kıble kapusu üzre yine nîm kubbe ile binâ olunmuşdur. Ammâ mezkûr amûdlar üzre …
Ve kubbe-i azîmin mihrâb üzre nîm kubbe ve kıble kapusu üzre yine nîm kubbe ile binâ olunmuşdur. Ammâ mezkûr amûdlar üzre nîm kubbeler yokdur. Sütûnlara bâr-ı sakîl olmasın içün üstâd Mi‘mâr Sinân billûr ve necef ve moran câmlar etmişdir kim cümlesi (---) câm-ı moranlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… mi‘i: Ebü'l-feth vüzerâlarındandır. Ammâ selâtîn-misâl bir câmi‘-i kebîrdir. Üç
kubbe ve
üç kapusu ve bir harem-i azîmi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evvelâ cümle vüzerâ câmi‘lerinden kadîm Bedâsten-i cedîd kurbünde Mahmûd Paşa câmi‘i: Ebü'l-feth vüzerâlarındandır. Ammâ selâtîn-misâl bir câmi‘-i kebîrdir. Üç kubbe ve üç kapusu ve bir harem-i azîmi vardır. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… nda binâ olunmuşdur. İslâmbol içre bundan gayrı üç mihrâblı câmi‘ yokdur. Ve üç
kubbe ve
üç kapudur. Ammâ taşra haremi dardır. Nazargâh-ı müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Bu …
Andan Unkapanı'nın iç yüzünde Kazancılar içinde Monlâ Hayreddîn câmi‘i: Ebü'l-feth asrında binâ olunmuşdur. İslâmbol içre bundan gayrı üç mihrâblı câmi‘ yokdur. Ve üç kubbe ve üç kapudur. Ammâ taşra haremi dardır. Nazargâh-ı müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Bu câmi‘ binâ olunurken Monlâ Hayreddîn mu‘temed-misâl nigerânda iken bir leylek murgu gelüp "Lak lak" deyüp feryâd ederken hemân Monlâ Hayreddîn hazretleri gazab-âlûd olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… nâzemi Ebü'l-feth'de kılmağa hâzır olup yine beni hânemde defn edüp üzerime bir
kubbe ve
bir tekye ve bir çeşme inşâ et kim dünyâda elli bir sene su içmedim" deyü menâm …
"Murâd cenâzemi Ebü'l-feth'de kılmağa hâzır olup yine beni hânemde defn edüp üzerime bir kubbe ve bir tekye ve bir çeşme inşâ et kim dünyâda elli bir sene su içmedim" deyü menâm-ı pâdişâha girüp ale's-sabâh Murâd Hân, Sultân Mehemmed câmi‘inde Dede'nin cenâzesine hâzır olup sâ’ir ümmet-i Muhammed gibi nevbet ile Murâd Hân teberrüken na‘ş-ı Dede'yi iki kerre ketfine alup tâ hâne-i Dede'ye getirüp anda defn ederler. Ba‘de'd-defn üzerlerine bir kubbe-i pür-envâr ve bir ayn-ı câriye edüp hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Pederimizin güftesiyle çeşmeye târîh, (---)(---)(---)(---) ve fevtine târîh, Bursevî Cinânî demişdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111a ·
metinde göster ·
(---) Hân vüzerâlarındandır. Çâr-kûşe dîvâr üzre yine çâr-kûşe tavan
kubbe ve
kurşumlu ve bir minâreli câmi‘dir. Hareminde dıraht-ı mevzûnları var kim Mi‘mâr …
(---) Hân vüzerâlarındandır. Çâr-kûşe dîvâr üzre yine çâr-kûşe tavan kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli câmi‘dir. Hareminde dıraht-ı mevzûnları var kim Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır. Bunlardan mâ‘adâ mesâcidlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a ·
metinde göster ·
… le yatup kalkup taşra çıkacağı gelmez. Tâ bu mertebe câmi‘-i münevverdir ve iki
