… irmi (---) adımdır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş
kulleli
kal‘a-i ferah-âbâddır. Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tara …
Evsâf-ı kal‘a-i Gürcîstân-ı Kara Ardahân: Çıldır eyâletinde Selîm Hân-ı Evvel sene (---) târîhinde feth edüp sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı 300.000 akçedir. Sancağında ze‘âmet 8 ve timar 87, alaybeğisi ve çeribaşısı ve dizdârı ve iki yüz kal‘a neferâtı var. Beğinin cebelüleriyle cümle bin mikdârı asker olur. Ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâ-yı nâgehânîdir. Ve cümle (---) aded nâhiye add olunur. Nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Müftîsi Ahıska'dadır. Kal‘ası bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâber kal‘a-i ra‘nâdır. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve aslâ bir tarafdan havâlesi yokdur. Cümle iki kat, yetmiş kulleli kal‘a-i ferah-âbâddır. Üç kapusu vardır, biri cânib-i (---)(---). Âsitâne tarafından bir oda cebecileri var. Bu şehr içre Kaya Paşa hânedânı meşhûrdur. (---)322b Bu şehrin zeylinden (---) çayı cereyân edüp cânib-i şarkda nehr-i azîm Araz'a mahlût [olur]. Bu şehrin cümle (---) aded toprak ile örtülü hâne-i kadîmleri vardır ve cümle mihrâbdır. (---) câmi‘dir. Evvelâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322a–322b ·
metinde göster ·
… asarruf-ı hendese-i mi‘mârî ile fürûşlu ve zîhli ve mukarnaslı ve gûyâ Alâ’iyye
kulleli
üstâdâne binâ olunmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. {Bu kal‘a-i Kony …
Zamân-ı Selçuk'da on iki derveze idi. Âl-i Osmân'da dördü kalup gayrileri sedd etdiler. Ammâ iç kal‘asının cirmi ma‘lûmum değildir ve cümle çâr-kûşe seng-i ebyaz ile gûnâ-gûn tasarruf-ı hendese-i mi‘mârî ile fürûşlu ve zîhli ve mukarnaslı ve gûyâ Alâ’iyye kulleli üstâdâne binâ olunmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. {Bu kal‘a-i Konya Sultân Alâ’eddîn Keykubâd b. Gıyâseddîn müceddeden binâ etdükden sonra şâhin âşiyânından süzülür gibi cânib-i erba‘asında olan düşman diyârlarına süzülüp şikârlar alup niçe yüz feth-i fütûhlar etdi. Âhir Erzurûm kurbunda niçe havâricîler zuhûr edüp diyâr-ı İslâm'ı nehb [u] gâret etdiklerinde anların üzerine sefere gidüp intikâm almak sadedinde iken Erzurûm kurbunda Kubâdiyye nâm bir mahalde oğlu Gıyâseddîn devlet-i dünyâ içün pederi Alâ’eddîn'e zehir verüp sene 600 târîhinde merhûm olup cümle müddet-i hilâfeti 26 sene olmuşdur. Ba‘dehû askeri kâtil oğlunu katl edüp oğluyla pederi na‘şını Konya'ya getürüp defn etdiler. Âl-i Selçukıyân-ı Rûm'un âhiri bu Alâ’eddîn'dir. Cümle on dört nefer Selçukiyân'dır}. Sene 600 târîhinde Sultân Alâ’eddîn inkırâz-ı nesl bulup cümle a‘yân [u] eşrâf [u] ulemâ ü sulehâ izniyle Ertuğrul Beğ doğrulup geldüğiyçün anı diyâr-ı Yunan'a beğ ta‘yîn etdiler ammâ müstakil pâdişâh olup sikke ve hutbe sâhibi olmadan Söğüdcük nâm kal‘a cenginde şehîd olup yerine oğlu müstakil pâdişâh olup Osmân Beğ derlerdi. Hurûcuna târîh "Evvelâ Osmân" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Âl-i Osmâniyân'ın ibtidâ neşv [u] nemâsı bu şehirden zuhûr etmişdir ve Sultânu'l-ulemâ hazretlerinin du‘â-i hayrı berekâtıyla behremend-i berhordâr olup ınkırâzu'd-devrân devletleri müebbed ola deyü yetmiş aded kibâr-ı evliyâullah Horâsân'da Yesu şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretleri huzûrunda hayr du‘â ve senâlar edüp yedi yüz fukarâsıyla Hacı Bektâş-ı Velî'yi Devlet-i Âl-i Osmân'a mu‘în ü zahîr ola deyü gönderüp Osmân Beğ merhûm olup Orhân Gâzî ile Hacı Bektâş-ı Velî Bursa fethinde bulunup Bursa'nın fethine ve Osmâncığun mevtine târîh "feth-i Bursa" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Zîrâ Osmân Hân deryâ-misâl asker ile Bursa'[y]ı muhâsara edüp nikrîz zahmetine mübtelâ olup gitdikçe illeti müştedd olduğunda ciğer-kûşesi Orhân Şehzâdeyi serdâr-ı mu‘azzam edüp Orhân Bursa'yı feth edüp ılgâr ile müjdesin pederine götürmeye gitdükde Bursa feth olduğu mahal Osmân Gâzî rûh teslîm edüp Orhân müstakil pâdişâh olup Hacı Bektâş-ı Velî Orhân hilâfetinde yeniçeri tâ’ifesin peydâ edüp "Âl-i Osmân oğulları üzerine nâzır olalar!" deyü du‘â-yi hayr [u] senâ etdiklerinden ilâ hâze'l-ân Âl-i Osmân'ın her işi yeniçeri tâ’ifesiyle âsân olur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Rûmeli'nde Priştine şehri ile Vuçütirin kal‘ası sahrâsı ki Kosova nâmıyla mevsûf sahrâda Miloş Koblaki nâm kral-ı dâllin üç kerre yüz bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp mansûr u muzaffer olmuşken Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Koca Murâd Hân-ı Evvel lâşe-i küffârları seyr [u] temâşâ ederken iki kellesiz küffâr ayağ üzre durduğun görüp "Sübhânallah! Bu ne sırdır?" dedikde Baba Ni‘metullah eydür kim "Her bir küffâr yüz bin küffârın katl olduğuna nişândır kim iki küffâr başsız ayak üzre dururlar" derken hemân lâşe-i küffârların içinden cebe ve cevşene müstağrak olmuş küffar dal-bıçak olup Gâzî Murâd Hân'ı ol mahal şehîd edüp Miloş Koblaki kâfiri dahi pâre pâre ederler. Bir rivâyetde Miloş-i la‘în tebdîl-i câme elçilik bahânesiyle gelüp dest-bûs ederken Murâd Hân'ı şehîd eder. Anınçün Devlet-i Âl-i Osmân'da her kankı elçi olursa pâdişâh yanına