… lları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste
kullar
dahi önü sıra saf saf olup gürûh gürûh alay ile ubûr ederlerdi. Ve iki kerre yü …
Ba‘dehu bu Tuna'dan imdâd olmayınca yine Vezendon Kıral, İslâmbol'a su getirdmek içün su kemerleri cânibinden bir ayn-ı zülâli üstâd-ı mühendislere mâl-ı firâvân bezl edüp Kırkçeşme kemerleri ile İslâmbol'a bir mâü'l-hayât getirüp Kırkçeşme'den gayrı üç bin çeşme-i hayevân cereyân etdirüp İslâmbol'u eyle ma‘mûr [u] âbâdan etdi kim Yanko vezîri Kanator'anın binâ etdüği Yedikulle kal‘asından tâ Sarâyburnu kal‘ası rüknüne gelince şâhrâhın tarafeynine murassa‘ mînâ iskemleler üzre zer-ender-zere müstağrak olmuş kat-ender-kat kemer kuşaklu sipâh kulları selâma durup el bağlarlardı. Ve yüz bin piyâde murassa‘ tâclu kemer-beste kullar dahi önü sıra saf saf olup gürûh gürûh alay ile ubûr ederlerdi. Ve iki kerre yüz bin esb-süvâr asker dahi alay ederlerdi. Tâ bu mertebe kerr ü fer sâhibi zîşân kıral idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11b ·
metinde göster ·
"El-umûru merhûnetün bi-evkâtihâ" deyüp cemî‘i umûrun Cenâb-ı Bâri'ye tevfîz eyleyüp yine ilme meşgûl oldu. Hikmet-i Hudâ pederi Murâd Hân merhûm olup tekrâr Sultân Mehemmed Hân sene 855 târîhinde müstakil pâdişâh olup cümle kullar kendüden bî‘at edüp etrâf pâdişâhlarına nâmeler gidüp cümle pâdişâhlardan elçiler ile mübârek-bâd nâmeleri ile hedâyâlar geldi. İllâ Kara Koyunlu neslinden Âzerbâycân şâhı Uzun Hasan itâ‘at etmeyince Sultân Mehemmed'in ibtidâ gazâsı Uzun Hasan olup Tercân sahrâsında iki deryâ-misâl asker birbirine mukâbele vü mukâtele olunca bir gün bir gece ceng-i sultânî ve neberd-i hâkânî olup Sultân Hasan münhezimen firâr etdüğine târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24b ·
metinde göster ·
… ı silâh ile iki kapu mâbeynin müzeyyen edüp bu Ilıca kapusundan cümle pür-silâh
kullar
şâhrâhın yemîn ü yesârına kat-ender-kat kal‘a neferâtları ta iç kal‘aya varınca …
Sene (---) târihinde Azerbaycân pâdişâhı Sultân Uzun Hasan Ebü'l-feth havfinden müceddeden binâ etmişdir. Anınçün Hasankal‘ası nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir hüsündâr kal‘a-i gevher-nigûndur kim Pasin sahrâsına göğüs verüp eflâke ser çekmiş kal‘a-i âlîdir. Sene (---) târîhinde cebren ve kahren muhâsara ile Kara Yûsuf evlâdı Ekrâdları destinden (---) Hân Gâzî feth edüp eyâlet-i Erzurûm'da Pasin sancağı beğinin tahtıdır. Beğinin hâssı taraf-ı pâdişâhîden kânûn-ı Süleymân Hân üzre 12.400 akçedir. Erbâb-ı zü‘amâsı altıdır ve erbâb-ı timarı 325, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Hîn-i gazada cümle cebelüleri ile bin beş yüz asker olup ve nısf kal‘a neferâtlarıyla paşa fermânıyla imdâda geldiler. El-azametullah kaçan paşa-yı zevi'l-ihtirâm bu kal‘a zîrinde meks etdikde kal‘ada bir yaylım tüfenk ve bir yaylım top-ı pür-renk [ve] alay-ı ceng eyledi kim zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Kal‘a-i