… p mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre beşer onar bal ve yağ ile perveriş olmuş
lahm
u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmları kafâdâr olup pür-silâh ubûr edüp ardl …
Ba‘dehu bakkâlbaşı cümle güzîde askerleriyle pür-silâh olup mün‘im bakkâllar küheylân atlar üzre beşer onar bal ve yağ ile perveriş olmuş lahm u şahm sâhibleri pençe-i âfitâb gulâmları kafâdâr olup pür-silâh ubûr edüp ardları sıra sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler güzîde askerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… ma‘sûm, bu varta-i serencâm-ı düşvârdan halâs olup yevm-be-yevm tendürüst olup
lahm
u şahm sâhibisi oldu. Ammâ ol gulâmın vücûdunda aslâ ser-i mûdan eser kalmayup …
Gerçi ol ma‘sûm, bu varta-i serencâm-ı düşvârdan halâs olup yevm-be-yevm tendürüst olup lahm u şahm sâhibisi oldu. Ammâ ol gulâmın vücûdunda aslâ ser-i mûdan eser kalmayup vücûdu pâlûde gibi dir dir ditreyüp kelle-i bî-devleti muşa‘şa‘ bir kabak gibi şu‘ledâr idi. Ve vech-i cebîninde ne kaş ve ne kirpik ve ne şevârib-i şecî‘ manzarası ve'l-hâsıl cemî‘i endâmında ser-i mûdan bir eser kalmayup hemân bir kırmızı vücûd-ı benî âdem idi. Ammâ lisânı ebedü'l-âbâd anlanılmaz idi. Hemân bir sinek gibi vızırlar ve kedi gibi mır mır mav deyüp sızlardı. Ammâ ekseriyyâ lisânından anlanan lehce-i mahsûsası kabru kurbı kabru kurba hafru hafru der idi. Ammâ yine evvelki gibi burnunun orta direği olmamak ile hım hım olmuş benî âdem gibi fakîr gulâm genzinden söylerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217a ·
metinde göster ·
… e kal‘ası tarafında Mankıt illeri bunların yurdlarıdır. Gâyet semîn atları olur
lahm
[ü] şahmları ceyran lahmından fark olunmaz. Gâyet mukavvî ve serî‘u'l-hazm atla …
Bu hakîrin ibtidâ at eti yiyüp Tatar askeriyle sefer eşdiğimiz bu Azak senesidir. Bu hakîr gerçi Tatar Hâna müntesib idik. Ammâ kabîle-i Mansûrlu beğlerinden Kaya Beğ kovuşuyla eşüp yovar bar-keşi idik. Yarar nâmdâr ağırmak atlarımız var idi. Ve bu kabâ’il-i Mansûrlu Kırım'ın yurd ekeleridir, ya‘nî Kırım cezîresinin sâhibleridir. Gözleve kal‘ası tarafında Mankıt illeri bunların yurdlarıdır. Gâyet semîn atları olur lahm [ü] şahmları ceyran lahmından fark olunmaz. Gâyet mukavvî ve serî‘u'l-hazm atlarının etleri olur. Bu menzîlde sabâh olup şems-i âteş-tâb kulle-i felekden tulû‘ edince cümle 263a kovuşlardan öt ağaları taraf taraf köslerin çalınca cümle Tatar sadaklanup savatlanup atlara süvâr olup 9 sâ‘at yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 262b–263a ·
metinde göster ·
u şahm sâhibi olduklarından anları at ve katır götürmeğe tahammül edemediklerin …
{Evsâf-ı kavm-i kabîle-i Kaytak} Ve bu diyârda Kaytak kavmi derler, yigirmi bin kadar kavmdir kim Dağıstân hududundadır. Ba‘zı zamân Aras şehrine ve ba‘zı zamân Şekî şehrine gelüp bâzârlık ederler. Bir acîbü'l-heykel, dâbbetü'l-arz-misâl kazan başlı ve tobra taçlı ve iki parmak enli kaşlı ve omuzlarında birer âdem karâr edecek kadar vâsi‘ ketefli ve sînesi vâsi‘ ve beli ince ve uylukları semîn ve tabanları yassı ve gözleri 311b müdevver ve ahmerü'l-levn vech-i münevver kişilerdir. Ammâ Şâfi‘iyyü'l-mezheb geçinirler cüssedâr âdemlerdir. Kaçan Aras ve Şekî kal‘ası bâzârlarına gelseler cümlesi piyâde sahrâya inüp Şekî arabalarına süvâr olurlar. Zîrâ lahm u şahm sâhibi olduklarından anları at ve katır götürmeğe tahammül edemediklerinden arabalara ve mefret câmûslara eğer urup câmûslara süvâr olup başlarında hammâm kubbesi kadar destârlarıyla Kırım kadısı gibi şavârıp-tırâş ve zekan-dırâz olup iki cânibine muhteşemâne selâm vererek ubûr etdiklerinde gûyâ bir sürü kavm-i Deccâl ubûr eder. Bir acîb ve garîb acebe-likâ oğuz tâ’ifelerdir. Cümle Gîlân ve Şirvân ve Şamâkî halkının masharalarıdır. Gâyet Oğuz kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 311a–311b ·
