… aşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış
kubbeli
bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî …
Ve Kostantîn'in bir deyr-i mu‘azzamı dahi İslâmbol'da Zeyrekbaşı nâm bir püşte-i âlî üzre Hazret-i Yahyâ aleyhi's-selâm nâmına üç yüz altmış kubbeli bir manastır bünyâd edüp cânib-i erba‘asına kal‘a dîvârı-misâl bir rabât-ı kavî inşâ edüp içine üç bin ruhbân [u] huddâmân koyup âyîn-i Mesîhiyye ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
Ebü'l-feth'e ve Bâyezîd-i Velî'ye vezîr olmuşdur. Üç
kubbeli
müstecâbü'd-da‘ve bir yerdir kim cânib-i erba‘asında Mesleme ve Ebâ Eyyûb ve Hâ …
Ebü'l-feth'e ve Bâyezîd-i Velî'ye vezîr olmuşdur. Üç kubbeli müstecâbü'd-da‘ve bir yerdir kim cânib-i erba‘asında Mesleme ve Ebâ Eyyûb ve Hârûnu'r-Reşîd asrında Alina nâm kıral-ı la‘înin elinden niçe bin Sahâbe-i kirâm ve sahâbîzâdeler şehîd oldukda bu câmi‘in haremi etrâfında medfûnlardır kim bu câmi‘de olan rûhâniyyet bir câmi‘de yokdur. Ve hareminde Zencîrli Servi nâm bir serv-i sebiz-gûn-vâr nihâl [u] sâhaları perîşân olup bir sâhibü'l-hayr zencîrler ile bend etdiğinden Zencîrli Servi derler. Vâcibü's-seyrdir. Ve niçe bin erbâb-ı sülûk bu âsitânede hâzırdır. İmâreti ve medrese ve zâviyesi ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… Mehemmed Hân'ın (---)(---) idi. Unkapanı'nın iç yüzünde Sağrıcılar içinde bir
kubbeli
câmi‘dir. Bu hakîr'in ceddî binâsıdır. Târîhi yokdur.
Yavuzer câmi‘i: Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân'ın (---)(---) idi. Unkapanı'nın iç yüzünde Sağrıcılar içinde bir kubbeli câmi‘dir. Bu hakîr'in ceddî binâsıdır. Târîhi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89b ·
metinde göster ·
… em‘ olmamışdır, anda Defterdâr Süleymân Çelebi câmi‘i: Çâr-kûşe harpüşte kurşum
kubbeli
Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Üsküblü Çeşmesi dibinde yedi yol ağzı ki İslâmbol içre bu gûne yedi râh cem‘ olmamışdır, anda Defterdâr Süleymân Çelebi câmi‘i: Çâr-kûşe harpüşte kurşum kubbeli Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90a ·
metinde göster ·
… {dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta
kubbeli
ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
Yağkapanı câmi‘i: (---) binâsıdır, çâr-kûşe tahta kurşum
kubbeli
ve alçacık minâreli (---) kademe nerdübân ile urûc olunur câmi‘dir. Altı serâpâ …
Yağkapanı câmi‘i: (---) binâsıdır, çâr-kûşe tahta kurşum kubbeli ve alçacık minâreli (---) kademe nerdübân ile urûc olunur câmi‘dir. Altı serâpâ zeyt yağı dükkânlarıdır. Ve Kurşumlu Mahzen kurbünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… --) (---) binâsıdır. Bu dahi kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve (---) aded kurşum
kubbeli
ve iki yüz dollâblı ve yüz aded pâsbânlı ve elli aded dellâllı bir metîn bezâst …
Esnâf-ı ehl-i tâcir, tâ’ife-i Bezzâzistân-ı Galata: Sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Bu dahi kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve (---) aded kurşum kubbeli ve iki yüz dollâblı ve yüz aded pâsbânlı ve elli aded dellâllı bir metîn bezâstendir. Neferât cümle 200, dollâb 100, ammâ bunda İslâmbol bedâstenleri gibi cevâhir ve murassa‘ât ve zî-kıymet tefârûkât bey‘ [ü] şirâ olmaz, metâ‘ları çuka ve kumâş ve Sakız kâmhâsı ve Sakız dimisi ve kız dimisi ve Cezâyir ihrâmları fürûht olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
