… ücreleri var. Bu câmi‘ rûşen-binâ ser-â-pâ (---)(---) ile mestûr, bu câmi‘ ile
kullede
olan Yeni Câmi‘den mâ‘adâ câmi‘ler hâric-i sûr ki Tarabefzûn'ın garbî tarafıdır …
Evvelâ Orta Hisâr'da kefere destinde bir kenîse-i musanna‘ imiş. Sene hamse ve sittin [ve] semânie mi’e'de bu kal‘a Ebü'l-feth Sultan Mehemmed Hân-ı Gâzî {feth} edince nass-ı kâtı‘ ki âyet Arapça fermân-ı şerîfi üzre bu deyr-i mu‘azzamın mihrâbın şarkdan cânib-i kıbleye vely edüp bir câmi‘-i nûr-ı mübîn etmişdir kim ilâ hâze'l-ân derûn-ı câmi‘ nûr ile mâl-â-mâldir. Mihrâbı ve minberi kâr-ı kadîmdir. Ammâ bu câmi‘in şarkî tarafına muttasıl bir hünkâr mahfili vardır. Üstâd-ı neccâr-ı hûrdekâr buna bir tîşe ve erre ve sûhân urup arz-ı ma‘rifet edüp bir mahfil-i münîf tarh etmişdir kim vâcibü's-seyrdir. Cümleden ahşâbları servi levhası ve ceviz levhası ve çimşir levhası ile binâ olunmuş pâdişâhlara mahsûs mahfil-i kürsî-i vâlâdır. Şeb [u] rûz [na]-mesdûd durur bir makâm-ı âlîdir. Ve bu makam-ı fevkânîden gayrı bu câmi‘in cânib-i selâsinde fevkânî sütûnler üzre mahfiller vardır. Cemâ‘at vefret üzre oldukda cemâ‘at bu mahafillerde ibâdet ederler. (---) Kapusu ve bir minâre-i ra‘nâsı vardır ve taşra hareminin cânib-i erba‘asında medrese hücreleri var. Bu câmi‘ rûşen-binâ ser-â-pâ (---)(---) ile mestûr, bu câmi‘ ile kullede olan Yeni Câmi‘den mâ‘adâ câmi‘ler hâric-i sûr ki Tarabefzûn'ın garbî tarafıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b ·
metinde göster ·
… ır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her
kullede
kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘ …
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
… Bulgar köyüdür. (---) Paşa çiftliğinde paşa efendimiz evc-i âsumâne ser çekmiş
kullede
mihmân oldu. Ma‘mûr otar-ı âbâdândır. 130a Bundan cereyân eden nehr-i Kamçı K …
Karye-i Karacaot: Nehr-i Kamçı kenarında müselmân u Bulgar köyüdür. (---) Paşa çiftliğinde paşa efendimiz evc-i âsumâne ser çekmiş kullede mihmân oldu. Ma‘mûr otar-ı âbâdândır. 130a Bundan cereyân eden nehr-i Kamçı Kazan ve Şıpka dağlarından gelüp Köprü köyünden ubûr edüp Karadeniz sâhilindeki Varna şehrinin Galatası dibinde Karadeniz'e mahlût olup içinde şayka gemiler kışladığı bâlâda Silisre vilâyetine giderken Çengeköy mahallinde tahrîr olunmuşdur. Ba‘dehû bu Karacaot'dan bir günde yüz bin renc-i anâ ile nehr-i Kamçı tuğyânda olmağıla cümle ağâvâtların ve paşa efendimiz ağırlıkları iki günde gücile ubûr edüp nehrin karşu tarafında Kazan Balkanı dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129b–130a ·
metinde göster ·
lisân-ı Latince İdrivne Kral bu kullenin târîhin tahrir edüp ta‘mîr etmişdir.
Bir köşesinde Zindân kullesidir kim yine nehr-i Meriç sâhiline nâzır taraf-ı kıbleye nâzır burc-ı pür-borcdur kim cemî‘i borclu ve kâtil ve kuttâ‘u't-tarîk-i vâcibü'l-izâle olanlar bu Zindân kullesinde mescûn u mahpûs olunmuşlardır. "Tûfân-ı Nûh'dan mukaddem kalan kulle-i kadîm budur", deyü sadr-ı kullede lisân-ı Latince İdrivne Kral bu kullenin târîhin tahrir edüp ta‘mîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 149b ·
metinde göster ·
… şimâl tarafından kayalar içre ta aşağı sazlığa inilir sulak yolu vardır kim bu
kullede
kirpi gibi balyemez topları vardır.
