… enûb tarafı taşra harem-i kebîr içre bir vâsi‘ sahrânın vasatında kat-ender-kat
kubâblar
ile mebnî bir kasr-ı cihân-ârâ-misâl şîrînkâr bir câmi‘-i devr-i rûzgârdır.
Şehîdkapusu ile Balıkbâzârıkapusu'nun mâbeyninde Yahûdîler içinde kalmış bir garîb esâs idi. Bi-emrillâh cümle Yahûdî hâneler ihrâk bi'n-nâr olup cemî‘i Yahûdîleri ol tarafdan nefy edüp ihrâk olan hâne-i harâblarının zemînin Vâlide Sultân kendü mâlıyla alup câmi‘in haremine ve çârsû-yı bâzârlarına ihrâk edüp (---) senede tamâm bir câmi‘-i münevver olup Zulmiyye iken Adliyye oldu. Şimâl tarafı kal‘a dîvârı üzre, cenûb tarafı taşra harem-i kebîr içre bir vâsi‘ sahrânın vasatında kat-ender-kat kubâblar ile mebnî bir kasr-ı cihân-ârâ-misâl şîrînkâr bir câmi‘-i devr-i rûzgârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87b ·
metinde göster ·
Andan bâzâr meydânında Zincirli câmi‘. (---) binâsıdır. Bu dahi cümle kurşumlu
kubâblar
ile ma‘mûr bir serâmed minâreli câmi‘dir kim şeb [ü] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâ …
Andan bâzâr meydânında Zincirli câmi‘. (---) binâsıdır. Bu dahi cümle kurşumlu kubâblar ile ma‘mûr bir serâmed minâreli câmi‘dir kim şeb [ü] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Bu câmi‘-i pür-nûr sâhasında Gürcistân hâkimi Mavrol Hân kızı Perihân kim İpşir Paşa'nın ehlidir. Bu cihân içre Züleyhâ ve Kaydefa ve Belkıs'dan sonra bu Perihân gelmişdir deyü cemâl-i bâ-kemâl ile meşhûre bir peri-peyker Perihân idi. Bi-emrillâh merhûme oldukda bu Zincirli câmi‘ sâhasında medfûnedir kim bâlâda İbrâhîm Hân {bu hurmeyi} taleb etdiği mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20b ·
metinde göster ·
… -i Hudâ birkaç seneden berü bir âb-ı hayât ılıca suyu çıkdı. Sâhibü'l-hayrâtlar
kubâblar
binâ edüp bir havuzlu germâb-ı latîf olmuşdur. Arapça Hâlâ teferrücgâh-ı ünâs …
Diğer ibret-nümâ: Kal‘a-i Tokat'ın karşusunda Aksu bayırı nâm mahalde bir püşte-i âlî vardır. Ol püştenin tâ zirve-i a‘lâsında[n] bi-emr-i Hudâ birkaç seneden berü bir âb-ı hayât ılıca suyu çıkdı. Sâhibü'l-hayrâtlar kubâblar binâ edüp bir havuzlu germâb-ı latîf olmuşdur. Arapça Hâlâ teferrücgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
değildir, ammâ çâr-kûşe harpüşte kubbesi ve dehlîzi ve yan soffaları üzre cümle …