getirmeyüp iki yanından kapucular kethüdâsı ve çavuşbaşı dutup 11b taht-ı pâdişâhîden bir uzun hil‘at yeni uzanmışdır anı öper. Hâlâ âyîn-i Osmânî budur. Anda Murâd Gâzî'nin kalbini ve derûnunda olanları Kosova sahrâsında defn edüp hâlâ üzerinde bir kubbe-i âlî binâ olunmuşdur. Sene 1071 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan ma‘zûlen Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup gelirken bu kubbe-i Murâd Hân'a gelüp harâb binâsın ta‘mîr ü termîm edüp cânib-i erba‘asına havlı dîvârı gibi bir metîn dîvâr çeküp içini bâğ-ı İrem edüp kubbe-i kadîmi beyâz [beyz-i] münevver edüp eczâ-hânlar ve türbedârlar ta‘yîn eyledi. Ezîn-cânib ol asrda cesedini, Murâd Hân-ı sa‘îd-i şehîdin, Bursa'ya getürüp Eski Kaplıca nâm mahalde câmi‘-i kebîri cenbinde defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ol asrda Konya ümerâlarından Karamânoğulları Gâzî Hudâvendigâr'ın Kosova'da şehîd oldukların istimâ‘ edüp cümle kavm-i Yunaniyân isyân [u] tuğyân edüp Konya'da Karamânoğlu hâkim oldu. Ba‘dehû sene 792 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân deryâ-misâl asker ile yıldırım gibi yetişüp Konya kal‘asın yıldırım urur gibi urup kal‘aya emân u zamân vermeyüp feth edüp müstakıllen henüz dârü'l-mülk-i Selçukıyân olan dâr-ı emân-ı bilâd-ı Karamân-ı Konya'ya mâlik oldu. Kânûn-ı Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ başka eyâlet-i Karamân-ı dâr-ı îmândır kim hâlâ paşa tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yüz altmış bin yetmiş bir akçedir. İki bin asker ile bu eyâleti zabt edüp elli bin guruş tahsîl edüp sefer eşer. Bu eyâlet-i Karamân'da hazîne defterdârı ve defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni vardır. Ve eyâletinde yedi sancakdır. Evvelâ Konya şehri paşa tahtı sancağıdır. Andan livâ-yı Kayseriyye ve livâ-yı Niğde ve livâ-yı Beğşehri ve livâ-yı Kırşehri ve livâ-yı Akşehri ve livâ-yı Aksarây cümle bu livâlardır. Ve eyâlet-i Karamân'da kılıc-ı ze‘âmet 68 ve kılıc timar 2111 ve hâss-ı defterdâr-ı hazîne-i Karamân 65.000 ve hâss-ı kethüdâ-yı defter-i Karamân 65.000 ve hâss-ı defterdâr-ı timar-ı Karamân 65.000. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 11a–11b ·
metinde göster ·
… c-i semâya beraber bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında şekl-i müsemmen yigirmi
kulleli
ve bir kapulu seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâ kararmış kalmış, câ-be-câ burc [ …
Eşkâl-i kal‘a-i Mudurnu: Evc-i semâya beraber bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında şekl-i müsemmen yigirmi kulleli ve bir kapulu seng-binâ bir kal‘a-i köhne-binâ kararmış kalmış, câ-be-câ burc [u] bârûları rahnedâr olmuş sûr-ı bâlâdır. İç-il olmak ile ol kadar cebehânesi ve etrâfında handakı yokdur. Ancak bir kaç şâhî topu ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. Ammâ derûn-ı kal‘ada (---) aded hâneler ve bir câmi‘ vardır. Ammâ çârsû-yı bâzâr ve hammâm u hân u imâret yokdur. Kal‘adan aşağı şehre kayalardan çam oluklar ile âb-ı hayâtlar cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… hilinde İslâmbol hâkinde bir yalçın püşte üzre şekl-i murabba‘ 106a kırk yedi
kulleli
ve cânib-i şimâle mekşûf bir kapulu ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin beş yüz adım …
Bahr-i Rûm sâhilinde İslâmbol hâkinde bir yalçın püşte üzre şekl-i murabba‘ 106a kırk yedi kulleli ve cânib-i şimâle mekşûf bir kapulu ve dâ’iren-mâdâr cirmi iki bin beş yüz adımlı ve derûn-ı kal‘ada iki bin âdemli bir kal‘a-i köhne seng binâ bir sûr-ı zîbâdır. Derûn-ı kal‘ada cümle beş yüz kiremit ile mestûr deryâya nâzır hâne-i ma‘mûrlardır. Kenîseden vely olunmuş Hünkâr câmi‘i var. Bu kal‘ada hân u hammâm ve bâğ u bâğçe ve çarsû-yı bâzârı yokdur. Ammâ hevâdâr hâneleri çokdur. Cümleden Haydar Ağazâde sarâyı, deryâya nâzır cihân-nümâ bir sarây-ı ra‘nâdır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b–106a ·
metinde göster ·
kasr-ı âlîler ihdâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ-ı İrem mânend-i Pe …
Kadîm-i evvelde İdrivne kral-ı dâllinin şikârgâhı bir hıyâbân-ı kûyâğistân bir koru-yı kân-ı gülistân idi. Ba‘de'l-feth Şehîd Murâd Hân halkdan münzevî olup tâ‘at [u] ibâdet içün bir savma‘a ve câ-be-câ ba‘zı maksûreler inşâ edüp imâr eder. Andan Ebü'l-feth pederi Koca Murâd Hân-ı Sânî bu bâğ-ı İrem içre nehr-i Tunca kenarınca niçe tâk-i Havernâklar ve niçe tâk-i nüh-tâk-i tumturaklı kulleli kasr-ı âlîler ihdâs eder. Her mülûk birer âsâr edüp gûyâ bâğ-ı İrem mânend-i Peçevî-yi dilcû-yı Sirem olup tâ Sultân Süleymân Hân asrına gelince devlet-i Âl-i Osmân şân u şöhret [ü] şevket bulup yevmen fe-yevmen terakkîde olmağıla Süleymân Hân diyâr-ı Alaman gazâlarına rağbet etmeğile bu Edirne'yi âşiyân edinüp bu mekân-ı mübârekden her tarafda olan düşmânlarına süzülüp şikâr alup yine bu Edirne âşiyânında meştâ verirdi. Ol ecilden bu sarâyı ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân eyledi kim gûyâ ravza-i Rıdvân-ı bâğ-ı cînân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 160b ·
metinde göster ·
… ar Ya‘kubî Ermenîleri destinde kim her biri kal‘a-misâl kârgîr dîvârlı ve kepân
kulleli
bâğlardır. Ba‘zı bâğ iki bin guruş mahsûl verir.
