… funda ismi şeytândır. Ve niçe peyâmberlerin suhufunda ismi hemân Nefis'dir. "Yâ
kullarım
sakının nefs-i emmâreden" deyü Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır.
Ammâ Suhuf-ı Hazret-i İbrâhîm'de ismi Emmâre'dir ve dahi Judaj'dır. Ve niçe peygamberlerin suhufunda ismi şeytândır. Ve niçe peyâmberlerin suhufunda ismi hemân Nefis'dir. "Yâ kullarım sakının nefs-i emmâreden" deyü Cenâb-ı Allah kulların sakındırmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395a ·
metinde göster ·
"Görün âdemler, ben bu sinn-i sâlde bir pîr-i fânî bir ihtiyâr vezîr olam. Bakın hasta dediğiniz pâdişâhım beni ne hâle koyup sarığım boğazıma geçirüp yüzüm gözüm kan etdi. ‘Bire mel‘ûn, bu kal‘a niçün bu zamâna dek feth olmadı, işte kılıç gibi kış geliyor. Benim kullarım kışa niçün kalır, tîz cellâd’ deyüp beni musâhibleri ricâ edüp, ‘Elbette kal‘aya yürüyüş eyle, yohsa seni de ve gayri vezîrleri ve ser-i kârda olanları kırarım’ deyü yemîn etdi. İmdi benim cânım pâdişâh beni öldürmeden ben sizi evvel kırarım ve illâ kal‘aya yürüyüş edüp bi-emrillâh feth edelim, pâdişâh kılıcından halâs olalım. Ölürsek kal‘a altınd[a] şehîd olalım" dedikde cümle vüzerâ vü vükelâ ve erbâb-ı dîvân Sokollu'nun sarığı boğazında ve yüzü gözü kan görünce hemân cümlesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 174a ·
metinde göster ·
ve oğullarım korkman. Size fülân zamânda ekin vermem ve yağmur vermem ve sizi d …
"Yâ kullarım ve oğullarım korkman. Size fülân zamânda ekin vermem ve yağmur vermem ve sizi düşmanınız fülâna bozdururum ve sizi kırdırırım ve sizd[e](bana) fülân kadar oğlumu bana öldürüp getiririm" deyü ol gün cemî‘i musîbete müte‘allık şeyleri her ne olacak ise söylermiş. Andan sonra ay doğunca dağılup giderlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·
ile müzeyyen edüp seni ziyâret edeler. Seni cümle cibâllerden şerefde ziyâde ed …
"Yâ cibâl! Seni kullarım ile müzeyyen edüp seni ziyâret edeler. Seni cümle cibâllerden şerefde ziyâde edem ve seni ziyâret edenlere yevm-i cezâda şehâdet edüp şefâ‘at edesin" buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y317b ·
metinde göster ·
Tesbîh dırahtı: Bu dahi ceviz ağacına benzer bir ağaçdır, ammâ yaprakları hurdedir. Dallarında salkım salkım tesbîhler biter, kemâlin buldukda delüp tesbîh ederler. Ve "Sübhanallâh" deyü ta‘accüb ederler kim Cenâb-ı İzzet kullarım savâb edeler deyü tesbîhlerin müdevver müdevver dırahtda halk etdüğiyçün "Elhamdulillâh" deyü şükür ederler ve sun‘ullâhı müşâhede edüp otuz üç kerre dahi "Allâhu ekber" derler. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237a ·
metinde göster ·