… kîblerince Piyâle Kethudâ bu la‘înleri kova kova cezîre-i Taman kurbünde nehr-i
Kuban
Karadeniz'e munsab olduğu mahalde Adahon boğazıyle Yeleşke boğazından içeri ol …
Yerine Piyâle Kethudâ tershâne ağası iken kâ’immakâm olup iki yüz pâre gemiyle Karadeniz'e donanma-yı hümâyûn ile deverân ederken Azak deryâsı boğazında Çoçka nâm sığlarda iken yüz pâre Kazak-ı âk şaykalarına râst gelüp bir ceng-i azîm edüp yetmiş pâre fırkatesin hatmanları ile feth edüp ol şeb-i zulmetde sığ deryâ içre gayrı Kazak şaykaları taşra Karadeniz'e çıkup firâr etdiler. Akîblerince Piyâle Kethudâ bu la‘înleri kova kova cezîre-i Taman kurbünde nehr-i Kuban Karadeniz'e munsab olduğu mahalde Adahon boğazıyle Yeleşke boğazından içeri ol sazlığ ve bataklık ve hınzîr bataklığı içre girüp pinhân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… ’yiyle mezkûr Anapa Limanı'ndan salpa demir edüp fırışka rüzgâr ile nehr-i azîm
Kuban
suyu Karadeniz'e mahlût olduğu mahalli geçüp yedinci milde Taman kal‘ası önünde …
Beri tarafda bizimle donanma-yı hümâyûn ile yüz elli pâre kadırga ve kalita ve başdarda iki yüz elli pâre firkate ve iki yüz pâre şayka ve karamürsel ile cümle-i cümele dörd yüz pâre yelken keştî ile kırk bin deryâ askeri pür-silâh olup Kapudan Siyâvûş Paşa ve Tershâne Kethüdâsı Piyâle Kethüdâ ve Yeniçeri ağası (---) Ağa re’yiyle mezkûr Anapa Limanı'ndan salpa demir edüp fırışka rüzgâr ile nehr-i azîm Kuban suyu Karadeniz'e mahlût olduğu mahalli geçüp yedinci milde Taman kal‘ası önünden ubûr edüp andan Kilisecik Burnu ki sol tarafımızda Kırım cezîresi burnundadır, karşu tarafı sağ tarafımızda Taman cezîresinde Çoçka Burnu'dur, bu iki burunun mâbeyni bir mildir, bu boğazdan içerisine Azak denizi derler sığ deryadır. Bu boğazdan içeri girüp eyyâm-ı muvâfık ile (---) milde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 259b ·
metinde göster ·
… arabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr-i Çoruğ ve Taman Kal‘ası kurbunda nehr-i
Kuban
, andan küçük nehr-i Tün Azak dibinde ve nehr-i Özü, andan nehr-i Turla, andan k …
Seyyâhân-ı berr [u] bihâra ma‘lûm ola ki bu Karadeniz'i seyâhat edüp im‘ân-ı nazar ile gavvâsı olup temâşâ etdiğimiz hesâbı üzre bu boğazdan Karadeniz'in tûlu Anadolu cânibine şimâle gidüp Tarabefzûn önünden geçüp tâ Faşa Çayı boğazına varınca bin beş yüz mildir. Ve yine Boğazdan Abaza memleketi bin yedi yüz mildir. Ve yine Boğazdan tâ Azak Kal‘ası bucağına varınca iki bin tûlî bir Karadeniz'dir. Anadolu ve Rûmeli cânibinde bu Karadeniz'e bin yedi yüz sağîr ü kebîr nehr-i azîm mahlût olur. Cümlesinden ulu nehr-i azîm Rûmeli'nde nehr-i Tuna'dır kim ana da yedi yüz nehr-i azîm munsab olmağıla bahr-i azîm olup Bahr-i siyâha Kili Kal‘ası önünde ve Tulça Kal‘ası dibinde ve Soluna Boğazı'nda ve Karaharman Boğazı'nda ve Hızır-İlyâs Boğazı'nda, bu beş yerde Karadeniz'e karışır. Bu nehirden küçük Tarabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr-i Çoruğ ve Taman Kal‘ası kurbunda nehr-i Kuban, andan küçük nehr-i Tün Azak dibinde ve nehr-i Özü, andan nehr-i Turla, andan küçük Anadolu cânibinde Bafra kurbunda Kızılırmak ve nehr-i Çehârşenbe ve nehr-i Sakarya. Bu zikr olunanlar deryâ-misâl nehr-i azîmlerdir. Bunlardan mâ‘adâ bin altı yüz seksen nehirler, geçit vermez azîm sular mahlût olur, böyle bir Bahr-i siyâhdır. Ve yine İslâmbol Boğazı'ndan Kefe'ye (---) mildir. Ve Balıklağa (---) mildir. Ve Akkirmân (---) mildir. Ve Varna kal‘ası (---) mildir. Ve Keliğra kayası burnundan karşu Anadolu tarafında Sinop kal‘ası burnu (---) mildir. Ve yine Boğazdan Amasra (---) mildir. Ve Ereğli (---) mildir. Ve Karadeniz'in dâiren-mâdâr cânib-i etrâfı Azak deniziyle bile cümle altı bin altmış mil ihâta eder. Ve karadan devr olunsa konak hesâbınca Karadeniz'in etrâfı yüz elli konak ve beş aylık yoldur. Her konağı on ikişer sâ‘at olmak üzre Karadeniz beş ayda devr olunur. Böyle bir bahr-i azîmdir. Bu hakîr-i pür-taksîr Karadeniz'in dâiren-mâdârın seyâhat edüp bin elli (---) Şa‘bânü'l-mu‘azzamının evvelki gün Karadeniz Boğazı'ndan sıhhat u selâmetle İslâmbol'a dâhil olup hemân ol sâ‘at Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup âsitâne-i sa‘âdetine yüz sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp râh-ı Hakka bir kurbân edüp andan peder ü mâderimize gelüp buluşdukda hakîri bağırlarına basdılar. Andan hakîr bir dahi Karadeniz'e gemiyle çıkmağa tevbe-i nasûh etdim. Hak Te‘âlâ cemî‘î ümmet-i Muhammed'i şerrinden emîn eyleye. Âmîn, yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
