola" deyü Çalıpapaslar böyle deyü feryâd ederler. Ba‘zı küffâr bu cevâbları papaslardan istimâ‘ edüp niçe bin küffâr birer bahâne ile cezîrelerinden firâr edüp gayrı diyârlarda karâr ederler. Ol asrda cezîre-i Girid içre dörd kerre yüz bin Urum re‘âyâsı var idi. Ve cezîrenin cânib-i etrâfında yetmiş altı pâre ma‘mûr kal‘a-i metîn var idi. "Cümlesinde on altı bin soltat ve murtat cunûd-ı cünübü vardır" deyü Gümrük Emîni Alî Ağa efendimize haber geldi. Ba‘dehû bu Kızlar Ağası kalyonunun bu gûne ahvâl-i pür-melâli böyle olduğu sa‘âdetlü pâdişâha mün‘akis olunca fi'l-hâl Venedik balyozun Dîvân-ı Pâdişâhîye da‘vet edüp "Bre bî-dîn mel‘ûnlar, niçün sulha mugâyir iş işleyüp limanınıza bizim gemilerimiz alan düşmanları, gemilerimiz ile limanlarınıza 269a kodunuz. Ecdâd-ı ızâmım Süleymân Hân sulhu böyle midir?" deyince balyozlar ve konsoloslar ve konçoloz huzûr-ı pâdişâhîde zemîn-bûs edüp eyitdiler: "Pâdişâhım! Ahidnâme-i mîsâkımızda böyledir kim sizlerin donanması dahi sâ’ir kefere krallarının gemilerin alup limanımıza girse müsâfirdir, deyü ri‘âyet edüp limanımıza koruz. Yohsa biz ahid-şikenlik edüp hâşâ sümme hâşâ kızlar ağanız gemisiyle almış olayız. Bu habâseti edüp limanımıza giren Malta küffârıdır. Biz dahi anlardan âciziz" deyüp ser-ber-zemîn etdiler. Pâdişâh-ı cem-haşmet buyurdular kim "Ya biz Malta üzre gazâ edersem, bana gemiler verüp imdâd eder misiz?" dedikde "Cân-baş üzre hizmet edüp üç yüz pâre gemi verelim, asker ve cebehâne ve zahîre sizden, gemiler vermek bizden" deyüp ser-ber-zemîn etdiler. Andan cümle balyozlara hil‘at-i fâhireler giydirilüp hâb-ı hargûş verdiler. Ba‘dehû,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268b–269a ·
metinde göster ·
… n üzerine Tatar'ı geçirmeyüp sedd olduğundan "dobra" ya‘nî iyi kral demek olur.
Krallarının
karârgâhı bu Pirevadi'dir. Niçe kimesne kitâbetde Pirevâdi, niçeler Perevadi, n …
Der-sitâyiş-i şehr-i kadîm Bürvadi, ya‘nî kal‘a-i âlî Pirevadi: İbtidâ bânisi Dobruca krallarından Helona kral binâsıdır. Ve dârü'l-mülk-i Dobruca'dır. Cemî‘i Bulkaristân-i millet-i Yunan bunun destinde idi. Bunlar dahi millet-i 109b Mesîhî'den olup İncîlî idiler. Hudûdları Çanga balkanında mezkûr kal‘a ve handakdan tâ Alacahisâr'da despot kral ile müşâ idi. Bir tarafı Tuna kenarında Tolça kal‘asından Tuna kenarıyla ne kadar büleyde kılâ‘lar var ise Semendire kralıyla müşâ olup mâbeynlerinde Sofya sahrâsında cereyân eden nehr-i Iskır hudûd olduğu Yanvan Târîhi'nde acâyib mufassal tahrîr olunmuşdur. Ve bu Dobruca kralı dâ’imâ Çınkız Hân ve Tohtamış Hân ile Akkirmân'da Kamerü'l-kamer sahrâsında ceng-i azîmler edüp İslâmbol Kostantinlerinin üzerine Tatar'ı geçirmeyüp sedd olduğundan "dobra" ya‘nî iyi kral demek olur. Krallarının karârgâhı bu Pirevadi'dir. Niçe kimesne kitâbetde Pirevâdi, niçeler Perevadi, niçeleri "Bir