… se ve cezîre-i Kefelonyoz ceneralleri barud ve gülle ve kurşum ve gayrı çuka ve
kumaş
ve akmişe-i fâhireler ile niçe gûne hedâyâlar getirüp serdâr-ı mu‘azzama buluşu …
Evsâf-ı kal‘a-i Anavarin : Mora cezîresinde liman-ı azîmdir ve iki kal‘ası vardır, biri aşağı liman ağzı kayalarında, biri evc-i âsumâna berâber kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Bunda lenger-i ikâmet bırağılup fi'l-hâl donanma-yı hümâyûnun batîü'l-hareke olan on pâre tershânenin çakal gemilerini boşaldup cümle levâzımât, mühimmât, cebehâne ve askerîsini ve kürekçilerin gayrı gemilere yerleşdirüp sulanup gayrı tedârikler görürken bu Anavarin limanına karîb Venedik kâfirinin cezîre-i Zaklise ve cezîre-i Kefelonyoz ceneralleri barud ve gülle ve kurşum ve gayrı çuka ve kumaş ve akmişe-i fâhireler ile niçe gûne hedâyâlar getirüp serdâr-ı mu‘azzama buluşup "Gazânız mübârek ola" dediler. Ammâ murâd [u] maksûdları çâşıtlık idi. Gördüler kim Osmânlının seferi Malta üzerine olduğuna itmînân-ı kalb hâsıl edüp cezîre-i dârü'l-bevârlarına avdet etdiler. Bu limanda dahi Mora ve Arnavudluk şehbâzlarından üç bin asker-i güzîde dahi gemilere ıskarça olup cümle mücâhidü fî-sebîlillah cemî‘î levâzımâtların görüp sulanup, âb-ı hayât nehr-i azîmi bu liman içre deryâya mahlût olur, üçüncü gün filandıra dikilüp göç boruları çalınup bu liman-ı azîmden tokuz yüz pâre sağîr ü kebîr yelken çıkup sehl engine çıkup Karabatak ve Kapudan Durak nâmân kulağuzların on aded uçkun firkateleri beşer altışar mil ileride giderken Malta cânibine müteveccih olup cümle asker-i İslâm bildiler kim donanma-yı hümâyûn Malta'ya gider. Hemân kim vakt-i zuhr olunca ol deryâ-yı bî-emânın ortasına varınca hemân Serdâr-ı mu‘azzam Yûsuf Paşa başdarda-i hümâyûn ile tarfetü'l-ayn içre girüye dönüp geldikleri yola inân-ı dümeni çevirüp "Kaşka alavanta" deyüp başdardaden orsa filandıra ve bayraklar dikilüp kürek rebaçsası ve yelken ile vakt-i asrda yine Çukalar önünden ubûr olununca hemân Çuka cezîresi kal‘asının cânib-i erba‘asından işâret âteşleri ve işâret topları atılmağa başladı, fi'l-hâl anı ubûr edince vakt-i gurûb olup andan ol şeb-i muzlimde cümle cezîre-i Girid âteş-i Nemrûd ile çırâğân olup vakt-i Şâfi‘î'de Bismillah ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 270b ·
metinde göster ·
… r at ve bir kat libâs 49b ve gulâmlarına onar sikke-i hasene ve birer çuka ve
kumaş
ve niçe Gazze makremeleri ihsân edüp elli hayyâl refîkler verüp cümle ehibbâ il …
Bu Gaze şehrinde on gün zevk [ü] safâ edüp mümkin olduğu mertebe ziyâretler edüp Hüseyin Paşa'dan Murtezâ Paşa efendimizin on kîse malın alup paşaya iki küheylân kısrak ihsân edüp hakîre bir kîse harc-râh ve bir at ve bir kat libâs 49b ve gulâmlarına onar sikke-i hasene ve birer çuka ve kumaş ve niçe Gazze makremeleri ihsân edüp elli hayyâl refîkler verüp cümle ehibbâ ile vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 49a–49b ·
metinde göster ·
… lâha gelüp hadîs Arapça deyüp paşaya seksen kise harcırâh ve on katar-ı katır
kumaş
ve zırh-ı zireh-külâh ve altı tavla mu‘teber at ve on aded bâkire-i nâ-şüküfte …