Evvelâ bâlâda tahrîr olunduğu minvâl üzre şehr-i Bitlîs'in cânib-i erba‘asında cereyân eden on yedi dere içre yigirmi yedi aded uyûn-ı câriyelerdir kim her dere ve enhârların yemîn ü yesârında kat-ender-kat kârgîr binâ bâğ hânedânları ve külbe-i ahzânları ve çalaşdan müfîd ü muhtasar imâr olmuş bâğ evleri vardır kim hân-ı âlîşânın mîr-âbı tahrîri üzre cümle on iki bin bâğdır ve hânedânlar ve külbe-i ahzânlardır. Ahâlî-i memleketin a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr ü kebîri yay mahallinde bây u gedâsı şehirden bu bâğlara göçüp kâmil sekiz ay bâğ faslı edüp bir hay [u] huy ile şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara fasılları ederler. Her bâğda gûnâ-gûn musanna‘ havz u şadırvânlar ile ârâste ve gûnâ-gûn ebniyye-i âlîler ile pîrâste olup bir sevâd-ı mu‘azzam şehirdir, ammâ pârekendedir. Zîrâ bâğları gâyet vâsi‘dir. Kadîm a‘sârdan berü bu bâğlar eyle kuyağ-ı hıyâbân-ı İremdir kim gûyâ hıyâbân-ı Isfahân-ı nısf-ı cihândır kim bu bâğların vasfında lisân kâsırdır. Ammâ ekseriyyâ gâyetü'l-gâye imâr olan bâğ-ı İremezâtlar Ya‘kubî Ermenîleri destinde kim her biri kal‘a-misâl kârgîr dîvârlı ve kepân kulleli bâğlardır. Ba‘zı bâğ iki bin guruş mahsûl verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227a ·
metinde göster ·
… esiz soltat Kazak evleri ve cebehânesi ve mükellef topları ve kulle-misâl nâkûs
kulleli
manastırları vardır, ammâ aşağı taşra varoşu cümle on bin aded şindire tahtası …
İç kal‘ada cümle tahta örtülü bâğ u bâğçesiz soltat Kazak evleri ve cebehânesi ve mükellef topları ve kulle-misâl nâkûs kulleli manastırları vardır, ammâ aşağı taşra varoşu cümle on bin aded şindire tahtası örtülü tahtânî ve fevkânî evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
… Alî Paşa binâ etdiği eski kal‘a bir topraklı bayır üstünde on beş tahta örtülü
kulleli
ve yigirmi ayak enli kalın şeddadî-misâl taş dîvârlı ve iki kat hisâr pîçe dîvâ …
Eşkâl-i Özü: Bu kal‘a biri birine muttasıl üç kat bölme kal‘alardır, ammâ cümleden kadîm yukaru Macar Alî Paşa binâ etdiği eski kal‘a bir topraklı bayır üstünde on beş tahta örtülü kulleli ve yigirmi ayak enli kalın şeddadî-misâl taş dîvârlı ve iki kat hisâr pîçe dîvârlı ve handakı derin enli sarp ve metîn çâr kûşe bir kal‘a-i üstüvârdır. Ve handakı üzre bir haşeb cisri var, her gece cisri nigâhbânlar makaralar ile çeküp cisri kal‘a kapusuna dayayup kapuya siper ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
… lüp bu kal‘ayı şeddadî taş binâ ile inşâ edüp yukaru eski kal‘aya ilhâk edüp on
kulleli
bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîndir.
Ba‘dehû sene 1036 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ asrında fermân-ı pâdişâhîyle Piyâle Paşa donanma-yı hümâyûn ile gelüp bu kal‘ayı şeddadî taş binâ ile inşâ edüp yukaru eski kal‘aya ilhâk edüp on kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
bir taş binâ ve bir sûr-ı ra‘nâdır kim handakı içinden su çıkar. Bir asma cisir …
İki kârgîr kulleli bir taş binâ ve bir sûr-ı ra‘nâdır kim handakı içinden su çıkar. Bir asma cisirli ancak bir sa‘b ve metîn kapusu var. Bu kapunun iç yüzünde çâh-ı cahîmden nişân verir bir zindân-ı siccîni var. Bu şehirde olan üsârâları herkes her şeb getirüp bunda haps edüp her sabâh esîrleri kemendler ile taşra çıkarup hidmet etdirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… ryâda varoşu kıbleye nâzır bir şîrîn şehr-i mu‘azzamdır kim evce ser çekmiş çan
kulleli
milleri var.
Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) demekdir. Bânîsi Alîna nâm bir pirinc-pirim kızı binâ etmişdir. Zamân-i Süleymân Hânî'de Hüsrev Beğ feth eyleyüp yine küffâr istîlâ edüp hâlâ dest-i küffârda kalmışdır. Hâk-i pâki Kırka sancağıyla müşâdır. Kal‘ası leb-i deryâda bir sarp kaya üzre beyâz bir küçük kal‘adır, ammâ Hırvadistân iskelesi olmağile gümrâh kâfirleri vardır, ammâ leb-i deryâda varoşu kıbleye nâzır bir şîrîn şehr-i mu‘azzamdır kim evce ser çekmiş çan kulleli milleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 146b ·
metinde göster ·
… ve şekl-i muhammes kal‘a-i metîndir. Haçek sahrâsına nâzır bir kapusu ve on bir
kulleli
şirîn kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur, lâkin her cânibi uçurum olmağile yanına v …
Evvel ve âhir Erdel kralları hükmünde olup dest-i Âl-i Osmân'a aslâ girmemişdir ve Seydî Paşa'dan gayri bu diyâra bir vezîr gelmemişdir. Lâkin bu kal‘a Zolomioğlu'nun irs ile intikâl eden mülküdür kim bin kadar askere mâlikdir. Kal‘ası Kolçvar yaylası deresinin içinde nehr-i Kolçvar kenârında bir yalçın kaya üzre evce berâber Şeddâdî ve şekl-i muhammes kal‘a-i metîndir. Haçek sahrâsına nâzır bir kapusu ve on bir kulleli şirîn kal‘adır, ammâ havâlesi çokdur, lâkin her cânibi uçurum olmağile yanına varılmaz. Ve havâlesi olan dağların ardları kıble cânibi cümle Eflak vilâyetidir. Ve bu kal‘anın aşağı dere içinde bâğlı ve bâğçeli bir varoş-ı meresî(?) içre musanna‘ kenîseleri ve deresinde gûnâ-gûn mâhîleri var. Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a ·
metinde göster ·
… kralları mülküdür. Kal‘ası bir dere ağzında havâleli şekl-i murabba‘ ve on bir
kulleli
sa‘b u metîn bir Şeddâdî taş binâ hisâr-ı ra‘nâdır. Ve maşrık cânibine iki kapu …
Erdel kralları mülküdür. Kal‘ası bir dere ağzında havâleli şekl-i murabba‘ ve on bir kulleli sa‘b u metîn bir Şeddâdî taş binâ hisâr-ı ra‘nâdır. Ve maşrık cânibine iki kapusu ve içinde cümle topları ve cebehânesi mükellef ve mükemmel iken gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm sadâsı havfından 3b kal‘a içre cümle mâl [ü] menâllerin bırağup ancak evlâd [u] ensâblarıyla dağlara ve sa‘b mağâralara firâr etmişler. Biz dahi iki yüz yiğit cür’et edüp âheste reviş kal‘a içine girdik. Aslâ âdem ve âdemî-zâd yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 3a–3b ·
metinde göster ·
… zîbâ-yı müzeyyendir kim cirmi dörd bin adımdır, lâkin yalın kat dîvârlı ve kırk
kulleli
ve dörd kapulu ve handaklı bir kal‘adır.
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Ve bânîsi Lagoş kraldır kim Hazret-i Îsâ vilâdeti târîhi sene 1503 târîhinde dünyâya gelüp kırkıncı yılda bu kal‘ayı Süleymân Hân havfından binâ etmişdir, ammâ hâlâ Erdel krallarına tâbi‘ kal‘adır, lâkin içinde Nemse çâsârı tarafından üç bin aded soltat murtat cengâver kâfir bat olmağile serdâra itâ‘at etmeyüp varoş-ı kebîri ise urulup kal‘ası meydân-ı mahabbetde kaldığın derûn-ı hisârda olan küffâr-ı füccâr-ı Macarlar görünce "El-amân" deyüp beyâz vere bayrakları diküp kapudanı Hereko nâm dalâlet-âyîn-i benâm kâfir serdâra hedâyâlarıyla gelüp itâ‘at etdi, ammâ bu kal‘a bir bâğlı bayır dibinde havâleli şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ-yı müzeyyendir kim cirmi dörd bin adımdır, lâkin yalın kat dîvârlı ve kırk kulleli ve dörd kapulu ve handaklı bir kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7a ·
metinde göster ·
… kal‘aya girüp seyr [ü] temâşâ etdim. Beş bin askere mâlik ve on bir aded çanlık
kulleli
manastırları ve hânları ve medrese ve irşekhâneleri ve çârsû-yı 9a bâzârları …
Hakîr dahi na‘l ve mıh almaya kal‘aya girüp seyr [ü] temâşâ etdim. Beş bin askere mâlik ve on bir aded çanlık kulleli manastırları ve hânları ve medrese ve irşekhâneleri ve çârsû-yı 9a bâzârları ma‘mûr u müzeyyen olup bunda dahi cümle avretler metâ‘ların müşterîlerine gizlice satarlar. Ve bu kal‘a irşekleri ve birovları ve nemeşleri ve dojları hedâyâlarıyla Ali Paşa'ya ve Melek Paşa'ya gelüp hedâyâların getirüp cümle keferelere ikrâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b–9a ·
metinde göster ·
… kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd
kulleli
bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı mü …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded tula binâ tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve cümle altı bin askere ve altmış bin âdeme mâlik bir kal‘a-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
ma‘mûr karyeler geçdik. Bu mahallerde haydud Bulgar kefereleri çok olmak ile ce …
Andan 2 sâ‘atde yine kulleli ma‘mûr karyeler geçdik. Bu mahallerde haydud Bulgar kefereleri çok olmak ile cemî‘i köylerinde serâmed kârgîr binâ çâr-kûşe demir kapulu kulle-i bâlâları vardır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a ·