Bâlâda tahrîr olunan mağaralı kayalar üzre evc-i âsumâna kad çekmiş bir kal‘a-i Kahkahâ-vâr bir hisârı vardır kim cânib-i garbîsinde yedi kat kapu kulleleri vardır. Birbirine nâzır burclar andan cânib-i şimâle nâzır tarafında bölme bölme kayalar üzre üç bölük kal‘a dîvârlarıdır kim içinde azebân tâ’ifesi ve gayrı neferâtları sâkin olurlar. Ve bu şimâl tarafından kayalar içre ta aşağı sazlığa inilir sulak yolu vardır kim bu kullede kirpi gibi balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251b ·
metinde göster ·
… dân-ı beden mazgalında ikişer âdem bekler ammâ ile'l-ân her gice yetmiş üç aded
kullede
beş yüz aded pür silâh âdemler fi's-sayf ve'ş-şitâ keşik bekleyüp sadâ-yı gülbâ …
Evvelâ cânib-i şarkda Tebrîz kapusundan taraf-ı garbîde Yalı kapusuna gelince bu aşağı kal‘anın üç taraf dîvârı kal‘a ve bedenler üzre kâmil beş bin adımdır. Ammâ İçkal‘a kayasıyla bile hisâb olunursa kâmil on bir bin hatve-i fetâdır, ya‘nî yiğit adımlamasıdır. Bî-tâb u bî-mecâl ehl-i keyf tiryâkî adımıyla on beş bin adım dahi olur ve dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin dendân-ı bedendir kim hîn-i muhâsarada her dendân-ı beden mazgalında ikişer âdem bekler ammâ ile'l-ân her gice yetmiş üç aded kullede beş yüz aded pür silâh âdemler fi's-sayf ve'ş-şitâ keşik bekleyüp sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî ile feryâd edüp nigehbânlık ederler. Ve bütün gice yigirmi dörd aded ağaları ve çavuşları şebrevânî esbâblarıyla kol dolaşup rıbât bekler, bir nöbetçi hâmûş bulsa iki yüz deynek urup paşaya arz edüp gediği âhara tevcîh olunur. Zîrâ ulûfe-i mu‘ayyeneleri ve asıl mu‘teber dirlikdir. Dörd beş bin mikdârı mahlûl bekler garîbü'd-diyâr ma‘zûlcü nâm yiğitler vardır. Anlar dahi hasbî nöbet beklerler. Bir gedik mahlûl olsa anlara verilmek şartdır. Eğer fetâ oğlu var ise pederi gediği oğluna verilir. Ma‘sûmlara gedik verilmek memnû‘dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… henesi var idi. Ol papas gâyet kehene idi. Ol deyrde bir kulle-i bâlâ inşâ edüp
kullede
niçe bin güvercin murgu besleyüp bu rûy-ı arzın ekâlîm-i seb‘asında olan bıtrîk …
Mutalsam-ı kehene-i kadîm: Kuşlar kal‘ası nâmıyla meşhûr-ı âfâk olmanın aslı oldur kim zamân-ı cehâletde bu Kuşlar kal‘ası zemîninde bir râhib var idi. Bu kal‘a zemîninde bir deyr kehenesi var idi. Ol papas gâyet kehene idi. Ol deyrde bir kulle-i bâlâ inşâ edüp kullede niçe bin güvercin murgu besleyüp bu rûy-ı arzın ekâlîm-i seb‘asında olan bıtrîk ü kıssîs ü râhiblere ahvâl-i Irâk-ı Medâyin'i yazup bir kebûterin boğazına ol varağı bir mutalsam ile geçirüp murâd [u] merâmı olan diyâra ol murg-ı zeyrek pervâz urup papasın dostu hânesine varup gelen habere göre haberler ve gayrı havâdisâtlar yazup yine vefk ile ol murgun boğazına asup berk-i hâtif gibi ol murg yine gelirdi. Ol papasın dâ’imâ kârı bu idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a ·
metinde göster ·
… l‘a-misâl kulle-i azîmler üzre sağîr ü kebîr yüzer aded şâhâne topları olup her
kullede
yüzer 38a ve yüz ellişer aded kâfirin top gülleleri saplıdır, zîrâ Berebaş kâ …
Ve bu bölme kal‘ada cümle yüz aded şindire tahta örtülü evlerden gayrı bir imâret şey yokdur. Ve bu Yukarukal‘a on iki aded tahta örtülü metîn ve müstahkem kulle-i azîmlerdir kim her birinde beşer altışar pâre balyemez topları var. Ve bu kal‘anın dörd köşesinde olan başka kal‘a-misâl kulle-i azîmler üzre sağîr ü kebîr yüzer aded şâhâne topları olup her kullede yüzer 38a ve yüz ellişer aded kâfirin top gülleleri saplıdır, zîrâ Berebaş kâfiri bu kal‘ayı yüzer bin asker-i Rus-ı menhûs ile altı kerre muhâsara edüp hamd-i Hudâ bir zafer bulmayup hâ’ib ü hâsir gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b–38a ·
metinde göster ·
… ları var kim tâ Eşek adaların döğer ve Melek Ahmed Paşa efendimizin binâ etdiği
kullede
dahi serâmed toplar vardır kim bu tarafda yel değirmenleri vardır.
Bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır ve (---) kat dîvârlı kal‘a-i sedd-i İskender'dir. Cümle (---) aded şâhâne topları var kim tâ Eşek adaların döğer ve Melek Ahmed Paşa efendimizin binâ etdiği kullede dahi serâmed toplar vardır kim bu tarafda yel değirmenleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
yüzer aded pür-silâh yiğitler şeb [ü] rûz mevcûdlardır kim cümle bu guzâtlar Ba …
Dizdârı Baba Ahmed Ağa kim bir pîr-i fânîdir. Her kullede yüzer aded pür-silâh yiğitler şeb [ü] rûz mevcûdlardır kim cümle bu guzâtlar Baba Ahmed Ağa'nın evlâd-ı evlâdları tenâsül bulup gâzî yiğitlerdir. Gayrı ecnebî kimesne yokdur ve bir kimesne bu kullelerde duramaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 137b ·
metinde göster ·
Sultân Mehemmed câmi‘i var, ammâ küçükdür ve Sultân Süleymân câmi‘i var. Ol dah …
Ve kal‘anın kapusu dibindeki büyük kullede Sultân Mehemmed câmi‘i var, ammâ küçükdür ve Sultân Süleymân câmi‘i var. Ol dahi küçük câmi‘dir ve kal‘adan taşra Kadı câmi‘i ve üst yanında Namâzgâh. Bunlardan mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178a ·
metinde göster ·
her şeb mehterhâne-i pâdişâhî tabılları döğülür. Bunda dizdârhânesi ve cebehâne …
Der-nişâne-i evsâf-ı İç [Kal‘a]: Bu Orta kal‘anın şimâlî köşesinde nehr-i Dırava kenârında yine orta kal‘aya muttasıl bir burunda çâr-kûşe bir Şeddâdî tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır, ammâ küçücecikdir. Çâr-kûşesinde çâr-rükn gibi serâmed kulleleri cebehâne-i gûnâ-gûnlar ile memlû kulle-i bâlâların üzerleri tahtalı sivri kubâblardır. Cânib-i cenûba meftûh bir kapusu üzre kullede her şeb mehterhâne-i pâdişâhî tabılları döğülür. Bunda dizdârhânesi ve cebehâneden gayri bir amâr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… ‘ dahi sehel cemâ‘atden garîbdir, zîrâ bu câmi‘e muttasıl Budin kapusu üzre bir
kullede
çan çalınır semtdir. Anıniçün bu câmi‘de cemâ‘at azdır. Cemî‘i cevâmi‘ ve mesâc …
Bu câmi‘ dahi sehel cemâ‘atden garîbdir, zîrâ bu câmi‘e muttasıl Budin kapusu üzre bir kullede çan çalınır semtdir. Anıniçün bu câmi‘de cemâ‘at azdır. Cemî‘i cevâmi‘ ve mesâcidler bu sâ‘at çanı sadâsın istimâ‘ edüp ezân-ı Muhammedîler verilir bir mehîb sadâlı çandır. Ma‘lûmumuz olan cevâmi‘ler bu[n]lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
… e üzre Süleymân Hân câmi‘inin bir musanna‘ serâmed tahta menâresi vardır. Ve bu
kullede
dizdârın ve iki yüz aded kal‘a neferâtlar[ının] zî-kıymet metâ‘ları mahfûzdur, …
Derûn-ı hisârda cümle yetmiş aded şindire tahta örtülü hâneleri ve bir kenîseden tebdîl olmuş Süleymân Hân câmi‘i var, gâyet ma‘bedgâh-ı kadîm ve kârgîr binâdır. Hattâ bu câmi‘e muttasıl evc-i âsumâna ser çekmiş çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kulle-i ra‘nâsı var kim cihân-nümâ olup cemî‘i Keçkemet sahrâları ve Şarkez yakaları üç konak yerdir, bu kulle-i bâlâdan nümâyân olup tahta örtülü ayyûka kad-keşân olmuş bir kulle-i bâlâdır kim tâ zirve-i a‘lâsında dörd aded serâmed topları vardır. Dahi mâ-fevkinde bu kulle üzre Süleymân Hân câmi‘inin bir musanna‘ serâmed tahta menâresi vardır. Ve bu kullede dizdârın ve iki yüz aded kal‘a neferâtlar[ının] zî-kıymet metâ‘ları mahfûzdur, zîr[â] sa‘b 71b ve metîn kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a–71b ·
metinde göster ·
gûnâ-gûn çarhları ve dollâbları atlar çevirdikçe çarhlar Tuna suyuna tokmakları …
Nehr-i Tuna kenârında bir kulle-i azîm vardır. Ol kullede gûnâ-gûn çarhları ve dollâbları atlar çevirdikçe çarhlar Tuna suyuna tokmakları biri biri akabince urdukça zor ile Tuna suyu su küpleri içine girüp yokuş yukaru şazrev[â]n gibi küpler içre su gürleyerek tâ Ortahisâr'da bu çeşmeden pertâb edüp çıkar. Görmeğe muhtâç sihr-i mübîn mertebesi bir san‘at-ı ibret-nümâdır kim vasfında lisân kâsırdır, zîrâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… iki aded kavî ve metîn ismine mazhar olmuş kavî kulle-i azîmelerdir. Ve her bir
kullede
beşer ve altışar aded kolumburuna ve şâhî zarbuzan topları var. Ve her kulleler …
Ve bu kal‘anın kara tarafı üç köşedir. Ve cümle on iki aded kavî ve metîn ismine mazhar olmuş kavî kulle-i azîmelerdir. Ve her bir kullede beşer ve altışar aded kolumburuna ve şâhî zarbuzan topları var. Ve her kullelerin üstleri tahta şindire örtülü alemli kubbelerdir. Ve bir kulleden bir kulleye varınca ellişer aded bedendir ve her beden ikişer adımdır. Bu hisâb üzre kal‘a-i Peşte'nin çâr-kûşesinin gird-â-girdi bin yedi yüz aded hatvedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