metinde göster ·
… min ayağı yanar. Ba‘zı yerleri hafr edüp kârbân halkı ol hafr içine tancere ile
lahm
ve gayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül eder …
Bu kal‘a ile Demirkapu kal‘ası mâbeyni leb-i deryâ ile dörd konakdır. Mâbeynde nevâhî-i Müskir kendleri vardır kim her bir kendi birer büleyde-i ma‘mûredir. Ve göçer-evli Terekeme kavmi vakt-i zemistânda obaları ile konup göçerler. Ve yine bu Bakü'nün cânib-i şarkîsinde şehr-i Şaburan üç menzildir ve kal‘a-i Şemahı yine şarkîsi tarafında beş konakdır ve yine Bakü'nün şîmâlî tarafında şehr-i Gîlân (---) konakdır ve Şamâkî'nin bender iskelesidir. Çîn-i Hıtâ ü Hoten'den ve Fağfûr ü şehr-i Zenândan ve Kalmah ve Moskov'dan dâ’imâ elçiler ve ağır bâzargânlar gelüp metâ‘ getirirler. Ve dâ’imâ Moskov elçileri gelüp rehn dururlar. Acem diyârına ekseriyyâ semmûr ve balık dişi ve zincâb ve Bulğarî telâtin ve niçe elvân metâ‘-ı gûnâ-gûn Moskov diyârından Gîlân'a ve bu Bakü'ye çıkar ve bu Bakü'den tuz ve neft ve za‘ferân ve harîr alup Moskov'a götürürler. Zîrâ za‘frânı ve harîri Lahîcân'dan şeffâflı ibrişimi olur ve Anadolu'da Za‘ferânborlu'sunda latîf za‘ferânı olur. Ve bu Bakü nâhiyelerinde ba‘zı şûre yerler vardır. At ve âdem basup sehl dursa atın tırnağı ve âdemin ayağı yanar. Ba‘zı yerleri hafr edüp kârbân halkı ol hafr içine tancere ile lahm ve gayrı ta‘âm koyup ân-ı sâ‘atde zemînin herâretinden ta‘âm pişüp tenâvül ederler, aceb hikmet-i Hudâdır. Bu şehrin cânib-i şimâli kurbunda nehr-i Kür deryâ-misâl olup Bahr-i Haraz'a munsab olur. Ba‘zı zemân Moskov'un Kazak-ı Akı kenarı sazlı gemileriyle bu Kür nehrine girüp âmedânî Acem şehirlerin nehb ü gâret edüp niçe bin Acem esîriyle mâl-ı ganâ’im alup esîrleri Gîlân bâzârına götürüp emân ile fürûht eder. Bir nehr-i azîmdir kim Tuna'ya mânend arîzdir, lâkin amîk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b ·
metinde göster ·
… subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas
lahm
pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i r …
Şâm hâkinde sene (---) târîhinde Mehemmed Hân vezîrlerinden Fâtih-i Yemen Sinân Paşa evkâfıdır. Bir çöl [ü] çölistân içre kal‘a-misâl toplu ve tüfenkli bir hân-ı azîmdir. Üç yüz asker ile mütevellîsi hâkimdir. Yetmiş pâre kasaba-misâl evkâf kurâları vardır. Bu hâna on bin âdem atiyle deve katar-ı mehâriyle gelüp meks etseler yine bir cânibi hâlî kalır, tâ bu mertebe hâyrât-ı azîmdir. Gûnâ-gûn kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve mastabalar ve beş bin at alır ıstablı ve başka develiği ve başka harem odaları ve imâreti ve kilârı ve furûnu ve müferrâh hammâmı ve kırk aded dükkânları ve başka mütevellî sarâyı ve paşalar içün başka sarâylı bir hân-ı azîmdir kim cümle âsâr-ı binâsı kârgîr kıbâblar ile inşâ olunmuştur. Cümle rûy-ı dîvâr silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar getirirler ve her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem mukarrerdir. Murtezâ Paşa efendimize mütevellî Kâsım Ağazâde Mustafâ Çelebi bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim ta‘bîr olunmaz tâ bu mertebe bir hân-ı kadîm ve hayrât-ı azîmdir kim Arab u Acem'de Katîfe Hânı meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘atde, 28b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a–28b ·
