… ve bu hândan mâ‘adâ hân-ı azîm yokdur. Ve bir hânesinde çâr-kûşe bir cihân-nümâ
kullesi var
eflâke ser çekmişdir. Develiği ve ıstablı bin aded at ve katır alur. Ortasında …
Çârsû-yı tavîl hân-ı Vâlide Kösem Sultân ümm-i Gâzî Murâd Hân ve İbrâhîm Hân. Bu hân mukaddemâ Cerrâh Mehemmed Paşa'nın sarâyı idi. Mürûr-ı eyyâm ile münhedim olup vâlide-i merhume, tahtânî ve fevkânî üç yüz hâne-i şeddâdî inşâ etmişdir kim hâlâ şehr-i İslâmbol içre Mahmûd Paşa ve bu hândan mâ‘adâ hân-ı azîm yokdur. Ve bir hânesinde çâr-kûşe bir cihân-nümâ kullesi var eflâke ser çekmişdir. Develiği ve ıstablı bin aded at ve katır alur. Ortasında câmi‘i var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 94a ·
metinde göster ·
… ve üç bin bedendir. Ve bir cisr bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk
kullesi var
. Hîn-ı muhâsarada andan def‘-i atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız v …
Eşkâl-i kal‘a-i Tiflis: Evvelâ nehr-i Kür kenarında yalçın kayalar üzre birbirine mukâbil iki kal‘a-i Betlis-i Tiflis'dir kim mâbeyne-hümâsından nehr-i Kür cereyân edüp bir kayadan bir kayaya cisr-i azîm ile kal‘adan kal‘aya ubûr olunur. Kal‘a-i kebîr, nehr-i Kür'ün cânib-i cenûbundadır. Ve küçük kal‘a nehr-i Kür'ün şimâlindedir. Ve nehr-i Kür büyük kal‘anın sahrâya nâzır tarafında küçük kal‘aya açılan kapusu önünden nehr-i Kür kal‘a dîvârına dokunarak cereyân ederek yedinci konakda Bakü kal‘asıyla Gîlân şehri mâbeyninde Bahr-i Haraz'a mahlût olur. İbtidâ matla‘ı vilâyet-i Çıldır'da (---) dağlarından hurûc edüp tâ Kara Ardahân'dan ve kal‘a-i Ahıska'ya ve kal‘a-i Azgur'a uğrayup Tiflis içinden geçüp Bahr-i Haraz'a munsab olur. Bir nehr-i azîmdir kim müverrihân-ı İrân-zemîn, "Bu nehr-i Kür'e bin altmış uyûn-ı câriye rîzân olur" deyü tahrîr etmişler. Hakkâ ki nehr-i Furât'dan sonra nehr-i Kür azîm sudur. Bu nehr kenarında yalçın kaya üzre Betlis'in binâ etdiği kal‘a-i kebîrin dâiren-mâdâr cirmi altı bin adımdır ammâ binâ-yı atîkdir. Dîvârının kaddi altmış zirâ‘ ve yetmiş burc ve üç bin bedendir. Ve bir cisr bâbı var, handakı yokdur. Nehr-i Kür üzre suluk kullesi var. Hîn-ı muhâsarada andan def‘-i atşân ederler. Derûn-ı hisârda altı yüz bâğsız ve bâğçesiz hâne-i hâk-i mestûrı var ve Hân sarâyı bu kal‘adadır. Câmi‘i ve hân [ve] hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı ve küçük kal‘a sonradan Yezdcir[d] Şâh binâ etmişdir, bir yalçın püşte üzre sad-ribâz-misâl bir seng-âbâd şekl-i murabba‘ küçük kal‘adır. Cisr başına ancak bir dervezesi var. Derûn-ı kal‘ada üç yüz hâne ve câmi‘ var. Lâkin bedâsteni ve imâret yokdur. Bu kal‘anın büyük kal‘a cenûb tarafındadır. Ammâ bu küçük kal‘a sûr-ı kebîrden metîndir. Bu kal‘aların cümle üç bin nigehbânları vardır. Her şeb-i muzlimde kal‘ayı meş‘aller ile çerâğân edüp dîdebânlar "Hudâ hûb" deyü feryâd ederek nigehbânlık ederler. Gerçi Acem diyârıdır, ammâ ekseriyyâ ahâlîsi Osmânlı zamânından berü Sünnî ve Hanefî ve Şâfi‘îyyü'l-mezheb bî-hisâb kimesneleri vardır ve ulemâsı ve mahbûb ve mahbûbesi vâfirdir. Memdûhâtından, dânedâr gendümü ve hâs ve beyâz Tiflis nânı ve beyâzî ve âl tebekânî yanaklı şeftâlûsü ve âbdâr [ve] lezîzât şeftâlûsü gâyet latîf ve hoş-hordur. Zîrâ Gürcî zenâneleri bâğında hâsıl olur et şeftâlûleridir. Hubûbât [u] nebâtâtı mahsûlleri gâyet memdûhdur. Pembesi ve harîri olmaz, amma âbdâr engürü mevsûfdır. Ve nehr-i Kür'den bu mahsûlâtlara aslâ fâ’ide (yarkıdde) yokdur. Cümle bârân-ı rahmet ile hayr [u] berekât mütekâsirdir. Nehr-i Kür'ün tulû‘undan gurûbuna varınca yüz elli pâre şehre uğrayup aslâ bu kurâ ve kasabâtların mezâri‘âtlarına fâ’ide olmaduğundan nehr-i Kür derler, Moğol kavmi Kür-i ur derler, ya‘nî fâ’idesiz 320a demekdir, ammâ lezîz âb-ı nâbdır. Dâ’imâ pest akmağile âlî yerleri reyy edemez ve hammâmları memdûh değildir. Zîrâ bu şehirde ılıcalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 319b–320a ·
metinde göster ·
… , anın zirve-i a‘lâsında evc-i semâya ser çekmiş bir mîl-i minâre-vâr bir sâ‘at
kullesi var
, anda bir sâ‘ati vardır. Vakt-i zuhurda on iki nevbet urur bir 135b mehîb sad …
İbret-nümâ âsârların beyân eder : Evvelâ derûn-ı şehirde Sâ‘atdepesi derler, anın zirve-i a‘lâsında evc-i semâya ser çekmiş bir mîl-i minâre-vâr bir sâ‘at kullesi var, anda bir sâ‘ati vardır. Vakt-i zuhurda on iki nevbet urur bir 135b mehîb sadâsı var, Filibe sahrâsının cânib-i şarkî ve garbîsinde sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur bir temâşâgâh sâ‘at kullesidir. Ve nehr-i Meriç üzre üç yüz adım haşeb cisri üzre bir kasrı var, ibret-nümâ bir cisr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 135a–135b ·
