İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

kuru

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
63
isabet
54 cümle/beyitte
23,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6325,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 63

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“kuru” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 3b 170. Esnâf-ı sirkecibaşı ve hıref-i turşucıyân ve ehl-i kâr kuru sarımsakcıyân dükkân.
EÇS I 20b–21a … çıkan necâsetlerin yedi. Taşrada guzât-ı müslimîn ot otlayup Kâğızhâne çayırın kuru bayır edüp âhir bî-feth avdet edüp Şâm'a geldiler.
EÇS I 65a … anâ ve nâz [ü] istiğnâ ile metrise girüp küffâr-ı dûzah-karâra sıyâneten dâ’imâ kuru sıkı tüfeng atup pes-i perdeden küffâr ile mu‘âmelât edüp dîn-i mübîne hıyânet …
EÇS I 139b … eyle, zikr târîhinden sonra te’dîbimle meydân-ı hilâfet senindir, al bu yediğin kuru çubuğu yere dik, sekiz sene meyvesin yiyesin" deyü niçe rumûzlar edüp şehzâde S …
EÇS I 139b–140a "Yâ Rabbî bu kuru ağaca meyve ver ve meyvesin meşhûr-ı âfâk eyle" deyü du‘â edüp Bâyezîd-i Velî v …
EÇS I 139b–140a … deyü du‘â edüp Bâyezîd-i Velî ve Kara Şemşeddîn hazretleri âmîn deyüp ol sâ‘at kuru kızılcık çubuğu yeşerüp berk [u] bâr verir. Her dâne-i 140a kızılcığı beşer d …
EÇS I 139b–140a … irhem gelir kerâmet-i Bâyezîd mi, Kara Şemseddîn mi, Şehzâde Selîm mi böyle bir kuru çubuk meyve verdiğiyçün hâlâ Çubuklu Bâğçe derler. İlâ mâşâallâh, bunda olan kı …
EÇS I 162a … s Ucalı Hacı Alî şaykası iki anbârlı ve iki dikmeli ve Gümrük Emîni Alî Ağa'nın Kuru Zevrak nâm şaykası ve Fırtıloğlu şaykası ve Cido Alî şaykası ve Kosdıça Mustafâ …
EÇS I 169b … nların dükkânları Odunkapusu'ndan taşra ve Galata'da ve Tophâne'de ve her yerde kuru Kili pasdırması satarlar. Tahtırevânlar üzre dükkânların kimyonlu pasdırmalarıy …
EÇS I 171a Esnâf-ı kuru sarımsakcıyân: Dükkân 80, neferât 102, bunların dükkânları Odunkapusu hâricinde …
EÇS I 180a Bu hirfetin ba‘zıları üzerlerine kaplan postu yerine kuru ve yaş sığır ve câmûs ve dana ve düğe ve boğa ve inek derilerin boynuzları ve p …
EÇS I 180a Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyü …
EÇS I 180a … tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûs …
EÇS II 262b … cerelere böyle haber verdiler. Hikmet-i Hudâ âsitâneye ulaklar gitdiği gice bir kuru sovuk oldu kim cümle asker-i İslâm ka‘r-ı zemîne gireyazdılar. Andan müşâhade e …
EÇS II 278b kak / kuru
EÇS III 11a … apularıdır. Cânib-i (---) nâzır Atbâzârı kapusu üzre zencirler üzre asılmış bir kuru at kafasına gem urup ibret-nümâ olmağıçün komuşlardır. Zîrâ bu memleket fârisü' …
EÇS III 11a … hayl sipâh diyârıdır. Anlara nasîhat olsun içün "Avrete ata i‘timâd etmeyüp, at kuru kafa olursa da başından gem eksik olmayup licâm-ı zimâmın elde zabt edesin" dem …
EÇS III 26b … hârâlara ayakların urarak aslâ mübârek pây-ı şerîflerinde et ve tırnak kalmayup kuru incik kemiğiyle bu mahalle gelüp Âl-i (---) asrında merhûm olup defn ederler. K …
EÇS III 79b çamiç / kuru üzüm
EÇS III 81a–81b … rkünden fark olunmaz. Ve bu şehrin cânib-i garbında olan dağlar üzre bâğlardır. Kuru Kavak yaylası derler bir âb-ı hayât suyu var. Hevâsı dahi gâyet latîf u hoş hev …
EÇS III 110b … h ile heyce taşı yerine birer ağaç dalı budağıyla dikerler. Bi-emrillahi Te‘âlâ kuru ağaçların ucu yeşerüp sıra ile dikilmiş dıraht-ı azîmlerdir kim semâya kad çekm …
EÇS III 110b … çekmişlerdir. Ve beş mezarın başları ayakları on ağaç eder. Bi-emrillah on aded kuru ağaç budaklarıyla taş olmuşlar. Hâlâ ısıtması olanlar ol taşlardan kazıyup su i …
EÇS IV 216a … nâzil olan mâ’ide-i tuyûrdur. Ve balları ve engürleri rub‘-ı meskûnda yokdur ve kuru üzümleri Bağdâd ü Basra ve Lahsa'[y]ı tüccâr-ı Sincâr ganîmet ederler ve dûd ağ …
EÇS IV 219a sûz / kuru üzüm
EÇS IV 231a–231b … serpe serpe ol kadar işedi kim cümle halk sırsıklam olup ancak koltukları altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin monlâya ury …