metinde göster ·
… sığıra yedi gün su verseler bi-emr-i Hudâ ölüm mertebesinde ise halâs olup eyle
lahm
u şahm sâhibi cüssedâr ola kim gûyâ sevr-i Hamele-i arz ola. Lisân-ı Urbân'da d …
Hâssa-i sâlis: Bu ayn-ı nâbdan bî-tâb u bî-mecâl sığıra yedi gün su verseler bi-emr-i Hudâ ölüm mertebesinde ise halâs olup eyle lahm u şahm sâhibi cüssedâr ola kim gûyâ sevr-i Hamele-i arz ola. Lisân-ı Urbân'da darb-ı meseldir kim, bir âdem semîn ve batı'l-hareke olsa "Akye sevri gibi olmuş" derler. 43b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43a–43b ·
metinde göster ·
… ir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye
lahm
bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ …
Bu şehir içre haftada bir azîm bâzâr durup çârsû ortası meydân-ı azîminde âdem deryâsı olur. Halkı cümle Ulah Boğdan ve Bulkarca kelimât ederler, ammâ Eflâk lisânın fasîh bilirler. Ve halkı gâyet sahiyyü'l-vücûd ve garîb-dost, ehl-i zevk, muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir kim bây [u] gedâya ni‘metleri mebzûldür. Zîrâ bir ganîmet şehirdir. On kavun bir penezedir. Her kavun onar vakıyye gelir. Penez, gümüş ile bakırlı bir gûne Eflâk keferesi hattıyla meskûk akçedir, ana penez derler. Tuna kenarındaki benderlerde ve şehirlerde râyicdir. Gayri şehirlerde geçmez bir gûne bakır akçedir. Ve on karpuz yine bir peneze ve bir vakıyye ekmek bir peneze ve bir vakıyye lahm bir peneze ve bir teneke bal dörd peneze ve bir vakıyye yağ on peneze. Her metâ‘ ana göre kıyâs oluna. Bir ganîmet şehirdir. Bu büleydenin garbîsi cânibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Lum cânib-i cenûbda tâ Kızanlık dağlarında Tur ve Akutaran ve Kabirova dağların[dan] gelir âb-ı hayât sudur. Kırk elli gûne lezîz mâhîleri olur. Hattâ Tuna sâhilinde sâkin olan kimesneler mâbeyninde bir âdem semîn ü cesîm olsa "Lum suyu balığı gibi semiz olmuş" deyü darb-ı mesel olmuşdur. A‘yân [u] eşrâfından Çavuşzâde Çelebiler Paşanın hânesi sâhibi idi. Ve Serdâr Alî Beşe,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b ·
metinde göster ·
… mızda zevk u safâ edüp cemî‘i atlarımız tirfil ve yonca ve ayrık ile cayırlanup
lahm
u şahm sâhibi oldular kim ta‘bîr olunmaz. Cânib-i erba‘a kasabalarından ehl-i s …
Menzil-i sahrâ-yı âsîtâne-i Batova, ya‘nî Akyazılı Sultân: Leb-i deryâ-yı Siyâh'da vâki‘ olmuş bir ferahfezâ-yı lâle‘ızâr hâmûndur kim kâmil kırk gün âsâyiş edüp hayme ü hargâhlarımızda zevk u safâ edüp cemî‘i atlarımız tirfil ve yonca ve ayrık ile cayırlanup lahm u şahm sâhibi oldular kim ta‘bîr olunmaz. Cânib-i erba‘a kasabalarından ehl-i sûk gelüp bir azîm ordu-yı bâzâr olup leb-i deryâda olan bender-i Varna ve kasaba-i Balçığ ve Kavarna ve Keligra ve Mankalya şehirlerin Kazak-ı Ak keferesinden muhâfaza ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b ·
metinde göster ·
… olup dilâver olur ve zenânesi gâyet hüsündâr olur ve hussânât-ı mu‘teberâtları
lahm
[u] şahm sâhibi olup pâdişâha lâyık atlar olur.