metinde göster ·
… Ve hânın taşra hareminin şimâl tarafı köşesinde haşeb tahta ile mebnî bir sâ‘at
kullesi var
. Evkât-ı hamse ve nısfu'l-leyli hemîşe i‘lân eder bir mehîb sadâlı sâ‘atdir. Am …
Ba‘de'l-ışâ kârbânsarâyın mehterhânesi çalınup demir kapuları sedd ederler. Ale's-sabâh yine mehterhâne çalınup cümle yolcuları âgâh edüp kapuları meftûh ederler. Bu hân bir kârbânsarây-ı revândır kim gûyâ kal‘a-i Azerbaycân'dır. Her şeb gûnâ-gûn cân ile memlû bir hâne-i bî-minnetdir. Ve hânın taşra hareminin şimâl tarafı köşesinde haşeb tahta ile mebnî bir sâ‘at kullesi var. Evkât-ı hamse ve nısfu'l-leyli hemîşe i‘lân eder bir mehîb sadâlı sâ‘atdir. Ammâ Allahu a‘lem sâhibü'l-hayrât İbrâhîm Paşa makbûl iken maktûl oldukda bu hân-ı sedd-i imân nâ-tamâm kalmışdır. Zîrâ demir kapusunun atebe-i ulyâsı üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
. Ve derûn-ı hisârda ancak altmış yetmiş mikdârı tahta örtülü bâğsız ve bâğçesiz …
Ve cümle sekiz aded tahta örtülü kulleleri var. Ve derûn-ı hisârda ancak altmış yetmiş mikdârı tahta örtülü bâğsız ve bâğçesiz küçük evlerdir. Ve cümle elli mikdârı dükkândır, ammâ taşra varoşı nehr-i Turla'ya doğru bin aded saz ve kamış örtülü Boğdan evleridir. Ve altı aded kenîseleri çanı nümâyân idi. Ve yüz elli kadar yine saz örtülü dükkânlarında asker-i İslâm bey‘ [ü] şirâ edüp kırdığımız kâfirler içün feryâd [u] nâlân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39b ·
metinde göster ·
… harem dîvârının etrâfları kal‘a-misâl beden bedendir ve kapusu üzre bir çanlık
kullesi var
kim evce münkalib olup tâ zirve-i ulyâsında hammâm kubbesi kadar bir çanı var k …
Ve harem dîvârının etrâfları kal‘a-misâl beden bedendir ve kapusu üzre bir çanlık kullesi var kim evce münkalib olup tâ zirve-i ulyâsında hammâm kubbesi kadar bir çanı var kim ol nâkûsun sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
… r. Cânib-i şarka Sâ‘at kapusu kim aşağı büyük şehre işler. Bu mahalde bir sâ‘at
kullesi var
. Çanının sadâsı tâ nehr-i Sava aşrı 112b bir konak yer kal‘a-i Zümon'da istim …
Sitâyiş-i yukaru iç kal‘a: Bu kal‘anın dahi dörd aded kapusu vardır. Cânib-i şarka Sâ‘at kapusu kim aşağı büyük şehre işler. Bu mahalde bir sâ‘at kullesi var. Çanının sadâsı tâ nehr-i Sava aşrı 112b bir konak yer kal‘a-i Zümon'da istimâ‘ olunur. Ve bu sâ‘at kullesi köşesinden şehir aşağı kazancılar başında aşağı kal‘aya inilir uğrın kapu kim cânib-i şarka mekşûf bâb-ı hadîd şâhrâhdır. Andan cânib-i garbde nehr-i Sava'ya inilir, cânib-i cenûba meftûh küçük demir kapudur. Ve bir kapu dahi aşağı hisâra inilir nerdübânlı küçük kapu şimâle nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a–112b ·
metinde göster ·
… ş aded tula kârgîr binâ kulle-i ra‘nâlarının sivri sivri tahta örtülü ve alemli
kulleleri var
ve bu kal‘ada bir vâsi‘ sarây meydânı var. Tahta döşeli değildir. Dolma rıhtım …
Evsâf-ı iç kal‘a-i Tımışvâr: Bu iç kal‘a taşra kal‘anın cânib-i cenûbu köşesinde şekl-i murabba‘ bir kârgîr binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim cânib [u] etrâfından nehr-i Tımış cereyân etmek ile bu kal‘a gûyâ bir pek topraklı cezîrede vâki‘ olmağile sehel kârgîr, hafîf şekilli binâ-yı zîbâdır ve handakından dahi nehr-i Tımış akar. şehre açılır üç kat kârgîr kemerler ile mebnî demir kapulardır ve her kapuların mâbeynlerinde yine makaralı asma köprüler vardır kim kemerleri tula binâlardır. Bu iç kal‘anın etrâfında beş aded tula kârgîr binâ kulle-i ra‘nâlarının sivri sivri tahta örtülü ve alemli kulleleri var ve bu kal‘ada bir vâsi‘ sarây meydânı var. Tahta döşeli değildir. Dolma rıhtım horasan döşelidir. Bunda dizdâr ve kethüdâ ve imâm ve mü’ezzinlerden gayrı bir merd-i âferîde olmayup kullelerde ve cebehânelerde cümle hazâ’in ve mühimmât ve levâzımâtlar ile memlû olup gayrı şey yokdur kim bir gayrı âdem temâşâsına bile giremez. Eğer ricâ ile girmek murâd edinirse silâhların kapuda pâsbânlara emânet koyup girir. Gâyet mazbût nârin kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119a ·
metinde göster ·
… iş aded neferâtları vardır, ammâ bu hisâr-ı üstüvârın ortasında bir kârgîr binâ
kullesi var
. Dizdâr anda sâkin olup cümle cebehâne-i pâdişâhî andadır.