kubbe ve
kıble kapusundan mihrâba tûlu yüz elli ayakdır ve arzı altmış ayakdır. Mihrâbı …
Evsâf-ı Câmi‘-i Murâdiyye ibn Çelebi Mehemmed Hân : Bursa'nın cânib-i garbında şehirden taşra başka bir kasabadır kim hân ve câmi‘ ve imâret ve mesâcid ve tekye ve medârisleriyle ma‘mûr ve müzeyyen bâğ u bâğçeli rabta-i âbâdândır. Bir ma‘mûr ve şîrîn ve rûşen-âbâd ibâdetgâh-ı kadîmdir kim bânîsi Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân pederi Koca Sultân Murâd Hân-ı Sânî'dir kim iki kerre Rûm'a pâdişâh olmuşdur. Edirne'de merhûm olup na‘ş-ı şerîfin Bursa'ya getirüp bu câmi‘in sâhasında medfûndur, ammâ câmi‘-i pür-envârı eyle rûhâniyyetli câmi‘-i dilküşâdır kim âdem oğlanı şeb [u] rûz i‘tikâf niyyeti ile yatup kalkup taşra çıkacağı gelmez. Tâ bu mertebe câmi‘-i münevverdir ve iki kubbe ve kıble kapusundan mihrâba tûlu yüz elli ayakdır ve arzı altmış ayakdır. Mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili sade güzeli tarz-ı kadîmdir ve bir kıble kapusu var. Ve bu câmi‘in târîhi "Zîde ammere men ammerehu" sene 850, bir tabaka bir minâre-i âlîsi vardır. Taşra harem-i kebîrinde azîm çınar-ı müntehâlar var kim her biri eflâke ser çeküp sâyesinde cemî‘î cemâ‘at kesb-i safâ ederler. Bursa'nın bir teferrücgâh yerinde vâkı‘ olmuş bir câmi‘-i selâtîndir kim niçe şehzâdeler bunda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 224b ·
metinde göster ·
… unun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded
kubbe ve
bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘ …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
… arîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i;
kubbe ve
kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed P …
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… inden sonra Çelebi Sultân Mehemmed asrında merhûm olup bu Akşehir hâricinde bir
kubbe ve
türbesi ma‘lûm mahalde medfûndur. Ve cânib-i erbaası parmaklık ihâta etmişdir.
Bunun emsâli nice yüz bin şütür-gürbe letâyifleri vardır kim dillerde dâsitandır. Yıldırım Hân fevtinden sonra Çelebi Sultân Mehemmed asrında merhûm olup bu Akşehir hâricinde bir kubbe ve türbesi ma‘lûm mahalde medfûndur. Ve cânib-i erbaası parmaklık ihâta etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9a ·
metinde göster ·
… â olup bu hummâda ifâkat bulduğu içün bu uyûn-ı hârra üzre müfîd ü muhtasar bir
kubbe ve
câmekân ve bir havz-ı azîm binâ edüp iki yerden mermer esed başı eşkâlinden âb- …
Evsâf-ı germâb: Şehr-i Ilgın'ın hârici garbında ve bayır dibinde bir uyûn-ı hârradır. Sultân Alâ’eddîn nikrîs marazına mübtelâ olup bu hummâda ifâkat bulduğu içün bu uyûn-ı hârra üzre müfîd ü muhtasar bir kubbe ve câmekân ve bir havz-ı azîm binâ edüp iki yerden mermer esed başı eşkâlinden âb-ı germâb havza cereyân eder. Gâyet mu‘tedilü's-suhûndur. Ba‘zı kimesneler gözeler içre sovudup nûş ederler. Gâyet azb u şîrîndir. Cüzzâm ve felç ve barasa ve hafakâna ve zâtü'l-cenbe, bi-emr-i Hudâ gâyet nâfi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9b ·
