… m, yok şunda kazalım, toprağı sarıdır su çıkmaz, yok çıkar" deyüp müşâvere edüp
kuyular
kazar şeklinde ubûr ederler.
Kuyu kazıcılar ellerinde kazmaları ve kürekleri ile "Şurada kuyu kazalım, yok şunda kazalım, toprağı sarıdır su çıkmaz, yok çıkar" deyüp müşâvere edüp kuyular kazar şeklinde ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205b ·
metinde göster ·
… serâpâ sokak sokak tehîdir kim âb-ı hayât sular geçer. Ve köşe köşe mahalliyle
kuyular
vardır. Ba‘dehû yine şarka cümle merkûm kendleri geçüp her biri birer kasaba-mi …
Kend-i Şeyh Safî: Erdebil'de medfûn olan şâhların ecdâdı Şeyh {Safî} hazretlerinin vakfıdır. Andan bu mahalde Kumla ile Tebrîz mâbeyninde cereyân eden nehr-i Karasu, bu nehrin menba‘ı Albak ve Karnıyarık kal‘aları dağlarından cem‘ {olup} niçe yüz kendlerin mezra‘aların reyy edüp cereyân ederek Rûmiyye deryâsına mahlût olur âb-ı hayâtdır. Tebrîz ve Kumla ve Tesûy mâbeynlerinde rûy-ı arzda râygân cereyân eden bu Karasu'dur. Mâ‘adâ cümle uyûn-ı câriyeler zîr-i zemînden cereyân eder kim Âzerbaycân'ın zemîni serâpâ sokak sokak tehîdir kim âb-ı hayât sular geçer. Ve köşe köşe mahalliyle kuyular vardır. Ba‘dehû yine şarka cümle merkûm kendleri geçüp her biri birer kasaba-misâl kend-i azîmler idi. Ba‘dehû vakt-i asrda onuncu sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 301a ·
metinde göster ·
… elek Ahmed Paşa ile geldiğimizde bu İmâm-ı A‘zam âsitânesini imâr edüp sâkıyeli
kuyular
kazup ve hücreler yapup imâr etdi. Ve Âsitâne'den Kaya Sultân bir altun kandîl …
Ve bu Bağdâd'a mukaddemâ sene 1058 târîhinde Melek Ahmed Paşa ile geldiğimizde bu İmâm-ı A‘zam âsitânesini imâr edüp sâkıyeli kuyular kazup ve hücreler yapup imâr etdi. Ve Âsitâne'den Kaya Sultân bir altun kandîl gönderdi ve Murâd Hân atabe-i süflîsini ve ulvîsin ve kapu kanatların ve kabr-i şerîf şebekelerin cümle sîm-i hâlis eyleyüp câmi‘-i İmâm ve kabr-i hümâm {gûyâ} cennet-i firdevs-i Dârü's-selâm olmuşdur. Ol asırdan berü cemî‘i vüzerâ ve vükelâ vü a‘yân u kibâr birer binâ-yı âsâr ederek ve gûnâ-gûn âvîzeler ile müzeyyen ederek merkad-i pür-envâr gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344a ·
metinde göster ·
… hr-i (---) handak 42b içinden akıdup handaklar önüne niçe kerre yüz bin hurde
kuyular
kazup aralarına çarh-ı felekler şaranpav parmak[lık]lar ve niçe kerre yüz bin a …
Ol gece tabur içre küffârın bir harekât-ı hıyel ü şeytanat etmede cidd ü cehdleri var idi kim tâ sabâha dak aslâ râhat uykusu görmediler. Ale's-seher kim oldu bir mürtefi‘ yerden tabur mahalline nazar etdik. Tabur handakından taşra iki kat handak dahi kazup cereyân eden nehr-i (---) handak 42b içinden akıdup handaklar önüne niçe kerre yüz bin hurde kuyular kazup aralarına çarh-ı felekler şaranpav parmak[lık]lar ve niçe kerre yüz bin arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisrler edüp etrâf-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya-i azîmler inşâ eyleyüp her tabyaya kırkar ve ellişer pâre balyemez toplar koyup her cânibinde havân kumbaralar hâzır eylemiş ve handaklardan taşra püskürme bârûdlu lağımlar atmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42a–42b ·