metinde göster ·
… d-ı bennâ elinden çıkmış zann olunur. Etrâfı handaksız ve kapusuz ve kulsuz beş
kulleli
bir sûr-ı üstüvârdır. Anı geçüp 2 sâ‘at dahi nehr-i Lim kenârıyla gidüp ve nehr …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Lim'e havâle bir yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî seng binâ ve bir kal‘a-i ra‘nâdır ve henüz üstâd-ı bennâ elinden çıkmış zann olunur. Etrâfı handaksız ve kapusuz ve kulsuz beş kulleli bir sûr-ı üstüvârdır. Anı geçüp 2 sâ‘at dahi nehr-i Lim kenârıyla gidüp ve nehr-i Lim'i kasaba-i Pirepol kurbundaki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed cisrinden geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 142b ·
metinde göster ·
… in arasında bir küçücük püşte vâkı‘ olmuş ol kayacığın üstünde evce berâber iki
kulleli
ve iki aded toplu ve cümle seng-tırâş Şeddâdî binâlı şekl-i muhammes handaksız …
Eşkâl-i kal‘ası: İki aded kûh-ı bülendin arasında bir küçücük püşte vâkı‘ olmuş ol kayacığın üstünde evce berâber iki kulleli ve iki aded toplu ve cümle seng-tırâş Şeddâdî binâlı şekl-i muhammes handaksız ve cenûba nâzır bir kapulu ve kayağan örtülü on iki daracık dârlı ve bir küçük câmi‘li ve su sarnıçlı ve anbârlı hammâmsız ve dükkân [u] hânsız ve derûn-ı hisârı âdemsiz garîb kal‘adır, zîrâ gâyet bülend kal‘a olmak ile içinde halkı azdır, ammâ sarp kal‘a olmak ile cümle halkın mâlları bu kal‘ada çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
ma‘mûr kurâlar ile zeyn olmuş bir fezâdır. Cümle kurâlardan ma‘mûr Çengîzâde (- …
Ve bu sahrânın etrâfı sâfî kulleli ma‘mûr kurâlar ile zeyn olmuş bir fezâdır. Cümle kurâlardan ma‘mûr Çengîzâde (---) Paşa çiftliği, kal‘a-misâl bir kulle-i bâlâlı ma‘mûr köydür. Ve bu sahrâda cereyân eden uyûn-ı câriyelerde beşer onar vukiyye gelir gûnâ-gûn mâhîler ve murassa‘ ve zer nişânlı alabalığı nâm mâhîler olur kim bir diyârda olmaz, tenâvül edenin ağzında mahv olup aslâ balık râyihası olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… lledir, müslim ve kefere mahalleleridir ve cümle dörd yüz elli aded kal‘a-misâl
kulleli
cümle kârgîr seng-[tırâş] ve serâpâ kayağan taş örtülü bâğ u bâğçeli ve niçe ev …
Cümle beş mahalledir, müslim ve kefere mahalleleridir ve cümle dörd yüz elli aded kal‘a-misâl kulleli cümle kârgîr seng-[tırâş] ve serâpâ kayağan taş örtülü bâğ u bâğçeli ve niçe evleri kiremit ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160b ·
metinde göster ·
… menlerdir kim nehr-i Makla çevirir garîb temâşâgâh-ı Şeddâdî çâr-kûşe binâ altı
kulleli
ve bir demir kapulu kal‘a-i metîndir kim cirmi dâ’iren-mâdâr beş yüz adımdır.
Sene 1068 târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa binâ etdirmişdir, zîrâ bu eyâletde Köpürlü Mehemmed Paşa çok vâlî olup cemî‘i kâfiristânı sındırup bu kal‘a-i Egre'ye mahabbet etdiğinden sadrıa‘zam oldukda bu Bârûthâne kal‘asın amâr etmişdir. Bâğ-ı İremden nişân verir bir mesîregâh üç gözlü ve her gözleri beşer havânlı ve ibret-nümâ Macar çarhlı musanna‘ değirmenlerdir kim âdemin aklı erişmez bir gûne vâcibü's-seyr değirmenlerdir kim nehr-i Makla çevirir garîb temâşâgâh-ı Şeddâdî çâr-kûşe binâ altı kulleli ve bir demir kapulu kal‘a-i metîndir kim cirmi dâ’iren-mâdâr beş yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
… ümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü
kulleli
ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dük …
İç kal‘a kayasının cânib-i kıblesinde kayaların dâmeninde bir düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta örtülü evlerdir. Nısfına asâkir-i İslâm girüp nısfına Hatvan kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu varoş dahi cümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü kulleli ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i serâmeddir ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu aşağı varoşun bâğlar tarafında sehel havâlesi var, ammâ yukaru kal‘ada eyi serâmed toplar olsa ol havâlede kuş kondurmaz. Ve bu kal‘a Orta Macar elinde iken bunun katana küffârları etrâf serhadlerimizi kurutmuş idi. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâma zamîme olup yine ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… rabba‘ Şeddâdî binâ bir metîn kal‘adır. İçinde beş manastırı altun haçlı çanlık
kulleli
ve iki kapulu biri şarka ve biri garba nâzır kapulardır ve cirmi kâmil bin beş …
Eşkâl-i kal‘a-i Anpuruk: Nehr-i Layta kenârında bir vâdîde şekl-i murabba‘ Şeddâdî binâ bir metîn kal‘adır. İçinde beş manastırı altun haçlı çanlık kulleli ve iki kapulu biri şarka ve biri garba nâzır kapulardır ve cirmi kâmil bin beş yüz adımdır. Ve cümle on iki aded küçük tabyaları ve bin nefer kulu var ve handakı ol kadar derin değildir, içinden nehr-i Layta cereyân eder. Bu nehir cânib-i garbda İslovin yaylalarından gelüp bu kal‘a varoşu 50b handakı içinden geçüp üç sâ‘at şimâle akup nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 50a–50b ·