Hasan mürg-i semender-vâr âteş-i nemrûd içinde kaldı. Acem elçisi bu hâli görüp dem-beste kaldı. Bu mahalde Paşa-yı Aristo-tedbîr buyurdı-ı şerîf ile kal‘a dizdârına bir iç mehteri gönderüp "Tiz kal‘ayı donadup bedenler üzre cümle askerleri pür-silâh olup biz kal‘a temâşâsına vardıkda 290b cümle cebehâneyi müzeyyen edüp bir dem gülbâng-i Muhammedî getirüp bir yaylım tüfenk ve bir yaylım top atsınlar" deyü fermân-ı vezîr varup ba‘de'l-‘asr Paşa, pasin beği ziyâfetine Acem elçisiyle kal‘aya giderken sadâ-yı Allah Allah gülbâng evce peyveste olup top u tüfenk velvelesinden sît u sadâ-yı top ayyûka çıkup elçi engüşt-i ber-dehen olup "Hey kayser-zemîn şahı! Aceb kal‘a-i Hasan-âbâd'a mâliksin" dedi. Ba‘dehû kal‘aya dâhil olunca Ilıca kapusunun iç yüzünde iki kapu mâbeynin tuğulka ve serpenâh zırh u zereh külâh [u] gûnâ-gûn âlât-ı silâh ile iki kapu mâbeynin müzeyyen edüp bu Ilıca kapusundan cümle pür-silâh kullar şâhrâhın yemîn ü yesârına kat-ender-kat kal‘a neferâtları ta iç kal‘aya varınca selâma durup derûn-ı kal‘ada salât-ı Cum‘a edâ olunup taşra çıkınca azamet-i Hudâ kal‘anın cümle burc [u] bârûların filândıra ve gûnâ-gûn bayrak [ve] sancaklar ile tezyîn etmişler. Andan Paşa iç kal‘aya çıkup kırk dörd karış Sultân Süleymân topların atdırup gülleleri tâ Çoban cisrine vardı. Bunda ziyâfet tenâvül olunup beğine ve dizdârına birer hil‘ât-i fâhire ihsân olunup ondan paşa yine alay ile serâperdesine geldi. Ba‘dehû yüz elli akçe kadısı ve yeniçeri serdârı ve sipâh kethüdâyeri ve müftî ve nakîbü'l-eşrâfı ve sâ’ir a‘yânı paşaya gelüp zemîn-bûs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290a–290b ·
metinde göster ·
… durup ibtidâsı sağ kol ve sol kol ve yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî nâmân
kullar
yigirmi yedi aded ağalarıyla selâma durmuşlar idi.
{Sitâyiş-i asâkir-i alây-ı Van}: Ammâ paşanın bu alây-ı azîminin yemîn ü yesârında kat-ender-kat zırh-ı zireh-külâhlı katlâvîli ve tuğulka ve serpenâh ve nemedli ve fetîl giyimli ve ciğni Halebî ve Mısrî ve Gavrî kalkanlı muhteşem ve müzeyyen gök demire gark olup mehâbet ü salâbet sâhibi Sâm u Nerîmân ve Zâl ü Köstehem ve Şağât u Rüstem ve İsfendiyâr ü Bîjen-akrân kırçıl müdebbir yetmiş tasdan geçmiş, semm-i helâhilden kattâl, cümle kâtil-i düşmen, mehîb çehre yarar u nâmdâr dilâverler küheylân atlar üzre ellerinde on yedişer boğum kargı sırıklı ve belleri çifte tabanca tüfengli ve uylukları hıştlı ve atları gaddâre ve bozdoğan topuzlu ve Ferhâdî külünklü ve cümle polad yancıklı atlar üzre cümle çıt-a-çıt selâma durup ibtidâsı sağ kol ve sol kol ve yaşlı ve taşlı ve Hasanî ve Hüseynî nâmân kullar yigirmi yedi aded ağalarıyla selâma durmuşlar idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247b ·
metinde göster ·
… e imâretden bir şey yokdur. Ancak birkaç âdem nevbet ile kal‘a beklerler. Cümle
kullar
aşağı kasabada olurlar.