metinde göster ·
… gün beşer altışar yüz kesilen âdemleri kuyulara leb-ber-leb ederlerdi. Ba‘dehû
kuyular
kazmadan asesbaşı ve subaşı sığır arabaları peydâ edüp niçe yüz aded vücûd-ı in …
Bu ahvâl-i pür-melâl yedi günden sonra pâdişâh-ı âlî-câha i‘lâm olunup na‘ş-ı benî Âdem içün çâhlar kazup her gün beşer altışar yüz kesilen âdemleri kuyulara leb-ber-leb ederlerdi. Ba‘dehû kuyular kazmadan asesbaşı ve subaşı sığır arabaları peydâ edüp niçe yüz aded vücûd-ı insânı arabalara tahmîl edüp Haydarpaşa Bâğçesi önünde deryâya dökerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80b ·
metinde göster ·
… bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded
kuyular
kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâ …
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
… mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde
kuyular
kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rim …
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
… n yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b
kuyular
hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Karye-i Koniçe: Bu dahi Sirem sahrâsına vâkı‘ olmuş bir Sırf keferesi köyüdür. Cümle Sirem arabacı kâfirleri bu Sirem köylerinde sâkin olduklarından Sirem arabaları meşhûrdur. Cümle keferelerinin kârları koçyaş arabacılarıdır. Bu köy bir susuz sahrâda olmak ile taraf-ı pâdişâhîden niçe bin re‘âyâlara ücretleri verilüp asâkir-i İslâm def‘-i atşân içün beş yüz aded kuyular kazılup her biri gûyâ Hediyye eşmeleri-misâl âb-ı hayâtdan nişân verir çâh-ı mâlardır. Her birinde gemi serenlerinden çıkrıklar yapılup kovalarıyla sular çekilüp isti‘mâl olundu, ammâ mâ-tekaddem Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis Eğre gazâsına giderken yine bu menzilde kuyular kazdırmış, ammâ zamân mürûr etmek ile cümleden 59b kuyular hâr [u] hâşâk, rimâl [ü] türâb ile leb-ber-leb olup mu‘attal kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59a–59b ·
metinde göster ·
… lâtları cemî‘i serhadleri ve cümle asâkir-i İslâmı ganîmet etmişdir. Ba‘dehu bu
kuyular
köyünden kalkup 9 sâ‘atde yine Sirem hâmûnlarında cânib-i garba giderken bir ar …
Sirem diyârı memdûhâtından: Balı ve yağı ve koyunu ve sığırı ve hergele atları ve sâ’ir nebâtât-ı mahsûlâtları cemî‘i serhadleri ve cümle asâkir-i İslâmı ganîmet etmişdir. Ba‘dehu bu kuyular köyünden kalkup 9 sâ‘atde yine Sirem hâmûnlarında cânib-i garba giderken bir ark-ı azîm dahi geçüp yine bu sahrâ içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 59b ·
metinde göster ·
… şimdi bu sene 1073 târîhinde bu sahrâda asâkir-i İslâm meks etdikde ocaklar ve
kuyular
ve helâ yerleri kazdıklarında sâfî küffâr-ı hâksâr kemikleri çıkardı.