Hattâ bu hakîr bu şehre varmazdan bir gün mukaddem beş bin küffâr Kotur'dan gelüp bu şehirden bu kadar ümmet-i Muhammed esîr ve mâl-ı ganâ’imler alup ba‘zı evleri câ-be-câ ıhrâk edüp biz vardıkda dahi niçe evler alev ber-alev olup yanar idi. Ve ba‘zı kullede kapanan ümmet-i Muhammedler hakîri görüp hamd-i Hudâ edüp kulleden taşra çıkdılar ve bizi de cümle bir kulleye kondurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
şeb [ü] rûz Bosna vezîrinin bir mükellef ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda …
Bu kullede şeb [ü] rûz Bosna vezîrinin bir mükellef ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda sâkin olur ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedik'den gelüp giden kârbân halkından ve cemî‘i yüklerden bir guruş ve cümle kirâ komor bârgîrinden birer rub‘ bâc alınur bir kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu
kullede
mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedik'den gelüp …
Bu kullede şeb [ü] rûz Bosna vezîrinin bir mükellef ağası elli aded nefer ile dâ’imâ bunda sâkin olur ve Hersek paşası tarafından bir ağa ve Nova kal‘ası çorbacılarından bir ağa bu kullede mâh u sâl oturup cemî‘i Bosna-sarâyından gelen ve cümle Dobra-Venedik'den gelüp giden kârbân halkından ve cemî‘i yüklerden bir guruş ve cümle kirâ komor bârgîrinden birer rub‘ bâc alınur bir kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150b ·
metinde göster ·
… nlillâh kendü mâlıyla binâ edüp dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı ve derûn-ı
kullede
bir mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kif …
Menzil-i kulle-i cây-ı amân-ı Lipete: Bu sene-i m[üb]ârekede Köpürlüzâde Kethudâsı İbrâhîm Ağa bu Mostar'da neşv u nemâ bulmak ile Mostar ile Bosna-sarâyı mâbeyni emn [ü] amân olsun içün ve Uskok kâfiri yolları sedd olmağiçün bu kulleyi hasbetenlillâh kendü mâlıyla binâ edüp dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı ve derûn-ı kullede bir mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve beş aded şâhî topları ve bir anbârı ve bir çâh-ı mâsı ve bir demir kapusu ve kulle-i müdevverenin zirve-i a‘lâsı üzre şindire tahta örtülü kulle-i azîmdir. Ve bu burc-ı metîn şerefiyyetine etrâf-ı kullede henüz elli aded hâneler amâr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… şindire tahta örtülü kulle-i azîmdir. Ve bu burc-ı metîn şerefiyyetine etrâf-ı
kullede
henüz elli aded hâneler amâr olmada idi.
Menzil-i kulle-i cây-ı amân-ı Lipete: Bu sene-i m[üb]ârekede Köpürlüzâde Kethudâsı İbrâhîm Ağa bu Mostar'da neşv u nemâ bulmak ile Mostar ile Bosna-sarâyı mâbeyni emn [ü] amân olsun içün ve Uskok kâfiri yolları sedd olmağiçün bu kulleyi hasbetenlillâh kendü mâlıyla binâ edüp dizdârı ve elli aded merdüm-i hisârı ve derûn-ı kullede bir mescidi ve beş katında cümle elli aded mücerred yiğitlerin hücreleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve beş aded şâhî topları ve bir anbârı ve bir çâh-ı mâsı ve bir demir kapusu ve kulle-i müdevverenin zirve-i a‘lâsı üzre şindire tahta örtülü kulle-i azîmdir. Ve bu burc-ı metîn şerefiyyetine etrâf-ı kullede henüz elli aded hâneler amâr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167a ·
metinde göster ·
… ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan
kullede
bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş ka …
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… eğri büğrü sokaklı metîn ve kavî cedîd ü hadîd kapulardır. Bu kapu üzre de olan
kullede
bir teferrücgâh haşeb köşkü var, cümle erbâb-ı dilân anda sohbet-i hâs ederler.
Ve cümle iki kapusu var. Biri Budin Kapusudur kim cânib-i şark ile şimâl mâbeynine nâzır dörd kat kârgîr kemerli eğri büğrü sokaklı metîn ve kavî cedîd ü hadîd kapulardır. Bu kapu üzre de olan kullede bir teferrücgâh haşeb köşkü var, cümle erbâb-ı dilân anda sohbet-i hâs ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
küffâr mahallâtları yokdur. Lâkin müsellim kefere hâneleri var kim kal‘a hüddâm …
Der-beyân-ı aded-i mahallât-ı mü’minân: Cümle on dörd mahalledir, ammâ dördü bu kal‘a içredir. Süleymân Hân asrında küffâr isyân edüp derûn-ı kal‘ada harâc-güzâr küffâr kırılaldan berü bu kullede küffâr mahallâtları yokdur. Lâkin müsellim kefere hâneleri var kim kal‘a hüddâmlarıdır. Evvelâ Battâl Kapu Mahallesi ve Karakaş Paşa Mahallesi ve Polata Mahallesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… beden kullelerdir. Cümleden su kullesi nehr-i Tise kenârındaki büyükdür. Ve her
kullede
kırkar ellişer aded sağîr ü kebîr şâhâne topları vardır.