metinde göster ·
… manastırı ve aşağı varoşda iki bin kadar şindire örtülü hâneleri ve birkaç çan
kulleli
manastırları var, ammâ taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ …
Uyvar sâhibi Fargaçi Kapudan'ının dedesi Süleymân Hân havfinden sene (---) târîhinde binâ etmişdir. Hâlâ Nemse çâsârı hükmündedir. Lâkin kal‘a-i Pojon hâkimi hâkinde Tuna nehri kenârında bir sivri topraklı bayır-ı âlî üzre çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâ ve iç kal‘ası şekl-i müdevver vâki‘ olup kıbleye nâzır birer kapusu var ve kal‘a içre kârgîr binâ bir manastırı ve aşağı varoşda iki bin kadar şindire örtülü hâneleri ve birkaç çan kulleli manastırları var, ammâ taşrada bâğı ile ve bâğçeleri bî-hisâbdır. Ve ekseriyyâ Beç kal‘ası a‘yânı ve Pojon kal‘ası a‘yânının bu vâdîlerde mahsûldâr bâğları var. Andan bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… i Tuna sâhilinde bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes ve beş aded metîn ve kavî
kulleli
ve dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli iki kat Şeddâdî mücellâ ve musaykal seng-i …
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes ve beş aded metîn ve kavî kulleli ve dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli iki kat Şeddâdî mücellâ ve musaykal seng-i tırâş metîn kal‘a-i savaşdır. Beş kullesi dahi şindire tahta örtülü sivri kubbeli kulle-i serâmedlerdir. Hattâ derûn-ı hisârda bir Hünkâr câmi‘i ve bir dizdâr hânesi ve mezkûr kullelerde cebehâneler ve zahîreler ve bir su kuyusu var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… şekl-i müseddes Şeddâdî kârgîr seng-i tırâş, ya‘nî dâr-ı savaş gâyet metîn yedi
kulleli
kal‘a-i ibret-nümâdır. Beş kullesi yalçın püşte kaya üzre ve iki aded kullesi n …
Ammâ kal‘ası nehr-i Tuna sâhilinde evc-i âsumâna ser çekmiş bir yalçın kaya üzre şekl-i müseddes Şeddâdî kârgîr seng-i tırâş, ya‘nî dâr-ı savaş gâyet metîn yedi kulleli kal‘a-i ibret-nümâdır. Beş kullesi yalçın püşte kaya üzre ve iki aded kullesi nehr-i Tuna döğer sa‘b kulle-i serâmedlerdir. Bu kal‘anın cânib-i erba‘ası yalçın kaya üzre olmak ile aslâ bir tarafdan bu hisâr-ı üstüvâra lağım ve siba ve meteris ile zafer mümkin değildir. Ve gûyâ kûh-ı Bî-sütûn-misâl Tuna nehri içine çıkmış bir yüksek burun üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i serâmeddir. İç kal‘ada yedi ev ve bir gılâl anbârı ve kullelerinde cebehâne-i gûnâ-gûn ve zahîre içün kırmızı darı durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94a ·
metinde göster ·
… â nehr-i Özü kenârına gelince iki kat dendân-ı bedenli ve mahbûb u mevzûn metîn
kulleli
iki kat kal‘a dîvârıdır kim taşra handakları kesme kayalardır. Ammâ nehr-i Özü …
{Der-vasf-ı taşra kal‘a}: Taşra kapusu ikidir. Biri Özü kenârında biri kara tarafındadır. Bu kal‘a dîvârı tâ iç kal‘adan yokuş aşağı tâ nehr-i Özü kenârına gelince iki kat dendân-ı bedenli ve mahbûb u mevzûn metîn kulleli iki kat kal‘a dîvârıdır kim taşra handakları kesme kayalardır. Ammâ nehr-i Özü kenârında gâyet metîn kullelerinde balyemez topları vardır. Ve evleri biri biri üzre nehr-i Özü'ye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110b ·
metinde göster ·
Ve iç kal‘ası bir yalçın kaya üzre vâki‘ olup beş aded
kulleli
kal‘a-i üstüvârdır kim bir tarafından lağım ve meteris havflerinden emîn ve sâl …
Ve iç kal‘ası bir yalçın kaya üzre vâki‘ olup beş aded kulleli kal‘a-i üstüvârdır kim bir tarafından lağım ve meteris havflerinden emîn ve sâlimdir. Ancak bir kapusu taşra varoş kal‘asına açılır. Bunda dizdâr ve imâm ve mü’ezzin ve çalıcı mehterbaşı evleri ve cebehâne ve anbârlardan gayri çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâm yokdur, ammâ gâyet metîn nârin hisârdır. Ve handaklarına nâzır ve şimâle ve yıldız cânibine nâzır cümle balyemez topları kirpi tüğü gibi zeyn olmuş şâhâne topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 110b ·
metinde göster ·
… vâsi‘ hânedânların ba‘zısında Serfice şehri gibi on beş yerde serâmed çâr-kûşe
kulleli
sarâyları vardır, zîrâ haydud küffârları ve gayri aşkıyâları çokdur. Anıniçün k …
Ve cümle 7 mahalledir. Nısfı kefere ve nısfı müs[elm]ândır. Ve cümle 655 aded kiremit örtülü azacık bâğçeli kârgîr taş binâ vâsi‘ hânedânların ba‘zısında Serfice şehri gibi on beş yerde serâmed çâr-kûşe kulleli sarâyları vardır, zîrâ haydud küffârları ve gayri aşkıyâları çokdur. Anıniçün kulleler binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 234b ·
metinde göster ·
… sından musanna‘ kapular ve bâğçe ve bostânlan ve âb-ı hayât kuyular ve güvercin
kulleli
şâhâne şâhnişîn ve kâh-ı vâlâlar ile ârâste olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır. Eğer …