Netîce-i gazâ-yı garrâ 66a bu sahrâ-yı Mihaç'da eyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl olmuş kim şimdi bu sene 1073 târîhinde bu sahrâda asâkir-i İslâm meks etdikde ocaklar ve kuyular ve helâ yerleri kazdıklarında sâfî küffâr-ı hâksâr kemikleri çıkardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65b–66a ·
metinde göster ·
… birer kuyu buğday boşalup cümle kal‘a halkı tenâvül edüp yılda bir kerre cümle
kuyular
tamâm olup yine kuyuları gılâl ile dolduralar" deyü bu tedârikleri etmişler, am …
El-hâsıl ibret-nümâ cebehâne-i ra‘nâdır, Hudâ hıfz ede.Ve bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı yerlerinde cümle üç yüz altmış altı aded zîr-i zemîn kuyuları vardır. "Her gün birer kuyu buğday boşalup cümle kal‘a halkı tenâvül edüp yılda bir kerre cümle kuyular tamâm olup yine kuyuları gılâl ile dolduralar" deyü bu tedârikleri etmişler, ammâ hakkâ ki âkılâne tedbîr etmişler. Ve bu mîrî kuyulardan mâ‘adâ bu kal‘a içre iki bin kadar kuyular vardır. İçleri leb-ber-leb buğday ve darı ve arpa vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
… ılâne tedbîr etmişler. Ve bu mîrî kuyulardan mâ‘adâ bu kal‘a içre iki bin kadar
kuyular
vardır. İçleri leb-ber-leb buğday ve darı ve arpa vardır.
El-hâsıl ibret-nümâ cebehâne-i ra‘nâdır, Hudâ hıfz ede.Ve bu kal‘a içre aslâ sokaklarında kaldırım yokdur. Ve sokaklarının ba‘zı yerlerinde cümle üç yüz altmış altı aded zîr-i zemîn kuyuları vardır. "Her gün birer kuyu buğday boşalup cümle kal‘a halkı tenâvül edüp yılda bir kerre cümle kuyular tamâm olup yine kuyuları gılâl ile dolduralar" deyü bu tedârikleri etmişler, ammâ hakkâ ki âkılâne tedbîr etmişler. Ve bu mîrî kuyulardan mâ‘adâ bu kal‘a içre iki bin kadar kuyular vardır. İçleri leb-ber-leb buğday ve darı ve arpa vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132a ·
metinde göster ·
: Bu menzilde dahi niçe kerre yüz bin derd [ü] belâ ve renc [ü] anâ çekilüp yine …
Menzil-i Kuyular: Bu menzilde dahi niçe kerre yüz bin derd [ü] belâ ve renc [ü] anâ çekilüp yine kazıklar yere geçmediğinde müverrihân-ı Âl-i Osmân bu sefer-i eser-sakara "Demirkazık geçmez seferi" deyü tahrîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138a ·
metinde göster ·
vardır, ammâ aslâ suları yokdur. Hikmet-i Bârî kaçan kim mâh-ı Temmûz olup cemî …
Bu Popova sahrâsında binden mütecâviz yerlerde kuyular vardır, ammâ aslâ suları yokdur. Hikmet-i Bârî kaçan kim mâh-ı Temmûz olup cemî‘i diyârın suları tenezzülde oldukda bu kuyulardan sular kaynayup âşikâre olup kuyular dolmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
… î‘i diyârın suları tenezzülde oldukda bu kuyulardan sular kaynayup âşikâre olup
kuyular
dolmağa başlar.
