… i içün bir kubbe bînâ olunmuş. Ol kubbede üç yüz altmış altı lüle mâ-i zülâl ol
kubbeden
şehre taksîm olunup cemî‘i câmi‘ ü mesâcid ve hammâm u hânlara ve cümle a‘yân s …
Şehrengîz-i zülâl-i âb-ı hayvân: Bu kal‘a hâricinde bir mâ-i câriye taksîmi içün bir kubbe bînâ olunmuş. Ol kubbede üç yüz altmış altı lüle mâ-i zülâl ol kubbeden şehre taksîm olunup cemî‘i câmi‘ ü mesâcid ve hammâm u hânlara ve cümle a‘yân sarâylarına andan taksîm olup şehr-i Konya reyy olup cümle bâğları reyy eder. Tulû‘ı cebel-i Merâm'dır. Ba‘dehû Konya sahrâsında buhayre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 13b ·
metinde göster ·
… be ve bunun gibi binâ-yı garîbe görmedim. Hakkâ ki min cihet-i'l-ahseni imâr bu
kubbeden
âlî bir kubbe-i nüh-tâk-ı tumturak-ı revâk yokdur. Meğer yine bu kubbe-i Gazvîn …
Ve mine'l-acâ’ib ve'l-garâ’ib binâ-yı azîm câmi‘-i Müşebbek, ibret-nümâ-yı kadîm, şehr-i Kazvîn'in eski hisârına karîb bir câmi‘-i kebîrdir. Kıble kapusu bir bâb-ı vâcibü's-seyr bir dervezedir kim vasfında lisân kâsır bir müşebbek bâb olduğundan ol bâb ile müsemmâ câmi‘-i Müşebbek derler. Rûm u Arab u Acem'de bu hakîr böyle bir bâb-ı kebîr ve eyle kâr-ı hurdegîr görmedim. Niçe bin ilm-i hendese üzre gûnâ-gûn hayâl-i pesend tasarrufları vardır ammâ mülûk-ı selef içün bu câmi‘ içre bir maksûresi var kim benî Âdem anı gördükde vâlih ü hayrân kalup dillerle ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz bir kâh-ı Havernak-ı Gazvîn'dir. Ammâ bu câmi‘-i pür 315a envârın bânîsi şehr-i Gazvîn'in dördüncü kerre imâr eden Şâh İmâdeddîn hazretlerinin abd-i memlûkü olan Emîr Humâ-i Yas inşâ etdirmişdir. Müverrihân-ı Acem "Bu câmi‘e bir şütür bârı altun masrûf olundu." deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki muhakkak mâ-lâ kelâm gitmişdir, ammâ câmi‘ Cennet-i Adn'e dönmüşdür. Lâkin cemâ‘atden garîb kalmışdır ve mihrâb üzere olan kubbe-i kebîri eflâke ser çekmiştir. Cemî‘i kıbâblar her diyârda surâhîce binâ olunmuşdur ammâ bu kubbe-i serâmed top-ı küreh arzı gibi müdevver ve cevfinde ol kadar envâ‘-ı fusûs-ı mukavvim mahkûk-ı gûnâ-gûn sadefkârî var. Ruhâm-ı ibret-nümûn ma‘kûklar ile ma‘kûd kılınmış zî-kıymet taşlar var kim çeşm-i benî Âdem hîrelenir. Bu hakîr bu kadar kesret-i seyâhatde her âsâr-ı binâya im‘ân-ı nazar ile nazar etdiğimde Budin serhaddinde kal‘a-i Estergon'un iç hisârındaki Kızılelma Câmi‘i kubbesi ve biri dahi bu Gazvîn câmi‘i gibi bu arâzî-i edîmde böyle âsâr-ı acîbe ve bunun gibi binâ-yı garîbe görmedim. Hakkâ ki min cihet-i'l-ahseni imâr bu kubbeden âlî bir kubbe-i nüh-tâk-ı tumturak-ı revâk yokdur. Meğer yine bu kubbe-i Gazvîn-i arâk ola. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 314b–315a ·
metinde göster ·
… kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O
kubbeden
içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gö …