metinde göster ·
… dörd aded tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemer-i kavs-i kuzahlar üzre cümle kârgir
kubbe ve
toloz rıhtım kemer-i sağîrlerdir ve derûn-ı câmi‘de on iki aded amelî amûd-ı se …
Cümle (---) aded câmi‘-i mülûk-i selef ve gayri ma‘bedgâhlardır. Evvelâ cümleden (---) semtinde Karamânoğlu İbrâhîm Beğ câmi‘i secdegâh-ı kadîmdir. Derûn-ı câmi‘ cümle dörd aded tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemer-i kavs-i kuzahlar üzre cümle kârgir kubbe ve toloz rıhtım kemer-i sağîrlerdir ve derûn-ı câmi‘de on iki aded amelî amûd-ı ser-âmedlerdir ve iki aded musanna kapuları vardır ve mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahâfili tarz-ı kadîm sâde-güzelidir ve âvîze-i maslûbât-ı şöhretler ile ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin ma‘bedgâh-ı atîk olmağın bu câmi‘de gâyet rûhâniyyet vardır ve bu şehr içre bundan ulu câmi‘ yokdur. Lâkin tûlen ve arzen ne kadar adım olduğu ve ne kadar âdem aldığı ma‘lûmum değildir. Ammâ bir minâre-i mevzûnu câmi‘den ba‘îd olup câmi‘in kıbâbları kireç ile mestûr olduğu mefhûmumdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… ları ana bir tîşe urmada âcizlerdir. Ve cümle mün‘im ve maldâr kavm imişler kim
kubbe ve
tavân yerlerine ve kemerlerine varak altunu gûyâ elleriyle sığamışlar. Böyle gâ …
Hikmet-i Hudâ anlara cemî‘i kûh-ı seng-i hârâlar musahhar imiş kim Van kayaların peynir gibi oyup mağaralar etmişlerdir kim her gâra bin aded asker-i çapur girse gâ’ib olur. Hücre hücre kâ‘a kâ‘a dîvânhâneler var kim anlarda olan hendese üzre atabeleri zîh zîh pervâzlı ve hurde tasarruflu taşlardan oyma dollâb ve kilvî ve medüne ve raf sergenler var kim şimdiki asrın üstâdları ana bir tîşe urmada âcizlerdir. Ve cümle mün‘im ve maldâr kavm imişler kim kubbe ve tavân yerlerine ve kemerlerine varak altunu gûyâ elleriyle sığamışlar. Böyle gâr-ı münakkaş ibret-nümûn bir diyârda yokdur. İllâ Şâm yoluyla hacc-ı şerîfe giderken Hazret-i Sâlih'e kayadan bi-emrillah köçeğiyle deve çıkdığı Nâka kayası kurbünde Hazret-i Hûd şehri ki hâlâ yere geçmiş kayalardır. Ol kayalarda dahi Van kayası mağaraları gibi gâr-ı garîbler vardır. Ammâ bu Van'ın gârları anlardan büyükdür ve musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 249a ·
metinde göster ·
… e sâ’ir muhibb-i Alî "Bre cânım bu efendimizi bu A‘râbî kande götürür. Buna bir
kubbe ve
bir âsitâne edüp bir kabr-i münevver etsek. Niçün bu Arab'a pederimiz verdik?" …
Gördüler kim yüzü nikâblı bir deveci Arab gelüp bî-bâk ü bî-pervâ na‘ş-ı Alî'yi cemeline tahmîl edüp çöl cânibine revâne olup gitmede. Beri tarafda İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin ve sâ’ir muhibb-i Alî "Bre cânım bu efendimizi bu A‘râbî kande götürür. Buna bir kubbe ve bir âsitâne edüp bir kabr-i münevver etsek. Niçün bu Arab'a pederimiz verdik?" deyü atlarına {Hasan u Hüseyin} süvâr olup tarfetü'l-ayn içre deveci Urbâna yetişüp "Pederimiz kande götürürsüz-" dediklerinde hemân ol şütürbân Urbân yüzünden nikâbın uryân edince gördüler kim bizzât Hazret-i Alî kendüsü cemmâl olup na‘ş-ı şerîfin götürür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