Bu Popova sahrâsında binden mütecâviz yerlerde kuyular vardır, ammâ aslâ suları yokdur. Hikmet-i Bârî kaçan kim mâh-ı Temmûz olup cemî‘i diyârın suları tenezzülde oldukda bu kuyulardan sular kaynayup âşikâre olup kuyular dolmağa başlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
içre girüp ol sahr[â] altında gezüp kurâdan kurâya giderler. Hemân diyâr-ı Acem …
Ba‘dehu cümle ahâlî-i vilâyet mezkûr kuyular içre girüp ol sahr[â] altında gezüp kurâdan kurâya giderler. Hemân diyâr-ı Acem'de Tebrîz'de ve Hoy ve Merend şehrindeki yer altında olan kuyular gibi bunda dahi âdemler gezer, acîb ü garîb temâşâ ovadır ve garâ’ib mahsûllü sahrâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
… r. Hemân diyâr-ı Acem'de Tebrîz'de ve Hoy ve Merend şehrindeki yer altında olan
kuyular
gibi bunda dahi âdemler gezer, acîb ü garîb temâşâ ovadır ve garâ’ib mahsûllü s …
Ba‘dehu cümle ahâlî-i vilâyet mezkûr kuyular içre girüp ol sahr[â] altında gezüp kurâdan kurâya giderler. Hemân diyâr-ı Acem'de Tebrîz'de ve Hoy ve Merend şehrindeki yer altında olan kuyular gibi bunda dahi âdemler gezer, acîb ü garîb temâşâ ovadır ve garâ’ib mahsûllü sahrâcıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 162a ·
metinde göster ·
ve çukur çukur çukurlar kazmış kim hîn-i ma‘rekede Türk askeri tabura yürüyüş e …
Âdem gelince derin küçük küçük kuyular ve çukur çukur çukurlar kazmış kim hîn-i ma‘rekede Türk askeri tabura yürüyüş ederse kuyulara ve çukurlara düşsünler mülâhazasıyla niçe kerre yüz bin aded mülhid çukurları kazmış ve yığılan toprakların ardına niçe bin arabalar ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları dizüp paça[rı]z etmiş ve bu taburun ortasında bir kat küçük tabur dahi kazup gûyâ iç kal‘a edüp cümle hazîne ve mâl-ı erzâkı bunda idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179b ·
metinde göster ·
… ların cümlesinde birer maksûre külbe-i ahzânlar ve kâ‘a ve matbah ve âb-ı hayât
kuyular
mukarrerdir. Cemî‘i Ustolni halkı üç ay bunda safâ ederlerken birkaç kerre küff …
Bu bâğların cümlesinde birer maksûre külbe-i ahzânlar ve kâ‘a ve matbah ve âb-ı hayât kuyular mukarrerdir. Cemî‘i Ustolni halkı üç ay bunda safâ ederlerken birkaç kerre küffâr bu bâğları basup niçe yüz ünâs-ı Muhammedi esîr edüp götürmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
Nehr-i Özü ile Karadeniz mâbeyninde bir kumsal zemînde sehel tatlı
kuyular
olduğundan kavm-i Tatar Kopkuyu, ya‘nî çok kuyulu yerler demek olur. Âsâr-ı bin …
Nehr-i Özü ile Karadeniz mâbeyninde bir kumsal zemînde sehel tatlı kuyular olduğundan kavm-i Tatar Kopkuyu, ya‘nî çok kuyulu yerler demek olur. Âsâr-ı binâdan aslâ bir şey yokdur. Ancak küffârın yollar üzre pusu yerleri çokdur. Andan kalkup semt-i şarka (---) sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106b ·
metinde göster ·
: Bu köylerin hâk-i pâklerinde neft yağları kaynayup çıkar. Kepçeler ile su yüzü …
Menzil-i karye-i Kuyular: Bu köylerin hâk-i pâklerinde neft yağları kaynayup çıkar. Kepçeler ile su yüzünden neftleri (olup)[alup] kandîllerde yakarlar. Osmânlıda olsa mîrî mâla bağlarlardı. Andan Hân Kefe kal‘asın muhâsara eder şeklinde gidüp ol gece asker-i Tatar içinden gâ’ib olup 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144b ·
metinde göster ·
vardır ammâ lezîzdir. Bu mahalde Azak'dan getirdiğimiz etler ve söğüşler ve ekm …
Menzil-i Cibilli: Bunda dahi kuyular vardır ammâ lezîzdir. Bu mahalde Azak'dan getirdiğimiz etler ve söğüşler ve ekmekler cümle sovukdan taş gibi olup yemeden kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189a ·
metinde göster ·
… ol Heyhât sahrâsına girmiş körfez boğazlardır. Aralarında âb-ı hayât eşimler ve
kuyular
vardır.