Cânib-i şimâle bir kapusu vardır, ammâ sa‘b yerde olmak ile handakı yokdur ve havâlesi çokdur ve içinde çârsû-yı bâzâr ve imâretden bir şey yokdur. Ancak birkaç âdem nevbet ile kal‘a beklerler. Cümle kullar aşağı kasabada olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58b ·
metinde göster ·
… arabalar üzre ağız açup durur. Bu tabyaya yedi ağa ve yedi yüz aded mustahfızân
kullar
me’mûrlardır, zîrâ bu kulleye Gerz İlyâs dağı havâledir.
Der-alâmet-i aşağı kal‘a-i varoş-ı amâristân: Evvelâ mezkûr ve memdûh Kızılelma Sarâyı'ndan lodos cânibine yokuş aşağı şekillice sarây altından giderken iki kat metîn kal‘a dîvârları arasında on aded neferât evlerin ve azîm tabyaların geçüp andan aşağı Suluk kapusu vardır. Ol kapunun iç yüzünde bir tabya-i azîm var kim cemî‘i Budin tabyalarından büyük sedd-i Ye’cûc-misâl bir burc-ı tâcdır kim üstünde beş yüz atlı cirid oynamak mümkündür. Tabaka-i fevkânîsinde on pâre balyemez topları var ve tabaka-i tahtânîsinde dahi on aded şayka topları var kim her birinin içine birer âdem sığar kim her bir top-ı kal‘a-kûp ejder-i heft-ser gibi çit siperlerin ardında arabalar üzre ağız açup durur. Bu tabyaya yedi ağa ve yedi yüz aded mustahfızân kullar me’mûrlardır, zîrâ bu kulleye Gerz İlyâs dağı havâledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… li Ağa vücûd-ı Süleymân Hân'ı alup cümle askere selâm şekilli etdirdikde cemî‘i
kullar
ve dîvân çavuşları,
"Pâdişâhımızı ayak dîvânında görmek dileriz" deyü kul gulû etdikde hemân Sokollu vezîr-i müdebbir bu re’y [ü] tedbîri edüp na‘ş-ı Süleymân Hân'ın tuzlanmış salamurasını emânet olan yerden çıkarup geydirüp kuşadup serâperde-i Süleymânî içre bir taht-ı âlîde na‘ş-ı Süleymân Hân'ın bol hil‘at-i fâhiresi ardına Kuzu Ali Ağa girüp Süleymân Hân'ın hil‘ati yenlerin za‘ferân sürülmüş elleriyle Ali Ağa geyüp Süleymân Hân'ın başında yine âdet-i kadîmesi üzre destâr-ı Yûsufî üzre yüzünde siyâh nikâb ile vech-i şerîfi mestûr, ammâ mübârek lıhye-i şerîfi sarı olup burum burum ve büklüm büklüm sarı sakalı nikâbsız olup bu re’y [ü] tedbîr ile Süleymân Hân'ın meyyitin taht üzre oturdup hil‘ati ardında Kuzu Ali Ağa Süleymân Hân'ı göğsüne alup kucaklayu durup Süleymân Hân önüne bir perde-i zenbûrî çeküp cümle erbâb-ı dîvân vüzerâ ve vükelâ cümle yerlü yeründe sâf ve sâf durup hemân bir kerre Sakallı Mehmed Paşa taht üzre olan pende-i zenbûrî küşâde kılup Süleymân Hân hayâtda gibi girde bâlişlere dayanup bir kerre ardından Ali Ağa vücûd-ı Süleymân Hân'ı alup cümle askere selâm şekilli etdirdikde cemî‘i kullar ve dîvân çavuşları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173b ·
metinde göster ·
… ı gâyet metîndir ve her tarafında karavulhâne odaları olup yeniçeriler ve gayri
