… düz üzre on tokuz tâk-ı nüh-tâk bir cisr inşâ etmişdir kim meşhûr-ı âfâk kavs-ı
kuzahdan
nişân verir bir köprüdür. Ve andan İslâmbol içre câmi‘in binâsına şurû‘ eyledi.
Andan şehr-i Osmâncık'da Kızılırmak üzre on tokuz kemer bir cisr binâ etdi. Ve Sarhan diyârında nehr-i Gedüz üzre on tokuz tâk-ı nüh-tâk bir cisr inşâ etmişdir kim meşhûr-ı âfâk kavs-ı kuzahdan nişân verir bir köprüdür. Ve andan İslâmbol içre câmi‘in binâsına şurû‘ eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41b ·
metinde göster ·
… âdlardır. Ve her sütûn üzre seng-i gûnâ-gûndan kemerler var kim her biri kavs-ı
kuzahdan
nişân verir, dahi fevkında dâ’iren-mâdâr (---) aded kubbelerdir.
Ammâ bu haremin cânib-i erba‘asında kırkar ayak enli yan soffaları üzre cümle reng-â-reng amûd-ı azîmler üzre (---) aded zî-kıymet imâdlardır. Ve her sütûn üzre seng-i gûnâ-gûndan kemerler var kim her biri kavs-ı kuzahdan nişân verir, dahi fevkında dâ’iren-mâdâr (---) aded kubbelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
kemerlerdir kim gûyâ her biri birer yed-i Kudret kemeridir. {Ve hakîkatü'l-hâl …
mazmûnunca bir kavs-ı kuzah-vâr kemerlerdir kim gûyâ her biri birer yed-i Kudret kemeridir. {Ve hakîkatü'l-hâl mezkûr kemerlerin târîhi Kudret kemeridir. Sene 944.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45b ·
metinde göster ·
… rdan hâr [ü] hâşâk getirüp havza idhâl etdikde ol kurâ halkı tathîr edüp kavs-ı
kuzah-misâl
kemerleri {dahi} tathîr ederler. Bu kemerin cânib-i erba‘asında ma‘mûr [u] âbâd …
Ve bu havuzlara ve kemerlere nigâhbân üç pâre ma‘mûr kurâlar vardır kim seyl-i rahmet dağlardan hâr [ü] hâşâk getirüp havza idhâl etdikde ol kurâ halkı tathîr edüp kavs-ı kuzah-misâl kemerleri {dahi} tathîr ederler. Bu kemerin cânib-i erba‘asında ma‘mûr [u] âbâdân korular vardır. Cümle uşşâkân anda zevk [u] safâ ederler. Bir acâyib ü garâyib hıyâbânlardır kim medhinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… âhrâh üzre vâkı‘ olmuş (---) gözlü bir metin cisr vardır kim her tâkleri kavs-i
kuzahdan
nişân verir kantara-i muazzamdır. Sene (---) târîhinde (---) Hânın duhter-i pâk …
Nehr-i Nilüfer:, Bir uyûn-ı cârîdir kim mevsim-i bahârda aslâ geçid vermez bir âb-ı hayâtdır kim cânib-i kıblede Cebel-i Ruhbân'dır ve Keteli dağlarından ve Kestel dağlarından gelüp cem‘ olarak bu Filedâr sahrâsı içre cereyân edüp niçe bin mezâri‘ât [u] arz-ı mahsûldâr türâbları ve niçe nahlistân [u] gülistân yerleri saky edüp şâhrâh üzre vâkı‘ olmuş (---) gözlü bir metin cisr vardır kim her tâkleri kavs-i kuzahdan nişân verir kantara-i muazzamdır. Sene (---) târîhinde (---) Hânın duhter-i pâkîze-ahteri Nilüfer Sultân binâ etmeğin nehrin ve cisrin nâmına Nilüfer Cisri derler. Ol nehir bu sırât altından güzer edüp garb cânibinde (---)(---) mahalde Akdeniz'e munsab olur zülâl-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221b ·
metinde göster ·
… kâmil bir cisr-i azîm icâd etmişdir kim nehrin iki tarafından mebnî olup kavs-ı
kuzah
gibi birbirine bitişüp cisr-i azîm olmuş vâcibü's-seyr bir kantara-i ibret-nümû …
Menzil-i evsâf-ı Bafra: Canik sancağı hâkinde subaşılıkdır. Ve yüz elli akçe ma‘mur kurâlı kazâdır. Başka serdârı vardır. Samsun'a bir merhaledir. Ve Bafra cenûba meyl ile Samsun'un garb tarafındadır ve Bahr-i esved ile Bafra beyni iki fersahdır. Kızılırmak bu mahalle karîb Karadeniz'e mahlût olur kim Künânâbâd nâhiye{sinden berü gelüp Bafra'nın garb cânibînden cereyân eder. Ve bu Bafra kurbunda bu nehr üzre çam direkleri ile üstâd-ı kâmil bir cisr-i azîm icâd etmişdir kim nehrin iki tarafından mebnî olup kavs-ı kuzah gibi birbirine bitişüp cisr-i azîm olmuş vâcibü's-seyr bir kantara-i ibret-nümûndur. Bu Bafra'da iki câmi‘ ve iki hammâm ve esvâk-ı muhtasarı var ve cümle hâneleri ahşâb tahta ile mebnî hâne-i zîbâlardır}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
… r, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz göz cisr-i azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı
kuzahdan
ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret kemerinden ve tâk-i kisrâdan nişân verir kantar …
Ziyâret-i Burhân Dede: Niçe yüz keşf [ü] kerâmeti zuhûr etmiş ulu sultândır. Bu cisr dahi Sultân Bâyezîd-i Velî'nin hayrât [u] hasenâtından vâcibü's-seyr, memdûh-ı âlem olmuş on tokuz göz cisr-i azîmdir kim her bir kemerleri kavs-ı kuzahdan ve kehkeşân-ı semâdan ve kudret kemerinden ve tâk-i kisrâdan nişân verir kantara-i azîmdir. Bir başından bir başına dörd yüz elli adımdır. Böyle dîvâne cereyân eder nehr-i azîm üzre üstad-ı mi‘mâr, bennâ bir sırât inşâ etmiş kim inşâ‘allah diyâr-ı Anadolu'da misli yokdur kim garîb ve acîb cisr-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 280a ·