Evvelâ aşağı kal‘ada ve yukaru kal‘ada Sultân Süleymân câmi‘leri kurşumlu câmi‘-i selâtînlerdir kim bâlâda mahalliyle tahrîr olunmuşdur. Andan Ahmed Ağa câmi‘i ve Zeyneddîn Ağa câmi‘i ve yukaruda Bayrâm Beğ câmi‘i ve Eynehan Beğ câmi‘i ve Durkud Beğ câmi‘i ve Hâbil Efendi câmi‘i ve Çıksalın câmi‘i ve Hacı İbrâhîm câmi‘i ve İbrâhîm Çelebi câmi‘i ve Hacı Sâdık câmi‘i ve Kadrî Beşe câmi‘i ve Mustafâ Çavuş câmi‘i ve İdrîs Beğ câmi‘i ve Bitbâzârı câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Hacı Nezir Ağa câmi‘i ve Hasan Ağa câmi‘i ve Hacı Sâlih câmi‘i ve Namâzgâh câmi‘i ve Emîr Hasan Ağa câmi‘i ve Hacı Pîrî câmi‘i ve Koskı Beğ câmi‘i ve Tîr-i Bâlâ câmi‘i ve Hacı Halîl câmi‘i ve ve Tabahâne câmi‘i ve Abdülcebbâr Efendi câmi‘i ve Fakîr Hacı Alî câmi‘i ve Ova câmi‘i ve Kapucu câmi‘i ve Cin Alî Ağa câmi‘i. Ve İmâret câmi‘i aşağı çârsû-yı iz[di]hâm yerde vâki‘ olmağile cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîmdir. Gerçi kârgîr kubâblar değildir, ammâ çâr-kûşe harpüşte kubbesi ve dehlîzi ve yan soffaları üzre cümle rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr rûhâniyetli bir câmi‘-i nûrdur kim Süleymân Hân vüzerâlarından Yahyâlı Gâzî Mehemmed Paşa gazâ mâlıyla binâ etmişdir kim bu câmi‘-i pürnûr şehr-i Belgrad'ın âb-ı rûyıdır. Hattâ kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114a ·
metinde göster ·
… . Cümleden câmi‘-i selâtîn gibi Gâzî Ferhâd Paşa câmi‘i cümle imâretleri kurşum
kubâblar
ile ârâste olmuş câmi‘-i dil-küşâdır ve Eski câmi‘
Ve cümle kırk beş mihrâbdır. Cümleden câmi‘-i selâtîn gibi Gâzî Ferhâd Paşa câmi‘i cümle imâretleri kurşum kubâblar ile ârâste olmuş câmi‘-i dil-küşâdır ve Eski câmi‘
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153a ·
metinde göster ·
… ın vasfında diller kâsır ve kalemler kâsirdir. Hemân gûyâ iki başı demir kapulu
kubâblar
ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Cümle hâcegîleri her bâr müsâfirîne buhûr yakup …
Ve şiddet-i hârda cümle bâzârı gûyâ serdâb-ı Bağdâd'dır, zîrâ cümle sûkları Bursa ve Haleb gibi serâpâ kab kemerler eylemişdir ve bir bezzâzistânı var kim binâsının vasfında diller kâsır ve kalemler kâsirdir. Hemân gûyâ iki başı demir kapulu kubâblar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Cümle hâcegîleri her bâr müsâfirîne buhûr yakup gülâb nisâr eder. Bunda dahi misk ve ribâb ve anber ve amber-i ham ve kâzî ve kâfûr ve sünbül-i Hindî ve sünbül-i Hıtâyî râyihasından âdemin demâğı şıkka olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
… kırk aded kahvehânelerinde gûyende zenânları çokdur ve kal‘a-misâl demir kapulu
kubâblar
ile mebnî bezzâzistânı gâyet mükellefdir ve ankâ hâcegîyânları vardır.