… --) binâsıdır. Ve Leb-i deryâda Pertev Paşa Câmi‘i, selâtîn câmi‘i-misâl kurşum
kubbeli
ve bir minâreli câmi‘-i rûşendir. Süleymân Hân vezîri Pertev Paşa yedi sene hâk …
Ve cümle yigirmi üç mihrâbdır. Cümleden kadîm çârsû içinde Mahkeme Câmi‘i bir minâreli (---) örtülü cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir (---)(---) binâsıdır. Ve Leb-i deryâda Pertev Paşa Câmi‘i, selâtîn câmi‘i-misâl kurşum kubbeli ve bir minâreli câmi‘-i rûşendir. Süleymân Hân vezîri Pertev Paşa yedi sene hâkim olup inşâ etmişdir. Gâyet rûşen ve müzeyyen câmi‘-i latîfdir kim Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 243a ·
metinde göster ·
ve bir minâreli câmi‘dir, tûlu kâmil yüz adımdır, ve bir cirm-i latîfi var kim …
Her şeb böyle deyüp nevbet beklerler. Cenge âmâde kal‘a-i pür silâhdır. Niçe giceler küffâr-ı dûzah-karâr gelüp muhâsara edüp niçe bini dendân-ı tîğdan geçüp hâ’ib ü hâsir gidüp hamd-i Hudâ Murâd Hân-ı Râbi'den beri gelmediler. Ve bu mertebe metânet üzre olan kal‘a-i hısn-ı hasînin enderûn [u] bîrûnunda 246b cümle yigirmi dörd mahalledir ve kefere mahallesi cümle leb-i deryâya vâki olup bin yüz aded harâc verici keferelerdir. Ancak yüz kefere kal‘anın ta‘mîr u termîmî içün mu‘âflardır. Ve cümle (---) bin altmış aded kat-ender-kat kâr-ı kadîm kârgîr binâ hânedân-ı kadîmlerdir, umûmen (---) -gûn örtülüdür, cümle hâneleri cânib-i garba deryâya nâzırdır. Ve bu şehr cümle (---) mihrâbdır, cümleden ma‘bed-i kadîm kal‘ada Sultân Alâeddîn Câmi‘i kurşum kubbeli ve bir minâreli câmi‘dir, tûlu kâmil yüz adımdır, ve bir cirm-i latîfi var kim misli bir diyârda yokdur, (---) kapusu vardır, mihrâbı ve mü’ezzin mahfili musanna‘dır. Ammâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a–246b ·
metinde göster ·
… â mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu
kubbeli
ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kur …
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… sâf-ı çârsû-yı bezzâzistân: Cümle sekiz yüz dükkândır. Ve dörd kapulu ve kârgîr
kubbeli
bir ma‘mûr bedesteni var. Sarrâchânesi ve gazzazları ve kuyumcuları ve terziler …
Evsâf-ı çârsû-yı bezzâzistân: Cümle sekiz yüz dükkândır. Ve dörd kapulu ve kârgîr kubbeli bir ma‘mûr bedesteni var. Sarrâchânesi ve gazzazları ve kuyumcuları ve terzileri ve sipâh bâzârı ve tahta'l-kal‘ası gâyet müzeyyendir. Darbhânesi Erzincan kapusu kurbundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 287b ·
metinde göster ·
câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişd …
Kavm-i İslâm binâsıdır, ammâ Allahu a‘lem Selçûkiyân'dan Kılıç Arslan Şâh binâsıdır. Âb [u] hevâsı latîf olduğundan Kılıç Arslan oğlu Ya‘kûb Mirza'yı ve niçe yüz hasta çorluları bu şehre gönderüp ifâkat bulduklarından Çorum nâmıyla müsemmâ bir şehr-i ma‘mûrdur. Ammâ a‘yân-ı ulemâ-yı vilâyet hüsn-i tevcîh edüp "Cûr-ı Rûm"dan galat "Çorum" derler deyü hüsn-i ta‘bîr ederler. Âl-i Dânişmendiyye destine girmişdir. Anlardan sene (---) târîhinde Yıldırım Hân istîlâ eylemişdir. Sivas eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnı 300.000, ze‘âmet 19 ve timar 310 ve alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüz elli akçe kazâdır. Ve (---) nâhiyedir. Senevî kazâsından beş kîse hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve neferâtları ve kapan emîni ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı vardır. Ve sipâh kethüdâyeri beğine mu‘âdil kerr u fer sâhibi hâkimdir. Ve kapukulu serdârı dahi müte‘azzım âdemler olur. Zîrâ bu Çorum sancâğında askerî tâ’ifesi gâyet çokdur ve eşkıyâ ve zorba yeridir. Hattâ bizim paşayı bu şehre kondurmak istemediler. Mâbeyne muslihîn girüp mahkeme-i şer‘de yâfteler verüp cümle şehr hânelerinde üç gün meks etmek fermân olundu. Bu şehr cümle kırk iki mahalle ve kırk iki mihrâbdır. Ve cümle dörd bin üç yüz bâğlı ve bâğçeli kiremitli ve hâk-i amber-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. Ve cümle tokuz hutbedir. Cümleden ma‘mûr selâtîn-i selef Sultân Murâd Câmi‘i, kurşum kubbeli câmi‘-i rûşendir. Lâkin bir minârelidir. Anı dahi yıldırım urup münhedim etmişdir. {Ammâ Sultân Alâeddîn Câmi‘in Süleymân Hân ta‘mîr etmişdir. Be-dest-i Mi‘mâr Sinân Ağa} Ammâ bu câmi‘ çârsû içinde vâkı‘ olmağıla cemâ‘ati çokdur. Ve Tahılbâzârı Câmi‘i ve Beğ Câmi‘i ve Defterdâr Câmi‘i ve Medrese Câmi‘i ve Ağa Câmi‘i. Ammâ Murâd Hân Câmi‘i'nden mükellef kurşumlu câmi‘ yokdur. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Yeni hammâm gâyet latîfdir. 350b(---)(---)(---) câmi‘ine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350a–350b ·
metinde göster ·
Ve mü’essirât-ı rü’yâ-yı sâliha: Şeyh Çelebi âlem-i menâmında görür kim "Üsküdar'daki namâzgâha niçe kerre yüz bin ümmet-i Mehemmed cem‘ olup def‘-i belâ içün du‘â-yı istiskâya hâzır olup Üsküdarî Mahmûd Efendi va‘z [u] nasîhate çıkmış derler. Mahmûd Efendi buyururlar kim; 'Üsküdar arz-ı mukaddese hâkinden olup bizim himâyemizle olmağıla Gürcî Nebî nâm Celâlînin Murâd Paşa elinde münhedim olmasın ricâ etdim. İnşâallahu Te‘âlâ bin elli dokuzunun mâh-ı (---) linde yevm-i (---) de ve (---) sâ‘atde vakt-i zuhrda Gürcî Nebî münhedim olup guzât-ı müslimîn niçe mâl-ı ganâyimle muğtenim olup niçe bin ümmet-i Muhammed deryâya gark olmadan ve benim himâyemde olan Üsküdar'ın ihrâk bi'n-nâr olmadan halâs olmasın ricâ edüp hamd-i Hüdâ ricâmız hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Murâd Paşa (---) kadar sadrıa‘zam olup selâmetle Budin'e vâlî olup kapudan olup yine sadrıa‘zam olup ba‘dehû Arabistân'da Hamâ şehrinde müte’ehhil olup hânedân sâhibi olmasın ricâ eyledik. Şimdiki hâlde bu istiskâ va‘zına nûr-ı didem cân-ı azîzim Abdülgafûr Çelebim kürsiye çıkup va‘z u nasîhat etsün' buyurduklarında Gafûrî Efendi Üsküdar minberine çıkup du‘â edüp semâdan bârân-ı rahmet nâzil olup Üsküdar ve İslâmbol üzre zulümât-ı nühûset ref‘ olup âlem münevver oldu" deyü bu vâkı‘ayı Şeyh Halîl Efendi bu uslûb üzre Murâd