Cirmi dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin adımdır ve cümle yedi aded sa‘b u metîn kulle-i azîmlerdir. Ve her kullesi biri biri içinde beden beden kullelerdir. Cümleden su kullesi nehr-i Tise kenârındaki büyükdür. Ve her kullede kırkar ellişer aded sağîr ü kebîr şâhâne topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
Ve dîvârı zemîn dibinden on arşın bâlâ taş dîvâr edüp üç arşın enli edüp bu dîvârın iki başındaki kulleleri mahsûs kal‘a gibi azîm kulleler edüp ikişer yüz yiğit kodu. Ve Or kal‘ası dibinde bu dîvâra yan yana iki aded ikişer kat kulle-i azîmler inşâ edüp her kullede ellişer aded Rûm yiğitlerinden ergen, ya‘nî azeb odabaşılar koyup cemî‘i kullelerdeki yiğitlere bunları zâbıt edüp her gece dendân-ı beden üzre kol dolaşup uyuyan müstahfızânları ta‘zîr edeler. Ve bu orta kullelere dahi beşer aded şâhâne kolomburna toplar ve yüz yiğit topçular ve ellişer yiğit cebeciler koyup bu iki kulle-i azîmlere birer azîm vâsi‘ ve âlî demir kapular eyledi kim bu iki kapudan gayri yerden cezîre-i Kırım'a girilmez oldu. Meğer deryâdan gemilerle gelinir, girir ola. Ve bu Or'un iki kapusundan çıkan Heyhât sahrâsın geçüp 109b isterse şark cânibine kal‘a-i Azak'a isterse şimâl tarafında ol sâ‘at Kazağ'a isterse garb cânibinde otuz(?){altı} sâ‘at çöl ile kal‘a-i Kılburun kal‘asına gider, ammâ bu mezkûr yollara yüz iki yüz âdem gidemez, beş altı yüz âdem gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109a–109b ·
metinde göster ·
… er eyle olsa bu kal‘a-i İnkirmân sedd-i bî-emân amân olurdu. Ve mezkûr çâr-kûşe
kulle[de]
dahi bir azîm kemer kapu vardır. Bu kapudan kal‘aya ve taşra mezkûr varoşa çıka …
Ve bu mezkûr varoşdan aşağı varoşa giderken bir yalçın kaya üzre bir vâsi‘ çemenzâr meydânda çâr-kûşe bir metîn ve sa‘b Şeddâdî kulle var. Çâr köşesinde top mazgallarıyla ârâste kulle-i azîmdir. Küffâr zamânı bu mezkûr çemenzâr-ı vâsi‘ zemîni(?) bu çâr-kûşe kulle ile taşra varoş kal‘ası yapmak murâd edinmiş. Lâkin müyesser olmamış. Eğer eyle olsa bu kal‘a-i İnkirmân sedd-i bî-emân amân olurdu. Ve mezkûr çâr-kûşe kulle[de] dahi bir azîm kemer kapu vardır. Bu kapudan kal‘aya ve taşra mezkûr varoşa çıkar sarp kapudur. Ardı önü kesme kayalı handakdır. Bir tarafı cânib-i cenûba uçurumdur. Bu kapudan aşağı enerken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
… re Ciniviz keferesinin hattıyla bu kal‘anın târîhi var. Dahi üstündeki çâr-kûşe
kullede
küffâr sarâyı imiş, hâlâ şimdi içinde cebehâne ve top ve tüfeng mühimmâtları du …
Ve bu iç kal‘ada aslâ evler yokdur. Ancak taş kubbeli kenîseden bozma bir mescidi ve bir uzun kiremit örtülü evi var ve bir su kullesi var elli ayak nerdübân ile enilüp su alınır. Ve bu iç kal‘a kapusu üzre Ciniviz keferesinin hattıyla bu kal‘anın târîhi var. Dahi üstündeki çâr-kûşe kullede küffâr sarâyı imiş, hâlâ şimdi içinde cebehâne ve top ve tüfeng mühimmâtları durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
… kârgîr binâ yüz arşın tûlu bir dîvâr çeküp üç kulle-i azîm ihdâs etmiş ve orta
kullede
bir demir kal‘a kapusu etmiş. Kıble tarafındaki dağlara bu kapudan gidilir.
Ammâ bu kayanın kıblesi tarafında bir uçurumdan bir uçurum yakasına varınca küffâr zamânı üstâd-ı kûhkenler seng-i hârâ kayaları kesüp bir çâh-ı amîk handak-ı azîm kesüp handakın iç yüzüne bir Şeddâdî kârgîr binâ yüz arşın tûlu bir dîvâr çeküp üç kulle-i azîm ihdâs etmiş ve orta kullede bir demir kal‘a kapusu etmiş. Kıble tarafındaki dağlara bu kapudan gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… al‘a dîvârı dahi çekmiş. Bu dîvârda dahi üç aded kulle-i azîmler edüp yine orta
kullede
bir ağaç kanatlı kapusu var.
Ve bu kapudan içeri üç yüz adım semt-i şimâle gidüp yine bir uçurum dereden bir uçuruma varınca aykırı bir kat kal‘a dîvârı dahi çekmiş. Bu dîvârda dahi üç aded kulle-i azîmler edüp yine orta kullede bir ağaç kanatlı kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… a yüz yılda itmâm bulmaz bir hisâr-ı kebîrdir. Anıniçün her beğin sûretleri her
kullede
nişâneleriyle tasvîr olunmuşdur.