Der-aded-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle 900 dükkândır, ammâ çıkrıkçılar içi ve derziler içi ve kırk aded kahvehânelerinde gûyende zenânları çokdur ve kal‘a-misâl demir kapulu kubâblar ile mebnî bezzâzistânı gâyet mükellefdir ve ankâ hâcegîyânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 176b ·
metinde göster ·
… -ı füccâr-ı Macar bu kal‘aya dolmuşlardı. Ve bâzârında gerçi Rûm şehirleri gibi
kubâblar
ile mebnî bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ve Sind …
Cümle sokaklarında âdemden omuz omuzu sadamaz. Birovların kavilleri üzre bu şehirde yüz bin âdem vardır dediler, gerçekdir, zîrâ Âl-i Osmân askeri havfinden bu kal‘a emîn olmağile cümle küffâr-ı füccâr-ı Macar bu kal‘aya dolmuşlardı. Ve bâzârında gerçi Rûm şehirleri gibi kubâblar ile mebnî bezzâzistânı yokdur, ammâ cemî‘i Rûm ve Arab ve Acem ve Hind ve Sind ve Belh ü Buhârâ ve Laristân ve Multân ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Nemse ve Dip Firengistân 28b ve Türkistân metâ‘larının zî-kıymet eşyâları bî-kıymet her ne istesen bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28a–28b ·
metinde göster ·
Ve yine mezkûr altun Kızılelma toplarından ba‘zı kubâblar üzre altun toplar vardır, ammâ devlet-i Âl-i Osmân'da nûru kalmamış altun mutallâ toplardır. Tamâm bu kal‘a-i Budin Kızılelma-yı Ungur[us] ile nâm verüp ma‘mûr olup İrem-âsâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… îf-i Açık ılıca: Boşnaklar Üstü Açık ılıca derler. Cemî‘i krallar bu ılıca üzre
kubâblar
ve tâk-ı Kisrâlar yapup tamâm olunca hemân yere geçer. Ol ecilden hâlâ küşâde b …
Ta‘rîf-i Açık ılıca: Boşnaklar Üstü Açık ılıca derler. Cemî‘i krallar bu ılıca üzre kubâblar ve tâk-ı Kisrâlar yapup tamâm olunca hemân yere geçer. Ol ecilden hâlâ küşâde bir ılıcadır, ammâ gâyet nâfi‘ olduğundan tâ Dib Firengistân ve Macaristân'dan araba araba niçe bin küffâr vere ile gelüp bu germâbe çimüp cemî‘i ilel ve illetden arı olup vücûdunda olan cereb ve bahak ve cüzâm gidüp vücûdu bir dürr-i yetîm-misâl pâk olur. Hattâ kırk gün bu germâba girüp âb-ı hummasından nûş eden bera[s] zahmeti ve Fireng zahmetinin yedi gûne emrâz-ı muhtelifelerinden halâs olur, ammâ gâyetü'l-gâye perhîz ve kendüyi ısıcak dutmak lâzımdır, zîrâ bu germâb ol kadar issidir kim tavuk yumurtasın pişirir. Belki âdemin hayâsın yumurtasın bile pişir[ir]. Tâ şol mertebe issi germâbdır, ammâ bu ılıcaya avretler girse anların bir şey’i pişmez, zîrâ anlar hayâsızdır. Hakkâ anların dahi bu Üstü Açık Ilıca'da avretlere mahsûs ılıcaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
… anlar vardır, ammâ aşağı kat dîvânhâneleri cümle kârgîr binâlı ve toloz kemerli
kubâblar
ile inşâ olunmuş dîvânhâne ve hücrelerdir.
Ve cümle tavanı ûd u sanavber ve servî ve ar‘ar ve palasanta ve ardıç ve yenidünyâ ve sindiyân ve çemşîr ve ceviz ve çınar ve günlük ağaçlarından ve gayri hoş-bû haşeblerden mebnî münakkaş ibret-nümâ tavandır, ammâ mâbeynlerinde balık kemiği ve kuş kemiği ve kehribâdan biçilmiş tahta tavanlar vardır, ammâ aşağı kat dîvânhâneleri cümle kârgîr binâlı ve toloz kemerli kubâblar ile inşâ olunmuş dîvânhâne ve hücrelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68a ·
metinde göster ·
Menzil-i kasaba-i Sarây: Mâ-tekaddem medh olunmuşdur, ammâ şimdi kurşumlu
kubâblar
ile mebnî olan Ayas Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî hatt ile bu târîh tahr …
Menzil-i kasaba-i Sarây: Mâ-tekaddem medh olunmuşdur, ammâ şimdi kurşumlu kubâblar ile mebnî olan Ayas Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî hatt ile bu târîh tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·
… nâme nâmında bir gûne müsevvedât olur. Ancak bu câmi‘lerin niçesi kurşum örtülü
kubâblar
ile ma‘mûr u âbâdân cevâmi‘lerdir.