metinde göster ·
… adîm-i evvelde şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları ve tâk-i kisrâları kavs-ı
kuzahdan
nişân verir alâmetleri var. Sene (---) târîhinde Moğol kavmi Dağıstân ve Kumuk …
Evsâf-ı şehr-i Niyâz-âbâd, ma‘mûr [u] bünyâd: Şirvân hudûdunda Yezdcird Şâh binâsıdır. Kadîm-i evvelde şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâları ve tâk-i kisrâları kavs-ı kuzahdan nişân verir alâmetleri var. Sene (---) târîhinde Moğol kavmi Dağıstân ve Kumuk ve Kaytak kavmiyle yek-dil [ü] yek-cihet olup harâb [u] yebâb etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 311b ·
metinde göster ·
… r Sinân niçe sinîn-i ömr-i girân-mâye geçirüp var makdûrun sarf edüp bir kavs-i
kuzah-misâl
bî-bedel kantara îcâd etmiş kim seyyâhân-ı berr ü bihâr içre meşhûr-ı âfâkdır. …
Der-vasf-ı ibret-nümâ-yı âbâdân: Bu şehr-i kâdîmin esvâk [u] dekâkîn ve hân [u] câmi‘ ve imâret ü medrese ve sâ’ir ebniye-i hayrât [u] hasenât-ı gûnâ-gûnları alâ kadri'l-imkân ta‘rîf u tavsîf olunmuşdur. Ammâ şehrin cânib-i garba nehr-i Kızılırmak üzre bir sâ‘at şehre karîb iki kaya arasında Birgöz köprü nâm bir bî-bedel cisrdir kim Süleymân Hân asrında Koca Mi‘mâr Sinân niçe sinîn-i ömr-i girân-mâye geçirüp var makdûrun sarf edüp bir kavs-i kuzah-misâl bî-bedel kantara îcâd etmiş kim seyyâhân-ı berr ü bihâr içre meşhûr-ı âfâkdır. Bosna vilâyetinde Hersek sancağında Mostar köprüsü ve bu Karamân eyâletinde Kayseriyye sancağında bu Yalınızgöz köprüsü meşhûr-ı âfâkdır ve şehre karîb Koyun köprüsü ve Mazlûmoğlu cisri ve Âlî köprüsü ve ibret-nümâ Ulucâmi‘ ve kal‘a binâsı ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65b ·
metinde göster ·
… îmdir. Derûn-ı câmi‘ cümle dörd aded tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemer-i kavs-i
kuzahlar
üzre cümle kârgir kubbe ve toloz rıhtım kemer-i sağîrlerdir ve derûn-ı câmi‘de …
Cümle (---) aded câmi‘-i mülûk-i selef ve gayri ma‘bedgâhlardır. Evvelâ cümleden (---) semtinde Karamânoğlu İbrâhîm Beğ câmi‘i secdegâh-ı kadîmdir. Derûn-ı câmi‘ cümle dörd aded tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemer-i kavs-i kuzahlar üzre cümle kârgir kubbe ve toloz rıhtım kemer-i sağîrlerdir ve derûn-ı câmi‘de on iki aded amelî amûd-ı ser-âmedlerdir ve iki aded musanna kapuları vardır ve mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahâfili tarz-ı kadîm sâde-güzelidir ve âvîze-i maslûbât-ı şöhretler ile ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin ma‘bedgâh-ı atîk olmağın bu câmi‘de gâyet rûhâniyyet vardır ve bu şehr içre bundan ulu câmi‘ yokdur. Lâkin tûlen ve arzen ne kadar adım olduğu ve ne kadar âdem aldığı ma‘lûmum değildir. Ammâ bir minâre-i mevzûnu câmi‘den ba‘îd olup câmi‘in kıbâbları kireç ile mestûr olduğu mefhûmumdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70a ·
metinde göster ·
… yı azîmdir. Tâ vasatında namâzgâhı var. Eğri köprü nâmiyle meşhûr-i âfâk kavs-i
Kuzah'dan
nişân verir kehkeşân-âsâ her tâk-i Havernâkı semâya ser-çekmiş bir kantara-i az …
Evvelâ Bismillâh ile kal‘a-i Sivas'dan cânib-i şarka Sivas sahrâsı içre cereyân eden nehr-i Kızılırmağı Zığzığı cisri on sekiz göz kantara-yı azîmdir. Tâ vasatında namâzgâhı var. Eğri köprü nâmiyle meşhûr-i âfâk kavs-i Kuzah'dan nişân verir kehkeşân-âsâ her tâk-i Havernâkı semâya ser-çekmiş bir kantara-i azîmdir. Anı ubûr edüp yine cânib-i şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80a ·
metinde göster ·
… rdır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı
kuzahdan
nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûme …
Ol zamân ki Yanko ibn Madyan İslâmbol kal‘asın binâ etmeğe mübâşeret etdikde karındaşı târîh sâhibi Yanvan Kral kühene ve ilm-i hendesede ferîd-i asr idi. İslâmbol'a nehr-i Tuna'yı akıtmağa ta‘ahhüd edüp beş kerre yüz bin âdem ile Tuna'nın arz-ı irtifâ‘ın ilm-i hendese üzre alup hâlâ Tuna'nın Demirkapu ve Tahtalı nâm mahallinden kazup yedi senede İslâmbol kurbunda Âzâdlı nâm mahalle Tuna lağımların getirüp kendüsi karındâşı Yanko ibn Madyan'a gelüp "İşte bu mahalde Tuna'yı koyverdiler. İşte avret gibi saçından yedüp getirirler" deyince bi-emri Hudâ Tuna nehri şehr-i 105a İslâmbol'a girüp Yenibâğçe içinden cereyân edüp Lanka Kapusu kurbunda deryâya mahlût olmuş iken hemân mezkûr Âzâdlı karyesinden gâ’ib olup Kırkkilisa kurbunda Yenihisâr'da ve Pınarhisâr'da ve Pirevadi kurbunda Devne değirmânlarında ve bu Küçük Çekmece ve Büyük Çekmece'de nehr-i Tuna zâhir olur. Zîrâ niçe yerden Tuna'dan geldiği menfezleri zâhirdir. Ba‘zı zamân nehr-i Tuna'ya mahsûs morina balığı ve mersin balığı ve çıka mâhîleri bu buhayreden çıkar. Bir kerre Çekmece gölü sâhilinde Topkapulu Mahmûd Ağa yalısında otururken sayyâdlar bir küçük morina balığı sayd edüp Sultân İbrâhîm Hân'a hedâyâ getürdiler. Ma‘lûm oldu kim Tuna'dan menfezi vardır. Anınçün pek acı değildir. Acı deniz ile bu buhayrenin mâbeyni bir ok menzili alarkadır. Ammâ buhayreye eyyâm-ı şitâda niçe dere gelüp bu buhayreye munsab olup ayağı deryâya dâ’imâ cereyân edüp üzerinde Süleymân Hân'ın esâsı bir cisr-i azîm vardır. İtmâmı Selîm Hân-ı Sânî'de müyesser olmuşdur kim tâk-i Kisrâdan ve Kavs-ı kuzahdan nişân verir (---) göz bir kantara-i nüh-tâk-i revâkdır. İslâmbol'un cemî‘i Rûmeli diyârlarına giden hâs [u] âmmun memerridir kim hayrât-ı azîmedir. Bu buhayrenin cânib-ı selâsı ma‘mûr [u] âbâdân bâğlı ve bâğçeli çiftliklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 104b–105a ·
metinde göster ·
… . Cümle yigirmi altı göz kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş her kantara aynı kavs-ı
kuzahdan
nişân verir. 105b Şimâlden cenûba tûlu kâmil bir mildir. Cümle tîşe-i Ferhâd- …
Bu buhayre üzre ibtidâ bânîsi Süleymân Hân'dır. İtmâmı müyesser olmayup Selîm Hân-ı Sânî itmâm etmişdir. Bedest-i Koca Mi‘mâr Sinân. Cümle yigirmi altı göz kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş her kantara aynı kavs-ı kuzahdan nişân verir. 105b Şimâlden cenûba tûlu kâmil bir mildir. Cümle tîşe-i Ferhâd-ı kûhken destinde tıraş olmuş musaykal ve mücellâ taş ile mebnî bir cisr-i kavîdir kim memâlik-i Âl-i Osmân'da Geyve cisri ve Osmâncık kantarası ve Amasiyye pülü ve Batman cisri ve Çoban köprüsü ve Altun Halkalı köprü ve Rûmeli'nde Vişgrad cisri ve Mosdar cisri gibi cisrlere mânend ibret-nümâ-yı bî-mânend cisr-i serbülenddir. Bu dahi Rûmeli'ne gelüp gidenlerin memerri ibret-nümâ bir cisr-i azîmdir. Ve gâyet vâsi‘dir kim cemî‘i seyyâhân-ı berr [u] bihâr mâbeyninde meşhûr-ı âfâk kantara-i tâk-i revâkdır. Cisrin ortasında bir beyaz mermer-i ham üzre Karahisârî Hasan Çelebisi hattıyla Âl-i Osmân'ın ecdâdları esmâsıyla "Sultânu'l-memâlik ve'l-Arab ve'l-Acem es-sultân ibnü's-sultân es-Sultân Selîm Hân ibn Sultân Süleymân Hân ibn fülân fülân, tâ tâ, ilâ nihâyeti Âl-i Osmân" deyü eyle tahrîr etmiş kim hakkâ ki üstâd-ı mermer-bür mermer üzre yazmış ammâ sikke-i mermerde kazmış hâlâ zamânemiz üstâdları ana bir tîşe ve direfş urmağa kâdir değillerdir. Bu hatt-ı sihr-âsârların tahtında tahrîr olunan cisr târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105a–105b ·
metinde göster ·
… âlem olan kantara-i musanna‘ın biri dahi bu püll-i azîmdir kim her tâkı kavs-i
kuzahdan
nişân verir köprüdür. Târîh-i musanna‘ı budur:
Bu câmi‘in imâreti ve mekteb-i sıbyânı ve hân [u] hammâmı ve çârsû-yı bâzârı cümle rasâs-ı hâs ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur kim Süleymân Hân asrında Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ammâ minâresi ve câmi‘i gâyet musanna‘dır. Ve imâret-i dârü'z-ziyâfesinde dâ’imâ âyende vü revende ni‘meti mebzûldür. Ve nehr-i Meriç üzre on iki göz cisr-i azîm Koca Lala Mustafâ Paşa hayrâtıdır. Diyâr-ı Rûm'da memdûh-ı âlem olan kantara-i musanna‘ın biri dahi bu püll-i azîmdir kim her tâkı kavs-i kuzahdan nişân verir köprüdür. Târîh-i musanna‘ı budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147b ·
metinde göster ·
… bbe-i kebîr altında cümle sekiz aded kemerlerdir kim gûyâ her biri birer kavs-ı
kuzahdır
. Kubbe-i azîm bu kemerler üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu kemerler altında câmi‘in yemî …
Ve bu kubbe-i Selîmiyye'nin içinde mezkûr dör[d] amûd pâyelerden mâ’adâ dörd aded amelî pâyeler dahi var, amma anlar derûn-ı câmi‘de duran dörd pâyeler gibi meydânda değildir. Çâr-kûşedeki dîvârlara muttasıl pâyelerdir. Bu pâyelerin köşelerinde dîvâra muttasıl gûnâ-gûn ibret-nümûn eczâhân kürsîleri var kim her biri birer gûne sihr-i i‘câz ü müşebbek mermer-i hâmdan maksûreciklerdir. Ve kubbe-i kebîr altında cümle sekiz aded kemerlerdir kim gûyâ her biri birer kavs-ı kuzahdır. Kubbe-i azîm bu kemerler üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu kemerler altında câmi‘in yemîn ü yesârında ve kıble kapusu içre cümle yan maksûreleridir kim cemâ‘at-ı kesîre oldukda bu mahâfillerde ibâdet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 154b ·