Bu mezkûr olan âb-ı hayâtlardan nûş eden eğer (hayvân) ve eğer hayvân insân eyle ten perver olur kim benî Âdem cüssedâr olup dilâver olur ve zenânesi gâyet hüsündâr olur ve hussânât-ı mu‘teberâtları lahm [u] şahm sâhibi olup pâdişâha lâyık atlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 226b ·
metinde göster ·
… an deryâsında gasl olan atlar ve gayrı hayvânâtlar cemî‘i emrâzdan selâmet olup
lahm
u şahm sâhibi olalar ve Van bahrinin mâhîleri gâyet lezîz olalar" deyü du‘â etd …
Menâkıb-ı kerâmet-i kâtil-i su‘bân Alî Kerrâr-ı zamân: Kaçan kim Hazret-i Gazanfer Alî, ol Düldül-süvâr-ı Velî, Van bahri kenârında ejderhâ ile bâz-geşt ederken hırka-i peşmînesi ve Düldül-i üstür-dâbbesi ejderin hûnuyla surh-gûn olmuşdu. Hazret-i Alî cilbendinden bir sabun pâresi çıkarup Kamber ile Alî Düldül'ün yıkarken gördüler kim Van deryâsı Azâb suyundan hâsıl olmağile zehr-i mâr-ı semm-i helâhildir. Hazret-i Alî du‘â edüp Kamber âmîn deyüp "İlâhî, bu Van deryâsında gasl olan atlar ve gayrı hayvânâtlar cemî‘i emrâzdan selâmet olup lahm u şahm sâhibi olalar ve Van bahrinin mâhîleri gâyet lezîz olalar" deyü du‘â etdiler. İlâ hâze'l-ân Van bahrinde gasl olan atlar 244b ve gayrı hayvânâtlar mahbûb u semîn ü cesîm olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244a–244b ·
metinde göster ·
u şahm sâhibi görinür ammâ gâyet çâpük ü zinde ve server-i hünerverlik üzerinde …
Kavm-i Ekrâd bu kal‘aya Karaca kal‘a derler. Zîrâ ekseriyyâ seng-i siyâh ile Âl-i Abbâsiyân'dan Gıyâseddîn ibn el-Muktedir Billah binâ etmiş kal‘a-i köhne-âbâddır. Devlet-i Âl-i Osmân'da altıncı Karahisâr-ı Ekrâd budur. İbtidâ Afyonkarahisâr ve Şebin Karahisâr ve Develi Karahisâr ve Antalya Karahisâr (---)(---)(---)(---)(---)(---) altıncı bu Ekrâd Karahisârı'dır. Ammâ bu dahi anlardan kalmaz. Evc-i âsumâne ser çekmiş bir kûh-ı bî-mânend üzre bir hisâr-ı ser-bülenddir, ammâ küçükdür. Cânib-i erba‘ası çâh-ı sakar olduğundan ne kadar adımdır, bilmem, ammâ şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---). 287a Hâlâ Mahmûdî beğlerinden Evliyâ Beğ adaşımız hükmünde yurdluk ve ocaklık olmak üzre tabl [u] alem sâhibi bir mankâle mîr-i muhteremdir kim cemî‘i Kürdistân ümerâların ihsânıyla bend etmişdir. Dörd bin aded güzîde pâk müsellah asker-i Ekrâda mâlikdir. Cemî‘i Mahmûdî beğlerinin âb-ı rûyıdır. Gerçi bir lahm u şahm sâhibi görinür ammâ gâyet çâpük ü zinde ve server-i hünerverlik üzerinde mevcûd bir mîr-i Mahmûdî'dir. Bitlîs hânıyla bu Evliyâ Beğ diyâr-ı Kürdistân'ı Hâtem-i Taylık'da aralamışlardır kim ni‘metleri mebzûldür. Hattâ cümle refîklerimizle aşağı hıyâbânında bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim cümle ni‘met-i nefîselerinin sükkeri Şâm'ın nebât-ı Hamevîsinden idi. Ba‘de't-ta‘âm parmağındaki Ferîd hattıyla damlalı zümürrüd üzre yazılmış bir hâtem idi kim Hâtem-i Tay bile eyle bir hâteme mâlik olmamış idi. "Evliyâm görem gözüm mührünü" dedi. "Görün hânım" deyü eline {mührümü} verdikde kırâat etdi Sec‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286b–287a ·
metinde göster ·
… ahâlîsinin merd [ü] zenânı ve pîr [ü] cüvânı ve cemî‘i devâbât u hayvânı şahm u
lahm
sâhibi olup ten-dürüst ünâsı ve devâbbı vardır.
