etmededir. Zîrâ İskender-i Zülkarneyn bu şehirde sâkin iken reml içün bir tılsı …
Ve şehrin taşrasında müfîd ü muhtasar hammâmı vardır. Derûn-ı hammâm cümle zift ile döşenmiş bir gûne râyiha-i tayyibesi şemm olunup hammâm-ı hoş-bûdur. Ammâ yevm be-yevm bu hammâmı kum gark etmededir. Zîrâ İskender-i Zülkarneyn bu şehirde sâkin iken reml içün bir tılsımât etdirmişdi. Hâlâ ol mutalsam harâb olup kum deryâsı bu şehri gark etmededir. Bu hammâm kurbunda leb-i deryâda limana nâzır bir sarây-ı azîm harâbe var kim anda olan ibret-nümâ binâ-yı garîbe meğer Ayasluk'da ve İdincik şehirlerinde ola. İskender sarâyı nâmıyla meşhûr-ı âfâkdır. 41b Bu şehri seyr [u] temâşâ ederken iskele başında Sinân Paşa câmi‘inde cum‘a namâzına âmâde iken bir pâre azîm galyon on iki pâre yelkenlerin küşâde kılup orsa bayrakların ve haçlı peykerlerin açup ra‘dvâr gıjgırup Akka limanına dâhil olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a–41b ·
metinde göster ·
… îden yedi sekiz nefer türbedârları ve hüddâmları vardır. Ammâ bu âsitâneyi dahi
kum gark
etmededir. Her sene cemî‘i şehir halkı cem‘ olup Hazret-i Sâlih'in rûh-ı şerîfi …
Mu‘cize-i enbiyâ bir kaya-yı bâlâdır. Hazret-i Sâlih asrında bu kaya içre Nâka gâ’ib olunca Cenâb-ı Bârî tarafından Hazret-i Sâlih'e hâtif-i Rabbânî ile "Yâ Sâlih! Rûh ile'ş-Şâm!" emri olunca Hazret-i Sâlih Şâm tarafına gitdikde Cenâb-ı Rabbi'l-İzzet bu kavm-i Semûd'a bir ra‘d u berk u sâ’ika azâbın verüp cümle kavm-i Semûd ol sayhadan zehreleri çâk ve dâr-ı karârları zîr-i hâk olup cümle kayalarda oyulmuş mağara evleri münhedim olup hâlâ cemî‘i kapularının üst eşikleri ve kayadan oyulmuş tavanları ve yükleri ve dollâbları cümle ka‘r-ı zemîne geçüp kimi baş aşağı, kimi yan bigi yatar kâ‘alar ve sarâylar var kim cümle Şâm huccâcı bu şehr-i Semûd içinden geçdikde temâşâ edüp gazabullah ne idiğün görüp Hûdâ-yı bîçûndan havf etmeleri ziyâde olur, ibret-nümâ harâbistândır. Andan Hazret-i Sâlih bu Akka şehrine gelüp sene (---) mu‘ammer olup merhûm oldukda bu hâk-i pâkde defn ederler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Gerçi bir binâ-yı azîm âsitânesi yokdur ammâ yine fukarâ-yı râ‘îden yedi sekiz nefer türbedârları ve hüddâmları vardır. Ammâ bu âsitâneyi dahi kum gark etmededir. Her sene cemî‘i şehir halkı cem‘ olup Hazret-i Sâlih'in rûh-ı şerîfinden istimdâd taleb edüp niçe kerre yüz bin arka yükü rimâli deryâya döküp kabr-i Hazret-i Sâlih'i tathîr ederler. Hakîr dahi hizmetimiz sebkat etsin içün dâmenimle niçe kerre kum taşıyup deryâya ilkâ edüp rûh-ı Sâlih Nebî içün bir Yâsîn-i Şerîf tilâvet edüp ziyâret-i vedâ‘ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43a ·
metinde göster ·
… ammâ cânib-i garbîsinde kumdan yığın yığın depeler vardır. Âhir-i kâr "Bu şehri
kum gark
eder" derler.
