İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kumsal*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
192
isabet
183 cümle/beyitte
71,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
8
farklı biçim
22 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi19278,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 192

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kumsal*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 143b … lamış Burnu, Kadıköy bâğları ile Fener bâğçesi mâbeyninde bir körfez içre beyâz kumsal bir bahrdir. Cümle dilberân [u] âşıkân-ı sâdıkân anda deniz mâlikleri gibi âdem …
EÇS I 163a … eğin ve ne cezîreye uğrayup ol limana karîb sığ mıdır ve dökündülü taşlık mı ve kumsal mı ve amîk mi ve a‘lâ yatak liman mıdır? Cümle bu hartalarda mastûr olup re’îsl …
EÇS II 244a … dil gibi doldurdukdan sonra gemiye girerler. Hâlâ anınçün dil derler, bir sivri kumsal burundur. Ve dervîş hazretleri karşu cânibe geçüp keşf [ü] kerâmet etdikleriyçü …
EÇS II 279b … r küçük hammâmı var, suyu dollâb ile Kızılırmakdan çekilir. Ve şehrin üç tarafı kumsaldır , aslâ çamur olmaz. Ve hevâsı şiddet-i hâr üzre olduğundan leziz âbdâr üzüm olur …
EÇS II 279b … â çamur olmaz. Ve hevâsı şiddet-i hâr üzre olduğundan leziz âbdâr üzüm olur. Ve kumsallığında kebere nâmında bir gûne meyve hâsıl olup sirke ile turşu ederler, gâyet nâfi‘di …
EÇS II 307a … etdik. Bu nehr, Nahşivân dağlarından cem‘ olup nehr-i Araz'a mahlût olur. Andan kumsal yerlerde gubâr-ı gird-i siyâh evce peyveste olup toz ve toprak çekerek 2 sâ‘atd …
EÇS II 308a … pirinç mahsûlâtlı Revân hâkinde ma‘mûr kend-i müzeyyendir. Andan cânib-i şimâle kumsal yollar içre gubâr çekerek 4 sâ‘atde,
EÇS II 367a–367b … -i Sakarya'ya munsab olur. Bu şehr bir mürtefi‘ yerde olmağıla cümle şâhrâhları kumsalca kaldırımsızdır. Ve halkı gâyet garîbü'd-diyâra ri‘âyet edüp ehl-i kerem âdemler …
EÇS III 4b … Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
EÇS III 38b … e yemîn etseler "Vahad Allah, bi-sırrı Hazret-i Şem‘ûn" derler. Ve bu kal‘a bir kumsal yerde vâki‘ olmağıla leb-i deryâda limana nâzır bir kulle-i kavîsi Fâtih-i Yeme …
EÇS III 41a … şkâl-i sitâyiş-i kal‘a-i Akye: Akdeniz kenarında bir körfez nihâyetinde bir düz kumsal ve havâlesiz yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Cümle beş katdır. Her …
EÇS III 124b … de'l-feth kal‘ayı münhedim etmişdir. Ammâ hâlâ şehri leb-i Karadeniz'de bir düz kumsal yerde ma‘mûr [u] âbâdân şehr-i İsmihân Sultân'dır. Zîrâ anın evkâfıdır. Hâkimi …
EÇS III 163b … gîr binâ inşâ etmişlerdir. Lâkin nehr-i Arda dîvânevâr cereyân edüp zemîni sâfî kumsal olduğundan temel tutmayup cisrler münhedim olduğu ecilden ahşâbâtdan cisr-i azî …
EÇS IV 298b … si çokdur ve hevâsı gâyet eşeddir. Zîrâ deryâdan ba‘îd olmağile bir tarafı sâfî kumsal sahrâdır. Ekseriyyâ halkı Temmuz'da Harîr dağlarına ve Eşnuye kûhlarına yaylağa …
EÇS IV 320a … u Kum sahrâsına gelüp âb [u] hevâsından hazz edüp bir hayli zamân ol çölistân-ı kumsal üzre meks edüp bir kend imâr eder.