Ammâ sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan Me’mûn Halîfe diyâr-ı Bağdâd'dan diyâr-ı Mısr-ı Kâhire-i mağziyye-i Ümm-i Dünyâ'ya gelüp şehr-i Fustât ki Mısr-ı atîkdir, anın mukâbelesinde nehr-i Nil aşrı Cîze şehri garbîsinde nîm sâ‘at Heremeyn dağları nâmıyla ma‘rûf üç aded amelî ve çâr-kûşe dağlardır kim ikisi dörder yüz arşın âlî binâ olunup evc-i âsumâna ser çekmişlerdir. Biri gâyet alçacık yine çâr-kûşe amelî seng-binâ kûh-ı sağîredir. Hâlâ bu kûhlara elsine-i nâsda Fir‘avn dağı derler. Me’mûn Halîfe bu kûh-ı bülendlerde defîne vardır deyü bu kûh-ı Heremeynleri asker-i deryâ-misâline ve üstâd-ı kûh-kenlere bu kûhları nakb u kam‘ u hedm etdirüp yetmiş günde güc ile bir defîne mâla râst gelüp anda bir seng-i hârâ üzre hatt-ı Hazret-i İdrîs-i hoş-nüvis ile bir hacer zâhir olup böyle tahrîr etmiş kim "Ey bu makâlîd-i âlîlerden defîne istihrâcına mukayyed olan mülûk. Ne kadar cidd ü cehd-i tâm-ı ihtimâm itsen renc [ü] anâ çeküp ifnâ-yı vücûd etdiğin günlerin masrûfu kadar mâla mâlik olursun, ve's-selâm. Ammâ ilm-i târîh ve ilm-i evvelîn ü âhirîn istersen, hâsıl olup bu edîm-i arzın ibret hırmeni mahsûlün dirersin, ve's-selâm. Ve illâ dahi ziyâde tama‘-ı hâma düşersen ifnâ-yı vücûd edersin, hatmü'l-kelâm." deyü merkûm seng-i hârâda bu gûne hatları Me’mûn kırâ’at etdikde cemî‘i ulemâsıyla Me’mûn Halîfe müşâvere edüp kenz-i Kârûn'dan ferâğat edüp "Hemân bize ilm-i evvelîn ü âhirîn lâzımdır. Elbette ana müte‘allık kitâblar vardır." diyerek cebel-i Heremeynleri kam‘ u hedm ederek bir kubbe-i yekpâre zâhir olup anı kam‘ edüp derûn-ı kubbeye duhûl edüp gördüler kim mâl-â-mâl deve kemikleri ve fil ve gergerdân üstühânlarıyla leb-ber-leb olmuş bir kubbe-i nüh-tâk cümle kemikler üzre hatt-ı gûnâ-gûnlar yazılmış ve niçe bin gûne rümûzlar kazılmış. O kubbeden içeri bir tuç bâb-ı sağîre nümâyân olup ol dervezeyi hâh nâ-hâh küşâde kılup gördüler kim bir kubbe-i ser-bülend-i nuh-tâkı eflâke kemend atmış ammâ derûn-ı kubbe kat-ender-kat kitâb-ı müstetâblar ile mâl-â-mâl.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399b ·
metinde göster ·
… erâmeddir. Ve bu kubbenin etrâfında altı aded nîm kubbeler dahi var, ammâ büyük
kubbeden
alçaklardır.
Ve cümle on aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden mükellef ü müzeyyen Bulehnikli Hasan Paşa câmi‘i, gûyâ bir câmi‘-i selâtîndir. Hattâ bu şehirde ne kadar kurşum örtülü hân ve câmi‘ ve imâret ve medrese var ise cümle bu Hasan Paşa hayrâtıdır. Ve bu câmi‘in bir serâmed ve musanna‘ minâre-i zîbâsı var kim misli meğer şehr-i Üsküp'de Koca Yahyâ Paşa câmi‘inin minâresi ola. Ve bir kubbe-i kâse-i nîlgûn-ı âlîsi 144a var kim gûyâ çarh-ı harrâtînden çıkmış bir müdevver kubbe-i serâmeddir. Ve bu kubbenin etrâfında altı aded nîm kubbeler dahi var, ammâ büyük kubbeden alçaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143b–144a ·
metinde göster ·
… azret-i Îsâ. Seng-i hârâya te’sîr etmiş dü pây-i şerîfleridir. Bu kal‘a içre bu
kubbeden
gayri binâ yokdur. Kal‘a dahi gâyet küçükdür, cirmi yüz elli adımdır. Ve bu kal …
Ve bu Tûr-ı Zeytâ'nın tâ zirve-i a‘lâsında kal‘a-i Tûr. Garba nâzır bir kapusu var. İçinde kubbe-i kadem-i Hazret-i Îsâ. Seng-i hârâya te’sîr etmiş dü pây-i şerîfleridir. Bu kal‘a içre bu kubbeden gayri binâ yokdur. Kal‘a dahi gâyet küçükdür, cirmi yüz elli adımdır. Ve bu kal‘anın şarkında mezâristân içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y218b ·
metinde göster ·
… r. Bu kubbe-i âlîde bunlardan gayri kimesne medfûn değildir. Hazret-i Fâtıma bu
kubbeden
hâric sâhasında medfûndur.
