… cisr başında bir güft ü gû ve gulgule kopup "Bu kadar baş var. Ha kimin başları
kurusun. Bu
kadar baş ile bir baş İslâmbol'a varırız, ya bu fakîrleri ne kırarız" deyü azîm …
Andan mansûr [u] muzaffer iki günde Dil nâm mahalle gelince akîbimizce yüz kırk dil âdem ve yetmiş kelle kazâlardan gelüp yetişdi. Mezkûr Dil'den gemilerle dilleri ve cümle mâl-ı ganâ’imleri geçirüp kasaba-i Gekbezî'de meks edüp andan kalkup Üsküdar'a karîb Bostâncıbaşı {Cisri} nâm mahalle gelince Âsitâne-i Sa‘âdet'de Melek Ahmed Paşa efendimizden emr-i şerîf gelüp "Sen ki Serdâr Abdullah Paşa'sın! Emr-i şerîfim vüsûl buldukda giriftâr olan Celâlîlerin cümlesin katl edüp ser-i bî-devletlerin der-i devlete getirüp galtân edesin" deyü fermân-ı şehriyârî sâdır olunca kırâ‘at olunup cümle asâkir mezkûr cisr başında bir güft ü gû ve gulgule kopup "Bu kadar baş var. Ha kimin başları kurusun. Bu kadar baş ile bir baş İslâmbol'a varırız, ya bu fakîrleri ne kırarız" deyü azîm kîl [u] kâl oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 101a ·
metinde göster ·
… üp nûş edüp karneyn veca‘ayni teskîn olur. Anınçün bu mahalde çetr-i mülammâ‘ın
kurup bu
mahalde bir sedd-i İskender-i neşimin binâ eder. Hâlâ ber-devâm bir mastaba-i h …
Sebeb-i âmeden-i İskender-i Kübrâ, Încâ (---) bi-kavli tevârîh-i Mıkdısî-i Yarmenî "İskender-i Zülkarneyn'in iki et parçasından pekçe iki boynuzları var idi. Lisân-ı Arab'da karn boynuza derler. Ya‘nî iki boynuz sâhibi demekdir. İskender bu iki boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı. Âhir veca‘ı karneynine dâ-i devâ içün cihân-geşt olup cemî‘i nedim-i musâhibleriyle ve hukemâlarıyla ve niçe yüz bin askeriyle tâ zulumâta gidüp ‘âb-ı hayâtdan derdine bir dermân bulam’ deyü âb-ı hayât arardı. Hikmet-i Hudâ meğer ol asırda Hızır İskender'in askerî tâ’ifesinden idi. Hızır âb-ı hayâtı bulup ilâ hâze'l-ân zinde-i peygamberândır, ammâ nübüvvetinde ihtilâf-ı kalîl-i za‘îf de vardır. Âhir İskender âb-ı hayât bulmadan el yuyup hâ’ib ü hâsir yine boynuzlarının veca‘iyle yine cihânı geşt [u] güzâr ederek şehr-i Basra'ya gelüp Şattu'l-Arab'ı nûş idince karneyninin veca‘ayni teskîn olup sehel hâb-ı râhata varır. Netîce-i kelâm kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek nehr-i Batmân ile nehr-i Şatt'ın birbirleriyle mahlût olduğu mahalle gelüp ikisinden dahi nûş eder. Ammâ âb-ı Şatt'ın nef‘in müşâhede edüp boynuzunun vec‘i teskîn olduğundan sâhil-i Şatt'ı kovarak Diyârbekir'e gelüp andan yukaru bu Palu kal‘ası kurbünda Şatı bâğına gelüp nûş edüp karneyn veca‘ayni teskîn olur. Anınçün bu mahalde çetr-i mülammâ‘ın kurup bu mahalde bir sedd-i İskender-i neşimin binâ eder. Hâlâ ber-devâm bir mastaba-i hâss u âmdır. Anınçün İskender bu mahalle gelmişdir." deyü müverrih Mıkdısî böyle tahrîr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204b ·
metinde göster ·
… olur, zîrâ, sizin henüz Bitlis şehrinde kırdığınız beş on bin âdemlerin kanları
kurumadan bu
azilde ne cür’etdir kim Bitlis'e gidem dersiz?" deyince
"Vallâhi efendim, Boynueğri Mehemmed Paşa gibi rüsvây-ı âm u bednâm olur, zîrâ, sizin henüz Bitlis şehrinde kırdığınız beş on bin âdemlerin kanları kurumadan bu azilde ne cür’etdir kim Bitlis'e gidem dersiz?" deyince
