İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kula* ve

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
47
isabet
44 cümle/beyitte
17,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
14
farklı biçim
54 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4719,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–47 / 47

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kula* ve” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 65a … lağın kesüp ve bir yeniçeri hâtemiyçün mübârek engüştün kesüp tîz Dâvûd Paşa'ya kulağın ve parmağın müjde ile götürüp anlara birer kîse altun verdikde cebecibaşı, Dâvûd P …
EÇS I 72b … enn-i kesme ve bağla ve tanı ve haddâd ve bağal ve muhâlif ve sürme ve gazel ve kulak ve serre ve zîr ve hevâ ve bağla top ve rehâ top ve fidye ve cângûş ve top kafâ ve …
EÇS I 127a … le-i Emîrefendi ve mahalle-i Sinânpaşa ve mahalle-i Kocapiyâlepaşa ve mahalle-i Kulaksız ve mahalle-i Hamdîefendi ve Hacıahmed mahallesi ve Ketehorya mahallesi.
EÇS I 201a Arabalar üzre dükkânlarında Selânik ve Sıfet ve Uşşâk ve Kula ve Mısır ve Isfehân halîçeleriyle zeyn edüp ubûr ederler.
EÇS I 217a … e âfinâ yedi gün yedi gecede çeşm-i ebrû, müjgân ve kemân kaşlardan ve burun ve kulak ve dehândan el-hâsıl Arapça ile medh olunan evsâfdan fakîr gulâmda aslâ vücûd-ı …
EÇS II 255b … a‘zı yeri bir mil enli ba‘zı mahalli nısf mil teng mahallerdir. Ammâ umkı sekiz kulaç ve on kulaç derbenddir. İçinde Mikrilistân ve Abaza vilâyetine giden gemiler girüp …
EÇS II 266a–267a … esüp ardı sıra kovagiderken beri tarafda kulağuzluk ile gelen papas ejderin iki kulağın ve bir dilin kesüp seğirderek Dobruca kralının huzûruna kulakları ve dilleri bırağ …
EÇS II 266a–267a … pas ejderin iki kulağın ve bir dilin kesüp seğirderek Dobruca kralının huzûruna kulakları ve dilleri bırağup "Müjde olsun kralım, ejderi katl edüp kızları halâs etdim, işte …
EÇS II 270a … kate ile Karabatak ve İnebahtılı Durak ileri gidüp onar mil ba‘îd karavulluk ve kulağuzluk ve kolluk etmeğe me’mûr olup hil‘at-i fâhireler ihsan olundu. Ve edâ-yı hizmetden …
EÇS II 277a–277b … ibi lezzeti olur ve gâyet müferrah ve mukavvîdir. Ve bu buhayrenin umkı yigirmi kulaçdır. Ve gâyet sâf ve berrâk âb-ı revândır. Sâhilinde olan ahâlî-i kurâ nisvânları esbâb …
EÇS II 289a–289b … ib-i erba‘ası beyâz kar ortasında siyâh taşdan başı ve ağzı ve burnu ve dili ve kulakları ve dörd ayakları ve endam-ı vücûdu ve kuyruğu ayân u beyân nümâyândır. Hikmet bu k …
EÇS III 115a … m tulû‘undan gurûbına gelince kırk mil ve elli mil arzı vardır. Ve umkı yigirmi kulaç ve otuz kulaç derindir. İbtidâ tulû‘ı Moskov diyârının cânib-i garbîsinde bahr-i M …
EÇS III 126b–127a … sımça ve Kaçamak ve Karye-i Eski ve Koçubeğ 127a ve Uzun İnehân ve Toksofu ve Kulalı ve Gevherli ve karye-i Yeni ve Kireçlik ve Çonkar ve Kavacıkköy ve kasaba-i Ester- …
EÇS IV 269b Bu minvâl üzre paşa huzûruna yigirmi kulak ve on burun ve on beş ve yigirmi burun ve kırk kulak ile gelmiş ulak u solak yiğit …
EÇS IV 295b … r‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylem …
EÇS IV 312b Andan serâperde ardından başı zurzuvîli kebîr har kulaklı ve şütür-leb dudaklı ve pâları dolaklı ve gözü sürmeli ve rîş-i şevâribden müberrâ …
EÇS V 67b … -i Kaçamak ve karye-i Eski ve karye-i Koçı Beğ ve Uzun Eynehân ve Toksukı(?) ve Kulalı ve Gevherli ve karye-i Yeni ve Kireçlik ve Çonkar ve Kavacık ve kasaba-i Ester iki …
EÇS V 107a … ıldan berü vücûdu pembe-misâl ter u tâze ve kaşı ve gözleri ve yüzü ve burnu ve kulakları ve geysûları yerinde bir kız na‘şı çıkdı" deyü Melek Paşa'ya haber etdiler.