Ve bu Gölkoñur mahalline gelince altı yerden Azak denizinden girme azîm sular geçdik. Kimi bir sâ‘at ve kimi iki sâ‘at enli sulardır kim birer günlük yol Heyhât sahrâsına girmiş körfez boğazlardır. Aralarında âb-ı hayât eşimler ve kuyular vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·
… ânlardan kavm-i Tatar teneffüs ve ârâm edecek yerlere birer eşim koyup(?) ya‘nî
kuyular
kazup kimi tatlı ve kimi şorca sular vardır. Hamd-i Hudâ Heyhât sahrâsı ve deşt …
Cezîre-i Kırım ağzı olan kal‘a-i Or'dan cânib-i garba ılgar ile bu kal‘aya gelince kâmil otuz sâ‘atlik ıssız çöl-i çölistân bir ensiz burun gibi yoldur. Anıniçün Kılburun derler. Lâkin memerr-i nâs olmak ile âyende vü revendegânlardan kavm-i Tatar teneffüs ve ârâm edecek yerlere birer eşim koyup(?) ya‘nî kuyular kazup kimi tatlı ve kimi şorca sular vardır. Hamd-i Hudâ Heyhât sahrâsı ve deşt-i Kıpçak bu Kılburun nâm kal‘ada tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 200b ·
metinde göster ·
… sâ’ir dağlara hâ’ildir, akıl ihâta etmez kim bu kal‘a dağında böyle âb-ı tahûr
kuyular
ve çeşme-sârlar ola. Hemân sun‘-ı Hudâ-yı Sannâ‘-ı Lem-yezel'dir. Ve ol çeşmele …
Ve cümle dağlardan âlî bu çeşmesârlar olan kal‘a dağı sâ’ir dağlara hâ’ildir, akıl ihâta etmez kim bu kal‘a dağında böyle âb-ı tahûr kuyular ve çeşme-sârlar ola. Hemân sun‘-ı Hudâ-yı Sannâ‘-ı Lem-yezel'dir. Ve ol çeşmelerin târîhleri budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
… îmler ve servi tahtasından musanna‘ kapular ve bâğçe ve bostânlan ve âb-ı hayât
kuyular
ve güvercin kulleli şâhâne şâhnişîn ve kâh-ı vâlâlar ile ârâste olmuş bir şehr- …
İmdi ihvân-ı vefâ ordu-yı İslâm böyle bir sevâd-ı mu‘azzam-ı benâm şehr-i merâm olmuşdur kim leb-i deryâdan sıçan yollar içre ya‘nî top ve kurşum sademâtından halâs içün handak kazılan yollara bu gazâlarda sıçan yolu ta‘bîr ederler. Ol sıçan yolları içre iki tarafı serâpâ ma‘mûr u âbâdân dükkânçe-i tüccârân-ı ehl-i sanâyi‘-i hurdegân olup bir ucu kıbleye kâmil bir sâ‘at tûlu tâ Mısırlı karavuluna varınca kâmil altmış bin odalar ve cümle yigirmi bin dükkânlar ve hammâmlı ve fıskiyye ve havuzlu münakkaş servi tavanlı sarây-ı azîmler ve servi tahtasından musanna‘ kapular ve bâğçe ve bostânlan ve âb-ı hayât kuyular ve güvercin kulleli şâhâne şâhnişîn ve kâh-ı vâlâlar ile ârâste olmuş bir şehr-i mu‘azzamdır. Eğer her vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârların bir bir ta‘rîf ü tavsîf etsek bir hümâyûnnâme olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
Bundan mâ‘adâ derûn-ı kal‘ada cümle altı bin yetmiş aded âb-ı sâf
kuyular
ve yedi aded kaynak sular ve kırk aded ayazma bınarları var. Asker-i İslâm ise …