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14b ·
metinde göster ·
… rları cem‘ olup çadırlar ve obalar ve hayme vü hargâhları 156b ve alacıkların
kurup bu
sahrâ-yı lâlezâr âdem deryâsı olup kırk gün kırk gece Penç Hasan bâzârı durup e …
Bu cây-ı ferah-fezâ-yı dilküşâda mâh-ı Temmûz olıcak yılda bir kerre bu âsitâne etrâfındaki sahrâda olan sun‘-ı Hudâ dıraht-ı azîmlerin sâyelerine Hind ü Sind ü Belh u Buhârâ ve Hıtâ vü Hoten ve Çîn [ü] Mâçîn ve Maskov ve İsfaç ve Bulgar ve Terekeme ve Kazak ve (Kazak) Çeh ve Leh ve Nemse ve İngiltere ve Filimenk ve Daniska ve Danimarka'dan ve'l-hâsıl Arab u Acem'den bu âsitâne etrâfına niçe kerre yüz bin aded mahlûk-ı Hudâ tüccâr ü züvvârları cem‘ olup çadırlar ve obalar ve hayme vü hargâhları 156b ve alacıkların kurup bu sahrâ-yı lâlezâr âdem deryâsı olup kırk gün kırk gece Penç Hasan bâzârı durup eyle cemî‘i metâ‘ların meydân-ı mahabbete çıkarup bey‘ [u] şirâ olur. Aslâ bir kimse bir kimsenin metâ‘ına kec nazar edüp uğurlamak ihtimâlleri yokdur, ammâ gayri zamân Çerkes tâ’ifesi sürmeyi gözden çalar. Ol zamân bu âsitâne-i Penç Hasan'ın Dağıstân'dan dervîşânları gelirler. Bir garîb temâşâgâh cem‘-i vefîr, ammâ bu bâzâr mahallinde Kabarti beğleri ve Tavustân beğleri askerleriyle pür-silâh bulunup ba‘de'l-bâzâr yine Kabarti şehrine gelirler. Ülke-i azîmdir ve lisân-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a–156b ·
metinde göster ·
… ır. Hattâ Simav şehrinden ve Demirci şehrinden niçe bin katır ve deve yükü üzüm
kurusu bu
şehr-i Tavşanlı'ya getirüp bekmez ederler. Hikmet-i Hudâ gayri diyârda da bâğla …
Ve memdûhatından Tavşanlı ağdası, çam kutular ile ba‘zı vilâyetlere taşınır baldan lezîz taş gibi pek bekmezdir. Cemî‘i halkının kârı bu ağdadır. Ve ekseriyyâ halkı bâğdadır. Hattâ Simav şehrinden ve Demirci şehrinden niçe bin katır ve deve yükü üzüm kurusu bu şehr-i Tavşanlı'ya getirüp bekmez ederler. Hikmet-i Hudâ gayri diyârda da bâğlar çokdur, ammâ bu Tavşanlı şehrinin dibsi gibi ağda edemezler. Âb [u] hevâsının mı yâhûd bir ulu sultânın nefesi te’sîri mi lezîz ağdası olur. Andan kalkup yokuş aşağı şark cânibine gidüp düz sahrâlar içre çamlı dağlar ve mahsûllü kurâlâr güzer ederek sekiz sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8a ·
metinde göster ·
… olur, bir tur‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ dâ’imdi, sâ’ir tur‘alar gibi beş altı ay
kurumaz. Bu
Nehâriyye önünde Delûke nâm melike bir mutalsam edüp defn etmiş, ol tılısmın te …
Bu Nehâriyye'ye andan şehr-i Âbyâr'a andan şehr-i Mahalletü'l-Merhûm karîbe uğrayup ol mahalde karâr eder. Ba‘zı zamânda beled-i şebîn'de(?) nihâyet bulur. Dahi Nîl tuğyân etse dahi yukaru cereyân edüp bahr-i Dimyât'a munsab olur. Gayrı zamân Mahalletü'l-Merhûm'a dek kâh med ve kâh cezm olur, bir tur‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ dâ’imdi, sâ’ir tur‘alar gibi beş altı ay kurumaz. Bu Nehâriyye önünde Delûke nâm melike bir mutalsam edüp defn etmiş, ol tılısmın te’sîriyle Nîl baş yukaru cereyân eder, derler. İlâ mâşaallâh bu hâli üzredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y299a ·
metinde göster ·