: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kad …
Mesîregâh-ı Cân Kuyusu: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
… imâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su
kuyusu
vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenâr …
Mesîregâh-ı Cân Kuyusu: Eyyûb'un şimâlinde mezâristân içre bir kaç hâneler vardır, anda bir beyt-i kadîmde bir su kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret-i Yûsuf rûhuna hibe edüp eyide kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
kim ne gûne su’âl etsen ana göre cevâb istimâ‘ olunur. İllâ muğayyebât-ı hamsed …
Bir hikmet-i acîb ü garîb mesîregâh-ı tâli‘ kuyusudur kim ne gûne su’âl etsen ana göre cevâb istimâ‘ olunur. İllâ muğayyebât-ı hamseden su’âl etseler. Meselâ ba‘zı zenâne,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120a ·
metinde göster ·
tarafında Va’ız Efendi Câmi‘i ve meydân semtinde Ulu Câmi‘ ve Süleymân Efendi C …
Andan Su kuyusu tarafında Va’ız Efendi Câmi‘i ve meydân semtinde Ulu Câmi‘ ve Süleymân Efendi Câmi‘i Arapça nass-ı kâtı‘ı fermân üzre kenîseden vely olunmuş câmi‘-i latîfdir. Andan Hüseyin Kethüdâ Câmi‘i Arapça , Kızıl Kilise nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir deyr-i mu‘azzam idi. Fermân-ı şehriyârî ile câmi‘-i pür-nûr olup zulmetden halâs oldu. Hâlâ cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. Zîrâ bu şehrin halkı gâyet musallîlerdir. Ve Ömer Efendi Câmi‘i, kızılbaş-ı bed-ma‘âş bu kal‘aya istîlâ etdikde bu câmi‘-i latîf sâhibi Ömer olmağıla bu câmi‘i pür-envârı münhedim edüp zîr-i zeber eyleyüp sâ’ir cevâmi‘leri kârbânsarây-misâl âyende vü revendelerin çârpâ hayvânatları bağlanırmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 324a ·
metinde göster ·
… hammâm-ı hoş binâ-yı rûşenâsı var ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve Mercân Ağa
kuyusu
demekle ma‘rûf âb-ı hayâtdan nişân verir bir bî’r-i zemzem câh-ı mâsı var kim m …
Ve bu şehrin ancak Mehemmed Paşa câmi‘i hatabiyyesidir, mâ‘ada zâviyelerdir. Halîl Ağa zâviyesi ve İskele zâviyesi var, ma‘lûmum olan bunlardır. Ve cümle üç yüz dükkândır ammâ cemî‘i eşyâ bu dekâkînlerde mevcûddur. Ve yedi aded kahvehâne ve bir hammâm-ı hoş binâ-yı rûşenâsı var ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve Mercân Ağa kuyusu demekle ma‘rûf âb-ı hayâtdan nişân verir bir bî’r-i zemzem câh-ı mâsı var kim mâh-ı temmûzda buz pâresidir. Cümle şehir halkı ona muhtâclar, gayri câh-ı mâları dahi yokdur, ammâ bu meşhûr-ı âfâkdır. Ve bu şehir sevâhil olmağile hevâsı sehel sakîldir ammâ altı ay kışı gâyt latîfdir ve altı ayı cümle şehir halkı mâh-ı temmûzda şehir içre kalmayup cümle a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr u kibârı şehrin cânib-i şarkında olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… in hatvedir. Etrâfında handakı vardır ammâ vâsi‘ değildir. Kal‘a-i âlîsinde bir
kuyusu
vardır. Derûn-ı kal‘ada bin mikdârı bâğ u bâğçesiz hâneler vardır.