EÇS V 13b … â meftûhdur" deyü sabâh namâzın kılmayup bir sâ‘at Van deryâsı kenârında karsız kumsal yerde segirderek giderken geriden seçilir seçilmez kırk elli atlı nümâyân olup …
EÇS V 38a … r bir su kapusu vardır. Cümle ahâlî-i kal‘a suyu andan alırlar. Ve Turla kenârı kumsal yer olmak ile ol tarafda kal‘anın handakı yokdur. Ve ba‘zı yeri kal‘anın bu cân …
EÇS V 40a Andan ertesi ale's-sabâh 10 sâ‘atde gâh ormanlıkda ve gâh kumsal ağaçsız çemenzâr yerler ile gidüp,
EÇS V 55b … ları dar daracık dârlardır. Ve bu Hasan Paşa ile Piyâle Paşa kal‘aları alçak ve kumsal yerde vâki‘ olmağile aslâ handakları yokdur, zîrâ bir karış zemîni kazsan su çı …
EÇS V 55b … ardır ve mezkûr aşağı kefere varoşundan kıble tarafına bir ok menzili ba‘îd bir kumsaldır . Ol kumluk burnunda,
EÇS V 56a … yüz germe adımdır, ammâ dîvârı elli arşın bâlâdır ve aslâ handakı yokdur, zîrâ kumsal bir alçak yerde binâ olunmuşdur. Ve karşu Kılburun'a ve nehr-i Özü boğazına ve …
EÇS V 56a … al‘anın dahi handakı yokdur, ammâ dîvârları kırkar arşın âlîdir ve etrâfı cümle kumsaldır kim sahrâ-yı Heyhat bu mahalde nihâyet bulur,
EÇS V 56a–56b … eniz'dir ve poyraz cânibi Özü suyudur. Bu ikisi mâbeyninde kıl gibi bir incecik kumsal on iki sâ‘at uzun dil gibi tâ şarkdan garba gelince bu ince burunun garbî ucund …
EÇS V 58b … ar ile Paşa'ya ve Hân'a feryâdnâme bitileri verüp kal‘anın Özü tarafında küffâr kumsal yer olmağile meterise giremeyüp ol tarafda küffâr seyrek ve sermest evkâr yatır …
EÇS V 59b … altına geldi, zîrâ ol tarafda handaklar yokdur, zîrâ alçak su çıkar. Özü kenârı kumsal yerdir.
EÇS V 90a … dâ’iren-mâdâr kâmil bin adım gâyetü'l-gâye metîn kal‘adır, lâkin leb-i deryâda kumsallı alçacık yerde olmağın handakı yokdur ve her kullesi ve burc [u] bârûsu ve dendâ …
EÇS V 91a–91b Eşkâl-i kal‘a-i Sultâniyye: Leb-i deryâda bir burunlu boğaz ağzında ve bir kumsal yerde bir tarafı nehr-i (---) (---) cereyân edüp tulû‘u tâ (---) gelüp bu kal‘a …
EÇS V 167a Ve bu şehrin zemîni bir kumsal yer olmak ile şiddet-i şitâda aslâ çamur olmaz. Pâk u pâkîze şehirdir.