Bu dahi Lipova hükmünde nehr-i Moroş kenârında bir mürtefi‘ bayır üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce palanka-i metîndir. İçinde yüz elli hânesi ve dizdârı ve yetmiş aded neferâtları vardır, ammâ bu hisâr-ı üstüvârın ortasında bir kârgîr binâ kullesi var. Dizdâr anda sâkin olup cümle cebehâne-i pâdişâhî andadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… limanın tâ ortasında bi-emr-i Hudâ bir kaya halk olunup ol kaya üzre bir küçük
kullecik var
.
Lisân-ı Latince Ribniçse (---)(---) demekdir. Bânîsi Bundukanî kefereleridir. Niçe kerre dest-i İslâma girüp Süleymân Hân asrından berü dest-i kâfirde kalmışdır. Hâlâ hâk-i Kilis ve hâk-i Kırka ile müşâdır. Kal‘ası leb-i deryâ-yı körfezde şekl-i murabba‘ bir alçacık kaya üzre seng binâ bir mahbûb kal‘a-i ra‘nâdır kim beyâz kuğu gibi münevver şekillidir, ammâ derûn-ı hisârda mahsûr olan bizim re‘âyâlığımızdan Venedik'e tapup Uskok olan şarik nâm kâfirin karargâh-ı mecma‘ı ve eşkıyâ-yı Hırvad ve Fireng derneği olup bu kâfirler bu mahalden her bâr Sin ve Kinin kal‘alarımız etrâfların nehb u gâret etmeden hâlî değillerdir, lâkin bu kal‘a şâhrâhdan ba‘îd bir sa‘bü'l-mürûr yerde vâki‘ olmağile üzerine varılmayup dest-i küffârda kaldı. Hemân bu kal‘a küffârları bizim asker-i İslâm'ı görüp kal‘a dîvârları üzre pencik esîri gibi âşikâre pür-silâh dizilüp âmâde durdular, ammâ bu kal‘anın mağrib tarafı deryâ vâki‘ olup bir liman-ı azîmdir kim gûyâ liman boğazında bir kapu gibi daracık boğazdır. Ve bu limana beş yüz pâre gemi sığar hayli vâsi‘ limandır kim bu limanın tâ ortasında bi-emr-i Hudâ bir kaya halk olunup ol kaya üzre bir küçük kullecik var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145a ·
metinde göster ·
… zre ensesi kayalı ve dereli bir sarp kal‘acıkdır, ammâ havâlelerinde birer azîm
kulleleri var
, ammâ kal‘a henüz binâ olunmuş zann olunur seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır.
Lisân-ı Latince (---)(---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Sırf krallarından Miloş Koblak binâsıdır. Fâtihi Ebü'l-feth fermânıyla sene (---) târîhinde Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın fethidir. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre ensesi kayalı ve dereli bir sarp kal‘acıkdır, ammâ havâlelerinde birer azîm kulleleri var, ammâ kal‘a henüz binâ olunmuş zann olunur seng-binâ bir sûr-ı ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165b ·
metinde göster ·
… içre yer altından üstâd Ferhâdlar yol kesüp nehr-i Vardar'dan su alınır azîm su
kullesi var
. Bu taraf gayyâ-misâl uçurum olduğundan aslâ handakı yokdur ve olmak da muhâldi …
Ve kal‘anın mağrib tarafı nehr-i Vardar cereyân edüp hattâ kal‘adan kayalar içre yer altından üstâd Ferhâdlar yol kesüp nehr-i Vardar'dan su alınır azîm su kullesi var. Bu taraf gayyâ-misâl uçurum olduğundan aslâ handakı yokdur ve olmak da muhâldir, ammâ kal‘anın maşrık tarafı ve kıble tarafı ve şimâl tarafında kesme kaya handak-ı amîki vardır ve bu tarafda kapu önünde handak üzre haşeb cisri var. Ba‘zı zamân cisri makaralar ile nigehbânlar kaldırup kapu önüne siper ederler ve bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre kal‘anın ta‘mîr ü termîmine târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
… Evvelâ Yukarukal‘a önünde Hünkâr câmi‘i kurbunda bir mîl-i minâre-vâr bir sâ‘at
kullesi var
. Sâ‘atin çanı bir konak yerde istimâ‘ olunur bir mehîb sadâlı nâkûsdur. Ve kull …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Evvelâ Yukarukal‘a önünde Hünkâr câmi‘i kurbunda bir mîl-i minâre-vâr bir sâ‘at kullesi var. Sâ‘atin çanı bir konak yerde istimâ‘ olunur bir mehîb sadâlı nâkûsdur. Ve kullesi dahi ibret-nümâ-yı me’nûsdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
… sme kaya handakı var ve derûn-ı hisârda elli hânesi ve bir câmi‘i ve mehterhâne
kullesi var
. Her gece nöbet çalınup bâng-ı Muhammedî çekilir gâyet serâmeddir.