er var idi" yazar. Hakkâ ki Belh [ü] Buhârâ'da Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretleri Hâcı Bektâş-ı Velî'yi Rûm'a Sarı Saltık ya‘nî Muhammed Buhârî hazretlerin gönderdikde Saltık-ı Buhârî Sinop'dan Varna'ya, Varna'dan bu Pirevadi'de Dobruca krala gelüp bir ejderhâyı katl edüp bu Perevadi'de neşv [ü] nemâ bulduğundan "Bir er vardı"dan galat Pirevadi derler. Ba‘dehû sene 814 târîhinde bu kal‘ayı Mûsâ Çelebi ibn Yıldırım Hân Rûm'a halîfe iken feth etmişdir. Bâ ceng-i azîm, be-dest-i i‘ânet-i Mehemmed Beğ ibn Mihal-i Kebîr şehr-i Plevne'de medfûndur. Ba‘dehû Süleymân Hân tahrîrinde Özi eyâleti vâlîsi hükmünde paşa ve voyvadası zâbitdir. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ olup Der-i devletinde cümle nakîbü'l-eşrâflara arpalık olup nâ’ibi hükm eder. Cümle nevâhî kurâları (---) âbâdân mahsûldâr kurâlardır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Zîrâ a‘yân [u] eşrâfı ve askerî tâ’ifesi çokdur. Şeyhülislâmı ve nakîbi ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve bâcdârı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 109a–109b ·
metinde göster ·
Zamân-ı Rûm'da ulu imâristân imiş. Hâlâ ol kadar âsâr-ı binâları yokdur. Bursa
krallarının
eşbehi Mihâliçse nâm kralın saydgâhı ve teferrücgâhı bir şehr-i müzeyyen imiş. …
Zamân-ı Rûm'da ulu imâristân imiş. Hâlâ ol kadar âsâr-ı binâları yokdur. Bursa krallarının eşbehi Mihâliçse nâm kralın saydgâhı ve teferrücgâhı bir şehr-i müzeyyen imiş. Ba‘dehû sene 735 târîhinde Orhân Gâzî'ye itâ‘at edüp ba‘dehû Timur kavmi harâb etdiler. Vech-i tesmiyesi oldur kim (---)(---)(---)(---) anıniçün Gönan derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 88b ·
metinde göster ·
… firistândadır, ammâ ol dahi Mekke ve Medîne vakfı olup Âl-i Osmân'a tâbi‘ Erdel
krallarının
tahtıdır. {Biri dahi Budin kurbunda iki merhale taht-ı Alman olan Ustolni Belgr …
Evvelâ sebeb-i tesmiye-i kal‘a-i Belgrad niçe lisân üzre Belkırad, ma‘mûr u müzeyyen ve metîn ve pây-ı taht olan kal‘aya ve şehre derler. Bu şehir bender-i azîm ve bâğ-ı İrem olduğundan Belkırad derler, ammâ kavm-i Fireng-i bed-reng-i pür-ceng bu kal‘aya Kaminkırad derler. Ba‘zılar Belkırad derler, ammâ diyâr-ı Rûm serhadlerinde üç Belgrad şehri vardır. Biri diyâr-ı Arnavudluk'da Arnavud Belgradı hâlâ bizimdir kim Avlonya beği tahtıdır. Biri diyâr-ı Erdel'de Erdel Belgradı'dır. Gerçi kâfiristândadır, ammâ ol dahi Mekke ve Medîne vakfı olup Âl-i Osmân'a tâbi‘ Erdel krallarının tahtıdır. {Biri dahi Budin kurbunda iki merhale taht-ı Alman olan Ustolni Belgrad'ımızdır.} Biri dahi bu Belgrad'dır kim cemî‘i büldânlar içre bunun ismine Tuna Belgradı derler kim Semendire sancağı beğinin tahtıdır. Hattâ eyle bir şehr-i mu‘azzamdır kim cemî‘i İslâm pâdişâhı ve kefere kralları mâbeyninde hasretü'l-mülûk bir şehr-i İremezâtü'l-imâddır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