Paşa'ya nakledince Murâd Paşa eydür "Vallahi Efendi, geçen gice ben dahi vâkı‘amda bu İslâmbol'da ehlimi talâk-ı selâs ile mutallaka edüp Hamâ şehrinde te’ehhül edüp kubbeli sarâylar ve câmi‘ler binâ etdirmişim. İnşâallah hayr ola" deyüp Halîl Efendi'ye vâfir ihsân [u] in‘âmlar edüp Halîl Efendi'nin hayr du‘âsın alır. Ba‘dehû bu vâkı‘adan ne zuhûrât-ı İlâhiyye âşikâre ola derken Gürcî Nebî'nin isyân [u] tuğyânı zâhir oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30a ·
metinde göster ·
Evvelâ Akye kal‘asının tâ ortasındaki harâbistân içre kumlukda bir alçak
kubbeli
ve bir müfîd [ü] muhtasar âsitâneli âşiyâne içinde ziyâret-i Hazret-i Sâlih İbn …
Evvelâ Akye kal‘asının tâ ortasındaki harâbistân içre kumlukda bir alçak kubbeli ve bir müfîd [ü] muhtasar âsitâneli âşiyâne içinde ziyâret-i Hazret-i Sâlih İbn (---) salavâtullahi aleyhi ve selâme. Bu kal‘a bunların na‘ş-ı şerîfi berekâtına binâ olunup âbâdân olmuşdur. Bu kal‘aya bir kerre küffâr istîlâ eyledikde cesed-i Hazret-i Sâlih'i kaldırup İşpaniye'da Medîne-i kübrâya ya‘nî Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde derûn-ı kabrden bir sayha-i elîm zâhir olup vaz‘-ı yed eden küffârların cümlesi ol sayhadan helâk olup cümlesi İskender'in harâb olan sarâyı kurbunda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 42b ·
metinde göster ·
… hâne-i üstâdândır. Ammâ bu şehrin iki bezzâzistânı var. Biri kâr-ı kadîm kârgîr
kubbeli
binâ-yı kavîdir. Ve biri, Tayyâroğlu Ahmed Paşa binâ etmişdir, serâpâ kârgîr to …
Der-beyân-ı dekâkîn-i esvâk-ı sultânî : Cümle dört yüz dükkândır. Şehrine göre çârsû-yı bâzârı ma‘mûr u müzeyyen ü şirîn değildür. Lâkin yine cemî‘i zî-kıymet esbâbı bî-kıymet ü bî-minnet bulunur. Ammâ sarrâchânesi İbrâhîm Halil nehri kenarında vâki‘ olmağıla pâk u pâkîze serdâb-ı Bağdâd şekilli bir sovuk sulanmış şâhrâhın tarafeyninde ma’mûr u müzeyyen, mevsim-i gülde ve mevsim-i zanbak u gûnâ-gûn şükûfeler mevsiminde bu sûk-ı müferreci zeyn edüp âyende vü revendelerin dimâğları mu‘attar olur. Cemî‘i erbâb-ı ma‘ârifin ve nice bin âşıkânın mecmau'l-irfânı ve ârâmgâhları sarrâchâne-i üstâdândır. Ammâ bu şehrin iki bezzâzistânı var. Biri kâr-ı kadîm kârgîr kubbeli binâ-yı kavîdir. Ve biri, Tayyâroğlu Ahmed Paşa binâ etmişdir, serâpâ kârgîr toloz binâdır ve tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Üç aded demir kapuları var. Cemî‘i zî-kıymet la‘l u yâ‘kût ve zümürrüd ü elmas-ı bî-kıyas mevcuddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b ·
metinde göster ·
Andan çârsû içinde câmi‘-i Alî Paşa çâr-kûşe hârpüşte kurşum
kubbeli
ve bir minâreli ve kıbleye nâzır bir kapulu şîrîn câmi‘dir. Hareminde yigirmi a …
Andan çârsû içinde câmi‘-i Alî Paşa çâr-kûşe hârpüşte kurşum kubbeli ve bir minâreli ve kıbleye nâzır bir kapulu şîrîn câmi‘dir. Hareminde yigirmi ayak nerdübânlar ile nüzûl olunur âbdest muslukları vardır. Cümlesi kırk aded uyûn-ı câriyelerdir. Kapusu üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
… âleddîn-i Rûmî, ya‘nî muhibb-i Hazret-i Monla Hünkâr olmak ile bu âsitâneyi iki
kubbeli
bir Mevlevîhâne etmişdi.