Bu takdîrce ordu-yı İslâm'da Diyârbekir ve Van eyâletinden cümle paşa askeriyle seksen yedi bin ma‘dûd müsellah ve mükemmel asker olup paşanın tuğları Bitlîs vilâyeti üzre gitmekle üç bin askeriyle kal‘a-i Mefârikîn üzre gitdikde Bitlîs Hânı Abdâl Hân tarafında Hakkarî Monlâ Muhammed ve Zerikî Monlâ Cebrâ’il ve Mudikî Alî Ağa ve Fettâhdereli Alî Ağa ve'l-hâsıl yetmiş aded benâm mu‘temed-i hümâm kimesneler Bitlîs hânı ile paşa mâbeynin ıslâha gelüp hadîs Arapça deyüp paşaya seksen kise harcırâh ve on katar-ı katır kumaş ve zırh-ı zireh-külâh ve altı tavla mu‘teber at ve on aded bâkire-i nâ-şüküfte ve on aded gılmân-ı cennât misilli meh-tâb çâkerler verdiler kim gûyâ her biri birer mirzâ-yı şehbâzlar idi. Ve gayrı ser-i kârda olan paşa ağavâtlarına ve sâ’ir nüdemâ-yı hâslarına ol kadar hedâyâlar verdiler kim Bitlîs hânı hedâyâları Melek Ahmed Paşa ordusunda olan ağavâtları bây edüp cümle mesrûr olup hamd-i Hudâ seferden halâs olduk derken ol gice paşa konakçısına Bitlîs hânı üzre gitmeden ferâğat haberin gönderüp ol ân on bin asker ile Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa'yı serdâr edüp gûşuna mengûş olmak içün Mehemmed Emîn Paşa'nın kulağına yemîn billah ile birkaç kelâmlar söyleyüp, "Yürü Allah mu‘în ve zahîrin ola!", deyü bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî kırâ’at edüp Mehemmed Emîn Paşa yine Şatt-ı Diyârbekir cânibine ubûr edüp gâ’ib oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a ·
metinde göster ·
… se masrûf olunduğu ma‘lûmumdur ve sâ’ir kereke ve kontuş ve serhaddî ve çuka ve
kumaş
hisâbın Hudâ bilir.
Ve'l-hâsıl bu dîvân-ı âlîde cümle-i cümele iki yüz yetmiş tahlî‘ât-ı fâhire ve teşrîfât-ı vâfire oldu. Ve yedi aded semmûr ve dokuz aded vaşak ve yigirmi aded zincap kürk giydirildiği mazbûtdur. Ve bu âna dek iki yüz beş kise masrûf olunduğu ma‘lûmumdur ve sâ’ir kereke ve kontuş ve serhaddî ve çuka ve kumaş hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… Ve şâh vâlidesi dahi sünniye olmağile ana da bir at murassa‘ zeynli ve beş çift
kumaş
içinde hayyâl sırmalı gömlekler gönderdi. Ve şâh vezîrine bir at ve mektûblar g …
Ve cümle hedâyâları ve nâmeleri ve yetmiş aded atlas kiseli mektûbları verüp dest bûs edüp hayr du‘âsıyla behre-mend olduk. Ve Sarı Alî Ağa'ya dahi bir cevâhir eğerli ve cevâhir rahtlı ve Bitlîs hânı kârı hotaslı bir eşheb küheylân at ve üç re’s sâfinât misilli yelegendez at ve bir kıt‘a Şâhnâme ve bir kıt‘a Hümâyûnnâme şâha gönderdi. Ve şâh vâlidesi dahi sünniye olmağile ana da bir at murassa‘ zeynli ve beş çift kumaş içinde hayyâl sırmalı gömlekler gönderdi. Ve şâh vezîrine bir at ve mektûblar gönderüp Alî Ağa'ya da hayr du‘â edüp {Alî Ağa} zemîn-bûs edüp gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285b ·
metinde göster ·
… ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr
kumaş
verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmi …
Hamd-i Hudâ İmâdiyye ziyâretlerin mümkin olduğu mertebe edüp ve şehrin niçe gün seyr ü temâşâsın edüp kânûn u kâ‘ide-i Ekrâdı ve âyîn-i dîvân-ı Âl-i Abbâsiyân'ı ve niçe ibret-nümâ âsârları im‘ân-ı nazar ile temâşâ edüp gicemiz leyle-i kadr ü rûzumuz rûz-ı ıyd-ı nevrûz-ı Harzemşâhî olup âhir-ı kâr sene 1066 mâh-ı (---) günü İmâdiyye hânından Murtezâ Paşa kethudâsı refîkimiz beş kise harcırâh ve beş küheylân esb-i siyâh yeri aşkar sücâh ve bir katar-ı katır me’kûlât nân-ı lavaş ve omaş ve niçe gûne zî-kıymet tuhef ü âvânî harîr kumaş verdi. Ve bu hakîre bir kise guruş ve iki at ve üç re’s üştür yüküyle niçe akmişe-i fâhire ve bir Ma‘arravî zıvzık seyf-i Şeyhânî ve bir pençe-i âfitâb Gürcî gulâmı ihsân edüp Murtezâ Paşa kethudâsına mektûblar ve Melek Ahmed Paşa efendimiz içün hakîre mektûblar verüp hân ile vedâ‘ edüp bize üç bayrak müsellah tüfeng-endâz pür-silâh piyâde fetâlar verüp cümle ahibbâ ile vedâlaşup İmâdiyye'den,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382a ·