… kûh-ı Elburz'un yıldız cânibinden cereyân eden nehirler nehr-i Kuban'a katılup
Kuban
dahi cezîre-i Taman kurbunda Karadeniz'e munsab olur. Zîrâ bu kûh-ı Elburz kada …
{Der-sitâyiş-i kûh-ı Elburz} Hikmet-i Hudâ Dağıstân'ın cânib-i kıblesinde olan kûh-ı Elburz'dan gelen cümle enhâr-ı cârî câriyeler bu nehr-i Kür'e mahlût olur. Yine kûh-ı Elburz'dan cânib-i şimâle cereyân eden nehrler Bahr-i Harez'e rîzân olur. Yine kûh-ı Elburz'un cânib-i kıblesinden cereyân eden nehr-i azîmler cümle Karadeniz'e munsab olur. Ve yine kûh-ı Elburz'un yıldız cânibinden cereyân eden nehirler nehr-i Kuban'a katılup Kuban dahi cezîre-i Taman kurbunda Karadeniz'e munsab olur. Zîrâ bu kûh-ı Elburz kadar bir kûh-ı azîm rûy-ı zemînde halk olunmamışdır kim cânib-i erba‘asında beş pâdişâh ve kıble cânibinde Abaza kabîleleri sâkindir kim tûlu seksen konak yerdir. Ve Abaza'nın cânib-i şarkîsinde kûh-ı Elburz dâmenlerinde vilâyet-i Mikrilistân ve Gürcîstân ve Açıkbaş ve Şavşat ve Kuril ve Dadyân kavmi sâkinlerdir kim bu kabîleler ile Gürcîstân ülkesinin dahi tûlu kırk menzildir. Ve yine bu Gürcîstân'ın meştâsında Acem hudûdunda vilâyet-i Tiflis ve şehr-i Serîrü'l-lân hudûdları cümle dâmen-i kûh-ı Elburz'dur kim tûlu on tokuz konakdır. Andan içeri kûh-ı Elburz'un dâmeninde ülke Dağıstân'dır kim tûlu yigirmi konakdır ve kûh-ı Elburz'un şimâl tarafına vâkı‘ olmuşdur. Andan içeri yine kûh-ı Elburz'un yıldız rûzgârı tarafında Çerkezistân memleketidir kim anda sâkin olan kabâ’il-i Çerâkes-i nâ-kes [ü] bî-kesden evvelâ kabîle-i Kabartay ve kabâ’il-i Bestî ve Bulatkay ve Hatukay ve Mamuşuh ve Bozodok ve Takaku ve Zânâ ve Şagaki ve niçe kabâ‘il-i Çerâkise sâkinlerdir kim sâkin oldukları yerler cümle kûh-ı Elburz dâmenindedir kim seksen bir konakdır. Bu hesâb üzre kûh-ı Elburz'un cânib-i erba‘ası iki yüz kırk konakdır. Tâ bu mertebe kûh-ı azîmdir kim cânib-i erba‘asında onar konak yerden nümâyândır. Cenâb-ı Bârî bu rûy-ı arzda cümle ulu dağlardan ulu yüz kırk sekiz dağ halk etmişdir. Ammâ bunlardan ulu on iki dağdır. Cümleden ulu bu kûh-ı Elburz'dur. Andan kûh-ı Bingöl'dür, andan kûh-ı Demâvend'dir, andan kûh-ı Sübhândır, andan Nîl-i mübârek başında cebelü'l-Kamerdir, andan Alman diyârında nehr-i Tuna başında Alaman dağıdır, andan Erdel diyârında nehr-i Tîse ve nehr-i Turla başı Sahansamur dağıdır. Bunlardan mâ‘adâ dağlar küçükdür. Ammâ bu kûh-ı Elburz'un nısfına çıkmış benî Âdem yokdur. Cenâb-ı Bârî'nin ecnâs-ı mahlûkâtı bu kûh üzre mevcûddır. Hatta bu seyâhatimizde Şirvân hudûdundan güzer ederken sol cânibimizde Dağıstân pâdişâhı ülkesi üzre zirve-i a‘lâsı zulumât içre zâhir ü bâhir idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312a ·
metinde göster ·
… z kralının idi. Hattâ Tarabefzûn ve Gönye ve Faşa ve Abaza ve cezîre-i Taman ve
Kuban
tâ Azağ'a varınca andan içeri tâ Azak denizi ve nihâyetinde Horoskirmân kal‘ası …
Ba‘dehu Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd Bağdâd halîfesiyken İslâmbol kefereleri Ciniviz kâfirleriyle mâbeynleri bozulup İslâmbol tekûrı Alina Kral Ciniviz küffârın[a] Akdeniz'den Karadeniz'de olan vilâyetlerine Karadeniz boğazından yol vermedi, zîrâ ol zamânda Ciniviz kralı bir kral-ı dâll-ı âlî-hâl idi. Akdeniz içre tahtgâhları cezîre-i Sakız idi ve kal‘a-i Galata dahi anların binâsı ve anların tahtları idi. Ve Karadeniz'in Anadolu ve Rûmeli tarafında üç bin yedi yüz pâre kılâ‘-ı metîneler cümle Ciniviz kralının idi. Hattâ Tarabefzûn ve Gönye ve Faşa ve Abaza ve cezîre-i Taman ve Kuban tâ Azağ'a varınca andan içeri tâ Azak denizi ve nihâyetinde Horoskirmân kal‘ası da Ciniviz kralının olup Maskov kralıyla hem-hudûd idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49b ·