Ve cümle yigirmi dörd aded serâmed kulle-i Kahkahâlardır. Her kullelerin iki taraflarında çâr-kûşe beyâz mermerler üzre Ciniviz Frengi keferelerinin tamgaları ve tasvîrleri var. Ve her bir kulleyi binâ eden ban ve krallar ve beğlerin eşkâl-i acûbeleriyle timsâlleri var, zîrâ bu kal‘aya bin aded küffâr-ı Freng beğleri imdâd etmeğile binâ olunmuş. Yohsa yüz yılda itmâm bulmaz bir hisâr-ı kebîrdir. Anıniçün her beğin sûretleri her kullede nişâneleriyle tasvîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… dizdâr hânesinden gayri ev yokdur. Cümle cebehâne ile leb ber-lebdir. Bu nârin
kullede
liman ve handaka nâzır serâmed ince toplar vardır.
Sene (---) târîhinde Ciniviz Frengi elinden Sultân Bâyezîd-i Velî asrında be-dest-i Gedik Ahmed Paşa fethidir. Bu cezîre kurâ ve çiftlikler ile müzeyyen olup derûn-ı cezîrede üç aded ma‘mûr kal‘aları var, ammâ bu Taman kal‘ası cümleden ma‘mûrdur. Kefe eyâletinde sancakdır. Kânûn üzre beğinin hâssı 320.000 akçedir, salyâne alır, ammâ tîmâr ve ze‘âmetleri yokdur ve voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle Osmânlı elinde şerîf kazâdır. Cümle üç aded nâhiyeleri vardır. Bu Taman kal‘ası leb-i deryâda bir topraklı bayır üzre şekl-i muhammes kârgîr köhne binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cirmi dâ’iren-mâdâr altı yüz adım küçük kal‘adır. Ve etrâfında üstü örtülü on aded kulle-i serâmedler vardır. Ve on aded kulleler dahi üstleri tahta ve kiremit örtüsüz açık kuleler vardır. Ve mağrib tarafı yokuş yukaru köşesinde bir azîm kulle 145a dir kim iç hisârcık kullesidir. Bunda dizdâr hânesinden gayri ev yokdur. Cümle cebehâne ile leb ber-lebdir. Bu nârin kullede liman ve handaka nâzır serâmed ince toplar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b–145a ·
metinde göster ·
… arka nâzır kapulardır. Kal‘a içinde bir câmi‘ ve beş kârgîr binâ hâneler ve her
kullede
birer küçük şâhî topları var. Topçuları ve cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları …
Sene (---) târîhinde Mehemmed Geray Hân Nevrûz Mirza hâtırıyçün yasamışdır. Nehr-i azîm Kuban kenârında bir dü[z]lük orman içinde çâr-kûşe ağaçdan toprak dolma kal‘adır. Dörd köşesinde birer kulle ve iki kapulu palankadır. Büyük kapu semt-i garba küçük kapu Kuban nehri kenârına şarka nâzır kapulardır. Kal‘a içinde bir câmi‘ ve beş kârgîr binâ hâneler ve her kullede birer küçük şâhî topları var. Topçuları ve cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Cümle Nevrûz Tatarları kal‘a muhâfaza ederler. Bir havf ü haşyet mahallinde cümle Tatar'ın ehl [ü] ıyâlleri kal‘aya tolup Kalmık ile ve Çerkes aşkıyâlarıyla ceng eder bir alay Nevrûz Tatarı kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a ·
metinde göster ·
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki
kullede
bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler …
Mâ-tekaddem küffâr asrında bu küçük kapu dibindeki kullede bir gemi limanı kapusu var. Cümle kayıklar andan içeri kal‘anın içine girirler imiş. Hâlâ ol liman kapusu dîvâr ile örtülüdür kim bu liman kapusu kemeri üzre olan kullenin nehr-i Ten'e nâzır cânibinde on arşın yüksekde bir kanatlı arslan tasvîri var. Çâr köşe beyâz mermer üzre tasvîr olunmuşdur. Üstâd-ı nakkâş Freng-i Mânî mermer-bür bu arslana bir emek sarf etmiş kim gören anı zî-rûh zann eder. Ol ecilden bu kulleye arslan kullesi derler. Ammâ kavm-i Freng böyle kanatlı arslan tasvîrlerine San Marko ve Santa Marko derler. Hattâ Bundukânî dedikleri Venedik küffârının sancağ u bayraklarında taşıdıkları kanatlı esed sûretidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184a ·
metinde göster ·
… e yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve topçubaşıları olup bunda sâkinlerdir. Derûn-ı
kullede
bir câmi‘ var, ammâ minâresi yokdur. Ve aşağı tabyada dahi bir zâviyesi var. Am …
Ammâ hâlâ bunda serdengeçdi gâzîleri çokdur. Bunda dahi zen duhterânlar yokdur. Cümle mücerred pâk gâziyân-ı sâdıkânlardır. Süleymân Paşa'nın kethudâsı ve yeniçeri ağası ve cebecibaşı ve topçubaşıları olup bunda sâkinlerdir. Derûn-ı kullede bir câmi‘ var, ammâ minâresi yokdur. Ve aşağı tabyada dahi bir zâviyesi var. Ammâ küffâr havfinden bu kulle-i Sultâniyye'nin bir âdemleri bir yere gitmek ihtimâlleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 187a ·
metinde göster ·
… r binâ kiremit ile mestûr menhûshâne-i ma‘mûr-ı keferelerdir, ammâ dizdâr nârin
kullede
sâkindir. Ve bir kenîseleri var.
