İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kula*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
543
isabet
475 cümle/beyitte
201,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
21 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi543221,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 543

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kula*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9a … radeniz Tûfân-ı Nûh zulemâtı suyundan kalmış bir bahr-i amîkdir kim umku seksen kulaç fecc-i amîk bir bahr-i siyâhdır kim kable't-Tûfân Akdeniz'e munsab olmayup İslâ …
EÇS I 33a … şirâsında hilâf edenin gerdenine tahta kulle ve başına şikenbe ve burnundan ve kulağından mıhlamak içün me’mûr bir hâkim-i mağfûrdur.
EÇS I 37a … rsî-i şerîfe urûc edüp mahalle münâsib pend [ü] va‘za âğâze edüp cümle halk cân kulağıyla sâmi‘înden olup istimâ‘ ederlerken beri tarafda mezkûr ihtiyâr Gülâbî Ağa'ya ka …
EÇS I 56b–57a Ve galebe dîvân oldur kim üç ay başında cemî‘i kula mevâcib çıka yâhûd bir kıraldan elçi gele ol gün rûz-ı mahşerden nişân verir bi …
EÇS I 61a Cebecibaşı nâm bir kâfir mübârek kulağın kesüp Dâvûd Paşa'ya müjde getirdi ve na‘ş-ı şerîfin Atmeydânı'nda Sultân Ahmed …
EÇS I 65a … â üzre bî-riyâ yatırken cebecibaşı olan (---) Ağa kâfir, Pâdişâh'ın mübârek sağ kulağın kesüp ve bir yeniçeri hâtemiyçün mübârek engüştün kesüp tîz Dâvûd Paşa'ya kulağ …
EÇS I 65a … lağın kesüp ve bir yeniçeri hâtemiyçün mübârek engüştün kesüp tîz Dâvûd Paşa'ya kulağın ve parmağın müjde ile götürüp anlara birer kîse altun verdikde cebecibaşı, Dâvû …
EÇS I 65a … evletin mü’ebbed olup Âl-i Dâvûdiyân, deyü cihânda nâmın dâstân ola’ dedikde bu kulağın getiren cebecibaşıya sipâhîler ağalığı ihsân edüp oğlu Süleymân Beğ'i pâdişâh e …
EÇS I 72b … enn-i kesme ve bağla ve tanı ve haddâd ve bağal ve muhâlif ve sürme ve gazel ve kulak ve serre ve zîr ve hevâ ve bağla top ve rehâ top ve fidye ve cângûş ve top kafâ …
EÇS I 78b–79a İmdi " Kula dahi cülûs in‘âmı lâzımdır" deyü Mehemmed Hân-ı âlîşân peder zamânında hazîneyi …
EÇS I 79a … net yokdur, ismi Mehemmed olsun" deyü ricâ edüp Mehemmed dediler. Ammâ ibtid[â] kulağına ezân-ı Muhammedî tilâvet olundukda Yûsuf ismiyle müsemmâ idi. Hikmet-i Hudâ cef …
EÇS I 80a … Mısır'da kubbe altında adl [ü] adâleti meşhûrdur. Bu dahi Girid'e donanma (---) kula mevâciblerin bi't-tamâm verirken "mühîn-i devletdir" deyü bahâne edüp dîvân-ı p …
EÇS I 86b … i kenârında memleket-i İslâm'dan Doğan Geçidi nâm bir cedîd kal‘a binâ olunmuş. Kulağızlarımız Kazak tâ’ifesi hakîri getirüp hamd-i Hudâ şe‘âyir-i İslâmdan mi‘râc-ı berîn kan …
EÇS I 97a Sağırlara Kulaksız hammâmı.
EÇS I 97a Kulampârelere Bokluca hammâm {Galata'da}.