İmâret-i şehr-i Nihâvend'i beyân eder: Evvelâ Irâk-ı Acem hâkinde şehr-i Hemedân'ın cânib-i cenûbunda bir kûh-ı bülend üzre zemîni mehâbet ü salâbetli ve şimâl tarafından nümâyişli pây-ı taht-ı şâhân-ı kadîm ü şehr-i azîmdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre serâmed kal‘a-mânend hısn-ı hasîn ve binâ-yı metîn hisâr-ı ibret-nigîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin hatvedir. Etrâfında handakı vardır ammâ vâsi‘ değildir. Kal‘a-i âlîsinde bir kuyusu vardır. Derûn-ı kal‘ada bin mikdârı bâğ u bâğçesiz hâneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… âd Hân-ı Sâlis Câmi‘i ve anbarları ve bir çâh-ı gayyâdan nişân verir âb-ı hayât
kuyusu
vardır. Sultânın bin nökeri ve kal‘a nökerleri ve on iki hâkimi vardır. Derûn-ı …
Bu kal‘ayı ibtidâ müceddeden sene 999 târîhinde Sultân Murâd-ı Sâlis vezîri Serdâr-ı mu‘azzam Cığaloğlu Sinân Paşa Bağdâd ile Hemedân ve Dergezîn ve Nihâvend mâbeynini Tebrîz'e varınca emn-i emân olsun içün bu kal‘a-i Bî-sütûn'u, kûh-ı Bî-sütûn dâmeninde bir püşte-i âlî üzre seng-tıraş ile bir kal‘a-i hâzır-bâş inşâ eylemişdir kim bu serhadlerde eyle kal‘a yokdur. Hattâ ba‘zı dûn-himmet, Âl-i Osmân kal‘a yapamaz derler. Hâlâ bu kal‘a-i Bî-sütûn vâcibü's-seyr-i ibret-nümûn kal‘a-i gülgûndur kim cümle der-i dîvârları seng-i hârâdandır. Cirmi üç bin adımdır. Yalçın püşte üzre olmağile cânib-i etrâfında aslâ handakı yokdur ve {cânib-i} şimâle mekşûf bir kapusu var, diyâr-ı Acem'de eyle polad-ı derveze-i kavî görmedim. Derûn-ı kal‘ada yüz elli hâne var ve Bî-sütûn sultânının bir âlî sarâyı ve Murâd Hân-ı Sâlis Câmi‘i ve anbarları ve bir çâh-ı gayyâdan nişân verir âb-ı hayât kuyusu vardır. Sultânın bin nökeri ve kal‘a nökerleri ve on iki hâkimi vardır. Derûn-ı kal‘ada gayrı imâretler yokdur, cümle aşağı derededir. Hâlâ kal‘ada Cığalzâde'nin koduğu toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 309a ·
metinde göster ·
defn etmişdir deyü tahrîr etmiş ve hakîr Hazret-i Nûh'u bir dahi Şâm kurbünde B …
Ve ba‘zı müverrihân-ı selef bu Hazret-i Alî sandûkası içre Hazret-i Âdem Safî ve Hazret-i Nûh Necî ile üçü medfûndur derler. Ammâ bu hakîr bir târîhde görmedim ki Hazret-i Nûn Nebî Tûfân'dan evvel Hazret-i Âdem'i ve Hazret-i Havvâ'yı Cidde şehrinde azâb suyun görmesinler deyü Âdem ü Havvâ'yı kabrinden çıkarup Kuds-i şerîfin {Halîlü'r-Rahmân kasabasında} Cânlar Kuyusunda defn etmişdir deyü tahrîr etmiş ve hakîr Hazret-i Nûh'u bir dahi Şâm kurbünde Bekâ‘ sahrâsında Cebelü'l-Lübnân dâmeninde Kerek-i Nûh nâm bir büleydede Hazret-i Nûh'u ziyâret etdim. Binâ-yı âlîler ile mebnî bir âsitâne-i azîmi var kim bu hakîr anda da ziyâret etdim. Ve Hazret-i Alî kabrinde dahi medfûndur deyü tevâtür ile meşhûrdur. El-ilmu indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 356a ·
metinde göster ·
… si dershânların dimâğların mu‘attar eder. Ve bu medrese kurbünde bir âb-ı zülâl
kuyusu
vardır, umku elli kulaçdır.
Cümle (---) aded dârü't-tahsîl-i ulûmdur. Cümleden mükellef ü mükemmel ve kadîm medrese-i Kadı, kârgîr binâ-yı azîmdir. Bunda bir kerre Bismillah diyen mahrûm olmayup elbette müfessir ü muhaddis olmuşdur. Hareminde bir servi dırahtı vardır kim bu felek-i atlas-ı ahdarda eyle bir serâmed mevzûn bir serv-i sebz-gûn görülmemişdir. Berk-i pîçâ-pîçinin râyiha-i tayyibesi dershânların dimâğların mu‘attar eder. Ve bu medrese kurbünde bir âb-ı zülâl kuyusu vardır, umku elli kulaçdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378b ·
metinde göster ·
… kapusu yanında Lulub nâm bir kuyu vardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm
kuyusu
sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘ kuyusu, mâh-ı Temmuz'da yah-pâre-misâl bir âb-ı tah …
Kal‘a-i İmâdiyye içindeki âb-ı hayât kuyuları beyân eder: Cümle (---) aded âb-ı zülâlden nişân verir çâh-ı mâlardır. Evvelâ Hân Sarâyı içindeki kuyu seng-i hârâdan kesilmiş bir bi’r-i azîmdir. Vasfında lisân kâsırdır. Sâhibü'l-hayrât Sultân Hüseyin halîfe iken mâl-ı firâvân sarf edüp kazdırmışdır ve yetmiş arşın derindir ve âb-ı hayâtdır. Cümle atşân andan âb-ı bâridi nûş edüp sâhibü'l-hayra hayr du‘â ederler. Ve Kadı medresesi kurbünde dahi bir âb-ı nâblı kuyu vardır. Ol mahalle halkı andan nûş ederler. Ve mezâristân kurbünde mahkemeye karîb bir âb-ı rakîk bi’r-i mâ vardır. Ve Seyyid Hân medresesinde memdûh-ı âlem üç aded âb-ı hayât çâh-ı mâlar vardır kim birbirlerinden lezîzdir. Büyük kuyunun umku kâmil altmış zirâ‘dır. Ve Muzurî kapusu yanında Lulub nâm bir kuyu vardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm kuyusu sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘ kuyusu, mâh-ı Temmuz'da yah-pâre-misâl bir âb-ı tahûrdur. Bu bi’r-i azîm dahi vâcibü's-seyr bir çâh-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 380a ·