kemer binâdır ve ziyâretgâh-ı azîmdir, zîrâ bu mescid hareminde bir gûne dıraht …
Andan Çay mescidi, andan Bahâdır Sultân mescidi. Kubbe ve kemer binâdır ve ziyâretgâh-ı azîmdir, zîrâ bu mescid hareminde bir gûne dıraht-ı ibret-nümâ vardır. Bi-emrillâhi Te‘âlâ kökünden bir âb-ı hayât su çıkar. Kulak ağrısına mübtelâ olan kimesnelere bu âb-ı rakîkden birer katre âb-ı nâbı üç gün damzırsalar bi-iznillâhi Te‘âlâ şifâ bulur. Ve her diyâra kumkuma ve şişeler ile hedâyâ getirüp vakt-i hâcetde isti‘mâl ederler. Hacı Bektaş Velî'nin halîfelerinden Sultân Cavlı Dede nazargâhıdır derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 21a ·
metinde göster ·
… var idi" deyü Ulu câmi‘ imâmı ve niçe ihtiyâr kimesneler şahâdet etdiler, ammâ
kubbe ve
âsâr-ı binâsız seng-i mezârlarından ma‘lûm bir kabr-i münevverdir, rahmetullâhi …
"Siz gerçeksiz. Ol kabr-i münevver makâmlarıdır, ammâ bu Ahmed Bîcân hazretleri Envârü'l-âşıkîn nâm kitâbında niçe esrâr-ı Hudâ'yı ve Cifr-i Alî'yi âşikâre etdiğiyçün birâderi Mehemmed Efendi ile mâbeynlerine şeker-leb düşüp Sultân Bâyezîd-i Velî asrında bu Sofya şehrimize gelüp bu şehrimizde âsûde olan Hazret-i Balı Efendi'nin şeyhi (---)(---) Efendi ile hem-celîs ve hem-enîs olup niçe kitâblar dahi te’lîf edüp yine Bâyezîd Hân asrında Ahmed Bîcân gerçekden bî-cân oldukda pederimiz merhûm Ahmed Bîcân hazretlerin bu mahalle defn edüp pederimiz vasiyyetiyle her bâr gelüp ziyâret edegelmişiz. Ve karîbü'l-ahd niçe kimesnelerden Ahmed Bîcân'ı bu mahalle defn edenler var idi" deyü Ulu câmi‘ imâmı ve niçe ihtiyâr kimesneler şahâdet etdiler, ammâ kubbe ve âsâr-ı binâsız seng-i mezârlarından ma‘lûm bir kabr-i münevverdir, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… d Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir
kubbe ve
âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları …
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
imâret ve hücreleri ve kilârları ve yaz u kış meydânları ve mescidi, âhûrları c …
Andan azîz-i merhûm çoban iken kaval-ı Mûsâ çalmağa mâ’il olduğundan başı ucunda iki dâne kamış kavalı ve iki çift pâbuçları durur. Gâzî Hudâvendigâr asrında Gâzî Mihal Beğ azîzi defn edüp kubbe ve imâret ve hücreleri ve kilârları ve yaz u kış meydânları ve mescidi, âhûrları cümle Gâzî Mihal'in olup azîm nazargâhdır kim evc-i âsımâne ser çekmiş bir kûh-ı ser-bülendin tâ zirve-i a‘lâsında cihân-nümâ bir teferrücgâh-ı âlîdir kim yüz iki yüz atlı konup göçüp cümle seksen aded fukarâları müsâfirîne ri‘âyetler edüp matbah-ı Keykâvus'undan cemî‘i âyende vü revendegânlara ni‘met-i nefîseleri ve sofra-i bî-imtinânları mebzûldür. Andan yine 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204b ·
metinde göster ·
… dörd aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde Ohrîzâde câmi‘i, kurşum örtülü serâmed
kubbe ve
minâre-i bâlâlı câmi‘dir.