Ve Hazret-i Ebâ Bekir dahi ol cibinliğin içinde hazretin mübârek uylukları sağında ol berâberlikde siyâh Ka‘be örtüsü ile pûşîde sandûkada âsûdeler imiş. Ve yine bu cibinlik içinde Hazret'in mübârek pây-i sa‘âdetleri sağında bir yeşil Ka‘be örtüsü ile pûşîde sandûka içinde Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattâb âsûdedirler. Bu kubbe-i âlîde bunlardan gayri kimesne medfûn değildir. Hazret-i Fâtıma bu kubbeden hâric sâhasında medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b ·
metinde göster ·
… i şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesine zeyt bu
kubbeden
verilüp Harem-i şerîfi münevver ederler.
Kubbe-i (---): Bir alçak kubbedir. Ve kireç ile sıvalıdır. Mahzen-i zeyt olmağile dâ’imâ mesdûddur. Bu Harem-i şerîfde ve şehir içinde ne kadar yüz bin kanâdîller var ise cümlesine zeyt bu kubbeden verilüp Harem-i şerîfi münevver ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
Ziyâretgâh-ı ehl-i Hazret-i Âdem ve Ümm-i benî âdem Hazret-i Havvâ-yı mükerrem: İbn-i âdemî-zâda hâmile olduklarında vatan-ı aslîmiz olan batn-ı şerîfleri üzre bir küçük kubbe vardır. Çöl [ü] çölistân yerde olmağile ol kadar müzeyyen değildir. Ammâ yeşil atlas ile pûşîde sandûka içre âsûdedirler. Ammâ kubbeden taşra ser-i sa‘âdetleri ve hâk-i pây-i şerîfeleri üzre çakıl makıl makûlesi ahcârâtlar yığılıdır kim ol hisâb üzre kadd-i şerîfi yetmiş adımdır. Melek Ahmed Paşa hâtûnu Kaya Sultân merhûme bu Havvâ Ana üzre yedi kubbe inşâ etmeğe mâlından elli kîse ifrâz edüp bu Hıdde'de olan âb-ı zülâli Hıdde'ye ve şehr-i Cidde'ye cereyân etdirmeğe ta‘ahhüd etmişdi. Ammâ vaz‘-ı hamlde merhûme olup böyle hayrât-ı azîm müyesser olmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365b ·
metinde göster ·
Selîm Hân'ın câmehâbına nüzûl edüp tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ ile Selîm H …
Ammâ fâtih-i Mısır Selîm Hân bu kasır'da bir gece hâb-âlûd iken Çerâkese tarafından bir fidâyî da‘vâ-yı merd ile bir cerime süvâr olup Nîl üzre cereyân ederek Mikyâs dibine yanaşup cerimin direğine fidâyî nâm âsî çıkup serenden kasrın kubbesine, kubbeden Selîm Hân'ın câmehâbına nüzûl edüp tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ ile Selîm Hân'ı şehîd edem derken hemân Hazret-i Risâlet Selîm Hân'ı hâbdan bîdâr edince hemân fidâyî cân havli ile kendüyi minâre kaddi kasırdan Nîl'e atup halâs olur. Selîm Hân hâs odalılara itâb edüp cümlesine Mısır beğliği ihsân edüp ve ahd-i emân ile kasd eden fidâyîyi getirdüp İslâmbol'a götürüp i‘zâz [u] ikrâm etdüği bâlâda tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149b ·
metinde göster ·