metinde göster ·
… ardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm kuyusu sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘
kuyusu
, mâh-ı Temmuz'da yah-pâre-misâl bir âb-ı tahûrdur. Bu bi’r-i azîm dahi vâcibü's …
Kal‘a-i İmâdiyye içindeki âb-ı hayât kuyuları beyân eder: Cümle (---) aded âb-ı zülâlden nişân verir çâh-ı mâlardır. Evvelâ Hân Sarâyı içindeki kuyu seng-i hârâdan kesilmiş bir bi’r-i azîmdir. Vasfında lisân kâsırdır. Sâhibü'l-hayrât Sultân Hüseyin halîfe iken mâl-ı firâvân sarf edüp kazdırmışdır ve yetmiş arşın derindir ve âb-ı hayâtdır. Cümle atşân andan âb-ı bâridi nûş edüp sâhibü'l-hayra hayr du‘â ederler. Ve Kadı medresesi kurbünde dahi bir âb-ı nâblı kuyu vardır. Ol mahalle halkı andan nûş ederler. Ve mezâristân kurbünde mahkemeye karîb bir âb-ı rakîk bi’r-i mâ vardır. Ve Seyyid Hân medresesinde memdûh-ı âlem üç aded âb-ı hayât çâh-ı mâlar vardır kim birbirlerinden lezîzdir. Büyük kuyunun umku kâmil altmış zirâ‘dır. Ve Muzurî kapusu yanında Lulub nâm bir kuyu vardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm kuyusu sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘ kuyusu, mâh-ı Temmuz'da yah-pâre-misâl bir âb-ı tahûrdur. Bu bi’r-i azîm dahi vâcibü's-seyr bir çâh-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 380a ·
metinde göster ·
… on bir mihrâbdır. Evvelâ çârsû başında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, önünde bir
kuyusu
âb-ı {hayâtdır kim demir zincîri} var kim gayri câmi‘ler buna göre değil, kirem …
Cümle on bir mihrâbdır. Evvelâ çârsû başında Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, önünde bir kuyusu âb-ı {hayâtdır kim demir zincîri} var kim gayri câmi‘ler buna göre değil, kiremitli ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i pür-nûrdur; Ali Beğ mahallesinde Hüseyin Beğ câmi‘i; İskele-başında Müftî câmi‘i; [ve] Kara Hasan câmi‘i meşhûr u ma‘mûr ve kiremit ile mestûr câmi‘i- pür-nûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 33b ·
metinde göster ·
… ağa hânesi ve gılâl anbârları ve cebehâne hazîneleri ve bir at âhûru ve bir su
kuyusu
var, andan gayri bir şey amâr yokdur. Ancak bu nârin kal‘a köşesinde evc-i semâ …
Bu kapudan içeri bir demir küçük kapu dahi var, andan içeri iç kal‘adır. İçinde ancak dizdâr ağa hânesi ve gılâl anbârları ve cebehâne hazîneleri ve bir at âhûru ve bir su kuyusu var, andan gayri bir şey amâr yokdur. Ancak bu nârin kal‘a köşesinde evc-i semâya ser çekmiş bir serâmed kullesi var. İç kal‘a içinden bu kulleye elli ayak taş nerdübân ile çıkılır, çâr-kûşe ve kiremit örtülü Sinân Paşa kullesidir. Bu kullenin tâ ortasında bir küçücük demir kapusu var, andan içeri beş kat demir kafesli çâh-ı cahîmden nişân verir zindanı var, şehrin cümle mücrimlerin bunda haps ederler Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57b ·
metinde göster ·
… mi‘dir. Ve kal‘adan taşra bir hânı var. Ve hân kurbunda çâr-kûşe bir âb-ı hayât
kuyusu
var ve hân dibinde ve mukâbelesinde on beş aded dükkâncıkları var. Bâğları yokd …
Palanka-i Tovarnik: Bânîsi ma‘lûmum değildir, ammâ Sirem sancağı hâkinde voyvadalıkdır ve niyâbetdir ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded hisâr neferâtları vardır. Palankası nehr-i Tuna kenârında bir âlî bayır üzre bir vâsi‘ düz yerde şekl-i murabba‘ bir ağaç sa‘b palankadır. Kifâyet mikdârı (ve) cebehânesi ve (ve) elli aded tahta örtülü evleri ve bir câmi‘i tahta minârelidir ve câmi‘ dahi tahta örtülü câmi‘dir. Ve kal‘adan taşra bir hânı var. Ve hân kurbunda çâr-kûşe bir âb-ı hayât kuyusu var ve hân dibinde ve mukâbelesinde on beş aded dükkâncıkları var. Bâğları yokdur, ammâ bâğçeleri çokdur. Ve ordu-yı İslâm konduğu yerde dörd yüz aded çıkrıklı âb-ı hayât kuyuları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… e üzre bir haşeb köşk vardır, Budin vezîri Hasan Paşa binâsıdır ve bir âb 65b
kuyusu
var. Süleymân Hân bu depe üzre el açup du‘â ederken cümle guzât âmîn derlerken …
Hâlâ bu mahalle Hünkâ[r] Depesi derler. "Du‘â müstecâbdır" deyü bu depe üzre çıkup du‘â ederler. Hâlâ ol püşte üzre bir haşeb köşk vardır, Budin vezîri Hasan Paşa binâsıdır ve bir âb 65b kuyusu var. Süleymân Hân bu depe üzre el açup du‘â ederken cümle guzât âmîn derlerken küffârın haçlı peykerleri nümâyân olup Gâzî Balı Beğ ve Husrev Beğ çarhacıları çet-a-çet küffâr leşkeriyle elleşmeğe başlarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a–65b ·
metinde göster ·