pây-ı taht-ı menhûslarıdır. Kal‘ası nehr-i Moriş kenârında bir sahrâ-yı azîme v …
Ve cemî‘i Erdel krallarının pây-ı taht-ı menhûslarıdır. Kal‘ası nehr-i Moriş kenârında bir sahrâ-yı azîme vâkı‘ (vâkı‘) olmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i metîn ü müstahkemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
hâssıdır ve sahîh Erdel diyârı bu mahallerdir. Orta Macar ve Hayduşak Macar ve …
Erde[l] krallarının hâssıdır ve sahîh Erdel diyârı bu mahallerdir. Orta Macar ve Hayduşak Macar ve Seykel Macar ve Saz Macar değildir. Hâssü'l-hâs Erdelistân-ı kâfiristân bu zemîn-i a‘mâristândır kim Erdel'in tâ ayne'l-fi‘li bu mahallerdir. Şehir bir bayırlı mahalle vâkı‘ olmuş on üç bin aded kârgîr binâ kâşî-i Çîn gûnâ-gûn kiremitler ile mestûr bir şehr-i ma‘mûr idi kim görenler vâlih [ü] hayrân kalırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7b ·
metinde göster ·
bir tahtı Erdel Belgrad'ı ve bir tahtı Şamos Uyvar ve bir tahtı bu Nagban Ejder …
Erdel krallarının bir tahtı Erdel Belgrad'ı ve bir tahtı Şamos Uyvar ve bir tahtı bu Nagban Ejder'dir kim cümleden şehr-i kadîm-i Macar bu dâr-ı diyârdır. Hâlâ Erdel krallarının tahtgâh-ı mahsusu budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
… agban Ejder'dir kim cümleden şehr-i kadîm-i Macar bu dâr-ı diyârdır. Hâlâ Erdel
krallarının
tahtgâh-ı mahsusu budur.
Erdel krallarının bir tahtı Erdel Belgrad'ı ve bir tahtı Şamos Uyvar ve bir tahtı bu Nagban Ejder'dir kim cümleden şehr-i kadîm-i Macar bu dâr-ı diyârdır. Hâlâ Erdel krallarının tahtgâh-ı mahsusu budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
… emekdir. "Bânîsi Adom nâm kral-ı Saz binâsıdır" deyü esîrlerim nakl etdi. Erdel
krallarının
hükmündedir, ammâ Saz Macarı irşeklerinin tahtgâhlarıdır kim cemî‘i 28a zamân …
Lisân-ı Saz Macarınca (---)(---) demekdir. "Bânîsi Adom nâm kral-ı Saz binâsıdır" deyü esîrlerim nakl etdi. Erdel krallarının hükmündedir, ammâ Saz Macarı irşeklerinin tahtgâhlarıdır kim cemî‘i 28a zamânda bu kavm-i Saz Macarı'ndan Âl-i Osmân'a isyânları zâhir olmamışdır. Bir alay âkıl ve müdebbir ve munsıf ve ehl-i ırz ve âkıbet-endîş ankâ bâzergân keferelerdir. Bu kal‘a-i Praşo kapudanları ve şagları ve birovları ve jodojları ve birovları cümle pür-silâh atlar üzre ellerinde gümüş asâlarıyla alay edüp bizim askere istikbâle çıkup bizi şehir varoşuna kondurup meks etdik. Gayri asâkirimize şehrin cânib-i garbîsinde yer gösterüp hayme vü hargâhlarıyla anlar dahi konup dörd bin askerimiz der-ân defter edüp âdem başına nîm vukiyye et ve birer vukiyye sipov beyâz ekmek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât envâ‘larından bal ve yağ ve pirinç ve şeker ve kahve ve büber ve darçın ve karanfile varınca her gün bir bir ve araba araba ta‘yînâtları getirüp teslîm edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b–28a ·