Derûn-ı hisârda cümlesi yüz aded kârgîr binâ kiremit ile mestûr menhûshâne-i ma‘mûr-ı keferelerdir, ammâ dizdâr nârin kullede sâkindir. Ve bir kenîseleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… her biri birer gûne burc-ı eflâkden nişân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir
kullede
kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede ona …
Ve cümlesi yüz on bir kulle-i azîmlerdir kim her biri birer gûne burc-ı eflâkden nişân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir
kullede
onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Ve cümlesi yüz on bir kulle-i azîmlerdir kim her biri birer gûne burc-ı eflâkden nişân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… leri leb-ber-leb sâfî darı ve arpa ve buğday ve kılçıklı pirinç doludur. Ve bir
kullede
sâfî odun memlûdur kim "Hîn-i muhâsarada cemî‘i zehâyir lâzımdır" deyü ihtiyâte …
Bundan yine yokuş yukaru üçüncü kat kapudur kim iki yanında olan kullelerin içleri leb-ber-leb sâfî darı ve arpa ve buğday ve kılçıklı pirinç doludur. Ve bir kullede sâfî odun memlûdur kim "Hîn-i muhâsarada cemî‘i zehâyir lâzımdır" deyü ihtiyâten her mühimmât levâzımâtlar mevcûddur. Ve bir kullede dahi âb değirmenleri ve âdem çevirecek dollâblı âdem değirmenleri ve niçe bin el değirmenleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
… ‘i zehâyir lâzımdır" deyü ihtiyâten her mühimmât levâzımâtlar mevcûddur. Ve bir
kullede
dahi âb değirmenleri ve âdem çevirecek dollâblı âdem değirmenleri ve niçe bin e …
Bundan yine yokuş yukaru üçüncü kat kapudur kim iki yanında olan kullelerin içleri leb-ber-leb sâfî darı ve arpa ve buğday ve kılçıklı pirinç doludur. Ve bir kullede sâfî odun memlûdur kim "Hîn-i muhâsarada cemî‘i zehâyir lâzımdır" deyü ihtiyâten her mühimmât levâzımâtlar mevcûddur. Ve bir kullede dahi âb değirmenleri ve âdem çevirecek dollâblı âdem değirmenleri ve niçe bin el değirmenleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
… n kefereleri mezbûr kullenin miftâhların Ebü'l-feth'e teslîm ederler, ammâ hâlâ
kullede
bir âdem sâkin değildir, ammâ bu kulle Manya vilâyetinin Şehbâz dağları eteğind …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Misistre kal‘asın feth etdikde bu şehrin kefereleri mezbûr kullenin miftâhların Ebü'l-feth'e teslîm ederler, ammâ hâlâ kullede bir âdem sâkin değildir, ammâ bu kulle Manya vilâyetinin Şehbâz dağları eteğinde olup yüzü maşrıka nâzırdır. Ammâ aşağı şehir halkı kal‘anın ba‘zı rahnedâr yerlerin kendü mâllarıyla ta‘mîr ü termîm edüp Manya kâfirleri havfinden ba‘zı mahalde girüp tahassun ederler, ammâ evleri ve gayri amârları yokdur. Ancak her gece re‘âyâdan bu kal‘a içre beş nefer âdem kalup vığla bekleyüp aşağı varoşu hıfz ederler. Eğer Manya kâfirinden bir hareket olursa bu kal‘ada olan vığlacılar âteşler yakup niçe tüfengler atup etrâfa haber ederler. Fi'l-hâl cevânib-i erba‘a kurâlarından niçe bin tüfeng-endâz âdemler cem‘ olup Lonkanik kasabasın muhâfaza ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 274a ·
metinde göster ·
… eriyle ceng dahi ederler. Şarka nâzır bir metîn demir küçük kapusu olup üstünde
kullede
dizdâr sâkin olur.
Bunda çârsû-yı bâzâr ve gayri imâret ve bâğ u bâğçe yokdur. Neferâtları kapudan taşra yalnız çıkmağa kâdir değillerdir. Suya gitseler kırk elli aded gâzîler pür-silâh olup su ve bâğ u bostânlarına gidüp gelirler. Kâhîce Manya kâfirleriyle ceng dahi ederler. Şarka nâzır bir metîn demir küçük kapusu olup üstünde kullede dizdâr sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276a ·
metinde göster ·
… ora a‘yânının zî-kıymet cevâhir kemyâbları ve niçe gûne tuhaf u avânîleri bu iç
kullede
mahfûzdur.