Sene 1043 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ vüzerâlarından Bayrâm Paşa müceddeden binâ etmişdir. Bir mahûf u muhâtara eğri büğrü ve kemîngâhlı dere olmağile haydûd kâfirinden aslâ geçilmeyüp dağlarında demir ma‘denleri mu‘attal kalup merhûm Bayrâm Paşa bu kal‘ayı bir dere içre nehr-i (---) kenârında çâr-kûşe seng-i hârâ kal‘a-i ra‘nâ edüp cirmi kâmil sekiz yüz adım ihâta eder. Cânib-i kıbleye bir kapulu ve cebehâne ve gılâl anbârlı ve on aded şâhî toplu ve iki yüz neferâtlı ve dizdârlı bir küçük kal‘adır, ammâ der [ü] dîvârları gâyet âlîdir ve kesme kaya handakı var ve derûn-ı hisârda elli hânesi ve bir câmi‘i ve mehterhâne kullesi var. Her gece nöbet çalınup bâng-ı Muhammedî çekilir gâyet serâmeddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… sırçalı kiremitler ile mestûr sarâyları ve binâ-yı âlî kenîseleri ve âlî çanlık
kulleleri var
ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî sadranc nak …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Erdel kralına tâbi‘ Saz Macarı kal‘asıdır, ammâ Rakofçi asrında derûn-ı hisâra bir takrîb ile beş bin Nemse askeri girüp Kemen Yanoş'a teba‘iyyen(?) ve hâlâ Apopi Mihal krala rağmen cümle küffâr kal‘aya kapanup asâkir-i İslâm'a hayli top endâht etdi. Kal‘ası bir bataklıkda havâleli bir kal‘a-i azîmdir Nagbanya Ejder kal‘asından hayli büyükdür. On bir tabyası ve beş kapusu ve handakı yokdur, zîrâ batak içindedir. Ve gûnâ-gûn sırçalı kiremitler ile mestûr sarâyları ve binâ-yı âlî kenîseleri ve âlî çanlık kulleleri var ve havâlesi olan bayırlar serâpâ bâğdır. Ve aşağı batak cânibi sâfî sadranc nakşı müşebbek mahsûllü bostânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17a ·
metinde göster ·
… k ve kıssîsleri var ve her birinin yedişer sekizer kat eflâke ser çekmiş çanlık
kulleleri var
kim nâkûslarının sadâları birer merhale yerde istimâ‘ olunup her kullenin zirve …
Gümüş deyenekli on aded birov hâkimleri var. Anlardan su’âl etdim. Bu şehr-i mu‘azzam kâmil yetmiş aded papaslıkdır, ya‘nî yetmiş mahalledir ve cümle yetmiş aded kenîselerdir ve cümle on yedi aded manastırlardır kim her biri hisâr-ı kavîlere mânend düyûrlardır. Ve her birinde kırkar ve ellişer bıtrîk ve kıssîsleri var ve her birinin yedişer sekizer kat eflâke ser çekmiş çanlık kulleleri var kim nâkûslarının sadâları birer merhale yerde istimâ‘ olunup her kullenin zirve-i a‘lâsında âdem kaddi altun yaldızlı haçları var ve her kenîselerin dam u bâmları üzre sarı ve yeşil ve kırmızı ve mâvî fağ[f]ûr-ı çînî kiremitler ile bir gûne hemvâr kiremitler örtmüşler kim gûyâ sihr-i mübîn etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
… erdir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded metîn ü müstahkem
kulleleri var
. Ve Tuna cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u'l-bünyân bir hısn-ı has …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Vidin: Nehr-i Tuna kenârında bir alçak çemenzâr havâlesiz zemînde seng-tırâş bir kal‘a-i savaşdır, ammâ küçükdür. Handak kenârınca cirmi beş yüz adımdır, ammâ levendâne germe adımdır, tiryâkî adımı gibi adım değildir, âdem adımıdır. Ve handakı gerçi alçakdır, ammâ gâyet arîz ve içinde leb-ber-leb Tuna suyudur. Ve şekl-i müdevverdir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded metîn ü müstahkem kulleleri var. Ve Tuna cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u'l-bünyân bir hısn-ı hasîn-i azîmü'ş-şân bir sedd-i amândır. Bu üç kat dîvâr olan Tuna tarafında handakı yokdur, lâkin bu tara[fa] nâzır topları çokdur. Ve bu cânibi kâmil beş yüz germe adımdır. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr bin adım gelir kal‘a-i bâlâdır kim bennâ zirâ‘ıyla dîvârının kaddi kâmil yetmiş aded zirâ‘-ı melikî ve Mekkîdir. Ve şehir cânibi iki kat dîvârdır. Her katı birbirinden âlîdir. Ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘dır kim gûyâ lü’lü-yi Hürmüz gibi tertîb üzre dizilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… amâr yokdur. Ancak bu nârin kal‘a köşesinde evc-i semâya ser çekmiş bir serâmed
kullesi var
. İç kal‘a içinden bu kulleye elli ayak taş nerdübân ile çıkılır, çâr-kûşe ve ki …
Bu kapudan içeri bir demir küçük kapu dahi var, andan içeri iç kal‘adır. İçinde ancak dizdâr ağa hânesi ve gılâl anbârları ve cebehâne hazîneleri ve bir at âhûru ve bir su kuyusu var, andan gayri bir şey amâr yokdur. Ancak bu nârin kal‘a köşesinde evc-i semâya ser çekmiş bir serâmed kullesi var. İç kal‘a içinden bu kulleye elli ayak taş nerdübân ile çıkılır, çâr-kûşe ve kiremit örtülü Sinân Paşa kullesidir. Bu kullenin tâ ortasında bir küçücük demir kapusu var, andan içeri beş kat demir kafesli çâh-ı cahîmden nişân verir zindanı var, şehrin cümle mücrimlerin bunda haps ederler Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57b ·
metinde göster ·
… yri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Câmi‘in minâresi tahtadır. Altı aded serâmed
kulleleri var
, cümle şindire tahta örtülüdür. Cânib-i mağribe nâzır bir küçük demir kapusu va …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Tuna kenârında ve şimâl cânibi nehr-i Vulko sâhilinde bir bayır üzre tula binâ bir Şeddâdî küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde dizdâr evinden ve Süleymân Hâ[n] câmi‘i ve anbârı ve cebehânesinden gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Câmi‘in minâresi tahtadır. Altı aded serâmed kulleleri var, cümle şindire tahta örtülüdür. Cânib-i mağribe nâzır bir küçük demir kapusu var. Andan içeri taşra kal‘asıdır. Kırk elli aded hurde neferât hücreleri var, ammâ iç kulleye bir âdem silâhıyla komazlar. Gerçi küçük hisâr-ı üstüvârdır, ammâ sa‘bdır. Ve minâresinde bir çan sâ‘ati var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