metinde göster ·
Bu şehr-i mu‘azzam Alaman deryâsı kenârında Filimenk
krallarının
tahtgâhlarıdır, ammâ bu yedi kral kâfiristânının içinde böyle bir şehr-i azîm v …
Bu şehr-i mu‘azzam Alaman deryâsı kenârında Filimenk krallarının tahtgâhlarıdır, ammâ bu yedi kral kâfiristânının içinde böyle bir şehr-i azîm ve bilâd-ı kadîm ma‘mûr u âbâdân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128a ·
metinde göster ·
… âların Alman diyârında esîr aldığımız bir papasun Macar târîhinde cemî‘i küffâr
krallarının
esmâlarını tahrîr edüp,
Mezkûr deyr-i mu‘azzamın evsâfı münâsebetiyle bu kenîse kubbesinde maşâd olunan kubbe içindeki kralların esmâların Alman diyârında esîr aldığımız bir papasun Macar târîhinde cemî‘i küffâr krallarının esmâlarını tahrîr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
Andan Matyaş Kral, Budin kralıdır kim Leh ve İsfaç
krallarının
mülkine mâlik olup Ebü'l-feth ile Belgrad'da ceng edüp Belgrad'ı Ebü'l-feth'e v …
Andan Matyaş Kral, Budin kralıdır kim Leh ve İsfaç krallarının mülkine mâlik olup Ebü'l-feth ile Belgrad'da ceng edüp Belgrad'ı Ebü'l-feth'e vermeyen kral-ı dâllin veled-i nâ-pâki Matyaş Kral'dır kim sâhib-i hurûc olup babası ve kendüsi Ustolni'deki kubbede yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
binâsıdır. Lisân-ı Latince (---)(---) Taş kal‘ası demekdir. Sene 927 târîhinde …
Belgrad krallarının binâsıdır. Lisân-ı Latince (---)(---) Taş kal‘ası demekdir. Sene 927 târîhinde Süleymân Hân Belgrad-i behişt-âbâdı feth etdiği sene Bosna sancağı beği Yahyâ Paşazâde Küçük Balı Beğ'i yedi sancak asker ile bu kal‘ayı muhâsara edüp bir gece küffâr firâr edüp kal‘ayı kabza-i tasarrufa alup içine gereği gibi müstevfâ asker koyup miftâhların Süleymân Hân'a gönderirler. Hâlâ Sirem sancağı hâkinde Budin kulunun iltizâmında emînlikdir. Ve İrik kazâsı niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 31a ·
metinde göster ·
… yüz dirhemine otuz dirhem bakır korlar yine damgaya geldi derler. Bir tarafında
krallarının
başı kaba beline dek tasvîri var. Kenârında cülûsu târîhi var. Öbür tarafında i …
Bir müdevverü'ş-şekl kâmil tokuz dirhem gelir hâlis beyâz gümüşü vardır. Diyâr-ı Rûm'da yüz dirhemine otuz dirhem bakır korlar yine damgaya geldi derler. Bir tarafında krallarının başı kaba beline dek tasvîri var. Kenârında cülûsu târîhi var. Öbür tarafında iki başlı ve iki ayaklı ve iki kanatların açmış karakuş tasvîri var, cemî‘i sancak ve bayrak sikkelerinde bu karakuş tasvîri var, zîrâ zu‘m-ı bâtıllarınca cemî‘i kuşların yırtıcısıdır, ya‘nî kendüler dahi cümle krallardan yırtıcı ve keskin kral ola. Ve cümle yedi yerde sikkesi kesilen vilâyetler bunlardır kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72b ·
metinde göster ·