Bundan mâ‘adâ derûn-ı kal‘ada cümle altı bin yetmiş aded âb-ı sâf kuyular ve yedi aded kaynak sular ve kırk aded ayazma bınarları var. Asker-i İslâm ise "Taşradan küffârın suların keselim" deyü çalışup "Küffâr susuz bunalsın" deyü ol sevdâya yelerlerdi. Meğer kal‘anın bir katre suya ihtiyâcları yok imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
ve âb-ı hayâtdan nişân verir su kaynakları ve gûristân-ı küffârânlar var ve mez …
Ve handaklar içre niçe bin aded bostânlar ve kuyular ve âb-ı hayâtdan nişân verir su kaynakları ve gûristân-ı küffârânlar var ve mezâristân-ı üsârâ-yı ehl-i İslâm var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·
… var ve yollar üzre yine su kuyuları gibi toprakdan kesme nerdübânlar ile enilir
kuyular
var. Meğer onlar dahi (dahi) aşağı zîr-i zemînde birer kat lağım yollarına gide …
Bu meydânın etrâfında yol yol ol kadar kat-ender-kat lağımlar var kim ne gûne ta‘bîr ve ne bir vecih ile tavsîf ü tahrîr olunur değildir. Bu mahalden dahi ileri gitmeğe havf edüp gerüye dönerken yollarda âb-ı hayât su kuyuları var ve yollar üzre yine su kuyuları gibi toprakdan kesme nerdübânlar ile enilir kuyular var. Meğer onlar dahi (dahi) aşağı zîr-i zemînde birer kat lağım yollarına gidermiş. Andan aşağı bir kat dahi lağım yolları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311b ·
metinde göster ·
… cezîresi derler. Kulle-misâl âsiyâb-ı bâdlardır. Bunda dahi âb-ı hayât sular ve
kuyular
ve cümle kal‘a-misâl evlerde su sarnıçları vardır.
Cezîre-i Liminoz'da sulanup temâşâ etdik. Bunda dahi deryâdan bir ok menzili ba‘îd bir bayır üzre bir köhne kal‘ası var. Dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adımdır. Ve cümle kârgîr binâlı dâr-ı menhûs hâneleri var. İçinde kulu ve cebehânesi bunun dahi yokdur, ammâ bu ada kefereleri Venedik küffârı donanması havfinden kal‘a içine girüp mütehassın olurlar imiş. Kal‘anın ağaçlardan kapuları olup handaksız bir kal‘acıkdır. Taşrasında bir ma‘mûr taş binâlu köyü vardır. Bunun dahi Büyük Değirmenlik gibi yel değirmenleri çok olduğundan Değirmenlik cezîresi derler. Kulle-misâl âsiyâb-ı bâdlardır. Bunda dahi âb-ı hayât sular ve kuyular ve cümle kal‘a-misâl evlerde su sarnıçları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
… iyâcları yokdur, ammâ ziyâde amâristân olduğunda elbette her hânede ve hânlarda
kuyular
mukarrerdir.
Der-çâh-ı mâ-i hoş-güvâr-ı hânedân: Cümle (---) aded hânedânlarda birer âb-ı hayât kuyuları var kim cemî‘i büyûtlarda ol bi’r-i zülâl sularından isti‘mâl ederler. Gerçi bu şehrin suya ihtiyâcları yokdur, ammâ ziyâde amâristân olduğunda elbette her hânede ve hânlarda kuyular mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… elerin altı serâpâ ıstabl-ı hussândır. Ammâ suyu birkedendir. Ve gayri hânlarda
kuyular
vardır.