Eğer bu mezkûr cevâmi‘lerin cümlesin vaz‘-ı esâs-ı binâsı üzre cemî‘i tarz-ı tavr-ı eşkâliyle birer birer ta‘rîf ü tavsîf etsem imâretnâme nâmında bir gûne müsevvedât olur. Ancak bu câmi‘lerin niçesi kurşum örtülü kubâblar ile ma‘mûr u âbâdân cevâmi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219b ·
metinde göster ·
… ile mefrûş bir kâr-ı mermer nukûş-ı ruhâmdır. Etrâfında amûd-ı müntehâlar üzre
kubâblar
ile ârâste ve medrese-i âlimân hücreleriyle pîrâste olmuş harem-i dilküşâdır. A …
Ve haremi bir beyâz mermer ile mefrûş bir kâr-ı mermer nukûş-ı ruhâmdır. Etrâfında amûd-ı müntehâlar üzre kubâblar ile ârâste ve medrese-i âlimân hücreleriyle pîrâste olmuş harem-i dilküşâdır. Ammâ bu câmi‘-i müferri[h] şehrin içinden cereyân eden nehr-i (---) kenârında bir düz çemenzâr u lâle‘izâr yerde vâki‘ olup cümle imâreti ve medrese ve mektebi ve hân u hammâm ve gayri âsâr-ı binâları cümle Osmân Şâh'ın hayrât [u] hasenâtları olup serâpâ âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir âsâr-ı ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 239a ·
metinde göster ·
… kal‘asının havâlesi olan kayanın altında mağârâlar var kim her birinde gûnâ-gûn
kubâblar
ve sarâ[y]lar ve savma‘a-i i‘tikâfhâneler ve gûnâ-gûn kehfler var kim anların h …
Ve bu Atina kal‘asının havâlesi olan kayanın altında mağârâlar var kim her birinde gûnâ-gûn kubâblar ve sarâ[y]lar ve savma‘a-i i‘tikâfhâneler ve gûnâ-gûn kehfler var kim anların her birinde hukemâ-yı kudemâlardan Restâlîs ve Bokrât ve Sokrât ve Fisagores-i Tevhîdî ve Câlinûs ve Feylekos ve Feylesûf Batlîmûs ve Mihan ve Mihail ve Eflâtûn hücreleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
… bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânların içlerinde niçe yüz bin imâret eserlerinden
kubâblar
ve tâk-i Kisrâlar vardır.