… derler. Ülke-i azîm ve leşker-i elîm sâhibi mel‘ûnlardır. Mukaddemâ bunlar Leh
krallarının
re‘âyâları olup ba‘dehu Leh kavmi ve Leh Yahûdîsi zulmünden bunlar Leh'den rûge …
Bunlar Mehemmed Geray Hân 111b ile kardaş, ya‘nî barışık olduklarından bu keferelere Kardaş derler. Ülke-i azîm ve leşker-i elîm sâhibi mel‘ûnlardır. Mukaddemâ bunlar Leh krallarının re‘âyâları olup ba‘dehu Leh kavmi ve Leh Yahûdîsi zulmünden bunlar Leh'den rûgerdân olup kâmil seksen bin tüfeng-endâz Kazak Kırım hânı İslâm Geray Hân'a tâbi‘ olup bunların i‘ânetiyle İslâm Geray Hân yedi sene kâmil Leh diyârına yetmiş bir kerre sefer edüp tâ Krakov ve Daniska ve Çeh ve Korol ve İsfaç memleketlerinin altı krallık yerlerin yedi yılda sekiz kerre yüz bin esîr alup elini vilâyetini harâb etdiğinden mâ‘adâ hemân Leh diyârından iki kerre yüz bin Yahûdî esîr çıkup birer lüle tütüne kavm-i Tatar Leh çufudu vermişlerdir. Ol asırdan berü Tatar kavminin mirzaları semmûr kürk ton ve semmûr şıpırtma kalpak geymeğe başlayup Kardaş Kazak dahi Leh'in mâl-ı Kârûn'una mâlik olup semmûr kalpak ve kırmızı çuka gümüş düğmeli dolamalar geymeğe başlayup hâlâ ankâ kefereler oldu. Ammâ isyân [u] tuğyânları olmadığından bunların vilâyetleri nehb ü gâret olmayup on bin güzîde tüfeng-endâz imdâd kefereler verüp kendülere mutî‘ olmayanları nehb [ü] gâret etmeğe azîmet olunup cânib-i garba bir gün ve cânib-i şimâle üç gün eli vilâyeti harâb ederek gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 111a–111b ·
metinde göster ·
… târîhi var. Ve bu kapu üzre bir küçük kenîsecik var. Ve bu kapudan içeri kefere
krallarının
dîvânhâne-i nâ-mübârekleri var. Kıbleye münâsib olmağile hâlen bu dîvânhâne Sul …
Ve poyraz cânibinde bir (bir) kal‘a-i azîmi var. Anda bir demir kapu-yı mesdûd üzre Ciniviz Frengi hattıyla bu kal‘anın târîhi var. Ve bu kapu üzre bir küçük kenîsecik var. Ve bu kapudan içeri kefere krallarının dîvânhâne-i nâ-mübârekleri var. Kıbleye münâsib olmağile hâlen bu dîvânhâne Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘idir, lâkin minâresi yokdur. Ve mihrâbı önünde kayadan kesme bir âb-ı hayât su kuyusu var, tâ aşağı Kazıklı Özek nehrinden ka‘r-ı zemîn ile bu kuyuya su gelir, menfezi nâ-ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı asl [u] fer‘-i kral-ı Maskov: Bu Mesköv krallarının asılları tâ Hûşeng Şâh ve Menûçehr zamânından berü Gürcistân'ın Dâdyân neslindendir. Hâlâ bir kral-ı dâlleri bilâ-veled mürd olsa Dâdyân vilâyeti banlarından bir banzâde getirüp Maskov kralı ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
Ve cümle tokuz bin kal‘aya mâlikdir. Ve niçe bin şehir ve niçe yüz bin kend-i köye mâlikdir kim cemî‘i kal‘a ve şehirler krallarının milk-i mevrûslarıdır. Ammâ gayri kâfiristân krallarının kal‘aları kendülerinin değildir. Her kal‘anın sâhibleri vardır. Anıniçün her kal‘alarına zafer bulmak mümkindir. Ancak bu Mesköv ve Âl-i Osmân ve Hind ve Acem pâdişâhlarının kal‘aları kendilerinindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