var kim mâ[h-ı] Temmûz'da nûş eden gûyâ hayât-ı câvidân bulur. Gerci bu kal‘ada …
Ve câmi‘ cenbinde bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâ[h-ı] Temmûz'da nûş eden gûyâ hayât-ı câvidân bulur. Gerci bu kal‘ada cebe ve mühimmât çokdur, ammâ kal‘anın büyüklüğüne göre âdemî-zâdı yokdur, zîrâ bu kal‘a cümle serhadlerin ortasında vâkı‘ olmağile kulu azdır, ammâ taşr[a] kal‘anın âdemleri ve amâristânları 68a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67b–68a ·
metinde göster ·
… bânîsi ma‘lûmum değildir. Ve bir mu‘azzam hânı var ve hâna yakın bir âb-ı hayât
kuyusu
var. Ve bu mahalde elli kadar dükkânları var. Bu belîdenin ensesinde bî-hadd ü …
Temdîh-i varoş-ı kal‘a-i Pahşa: Bu varoş yalın kat şarampav palankadır. Ve iki kapusu var. Şâhrâh üzre olmak ile bir kapudan girilüp bir kapudan çıkılır. Cümle iki yüz aded şindire tahta örtülü fakîrâne külbe-i ahzân büyûtlardır, ammâ bir kiremit örtülü mükellef câmi‘i var, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Ve bir mu‘azzam hânı var ve hâna yakın bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu mahalde elli kadar dükkânları var. Bu belîdenin ensesinde bî-hadd ü bî-kıyâs bâğları var. Cümle asker engûrlerin tenâvül edüp ubûr etdiler. Bu dahi latîf havâdâr yerdir. Ve halkı garîb-dost gâzîlerdir kim niçe hastaları hânelerine alup devâlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
… ında kesme handakı vardır. Ve bu kal‘a içre yalçın kayadan kesme bir âb-ı hayât
kuyusu
vardır, Tuna'dan suyu gelir derler.
Ve bir câmi‘i ve dizdârı ve iki yüz aded neferâtları vardır. Ve müstevfâ cebehânesi ve yahşı topları vardır. Ve bu kal‘a yumurta gibi bir yalçın kaya üzre üstü vâsi‘ her tarafı çâh-ı gayyâ zemînde olmak ile üç tarafında handak hafri yokdur. Ancak kıble tarafında kesme handakı vardır. Ve bu kal‘a içre yalçın kayadan kesme bir âb-ı hayât kuyusu vardır, Tuna'dan suyu gelir derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97b ·
metinde göster ·
… bu kal‘anın tâ or[ta]sında bir meydân-ı azîm var, anda bir mu‘azzam kârgîr binâ
kuyusu
var, âb-ı hayâtdan nişân verir suyu var. Her kim su çekmek murâd edinse bu kuyu …
Evvelâ bu kal‘anın tâ or[ta]sında bir meydân-ı azîm var, anda bir mu‘azzam kârgîr binâ kuyusu var, âb-ı hayâtdan nişân verir suyu var. Her kim su çekmek murâd edinse bu kuyu etrâfında demir çarhlar var, herkes kovaları ve ulbelerin çarhlara asup tarfetü'l-ayn içre kuyunun ka‘rına enüp hemân çarhının bir dişini basınca ân-ı vâhidde kovalar ile su taşra çıkar, âdem yapışmadan ve renc [ü] anâ çekmeden zemberekler ile sular çekilir 131b temâşâ-yı garîbe kuyudur, ammâ niçe çarhları ve engâzları bozulmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131a–131b ·
metinde göster ·
kurbunda bir esîr zindânı var, çâh-ı cahîmden nişân verir. İçinden yüz yetmiş a …
Ve bu su kuyusu kurbunda bir esîr zindânı var, çâh-ı cahîmden nişân verir. İçinden yüz yetmiş aded ümmet-i Muhammed esîriyle kırk aded küffâr mücrimleri çıkup küffârları âzâd edüp cümle ibâdullâhı sapan kemendler ile gücile zindândan çıkarup cümlesi îd-i adhâ etdiler. Çoğu kavm-i Tatar idi, her biri sıla-i rahmlerine gitdiler. Ve beş yiğit dahi ceng mahallinde bizim top güllelerimize râst gelüp kal‘a içre şehîd olup dahi ayaklarında demirleri dururdu. Hem esîr ve hem Hürr-i şehîd yiğitleri defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135b ·
metinde göster ·
… ed kavak ağaçları namâzgâha sâye-i himâye salup namâzgâh yanında bir âb-ı hayât
kuyusundan
ipler ile suyu çekilüp âbdest musluklarına gidüp tecdîd-i vudû‘ olunur, ammâ ha …
Ve cümle bir medrese ve cümle bir mekteb ve cümle iki tekye ve cümle bir hammâm-ı hoş-havâ ve cümle bir hân-ı mükellef hân-ı kebîr ve cümle on aded müfîd ü muhtasar dükkânları var, ammâ hammâm-ı kesîfi önünde bir namâzgâh soffası üzre üç aded kavak ağaçları namâzgâha sâye-i himâye salup namâzgâh yanında bir âb-ı hayât kuyusundan ipler ile suyu çekilüp âbdest musluklarına gidüp tecdîd-i vudû‘ olunur, ammâ havâsı ve âdemîsi sakîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
Ve cânib-i şarka bir kapusu var. İç yüzünde bir âb-ı hayât
kuyusu
var. Ve kapudan taşra handak üzre haşeb cisri her gece makaralar ile kalkar cis …
Ve cânib-i şarka bir kapusu var. İç yüzünde bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve kapudan taşra handak üzre haşeb cisri her gece makaralar ile kalkar cisr-i musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… ne olan tabyası altında olup kapusu iç kal‘ada olup Süleymân Hân câmi‘i ve Kral
kuyusu
âb-ı hayât sudur kim bu iç kal‘adadır.