metinde göster ·
… . Ve cümle sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı
kuzahvâr
kemerlerdir ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüs …
Evvelâ bu şehr-i Edirne-i taht-ı İdrivne içre ibret-nümâ-yı azîm Mihal Beğ köprüsüdür kim nehr-i Arda ve nehr-i Tunca ve nehr-i Meriç bu üç aded deryâ-misâl nehr-i azîmler birbirine mahlût olduğu mahalde binâ olunmuş bir sedd-i azîm ve bir tarz-ı tarh-ı kadîm, bir cisr-i arîz [u] vâsi‘ [u] tavîldir kim bu rûy-ı arzda mânendi yokdur. İllâ ki diyâr-ı Alaman'da nehr-i Tuna üzre Gulvar cisri ola yâhûd bu Edirne'ye bir menzil ba‘îd Koca Murâd Hân'ın (---) altmış dört göz Ergene cisri ola, ammâ bu kantara-i Mihal Beğ üç aded dîvâne enhâr üzre binâ olunması mu‘cez mertebesi bir kantara-i ibret-nümâdır. Bir tarafı cânib-i garba ve bir ucu taraf-ı şarka vâki‘ olup tûlu kâmil (---) adımdır. Ve gayet arîzdir kim her bâr üç araba yan yana ubûr eder. Ve fil cüssesi kadar taşlar ile mebnî ve kaldırımlı musanna‘ püll-i azîmdîr. Ve cümle sağîr ü kebîr (---)(---) aded göz tâk-i kisrâdan nişân verir kavs-ı kuzahvâr kemerlerdir ammâ Bosna serhaddinde Mostar köprüsü ve Kürdistân'da Batman köprüsü kadar tâkları âlî değildir, süflî de değildir. Kaddi kırk arşın âlîdir. Ammâ gûyâ sedd-i İskender'dir. Bu kantara-i ibret-nümânın tâ ortasında şehre girerken sol tarafda çâr sütûn üzre bir ârâmgâh [u] mesîregâh kubbe-i âlî kasr-ı kisrâsı vardır. Anda bu püllün târîhi böyle mastûrdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
… r kim metânetde gûyâ cisr-i Vişgrad'dır. Her uyûnu ayn-ı cârî üzre birer kavs-ı
kuzah-misâl
tâk-i tumturaklardır. Târîhi budur güfte-i Samâhî
Bu Çoban Kâsım Ağa bu cisr mahallinde koyun güderken Cenâb-ı Bârî kendüye İslâm müyesser edüp mürûr-ı eyyâm ile dergâh-ı âlî yeniçeri ocağında kul kethüdâsı olup Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in hapsinde iken "Ahdim olsun bu girdâbdan rehâ bulursam koyun gütdüğüm yirde bir cisr binâ edeyim!" deyü ahd edüp ba‘de'l-halâs "El-kerîmu izâ uhide vefâ" mazmûnu üzre dörd yüz kîse-i Rûmî masrûf edüp bu cisr-i azîmi inşâ etmişdir. Ammâ hakkâ ki vâhidü ke'elf bir kantara-i zîbâ-yı musanna‘dır kim metânetde gûyâ cisr-i Vişgrad'dır. Her uyûnu ayn-ı cârî üzre birer kavs-ı kuzah-misâl tâk-i tumturaklardır. Târîhi budur güfte-i Samâhî
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170a ·
metinde göster ·
… ce hâlâ meşhed-i İmâm Alî mahallinden bir nûr zâhir olup cânib-i kıbleye kavs-ı
kuzah
gibi müdevver çekilüp tâ Hazret-i Risâlet-penâhın kabr-i şerîfi üzre bir ucu ni …
Ol vakit kim cesed-i İmâm Alî'yi Arab cemmâl götürdüğü gice hâlâ meşhed-i İmâm Alî mahallinden bir nûr zâhir olup cânib-i kıbleye kavs-ı kuzah gibi müdevver çekilüp tâ Hazret-i Risâlet-penâhın kabr-i şerîfi üzre bir ucu nihâyet bulup yedi gün yedi gice kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp necm-i gîsûdâr gibi zâhir u bâhir ve sâbite idi kim zıyâsı cemî‘i ekâlîm-i seb‘aya fer verirdi. Ve birkaç kerre bu nûrdan şihâb gibi pâreler kopup Şâm üzre Mu‘âviye'nin dam-ı bâmına düşüp Mu‘âviye havfinden ka‘r-ı zemînde serdâb ve zîr-i zemînlere ve muzlim künce ve bunca yerlere girerdi. Âhir Mu‘âviye havfından lakve marazına mübtelâ olup andan vefât etdi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
… hr-i arîz ü amîk üzre, Kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp eflâke kemend atmış kavs-ı
kuzahdan
nişân verir bir cisirdir. Üstâd-ı bennâ var kuvvetin bâzûya getirüp bu cisrin y …
Ammâ bu Hasankeyf cisri temâşâ olıcak vâcibü's-seyr pül-i ibret-nümâdır. Şatt üzre, eyle bir dîvâne cereyân eder nehr-i arîz ü amîk üzre, Kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp eflâke kemend atmış kavs-ı kuzahdan nişân verir bir cisirdir. Üstâd-ı bennâ var kuvvetin bâzûya getirüp bu cisrin yemîn [ü] yesârında olan pâyelerine eyle rıhtım-ı Şeddâdî esâs bırağup üzerine bir kemer inşâ etmiş kim şehr-i Medâyin'de Tâk-i Kisrâ-yı Enûşirvân bu tâk-i Havernak'ın yanında bir bend-i revâkdır ve bu cisrin yemîn [u] yesârı cümle boşdur. Hâne hâne kâ‘a kâ‘a müte‘addid hücreler ve ıstabl-ı azîmler ve her hücrede Şatt'a nâzır pencereler ve şâhnişînler ile inşâ olunmuşdur. Bu cisir gûyâ nehr-i Batmân-ı azîm üzre inşâ olan Batmân cisrine müşâbihdir. Zîrâ Batmân cisri mukaddem binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 389b ·