kal‘aları kendülerinin değildir. Her kal‘anın sâhibleri vardır. Anıniçün her ka …
Ve cümle tokuz bin kal‘aya mâlikdir. Ve niçe bin şehir ve niçe yüz bin kend-i köye mâlikdir kim cemî‘i kal‘a ve şehirler krallarının milk-i mevrûslarıdır. Ammâ gayri kâfiristân krallarının kal‘aları kendülerinin değildir. Her kal‘anın sâhibleri vardır. Anıniçün her kal‘alarına zafer bulmak mümkindir. Ancak bu Mesköv ve Âl-i Osmân ve Hind ve Acem pâdişâhlarının kal‘aları kendilerinindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 169b ·
metinde göster ·
tahtgâhı imiş. Lâkin Heyhât sahrâsına Kalmık Tatarı geleli kral bu tahtın bırağ …
Evvel ve âhir Maskov krallarının tahtgâhı imiş. Lâkin Heyhât sahrâsına Kalmık Tatarı geleli kral bu tahtın bırağup nehr-i Cayık'dan karşu tarafda yigirmi konak içeri şehr-i tahtgâh-ı (---)(---) gidüp hâlâ anda karâr eder. Cümle (---) aded tahtı vardır (---) şehirde (---) nâm sikkesi kesilir (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… r seyerân u deverân ve geşt [ü] güzâr etdiğim İslâm pâdişâhları ve gayri müslim
krallarının
on yedi pâdişâhlık yerlerin seyr [ü] temâ[şâ]lar edüp sağîr ü kebîr cümle üç bi …
Ammâ böyle bir kal‘a-i Kahkahâ mânendi kâmil pey-ender-pey otuz altı senedir kim seyyâh-ı âlem olup ekâlîm-i seb‘a seb‘a-i seyyâre-v[â]r seyerân u deverân ve geşt [ü] güzâr etdiğim İslâm pâdişâhları ve gayri müslim krallarının on yedi pâdişâhlık yerlerin seyr [ü] temâ[şâ]lar edüp sağîr ü kebîr cümle üç bin yedi yüz altmış aded kal‘aların im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, ammâ bu kal‘a-i Kandiye gibi bir sûr-ı üstüvâr-ı bî-hemtâ görmedim. Meğer bu kal‘aya mânend Alman diyârında Nemse çâsârının hükmünde nehr-i Tuna kenârında ciğer yakan Yanık kal‘ası ve çâsârın tahtı olan Beç ü Piç ve pîç-ender-pîç kal‘ası ola. Hudâ-yı Bîçûn Yanık ile Beç ü Piç kal‘alarının dahi fethleri müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308a ·
metinde göster ·
bir cây-ı emân pây-i tahtgâhı gibi bir kal‘a-i sedd-i sedîdidir, ammâ sene 943 …
Körfez dahi derler. Evvel ve âhır Venedik krallarının bir cây-ı emân pây-i tahtgâhı gibi bir kal‘a-i sedd-i sedîdidir, ammâ sene 943 târîhinde Süleymân Hân elinden gazâl kurtulur gibi bu kal‘a halâs olaldan berü eyle metîn ü müstahkem bir kal‘a-i üstüvâr etmişlerdir kim vâkı‘asında bu kal‘ayı görenlerin dudakları uçuklar. Ol zamândan berü Venedik küffârı Ungurus kralına du‘â ederler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351b ·
metinde göster ·
… ânibinde Hûş-ı Îsâ şehrine gitdiler. Ve içinde olan Hırkîl la‘în cünûd-i cünübü
krallarının
re’y [ü] tedbîri ile sulhu kabûl etmeyüp cenge âheng etdiler.