Ve cânib-i şarkîsinde ve kıblîsinde bâğ u bâğçeleri bî-hisâbdır, ammâ cânib-i garbîsinde kumdan yığın yığın depeler vardır. Âhir-i kâr "Bu şehri kum gark eder" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b ·
metinde göster ·
… r iki sâ‘at yer kara taşdan sedd-i metîn dîvâr çekmişlerdir kim bu tarîk-ı âmmı
kum gark
etmeye. Ammâ yine rimâlden halâs olmayup her sene niçe yüz develer kalır. Ve bu …
Ve bu akabenin iki tarafına mezkûr pâdişâhlar iki sâ‘at yer kara taşdan sedd-i metîn dîvâr çekmişlerdir kim bu tarîk-ı âmmı kum gark etmeye. Ammâ yine rimâlden halâs olmayup her sene niçe yüz develer kalır. Ve bu dîvârın dahi târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… bûb u mahbûbesi yokdur. Ve fukarâsı çokdur. Ve şehrin lodos cânibindeki evlerin
kum gark
edüp ba‘zı hâne sâhibi bırağup gitmişdir ve âhir bu şehri kum gark eder, derler …
Ve suları cümle kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır. Ve cümle halkı balıkcılardır. Ve havâsı gâyet sakîl yerdir. Halkının reng-i rûları asfarü'l-levndirler. Mahbûb u mahbûbesi yokdur. Ve fukarâsı çokdur. Ve şehrin lodos cânibindeki evlerin kum gark edüp ba‘zı hâne sâhibi bırağup gitmişdir ve âhir bu şehri kum gark eder, derler. Hakkâ ki kum deryâsı günden güne tefâvüt edüp gelmededir. Ve bender-i Reşîd yolu üzre iki sâ‘atlık yer tûlü ve bir sâ‘atlik yer arzı kum deryâsı içre serâpâ hûrmâ bâğlarıdır. Birer âdem kaddi alçacık hûrmâları olur, ammâ herbiri yüz vukiyye hûrmâ verir. Beyâz ve sarı ve siyâh ve kırmızı gûnâ-gûn lezîz hûrmâsı olur. Ve halkı garîb dostdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332b ·
metinde göster ·
… deki evlerin kum gark edüp ba‘zı hâne sâhibi bırağup gitmişdir ve âhir bu şehri
kum gark
eder, derler. Hakkâ ki kum deryâsı günden güne tefâvüt edüp gelmededir. Ve bend …
Ve suları cümle kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır. Ve cümle halkı balıkcılardır. Ve havâsı gâyet sakîl yerdir. Halkının reng-i rûları asfarü'l-levndirler. Mahbûb u mahbûbesi yokdur. Ve fukarâsı çokdur. Ve şehrin lodos cânibindeki evlerin kum gark edüp ba‘zı hâne sâhibi bırağup gitmişdir ve âhir bu şehri kum gark eder, derler. Hakkâ ki kum deryâsı günden güne tefâvüt edüp gelmededir. Ve bender-i Reşîd yolu üzre iki sâ‘atlık yer tûlü ve bir sâ‘atlik yer arzı kum deryâsı içre serâpâ hûrmâ bâğlarıdır. Birer âdem kaddi alçacık hûrmâları olur, ammâ herbiri yüz vukiyye hûrmâ verir. Beyâz ve sarı ve siyâh ve kırmızı gûnâ-gûn lezîz hûrmâsı olur. Ve halkı garîb dostdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332b ·
metinde göster ·
… r, zîrâ bu şehr-i kadîmdir, ammâ Reşîd nev-binâdır. Eski Reşîd'[i] Köm Efrâh'da
kum gark
etmişdir.
Bu bâlâda tahrîr olunan kibâr-ı evliyâullâhlardan mâ‘adâ niçe bin kibâr-ı kümmelîn medfûndur. Ve cümlenin sagîr ü kebîr kubbeleri mukarrerdir. Zîrâ Dimyât halkı evliyâlar muhibbidirler. Bunda olan ziyâretgâh Reşîd'de yokdur, zîrâ bu şehr-i kadîmdir, ammâ Reşîd nev-binâdır. Eski Reşîd'[i] Köm Efrâh'da kum gark etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y350b ·
metinde göster ·
ediyor. Zîrâ tâ Fes diyârına ve Merânkûş vilâyetine ve Tarabulus'a varınca çöl …
Ve bu şehrin garb tarafın kum gark ediyor. Zîrâ tâ Fes diyârına ve Merânkûş vilâyetine ve Tarabulus'a varınca çöl çölistân olmağile kum deryâsı gelüp yıldan yıla şehri gark ediyor. Ol ecilden bu şehr içre niçe bin sarây-ı âlî ve niçe yüz hân u hammâm ve dekâkînler ve imâretler henüz harâb olmadadır. Ve hukemâ-yı kudemâdan Batlîmûs-ı Yûnân'ın sarây zemîninde eflâke ser çekmiş bir sommâkî amûd-ı müntehâ var kim tâ zirve-i a‘lâsına cihân-nümâ bir kasr-ı âlîsi var imiş, Batlîmûs dâ’imâ bu kasrda ibâdet edermiş, hâlâ bir temâşâgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·