Andan kal‘a içre cümle seksen aded kârgîr binâ ve kiremit örtülü havlısız daracık dârları olup biri biri üzre deryâya nâzır cihân-nümâ küçük büyût-ı ra‘nâlardır. Süleymân Hân câmi‘i, minâresiz kiremitli bir küçük câmi‘dir. Bu kal‘anın içinde bir kulle-i bâlâ iç kal‘ası var, kapusu üstünden ağaç nerdübân ile çıkılır. Âdem gücile urûc edüp her gece bevvâblar nerdübânı kaldırırlar, zîrâ bu iç kal‘a içinde cemî‘i Mora a‘yânının zî-kıymet cevâhir kemyâbları ve niçe gûne tuhaf u avânîleri bu iç kullede mahfûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
Bu kullede dizdârdan gayri kimesne sâkin olmayup cümle cebehâne ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlar ile tabaka memlûdur. Ve bu taşra kal‘a içre cümle üç yüz aded kiremitli bâğ u bâğçesiz ve havlısız dıyk evlerdir ammâ tarîk-i âmları vâsi‘dir, ammâ cümle alçacık tarz-ı kadîm yer evleridir. Bunda dahi çârsû-yı bâzârdan bir şey yokdur. Ve hân u hammâm ve imâret dahi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
… Biri kıbleye nâzır büyük kapudur kim Hunkâr câmi‘ine nâzırdır. Ve bu kapu üzre
kullede
bir tahta örtülü serâmed köşkü vardır. Şeb [ü] rûz mehterhâne anda çalınır. Ve …
Ve cümle iki aded kapusu var. Biri kıbleye nâzır büyük kapudur kim Hunkâr câmi‘ine nâzırdır. Ve bu kapu üzre kullede bir tahta örtülü serâmed köşkü vardır. Şeb [ü] rûz mehterhâne anda çalınır. Ve bu kapunun taşrasında dahi bir lonca kasrı var, cihân-nümâdır. Ve bir kapusu dahi şimâl tarafında aşağı varoşa açılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
… unc ve servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve her
kullede
kat-ender-kat şâhnişînler ve zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar ile inşâ ol …
Her bâğı limon ve turunc ve servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve her kullede kat-ender-kat şâhnişînler ve zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar ile inşâ olunmuş kullelerdir kim ehl-i vasf anların medhinde âciz ve kâsırdır. El-hâsıl bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb cihân-nümâ kulle-i bâlâlardır. Ve bu bâğ u bâğçeler içre olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b ·
metinde göster ·
… dir. Ve cânib-i erba‘ası bin altmış bedendir ve yigirmi dirsek kulledir. Ve her
kullede
beşer altışar top mukarrerdir. Ve yılda on gün bu İstanköy cezîresinin cemî‘i r …
Ve bu kal‘ada taşra aslâ bir hâne varoş yokdur, cümle kal‘a içindedir. Ve bu kal‘a aşağı İstanköy kal‘asından büyükdür ve metîndir. Ve cânib-i erba‘ası bin altmış bedendir ve yigirmi dirsek kulledir. Ve her kullede beşer altışar top mukarrerdir. Ve yılda on gün bu İstanköy cezîresinin cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı at ve katır ve eşekleri ile gelüp bu kal‘a içinde olan yetmiş aded su sarnıcların mâl-â-mâl ederler. Tâ sene âhirine dek kifâyet eder, tedrîc ile istimâl ederler. Ve dâ’imâ tâze suları aşağı derelerden eşekler ile taşırlar. Ve her âdemde beşer onar eşek mukarrerdir, zîrâ kal‘anın garbında mezârlıkdan alarka cihânı bâğ u bâğçe dutmuşdur. Andan eşekleri ile cümle mahsûlâtların taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
… pîçesindedir, biri bedenler yolu üzredir. Gece ve gündüz ağavâtı ve neferâtı bu
kullede
sâkinlerdir. Ve Poyraz limanından Arab kullesine varacak bir yol vardır. Ol yol …
Ve içi sekiz katdır. En aşağı katında liman ağzına nâzır on pâre balyemez topları var ve leb-i deryâda bir kat hisâr-pîçesi dahi var. Anda dahi azîm şayka topları limana nâzırdır. Ve bu kullenin iki kapusu dahi garba nâzırdır. Biri aşağı hisâr-pîçesindedir, biri bedenler yolu üzredir. Gece ve gündüz ağavâtı ve neferâtı bu kullede sâkinlerdir. Ve Poyraz limanından Arab kullesine varacak bir yol vardır. Ol yoldan Kıztopu hisâr-pîçesi kapusundan çıkup anda Kadırga limanı kapusundan dahi çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y116b ·
metinde göster ·
… lardır kim vecheyn kâr ederler. Ve âyende vü revendeden bu demir kapu dibindeki
kullede
bâc alurlar. Ve hâna girince yük yıkmadan mâhazar tahte'l-kahve gelüp leyle-i c …
Ve bu hândan taşra varoş nev-binâ üç yüz seksen toprak örtülü hânelerdir. Ve cisirden hâna girecek mahal cânibinde yigirmi kâ[r]gîr dükkândır ve dîdebânlardır kim vecheyn kâr ederler. Ve âyende vü revendeden bu demir kapu dibindeki kullede bâc alurlar. Ve hâna girince yük yıkmadan mâhazar tahte'l-kahve gelüp leyle-i cum‘a ise pilâv zerde ve yahnî gelir. Ammâ şa‘îr kendü mâlları ile hâncılardan alınır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y157a ·
metinde göster ·
… âhlar ile ârâste ve dîdebân [u] bevvâbân ile pîrâste derveze-i halbâdır. Ve her
kullede
gûnâ-gûn hatlar ile kankı pâdişâhın binâsı olduğuna müş‘ir târîhler mastûrdur.
Cebr-i noksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur. Herbiri ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste ve dîdebân [u] bevvâbân ile pîrâste derveze-i halbâdır. Ve her kullede gûnâ-gûn hatlar ile kankı pâdişâhın binâsı olduğuna müş‘ir târîhler mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·