Buhayre diyârından kat‘-ı menâzil ederek İskenderiyye kal‘asın muhâsara etdiler. Ammâ ne çâre deryâ tarafından küffâr-ı bed-girdârın tâzeden tâze imdâdı gelmede, ammâ asker-i İslâm derûn-ı dilden kal‘aya sarılup kâmil tokuz ay muhâsara edüp içinde olan Kıbtî askeri amân ile çıkup Demenhûr şehri cânibinde Hûş-ı Îsâ şehrine gitdiler. Ve içinde olan Hırkîl la‘în cünûd-i cünübü krallarının re’y [ü] tedbîri ile sulhu kabûl etmeyüp cenge âheng etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y15b ·
metinde göster ·
… re-i mu‘azzamdır kim iklîm-i hâmis ve iklîm-i râbi‘ içinde bulunmuşdur. İngilis
krallarının
pâyitahtı Londrine şehri nehr-i Londra kenârında bir şehr-i mu‘azzamdır. Bu şeh …
Ammâ Sebte boğazından taşra çıkup Bahr-i Muhît içre iki bin mîl mağrib cânibine gidüp cezîre-i İngilis. Sekiz bin mîl bir cezîre-i mu‘azzamdır kim iklîm-i hâmis ve iklîm-i râbi‘ içinde bulunmuşdur. İngilis krallarının pâyitahtı Londrine şehri nehr-i Londra kenârında bir şehr-i mu‘azzamdır. Bu şehirden gayri yedi yüz pâre şehr-i ma‘mûreler var idüği seyyâhân-ı Rûm mâbeyninde meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30a ·
metinde göster ·
Bahr-i Muhît kenârında azîm ülke sâhibi küffârdır. Hattâ on kerre yüz bin göçer evli Tatar re‘âyâya mâlikdir. Gayrı askerî tâ’ifesinin hisâbın kendüler dahi bilmezmiş. Krallarının elkâbına İnper İsfan, İnper Radal derler. Sikke sâhibi kalın kâfirdir. Nemçe çâsârı bu kavimden âcizdir. Yüz yigirmi iki yıldır mâbeyninde niçe kralları geldi ve gitdi, hâlâ dahi cengleri bâkîdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y34b ·
metinde göster ·
Leh ve Maskov krallarının taht-ı hükûmetlerinde yetmiş fırka mel‘ûnlardır kim dünyâyı dutmuş kavimdir. Kâh Tatar Hân'a ve kâh Maskov'dan Leh'e ve kâh Leh'den Krakov kralına tâbi‘ olur. Ve kâh isyân edüp beş yüz pâre gemi ile Karadeniz'in cânib-i erba‘asın nehb ü gâret edüp yine gemileriyle vilâyet-i menhûslarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38a ·
metinde göster ·
İklîm-i sâbi‘ maşrıkdan mağribe tûlu iki bin iki yüz altı fersah ve arzı yüz kırk fersah ve bin pâre şehirdir, ekseri vilâyet-i Fağfûr'da vâki‘ olmuşdur. Ve şehr-i Kozak ve Moğol u Boğol ve Maskov ve Deşt-i Kıpçak [ve] Tatar ve Kırım ve Kazak ve Leh ve Çeh ve Daniska ve İsfac ve Felemenk'de karâr edüp karşu cânibi cezîre-i İngilis'dir. Yedinci ve altıncı iklîm içinde bulunmuş bir cezîre-i azîmdir kim dâ’iren mâdâr cirmi sekiz bin mîldir. Krallarının tahtı Londura'dır. Sultân Ahmed asrında pederimiz Dervîş Mehemmed Zıllî varmışlardır, ammâ hakîr varmadım. Mukâbilinde Lonçat bender-i azîmine varmak olup karşu geçmek müyesser olmadı, Allâhümme yessir bi'l-hayr.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y256a ·
metinde göster ·
Andan yine ol asker ile Kostantıniyye'yi feth edüp sulh ile beher sene beşer kerre yüz bin altun harâca kesüp cümle asker-i İslâm sâlimîn ü gânimîn İskenderiyye'ye dâhil olup kâmil yedi sene Abdülmelik küffâr-ı hâksâra göz açdırmayup elin vilâyetin ve sâ’ir küffâr krallarının diyârların harâb [u] yebâb müşrikînin ciğerlerin kebâb eyleyüp cümle İslâm asker[i] ve sâ’ir ümmet-i Muhammed mâl-ı ganâyim ile bây oldular. Hâlâ diyâr-ı Arab'da darb-ı mesel olmuşdur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y317a ·
metinde göster ·