EÇS V 175b–176a Ve şehri kal‘adan bir top menzili maşrık cânibinde bir vâsi‘ sahrâ-yı kumsal içre ma‘mûr şehirdir ve a‘yân [u] eşrâfı gâyet çokdur. Hattâ Koca Arslan Paşazâ …
EÇS V 176a Ve bu şehir içre aslâ çamur olmaz, zîrâ bir kumsal pâk zemîne vâki‘ olmuş şehr-i vasatü'l-hâldir ve şehrin kıble cânibi bir azîm s …
EÇS VI 50a … ikumlar ve Karataşlar dedikleri mahûf u muhâtara olan beyâz kumlu ve kara taşlı kumsal-ı bî-amân yerlerdir kim gûyâ Karadeniz kenârında Akkirmân kal‘ası önündeki Kamerü …
EÇS VI 157a Leb-i deryâda bir kumsal zemînde bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ kârgîr Şeddâdî binâ bir küçük beyâ …
EÇS VI 157a … yebâb ve hânelerin türâb etdiler, ammâ bî-hisâb bâğ u bâğçeleri var. Cümle bir kumsal düz vâsi‘ fezâda bâğ-ı İremler iken bâğlara yağı ayağı girüp İremleri veremler …
EÇS VI 162a–162b Andan hakîr atlarımızla gemilere binüp nehr-i Neretva'yı ubûr edüp karşu bir kumsal zemîne çıkup andan cânib-i garba yüz adım gidüp 162b
EÇS VI 162b Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i Neretva'dan sehel içeri bir düz vâsi‘ ve kumsal ve havâlesiz bir vâsi‘ fezâda vâkı‘ olup sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân …
EÇS VI 162b … âs-ı binâsı sâfî alçak kayalar üzre inşâ etmişler kim aslâ lağım kâr eylemez ve kumsal yer olmağile meteris dahi olmaz, zîrâ kumluğu üzre bir zirâ‘ yer kazılsa su çık …
EÇS VI 162b … büyük ve metîn olmuş, lâkin bu dahi yerli kaya üzre temeli olup ve etrâfı alçak kumsal yerler olmağile bunun dahi handakı yokdur.
EÇS VI 177a … salt u sebükbâr asker olup kal‘a-i Seğitvar'dan cânib-i garba gâh dağlık ve gâh kumsal ve ormanlık içinde katana kâfiri yatağı içre 6 sâ‘at gidüp,
EÇS VII 77b … ri arabalara pür-silâh süvâr olup 10 sâ‘at maşrık tarafına sahrâ-yı Peşte'yi ve kumsal yerleri selâmetle geçüp,
EÇS VII 77b Andan cânib-i maşrıka 12 sâ‘at sahrâ-yı bî-amân yerleri ve kumsal hunkalı çöller ve kırınpa(?) ağaçlı ormanları ve niçe ma‘mûr kurâları geçüp vak …
EÇS VII 93a … dahi evleri tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânelerdir. Ve cümle sokakları kumsalca olmak ile kaldırımı azdır, zîrâ ol kadar çamur olmaz.
EÇS VII 106b Nehr-i Özü ile Karadeniz mâbeyninde bir kumsal zemînde sehel tatlı kuyular olduğundan kavm-i Tatar Kopkuyu, ya‘nî çok kuyulu y …
EÇS VII 108b … r. Ve ekseriyyâ halkı sığır boku kokarlar, zîrâ fukarâları çokdur. Bu varoş bir kumsal zemîn başına vâki‘ olmağile şehir içre aslâ kaldırım yokdur. Cânib-i erba‘asınd …
EÇS VII 110a … tmişdir. Nehr-i Özü üzre şekl-i murabba‘ bir seng binâ kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Bir kumsal yerde dâ’iren-mâdâr cirmi bin yüz adımdır. Beş kiremit örtülü serâmed kulleleri …
EÇS VII 118b Bu iç kal‘anın deryâ tarafında aslâ handakı yokdur, zîrâ alçacık kumsal yerdir, ammâ kal‘anın kara cânibleri dâ’iren-mâdâr kesme kaya handakdır kim Meh …
EÇS VII 139b–140a … na mekşûf işlek kapulardır. Ve cümle cânib-i 140a şimâle nâzır deryâda önleri kumsal yerlerdir. Cümle yüz on yedi aded kulle-i bâlâlardır.
EÇS VII 145b … bir göl kenârındadır. Andan 5 sâ‘atde göller kenârınca acı sular içerek kâhîce kumsal yerler geçerek,
EÇS VII 145b Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dör …
EÇS VII 145b … tlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır . Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz a …
EÇS VII 145b … ı yazdır ve ekseriyyâ halkı beyâzdır, ammâ güzelleri azdır. Ve cânib-i erba‘ası kumsaldır . Ve halkı cümle müslim Çerkesdir. Ve kâr [u] kisbleri balık avlamakdır ve tokma …