metinde göster ·
… yerde eflâke ser çekmiş kayadan kayaya Kehkeşân-âsâ bir göz tâkı atılmış kavs-i
kuzahdan
nişân verir bir göz pül-i ibret-nümâdır, ammâ Batman cisri ve Hasankeyf kal‘ası …
Bir sarp ve zayyık yerde eflâke ser çekmiş kayadan kayaya Kehkeşân-âsâ bir göz tâkı atılmış kavs-i kuzahdan nişân verir bir göz pül-i ibret-nümâdır, ammâ Batman cisri ve Hasankeyf kal‘ası cisri gibi kemeri içinde hânı ve hücre ve matbahları yokdur. Hemân ibret-nümâ bir göz cisr-i musanna‘-i garâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 16a ·
metinde göster ·
… ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i
kuzahdır
. Gerçi Van ile Erzurûm arasında nehr-i Araz üzre Altun Halkalı Köprü ve yine ne …
Bu kasabanın cânib-i garbında Edirne'ye giderken hemân şehir dibinde nehr-i Yene ve nehr-i Ergene ve nehr-i Istıranca ve Yenehisâr ve Bunarhisâr suları cümle bir yere cem‘ olup nehr-i azîm Ergene oldukda bu kasaba dibinde mezkûr nehirler üzre merhûm Sultân Murâd Hân-ı Sânî tâbe serâhu bir cisr-i azîm inşâ etdirmiş kim Rûm ve Arab u Acem ve Belh u Buhârâ ve Luristân ve Moltan ve Maskov ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Filimenk ve diyâr-ı Alman ve bî-amânda nazîri yok bir püll-i kavs-i kuzahdır. Gerçi Van ile Erzurûm arasında nehr-i Araz üzre Altun Halkalı Köprü ve yine nehr-i Araz üzre Erzurûm'un Hasankal‘ası kurbunda Çoban Sultân köprüsü ve Kürdistân'da nehr-i (---) üzre Hasankeyf cisri ve Diyârbekir eyâletinde Hazzo kal‘ası kurbunda nehr-i Batman üzre Batman kantarası ve Kırşehri kurbunda nehr-i Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve yine nehr-i Kızılırmak üzre Osmâncık şehrinde Köprü ve Geyve kasabası kurbunda nehr-i Sakarya üzre Geyve cisri ve diyâr-ı Rûm'da şehr-i Edirne içre Mihâl köprüsü ve ana karîb Mustafâ Paşa cisri nehr-i Meriç üzeredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
Ve "Cümle yüz yetmiş dörd gözdür" deyü tastîr eylemiş, ammâ her gözleri kavs-i kuzah kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş tâ Kisrâ-yı tâk-ı Havernâk tâk-ı revâk-ı nüh-tâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… kebîri var kim her bir kemerleri kehkeşân-âsâ âsumâna ser çeküp her biri kavs-i
kuzahdan
ve tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Anadolu'da nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'n …
Ve bu şehir içre hayrât-ı ibret-nümâsının biri dahi nehr-i azîm dîvâne Drin üzre on bir göz bir cisr-i kebîri var kim her bir kemerleri kehkeşân-âsâ âsumâna ser çeküp her biri kavs-i kuzahdan ve tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Anadolu'da nehr-i Sakarya üzre Bâyezîd-i Velî'nin Geyve köprüsü ve Kızılırmak üzre Çâşnigîr köprüsü ve nehr-i Araz üzre Altun Halkalı köprü ve yine nehr-i Araz üzre Hasankal‘ası kurbun[d]a Çoban köprüsü ve Hazzo kurbunda Batman cisri ve Hısn Keyfâ püllü ve Adana ve Misis köprüleri cümle meşhûrdur, ammâ Rûmeli'nde Çekmece cisirleri ve Hersek sancağında Mostar cisri bir göz püll-i ibret-nümâdır, ammâ bu Vişegrad cisrini görüp ilm-i hendese ve ilm-i mi‘mârîden haberdâr olan bu cisr-i azîmi gördükde akıllar perîşân olur. İbtidâ esâsına târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 165b ·
metinde göster ·
… e gürleyerek eyle çıkdı kim tâ nihâyet mâ evc-i semâya urûc edüp ba‘dehu kavs-ı
kuzah-vâr
şazrevânı baş aşağı nehr-i Tuna'ya dökülüp nîm sâ‘at temâşâsında 97a dem-best …
"İmdi oğullar korkman sehel alarka durun" deyüp ibtidâ damın mezkûr bacasının kapağın açup kârhane küşâde olup mezkûr ılıcanın Tuna'ya akan yolun sed edüp kârhâne içre olan çarh-ı âlînin su girecek ağaç hâneciklerin içlerine su dolunca hemân dollâblar deverân etmeğe başlayup el-azametullâh bir gürüldü kopdu kim gûyâ haşr [ü] neşrden bir yevmü'n-nüşûr olup ba‘zı çarhlar sağa ve niçesi sola deverân edüp cümle çarhlar birbirlerine girüp gûyâ sâ‘at gibi çarhları deverân ederken hemân âsiyâb-bâz koca baba-yı kurnaz "Korkman oğullar" deyüp bir demir çeşme lülesi gibi lüleyi kuvvet ile burup çevirince kal‘aya çıkan su borusundan âdem gerdânı kalınlığı bir su evc-i âsumâna mezkûr baca deliğinden taşra çıkup üç Süleymâniyye minâresi kaddi su evc-i semâya gıjlayarak ve gürleyerek eyle çıkdı kim tâ nihâyet mâ evc-i semâya urûc edüp ba‘dehu kavs-ı kuzah-vâr şazrevânı baş aşağı nehr-i Tuna'ya dökülüp nîm sâ‘at temâşâsında 97a dem-beste ve hayrân olduk, ammâ Hudâ'ya ayândır ibtidâ suyun pertâb etdiğinden zehremiz çâk menzilimiz hâk olayazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96b–97a ·
