… ıydeynlerde ma‘sûmlara iskât(?) içün yeşil balmûmundan tûtîler ve beyâz mûmdan
kumrular
edüp çubucuklar ucunda "Alıcığım balıcığım" diyerek güzer ederler}.
{Esnâf-ı alıcı ve balıcı: Neferât 100, bunlar ancak yevm-i Ramazân'da ıydeynlerde ma‘sûmlara iskât(?) içün yeşil balmûmundan tûtîler ve beyâz mûmdan kumrular edüp çubucuklar ucunda "Alıcığım balıcığım" diyerek güzer ederler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 200a ·
metinde göster ·
… r sâ‘at meks edüp yine azm-i râh ederek çöl [ü] çölistân mugaylistân içre beyâz
kumrularının
esvât-ı hazînlerin istimâ‘ ederek ve deve kuşların kovarak ve hargûş ve ceyrânl …
Netîce-i kelâm bu kal‘a ma‘mûr olunması farz-ı ayn mesâbesi bir şeydir. Hamd-i Hudâ Hüseyin Paşa efendimizin velvelesinden cemî‘i Urbân-ı bî-edyân senta baş olup bu mahalde bir sâ‘at meks edüp yine azm-i râh ederek çöl [ü] çölistân mugaylistân içre beyâz kumrularının esvât-ı hazînlerin istimâ‘ ederek ve deve kuşların kovarak ve hargûş ve ceyrânları şikâr ederek 18 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269b ·
metinde göster ·
… re reybâs-ı amber-bâris tenâvül ederek ve muğaylânlar sâyesinde meks edüp beyâz
kumruları
ve sürhgûn Yûsuf kumrularının savt-ı hazînlerini gûş ederek ubûr edüp alay çavu …
Bu sene-i mübârekede Vâlide Sultân birkaç çâh-ı mâlar kazdırmış. Her biri âb-ı hayâtdan nişân verir. Bunda dahi sehel rada edüp yine nefîrler çalınup hurde taşlı çölistân-ı bî-pâyân içre reybâs-ı amber-bâris tenâvül ederek ve muğaylânlar sâyesinde meks edüp beyâz kumruları ve sürhgûn Yûsuf kumrularının savt-ı hazînlerini gûş ederek ubûr edüp alay çavuşlarına(?) sadâsın istimâ‘ etmeğe başladık kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269b ·
metinde göster ·
Bu sene-i mübârekede Vâlide Sultân birkaç çâh-ı mâlar kazdırmış. Her biri âb-ı hayâtdan nişân verir. Bunda dahi sehel rada edüp yine nefîrler çalınup hurde taşlı çölistân-ı bî-pâyân içre reybâs-ı amber-bâris tenâvül ederek ve muğaylânlar sâyesinde meks edüp beyâz kumruları ve sürhgûn Yûsuf kumrularının savt-ı hazînlerini gûş ederek ubûr edüp alay çavuşlarına(?) sadâsın istimâ‘ etmeğe başladık kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269b ·
metinde göster ·
… yrânları sayd [u] şikâr ederek ve muğaylân dırahtları üzre hakkuran ve yûsufcuk
kumrularının
sadâsın istimâ‘ ederek,
Ve Mısır huccâcı bizim şâm huccâcından üç gün mukaddem ubûr etmişler. Hemân yine bu mahalden kûs-i rıhletler çalınup yine çöl [ü] çölistân içre deve kuşları ve hargûş ve ceyrânları sayd [u] şikâr ederek ve muğaylân dırahtları üzre hakkuran ve yûsufcuk kumrularının sadâsın istimâ‘ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y308a ·
metinde göster ·
… düp Nabt'dan yine cânib-i garba latîf şâhrâh ile muğaylân dırahtları üzre beyâz
kumruları
temâşâ ederek 13 sâ‘atde,
Menzil-i Nabt: Bir dağlı ve kara kayalı derelerde bir hâlî yerdir. Ve suyu dahi yokdur. şerîf Hamûde şebhûn edüp Mısır askerin bunda dahi basmışdır. Ammâ asker-i Mısır âmâde bulunup Mısırlıdan elli âdem Q 151b Arab'dan beş yüz elli âdem helâk olup tarafeynden düşen âdemler zîr [ü] zeber hâk-âlûd olup kadîd-i mahz rimâl içre yatırlar. Anları dahi ziyâret edüp Nabt'dan yine cânib-i garba latîf şâhrâh ile muğaylân dırahtları üzre beyâz kumruları temâşâ ederek 13 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372b ·
metinde göster ·