El-hâsıl bu şehri piyâde bir âdem üç günde devr edermiş. Ve bir mektûbu elden ele verüp tâ Eğriboz'a ve istife'ye ve Gördüs şehrine ulaşdırırlarmış. Hâlâ bu şehirden ol iki sâ‘atlik yer tâ Ejder limanına varınca serâpâ bâğ u bâğçe ve müşebbek bostânların içlerinde niçe yüz bin imâret eserlerinden kubâblar ve tâk-i Kisrâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254b ·
metinde göster ·
… lara karavulhâneler derler. Her birinin birer gûne nâmları vardır. Cümle kârgîr
kubâblar
ile ârâste olmuş şîrîn ve serâmed ve musanna‘ kulleciklerdir. Her birinde beşer …
Mezkûr olan cümle tokuz aded kal‘a dîvârında olan tabyalar ve makaslar ve dahi dirsekler üzre elzem-i levâzımından olan mahal köşe başlarında cümle yüz elli aded yerde kârgîr binâ küçücük kullecikler var kim anlara karavulhâneler derler. Her birinin birer gûne nâmları vardır. Cümle kârgîr kubâblar ile ârâste olmuş şîrîn ve serâmed ve musanna‘ kulleciklerdir. Her birinde beşer altışar âdem sığup ahşamdan tâ sabâha dek hâlâ üç bin aded nigâhbânlar bu karavulhânelerde "Allâh yeğdir yeğ" deyüp feryâd ederek gülbâng-ı Muhammedî çeküp nevbet beklerler. Hattâ ba‘de'l-feth Sadrıa‘zam hazretleri bu Kandiye kal‘ası dîvârları üzre nev-peydâ cümle on iki bin yedi yüz yetmiş aded dendân-ı bedenler ve mazgallar ve top delikleri binâ etdirüp kal‘anın cümle rûy-ı dîvârların beyâz kuğu gibi ağardup hamd-i Hudâ henüz kal‘a-i Kandiye dürr-i beyz-âsâ olup mânend-i gevher oldu. Târîh-i münâsib:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310b ·
metinde göster ·
… remin kıble ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre
kubâblar
ve kemerlerdir. Ve cümle kemerlerde her şeb kanâdîller ile çerâğân olup rûz-ı r …
Ve bu haremin kıble ve garbî ve şimâlîsi taraflarında üç yüz altmış amelî sütûnlar üzre kubâblar ve kemerlerdir. Ve cümle kemerlerde her şeb kanâdîller ile çerâğân olup rûz-ı rûşen-misâl olup bu soffalar üzre mihmân olan Hindî ve Sindî ve Belhî ve Acem Kürd ve Tatar ve Moğol ve Ervâm fukarâları şem‘a muhtâc olmayup kırâ’at-i Kur’ân ve tevhîd ü tezkîr edüp sâhibü'l-hayrâta hayır du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
… eyüp Mu‘allâ'da defn etdiler. Hâlâ bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Ammâ sâ’ir
kubâblar
gibi müzeyyen ve huddâmları yokdur. Ammâ hareminde gül [ü] gülistân ve bir kaç …
Hikmet-i Hudâ bu şakku'l-kamer gecesi Hazretin ammisi Ebî Tâlib merhûm oldu ki nübüvvetin onuncu senesi idi. Hazret-i Risâlet cenâzelerine hâzır olup cehâletde kaldı deyü Hazret-i Alî namâzın kılmağa rızâ vermeyüp Mu‘allâ'da defn etdiler. Hâlâ bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Ammâ sâ’ir kubâblar gibi müzeyyen ve huddâmları yokdur. Ammâ hareminde gül [ü] gülistân ve bir kaç nahlistânları var. Gâyet lezîz dânedâr hurmâsı olur. Ekseriyyâ Acem huccâcı Hazret-i Alî pederidir deyü ziyâret ederler ve huddâm-ı Ebû Tâlib'im diyen tâlib-i mâla ihsân [u] in‘âm ederler ve ziyâret edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361b ·
metinde göster ·
… âlâ niçe bin âlî binâlar ve kehkeşân-âsâ tâk-ı Kisrâlar ve bî-had [u] bî-nihâye
kubâblar
ve niçe bin rimâl içre pâymâl zî-kıymet amûdlar âşikâredir.
Circe eyâletinde başka kâşiflikdir. İki yüz askerle kırk kîse mâl-ı gılâli tahsîl eder. Gayrı mustahfızân çorbacıyân yokdur, müftî ve nakîbi ve a‘yânı hem-çünân yokdur. şehri Nîl kenârında bin iki yüz hâneli binâ-yı azîmli şehr-i kadîm imiş. Hâlâ niçe bin âlî binâlar ve kehkeşân-âsâ tâk-ı Kisrâlar ve bî-had [u] bî-nihâye kubâblar ve niçe bin rimâl içre pâymâl zî-kıymet amûdlar âşikâredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383a ·
metinde göster ·