metinde göster ·
… ‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa bir kantara-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ kavs-ı
kuzah
gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olup bir kayadan bir kayaya bir tâk etmişdir …
Sene (---) târîhinde bu cisr-i vâcibü's-seyri dahi Sultân Süleymân Hân'ın fermânıyla Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân Ağa bir kantara-i azîm inşâ etmişdir kim gûyâ kavs-ı kuzah gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olup bir kayadan bir kayaya bir tâk etmişdir kim gûyâ Bağdâd-ı behişt-âbâdda tâk-ı Kisrâ'dır. Şehr-i Mostar'ın tâ vasatından cereyân eden nehr-i Neretva üzre bu püll-i ibret-âsâr binâ olunup iki başı kal‘a olmak ile şehrin bir tarafından bir tarafına bu sırâtdan gayri yerden ubûr olunmak bir vech ile mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
aynı bu köprü binâ oldu, / Var mı bu cihân içre mânendi hey Allâhım, / İbretle …
Kavs-ı kuzahun aynı bu köprü binâ oldu,Var mı bu cihân içre mânendi hey Allâhım,İbretle bakup dedi târîhini bir ârif,El geçdiği köprüden biz de geçeriz şâhım.Sene 973.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… bir âb-ı hayât su getirdmişdir kim bu da vasfdan hâric ve beyândan âric kavs-ı
kuzah-misâl
tâklerdir kim kaddi kâmil seksen zirâ‘-ı Mekkî bâlâdır. Bu binâ-yı temâşâ-yı Sü …
Ve bu hayrât hasenâtlara karşılık bu şehr içre Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir konak yerden dağları ve belleri Ferhâd-vâr deldirüp bir kayadan bir dağa kâmil altmış göz tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kemerler ile bir âb-ı hayât su getirdmişdir kim bu da vasfdan hâric ve beyândan âric kavs-ı kuzah-misâl tâklerdir kim kaddi kâmil seksen zirâ‘-ı Mekkî bâlâdır. Bu binâ-yı temâşâ-yı Süleymân'ı Feylekos'un bu Kavala kal‘asına mu‘âdildir kim bu şehri mâ-i hayât ile saky etmişdir. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216b ·
metinde göster ·
Temâşâhâ-yı câmi‘-i Sultân Hortaç kuddise sırruhu: Bu câmi‘-i pür-envâr bir müdevver dîvâr üzre sekiz aded tâk-i Kisrâ-misâl kemerlerdir kim her biri birer kavs-ı kuzahdan nişân verir gûyâ kudret kemeri üzre kubbe-i nîlgûn-ı ser-nigûn kâsesi İslâmbol'da olan Ayasofya-i Kebîre'nin kubbesinden beş ayak küçükdür, deyü mi‘mârârân-ı hısârân eyle nakl etdiler. Eyle bir kubbe-i bâlâdır kim âdem ibret nazarıyla nigerân etdikde dembeste vü hayrân olup merdüm-i dîdeleri hîrelenüp engüşt ber-dehen eder, zîrâ bu kubbe-i âlînin sekiz aded tâkleri ve kâse-i nîlgûnu hurde münakkaş zî-kıymet ahcârlar ile nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn olup üstâdân-ı selef var makdûrun sarf edüp bu kubbe-i mînâya eyle tasarruflar etmiş kim bu atlâs-ı felek-gerdûnda eyle bir kârgerliği Şeddâd'ın bâğ-ı İrem'inde bir mi‘mâr-ı selef etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226a ·
metinde göster ·
… sü kadar ola ve ol cisre müşâbeheti de vardır. Hattâ kırk kulaç bâlâ bir kavs-ı
kuzahdan
nişân verir vâcibü's-seyr musanna‘ bir köprüdür.
Bu püll-i ibret-nümâyı üstâd-ı bennâ-yı selef var makdûrun sarf edüp bir kayadan bir kayaya bir göz bir kantara etmiş, ammâ gûyâ tâk-i Kisrâ'dan nişân verir. Küçük görünür ammâ Hersek vilâyetinde Mostar köprüsü kadar ola ve ol cisre müşâbeheti de vardır. Hattâ kırk kulaç bâlâ bir kavs-ı kuzahdan nişân verir vâcibü's-seyr musanna‘ bir köprüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
… -ı âbâdân: Cümleden nehr-i Kösdem üzre on aded göz Hasan Beğ Gâzî cisri, kavs-ı
kuzahdan
nişân verir bir püll-i ra‘nâdır [ve] metîndir. Ve
Der-binâ-yı cüsûr-ı memerr-i nâs-ı âbâdân: Cümleden nehr-i Kösdem üzre on aded göz Hasan Beğ Gâzî cisri, kavs-ı kuzahdan nişân verir bir püll-i ra‘nâdır [ve] metîndir. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 236b ·
metinde göster ·
… e elli aded kemer gözler var kim her biri kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı
kuzah-misâl
tâk-i Kisrâlardır kim aceb hayrâtdır.