EÇS I 104a … Hân'ı pâdişâh edüp Hotin seferine gidüp bî-feth avdet edüp dâr-ı devlete gelüp kula dilgîrliğinden Şâm ve Mısır'a gitmek sadedinde iken edebde hayâsın sıkup Yediku …
EÇS I 107b … up Geysûdâr Kapanî Mehemmed Efendi dahi gelüp hakîri kundağımızla kucağına alup kulağımıza ezân-ı Muhammedî tilâvet etmek murâd edindikde,
EÇS I 107b "Ya bu oğlanı âgâh edüp kulağına kim ezân okudu" deyü su’âl edince huzzâr-ı meclisden ba‘dehu üstâdımız olan Der …
EÇS I 108a Ve ibtidâ kulağımıza ezân tilâvet eden mezkûr Sun‘ullâh Efendi dörd kerre şeyhülislâm olmuşdur. Bir …
EÇS I 112b … . Kırk sene semtimizde sâkin olup hattâ bu fakîr tevellüd etdüğimiz mahalde sağ kulağımıza ezânı Sun‘ullâh Efendi ve sol gûşumuza menkûş içün bu Geysûdâr Mehemmed Efendi …
EÇS I 125b Câmi‘-i Kulaksız : (---) (---) binâsıdır, bir minâreli ve kurşum kubbelidir. Ve,
EÇS I 126a Ve Kulaksız tekyesi tarîk-i Halvetî'dir.
EÇS I 126a Ve Kulaksız hammâmı âlât [u] bisâtı ve huddâmları pâk ve dellâkları cüst ü çâlâk olup herke …
EÇS I 126a … ve huddâmları pâk ve dellâkları cüst ü çâlâk olup herkese hidmet ederler. {Ammâ Kulaksız hammâmı olmağile ekseriyyâ huddâmları sağırlardır}.
EÇS I 126b … elâ Cum‘abâzârı ve Kâsımpaşa çârsûsu ve Piyâlepaşa bâzârı ve Terziler bâzârı ve Kulaksız bâzârı ve Tabbâğlar bâzârı ve iskele bâzârı,
EÇS I 127a … le-i Emîrefendi ve mahalle-i Sinânpaşa ve mahalle-i Kocapiyâlepaşa ve mahalle-i Kulaksız ve mahalle-i Hamdîefendi ve Hacıahmed mahallesi ve Ketehorya mahallesi.
EÇS I 127b … ine emânet verdim, tîz ehlimin kabrin bana gösterin" deyüp derhâl kabrine varup kulak dutar, görse bir ma‘sûm sadâsı istimâ‘ olunup derhâl gûrun kapağın açup görse b …
EÇS I 127b … da Emîr Efendi derler. Diyâr-ı Sivasdandır ve tarîk-i Bayramî'dir. Kâsımpaşa'da Kulaksız mahallesi kurbünde zâviye-i azîminde medfûndur.
EÇS I 130a Koy-a gavgâyı ey vâ‘iz kulağım nesne gûş etmez
EÇS I 131a … mukaddem bu çam odunların niçe yüz üstâd kesüp iki ucun mekik gibi sivri birer kulaç ince odun edüp kurudurlar. Ba‘dehu top dökecekleri günde cümle halîfe ve üstâdl …
EÇS I 133a … cûm-ı hümâm ilm-i zîcde rasad çıkarmak içün bir kuyu kazmışdır kim umku yüz beş kulaçdır . Ba‘dehu ulemâ meşveret edüp,
EÇS I 135b … öyünde leb-i deryâda birer câmi‘i var. Ve elli bin guruş harc edüp Kâsımpaşa'da Kulaksız mahallesi kurbünde Emîr Efendi câmi‘ine su getirüp aceb hayrât-ı azîm etmişdir} …
EÇS I 139a Ol cibâl-i âlînin tâ zirve-i a‘lâsında bir çâh-ı mâsı var üç kulaçda suyu çıkup gûyâ âb-ı zülâldir.