metinde göster ·
… râb etmediğine şükrâna pâdişâh yolu üzre ol kadar pâyendâzlar ile zemîni ferş-i
kumaş
etdiler kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tavsîf olunmaz. Hattâ ehl-i hırefin …
Niçe yüz bin ehl-i hırefi Hasan Paşa şehri harâb etmediğine şükrâna pâdişâh yolu üzre ol kadar pâyendâzlar ile zemîni ferş-i kumaş etdiler kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tavsîf olunmaz. Hattâ ehl-i hırefin kendü hisâbları üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 84b ·
metinde göster ·
… verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve
kumaş
verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olma …
Bu şehri üç gün tamâm temâşâ edüp bir gün konağımızda âsûde-hâl dururken ceneral-i dâll âmedânî konağımıza yigirmi aded tabla şükkeri ta‘âm-ı mümesseklerle gelüp, hakîr ayağa kalkup istikbâl edüp köşe-i vahdetimizde zânû-be-zânû olup ta‘âmlar tenâvül olundukda hakîr cenerale bir mutallâ dülbend ve iki dâne münakkaş sihr-i bukalemûn Kaya Sultân yağlıkları verdim. Cihân kadar hazz edüp yağlığın birin şapkası üzre kodu. O dahi hakîre on tahta siyâh Dobra-Venedik kürkü kim kunduz siyâhı gibi kuzu bağanası kürkleridir ve on donluk elvân çukalar ve on top Fireng atlas-ı gûnâ-gûnlar ve üç yüz Bundukanî uşkota nâm sırma gümüşünden onar dirhem gelir guruşlardır ve bir sâ‘at ve bir dûrbîn ve bir Papa Monta nâm dünyâ tasv[îr]i kitâb ve yüz mümessek yaldız altunu verüp taşra çıkdıkda, kırk yedi aded huddâmlarıma beşer altun ve birer çuka ve kumaş verüp Baba Ahmedzâde İsmâ‘îl Beğ ile hukûk-ı sâbıkaları olup hem-civârları olmağile anlardan havf etdiklerinden ana bir kîse guruş ve bir donluk çuka verüp babasına dahi yüz altun ve bir donluk çuka Baba Ahmed'e gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu gözlerimiz açup ellerimize 13a birer çuka ve birer
kumaş
ve ellişer altun ve huddâmlara ellişer guruş verüp yolladılar. Bizler dahi mağm …
Ba‘dehu gözlerimiz açup ellerimize 13a birer çuka ve birer kumaş ve ellişer altun ve huddâmlara ellişer guruş verüp yolladılar. Bizler dahi mağmûm dönüp ol sahrâda ve Serdâr Hüseyin Paşa ile kalan on bin askere mülâkât olup ol ân Hüseyin Ağa'nın zahmın sarup sarmalayup kıssa-i pür-hisse-i pür-melâlimiz Hüseyin Paşa'ya bir bir takrîr etdikde cümle guzât bir yere gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12b–13a ·
metinde göster ·
… ar gitdi ve sâ’ir mîr-i mîrânlara arabasız beşer kîse guruş ve çukalar ve harîr
kumaş
hedâyâlar gitdi ve sâ’ir ümerâlara birer kîse guruş ve birer pastav çukalar ve …
Ve ba‘de't-ta‘âm kral tarafından yedi aded vezîrlere birer aded câmlı hınto arabaları altışar at çeküp her arabada onar kîse talar guruş ve bu kadar akmişe-i fâhire ve bu kadar emti‘a-i nâdireler hedâyâlar gitdi ve sâ’ir mîr-i mîrânlara arabasız beşer kîse guruş ve çukalar ve harîr kumaş hedâyâlar gitdi ve sâ’ir ümerâlara birer kîse guruş ve birer pastav çukalar ve zahîreler araba araba gitdi ve cümle a‘yân-ı orduya gûnâ-gûn zahâ’irler gidüp cümle asâkir-i İslâm ni‘met-i gûnâ-gûnlar ile muğtenim olup devâm-ı devlet-i pâdişâhîye hayr du‘âda oldular. Hulâsa-i kelâm bu ziyâfet bir devletde olmamışdır ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b ·