Diğer binâ-yı ibret-nümâ-ı hayrât-ı mâ-i kevser: Mukaddemâ bu şehr-i azîm susuz olmak ile sene (---) târîhinde Kapudan Halîl Paşa bu şehre beş sâ‘atlik yerden dağlardan ve deşt-i hâmûnlardan Ferhâd gibi su getirmişdir kim kat-ender-kat kemerlerdir. Ancak bu varoş içinde Mustafâ Paşa câmi‘i önünde elli aded kemer gözler var kim her biri kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı kuzah-misâl tâk-i Kisrâlardır kim aceb hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
… i’r-i mâya var makdûrun sarf edüp kuyu üzre sekiz yerden pâyendâzlar üzre tâk-i
kuzahlar
binâ edüp kuyu üstünde ortası delik bir kubbe-i âlî edüp etrâfını alçacık dîvâr …
Der-çâh-ı mâ-i imârât: Bu âb-ı hayât kuyu bir musanna‘ temâşâgâhdır kim üstâdân-ı Freng-i asfer-reng bu bi’r-i mâya var makdûrun sarf edüp kuyu üzre sekiz yerden pâyendâzlar üzre tâk-i kuzahlar binâ edüp kuyu üstünde ortası delik bir kubbe-i âlî edüp etrâfını alçacık dîvârcık edüp dahi etrâfına incecik mermer sütûncuklar edüp dahi üstüne asma kameriyyeleri edüp câ-be-câ etrâfında soffalar ve dikkeler etmiş kim gûyâ bir kasr-ı âlî olup mezkûr kuyu bu kubbe altında binâ olunmuş bu kasr-ı a‘lânın taşrasından yokuş yukaru atlar ile çıkılır bir yolu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… nlidir ve musanna‘dır. Bir başından bir başına kâmil beş yüz adımdır kim kavs-i
kuzahdan
nişân verir kantaradır.
Ve bu Çomaklı nehri üzre şehir kenârında bir göz cisir vardır. Çam direklerinden üstâd-ı kâmil iki tarafdan kırlankıc kanadı-misâl birbiri üzre galyon sütûnları gibi serâmed direkleri bir san‘at-ı acîbe etmiş kim zamânımızın üstâdları ana hayran olurlar, eyle bir vâcibü's-seyr cisr-i haşeb-i musanna‘dır. Bu cisr-i ibret-nümânın misli Rûmeli'nde Hersek vilâyetinde Foça şehrinde nehr-i Dirin üzre Sokollu Mehemmed Paşa'nın ağaç cisridir. Ammâ bu Gördüs cisri andan enlidir ve musanna‘dır. Bir başından bir başına kâmil beş yüz adımdır kim kavs-i kuzahdan nişân verir kantaradır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y27b ·
metinde göster ·
Ve şehrin şarkında evc-i âsumâna ser çekmiş kavs-i
kuzahdan
nişân verir tâk-ı revâk ser-bülend su kemerleri var kim hâlâ bir pâdişâh bir tâ …
Ve şehrin şarkında evc-i âsumâna ser çekmiş kavs-i kuzahdan nişân verir tâk-ı revâk ser-bülend su kemerleri var kim hâlâ bir pâdişâh bir tâkın binâ etmeğe kâdir değildir. Bu gûne binâ-yı azîmleri var kim görenin aklı perîşân olur. Ve bu binâların cümlesi beyâz mermerler ile mebnîdir. Ve harâbistânı içre niçe bin Ayasofya amûdları gibi mermer sommâkî ve zenbûrî sütûnları var kim zîr ü zeber olup yatır. Ve niçe bin tâk-ı Kisrâ-misâl kemerler ve havz u şâzrevânlar harâb olmadadır. Hattâ İslâmbol'da Süleymâniyye ve Yeni câmi‘ içinde olan ibret-nümâ amûdlar ve zî-kıymet ahcâr-ı garîbeler cümle bu şehirden gitmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·
Ve yine bu Üç Göz cenbinde tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîler ve amûd-ı müntehâlar var. Ve Üç Göz dahi kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kavs-ı kuzahdan nişân verir tâk-ı Havernak'dır. Ahâlî-i beledin nakilleri üzre Hazret-i Süleymân'ın binâsıdır, derler. Hakkâ ki dîv-i Süleymânî binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
… iki amûd-ı müntehhadır. Ve bu sütûnlar üzre tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kavs-i
kuzah-vâr
kemerler üzre harpüşte tahta tavanlı kubbedir, kâ[r]gîr değildir.
El-hâsıl vâcibü'z-ziyâret bir câmi‘-i atîkdir. Ve kıble kapusundan tûlu tâ mihrâba varınca yüz seksen beş ayakdır ve yan kapudan yan kapuya arzı altmış beş ayakdır. Ve mihrâbın iki yanında yan soffaları vardır, anların dahi arzı yüz otuz ayakdır. Ve câmi‘in içinde iki yanında tâ mihrâb soffasına varınca sekiz serâmed sommâkî la‘l-gûn sütûn-ı müntehâlar ki her biri cemâ‘at-vâr kıbleye müteveccih olup dururlar ve dörd dahi amelî sütûndur. Bu hisâb üzre cümle on iki amûd-ı müntehhadır. Ve bu sütûnlar üzre tâk-i Kisrâ'dan nişân verir kavs-i kuzah-vâr kemerler üzre harpüşte tahta tavanlı kubbedir, kâ[r]gîr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y119a ·
metinde göster ·
… ---) (---)(---) sütûnlar üzre yine üç yüz aded kemerlerdir kim her biri kavs-i
kuzahdan
nişân verir.