metinde göster ·
… ve nehr-i Süd(?) ve nehr-i Aksu ve nehr-i Diri Ten ki Azak dibindedir ve nehr-i
Kuban
ve nehr-i Yeleşke ve Abaza kıyılarında yetmiş aded enhâr-ı azîmler ve nehr-i Fa …
Evvelâ nehr-i Tuna ve nehr-i Turla ve nehr-i Özü ve nehr-i Perezen ve nehr-i Ölü Ten ve nehr-i Süd(?) ve nehr-i Aksu ve nehr-i Diri Ten ki Azak dibindedir ve nehr-i Kuban ve nehr-i Yeleşke ve Abaza kıyılarında yetmiş aded enhâr-ı azîmler ve nehr-i Faşa-i azîm ve nehr-i Çoruğ Gönye kal‘ası dibindedir ve nehr-i Çehârşenbe ve nehr-i Kızılırmak ve nehr-i Sakarya ve Rûmeli tarafında nehr-i Kamçı. Böyle Bahr-i Ummân-misâl enhâr-ı azîmlerden mâ‘adâ niçe bin aded enhâr-ı sağîrler mahlût olup yine zehr-i mârdır. Arapça .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
… âr beğinden ve kal‘a-i Şimatorna beğinden ve kal‘a-i Nadaj ağasından ve kal‘a-i
Kuban
beğinden ve kal‘a-i Kapoşvar beğinden, el-hâsıl dahi niçe kılâ‘lardan Sadrıa‘za …
Andan taraf-ı garba yine Semendire sancağı hâki içre niçe yüz aded ma‘mûr kendleri 12 sâ‘atde ubûr edüp menzil-i Belgrad-ı hoş-bilâda dâhil {olup} yine efendilerimizle ol meştâda cân sohbetleri edüp zevk u safâlar ederken sene 1074 târîhi mâh-ı Recebü'l-ferdin gurresinde eyyâm-ı şiddet-i şitânın zemherîrinde cihânı kar rahmeti kaplayup bir âdem kapusundan taşra çıkmağa iktidârları olmaduğu günlerde hikmet-i Hudâ Sadrıa‘zama ol günlerde kal‘a-i Kanije vâlîsi Yentür Hasan Paşa'dan ve Seğitvar kal‘ası beğinden ve kal‘a-i Bobofça ve kal‘a-i Berezense ve kal‘a-i Şıklofça ve kal‘a-i Valpova ve kal‘a-i Birnivar ağalarından ve kal‘a-i Ösek beğinden ve kal‘a-i Mohaç beğinden ve kal‘a-i Peçoy beğinden ve kal‘a-i Segsâr beğinden ve kal‘a-i Şimatorna beğinden ve kal‘a-i Nadaj ağasından ve kal‘a-i Kuban beğinden ve kal‘a-i Kapoşvar beğinden, el-hâsıl dahi niçe kılâ‘lardan Sadrıa‘zama feryâdcılar ve kan ile yazılmış ve âteş ile delik delik yanmış mektûblar vezîr-i dilîre gelince hemân ol Âsaf-ı şecî‘ [ü] dilîr ol şiddet-i şitâda du‘â vü senâ ile tuğları sarây havlısına çıkarup nâdîler şehr-i Belgrad içre nidâ edüp cümle kışlalarda olan vüzerâlara ve mîr-i mîrânlara ve ümerâlara ve cümle yedi bölük kapu kullarının kışlalarına birer vezîria‘zam ağaları evâmir-i şerîfeler ile ılgar edüp ağalar pârekende ve perîşân oldular, ammâ şehr-i Belgrad içre erbâb-ı dîvândan ve mevcû[d] kapu kullarından ve vezîr ağalarından on bin kadar asker bulunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138a ·
metinde göster ·
"Evliyâm biz dahi bu Akkirmân altında Kuban Bucak Tatarıyla Âdil Noğay Tatarların Kırım'a götür hatt-ı şerîfi fermânıyla gelmişiz. Ammâ Allâhu a‘lem Tatar bizimle uruş ede gibi" dedikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
… a geçüp anda dahi şiddet-i şitâdan ve ulu Noğay derdinden ve bir yanında nehr-i
Kuban
kenârında sâkin olan Çerkes kavmi ve Dağıstân askeri derdinden Azak kal‘ası alt …
Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde Kalmık pâdişâhlarından Taysı Şâh ve oğlu Ormit Şâh ve Koba Kalmah Şâh ve Moyinçak Şâh Çîn u Fağfûr ve Mâhân vilâyetlerinde şiddet-i şitâdan ve etrâfında olan İslâm kavmi kurakdan firâr edüp "Vilâyet-i Maskov'a gelüp karâr-dâde olam" deyü birkaç sene meks edüp anda dahi kabarıp isyân [u] tuğyân edüp Maskov diyârında re‘âyâ olan on iki kerre yüz bin ümmet-i Muhemmed Heşdek kavmi gece ve gündüz bu Kalmık pâdişâhların çapa çapa Kalmık'ın mâlları kalmayup âhır-ı kâr nehr-i Edil'i şehr-i Sarây kurbunda karşu Heyhât sahrâsına geçüp anda dahi şiddet-i şitâdan ve ulu Noğay derdinden ve bir yanında nehr-i Kuban kenârında sâkin olan Çerkes kavmi ve Dağıstân askeri derdinden Azak kal‘ası altına gelüp anda dahi Âl-i Osmân askeriyle ceng ede ede âhır-ı kâr Azak muhâfazasında olan 106a Gürcî Mustafa Paşa ile ceng-i azîm edüp kendülerinden yetmiş mirza ve Moyinçak Şâh düşüp Cenâb-ı Bârî yârî kılmayup Azak vezîri Mustafa Paşa da Kalmık elinde mızrak ile şehîd olup andan Kalmık küffârı Azak altında nehr-i Diri Ten'i ve Ölü Ten'i ve Moyin suların yaldadup geçerler. Andan Kırım taşrasında sâkin olan Âdil Noğay ve Urumbet Noğay ve Şıdak Noğay ellerin urup bî-hadd ü bî-kıyâs mâl-ı firâvânlar alup mel‘ûn Kalmık yine Azak cânibine giderler. Bu ahvâl-i pür-melâli Âdil Noğay ve gayri Noğay mirzâları Mehemmed Geray Hân'a i‘lâm ederler. Mehemmed Geray Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105b–106a ·