Ahsen-i mesâcid, derler. Mâ-tekaddem câmi‘ olmak içün binâ etmemiş idi. Muhibb-i Celâleddîn-i Rûmî, ya‘nî muhibb-i Hazret-i Monla Hünkâr olmak ile bu âsitâneyi iki kubbeli bir Mevlevîhâne etmişdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153a ·
metinde göster ·
ve demir pençereli ve cümle imâreti kurşumlu câmi‘-i pür-envârdır ve gâyetü'l-g …
Andan Mevlevîhâne'nin Behzâd câmi‘i: Kubbeli ve demir pençereli ve cümle imâreti kurşumlu câmi‘-i pür-envârdır ve gâyetü'l-gâye bir musanna‘ mihrâbı ve minberi vardır, ammâ minâresi âlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20b ·
metinde göster ·
… nin zirve-i âlîsi bir gayrı san‘at üzre inşâ olunmuşdur kim vâcibü's-seyrdir ve
kubbeli
bir câmi‘-i ma‘mûrdur.
Andan Alaca câmi‘ derler ve ba‘zılar Küçük Minâreli derler, zîrâ minâresinin zirve-i âlîsi bir gayrı san‘at üzre inşâ olunmuşdur kim vâcibü's-seyrdir ve kubbeli bir câmi‘-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 20b ·
metinde göster ·
… cid var. Evvelâ çâ[r]sû içinde Büyük câmi‘ Süleymân Hân'ındır kim serâpâ kurşum
kubbeli
ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîmdir. Andan Tişvâr câmi‘inin târîhidir:
Ve bu kal‘a içre cümle beş câmi‘ ve bir mescid var. Evvelâ çâ[r]sû içinde Büyük câmi‘ Süleymân Hân'ındır kim serâpâ kurşum kubbeli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîmdir. Andan Tişvâr câmi‘inin târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… ı sun‘-ı Hudâ kavza, ya‘nî ılıca kudret hammâmı beş altı yerde havuzlu ve küçük
kubbeli
ılıcaları var kim cümle diyârdan cüzâm ve ger ve giciyik olan ehl-i derdler gel …
Evsâf-ı sun‘-ı Hudâ kavza, ya‘nî ılıca kudret hammâmı beş altı yerde havuzlu ve küçük kubbeli ılıcaları var kim cümle diyârdan cüzâm ve ger ve giciyik olan ehl-i derdler gelüp yedi sekiz gün âb-ı germâsından nûş edüp beş on kerre girse bi-emrillâh ol ehl-i marazın vücûdu dürr-i beyzâya dönüp şifâ bulur. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167a ·
metinde göster ·
Ve cümle üç aded hammâmları var, kıbâblı değildir. Tahtadan bir gûne çâr-kûşe
kubbeli
kireç ve horasân ile binâlı 13b bir tarz-ı âhar sobalı hammâmlardır, ammâ cân …
Ve cümle üç aded hammâmları var, kıbâblı değildir. Tahtadan bir gûne çâr-kûşe kubbeli kireç ve horasân ile binâlı 13b bir tarz-ı âhar sobalı hammâmlardır, ammâ cânib-i erba‘ası kârgîr dîvârlara kat-ender-kat kârgîr nerdübân-misâl yerler edüp her birinde kurnaları var, ammâ aşağı soffada olan âdemlere yukaru soffada yaykanan âdemlerin çirkâbı suyu sıçramaz garîb san‘atdır. En aşağı tabakası sovukdur. Andan aşağı havuzlu meydândır orta tabakaları dahi germâdır dahi andan âlî tabakaları dahi issidir, tâ kubbe berâberi tabakası âteş pâredir. Herkes tahammülüne göre soffalarda gusl ederler. Külhanı taşrada değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13a–13b ·
metinde göster ·
… i fetihde kiliseden mihrâbın velî edüp câmi‘ etmişdir. Kâr-ı kadîm birkaç hurde
kubbeli
ve bir alçak minâreli beyt-i atîk câmi‘-i sıddîkdir.