EÇS VI 15a … bir yekpâre mermer üzre (üzre) tuçdan bir siyâh fîl-i Mengerusî bünyâd olunmuş. Kulakları ve başı ve hortumu hareketde olup gözleri sâ‘at rakkâsı gibi deverân etmede. Kaçan …
EÇS VI 79b … ledüp haber alup ana göre tedârük görürler. Cümle çaşıtlar ve cümle pirbe yarar kulağızlar ve cümle Amr-ı Ayyâr-misâl yarar ve nâmdâr yiğitler bu çetebaşının bayrağı altında …
EÇS VI 123a … Kaşları ve bıyıkları ve sakalları biribirine mergûle mergûle olup gözlerini ve kulakları ve burunları deliklerini kehleler yaralayup sakallarında kevâhileler âşiyân etmişl …
EÇS VI 133b … ve mehîb ayu kellesidir. Bu kadar yüz yıldan ne tüğlerine ve kaşı ve gözleri ve kulakları ve dişlerine bir zarar gelmemiş.
EÇS VI 165a … ve menzil-hâk olur, zîrâ bu cisrin kaddi tâ aşağı rûy-ı âba varınca seksen yedi kulaçdır. Ve nehr-i Neretva'nın umku dahi seksen yedi arşındır.
EÇS VII 42a … hâd üstâd bu kayayı burgu veyâhûd makâb ile nakb edüp su çıkarmış. Kâmil toksan kulaçdır. Ve bu kal‘a kullelerinden aşağı bakmağa benî âdem cür’et edemez, ammâ,
EÇS VII 58b … tuç fîl vardır, kaddi mîl minâre kadar vardır. Dörd ayağı üzre durup gözleri ve kulakları ve hortumu dâ’imâ hareket etmededir. Kaçan kim öyle vakti oldukda hemân bir kerre …
EÇS VII 62b … şehrinden bir araba içre tulum gibi şişmiş sarı bir âdem getirüp gözlerinden ve kulakları ve burnu deliklerinden sâfî sarı sarı sular ve cerâhatler cereyân eder bir âdem ki …
EÇS VII 65b … arâb ile huzûr-ı pâdişâhîde zebân-dırâzlık ederse pâdişâhım huzûrunda burnun ve kulağın ve dilin kesmek değil hemân ol ân başın keserler. Şarâb içüp nâ-hemvâr evzâ‘ eden …
EÇS VII 66b … üzü Hacı Tilki(?) gibi uzun çehreli ve kulakları oğlancıklar pabucu kadar büyük kulaklı ve burnu bir koruk kadar kırık yarım akçe tahtası gibi yâhûd Mora batlıcanı kadar …
EÇS VII 68b … r gürûh dahi gûl-ı beyâbânlar kim her biri birer ucbe-likâ âdem hey’etli ve fîl kulaklı ve arslan pençeli ve kimisi fîl tabanlı ve kimi deve ayaklı bunlar dahi ellerinde …
EÇS VII 68b–69a … geyüp ellerinde birer kamış ve hasır pâreleri olup gözleri müdevver kimi sıçan kulaklı ve kimi kedi kulaklı ve kimi âdem başlı ve kuş başlı ve balık başlı ve arslan ayak …
EÇS VII 68b–69a … r kamış ve hasır pâreleri olup gözleri müdevver kimi sıçan kulaklı ve kimi kedi kulaklı ve kimi âdem başlı ve kuş başlı ve balık başlı ve arslan ayaklı ve'l-hâsıl Cenâb-ı …
EÇS VII 103b … erinde, ammâ başı tahta gibi yassı, ammâ burnundan ensesine doğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir g …
EÇS VII 103b … ğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak yeri ve ağzı ve b …
EÇS VII 147a Orta boylu omuzları vâsi‘ belleri ince iri başlı ve kaba kulaklı ve yassı alınlı ve küçük gözlü âdemleri de vardır, ammâ mahbûb u matlûb marâlî göz …
EÇS VII 151b … dağıtmış fîl dişleri gibi dişleri taşra çıkmış gözlerinden ve burunlarından ve kulakları ve ağızlarından gemi direkleri gibi âteşler hevâya saçılup her biri birer ağaçdan …
EÇS VIII 222b … n midye istiridye misilli deryâ böcekleri çok olup kefereler yerler. Ve umku on kulaç ve yedi kulaç yerleri vardır.