, kefere asrında bu kulleler üzre hammâm kubbesi kadar nâkûs çanların çalup bire …
Ve dahi bu ma‘bedgâhın çâr-kûşesinde birer sâ‘at kulleleri var, kefere asrında bu kulleler üzre hammâm kubbesi kadar nâkûs çanların çalup birer konak yerlerde istimâ‘ olurmuş. Her bir kulle hâlâ kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp durur, ammâ sağ tarafdaki kulle üzre bir üstâd-ı kâmil bir tahta minâre-i serâmed etmiş kim bu dahi vâcibü's-seyr bir haşeb minâredir. Ammâ bu câmi‘in sütûhu kârgîr kubbe değildir, cümle servî direklerinden kirişler üzre çatma tavanlı nakş-ı bûkalemûn halkârî tavandır kim bu nakş-ı nigîni Fireng Mânî ve Erjeng ve Bihzâd ve Şâhkulu etmede âcizlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b ·
metinde göster ·
… r kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu
kulleleri var
kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı m …
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak-ı amîk ile pîrâste olmuş iki aded kapusu ve ikişer kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu kulleleri var kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı menzilgâh palankadır. Cümle iki yüz aded tahta sutûhlu tahtânî evleri ve bâğçeleri ve âb-ı hayât kuyuları [ve] bir câmi‘i var, mâ-tekaddem bu da bir deyr-i musanna‘ imiş, hâlâ bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân cenbinde bir sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… anonhâne kasrın mü’ezzinlere mahfil-i münîf etdiler. Ve bu deyrin bir nâkûshâne
kullesi var
idi, top güllesiyle sehel yıkdılar. Sonra çâr-kûşe bir minâre-i bânghâne-i Muha …
Ve bir mahfil-misâl bir kasrı üzre erganon-ı Dâvûdîsi var idi. Sadrıa‘zam istimâ‘ etmek içün papas esîrlere {bu erganon sâzın} çaldırup bu kadar sâz-ı ciğersûz-ı mizmerâtların asvât-ı hazînlerine âdem mebhût ve mütehayyir kaldılar. Ba‘dehu bu erganonu guzât-ı müslimîn pâre pâre etdiler. Ba‘dehu bu erganonhâne kasrın mü’ezzinlere mahfil-i münîf etdiler. Ve bu deyrin bir nâkûshâne kullesi var idi, top güllesiyle sehel yıkdılar. Sonra çâr-kûşe bir minâre-i bânghâne-i Muhammedî etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a ·
metinde göster ·
… h ve çemenzâr yerde câmi‘-i havâdârdır. Ve bu câmi‘ önünde bir ibret-nümâ sâ‘at
kullesi var
, çanının sadâsı tâ Mileşova kal‘asında istimâ‘ olunur. Ve bu mahalde nehr-i Mil …
Ve cümle on aded câmi‘-i âbidân [u] zâhidândır. Cümleden Hüseyin Paşa câmi‘i müferrih ve cemâ‘at-i kesîrelidir, ammâ kapusu câmi‘in bir köşesine vâkı‘ olup bir câmi‘in kapusu böyle vâkı‘ olmamışdır. Andan nehr-i Mileşova aşırı ağaç cisir başında Veznedâr Ağa câmi‘i, bir mesîregâh ve çemenzâr yerde câmi‘-i havâdârdır. Ve bu câmi‘ önünde bir ibret-nümâ sâ‘at kullesi var, çanının sadâsı tâ Mileşova kal‘asında istimâ‘ olunur. Ve bu mahalde nehr-i Mileşova üzre bir haşeb cisri ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
… derbend ağzında yüz evli bir vâsi‘ bir köydür ve her hânenin birer dâne kârgîr
kulleleri var
. Her gün ve her gece Kotur kâfiriyle ceng ederler, zîrâ bunda pâdişâh tarafında …
Ya‘nî arpa köyü, dörd aded derbend ağzında yüz evli bir vâsi‘ bir köydür ve her hânenin birer dâne kârgîr kulleleri var. Her gün ve her gece Kotur kâfiriyle ceng ederler, zîrâ bunda pâdişâh tarafından beş yüz aded yiğit sekbân vardır. Ol gece bu köyde bî-cân yatdık, lâkin bu Zobdol köyü mukaddemâ bir ma‘mûr kend imiş. Câ-be-câ harâba yüz dutmuş bir câmi‘li müselmân köyüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149b ·
metinde göster ·
… re mâlikdir. Ve kıbleye nâzır olan kapusunın önünde hırmen cirmi kadar bir azîm
kullesi var
kim üzerinde yedi aded balyemez topları kıble tarafında iki sâ‘at ba‘îd Kota kö …
Ve kulle-i azîmleri ve burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri var ve derûn-ı hisârda yüz otuz kadar kiremitli ve kayağan örtülü evleri ve bir Ebü'l-feth Mehemmed Hân câmi‘i ve gılâl anbârı ve su sarnıçları ve cebehânesi ve mehterhâne kullesi vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr bezzâzistânları ve hân [u] imâretleri yokdur, lâkin başka dizdârı ve topçusu ve azebistânları olup cümle dörd yüz aded mükemmel ü mükellef ve pür-silâh gâzî yiğit askere mâlikdir. Ve kıbleye nâzır olan kapusunın önünde hırmen cirmi kadar bir azîm kullesi var kim üzerinde yedi aded balyemez topları kıble tarafında iki sâ‘at ba‘îd Kota köyü semtinde kuş kondurmaz topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
Ve dahi derûn-ı hisârda mükellef ü müzeyyen manastır çanlığı
kulleleri var
idi ve cemî‘i der [ü] dîvârları ve ebrâcları ve tabyaları ve dendân-ı bedenleri …
Ve dahi derûn-ı hisârda mükellef ü müzeyyen manastır çanlığı kulleleri var idi ve cemî‘i der [ü] dîvârları ve ebrâcları ve tabyaları ve dendân-ı bedenlerin serâpâ haçlı peykerler ile ve fılandıra bayraklar ile kal‘ayı zeyn edüp cümle küffâr bedenler üzre pür-silâh âmâde idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… lık dalyanları gâyet çokdur ve leb-i deryâsı serâpâ birbirinden görünür haberci