Ve hevâ-yı hûb-ı câvidân: Büldânlar içre bu şehr-i Hemedân'ın hevâsı bürûdet üzredir ammâ yây u pâyistânı mahalliyle olduğundan cümle ahâlîsinin merd [ü] zenânı ve pîr [ü] cüvânı ve cemî‘i devâbât u hayvânı şahm u lahm sâhibi olup ten-dürüst ünâsı ve devâbbı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310b ·
metinde göster ·
… ezkûr son dahi akabince rahimden inüp ana masdarından taşra çıkar, ammâ bu Kaya
lahm
u şahm sâhibi olmağile rahm içre son kalup Sultân'ın yüreğine yapışup ol gece v …
Amma, Hikmet-i Bârî yârî kılmayup ana rahminde son ta‘bîr etdikleri ma‘sûmlar tevellüd edince mezkûr son dahi akabince rahimden inüp ana masdarından taşra çıkar, ammâ bu Kaya lahm u şahm sâhibi olmağile rahm içre son kalup Sultân'ın yüreğine yapışup ol gece ve sabâhısı şehr-i Eyyûb içre sür[ûr] u şâdumân feza‘ ü çeza‘ mübeddel olup Paşa'nın ve cemî‘i tevâbi‘ [u] levâhıkın başına kıyâmetler kopup Sultân'ı kilimler içre koyup çalkaya çalkaya tamâm etdiler ve baş aşağı Sultân'ı iki kerre asdılar ve bir bal fıçısı içre leb-ber-leb çiçek suyu koyup Sultân'ı fıçı içre kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 77b ·
metinde göster ·
"Sultânım, kapudan bu kadar sene azâb-ı sicni çeküp bir
lahm
u şahm sâhibi bir menkale âdem olmağile batıyyü'l-hareke olup ılgara tahammül e …
"Sultânım, kapudan bu kadar sene azâb-ı sicni çeküp bir lahm u şahm sâhibi bir menkale âdem olmağile batıyyü'l-hareke olup ılgara tahammül edemediğinden Sofya-i sâfiye şehrine gelüp andan yap yap gelir. İnşâ’allâh iki üç günden anlar da bundadır" dedim. Köpürlü eyitdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164a ·
metinde göster ·
… er kadîd olmuş at ve katır ve sığırları bu açık germâ suyuyla yaykayup ol kadar
lahm
u şahmlı hayvânlar olur kim uyuzları gidüp tüğler[i] semmûr gibi berk urup ol d …
İki aded ılıcalar dahi vardır. Anların üzerleri açıkdır, ammâ yine havzları aşren fe-aşrendir. Bunlara kefereler girir ve eğer kadîd olmuş at ve katır ve sığırları bu açık germâ suyuyla yaykayup ol kadar lahm u şahmlı hayvânlar olur kim uyuzları gidüp tüğler[i] semmûr gibi berk urup ol devâblar mahbûb ve benî âdem bu germâların suyundan içseler yedi günde cereb ve harâretleri ve behak ve beras marazları gidüp ten-dürüst olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38b ·
metinde göster ·
… n bir hafta otlayan şâh [u] gedâ misilli kadîd atlar on günde derisine sığmayup
lahm
u şahm sâhibi küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd atlar olur. Ve cümle Hersek paşaları …
Ve bu sahrânın çemenistân ve nebâtât u giyâhât ve tirfil ve yoncası ve ayrık otların bir hafta otlayan şâh [u] gedâ misilli kadîd atlar on günde derisine sığmayup lahm u şahm sâhibi küheylân ve sâfinâtü'l-ciyâd atlar olur. Ve cümle Hersek paşaları bu sahrâda sekiz ay hayme vü hargâhiyle meks edüp Kotur kâfiri havfinden Hersek vilâyetin muhâfaza edüp basîret üzre olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… le esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve ana ve nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup
lahm
u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve balgamı izâle eder.