Ve bu kal‘anın cümle cebehânesi ve hazînesi bu Çengîzâde'nin cihân-nümâ karavulhâne olan tabyası altında olup kapusu iç kal‘ada olup Süleymân Hân câmi‘i ve Kral kuyusu âb-ı hayât sudur kim bu iç kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… alanka kal‘a idi, ammâ mel‘ûn kal‘a gâyetü'l-gâye sa‘b olup orta yerinde bir su
kuyusu
var idi. Ol kuyu üzerindeki şindire tahta kubbe üzre bir altun ile mutallâ bir …
Bu kal‘anın karşu cânibi kurşum erer kâfiristânın kal‘a-i Ligradcık, kal‘a-i Çakatorna ve vilâyet-i Mekemorya vilâyetleridir, ammâ bu feth olan Yenikal‘a'nın dâ’iren-mâdâr cirmi cümle üç bin yedi yüz adım bir dolma palanka kal‘a idi, ammâ mel‘ûn kal‘a gâyetü'l-gâye sa‘b olup orta yerinde bir su kuyusu var idi. Ol kuyu üzerindeki şindire tahta kubbe üzre bir altun ile mutallâ bir ibret-nümâ alemi var idi. Meğer küffâr mukaddemâ kış eyyâmlarında Bobofça ve Berezense ve Peçoy kal‘alarını ıhrâk etdikde bizim Seğitvar kal‘asının kurbunda bir top menzili karîb Sultân Süleymân'ın Türbe kal‘asının kubbesi alemi imiş, anı türbe-i Süleymân Hân'dan kal‘ edüp bu kuyu üzre komuş. Ba‘de'l-feth hemân vezîria‘zam bu alemi kuyu üzre kal‘ edüp yine Seğitvar kurbunda Süleymân Hân türbesine gönderilüp türbe-i şerîfi ve kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etmeğe Mihaç beği ve Peçoy beği ve Seğitvar beği me’mûr olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188a ·
metinde göster ·
… ar, ammâ bâzâr meydânında ve Budin kapusundan taşra (---) Tekyesi kurbunda Kral
Kuyusu
nâmıyla ma‘rûf bir âb-ı hayât çâhı var kim gûyâ âb-ı kevserdir. Mâh-ı Temmûz'da …
Der-vasf-ı çâh-ı mâ-i hânedân: Cümle iki yüz aded bi’r-i hâne-i hoş-güvârları var, ammâ bâzâr meydânında ve Budin kapusundan taşra (---) Tekyesi kurbunda Kral Kuyusu nâmıyla ma‘rûf bir âb-ı hayât çâhı var kim gûyâ âb-ı kevserdir. Mâh-ı Temmûz'da sermâb olup eyyâm-ı şitâda germâb olmağile cemî‘i şehir halkı bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. 15b Hatta bu çâhın etrâfına Âl-i Osmân askeri gelüp meks edüp şeb [ü] rûz niçe kerre yüz bin asker bu kuyudan niçe kerre yüz bin kova su çeküp zerre kadar eksilmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a–15b ·
metinde göster ·
… âbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ yanında bir âb-ı hayât
kuyusu
var kim mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Gûyâ kûhken Ferhâd üstâd bu kayayı …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kanara kaya üzre Ustolni-Belgradı kurbundaki Çavga kal‘ası gibi bir sarp ve metîn ve bâlâ-yı bî-hemtâ kal‘adır, ammâ gâyet küçükdür. Bir tarafdan aslâ havâlesi yok Şeddâdî binâ bir kirmân-ı ra‘nâdır. Ancak bir kapusu ve içinde cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları ve bir sicn-i Yûsuf gibi amîk kemend ile dollâblar ile enilir gayyâ-misâl zindânı var. Mâ-tekaddem dest-i Âl-i Osmân'da imiş. Küffâr Sultân Ahmed Hânî'de Hatvan kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi zafer bulup hâlâ câmi‘imizin mihrâbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ yanında bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Gûyâ kûhken Ferhâd üstâd bu kayayı burgu veyâhûd makâb ile nakb edüp su çıkarmış. Kâmil toksan kulaçdır. Ve bu kal‘a kullelerinden aşağı bakmağa benî âdem cür’et edemez, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… , içinde ümmet-i Muhammed esîrleri mâl-â-mâldır. Ve zindân yanında bir musanna‘
kuyusu
var, çarhlar ile âdem kovalarına yapışmadan suyu çekilir garîb temâşâdır. Ve Ma …
Ve bu ulu yolun iki tarafları cümle dükkânlardır, ammâ tertîb üzre değil dağınık dükkânlardır. Ve berber dükkânlarından mâ‘adâ dükkânlarda avretler oturup metâ‘ satarlar. Ve Nemse Sarâyı önünde bir hayli vâsi‘ meydân vardır, andan bir çâh-ı cahîm zindânı var, içinde ümmet-i Muhammed esîrleri mâl-â-mâldır. Ve zindân yanında bir musanna‘ kuyusu var, çarhlar ile âdem kovalarına yapışmadan suyu çekilir garîb temâşâdır. Ve Macar Sarâyı önünde bir musanna‘ manastır-ı azîmi var, içinde olan mücevher putlar ve gûnâ-gûn maslûbât âvîzeler kim âdemin gözleri hîrelenir. Ve hâlâ mukaddemâ hîn-i fethde câmi‘ etdiğimiz bir musanna‘ kenîsedir kim bir kal‘ada misli yokdur. Yine minberi ve mihrâbı ve mü’ezzinler mahfili durur. Hudâ yine dest-i İslâma müyesser edüp âyîn-i Muhammedî olmak müyesser ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