kulleleri var
kim biz vardığımızda cümle kullelerde âteşler yakup birer top atup cümle vilâye …
Ve iskelesinde balık dalyanları gâyet çokdur ve leb-i deryâsı serâpâ birbirinden görünür haberci kulleleri var kim biz vardığımızda cümle kullelerde âteşler yakup birer top atup cümle vilâyete haber etdiler. Ve der-akab cümle taşra dağlarda ve bâğlarda olan küffârlar kayıklara binüp kal‘aya kaçmağa başladılar. Ammâ Veriga nâm boğazdan içeri bu Kotur buheyresi küçükdür. "On sekiz mîl çevirir" deyü esîrlerimiz nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… r, aslâ gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, ammâ nehr-i Neretva'ya ener bir su
kullesi var
, iki yüz ayak kesme kaya kanara nerdübân ile nehr-i Neretva'ya enilüp hîn-i muh …
Ve derûn-ı hisârda bir kayağan örtülü dizdârhânesi ve bir anbârı ve bir kullecik içinde bir küçücük mescidi var, aslâ gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, ammâ nehr-i Neretva'ya ener bir su kullesi var, iki yüz ayak kesme kaya kanara nerdübân ile nehr-i Neretva'ya enilüp hîn-i muhâsarada su alınır. Ve mahall-i ma‘rekede bu kal‘a ancak beş yüz âdem alır, zîrâ gâyet küçük hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
kim hakkâ ki her biri birer gûne sedd-i Kahkahâlardır. Ve şimâl cânibine nâzır …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Neretva'dan sehel içeri bir düz vâsi‘ ve kumsal ve havâlesiz bir vâsi‘ fezâda vâkı‘ olup sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî binâsı olup esâs-ı binâsı sâfî alçak kayalar üzre inşâ etmişler kim aslâ lağım kâr eylemez ve kumsal yer olmağile meteris dahi olmaz, zîrâ kumluğu üzre bir zirâ‘ yer kazılsa su çıkar, anıniçün bu kal‘aya meterisle düşman gelemez. Gâyet metîn ve emîn kal‘a-i hısn-ı hasîn hâit-i üstüvâr olup çâr-kûşesinde Çâr-yâr-ı güzîn aşkına çâr kullesi var kim hakkâ ki her biri birer gûne sedd-i Kahkahâlardır. Ve şimâl cânibine nâzır bir demir kapusu olup bu kal‘a içre cümle yigirmi aded kayağan örtülü hâneleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehânesi var, gayri âsâr-ı binâ-yı imâretden bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162b ·
metinde göster ·
… kulle-i bâlâ binâ olunmuşdur. Hakkâ ki sedd-i kilidü'l-bahreyndir. Ve küffâr bu
kulle var
iken gemiyle girmek ihtimâli yokdur.
"Bu boğazlardan küffârın firkateleri ve gayri gemileri girüp çıkmasın" deyü bu kulle-i bâlâ binâ olunmuşdur. Hakkâ ki sedd-i kilidü'l-bahreyndir. Ve küffâr bu kulle var iken gemiyle girmek ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
İbret-nümâ-yı diğer: Çârsû içre Gazzâzlar sûku tarafında çâr-kûşe bir sâ‘at
kullesi var
kim çanının sadâsı tâ kal‘a-i Bolagay'da ve Lipete dağlarında istimâ‘ olur bir …
İbret-nümâ-yı diğer: Çârsû içre Gazzâzlar sûku tarafında çâr-kûşe bir sâ‘at kullesi var kim çanının sadâsı tâ kal‘a-i Bolagay'da ve Lipete dağlarında istimâ‘ olur bir nâkûs-ı mehîbdir, ammâ dakîka fevt etmediğinden bu şehrin cümle câmi‘lerinin mü’ezzinânları bu sâ‘ate amel edüp bâng-ı Muhammedî tilâvet ederler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a ·
metinde göster ·
Menzil-i Abdi Ağa ocağı: Bir metîn kullesi var, etrâf-ı hânedânı cümle kal‘a-misâl dîvârlı sarây-ı azîmdir. Ve Biyelmik nâhiyesi, Bosna sancağı hâkidir. Bu hânedânda bir gece mihmân olup ve gayri refîkler alup andan yine semt-i şarka bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… îvârı elli arşın âlî hâşıtlardır. Ve bu kal‘a önünde cisir aşırı iki aded vîrân
kulleleri var
. Kaçan kim Süleymân Hân asrında bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde bu vîrân kulle …
Ve bu kal‘a şekl-i murabba‘dır ve çâr-kûşesindeki kulleler şindire tahta örtülüdür. Ve kullelerde şâhî serâmed topları olup kal‘a dîvârı elli arşın âlî hâşıtlardır. Ve bu kal‘a önünde cisir aşırı iki aded vîrân kulleleri var. Kaçan kim Süleymân Hân asrında bu kal‘ayı muhâsara etdiklerinde bu vîrân kulleleri meteriz edinüp asker-i İslâm bu kullelerden kal‘ayı zebûn etmişlerdir. Ve kal‘anın batı tarafındaki rûy-ı dîvârda dahi top gülleleri kelle kadar saplı durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
Ve ibret-nümâsı, kal‘a kapusu üzre bir serâmed vâcibü's-seyr sâ‘at
kullesi var
. Ve dükelisi bir âb-ı hayât çeşmesi var kim kapu önündeki cisrin başında vâkı‘ …
Ve ibret-nümâsı, kal‘a kapusu üzre bir serâmed vâcibü's-seyr sâ‘at kullesi var. Ve dükelisi bir âb-ı hayât çeşmesi var kim kapu önündeki cisrin başında vâkı‘ olmuş bir sebîl-i aynü'l-hayâtın târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… rampav dîvârlı palanka hisârdır, ammâ gâyet metîn ve dolma rıhtım olup câ-be-câ
kulleleri var
, lâkin çit dolma tabyalardır. Ve niçe yerde mazgallar dirsekleri vardır ve niçe …
Sitâyiş-i taşra varoş: Bu aşağı kal‘anın taşrasında cânib-i şarkîsinde bir kat şehir varoşu var. Bunun dahi etrâfı bir kat handaklı ve şarampav dîvârlı palanka hisârdır, ammâ gâyet metîn ve dolma rıhtım olup câ-be-câ kulleleri var, lâkin çit dolma tabyalardır. Ve niçe yerde mazgallar dirsekleri vardır ve niçe yerde şâhî topları [v]ar, ammâ topa muhtâc değildir, zîrâ aşağı kal‘a kullenin topları cümle bu varoşu korudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 172a ·
metinde göster ·
… vcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlîsi üzre bir haşebden minâre gibi bir sâ‘at
kullesi var
.