metinde göster ·
… sancağ-ı Adahon beği Çoçka boğazın ve Yeleşke boğazın ve Azak denizi boğazın ve
Kuban
nehri boğazın ve Temrik kal‘ası boğazın on pâre firkateler ile muhâfaza etmek ş …
Ve sancağ-ı Adahon beği Çoçka boğazın ve Yeleşke boğazın ve Azak denizi boğazın ve Kuban nehri boğazın ve Temrik kal‘ası boğazın on pâre firkateler ile muhâfaza etmek şartıyla bu dahi Kefe mâlından on kîse salyâne mâl alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
… a boğazı sığlarıdır. Kıble tarafı Heyhât sahrâsıyla Çerkezistân arasından gelen
Kuban
nehri kenârında şekl-i müseddes bir şîrîn ve ma‘mûr ada-yı Şâhîdir kim içinde s …
Buna Defter-i Hâkânî'de ada-yı Şâhî derler kim altmış yedi mîl cezîredir. Üç tarafını Karadeniz'in Çoçka boğazı sığlarıdır. Kıble tarafı Heyhât sahrâsıyla Çerkezistân arasından gelen Kuban nehri kenârında şekl-i müseddes bir şîrîn ve ma‘mûr ada-yı Şâhîdir kim içinde seksen pâre Çerkes kurâları vard[ır]. Bu mahalle Mehemmed Geray Hân geçince karşu Kırım tarafında kavm-i Tatar ülüşe kalup "Hay meded, Hân âsî olmayup elimizden kaçdı" deyü hayli te’essüf çeküp târumâr oldular. Hân hazretleri Tatardan kurtulup kal‘a-i Taman'da kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
… ûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı
Kuban
nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
içinde gemiler gezüp tâ Temrik kal‘asına ve Yılanlı adasına ve murâd edinse dah …
Ve bu nehr-i Kuban içinde gemiler gezüp tâ Temrik kal‘asına ve Yılanlı adasına ve murâd edinse dahi yukaru gemiler gitmek mümkin bir âb-ı hayât nehr-i azîmdir kim tâ menba‘ı Dağıstân vilâyetinde kûh-ı Elburz'dan tulû‘ edüp Çerkezistân ile Heyhât sahrâsı arasında yetmiş konak yer cereyân ederek bu Kızıltaş kal‘ası kurbunda Adahon boğazında Karadeniz'e mahlût olur. Bu hakîr dahi gemilerle karşu tarafa geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… kim Karadeniz kenârına vâki‘ olmuşlardır. Ammâ bu Çerkezistân, Abaza ile nehr-i
Kuban
mâbeyninde olan kûh-ı Elburz'a muttasıl Şağake ve Anapa ve Obur dağlarının dâme …
Ve bu Şağake dağlarının kıble cânibleri cümle Abaza vilâyetleridir kim Karadeniz kenârına vâki‘ olmuşlardır. Ammâ bu Çerkezistân, Abaza ile nehr-i Kuban mâbeyninde olan kûh-ı Elburz'a muttasıl Şağake ve Anapa ve Obur dağlarının dâmenlerinden tâ nehr-i Kuban kenârına vâki‘ olmuş Çerkezistân vilâyetidir kim garbdan cânib-i şarka tûlu toksan konak tâ kûh-ı Elburz'a varınca Çerkezistân vilâyetidir kim nihâyetinde bu Şağake kavmi Karadeniz sâhilinde temâm olur. Lâkin bu Şağake dağları garbdan şarka tâ kûh-ı Elburz'a ve diyâr-ı Dağıstân ve ülke-i Kumuğ'a ve vilâyet-i Acem'in tâ Demirkapu'suna varınca kûh-ı Elburz'a muttasıl Şağake dağlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147b ·
metinde göster ·
… -ı Elburz'a muttasıl Şağake ve Anapa ve Obur dağlarının dâmenlerinden tâ nehr-i
Kuban
kenârına vâki‘ olmuş Çerkezistân vilâyetidir kim garbdan cânib-i şarka tûlu tok …
Ve bu Şağake dağlarının kıble cânibleri cümle Abaza vilâyetleridir kim Karadeniz kenârına vâki‘ olmuşlardır. Ammâ bu Çerkezistân, Abaza ile nehr-i Kuban mâbeyninde olan kûh-ı Elburz'a muttasıl Şağake ve Anapa ve Obur dağlarının dâmenlerinden tâ nehr-i Kuban kenârına vâki‘ olmuş Çerkezistân vilâyetidir kim garbdan cânib-i şarka tûlu toksan konak tâ kûh-ı Elburz'a varınca Çerkezistân vilâyetidir kim nihâyetinde bu Şağake kavmi Karadeniz sâhilinde temâm olur. Lâkin bu Şağake dağları garbdan şarka tâ kûh-ı Elburz'a ve diyâr-ı Dağıstân ve ülke-i Kumuğ'a ve vilâyet-i Acem'in tâ Demirkapu'suna varınca kûh-ı Elburz'a muttasıl Şağake dağlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 147b ·