EÇS VIII 276b … âl-i sûretleri: Cümle Kalmık Tatarı çehreli ve kazan başlı ve deve dişli ve iri kulaklı ve iri gözlü ve yassı yüzlü ve samson sözlü olup sadâları dağlar içre güm güm ötüp …
EÇS VIII 319a–319b … ü ve küçük müdevver gözlü ve kara kaşlı ve küçük başlı ve kıvırcık saçlı ve iri kulaklı ve yassı burunlu ve iri dişli ve kısa boyunlu ve vücûdları post gibi tüğlü ve ayak …
EÇS VIII 336a … aşlı ve müdevver gözlü ve samson köpeği sözlü ve müdevver ve siyâh gözlü ve iri kulaklı ve başları saçlı ve kara kaşlı ve boyunları kısa ve omuzları enli ve belleri ince …
EÇS IX Y13a … a‘nî Eğrigöz kazâsı ve kazâ-i Simav ve kazâ-i Gedüs ve kazâ-i Selinti ve kazâ-i Kula ve kazâ-i İnay ve kazâ-i Eşme ve kazâ-i Güt ve kazâ-i Sirke ve kazâ-i Çakırca ve k …
EÇS IX Y88b Ve bu yaylağa Sarhanlı ve Alaşehirli ve Sartlı ve Kulalı ve Uşşâk P 45b halkı çıkarlar, zîrâ bu yaylağın şimâl tarafına yokuş aşağı Alaşe …
EÇS IX Y114a … cümle handakları kesme kayadır, aslâ dîvârlı handak yokdur. Ba‘zı yeri yigirmi kulaç ve ba‘zı yeri otuz kulaç derindir. Ve bu handaklar içre hâlâ hâzır u âmâde binden …
EÇS IX Y181a … mmünen Kur’ân-ı azîm tilâvet ederken o mâhîleri gördüm. Semeke-i İbrâhîm derler kulaklarında ve ağızlarında iğne-misâl püskülleri vardır bir mâ’ide-i Hudâ'dır. Bir sayyâd anı …
EÇS IX Y278a … e niçe bâğ-ı iremler ve besâtîn ü hadîkalar ve âb-ı hayât bi’r-i azîmleri birer kulaç ve ikişer kulaç yakındır.
EÇS X Y178b … îçe ve seccâdeler dokurlar kim medhinde lisân kâsırdır. Gerçi Uşşâk şehrinde ve Kula'da ve Alaşehir'de hâlîçeler dokurlar, ammâ Mısır'daki gibi bir diyârda yokdur, meğer …
EÇS X Y234a … k bir kelledir. Ve yüzü cânib-i şarka nâzırdır. Kaşı ve başı ve gözü ve dişi ve kulakları ve dudakları ve gerdânı var. Bir kelle-i azîmdir kim başı üzre yüz âdem otursa müm …
EÇS X Y341b–Y342a … arayel Y 342a cânibine seksen mîldir. Ammâ gâyet sığ deryâdır, ba‘zı yeri bir kulaç ve bir arşın ve iki kulaç, üç kulaç yerleri var bir buhayredir. İçinde bin pâre ba …