İbtidâ tulû‘ı Çemerne yaylalarından âb-ı zülâl nâm selc-i rahmet olan karlı dağlardan gelüp kasaba-i Oluğ'a andan kasaba-i Foniç'e andan cânib-i kıbleye cereyân ederek bu şehr-i azîm-i Mostar'a bu nehr-i azîm Neretva-i kadîm uğrayup cemî‘i mahlûk-ı Hudâ'yı saky eder, ammâ yüz kulaç şehirden aşağı cereyân etmeğile bâğ u bâğçelere ve müşebbek bostânlara aslâ fâ’idesi olmayup cereyân ederek kal‘a-i Poçetel'e uğrar, andan kal‘a-i Gabele'ye, andan kal‘a-i Norin'de deryâ-misâl olup on sekiz yerden Venedik körfezine mahlût olur, lâkin kayalar içre cereyân etmek ile sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu şehirde aslâ sâbûn ile esbâb yaykanmasa cümle esbâbları beyâz pembe-misâl eder. Ve ana ve nisâ tâ’ifesine gâyet nâfi‘ olup lahm u şahm sâhibi eder. Ve safrâ ve sevdâ ve balgamı izâle eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 166a–166b ·
metinde göster ·
… Ve karalı ot nâmında dilber perçemi gibi bir otluğu olur. Bir at bir hafta yese
lahm
[u] şahmından yürüyemez. Soğanı ve teresi ve na‘nâsı meşhûrdur.
Bâb-ı fasl-ı nebâtât-ı giyâhât: Evvelâ vâdîlerinde gûnâ-gûn tirfil ve yonca ve ayrık ve anız misilli nebâtâtları çok olur. Ve karalı ot nâmında dilber perçemi gibi bir otluğu olur. Bir at bir hafta yese lahm [u] şahmından yürüyemez. Soğanı ve teresi ve na‘nâsı meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128a ·
metinde göster ·
u şahm ve câm-ı gümüş berrâk gerdân ve gözleri yed-i Kudret ile mükehhal marâlî …
Bunda olan kadd ü kâmet ve lahm u şahm ve câm-ı gümüş berrâk gerdân ve gözleri yed-i Kudret ile mükehhal marâlî ve gazâlî Çîn âhûsu gözler ve şîrîn Çağataysi sözler var kim istimâ‘ edenin ciğerin hûn edüp hûnrîzlik etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
tenâvül etmiş kadar gınâ verir. Gûyâ tâze pâlûde köfteri gibi terdir. Çekirdeği …
Gâyet lezîz ve mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır, derece-i ûlâda hârdır. Ve âdemin bedenine kuvvet-i kuvâ verüp lahm tenâvül etmiş kadar gınâ verir. Gûyâ tâze pâlûde köfteri gibi terdir. Çekirdeği gibi bir şeyi yokdur. Ancak kökünden zâhir olan filislerin diküp hâsıl olur. Gûyâ kamış nev‘idir ammâ dâ’imâ su içinde ağacı turmak ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191b ·
metinde göster ·
… bürâderi anda medfûnlardır. Bir küçük tekyedir, on mikdârı fukarâ sâkinderler.