metinde göster ·
dahi Adahon boğazından aşağı Bahr-i Siyâh'a mahlût olur. Andan yine kabîle-i Şa …
Nehr-i Biziçay: Bunu dahi atlar ile geçdik. Bu iki nehir Abaza vilâyeti içinde Hayku dağlarından tulû‘ edüp yıldız tarafına Şağake hâki içre cereyân ederek nehr-i azîm Kuban'a munsab olurlar. Âb-ı hayât uyûn-ı câriyelerdir. Nehr-i Kuban dahi Adahon boğazından aşağı Bahr-i Siyâh'a mahlût olur. Andan yine kabîle-i Şağake Çerkezi içre 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… sın ötüp gelen kavm-i Nevrûz İmirza Tatarları bu Hatukay Çerkezi hâkinde nehr-i
Kuban
sâhilinde sâkin olup Çerkez'den kız alup kardaş olmuşlardır. Cümle on bin asker …
Ve bu vilâyet bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyâr olmak ile Maskov kralı şehzâdesin katl edüp Kalmık keferesi içlerinden ceng ede ede nehr-i Edil'i geçüp Heyhât sahrâsın ötüp gelen kavm-i Nevrûz İmirza Tatarları bu Hatukay Çerkezi hâkinde nehr-i Kuban sâhilinde sâkin olup Çerkez'den kız alup kardaş olmuşlardır. Cümle on bin asker ve altı bin obadır. Ve gâyet sadaklı ve savatlı müsellah ve bahâdır askerdir. Hân bu Hatukay'da sâkin iken hakîr yine refîklerim ile cânib-i şimâle 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
kenârında bir dü[z]lük orman içinde çâr-kûşe ağaçdan toprak dolma kal‘adır. Dör …
Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân Nevrûz Mirza hâtırıyçün yasamışdır. Nehr-i azîm Kuban kenârında bir dü[z]lük orman içinde çâr-kûşe ağaçdan toprak dolma kal‘adır. Dörd köşesinde birer kulle ve iki kapulu palankadır. Büyük kapu semt-i garba küçük kapu Kuban nehri kenârına şarka nâzır kapulardır. Kal‘a içinde bir câmi‘ ve beş kârgîr binâ hâneler ve her kullede birer küçük şâhî topları var. Topçuları ve cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Cümle Nevrûz Tatarları kal‘a muhâfaza ederler. Bir havf ü haşyet mahallinde cümle Tatar'ın ehl [ü] ıyâlleri kal‘aya tolup Kalmık ile ve Çerkes aşkıyâlarıyla ceng eder bir alay Nevrûz Tatarı kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… esinde birer kulle ve iki kapulu palankadır. Büyük kapu semt-i garba küçük kapu
Kuban
nehri kenârına şarka nâzır kapulardır. Kal‘a içinde bir câmi‘ ve beş kârgîr bin …
Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân Nevrûz Mirza hâtırıyçün yasamışdır. Nehr-i azîm Kuban kenârında bir dü[z]lük orman içinde çâr-kûşe ağaçdan toprak dolma kal‘adır. Dörd köşesinde birer kulle ve iki kapulu palankadır. Büyük kapu semt-i garba küçük kapu Kuban nehri kenârına şarka nâzır kapulardır. Kal‘a içinde bir câmi‘ ve beş kârgîr binâ hâneler ve her kullede birer küçük şâhî topları var. Topçuları ve cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Cümle Nevrûz Tatarları kal‘a muhâfaza ederler. Bir havf ü haşyet mahallinde cümle Tatar'ın ehl [ü] ıyâlleri kal‘aya tolup Kalmık ile ve Çerkes aşkıyâlarıyla ceng eder bir alay Nevrûz Tatarı kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
… eyhât sahrâsıdır. Aslâ ve kat‘â ol tarafda sular ve ağaçlar yokdur. İllâ nehr-i
Kuban
kenârlarında ormanlıklar çokdur, ammâ su yokdur. Cümle sular Çerkezistân tarafı …
Ve bu nehr-i Kuban'ın şimâl cânibi cümle Heyhât sahrâsıdır. Aslâ ve kat‘â ol tarafda sular ve ağaçlar yokdur. İllâ nehr-i Kuban kenârlarında ormanlıklar çokdur, ammâ su yokdur. Cümle sular Çerkezistân tarafından gelüp Kuban'a munsab olur. Ve bu Kabarti içre nehr-i Kuban'ı atlar ile ayakdan geçdik, ammâ cümle gark olayazdık. Birkaç atların arkanları birbirlerine dolaşup üstündeki âdemlerle atlar gark oldular. Hamd-i Hudâ hele yüz bin renc-i anâ ile Kuban'ı karşu geçüp 8 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157a ·
metinde göster ·
deryâ olur, ammâ bu Kabarti'nin Beş Tavından tâ vilâyet-i Ejderhân'a ve Dağıstâ …