Cümle üç mahalledir ammâ Bulgar ve Rûm kefereleri çokdur. Ve cümle dörd aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde Ohrîzâde câmi‘i, kurşum örtülü serâmed kubbe ve minâre-i bâlâlı câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369a ·
metinde göster ·
… on dörd mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde cemâ‘at-i firâvânlı Ulu câmi‘, kârgîr
kubbe ve
kârgîr minârelidir, ammâ kubbesi Y 19b tahtalar ile mestûrdur.
Ve on dörd mihrâbdır. Cümleden çârsû içinde cemâ‘at-i firâvânlı Ulu câmi‘, kârgîr kubbe ve kârgîr minârelidir, ammâ kubbesi Y 19b tahtalar ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y19a–Y19b ·
metinde göster ·
minâreli ve yine kireç ile kiremit örtülü câmi‘dir. Kapusu üzre altun ve lâcive …
Ma‘nisalı Piyâleoğlu Mustafâ Efendi câmi‘i kârgîr kubbe ve minâreli ve yine kireç ile kiremit örtülü câmi‘dir. Kapusu üzre altun ve lâciverdli hatt-ı celî ile tescîl olunmuş târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y31b ·
metinde göster ·
… kayagan döşelidir kim sihr-i i‘câzdır. Ve ba‘zısı çâr-kûşe ve ba‘zısı müdevver
kubbe ve
ba‘zısı surâhî kubbe örtülü evlerdir. Ammâ garâ’ib andadır kim kayagan hıtâyî t …
Ve serâpâ dîvârları hemvârdır bir hânenin dîvârı muharref değildir. Ve dam [u] bâmları gûnâ-gûn eşyâ ile mestûrdur. Ba‘zısı tâ Ciniviz zamânmdan berü bir musanna‘ tarz-ı zîbâ üzre beyâz kayagan döşelidir kim sihr-i i‘câzdır. Ve ba‘zısı çâr-kûşe ve ba‘zısı müdevver kubbe ve ba‘zısı surâhî kubbe örtülü evlerdir. Ammâ garâ’ib andadır kim kayagan hıtâyî taşları damlar üzre nice ber-karâr etdirmişlerdir. Hakîr ana hayrânım. Ammâ mezkûr kayagan taşı dahi bu diyâra mahsûsdur kim gâyet rakîk taşlardır. Ba‘zı hânelerin sütûhları kırmızı Horasânlı kireç ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… âlık etmemişdir. Ve Sultân Süleymân asrında zuhûr etmişdir. Ve kabr-i şerîfinde
kubbe ve
gayri şey kabûl etmemişdir.
Ve bu Birgili Mehemmed Efendi ulemâ-yı zâhirdendir. Hâlâ cemî‘i avâm-ı nâs içre tilâvet olunur Birgili Risâlesi deyü mu‘teber bir risâledir. Ammâ gâyet latîfdir kim hablü metînine yapışan râh-ı hakkı bulur ve hakkı bâtıldan fark edüp kendü nefsin bilür. Ve akâyide müte‘allık bir risâlesi vardır kim lâ-nazîrdir. Ulemâ-yı mütekaddimînden bir ferd bu vâdîde müşkil-küşâlık etmemişdir. Ve Sultân Süleymân asrında zuhûr etmişdir. Ve kabr-i şerîfinde kubbe ve gayri şey kabûl etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y87b ·
metinde göster ·
kiremit ile mestûrdur. Ve bir serâmed minâre-i ra‘nâsı var ve bir vâsi‘ haremi …
Ve bu câmi‘e karîb Yeni câmi‘ tahtânî ve kârgîr kubbe ve kiremit ile mestûrdur. Ve bir serâmed minâre-i ra‘nâsı var ve bir vâsi‘ haremi var. Ve bu kal‘ada bu üç câmi‘den gayri hutbe yokdur. Mâ‘adâ zevâvîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·
… rı üzre cümle on sütûn-ı mermer üzre cümle hurde müdevver kubbeciklerdir. Büyük
kubbe ve
hurde kubbeler cümle lacüverdî kâşî ile mestûrdur. Ve mihrâb kapusu eyle musann …
Yan soffaları üzre cümle on sütûn-ı mermer üzre cümle hurde müdevver kubbeciklerdir. Büyük kubbe ve hurde kubbeler cümle lacüverdî kâşî ile mestûrdur. Ve mihrâb kapusu eyle musanna‘dır kim gûyâ sihr-i i‘câz sihr-i mübîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a ·
