… ile ol tenk ü tar u dar yere gelince der-akab bir sahâbe-i münakkaş-ı musanna‘
kurdurup
tahta'l-kahve tenâvül ederken cemî‘i guzât-ı müslimîne "Koma kurdlarım" ve "Kom …
Ba‘dehû Virba menzilinden kalkup üç bin aded çerâhor kûhken re‘âyâları konakçı ile mukaddem ileri gidüp top yollarında mîşezâr ve dar ve düşvâr yerleri ve gâyetü'l-gâye sa‘bü'l-mürûr olan pereselik yerleri ve çengelistân ve sengistân olan mahûf yolları fi'l-hâl re‘âyâ vü berâyâlar ve çerâhorlar gelüp bu hıyâbânlara eyle bir teber-i müslimî urup cemî‘i hâr u hâşâki ıhrâk bi'n-nâr edüp dahi fîl-i Mengerusî cüssesi kadar sahrâ kayalara keskin sarb sirkeler döküp niçe taşlar pâre pâre olup gubâr oldu. Ve ol mahalle paşa-yı kişvergîr deryâ-misâl asker ile ol tenk ü tar u dar yere gelince der-akab bir sahâbe-i münakkaş-ı musanna‘ kurdurup tahta'l-kahve tenâvül ederken cemî‘i guzât-ı müslimîne "Koma kurdlarım" ve "Koma şahbâzlarım" deyüp mezbûr tarîk-i âmma âmme-i nâsı üşürüp tarfetü'l-ayn içre ol dıraht-ı müntehâlara ve cemî‘i ahşâbât ve hâr [u] hâşâklara Hacı Bektaş Velî miftâhı ta‘bîr etdikleri yeniçeri baltası urup ân-ı vâhidde bir vâsi‘ şâhrâh-ı müstakîm etdirdi kim gûyâ derb-i kaşân ve kâşiyândır. Ba‘dehû andan cümle toplar ve cemî‘i mühimmât-ı bârgâhlar ve cümle asâkir-i İslâmlar âsân vech ile ubûr u hubûr edüp, andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… bir münakkaş-ı ibret-nümûn çetr-i mülemma‘ı altun toplarıyla tarfetü'l-ayn içre
kurdurup
cümle zer-ender-zer döşedüp paşa efendimiz ve gayri paşalar ve alaybeğleri ile …
Bizim elçi paşa dahi alay-ı azîmiyle ayak ayak giderek hudûd millerine iki bin adım kadar yakîn vardıkda hemân bizim elçi paşa esbâb-ı ihtişâmın arz edüp kahvealtı yemek bahânesine bir münakkaş-ı ibret-nümûn çetr-i mülemma‘ı altun toplarıyla tarfetü'l-ayn içre kurdurup cümle zer-ender-zer döşedüp paşa efendimiz ve gayri paşalar ve alaybeğleri ile serâperdesine nüzûl edüp mâ‘adâ asâkir-i İslâm cümle atları üzre pür-silâh âmâde olup durdular ve mâ-hazar mümessek ve mu‘amberîn ta‘âmlar yürüdüler. Cümle asâkire atlar üzre çörekler ve hâs u beyâz nânpâreler bezl olup ba‘de't-ta‘âm paşa mehterhâne faslı etdirüp bir hayli zamân haymesinde durup andan küffârın dahi elçisi gemilerinden çıkup hudûd milleri üzre gelüp ol dahi bir kara çadırda meks edüp yine paşaya "Buyursunlar" deyü haber gönderdikde paşa bu habere vücûd vermeyüp asker-i İslâm ile cirit oynamağa başladılar, ammâ bizim tarafımızdan Üstürgon odabaşıları kâfir elçisine varup hudûdda olan millerde kâfirin elçisin görüp paşaya gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·