Nehr-i Zeluk: Bu dahi kûh-ı Elburz'un kıble cânibinden çıkup bu Kabarti ülkesi içinden ubûr edüp Büyük Kümü ve Küçük Kümü ve nehr-i Zeluk bu üç nehir şimâl tarafına üç konak gidüp vilâyet-i Bebirdikaç kurbundan geçüp Maskov'un Ejderhân kal‘asıyla Terek kal‘ası mâbeyninde bahr-i azîm Harez'e varmadan iki sâ‘at beri bir sahrâda gâ’ib olur sulardır. Ve bu Kabarti vilâyetine gelince tâ Karadeniz sâhilinde Şağake vilâyetinden bu Kabarti'ye kâmil kırk konak hep baş yukaru şark cânibine giderken cümle suları atlayup geçersin. Cümlesi nehr-i Kuban'a karışup nehr-i Kuban deryâ olur, ammâ bu Kabarti'nin Beş Tavından tâ vilâyet-i Ejderhân'a ve Dağıstân ve Terek kal‘asına varınca cânib-i şimâle cümle sular baş aşağı gidüp cümle sular kûh-ı Elburz'dan gelüp şimâle cereyân ederek kimi Maskov'un Terek kal‘asında ve kimi yakın ve ırağında bahr-i Harez'e mahlût olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158b ·
metinde göster ·
… dan zerre kadar nâm u nişân yokdur. Meğer nehr-i Edil ve nehr-i Cayık ve nehr-i
Kuban
kenârlarında ve nehr-i Ten ve nehr-i Güğümlü çetlerinde ormanlar ola.
Ve bu kavm-i Kalmak'da olan hayvânât nahırâtın hisâbların Allâh bilir ve ol kadar hayvânâtların yerler kim deryâda katre ve güneşde zerre kadar eksilmez, zîrâ bu Heyhât sahrâsı eyle otlu yerlerdir kim at ve deve ve sığır çayır içinde gâ’ib olur, ammâ ağaçdan zerre kadar nâm u nişân yokdur. Meğer nehr-i Edil ve nehr-i Cayık ve nehr-i Kuban kenârlarında ve nehr-i Ten ve nehr-i Güğümlü çetlerinde ormanlar ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… dan gayri yerde ağaçlı orman yokdur, ammâ nehr-i Edil ve nehr-i Cayık ve nehr-i
Kuban
ve Bahr-i Harez kenârlarında ormanistânlar gâyet çokdur.
Hamd-i Hudâ bu Yamançe Karaağaç mahalline dek Azak'dan selâmetle gelüp bu ormanlık içine girüp azîm âteşler yakup yaban atları etlerin ve deve etlerin ve sığın ve dombay etlerin pişirüp zevk u safâlar etdik, ammâ yine cânib-i erba‘amıza karavullar kor idik. Ve Heyhât sahrâsında bundan gayri yerde ağaçlı orman yokdur, ammâ nehr-i Edil ve nehr-i Cayık ve nehr-i Kuban ve Bahr-i Harez kenârlarında ormanistânlar gâyet çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
kenârında bir azîm ormanistân içine girüp tahassun etdik.
Bu Yamançe Karaağaç ormanından çıkup cânib-i garbda nehr-i Kuban'a yakın ahlad armudu ve göğem ve kızıl elma ve pelid meyveleri yiyerek (---) sâ‘at seğirdüp elhamdü lillâhi te‘âlâ nehr-i azîm Kuban kenârında bir azîm ormanistân içine girüp tahassun etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
… e buz ve ne su olup cümle askerle karşu Heyhât tarafındaki ormanda kaldık, ammâ
Kuban
nehri üzre buz pâreleri hırmen-hırmen misâl buzlar pâre pâre cereyân edüp karşu …
Hikmet-i Hudâ nehr-i Kuban'ın buzu ale's-sabâh kopup ne buz ve ne su olup cümle askerle karşu Heyhât tarafındaki ormanda kaldık, ammâ Kuban nehri üzre buz pâreleri hırmen-hırmen misâl buzlar pâre pâre cereyân edüp karşu Çerkezistân cânibini selâmetine ötmek kâbil değil.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
nehri kenârına gelüp gördüler kim nehr-i Kuban bu[z]lap değil, su ile buz akar. …
Ve tarfetü'l-ayn içre Kuban nehri kenârına gelüp gördüler kim nehr-i Kuban bu[z]lap değil, su ile buz akar. Ne çâre etsinler, cümle asker karşu tarafa geçmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
Ve tarfetü'l-ayn içre Kuban nehri kenârına gelüp gördüler kim nehr-i
Kuban
bu[z]lap değil, su ile buz akar. Ne çâre etsinler, cümle asker karşu tarafa geç …
Ve tarfetü'l-ayn içre Kuban nehri kenârına gelüp gördüler kim nehr-i Kuban bu[z]lap değil, su ile buz akar. Ne çâre etsinler, cümle asker karşu tarafa geçmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
… kova kıra iki bin kadar kelle ve üç yüz aded diri Kalmık esîr alup yine nehr-i
Kuban
kenârına gelü[p] sademât-ı topdan ve darebât-ı kurşumdan mürd olan Kalmıkların …
Çerkez nâmdârları Kalmık küffârının böyle kırıldıkların görüp derhâl botlar ile iki bin tüfeng-endâz ve üç bin atlı Çerkez ve Noğay tarfetü'l-ayn içre karşu geçüp Kalmıkları kova kıra iki bin kadar kelle ve üç yüz aded diri Kalmık esîr alup yine nehr-i Kuban kenârına gelü[p] sademât-ı topdan ve darebât-ı kurşumdan mürd olan Kalmıkların atların ve yat u yarakların ve lâşe-i murdârlarından cümle esvâb-ı mülevveslerin alup yine nehr-i Kuban'ı botlar ve sallar ile beri tarafa sâlimîn ve gânimîn geçüp Mehemmed Paşa huzûruna iki bin kelleleri galtân edüp cümle Çerkez ve Noğay'a bir kîse guruş ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