Lahm
[u] nânları paşa tarafından ihsân olunur. Her leyle-i cum‘ada Şeyhûniyye fukarâ …
Ebâ Eyyûb Ensârî hazretlerinin bürâderi ve Şeyh Sârî hazretlerinin bürâderi anda medfûnlardır. Bir küçük tekyedir, on mikdârı fukarâ sâkinderler. Lahm [u] nânları paşa tarafından ihsân olunur. Her leyle-i cum‘ada Şeyhûniyye fukarâları gelüp azîm tevhîd [ü] tezkîr ederler. İç kal‘ada konağımıza karîb olmağile leyle-i cum‘ada varup zikrullâh safâsı ederdik. Andan Kara Meydân'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y114a ·
metinde göster ·
… ecur çorba-yı ades ve hınta bezl olunur. Ammâ her leyle-i cum‘ada fukarâya dahi
lahm
ve ruz verirler. Gerçi fukarânın ta‘amları e’imme ve hutebâ ve meşâyihîn ta‘aml …
dır. Cemî‘i mürtezikaya niçe bin sahan ta‘am-ı mu‘ayyeneleri verildikten sonra cümle fukarâya niçe bin kas‘a ve ulbe ve sifâl ve mecur çorba-yı ades ve hınta bezl olunur. Ammâ her leyle-i cum‘ada fukarâya dahi lahm ve ruz verirler. Gerçi fukarânın ta‘amları e’imme ve hutebâ ve meşâyihîn ta‘amları gibi değildir, ammâ dâ’imdir, zîrâ matbahının kapusu üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… rdi. Beş altı gün yılan maslûkasın isti‘mâl etdim. Ol kadar tendürüst oldum kim
lahm
[u] şahmım üzre fındık kırılırdı. Ol kadar seng-ten oldum ve niçe nef‘lerin dah …
Ale's-sabâh yine timarhâneye varup hekîmbaşıya sergüzeşt [ü] serencâmım nakl etdim. On vukiyye yılan maslûkası ve bir hokka zeyt ile mülemma‘ yılan yağı verdi. Beş altı gün yılan maslûkasın isti‘mâl etdim. Ol kadar tendürüst oldum kim lahm [u] şahmım üzre fındık kırılırdı. Ol kadar seng-ten oldum ve niçe nef‘lerin dahi müşâhede etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y124b ·
metinde göster ·
… r. Ve şeker ile tenâvül olunsa dahi latîf olur. Dörd beş dânesi tenâvül olunsa,
lahm
yemiş kadar gınâ verüp gâyet tok tutar. Serî‘u'l-hazmdır ve gâyet nâfi‘dir. Bed …
Evvelâ mevz: bir turfe şeydir. Ağac desen değildir, ammâ kaddi ağaç kadar vardır. Her sene yerden iki âdem kaddi kadar çıkup ve âdem uyluğu kalınlığında olup içi mâl-â-mâl sudur, sıkarsan suyu çıkar, bunun hakkındadır. Ve yaprakları yorkan kilim kadar yeşil yeşil filandıra bayraklar gibi yaprakları olur. Ve yapraklar mâbeyninde tâ zirvesinde birer salkım mevz verir. Ve her salkımı mûm sofrası gibi bir yeşil tekerlek kenârında ikişer kat sıra sıra dizilmiş iki yüz dahi ziyâde ve noksân sarı patlıcan-misâl mevzlerdir. Kemâlin bulunca sapsarı kehrübâr olur. Andan koparup Y 238a tenâvül ederler. İbtidâsı yeşildir. Gerçi sûretde patlıcan-misâl mevzûndur, ammâ içinde patlıcan gibi tohumu yokdur, hemân leb-ber-leb bir ma‘cûn-ı mukavvîdir. Ucundan kabuğu soyulur. Ve şeker ile tenâvül olunsa dahi latîf olur. Dörd beş dânesi tenâvül olunsa, lahm yemiş kadar gınâ verüp gâyet tok tutar. Serî‘u'l-hazmdır ve gâyet nâfi‘dir. Bedene kuvvet verüp menîyi ziyâde edüp kuvvet-i basarı dahi ziyâde eder ve tabî‘atı i‘tidâl üzre eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y237b–Y238a ·
metinde göster ·
… r Kâdirî fukarâları vardır. Evkâfları olmamağile gelen vâlî-i Mısır iki vukiyye
lahm
ve on nân pâre verirler. Hidmetden ağavâtlar dahi nezerâtlar verirler. Ve iç ka …