İmdi ihvân-ı vefâ ordu-yı İslâm böyle bir sevâd-ı mu‘azzam-ı benâm şehr-i merâm olmuşdur kim leb-i deryâdan sıçan yollar içre ya‘nî top ve kurşum sademâtından halâs içün handak kazılan yollara bu gazâlarda sıçan yolu ta‘bîr ederler. Ol sıçan yolları içre iki tarafı serâpâ ma‘mûr u âbâdân dükkânçe-i tüccârân-ı ehl-i sanâyi‘-i hurdegân olup bir ucu kıbleye kâmil bir sâ‘at tûlu tâ Mısırlı karavuluna varınca kâmil altmış bin odalar ve cümle yigirmi bin dükkânlar ve hammâmlı ve fıskiyye ve havuzlu münakkaş servi tavanlı sarây-ı azîmler ve servi tahtasından musanna‘ kapular ve bâğçe ve bostânlan ve âb-ı hayât kuyular ve güvercin kulleli şâhâne şâhnişîn ve kâh-ı vâlâlar ile ârâste olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır. Eğer her vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârların bir bir ta‘rîf ü tavsîf etsek bir hümâyûnnâme olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
Leb-i deryâya vâki‘ bin aded kal‘a-misâl sarp ve kârgîr
kulleli
ve ma[z]gallı ve cümlesi Şeddâdî binâlı ve serâpâ kiremit örtülü evlerdir. Bu b …
Leb-i deryâya vâki‘ bin aded kal‘a-misâl sarp ve kârgîr kulleli ve ma[z]gallı ve cümlesi Şeddâdî binâlı ve serâpâ kiremit örtülü evlerdir. Bu bin aded hânelerden cümle üç bin aded nâmdâr firkateci kefereleri çıkar. Halkı gâyet bâzergânlardır kim cümlesi Freng gibi saçlı olup çoğu siyâh Freng şapkası gibi Eflâtûniyye tartur şapka geyerler, zîrâ şeb [ü] rûz ülfetleri ve bey‘ [u] şirâları cümle Freng-i pür-ceng iledir. Mâ‘adâları kırmızı fes geyüp kırmızı parankona çuka göğüslük ve kırmızı çukadan gümüş düğmeli bağır yeleği geyüp Cezâyir levendi gibi gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
Karye-i azîm Kelafa: Bir düz yerde ve bir küçük ovacık başında yüz aded ma‘mûr
kulleli
ve cümle kiremit örtülü dâr-ı menhûslardır. Ve üç yüz aded hâneleri harâbdır. V …
Karye-i azîm Kelafa: Bir düz yerde ve bir küçük ovacık başında yüz aded ma‘mûr kulleli ve cümle kiremit örtülü dâr-ı menhûslardır. Ve üç yüz aded hâneleri harâbdır. Ve hâlâ bâğ u bâğçeleri vîrândır. Cümle iki manastırı ve bir çeşmesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl
kulleli
ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve …
Aya Mavra kal‘asının şarkında ağaç cisirler aşırı dörd yüz adım ba‘îd bir yalçın kayacık kal‘a-misâl kulleli ve meydânlı ve yetmiş aded fukarâ-yı Celvetiyye hücreleri ve mihmânhâneleri ve matbah-ı Keykâvuslu ve kilârlı ve niçe cihân-nümâ maksûreli ve bir mescidli ve aşağıda bir bâğ-ı İrem-misâl bâğçeli bir mesîregâh yerdir kim Aya Mavra'nın cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifleri bunda cân sohbetleri edüp tevhîd zikrullâh ederler. Bu tekyeden aşağı enüp deryâya yakın hurde adacıklar ve Foçılar(?) adaların seyr ederek mezkûr tekye bâğından yüz adım cânib-i garba gidüp Aya Mavra'nın ağaç cisirleri başına vardıkda cisirleri sağ kola alup cümle atlarımızla Hudâ'ya sığınup cisirlerden beş yüz adım alarka Aya Mavra'nın Acıderyâ gölü içinde kâh atların dizine dek ve kâh at göğsüne ve üzengilere dek ve kâhîce na‘lına dek gitmek gerek havf çekilmez ammâ sağ tarafdaki ağaç köprülere yakın varılırsa kumsal bataklı yerlerdir, ammâ âdem gark olup atıyla halâs olamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… evkânî kârgîr binâlı cümle kayağan taş örtülü bâğlı ve bâğçeli ve her hânedânda
kulleli
büyût-ı ma‘mûr [u] müzeyyendir kim bu hânedânların cümle havlılarının dîvârları …
Büyük varoş-ı atîk: Kal‘anın cânib-i erba‘asında sekiz aded dere ve depeler üzre mâl-â-mâl kat-ender-kat fevkânî kârgîr binâlı cümle kayağan taş örtülü bâğlı ve bâğçeli ve her hânedânda kulleli büyût-ı ma‘mûr [u] müzeyyendir kim bu hânedânların cümle havlılarının dîvârları bir gûne beyâz seng-i hârâ taşlardan mebnîdir kim gûyâ cemî‘i taşları Engürü kerpici gibi bir kâlıbdan üstâd-ı Ferhâd kesüp dîvâr-ı hemvâr etmişler, ammâ cümle bay u gedânın dîvârları böyledir. Bir diyâr[d]a böyle çâr-kûşe kesilmiş taşlar yokdur. İllâ Anadolu'da Tire ve Mağnisa şehirlerinde bu kıt‘ada dîvâr taşları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354a ·
metinde göster ·
… e cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl
kulleli
ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim ş …
Evvelâ Ergiri Kasrı'dan cânib-i cenûba ol öz içre nehr-i Dirağopol kenârınca ol sahrânın iki tarafı dağlar eteğinde cümle altmış sekiz pâre ma‘mûr u âbâdân ve bâğ u bâğçeli ve cümle kal‘a-misâl kulleli ve cümle evleri serâpâ kayağan taşı örtülü müzeyyen kurâlardır. Hikmet bu kim şark tarafında olan Libohovasındaki sıradaki kurâlar cümle elli pâre ma‘mûr köylerdir kim birbirlerine birer ok menzili karîbdir. Ve âb-ı hayât suları bî-hisâbdır, ammâ Ergiri Kasrı tarafında olan kırk pâre kurâlar dağlar eteğindedir, ammâ aslâ suları yokdur aceb hikmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