buz olursa Kalmık yine gelmek ihtimâli ola deyü cümle asker Nevrûz kal‘asına gi …
Ve yine belki nehr-i Kuban buz olursa Kalmık yine gelmek ihtimâli ola deyü cümle asker Nevrûz kal‘asına girüp sığmayanlar kal‘a hâricinde meterislendiler ve etrâfa karavullar ta‘yîn olunup Çerkez hırsızlarından da emîn oldular ve ol gece hâb-ı râhata yatdılar. Ve üç tekâ‘üd olunmak fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
Menzil-i Çatal Özek nâm mahalle varup meks etdik. Bu mahal nehr-i
Kuban
cezîrelerinden bir ormanlı azîm cezîredir. Kavm-i Noğay bu adaya Çatal Özek der …
Menzil-i Çatal Özek nâm mahalle varup meks etdik. Bu mahal nehr-i Kuban cezîrelerinden bir ormanlı azîm cezîredir. Kavm-i Noğay bu adaya Çatal Özek derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
nehri batağından ayrılup Taman adası kurbunda Adahon boğazına mahlût olur. Anda …
Nehr-i Çatal Özek: Kuban nehri batağından ayrılup Taman adası kurbunda Adahon boğazına mahlût olur. Andan yine semt-i garba sazlı ve kamışlı yerler ile cânib-i garba 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192a ·
metinde göster ·
Nehr-i Kiçi Piçigız: Bu dahi Büyük Piçigız'dan ayrılup yine aslı olan nehr-i
Kuban
ile Adahon boğazınd[a] Karadeniz'e mahlût olurlar. Ve bu nehr-i Kiçi Piçigız'ı …
Nehr-i Kiçi Piçigız: Bu dahi Büyük Piçigız'dan ayrılup yine aslı olan nehr-i Kuban ile Adahon boğazınd[a] Karadeniz'e mahlût olurlar. Ve bu nehr-i Kiçi Piçigız'ı sulap bulup niçe yüz sazlar ve kamışlardan potlar yapup atların kuyruklarına potları bağlayup suyu yaldayup karşu tarafa yüz bin renc-i anâ çekerek geçüp 3 sâ‘at bir çölistân içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
… n Su: Bunun dahi aslı nehr-i Kuban'dandır. Yine Adahon boğazında nehr-i Kuban'a
Kuban
dahi Karadeniz'e mahlût olur. Bu nehri dahi potlar ile karşu tarafa geçüp 3 sâ‘ …
Nehr-i Ulu Caman Su ya‘nî Büyük Yaman Su: Bunun dahi aslı nehr-i Kuban'dandır. Yine Adahon boğazında nehr-i Kuban'a Kuban dahi Karadeniz'e mahlût olur. Bu nehri dahi potlar ile karşu tarafa geçüp 3 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
Zamân-ı kadîmde bir zîbâ kal‘a imiş. Timur Hân hâke berâber etmiş. Bu diyârlarda yılan ve çıyan ve akreb olmamak ile bu kal‘a yurdunda birkaç yılan görünüp artık amâr olmadığından Yılanlıbayır derler. Bir mürtefi‘ depe vardır. Bu kal‘a-i Yılanlı'yı geçüp Yeleşke boğazından Kuban boğazından karşu Temrek kal‘asına ya‘nî Taman cezîresi hâkine düşeli[m] dedikde Yeleşke boğazı ne sudur ve ne buzdur. Adahon boğazı dahi eyledir, deyü haber gelüp cümle askerin e[r]likleri kesilüp bi'z-zarûrî cümle asker-i İslâm ile bir günlük yol gerü cenûb tarafına dönüp yine nehr-i Kuban'ı buz üstünden karşu tarafa ötüp Şağake Çerkezi hâkinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
… erkes mel‘ûnları sekiz günden berü bizi besleyüp zahâ’ir vermeden âcizler olup "
Kuban
dondu" deyüp yalan haber verdiler.
Ne buz dutmuş ve ne gemiler var. Bir aceb derde giriftâr olduk kim ta‘bîri mümkin değil. Meğer Çerkes mel‘ûnları sekiz günden berü bizi besleyüp zahâ’ir vermeden âcizler olup "Kuban dondu" deyüp yalan haber verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
nehri kenârında kaynaşmağa başlayup herkes suyu karşu geçmeğe tedârik gördüler. …
Anı gördüm bizim asker Kuban nehri kenârında kaynaşmağa başlayup herkes suyu karşu geçmeğe tedârik gördüler. Kalmık dahi alnının necâsetin kar ile silüp askere doğru giderken hakîr dahi Kalmığ'ın ardında serî‘ce yürüyüp Kalmığ'a yetişüp anların lisânı üzre "mandu tav" deyüp selâm verdim. Ol dahi "tav mondu" deyüp selâm aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
… ki necâseti dahi kar ile silüp döne döne paşanın yanına geldi. Ve paşayı nehr-i
Kuban
kenârında ayak üzre bulduk.