Ve üç hânı var. Ammâ Koca Mustafâ Paşa hânı kal‘a-misâl bir hân-ı mu‘azzamdır. Paşa tarafından voyvada bunda beş bayrak asker ile hükûmet eder. Cümle iki yüz hücredir ve iki bin at alur bir meydân-ı azîmi var. Ve cânib-i erba‘asında hücrelerin altı serâpâ ıstabl-ı hussândır. Ammâ suyu birkedendir. Ve gayri hânlarda kuyular vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin şâm yolu cânibinde niçe yüz âb-ı hayât
kuyular
vardır. Ol mahalde ibret-nümâ bir beyâz kelb timsâli var, seng-i hârâdandır. Am …
Ve bu şehrin şâm yolu cânibinde niçe yüz âb-ı hayât kuyular vardır. Ol mahalde ibret-nümâ bir beyâz kelb timsâli var, seng-i hârâdandır. Ammâ gûyâ bi-emrilillâh zî-rûh zann olunur. Mu‘cize-i Resûlullâh'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266b ·
metinde göster ·
… yerde çâh-ı mâları vardır. Birer âdem kaddidir, ammâ âb-ı zülâlden nişân verir
kuyular
olduğundan bu mahalle Ebyâr-ı Sâlih derler ve Hazret-i Sâlih'in şehirlerindendi …
Ka‘be hudûdudur. Bir sahrâ-yı çemenzârın cânib-i erba‘ası birer konak yer ihâta eder. Dağıstân ve sengistânın tâ ortasında yedi şehr-i azîme var imiş. Hâlâ âsâr-ı binâdan ba‘zı yerleri âşikâredir ve bu yedi şehir birbirine karîbdir. Hâlâ âsâr-ı binâdan ba‘zı yerleri âşikâredir. Ve bu yedi şehir birbirine karîbdir ve hâlâ bâğ u bâğçeleri ma‘mûrdur. Ve niçe bin yerde çâh-ı mâları vardır. Birer âdem kaddidir, ammâ âb-ı zülâlden nişân verir kuyular olduğundan bu mahalle Ebyâr-ı Sâlih derler ve Hazret-i Sâlih'in şehirlerindendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271a ·
metinde göster ·
… nın cânib-i şarkîsinde bir sâ‘at ba‘îd cibâl-i mu‘azzamlar dâmeninde âb-ı hayât
kuyular
vardır. Cümle huccâc-ı müslimîn suyun döküp bu mâ-i zülâlden tulumların pür edü …
Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde bir sâ‘at ba‘îd cibâl-i mu‘azzamlar dâmeninde âb-ı hayât kuyular vardır. Cümle huccâc-ı müslimîn suyun döküp bu mâ-i zülâlden tulumların pür edüp yola revâne olunup ol gece Hayber Yahûdîleri huccâc-ı müslimîn (---)(---)(---) mel‘ûnlardan üç kelle alınup bir Kürd âdemi şehîd oldu. Ammâ vilâyet-i Hayberistân ve bâğ u bostân ve gül [ü] gülistân (---)(---)(---) dar olmak ile şerîf hazretleri üzerlerine varamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y275a ·
metinde göster ·
… Paşa serâperde-i Hüseynîsinde ber-karâr olup (---)(---)(---)(---) âb-ı hayât
kuyular
vardır. Ve ba‘zı zâviye ve türbe ve sebîller vardır. Ve besâtîn (---)(---) (-- …
Menzil-i Vâdî-i Fah: Hüseyin Paşa serâperde-i Hüseynîsinde ber-karâr olup (---)(---)(---)(---) âb-ı hayât kuyular vardır. Ve ba‘zı zâviye ve türbe ve sebîller vardır. Ve besâtîn (---)(---)(---)(---) Ka‘be-i şerîfe bir gün evvel cân atup gitdiler. Paşa hazretleri otağında (---)(---)(---)(---) sekizinci gün yevm-i arefeden iki gün mukaddem Mekke-i mükerremeye dâhil olduğundan (---)(---)(---)(---) bu mahalde meks olunup kırk koyun ve yedi deve dahi kurbân etdi. Zîrâ Q 128a cümle huccâc bu sene hacca yetişmeden me’yûs olmuşlardı. Hamd-i Hudâ ihtimâm-ı himmet-i tâmm-ı Hüseyin Paşa ile iki gün mukaddem vâsıl olundu. Hazâ min-fazlı rabbî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y310a ·
metinde göster ·
… şiddet-i hârda yah pâre âb-ı zülâl sulardır. Ve yedi yüz hânede dahi âb-ı hayât