Ve ikinci kapusu tâ(?) Beç kapusu dahi iki kat kârgîr binâ demir kapulardır. Bunun dahi aralığında gûnâ-gûn silâhlar ve niçe ibret-nümâ eşyâlar maslûb olup bunda dahi bevvâbân-ı nigâhbânlar şeb [ü] rûz mevcûdlardır. Ve bu kapunun atebe-i âlîsi üzre bir haşebden minâre gibi bir sâ‘at kullesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·
… niçe bin muhâfazacı kâfirler ve niçe yüz yerde birer top menzili alarka haberci
kulleleri var
, ammâ ale'l-gafle bizi gördükleri gibi cümle firâr edüp biz dahi bu paçarız kır …
Bu mahallerde niçe bin muhâfazacı kâfirler ve niçe yüz yerde birer top menzili alarka haberci kulleleri var, ammâ ale'l-gafle bizi gördükleri gibi cümle firâr edüp biz dahi bu paçarız kırıntıları kırup ve handakların doldurup taşra tarafa çıkdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185b ·
metinde göster ·
… deyr-i ma‘mûr kim cânib-i etrâfında evc-i âsumâna ser çekmiş dörd aded çanhâne
kulleleri var
, ammâ ortadaki kubbe-i kebîrin alemi beş âdem kaddi kadar haç alem idi. Sâ’ir ü …
Cümle guzât-ı müslimîn muğtenim oldular, ammâ bu şehr-i Raytinad'ın ortasında kal‘adan ziyâde sa‘b u metîn bir Şeddâdî binâ-yı azîm manastır-ı kadîmi va[r] kim gûyâ İslâmbol'da Ayasofya-i Kebîr-misâl bir kubbe-i âlîsi ve üç yüz aded dahi gayri kubâbları cümle rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr bir deyr-i ma‘mûr kim cânib-i etrâfında evc-i âsumâna ser çekmiş dörd aded çanhâne kulleleri var, ammâ ortadaki kubbe-i kebîrin alemi beş âdem kaddi kadar haç alem idi. Sâ’ir üç yüz ad[ed] kıbâbların alemleri üçer âdem kaddi gümüş haçlar olup cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ salîbe alemlerdir kim bu alemlerle bu deyr-i kebîr kâfiristânda ve rûy-ı arzda alem olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4b ·
metinde göster ·
, hâlâ minâredir ve sâ‘at andadır kim nâkûsınun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ o …
Ve bir azîm serâmed kârgîr binâ çâr-kûşe çanlık kullesi var, hâlâ minâredir ve sâ‘at andadır kim nâkûsınun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur ve bu minârenin kaddi kâmil iki yüz yigirmi ayak nerdübân 14b ile bu hakîr çıkup kal‘a-i Belgrad'ı seyr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a–14b ·
metinde göster ·
imiş kim şark tarafında üç konak yerde nehr-i Tuna ve cânib-i cenûbunda nehr-i …
Ol asırda bu deyrin bir çanhâne kullesi var imiş kim şark tarafında üç konak yerde nehr-i Tuna ve cânib-i cenûbunda nehr-i Raba ve buhayre-i Balatin kıble tarafında nümâyân imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
… ârgîr binâ kulle-i ra‘nâlardır kim büyük kapu kullesi üzre bir ibret-nümâ sâ‘at
kullesi var
kim nâkûsının sadâsı Sonlok'da ve Değirmenderesi'nde istimâ‘ olunur bir mehîb s …
Ve cümle iki aded kapusu var. Büyük kapusu cânib-i kıbleye mekşûfdur, ammâ üç kat metîn ve kavî kapulardır. Mâbeynlerinde cümle kal‘a neferâtları âmâde olup kal‘anın teferrücgâh ve ârâmgâh yeri bu kal‘a kapuları arasıdır ve her kapu önünden bir kat haşeb cisr ile ubûr olunup üçer yerden bu cisrler her gece kalkup kal‘a bir cezîrede kalır, bir yerden murûr u ubûr mümkin değildir. Ve kapuların kemerleri Şeddâdî kârgîr binâ kulle-i ra‘nâlardır kim büyük kapu kullesi üzre bir ibret-nümâ sâ‘at kullesi var kim nâkûsının sadâsı Sonlok'da ve Değirmenderesi'nde istimâ‘ olunur bir mehîb sadâlı sâ‘at çanıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… sedd olup bunda dahi azîm serâmed balyemez topları olup bu tabya üzre bir sâ‘at
kullesi var
kim çanının sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunup ve bu kapunun kemeri altında …
Ve bu kapu üzre bir azîm tabya vardır, cânib-i erba‘aya Sedd-i İskender-vâr sedd olup bunda dahi azîm serâmed balyemez topları olup bu tabya üzre bir sâ‘at kullesi var kim çanının sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunup ve bu kapunun kemeri altında bir küçük kapu dahi vardır, andan aşağı varoşa otuz ayak nerdübân-ı hacer ile enilir küçük kapudur. Ammâ büyük kapuda dâ’imâ zencîr gerilidir. Ve taşrasında handakı üzre zencîr ile asılmış cisrden geçüp cânib-i kıbleye yüz adım yokuş aşağı enüp bir kat kapu dahi olup bu bâb-ı azîm taraf-ı cenûba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… astırı câmi‘-i şehriyârî olup kal‘anın etrâfında yedi aded üstleri tahta örtülü
kulleleri var
. Ve ancak bir kapusu var. Derûn-ı hisârda ancak üç yüz aded şindire tahta örtül …