… âng-ı Muhammedî tilâvet olunur minâre kullesi var. Kapusu önünde bir âb-ı hayât
kuyusu
yanında kal‘anın bir uğrın kapusu var. Ve bir dahi büyük kapusu cânib-i garba n …
İki kat çâr-kûşe palanka dîvârlı şekl-i murabba‘ kal‘a-i musanna‘ bir ma‘mûr sûr-ı üstüvârdır. İç hisârda iki mihrâbdır, biri Sinân Paşa câmi‘i zamân-ı kadîmde âyîn-i millet-i Mesîhiyye olur bir deyr-i kebîr imiş, hâlâ ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed'dir. Ve bir nâzük bâng-ı Muhammedî tilâvet olunur minâre kullesi var. Kapusu önünde bir âb-ı hayât kuyusu yanında kal‘anın bir uğrın kapusu var. Ve bir dahi büyük kapusu cânib-i garba nâzırdır. Ve mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bu kapunun iç yüzündedir. Ve bu iç hisârda elli aded şindire tahta ile mestûr hâne-i ma‘mûrlar ve on beş aded dükkâncıkları var, gayri âsârlar yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… ak dizdâr ağa sâkin olup birkaç anbârlar ve cebehâne hâneleri ve bir âb-ı hayât
kuyusu
var, gayri şey yokdur.
Kal‘ası sahrâ-yı Tîh-misâl bir kırlık çölistân yerde cânib-i etrâfı bataklık ve çataklık ve sazlık vâki‘ olup aslâ ve kat‘â bir tarafdan havâlesi yok nehr-i Kiriş batağı içinde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim nehr-i Kiriş tâ Erdel vilâyetinde Şiçevar kal‘ası ve Lipyan dağlarından cem‘ olup gelerek Yanova kal‘ası handakları ve şehri içinden cereyân ederek gelüp bu Göle kal‘ası etrâfların reyy ü saky edüp bir azîm [ü] mehîb bataklı göl olup andan cânib-i garba Eğre eyâletinde Çon[g]rad kal‘ası handakı önünde nehr-i azîm (---) mahlût olur. Ammâ Göle kal‘asının iç hisârı sâfî tula rıhtım Şeddâdî kârgîr binâ-yı metîn ve kırk arşın yüksek şekl-i murabba‘ beş aded kulle-i bâlâlı iç kal‘adır kim kulleleri cümle darı ve buğday ve çeltikli pirinç ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımât âlât-ı ceng eşyâları doludur. Ve bu iç kal‘ada ancak dizdâr ağa sâkin olup birkaç anbârlar ve cebehâne hâneleri ve bir âb-ı hayât kuyusu var, gayri şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83a ·
metinde göster ·
… i yine temâşâ etdiğimizde bu kal‘a-i Kaşa iremi kurbunda bir vâdîde bir amîk su
kuyusu
vardır. Ol sudan frengî demir üzre dökseler der-ân ol frengî demir kırmızı bakı …
Orta Macar ve Kurs banı Macarı hükmünde olduğu bâlâda Alî Paşa asrında murâd [u] merâmımız üzre seyr [ü] temâşâ etdiğimiz mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ şimdi yine temâşâ etdiğimizde bu kal‘a-i Kaşa iremi kurbunda bir vâdîde bir amîk su kuyusu vardır. Ol sudan frengî demir üzre dökseler der-ân ol frengî demir kırmızı bakır olur. Hakîrin gulâmları heybelerinde birer geyim na‘l var idi. Bu suyun evsâfın kulağızlardan istimâ‘ edüp hâtıra hutûr etdi, zîrâ Alî Paşa senesinde bu suyu demire sürüp bakır olmuşdu. Hemân yine heybeden bir geyim na‘l çıkarup bu kuyu suyundan sürünce ân-ı vâhidde na‘ller kırmızı nuhâs-ı hâs olup serdârımız Hısım Mehemmed Paşa'ya ve Cerrâh Kâsım Paşa'ya getirüp gösterdikde anlar âlem-i hayretde kalup fi'l-hâl kendü âdemlerin şîşeler ile mezkûr kuyuya gönderüp suyun getirüp na‘llere sürdüler. Ol ân kırmızı bakır oldular. Meselâ nice kırmızı bakırı sarp sirkeye kosalar fi'l-hâl bakır mahv olup cengârî boya olduğu gibi mezkûr kuyunun suyun demire sürseler ol ân demir kırmızı bakır olur. Kaşa şehri kurbunda meşhûr-ı âfâk kuyudur. Arapça Ammâ bu hâk-i pâk-i anber-hâkde çok ibret-nümâlar vardır. Lâkin tahrîr etsek seyâhatimize mâni‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
… ‘i ve bir dizdâr hânesi ve mezkûr kullelerde cebehâneler ve zahîreler ve bir su
kuyusu
var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur.