Evvelâ kal‘a altında Fethiyye câmi‘i; İkiyürekli Ali Beğ hîn-i fetihde kiliseden mihrâbın velî edüp câmi‘ etmişdir. Kâr-ı kadîm birkaç hurde kubbeli ve bir alçak minâreli beyt-i atîk câmi‘-i sıddîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
… et-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir
kubbeli
yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Ef …
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
… , ammâ havzı dardır. Ol kadar mükellef binâ-yı şâhânî değildir, ancak bir küçük
kubbeli
ılıcadır. Suyu ol kadar suhûniyyet üzre değildir, ne sermâ ve ne germâ bir mu‘t …
Sitâyiş-i ılıca-i Eski Zağra: Her sene Zağra kavmi kiraz mevsiminde iki sâ‘atde bu germâba gelüp çimerler ve harâretden halâs olurlar. Gâyet nâfi‘ suyu vardır, ammâ havzı dardır. Ol kadar mükellef binâ-yı şâhânî değildir, ancak bir küçük kubbeli ılıcadır. Suyu ol kadar suhûniyyet üzre değildir, ne sermâ ve ne germâ bir mu‘tedil sudur. Bu ılıca hemân nehr-i Tunca kurbunda bir çemenzâr yerde olmak ile hakîr ol çemenzârdan at ile ubûr edem derken hemân hakîrin atı kulağına dak gark olup at çabaladıkça gark olduğun görüp hamd-i Hudâ fakîr cüst ü çapük davranup atdan kendümü bir tarafa atup piyâde bile güçile cân halâs etdim. Meğer cumbul ve batlak imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 53a ·
metinde göster ·
… hammâmı rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr hammâm-ı ma‘mûrdur. Çavuş hammâmı sekiz
kubbeli
ve kiremit örtülü. Hammâm çiftelerdir, yalnız değildir, yanlarında birer hammâm …
Der-medh-i hammâmât-ı gâsılân-ı râhat-ı cân: Olanı da iki aded hammâmdır. Bir çârsû hammâmı rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr hammâm-ı ma‘mûrdur. Çavuş hammâmı sekiz kubbeli ve kiremit örtülü. Hammâm çiftelerdir, yalnız değildir, yanlarında birer hammâm dahi avretler içündür. Bu iki hammâmdan mâ‘adâ a‘yân-ı kibâr-ı kübbâr hânedânlarında iki yüz yigirmi aded sarây hammâmları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58a ·
metinde göster ·
… çamur deryâsı içinde dörd yüz aded padavra örtülü fukarâ evleridir. Bir kurşum
kubbeli
musanna‘ câmi‘i, altı aded mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir mektebi var, gayri …
Sitâyiş-i Varoş-ı Zemon: Kal‘anın cânib-i şarkîsinde nehr-i Tuna kenârında bir düz vâsi‘ fezâ-yı çemenzârda bir cânibi çamur deryâsı içinde dörd yüz aded padavra örtülü fukarâ evleridir. Bir kurşum kubbeli musanna‘ câmi‘i, altı aded mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir mektebi var, gayri hân ve medrese ve hammâm ve çârsû-yı bâzârdan bir imâret yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a ·
metinde göster ·
Ve barıda[sı] on iki aded sebîlhâne-i atşân-ı cân-sitândır. Cümleden Orta kal‘anın çârsû kapusundan taşra çıkarken sol tarafda handak kenârında tahta kubbeli Kâsım Paşa sebîli mâh-ı Temmûz'da buzlu âb-ı nâbı şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ rûhiyçün cemî‘i teşnegânlara mâ-i kevserden bezl ederler. Serdâr sebîli ve Kethudâ sebîli, ma‘lûmumuz bunlardır, ammâ bu şehirde uyûn-ı câriye çeşme-sârlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
… bu Budin'i amâr etmede imdâdları olduğu cihetden on yedi aded kral içün on yedi
kubbeli
hücreler edüp her kubbe üzre alem yerine müdevver altun toplar ile on yedi oday …