metinde göster ·
… ara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve birer
kumaş
verüp hakîr dahi iki çuka ve iki kumaş ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded …
Ve bu şehrin cümle evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı hınto (hınto) arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve birer kumaş verüp hakîr dahi iki çuka ve iki kumaş ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded birov ve şaglar ve jodoşlar hazîne ile ma‘an kal‘a-i Praşo'dan kalkup bu kerre cânib-i garba 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
… ağavât makûlelerine birer çuka ve birer kumaş verüp hakîr dahi iki çuka ve iki
kumaş
ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded birov ve şaglar ve jodoşlar hazîne ile …
Ve bu şehrin cümle evsâfın mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Andan elli bin guruş mîrî mâlı hınto (hınto) arabalara tahmîl edüp ba‘zı alay beğlerine ve ağavât makûlelerine birer çuka ve birer kumaş verüp hakîr dahi iki çuka ve iki kumaş ve bir mînâlı sâ‘at verüp yüz elli aded birov ve şaglar ve jodoşlar hazîne ile ma‘an kal‘a-i Praşo'dan kalkup bu kerre cânib-i garba 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
… ihsân edüp niçe gûne hayr du‘âlar edüp hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve
kumaş
ihsânlar edüp dest bûsiyle şeref-yâb olup Ya‘kûb Çavuş nâm benâm-ı hümâm velî-n …
"Evliyâm, hakkâ ki merdsin ve akrabâ-yı yâr-ı sâdıkım ve mahrem-i râzımsın, ey mahallinde yetişdin" deyüp hakîre ol ân bir kat libâs-ı merdân ve bir serâser hil‘at-i sultân geydirüp bir kîse guruş-ı Bundukan in‘âm u ihsân edüp niçe gûne hayr du‘âlar edüp hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve kumaş ihsânlar edüp dest bûsiyle şeref-yâb olup Ya‘kûb Çavuş nâm benâm-ı hümâm velî-ni‘am hânesinde mihmân olup üç gün Sofya şehrinde mukîm olup hamd-i Hudâ yüzümüz ağıyla emâneti teslîm etdiğimde gûyâ kûh-ı Demâvend bârından halâs olup mesrûr [u] handân oldum ve beyne'l-akrân efendimiz yanında mümtâz oldum. Üçüncü gün Sofya'dan İslâmbol'a gidecek mahalde efendimiz raht u bahtıyla hakîre bir küheylân mu‘teber at, misâl-i sâfinâtü'l-ciyâd esb-i sabâ-sür‘at ihsân edüp süvâr oldum. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 40b ·
metinde göster ·
… dahi hakîre bir honta, ya‘nî yigirmişer bin dinar verirlerdi. Ve ba‘zı çuka ve
kumaş
ve tüfeng ve doğan verirlerdi, ammâ dinar nâm sikkeleri gâyet pâk hâs ve beyâz …
Ve niçesi de "Sadrıa‘zam ağasına gidelim" deyü hakîre geldiklerinde Kaya Sultân yağlıklarından münakkaş makrameler verirdim. Anlar dahi hakîre bir honta, ya‘nî yigirmişer bin dinar verirlerdi. Ve ba‘zı çuka ve kumaş ve tüfeng ve doğan verirlerdi, ammâ dinar nâm sikkeleri gâyet pâk hâs ve beyâz pâk gümüşdür, lâkin gâyet incedir. Bir yanına baş banlarının sûreti ve bir yanında Hazret-i Îsâ sûreti ve târîh-i vilâdet-i Îsâ mastûrdur ve penez gibi müdevver olup dördü bir dirhem gelir, memdûh sikkedir. Gayri guruş altun sikkeleri yokdur, ammâ hazîneleri gâyet çokdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)153b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153a–153b ·