EÇS V 78a … sultânı korkudduklarından Paşa'yı Sultân yanına uğratmayup kâmil yedi yıl Paşa kuru cerîme çeküp Sultân'ın yanına varamadı.
EÇS V 89b … razı ve boğaz ve ağız ağrısı inhidârı olmaz, zîrâ bu gûne emrâz-ı muhtelifelere kuru unnâb suyu ve dud şerbeti gâyet nâfi‘dir.
EÇS V 174b–175a … eyü kral dedeler ile hem-celîs oldukda hemân azîz-i merhûm sığını pâk soyup bir kuru çam ağacına geyiği geçirüp meydân-ı mahabbete koyup cümle fukarâ def [ü] kudûm …
EÇS V 174b–175a … sığın tennûrda pişir gibi pişüp kral dahi tenâvül ederken hemân kebâb şişi olan kuru çam ağacını azîz yere bismillâh ile sancup ol ân ol şiş ağacı yeşerüp bir sebiz …
EÇS V 174b–175a … asabâtlarda eyle çam ağacı yokdur. Kral bu âteşsiz gazâl pişdiğin ve kebâb şişi kuru ağac iken dıraht-ı sebze-vâr olduğun görünce cümle tevâbi‘iyle îmâna gelüp Orha …
EÇS VI 2b Menzil-i Kuru Kilise
EÇS VI 29b … menhûsları var kim haftada bir iftâr ile kadîd-i mahz olup yâdes kemiğine dönüp kuru kadîd-i kurkaz(?) olmuşlar. Ve niçe kenîselerde niçe bin böyle riyâzet-keşe mah …
EÇS VI 109a … u suyu cümle biz etdik ve biz yolların biliriz ve yine biz keselim, cümle sahrâ kuru olsun. Andan iş görüp kal‘ayı feth edin" dediklerinde hemân sadr-ı âlîcâh bu kâ …
EÇS VI 111b … gün Çatrapatra Ali Paşa handakın içindeki suyu uğurlayup handakın ba‘zı yerleri kuru kalup handak içre meterisler ve kuburlar yürümeğe başladıkda hatt-ı şerîf ile g …
EÇS VII 70a … â ayak üzre yürümek halk etmişdir. Anlar başı üzre seke seke ve sıçraya sıçraya kuru toprakda depesi üzre gezerlerdi. Ve birbirlerin baş aşağı ve baş yukaru kucakla …
EÇS VII 177a … re yüz ve yüz elli bin âdem ve beş altı kerre yüz bin atlara talkan ve kurut ve kuru balıklar yükledüp bu kadar asker olup kûh-ı Kâf'a giderken karanlık vilâyetinde …
EÇS VII 177a … rafda yine aydınlık dünyâya çıkup kendileri çiğ at etleri yeyüp ve atları ot ve kuru balık yeyerek altı ay dahi yine ılgar ile aydınlık dünyâda gidüp kara ukâb kuşl …
EÇS VII 178b … sancup mıhları olmuş atlarının ayaklarına keçeler sarup boş olan koş atlarımıza kuru balıklar yükledüp buz deryâsı üzre atlara balıklar yedirüp biz de atların ba‘zı …
EÇS VIII 189a Kuru eşim suyu: Bu dahi Azak denizinden azmakdır. Bunu dahi geçüp 5 sâ‘at taraf-ı kı …
EÇS VIII 220b … e mesîregâh yerdir. Bu dırahtlardan ma‘lûmdur kim kerâmât-ı evliyâ hakdır, zîrâ kuru at kazıkları böyle dıraht-ı azîmler olmuşdur.}
EÇS VIII 290a … âş olunur, kal‘a ne cânibdedir bilinmeyüp ve ne eşkâldedir görünmeyüp hemân bir kuru hevâyî ceng [ü] cidâldir. Ve acebâ der-i dîvârı ne gûnedir deyü ileri varup bak …
EÇS VIII 350b … duman-misâl zar içinde durur. Ba‘zı zamân şiddet-i harâretden balı akup vücûdu kuru kalır. Sepetlerle çârsû-yı bâzâra gücile gelir. Gayri diyârın incirleri gibi ku …
EÇS VIII 355b … e taş dîvârlardır kim aslâ çamur ve kireç ve alçısı yok. Ancak taş taş üzre bir kuru binâ kadleri yigirmi arşın bâlâ dîvâr kim bâlâda sehel memdûhdur, tâ kâfir zamâ …
EÇS VIII 359b Ammâ bu Kuru varoşda hân ve hammâm ve çârsû-yı bâzâr yokdur. Ancak iki aded kefere deyrleri …
EÇS IX Y90b … etâfeti ve ta‘mı gayri diyârın incîrlerine tercîh olur tîn-i mübîndir. Ve bunun kuru incîri dahi pâk ve lezîzdir, zîrâ sâ’ir diyârlarda incîrleri gird-i gubâr içre …
EÇS IX Y97b Ve biri dahi Kuru çam, evce kad çekmiş aslâ yeşil yaprakları yok kuru çam görünür, ammâ yine tâze …
EÇS IX Y97b Ve biri dahi Kuru çam, evce kad çekmiş aslâ yeşil yaprakları yok kuru çam görünür, ammâ yine tâze nihâlleri gayri çamlardan ziyâdedir. Ve dâ’imâ dibi …
EÇS IX Y101a … iki câmi‘i var. Yukaruda bu kal‘a fâtihi Menteşe oğlu Sultân Ahmed'in câmi‘i ki Kuru câmi‘ derler, târz-ı kadîmdir.
EÇS IX Y103b … ur. Hemân serâpâ bâğ u bâğçesi cihânı dutmuşdur. Cemî‘i halkının kâr u kisbleri kuru üzüm ve incîr ve şîra-i âbdârdır.
EÇS IX Y141a … inâdan zerre ve şemme alâmet yokdur. Ancak âyende vü revende cânib-i erba‘asına kuru ağaçlar ve deve ve at ve katır ve sığır sünüklerin yığup alâmet etmişlerdir. Fu …