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes ve beş aded metîn ve kavî kulleli ve dâ’iren-mâdâr beş yüz adım cirmli iki kat Şeddâdî mücellâ ve musaykal seng-i tırâş metîn kal‘a-i savaşdır. Beş kullesi dahi şindire tahta örtülü sivri kubbeli kulle-i serâmedlerdir. Hattâ derûn-ı hisârda bir Hünkâr câmi‘i ve bir dizdâr hânesi ve mezkûr kullelerde cebehâneler ve zahîreler ve bir su kuyusu var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… mle şorca kuyu sularıdır, ammâ Or kapusunun taşra bir ok menzili bir âb-ı hayât
kuyusu
var. Cümle âdemler silâhlanup ol kuyudan acele ile su alırlar, zîrâ Kalmık ve K …
Ve bu Or şehrinin suları cümle şorca kuyu sularıdır, ammâ Or kapusunun taşra bir ok menzili bir âb-ı hayât kuyusu var. Cümle âdemler silâhlanup ol kuyudan acele ile su alırlar, zîrâ Kalmık ve Kazak niçe kerre yerde bulunup suya çıkanları kapup esîr etmişdir. Ammâ Mehemmed Geray Hân bu Or kal‘ası ve Or handakın amâr edüp Or kal‘ası henüz Sedd-i İskender olup handak kullelerine ta‘mîr [ü] termîmine Or beği ve Or tuzlası emîni nâzır ve mu‘temed olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b ·
metinde göster ·
… ‘idir, lâkin minâresi yokdur. Ve mihrâbı önünde kayadan kesme bir âb-ı hayât su
kuyusu
var, tâ aşağı Kazıklı Özek nehrinden ka‘r-ı zemîn ile bu kuyuya su gelir, menfe …
Ve poyraz cânibinde bir (bir) kal‘a-i azîmi var. Anda bir demir kapu-yı mesdûd üzre Ciniviz Frengi hattıyla bu kal‘anın târîhi var. Ve bu kapu üzre bir küçük kenîsecik var. Ve bu kapudan içeri kefere krallarının dîvânhâne-i nâ-mübârekleri var. Kıbleye münâsib olmağile hâlen bu dîvânhâne Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘idir, lâkin minâresi yokdur. Ve mihrâbı önünde kayadan kesme bir âb-ı hayât su kuyusu var, tâ aşağı Kazıklı Özek nehrinden ka‘r-ı zemîn ile bu kuyuya su gelir, menfezi nâ-ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120a ·
metinde göster ·
… r beş rûzgârdan emîn limandır. Ve bu liman kapusundan içeri bir âb-ı hayât sulu
kuyusu
var. Cümle ahâlî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun ö …
Sitâyiş-i taşra hisâr: Bu tarafda cânib-i garba nâzır taşra hisârın iki kat küçük demir kapuları vardır, zîrâ bu taraf kal‘asının dîvârı iki kat olmağile iki kat demir kapucuklardır. Kapuların önünde handak üzre asma makaralı haşeb [cisirleri] var. Ve bu kapucuklardan içeri girince şehir içre yokuş aşağı daracık yollar ile gidüp iskele kapusu dahi demir yalın kat bâb-ı kavî cânib-i şimâle nâzır işlek kapudur. Liman bu kapu önündedir kim cümle gemiler anda yanaşır vâsi‘ ve demir dutar beş rûzgârdan emîn limandır. Ve bu liman kapusundan içeri bir âb-ı hayât sulu kuyusu var. Cümle ahâlî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun önünde iç kal‘a lonca köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu lonca mahallinden aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… âzâr yerinin kıblesi tarafındaki ravza-i cinânlar misilli bâğçeler içinde Papas
kuyusu
nâm bir âb-ı hayât bi’r-i azîm var. Mâh-ı Temmûz'da suyu yah-pâre-misâldir. Ol …
Der-beyân-ı âsâr-ı ibret-nümâ: Bu mezkûr bâzâr yerinin kıblesi tarafındaki ravza-i cinânlar misilli bâğçeler içinde Papas kuyusu nâm bir âb-ı hayât bi’r-i azîm var. Mâh-ı Temmûz'da suyu yah-pâre-misâldir. Ol çâh-ı zülâlin ağzındaki yek-pâre bir azîm mermer ağızlığı var. Üstâdân-ı selef-i mermer-bürân bu kuyu ağzı mermeri etrâfına gûnâ-gûn sihr-i i‘câz mertebesi tasvîrler olmuş kim her biri zî-rûh zann olunur. Zamânemiz üstâdları kalemin urmada âcizlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 209a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘ içinde bir âb-ı hayât kuyusu var. Isıtmalı âdem içse istifrâğ edüp suyunda gasl etse bi-emrillâhi te‘âlâ hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ ise de halâs olur. Gâyet nâfi‘ sudur. El-hâsıl bu câmi‘in midhatinde dahi kalemler batıydır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