Cümle kral-ı dâlların bu Budin'i amâr etmede imdâdları olduğu cihetden on yedi aded kral içün on yedi kubbeli hücreler edüp her kubbe üzre alem yerine müdevver altun toplar ile on yedi odayı eyle murassa‘ât-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdi kim âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi bu sarâya pertev urdukda çeşm-i insân hîrelenirdi. Çûn bu sarây-ı ibret-nümâ yedi yılda tamâm olup cümle kral ve ban ve herseklere bu sarâyda ziyâfet-i âlîler edüp cümle küffâr bu sarâyın tarz [u] tarh-ı tavrın ve nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnun görüp engüşt ber-dehen edüp âlem-i hayretde kalup bu sarâyın nâmına "Kızıl[elma] sarâyı" deyü nâm kodular, zîrâ her kralın odaları üzre kızıl altundan toplar olduğu cihet ile Kızılelma Sarâyı ve Kızılelma-yı Ungurus deyüp Budin kal‘asına nâm kodular. Hâlâ bu sarâya Kızılelma Sarâyı derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73b ·
metinde göster ·
… müzeyyen ve mükemmel Sokollu Mehemmed Paşa dâmâdı Sinân Paşa câmi‘i, gerçi bir
kubbeli
câmi‘dir, ammâ gâyet vâsi‘ ve musanna‘ ve mihrâb u minberi ve mahfil-i münîfi m …
Evvelâ cümleden çârsû içre mükellef ü müzeyyen ve mükemmel Sokollu Mehemmed Paşa dâmâdı Sinân Paşa câmi‘i, gerçi bir kubbeli câmi‘dir, ammâ gâyet vâsi‘ ve musanna‘ ve mihrâb u minberi ve mahfil-i münîfi murakka‘-misâl bir ma‘bedgâh-ı pür-me’âldir. Ve billûr u necef ve moran câmlarına âfitâb-ı âlem-tâbın tâb [u] tüvânı bu câmlara te’sîr etdikde câmi‘i nûr iken nûr-ender-nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145a ·
metinde göster ·
… ından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ
kubbeli
bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Paşa dahi kralın gönderdiği defter üzre cümle hedâyâları krala ve anasına ve başvezîre ve başpapasa ve başirşeke ve gayri vezîrleri makâmında olanlara ve ser-i kârda olan bî-dînlere cümle hedâyâları âmâde edüp ertesi sene (---) mâh-ı Zilka‘desinin (---)(---) bâzâr gün ale's-sabâh çâsâr ikinci vezîr ve başkomsar ile kendü hınto arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
Ve kal‘ada Hünkâr câmi‘i bir kârgîr minâreli ve musanna‘
kubbeli
câmi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---) aded tahta 78a şindire tahta örtülü m …
Ve kal‘ada Hünkâr câmi‘i bir kârgîr minâreli ve musanna‘ kubbeli câmi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---) aded tahta 78a şindire tahta örtülü ma‘mûr ve mükellef ü mükemmel tarz-ı kadîm fevkânî kârgîr binâ hânedânlardır. Lâkin kal‘a içi zîk olmağile her hânelerin bâğ u bâğçeleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77b–78a ·
metinde göster ·
… başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr
kubbeli
karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka …
Ve bu kal‘anın cirmi dîvâr üzre iki bin beş yüz adımdır. Cümle beş tabya-i azîmdir kim her birinde on ikişer aded kırmızı çullu arabalar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz. Her tabyanın başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… eng-i tırâş metîn kal‘a-i savaşdır. Beş kullesi dahi şindire tahta örtülü sivri
kubbeli
kulle-i serâmedlerdir. Hattâ derûn-ı hisârda bir Hünkâr câmi‘i ve bir dizdâr hâ …
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes ve beş aded metîn ve kavî kulleli ve dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli iki kat Şeddâdî mücellâ ve musaykal seng-i tırâş metîn kal‘a-i savaşdır. Beş kullesi dahi şindire tahta örtülü sivri kubbeli kulle-i serâmedlerdir. Hattâ derûn-ı hisârda bir Hünkâr câmi‘i ve bir dizdâr hânesi ve mezkûr kullelerde cebehâneler ve zahîreler ve bir su kuyusu var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… nde İslâm Geray hânı çeşmesi ve Çârsû çeşmesi tâ şehrin orta yerinde çâr-kûşesi
kubbeli
çeşmesâr-ı azîmdir kim târîhi budur.
Der-beyân-ı çeşmesâr-ı âb-ı revân: Cümle yedi aded Arapça misilli âb-ı zülâl uyûnları var. Cümleden şehir içinde İslâm Geray hânı çeşmesi ve Çârsû çeşmesi tâ şehrin orta yerinde çâr-kûşesi kubbeli çeşmesâr-ı azîmdir kim târîhi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119a ·
metinde göster ·