Evc-i âsumâna berâber bir yalçın kırmızı ve sarı ve boz kaya üzre Şeddâdî binâ şekl-i muhammes bir kal‘a-i messdir ve içindeki manastırı câmi‘-i şehriyârî olup kal‘anın etrâfında yedi aded üstleri tahta örtülü kulleleri var. Ve ancak bir kapusu var. Derûn-ı hisârda ancak üç yüz aded şindire tahta örtülü evleri var. Cebehânesi ve gılâl anbârları ve bir çâh-ı mâsı ve bir çâh-ı gayyâ zindânı var. Lâkin topların mukaddem târîh ile küffâr Honot kal‘asına götürmüş. Hatvan'a ve Eğre'ye toplar getirmeğe âdemler gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı azîminde siyâsethânesi ve bir çanlık
kullesi var
. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şeddâdî kalın dîvârdır kim üstünde dörder …
Ve kal‘a ortasında bir meydân-ı azîminde siyâsethânesi ve bir çanlık kullesi var. Ve cümle der-i dîvârı ol kadar enli Şeddâdî kalın dîvârdır kim üstünde dörder araba yürümek mümkindir. Ve cümle temelleri altında hurde kemerleri olup temeli cümle boşdur kim hîn-ı muhâsarada lağım ile düşman girmeye deyü boş etmişdir, ammâ mefret azîm topları ve cebehâneleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
, ammâ üçü küçük sâ‘at kulleleridir, ammâ bu sağ kapunun yanındaki serâmed kulle …
Bu deyr-i azîmin çâr-kûşesinde dörd aded sâ‘at kullesi var, ammâ üçü küçük sâ‘at kulleleridir, ammâ bu sağ kapunun yanındaki serâmed kulle-i pür-mehâbetin misli bu rub‘-ı meskûnda yokdur ve hâlâ dünyâ üstâdları bir yere gelseler bir taş bir yere komağa kâdir değillerdir. Ve bu âsâr-ı garîbe gerçi siyâh taş binâ görinür, ammâ taş değildir, alçı gibi ma‘cûn edüp san‘at ile tondurmadır. Hakîkatü'l-hâl bu hakîr ol kadar im‘ân-ı nazar ile takayyüd edüp gördüm, taşların birbirlerine imtizâc yerlerin görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61a ·
metinde göster ·
Ve çâr-kûşe şibih İslâmbol'un Galata Kullesi gibi dörd aded
kulleleri var
. Anlar dahi kat-ender-kat pençereleri câmlar ile pîrâste olup çâr kulleleri dah …
Ve çâr-kûşe şibih İslâmbol'un Galata Kullesi gibi dörd aded kulleleri var. Anlar dahi kat-ender-kat pençereleri câmlar ile pîrâste olup çâr kulleleri dahi çâr-kûşe rusâs-ı hâs ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… -gird cirmi üç bin arşın yalın kat dîvârlı rabâtdır kim yedi yerde sehel ma‘mûr
kulleleri var
. Ve cümle üç aded kapusu ve içinde dörd manastırı ve tokuz kenîseleri ve ba‘zı …
Gûyâ akçe tahtası gibi şekl-i bâdemî vâki‘ olmuş bir cânibi Tuna kenârında ve bir tarafı Uyvar tarafında cümle evleri bâğ u bâğçeli Şeddâdî kârgîr binâ şindire tahta ile mestûr üç bin aded hâne-i ma‘mûrlardır. Ve bu varoşun gird-â-gird cirmi üç bin arşın yalın kat dîvârlı rabâtdır kim yedi yerde sehel ma‘mûr kulleleri var. Ve cümle üç aded kapusu ve içinde dörd manastırı ve tokuz kenîseleri ve ba‘zı yerinde meydâncıklar ve beş yüz kadar dükkânları ve üç aded hânları var. Lâkin küffâr henüz bu kal‘anın kıymetin bilüp günden güne amâr etmededir. Ve bu kal‘anın semt-i şimâlîsinde dağı ve taşı bâğı ve bâğçesi dutmuşdur. Lâkin bu bâğlar şehre ol kadar havâledir kim iç kal‘asında olan mezkûr kral sarâyında ve aşağı varoş içinde top u tüfengden âdem gezemez, muhâsarası gâyet mümkindir. Hudâ dest-i İslâma müyesser ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
… gâh-ı ümmet-i Muhammed'dir. Ve bir nâzük bâng-ı Muhammedî tilâvet olunur minâre
kullesi var
. Kapusu önünde bir âb-ı hayât kuyusu yanında kal‘anın bir uğrın kapusu var. Ve …
İki kat çâr-kûşe palanka dîvârlı şekl-i murabba‘ kal‘a-i musanna‘ bir ma‘mûr sûr-ı üstüvârdır. İç hisârda iki mihrâbdır, biri Sinân Paşa câmi‘i zamân-ı kadîmde âyîn-i millet-i Mesîhiyye olur bir deyr-i kebîr imiş, hâlâ ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed'dir. Ve bir nâzük bâng-ı Muhammedî tilâvet olunur minâre kullesi var. Kapusu önünde bir âb-ı hayât kuyusu yanında kal‘anın bir uğrın kapusu var. Ve bir dahi büyük kapusu cânib-i garba nâzırdır. Ve mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bu kapunun iç yüzündedir. Ve bu iç hisârda elli aded şindire tahta ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar ve on beş aded dükkâncıkları var, gayri âsârlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… rı şindire tahta örtülü hâneler vardır. Ve bu kat kal‘a kapusunun üstünde sâ‘at
kullesi var
kim nâkûsunun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur kârgîr kulle ve şimâle nâzı …
Ve bu varoşda cümle yüz mikdârı şindire tahta örtülü hâneler vardır. Ve bu kat kal‘a kapusunun üstünde sâ‘at kullesi var kim nâkûsunun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur kârgîr kulle ve şimâle nâzır kârgîr binâ kemerli demir kapudur. Bu kapunun önünde taşra büyük varoşa geçecek kapu üzre bir kârgîr-binâ kulle-i semender var kim âteş-feşân kirpi tüğü gibi dizilmiş topları hâzır u müheyyâdır. Bu mezkûr kulle ve kapu önünde taşra mezkûr büyük varoşa geçecek nehr-i Kiriş üzre yüz adım enli bir haşeb cisr ile mezkûr taşra büyük varoşa geçilir cisr-i kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·