Ve bu câmi‘-i şerîfin serâpâ (---)(---) pûşîde. Ve bu câmi‘in içinde haremiyle cümle sağîr ü kebîr üç yüz amelî müdevver sütûnlardır. Cümlesi yigirmişer (---)(---)(---) sütûnlar üzre yine üç yüz aded kemerlerdir kim her biri kavs-i kuzahdan nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
… cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i kavs-i
kuzah
ve kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Üstâd-ı kâmil Koca Mi‘mâr Sinân rahmetull …
Bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre sadrenc nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i kavs-i kuzah ve kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Üstâd-ı kâmil Koca Mi‘mâr Sinân rahmetullâhi aleyh bu tâklara var makdûrun sarf edüp arz-ı ma‘rifet içün mesâfe-i ba‘îdelerden gûnâ-gûn zî-kıymet ahcârât getirdüp eyle tâklar bünyâd etmiş kim her birine im‘ân-ı nazarla nazar olundukda merdüm-i çeşm hîrelenüp, mısra‘-ı târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a–Y337b ·
metinde göster ·
… i Dünyâ âdemleri bunda çokdur. Tibir ve palasanta ve Yeni Dünyâ ağacı ve kavs-i
kuzah
misâli balık kemikleri getürürler. Cümleden gümrük alınup yedi kral hisse alırl …
Krallarına "Donkarka" derler. Bu elkâb hemân krallara mahsûsdur, sultân yerinedir. Yohsa her kralın yine gayrı isimleri vardır. Hakîr yetmiş dörd Ramazânında bunda geldikde kralları iki kız karındaş iştirâk-i sevî üzre donkarkalık ederlerdi. Tahtları Lonçat'dır, ammâ yedi kralın vezîrleri oturur bir şehirdir. Zîrâ karşusu İngilis'in büyük cezîresidir. Ve Yeni Dünyâ iskelesidir. Yeni Dünyâ âdemleri bunda çokdur. Tibir ve palasanta ve Yeni Dünyâ ağacı ve kavs-i kuzah misâli balık kemikleri getürürler. Cümleden gümrük alınup yedi kral hisse alırlar. İslâmbol kadar Lonçat şehridir, ammâ tahtânî bâğları ile seyrek hânelerdir, anıniçün büyük şehir görünür, ne ân ki İslâmbol gibi kat-ender-kat ola. Ammâ âb [u] havâsına aşk olun. Bâlâda evsâfı tafsîl üzre tahrîr olunmuşdur, nazar oluna. Sikkelerinde iki kız tasvîrin yanyana yazarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35a ·
metinde göster ·
… 89b⟧ üzredir. Bu hisâb üzre cümle sekiz yüz yigirmi amûd-ı müntehâ üzre kavs-ı
kuzah-misâl
tâklardır.
Ve ibtidâ binâ oldukda cânib-i erba‘asında dîvârları yoğimiş, cümle amûdlar üzre binâ olunmuş. Hâlâ câ-be-câ amûdların başları ba‘zı yerde nümâyândır. Üç yüz amûd dahi anda vardır. Ve mü’ezzin mahfili dahi sekiz sütûn Y 89b üzredir. Bu hisâb üzre cümle sekiz yüz yigirmi amûd-ı müntehâ üzre kavs-ı kuzah-misâl tâklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89a–Y89b ·
metinde göster ·
(---) göz bir cisr-i azîmdir. Mısır'dan Kalyûb'a ve Mansûr ve Dimyât'a gidenler …
Kantaratü'l-Melikü't-Tâhir: kavs-i kuzah-vâr (---) göz bir cisr-i azîmdir. Mısır'dan Kalyûb'a ve Mansûr ve Dimyât'a gidenler bu köprüden ubûr ederler. Bir sırât-ı azîmdir, hayli mesâfeden nümâyândır. Anı görüp ubûr etdik. Ba‘dehu yine Nîl kenârında,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y279b ·
metinde göster ·
… mle otuz iki mermer sütûndur. Ve harem etrâfı serâpâ elli iki sütûn üzre kavs-ı
kuzahdan
nişân verir tâklar üzre sâde-rû tavandır. Sütûhu kirec ile mestûrdur.
Ulu Câmi‘: Tûlen yüz adımdır, arzan yetmiş adımdır. Mihrâb tarafı cümle otuz iki mermer sütûndur. Ve harem etrâfı serâpâ elli iki sütûn üzre kavs-ı kuzahdan nişân verir tâklar üzre sâde-rû tavandır. Sütûhu kirec ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298a ·
metinde göster ·
… etmeğiçün bu yedi başlı su‘bânı sihr ile kırmızı somâkîden edüp kuyruğun kavs-i
kuzah-vâr
devr edüp harekete başlar, tâ binâ olunduğu dağdan gıjgırup yürüyerek bu çemenz …
"Hazret-i Mûsâ ile Fir‘avn kıssaları cemî‘i tevârîh kütüblerinde mastûrdur. Ol asırda bu Rümeyle'de bir sehere var imiş. Fir‘avn buna haber gönderüp ‘Sen dahi bir ma‘rifet izhâr edüp imdâdıma gelesin’ deyü haber geldikde bu dahi yed-i tûlâsını ayân u beyân etmeğiçün bu yedi başlı su‘bânı sihr ile kırmızı somâkîden edüp kuyruğun kavs-i kuzah-vâr devr edüp harekete başlar, tâ binâ olunduğu dağdan gıjgırup yürüyerek bu çemenzâr mahalle gelince bi-emrillâh taş olup kalmışdır" deyü melik ve ulemâları nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y429a ·
metinde göster ·
… Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i
kuzah-vâr
kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre …
Cisr-i Lâhûn: Mısır diyârında meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmdir. Bizzât Hazret-i Yûsuf binâsıdır. Ol zamândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm Esved cibâli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·