Karye-i Zarovina: Yüz evli bir ma‘mûr köydür ve bir
kulleli
çiftliği var. Bu karye Poğonya kazâsı hudûdudur. Bundan öteye kıble tarafına ar …
Karye-i Zarovina: Yüz evli bir ma‘mûr köydür ve bir kulleli çiftliği var. Bu karye Poğonya kazâsı hudûdudur. Bundan öteye kıble tarafına artık Yanya sancağı kazâsıdır ve bu karyeden şehr-i Yanya 9 sâ‘atlik yerdir. Ve bu Zaravina köyü bâğlı ve bâğçeli bir göl kenârında vâki‘ olmuş ma‘mûr ze‘âmetdir. Anda ziyâfet-i azîmler olup toplar ve tüfengler şâdımânları olup bu köyden kızı alup alay ile yollarda niçe yüz kerre tüfeng şâdımânları edüp cümle yiğitler sadâ-yı Allâh Allâh gülbângı çeküp ammâ yine kefere gibi horos deperek gidüp gayri yol ile gerüye dönüp ma‘mûr kurâlar geçüp 4 sâ‘atde cânib-i garba gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
… ları deryâdan bir körfez girmiş anın kenârınca yemîn ü yesârda olan kurâları ve
kulleli
âbâdân çiftlikleri seyr [ü] temâşâ ederek,
Andan kalkup cânib-i şarka (---) sâ‘at çemenzâr düz yerlerde ma‘mûr u âbâdân kurâları deryâdan bir körfez girmiş anın kenârınca yemîn ü yesârda olan kurâları ve kulleli âbâdân çiftlikleri seyr [ü] temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a ·
metinde göster ·
ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Osmân Baba tekyesinin nâzırı olan (---) Paşazâ …
Paşa köyü: Bir kulleli ve bir câmi‘li müselmân köyüdür. Osmân Baba tekyesinin nâzırı olan (---) Paşazâdeler Paşa köyünde sâkin olduğundan Paşa köyü derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
… ne'l-fi‘linde kerpiçden şekl-i müdevver bir alçak dîvârlı ve (---) kapulu (---)
kulleli
kal‘a-i müfîd [u] muhtasardır. Ammâ dâ’iren mâdâr mazgal delikleri vardır. Ve d …
Sene 1007 târîhinde Celâlî Karayazıcı ve karındaşı Deli Hasan havfinden fermân-ı şehriyârî ile ahâlî-i vilâyet cem‘ olup fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında müceddeden bu kal‘ayı binâ eden kimesneler ile kelimât edüp anların nakliyle tahrîr etdik. Karîbü'l-ahd binâ olunmuşdur. Be-dest-i vâlî Macar Alî Paşa. Bir düz vâsi‘ sahrânın tâ ayne'l-fi‘linde kerpiçden şekl-i müdevver bir alçak dîvârlı ve (---) kapulu (---) kulleli kal‘a-i müfîd [u] muhtasardır. Ammâ dâ’iren mâdâr mazgal delikleri vardır. Ve dâ’iren mâdâr cirmi sekiz bin altı yüz adımdır. Ve cümle kulleleri kiremit örtülü birer toplu ma‘mûr burclardır. Ammâ iç el olmak ile dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin ta‘mîri ve termîmi içün evkâfı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y29b ·
metinde göster ·
… âr âdem gitse gâyib olur, zîrâ yetmiş yedi bin bâğ dölüm hakkı verir ve beş bin
kulleli
bâğçe ve bâğı a‘yân-ı kibârın ravza-ı hadîkalarıdır. Her birinde birer ve ikişe …
Ve bu varoşda olan hadîkalardan mâ‘adâ şehrin hârici [cânib-i] erba‘asında kapulardan taşra bâğ u bâğçeler içre müsâfir ve garîbü'd-diyâr âdem gitse gâyib olur, zîrâ yetmiş yedi bin bâğ dölüm hakkı verir ve beş bin kulleli bâğçe ve bâğı a‘yân-ı kibârın ravza-ı hadîkalarıdır. Her birinde birer ve ikişer bâğbân mukarrerdir. Ve her bâğ kullesi birer kal‘a kulle gibi beşer altışar tabaka demir kapulu serâmed kulle-i bâlâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b ·
metinde göster ·
… yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi
kulleli
bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbu …
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
… i katı bedenli ve handaklıdır ve Mevlevîhâne ile Eski câmi‘ iç kal‘a-misâl altı
kulleli
bir kat bölme hisârdır.
Ve bu dörd kapu taşra hisâr kapularıdır ki büyük kapulardır. Ammâ bölme bölme hisâr dîvârlarının mahalleler içre cümle sağîr ü kebîr yigirmi iki küçük kapulardır. Ba‘zısı gecelerde kapanır, ba‘zısı makfûllenmez. Zîrâ bu kal‘a yedi kat bölme pîç-ender-pîç hisâr-pîçelerdir. Hazret-i Îsâ asrında ancak liman tarafı küçük kal‘a imiş. Devletleri mü’ebbed oldukda kat-ender-kat kal‘alar zamm edüp yedi katdır gûyâ kal‘a-i Tokat'dır. Ve her katı birer hısn-ı hasîn kulle-i metîn dîvârlıdır. Lâkin bu katların handakları ve bedenleri yokdur. Ancak taşra iki katı bedenli ve handaklıdır ve Mevlevîhâne ile Eski câmi‘ iç kal‘a-misâl altı kulleli bir kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a ·
metinde göster ·
Kal‘ası bir düz yerde bir mürtefi‘ kumsal depe üzre çâr-kûşe ve çâr
kulleli
bir kal‘a-i yekpâredir. Ve cirmi dörd yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. şimâle …
Kal‘ası bir düz yerde bir mürtefi‘ kumsal depe üzre çâr-kûşe ve çâr kulleli bir kal‘a-i yekpâredir. Ve cirmi dörd yüz adımdır. Ammâ handakı yokdur. şimâle nâzır bir demir kapusu vardır. Atebe-i ulyâsı üzre kâşî-i Çîn içre bu târîh tahrîr olunmuşdur: (Târîh)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267b ·
metinde göster ·