var, Korteni nâmıyla meşhûr bir mâ-i şarâb-ı tahûrdur. Cânib-i vakıfdan su sığı …
Ammâ cümleden bu varoşda bir Freng kuyusu var, Korteni nâmıyla meşhûr bir mâ-i şarâb-ı tahûrdur. Cânib-i vakıfdan su sığırları kuyudan dollâblar ile su çeküp varoşda ve kal‘a içinde olan çeşme-sârlara cümle sular bu Korteni kuyusundan gidüp her çeşmeye taksîm olur hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
… ile su çeküp varoşda ve kal‘a içinde olan çeşme-sârlara cümle sular bu Korteni
kuyusundan
gidüp her çeşmeye taksîm olur hayrât-ı azîmedir.
Ammâ cümleden bu varoşda bir Freng kuyusu var, Korteni nâmıyla meşhûr bir mâ-i şarâb-ı tahûrdur. Cânib-i vakıfdan su sığırları kuyudan dollâblar ile su çeküp varoşda ve kal‘a içinde olan çeşme-sârlara cümle sular bu Korteni kuyusundan gidüp her çeşmeye taksîm olur hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
… yle Moton'un kapusundan taşra yıldız cânibinde olan varoşda Hamursuz nâm bir su
kuyusu
var. Kâfir zamânından kalmış bir çâh-ı âb-ı nâbdır kim nazîri yokdur. Cümle mel …
Der-medh-i bi’r-i mâ-i hayât: Bu limandan cümle keştîbânlar sandallar ile kenâr-ı limana der-kenâr olup varulları ve kavataları ve destileriyle Moton'un kapusundan taşra yıldız cânibinde olan varoşda Hamursuz nâm bir su kuyusu var. Kâfir zamânından kalmış bir çâh-ı âb-ı nâbdır kim nazîri yokdur. Cümle mellâhân-ı keştîbân-ı fellâhân ve şehir halkının kibâr u sıbyân olan hüddâmânları bu kuyudan su çeküp isti‘mâl ederler. Ve niçe sâhibü'l-hayrâtlar bu kuyunun etrâflarında taş tekneler edüp cümle garîbü'd-diyâr fukarâ-yı tüccârân bunda câme-şûyluk edüp libâsların pâk ederler. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… eryâda bir vîrân hammâmı var, kâhîce işler dediler. Suyu bu hammâma karîb Freng
kuyusundan
gelir.
Ve cümle elli aded dükkân-ı ehl-i harâbât ya‘nî meyhâne-i muharremât dükkân-ı meykedeleri var, gayri imârât yokdur. Lâkin leb-i deryâda bir vîrân hammâmı var, kâhîce işler dediler. Suyu bu hammâma karîb Freng kuyusundan gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
Bu kasrın kubbesi ortasındaki mezkûr kuyu üzre olan delik üzre üstâd-ı Freng gûnâ-gûn çarh-ı musanna‘lar ile su dollâbları îcâd eylemiş kim niçe engâzları cümle demirdir. Ve dollâb kovalarının ipleri dahi zencîrlerdir. Bu dollâba atları koşup çarhları deverân etdirdikçe kubbede olan mezkûr delikden kovalar aşağı kuyudan suyu yukaru kasra çeküp andan aşağı minâre kaddi 270a su uçup terâzûler ile şehrin hânedânlarına ve sarnıçlarına ve hammâm ve amâristânlarına gider, bir ibret-nümâ çâh-ı mâdır. Lâkin ba‘zı zamân atları olmayup işlemez, ammâ aşağıda kuyusu şeb [ü] rûz mu‘attal durmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b–270a ·
metinde göster ·
… bu mezkûr kemer önünde kal‘a içinden tarafa tabya altında bir âb-ı sâf azîm su
kuyusu
vardır kim bu çâh-ı mânın etrâfında olan meydân-ı azîmde esbâb yaykıyacak taş t …
Ve bu mezkûr kemer önünde kal‘a içinden tarafa tabya altında bir âb-ı sâf azîm su kuyusu vardır kim bu çâh-ı mânın etrâfında olan meydân-ı azîmde esbâb yaykıyacak taş tekneler var. Meğer hîn-i muhâsarada cemî‘i küffâr suyu bu kuyudan alırlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 311a ·
metinde göster ·