EÇS I 139a–139b … d ederler. Ammâ kılıç[balığı], taşıdığı silâhına değmez bir tenbel balıkdır bir kulaç mikdârı tavîl burnunda tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir kılıcı ağ deliğine girüp as …
EÇS I 149a … niçe pend ü nasîhatlar edüp ferzendinin gûşuna menkûş olmağiçün şâkirdinin sağ kulağın berk çeküp ensesine bir sille-i pehlivânî urup, "Ey oğul gâfil me-bâş gözün aç …
EÇS I 149b … iyârlar huzûrunda cürmüne göre seksen üç asâ uralar, ammâ asâyı sâhib-i seccâde kulağından yukaru kaldırup urmaya. Gadr-ı hayf olup şeyh adâvet edüp yoldan çıkmış olur. A …
EÇS I 150b Kulaklarında olan menkûşeler, isyân tarafından kaçup Hak cevâba engüşt ber-dehen etmekdir.
EÇS I 151a fehvâsınca her kârda ve her tarîkda kulağız lâzımdır kim yol bula. Nitekim Miftâhü'l-ikbâl nâm kitâbda Câbir ibn Abdullâh e …
EÇS I 163a–163b Bunlar ağızlarına zeyt yağı 163b alup yetmiş kulaç ka‘r-ı deryâya dalup ağzındaki zeyti taşraya bıragınca tarfetü'l-ayn içre dühn- …
EÇS I 163a–163b … vâslar ka‘r-ı deryâya bir püşt-i pâ urup tarfetü'l-ayn içre taşra çıkar. Yetmiş kulaç yere talup bir ân dura ve yetmiş kulaç dahi çıka, mu‘cize-misâl bir ma‘rifetdir …
EÇS I 163a–163b … p tarfetü'l-ayn içre taşra çıkar. Yetmiş kulaç yere talup bir ân dura ve yetmiş kulaç dahi çıka, mu‘cize-misâl bir ma‘rifetdir kim makdûr-ı beşer değildir.
EÇS I 163b … ağlı hayâl balık kursağı ve uryân gavvâslarının bellerinde fûtaları bile yok ve kulaklarında deniz mâliki saçları ile uryânen alay ederler.
EÇS I 173a Ba‘zı uryân karcıların ellerinde kar buz küsküleri ve külünkleri ve kulaklarının yanların delüp turna telleri ile geçerler. Ba‘zıları böğürlerin delüp kalın çap …
EÇS I 175a … aşk olsun kim anı tamâm yiyen âdemden âdem çıkar eski balıkdır. Ammâ kalaklı ve kulaklı kalkan ve kefal balığına dahi aşk olsun kim anın hakkında "Ekeltü's-semekete ha …
EÇS I 179a–179b … ene takviyet verüp vücûdu pembe-misâl eder. Anıniçün Yahûdî pîçelerin vücûdları kulak şahmesi gibi yumuşak olur derler. Netîce bu yağcılar dahi alay ile güzer edüp g …
EÇS I 180b–181a … eyüp kimine deyenek kimine tahta gülle kiminin yüzüne bal sürüp bir köşe başına kulağından mıhlayup kiminin yüzüne işkembe necâseti sürüp başına boklu işkembeyi külâh yer …
EÇS I 190b … esi dahi anların alayında ellerinde ve başlarında münîs olmuş kebûterler ile ve kulağı menkûşlu ve ayağı halhâllı mercân gözlü tuyûr rabisler ile ubûr eder.
EÇS I 201a Arabalar üzre dükkânlarında Selânik ve Sıfet ve Uşşâk ve Kula ve Mısır ve Isfehân halîçeleriyle zeyn edüp ubûr ederler.
EÇS I 205b … zıyup bir yerden bir şehre su gideceğin ilm-i hendese ile dağları yetmiş seksen kulaç kazup anda âb-ı hayât su var idiğin bilüp ka‘r-ı zemînde dörd beş konak yerler …
EÇS I 208a … -i balabancıyân: Neferât 100, Şîrâz'da te’lîf olup Osmânlıda çokdur, zurna gibi kulaklı değildir.