Ve ağzından bir ceviz kadar sarı bir taş çıkarup gözlerine sürüp yine koynuna koyup alnındaki necâseti dahi kar ile silüp döne döne paşanın yanına geldi. Ve paşayı nehr-i Kuban kenârında ayak üzre bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
… i {şehîden} Muhammedün Resûlullâh yemîni ile böyle olmuşdur kim bir ayda nehr-i
Kuban
gibi bahr-i azîm bir ok boyu buz dutup dururdu, ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ Maskov …
Ammâ alimallâh ve şehidallâh ve kefâ billâhi {şehîden} Muhammedün Resûlullâh yemîni ile böyle olmuşdur kim bir ayda nehr-i Kuban gibi bahr-i azîm bir ok boyu buz dutup dururdu, ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ Maskov vilâyetinde olan nehr-i Edil ve nehr-i Cayık buzları gibi mücellâ billûr gibi buz değil idi. Ba‘zı yerleri kumlu ve siyâh çamurlu kalın buz idi. Lâkin ba‘zı yerleri yine mücellâ idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a ·
metinde göster ·
İslâmbol'da Unkapanı'ndan karşu Kâsımpaşa'da Meyyit İskelesi kadar vâsi‘ ve amî …
Ve bu mahalde nehr-i Kuban İslâmbol'da Unkapanı'ndan karşu Kâsımpaşa'da Meyyit İskelesi kadar vâsi‘ ve amîk yerdir. Ba‘zı yeri eyle mücellâ donmuş kim buz altında şinâverlik 193b eden iri balıklar nümâyân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 193a–193b ·
metinde göster ·
… nce bu Heyhât sahrâsının şarkdan garba tûlu beş aylık yoldur. Ve cenûbda şehr-i
Kuban
suyu ki Çerkezistân'dır. Andan şimâl cânibinde nehr-i Ten ki Maskov'dan gelir. …
Gerçi bu hakîr çok emânsız yer gördüm, ammâ böyle bî-emân yer görmedim. Hattâ Maskov diyârında Balu Hân ve Kazan ve Heşdek ve Alatır ve Sarây ve Irâk-ı Dâdyân Y 384a ve kal‘a-i Azak ve kal‘a-i Borgosan ve Maskov'un kal‘a-i Terek'i ve gayri kal‘a ve şehirler mâbeyninde Heyhât sahrâsın görmek müyesser oldu kim Bahr-i Harez kenârı ki ana Gîlân denizi derler, ol bahr bu sahrânın cânib-i şarkındadır. Cânib-i garbında Karadeniz'den müteferrik Azak denizine gelince bu Heyhât sahrâsının şarkdan garba tûlu beş aylık yoldur. Ve cenûbda şehr-i Kuban suyu ki Çerkezistân'dır. Andan şimâl cânibinde nehr-i Ten ki Maskov'dan gelir. Cenûbdan şimâle bu Heyhât'ın arzı iki aylık ba‘zı yeri bir aylık yoldur. Ammâ nebâtât [u] giyâhâtı ve niçe kerre yüz bin hayvânât-ı beyâbânîsi ve niçe kerre yüz bin konar göçer Nogay Tatarlarının envâ‘ı ve on kerre yüz bin Kalmık kâfirleri konup göçüp yeyüp içüp gezerler. Böyle bir sahrâ-yı bî-pâyândır. Ammâ Tîh sahrâsı gibi bî-emân değildir. Ammâ böyle bî-emân halk olunmasının hikmeti vardır. Arapça 'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y383b–Y384a ·
metinde göster ·
cânibinde sâkinlerdir. Ba‘zı mahalde fursat Y 37a bulup Çerkezistân içinde sâ …
Bu tâ’ife yüz bin oba olur. Nehr-i Kuban cânibinde sâkinlerdir. Ba‘zı mahalde fursat Y 37a bulup Çerkezistân içinde sâkin olan Arslan Beğ ve Nevrûz Beğ Nogayların gâret edüp esîr eder. Bu Kalmık içinde hâlâ elli bin Nogay müslim esîr vardır. Andan nehr-i Edil'in öte tarafında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y36b–Y37a ·
metinde göster ·
bu dağdan tulû‘ edüp Dağıstân ve Çerkezistân'dan ve Heyhât sahrâsının Çerkezist …
Ve kırk nehir vardır. Meselâ nehr-i azîm Kuban bu dağdan tulû‘ edüp Dağıstân ve Çerkezistân'dan ve Heyhât sahrâsının Çerkezistân cânib-i kıblesinden nehr-i Kuban ubûr edüp Karadeniz sâhilinde Taman adası nâm cezîrede Temrik kal‘ası dibinde Adahun boğazında ve Yeleşke boğazında iki yerden deryâ-misâl Karadeniz'e mahlût olur, içinde azîm barçalar şinâverlik eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·
… ve Çerkezistân'dan ve Heyhât sahrâsının Çerkezistân cânib-i kıblesinden nehr-i
Kuban
ubûr edüp Karadeniz sâhilinde Taman adası nâm cezîrede Temrik kal‘ası dibinde A …
Ve kırk nehir vardır. Meselâ nehr-i azîm Kuban bu dağdan tulû‘ edüp Dağıstân ve Çerkezistân'dan ve Heyhât sahrâsının Çerkezistân cânib-i kıblesinden nehr-i Kuban ubûr edüp Karadeniz sâhilinde Taman adası nâm cezîrede Temrik kal‘ası dibinde Adahun boğazında ve Yeleşke boğazında iki yerden deryâ-misâl Karadeniz'e mahlût olur, içinde azîm barçalar şinâverlik eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y255a ·
metinde göster ·