metinde göster ·
… dik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer
kumaş
verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cüml …
"Koyun bizim Koturlu'nundur, Dobra-Venediklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve her ocak ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer kumaş verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
… zı hurdevât makûlesi eşyâlar verdi. Ve hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve
kumaş
ve birer çakmaklı tüfengler verüp ban ile vedâlaşup dörd yüz ma‘dûd tüfeng-endâ …
Ba‘dehu Venedik banı Sührâb Mehemmed Paşa'ya hedâyâsı ve senevî veregeldiği mu‘tâd-ı kadîmeleri üzre hazînesini ve üç yüz yük gümrük metâ‘ı kârbânın çıkarup elçisine teslîm etdikde hakîre iki yüz altun-ı Bundukanî ve on donluk elvân çuka ve on donluk atlas ve beş tüfeng ve on aded siyâh kuzu kürkü ve beş top Ciniviz katîfesi ve ba‘zı hurdevât makûlesi eşyâlar verdi. Ve hüddâmlarıma onar altun ve birer çuka ve kumaş ve birer çakmaklı tüfengler verüp ban ile vedâlaşup dörd yüz ma‘dûd tüfeng-endâz kefereler ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b ·
metinde göster ·
… beş donluk çuka ihsân etdi ve hüddâmlarıma dahi cümleye bir kîse ve birer çuka
kumaş
ve birer kol tüfengi ve birer re’s Hersek bârgîrleri in‘âm etdi.
Menzil-i sahrâ-yı Gaçka: Ertesi gün Sührâb Mehemmed Paşa'dan mektûblar ve arz [u] mahzarlar alup hakîre dörd kîse ve beş re’s Fireng gulâmı ve beş re’s Hersek atları cümle bisâtıyla ve hakîre kaddime münâsib bir semmûr kürk ve iki yüz altun ve bir kılıç ve beş tüfeng ve beş donluk çuka ihsân etdi ve hüddâmlarıma dahi cümleye bir kîse ve birer çuka kumaş ve birer kol tüfengi ve birer re’s Hersek bârgîrleri in‘âm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
… içinde yigirmi bir aded esîr ve bu kadar tuz ve sığır gönü ve yapağı ve çuka ve
kumaş
ve biber ve zencebîl ve envâ‘î eşyâ metâ‘lar ile leb-ber-leb memlû bir firkate …
"Biz bu Evliyâ Ağa uğuruna çeteye gideriz" deyüp gülbâng-ı Muhammedî çeküp cümle guzât pür-silâh üç pâre firkatelere süvâr olup tarfetü'l-ayn içre nehr-i Neretva üzre akup gözden gâ’ib olup gitdiler. Biz dahi enderûn [u] bîrûn-ı kal‘ayı temâşâ ederken vakt-i asr oldukda anı gördük: Bir sadâ-yı Allâh Allâh kopup bir tüfeng şâdumânları olup iskele başına vardık. Gördük kim yedeklerinde cümle bayrakları ser-nigûn bir Pulya cezîresinin firkatesi içinde yigirmi bir aded esîr ve bu kadar tuz ve sığır gönü ve yapağı ve çuka ve kumaş ve biber ve zencebîl ve envâ‘î eşyâ metâ‘lar ile leb-ber-leb memlû bir firkate ile geldiklerinde kulle-i Norin'den bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp cümle metâ‘ı cümle gâzîler bahş-ı Kalenderî etdiklerinde hakîre bir kefere esîr ve za‘ferân ve zencebîl ve çuka ve kumaşın envâ‘larından hisse verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·
Sührâb Mehemmed Paşa'ya öşr-i sultânîden beş esîr ve bu kadar çuka ve
kumaş
ve yigirmi kelle-i kâfiri paşaya götürdüler. İşte bu mertebe şecî‘ u yarar şehb …
Sührâb Mehemmed Paşa'ya öşr-i sultânîden beş esîr ve bu kadar çuka ve kumaş ve yigirmi kelle-i kâfiri paşaya götürdüler. İşte bu mertebe şecî‘ u yarar şehbâz yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163b ·
metinde göster ·