kullar
tâ sabâha dak bâng-ı Muhammedî çağırup nevbet beklerler. Ve yigirmi dörd aded k …
Sitâyiş-i İç kal‘a: Büyük kal‘anın cânib-i kıblesinde kapukulu ve cebeci ve topçular sâkin olur bir küçük kal‘adır, ammâ bereklikden tarafı gâyet metîndir ve her tarafında karavulhâne odaları olup yeniçeriler ve gayri kullar tâ sabâha dak bâng-ı Muhammedî çağırup nevbet beklerler. Ve yigirmi dörd aded kal‘a ağaları kol dolaşup uyuyan pâsbân ve nigehbânlara ta‘zîr edüp uyhuların açup hâbdân bîdâr ederler, zîrâ bu kal‘a dahi Kanije gibi Budin'den üç konak cânib-i garba ileri kâfiristânda kalmış intihâ-i serhadden dahi ileri geçmiş bir kal‘a-i dâr-ı emândır. Hudâ-yı Zü'l-celâl ilâ inkırâzı'd-devrân {şerr-i düşmandan emîn ede}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… ve müsellem olan sığâr u kibâr yeniçeri ve topçu ve cebeci ve kuloğlu ve gayri
kullar
ki ol kazâlarda sâkinlerdir, cümle ata dona ve bisâta mâlik olup askerî geçinen …
"Sa‘âdetlü pâdişâh-ı âlem-penâh seni Manya gazâsına serdâr etdi" deyüp tenbîh [ü] te’kîdler edüp on iki pâre kadırgalar ile deryâ paşalarından Mahmûd Paşa'ya ve Maryoloğullarından Mustafâ Paşa ve Abdî Paşa ve 330b Hasan Paşa ve Cığaloğlu ve sâ’ir deryâ beğleri âmâde olup bir oda yeniçeri ağası ve bir ota topçular ağası ve bir ota cebeciler ağası ve beş aded sancak beğleri ta‘yîn olunup evvelâ Mora paşası Hasan Paşa ve Misistre sancağı ve Eğriboz sancağı ve İnebahtı sancağı ve Karlıeli sancağı ve Yanya sancağı ve Tırhala sancağı paşaları askeriyle ve cümle tîmâr ve ze‘âmet erbâbları cümle cebelü askerleriyle ve bu altı aded sancaklarda olan yüz on aded kılâ‘ların nısf askerleriyle ve bu altı aded mezkû[r] sancakların yüz elli aded kadılık yerde (binden ve) binden yüz bine varınca eli berâtlı tekâlîf-i örfiyye müslim ve müsellem olan sığâr u kibâr yeniçeri ve topçu ve cebeci ve kuloğlu ve gayri kullar ki ol kazâlarda sâkinlerdir, cümle ata dona ve bisâta mâlik olup askerî geçinen altı sancak yerde on iki bin asker dahi Manya gazâsına me’mûr olup altı aded mezkûr sancaklarda on iki bin aded re‘âyâ vü berâyâlar ve ırgat ve neccâr ve bennâ ve çerâhorlar Manya'ya gelüp taş ve kireç ve keraste taşımalarıyçün emr-i şerîfler Serdâr Alî Paşa'ya fermân-ı âlîşânlar verilüp yine kendinin iki pâre kadırgalarıyla ve oğlunun iki pâre kadırgasıyla Alî Paşa'ya Mora eyâleti ser‘askerlik ile ihsân olunup Moralı Zekeriyyâ Efendi ordu kadısı ta‘yîn olunup fermân-ı şehriyâriyle mâl defterdârı ve ordu emîni ve nüzûlât emîni ve sürsat ağaları ta‘yîn olunup bu abd-i kemteri dahi Sadrıa‘zam huzûruna kığırup Kandiye altında fetihnâme tahrîr etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a–330b ·
metinde göster ·