metinde göster ·
… hâbe-i kirâmdan Şeyh Sârî hazretleridir. Kendüler bir gârda medfûndur. Üzerinde
kubbe ve
tekyesi ve türbedârı ve hücresi vardır. Ve câmi‘in kıble kapusu üzre tahrîr olu …
İşte Y 102b bu câmi‘ içinde medfûn olan Sahâbe-i kirâmdan Şeyh Sârî hazretleridir. Kendüler bir gârda medfûndur. Üzerinde kubbe ve tekyesi ve türbedârı ve hücresi vardır. Ve câmi‘in kıble kapusu üzre tahrîr olunan târîhleridir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y102a–Y102b ·
metinde göster ·
… un inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü
kubbe ve
altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer par …
U‘cûbe-i dehrden biri dahi budur kim on bin yumurtayı at fışkısı içine gömüp yigirmi günde on bin tavuk yavrusu çıkup civ civ diyerek ol ân gezmeğe başlar. Akl-ı insân perîşân olur, aceb ibret temâşâdır. Ammâ bu kârı herkes edemez, Âbyâr kazâsında Mısır ümerâlarından Serdâr Süleymân beldelerinden Berme nâm bir köydür, anda bir asıl nesil nesle vardır, fışkıda tavuk çıkarmak anlara mahsûsdur. Piliç çıkarmak murâd edinen kimesne anlardan bir âdem alup kankı kazâya götürmek murâd edersen gidüp anda ibtidâ bir furun inşâ eder kim piliç çıkmak içün mahsûs furundur. Gûyâ etmek furunu gibi üstü kubbe ve altı boş bir büyük furundur. İçi tula ile bölük bölük bölüp her hâne ikişer parmak kalın yanmamış penbe-misâl atılmış yumuşak fışkı döşer. Ve her hâneye ellişer yumurta kor. Ammâ her yumurtayı güneşe tutup nazar eder. Eğer tâze yumurta ise, kor, eğer cılk ise komaz. Zîrâ fışkı harâretinden pârelenüp sâ’ir yumurtalara dahi zararı isâbet edüp yavrular çıkmaz. Ol ecilden cümle tâze yumurta korlar. Ve kankı yumurtadan horos ve kankı beyzden dişi piliç çıkacağın yumurtasından bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229a ·
metinde göster ·
Kabr-i Abdullâh ibn Tâhir: Nusaybin nâm şehirden Ekrâd tâ’ifesinden müdebbir ve zevî'l-ukûl âl-i Abbâsiyândan bir kimesne idi. Me’mûn Halîfe Bağdâd'dan Mısır'a geldükde Me’mûn'un vezîri idi. Sene 205 târîhinde Mısır'da Ehrâm dağların Me’mûn Halîfe münhedim edüp kenz çıkarırken büyük Ehrâm'dan bir taş düşüp bu Abdullâh ibn Tâhir vezîr merhûm olup İbn Yâmen civârında defn olundu. Üzerine Me’mûn Halîfe azîm kubbe ve âsitâneler binâ edüp atebe-i ulyâsı üzre târîhleri,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272b ·
metinde göster ·
Hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır. Bir âdeme nisyân ârız olsa birkaç gece savma‘asında mihmân olup devât kalemile teberrüken birkaç satır kitâbet edüp müsevvedâtlarından tilâvet etse akl-ı Fisagores olur, rahmetullâhi aleyh. Hele bu hakîr Kâfiye'sin kırâ’at ederken üstâdımız Evliyâ Efendi'den hayli gûşmâller çekdik, kuddise sırruhu'l-azîz. Kabr-i şerîflerinde tekellüflü kubbe ve binâ-yı azîmler yokdur, hemân çâr-gûşe bir dîvâr savma‘asında medfûnlardır. Huddâmları vardır, cümle evrâkların ve debîr-i kilk-i cevâhirlerin anlar hıfz ederler. Q 285b Huddâmları Şâfi‘îdir ve kendüler dahi ulemâ-yı Şâfi‘îdendirler. P 282b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y328a ·
metinde göster ·
… Urbân kavmi Haytu'l-acûz derler. Bu şehr-i harâbda niçe bin sommâkî sütûnlar ve
kubbe ve
kemerler zâhirdir.