kuyular
vardır, zîrâ şehr-i Mekke bir dere içre vâki‘ olmağile suyu çokdur. Ammâ cümles …
Ve yetmiş yerde sarây-ı âlîlerde bu uyûndan sarnıc kuyuları vardır. Ol şiddet-i hârda yah pâre âb-ı zülâl sulardır. Ve yedi yüz hânede dahi âb-ı hayât kuyular vardır, zîrâ şehr-i Mekke bir dere içre vâki‘ olmağile suyu çokdur. Ammâ cümlesi gayri lezzetdedir. Bu şehir içre olmak ile cümle âb-ı Zemzem lezzetinde gerek idi. Ammâ hikmet-i Hudâ herbiri birer ta‘âmdadır, zîrâ Cenâb-ı Bârî'nin âb-ı Zemzem'e nazarı ta‘allûk edüp mu‘cize-i Hazret-i İsmâ’îl ile zâhir olmuş bir âb-ı Zemzemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·
kazup âb-ı hayât sular zâhir olur. Dahi gayri yerlerde uyûn-ı câriyeler var. Am …
Ve bu mahalde herkes çadırı önünde kuyular kazup âb-ı hayât sular zâhir olur. Dahi gayri yerlerde uyûn-ı câriyeler var. Ammâ çadırlar önünde ikişer üçer karış kazdıkda turna gözü aynlar hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377b ·
metinde göster ·
… râ aşağı Mısır alçak yer olmak ile her hânede ve sarây-ı âlîlerde ve esvâklarda
kuyular
çokdur.
Ammâ bu Gavrî kemerleri ve suyunun aşağı Mısır şehrine nef‘i yokdur, cümle iç kal‘aya gider. Ammâ aşağı Mısır'ın ol kemer sularına ihtiyâcları yokdur. Zîrâ aşağı Mısır alçak yer olmak ile her hânede ve sarây-ı âlîlerde ve esvâklarda kuyular çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86a ·
metinde göster ·
… [u] eşrâf kibâr-ı kümmelînin hânelerinde ve sarây-ı âlîlerinde beşer ve altışar
kuyular
vardır, ekalli birer kuyu mukarrerdir.
Evvelâ fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd-ı Râbi‘ asrında Bayram Paşa Mısır vâlîsi iken fermân-ı şehriyârî üzre Mısır'ın cemî‘i imârâtları sûk-ı sultânîlerinde olan dekâkînleri ve cemî‘i mevcûdâtı tahrîr edüp Murâd Hân'a arz etdiklerinde iki kerre yüz bin ve yetmiş dörd bin çâh-ı mâ tahrîr olunup arz olundu. Zîrâ bâlâda tahrîr olunan selef pâdişâhlarının vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân [u] eşrâf kibâr-ı kümmelînin hânelerinde ve sarây-ı âlîlerinde beşer ve altışar kuyular vardır, ekalli birer kuyu mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y129a ·
metinde göster ·
… ebeb-i tesmiyesi oldur kim Delûke zamânında susuz bir mahalle olmağile niçe bin
kuyular
kazup ol ecilden Âbyâr derler. Ba‘dehu Delûke Nîl'in bu halîci cereyân etdirüp …
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim Delûke zamânında susuz bir mahalle olmağile niçe bin kuyular kazup ol ecilden Âbyâr derler. Ba‘dehu Delûke Nîl'in bu halîci cereyân etdirüp şehir âbâdân olup olur olan Menûf hâki hükmündedir. Başka mültezimi vardır. Ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Yüz elli pâre kurâları vardır. Kadıya Q 272aP 269a senevî on Mısrî kîse hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y296b ·
metinde göster ·
Ve kal‘anın cânib-i şarkında üç yüz adım ba‘îd kumluk içinde altı aded
kuyular
vardır, âb-ı hayâtdan nişân verir suları vardır, cümle ehl-i Burlos bu sudan ge …
Ve kal‘anın cânib-i şarkında üç yüz adım ba‘îd kumluk içinde altı aded kuyular vardır, âb-ı hayâtdan nişân verir suları vardır, cümle ehl-i Burlos bu sudan getirüp def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y342b ·
metinde göster ·