Ve bu kal‘anın üst tarafında kal‘alı bir varoş-ı azîmi var imiş kim hâlâ Nîl kenârında kâmil üç sâ‘atlik yer demir kinedli taşlar var kim herbiri birer fîl cüssesi kadar hemvâr u musaykal taşlardır kim Nîl kenârında sed olmuşdur. Hâlâ ol sedde Urbân kavmi Haytu'l-acûz derler. Bu şehr-i harâbda niçe bin sommâkî sütûnlar ve kubbe ve kemerler zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y384b ·
metinde göster ·
… hri bir azîm şehirdir. Hazret-i Süleymân Cebelü'l-Kamer üzre Nîl'in başında iki
kubbe ve
iki kasr-ı Süleymânî yapup zeyl-i cebelde Kamer şehrin yapmış. Hâlâ âsâr-ı binâ …
"Belî üç kerre gördüm. Bizim Laçna şehrine onar günlük yoldur. Mezkûr buhayre içre gemilerle Kamer şehrine varırız. Geçen sene ammim oğlu Portakal küffârına esîr olup anın ıtlâkıyçün fîl dişleri ve boya kökleri götürüp vardım. Kamer şehri bir azîm şehirdir. Hazret-i Süleymân Cebelü'l-Kamer üzre Nîl'in başında iki kubbe ve iki kasr-ı Süleymânî yapup zeyl-i cebelde Kamer şehrin yapmış. Hâlâ âsâr-ı binâları cümle dîvler binâsıdır. Hâlâ Nîl'in başı Portakal hükmündedir. Ve Nîl'in tulû‘ etdüği Cebelü'l-Kamer'in cenûb tarafı eflâke ser çekmiş ulu mahûf dağlardır. Yedinci konakda ol dağların ardı cenûba gidüp Bahr-i Muhît'dir. Deryâ yakın olmak ile Portakal yetmiş yıldan berü gemilerle gelüp bizim diyârlarımıza ve Nîl başında şehr-i Kamer'e istîlâ eyledi. Ve ammizâdemi Portakal elinden halâs eyleyüp işte bu sene ticâret ile vilâyetimiz Laçna şehrinden bir ayda bu Cersinka vilâyetinde sultân-ı Fûnc'u ve cenâb-ı şerîfinizi gördüm" deyü kalkup melik huzûrunda zemîn-bûs etdükde sultânın musâhibleri eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y430b ·
metinde göster ·
… n Muhâcirîn [ü] Ensâr ve Erbâb-ı soffa ve Ashâb-ı Resûlullâhlar medfûndur. Ammâ
kubbe ve
alâmetleri yokdur (---)(---) ve târîh ü nâtları(?) ve isim resimleri olmamak ⟦ …
Ve bu cezîreyi Hazret-i Osmân feth etdikde niçe bin Muhâcirîn [ü] Ensâr ve Erbâb-ı soffa ve Ashâb-ı Resûlullâhlar medfûndur. Ammâ kubbe ve alâmetleri yokdur (---)(---) ve târîh ü nâtları(?) ve isim resimleri olmamak Y 437b ile tahrîr olunmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437a–Y437b ·
metinde göster ·