eş-şeyh Muhammed el-Ensârî ve eş-şeyh Ahmed el-Muttakî ve eş-şeyh Abdullâh el-Yemenî ez-Zeyla‘î: Bu üçü bir yerde ve bir küçük kubbede âsûdederler. Üçü dahi Sahâbe-i kirâmdandır. Tekyesinde birkaç nefer Kâdirî fukarâları vardır. Evkâfları olmamağile gelen vâlî-i Mısır iki vukiyye lahm ve on nân pâre verirler. Hidmetden ağavâtlar dahi nezerâtlar verirler. Ve iç kal‘ada yeniçeri odaları cenbinde Tavâşî Süleymân Paşa câmi‘i hareminde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272a ·
metinde göster ·
… âdır kim bir âdem bi'l-bedâhe görse câdû deyü aklı perîşân olur. Gâyet cüssedâr
lahm
[u] şahm sâhibi hâtûndur. Altmış senedir bu hâl üzredir, deyü nakl etdiler. Kim …
Bunda bir mecnûne şekil bir hâtûn vardır, müstecâbü'd-da‘ve bir hurmedir, altı ay kış günleri deryâ içinde yatup başın kenâra koyup cümle vücûdu deryâya müstağrak yatır. Deryâ böcekleri esbâbı içinde âşiyân yapup ba‘zı haşerâtlar etin yerler, vücûdun delik delik edüp kızıl kanlar cereyân Y 331b eder. Ba‘zı kimesneler anın hâtırıyçün leb-i deryâyı deverân [u] seyrân ederek ol hâtûnu bulup bir nân pâre verirler, alup def‘-i cû‘ eder. Ammâ yaz günleri deryâdan çıkup berde ısıcak rimâl içre yatup geysûların târmâr kılup fitîle fitîle saçların döküp bir ucbe-likâdır kim bir âdem bi'l-bedâhe görse câdû deyü aklı perîşân olur. Gâyet cüssedâr lahm [u] şahm sâhibi hâtûndur. Altmış senedir bu hâl üzredir, deyü nakl etdiler. Kimse ile kelimât etmeyüp dâ’imâ summun bükmün durur. Hamd-i Hudâ hakîr du‘âsına yâhûd bir hüsn-i nazarına mazhar olalım, deyü vardıkda hakîre kebesi içinden bir beyâz ekmek çıkarup içinden on hûrmâ ve üç altun çıkup hakîre nazar etdi. Aceb temâşâ hâtûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y331a–Y331b ·
metinde göster ·
… gelir on iki hâs ve beyâz ekmek bir parayadır. Ve bir İskenderânî batmanı semîn
lahm
bir parayadır. Ve bir at yemi şa‘îr dörd mankıra ve bir erdeb pirinc iki yüz pa …
Ve halkının kâr-ı kisbleri cümle ticâret ile geçinirler. Nısfı ehl-i hırefdir. Ve niçe bin Ervâm halkı mün‘im ankâ bâzergânları vardır kim ni‘metleri mebzûldür. Gâyet ganîmet şehir olmak ile her gece ahâlîsi birbirlerine ziyâfet-i azîmler edüp ikrâm ederler. Ve her gece beşer onar yerde mevlûd-ı şerîf ve haftada dörd beş kerre düğünleri mukarrerdir. Ve ellişer dirhem gelir on iki hâs ve beyâz ekmek bir parayadır. Ve bir İskenderânî batmanı semîn lahm bir parayadır. Ve bir at yemi şa‘îr dörd mankıra ve bir erdeb pirinc iki yüz paraya ve bir kantâr sükker on guruşa. Sâ’ir hubûbâtlar dahi buna göre fürûht olunur. Ve senede bin pâre gemi gelür, metâ‘ getürüp fürûht edüp yine metâ‘ alup dilüdiği diyâra giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y334b ·
metinde göster ·
[u] şahm sâhibi âdem görmedim. Çâpük ve zinde ve cemmâ‘ ve şiddet-i hâra müteha …
Ve cümlesi kadîd-i mahzdır, bir lahm [u] şahm sâhibi âdem görmedim. Çâpük ve zinde ve cemmâ‘ ve şiddet-i hâra mütehammil âdemlerdir. Kanâ‘at edüp cümle uryân u büryân gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414a ·
metinde göster ·
… lesi taşlar ile mâl-â-mâl. Ve bir tâvûsî nâka getirdiler kim gûyâ bir hûrî idi,
lahm
[u] şahmı yerinde gûyâ Burâk-ı Refref idi. Ve taht-ı hükûmetinde olan kılâ‘ hâk …
Ertesi gün râh hedâyâları yürüdü. Evvelâ yigirmi deve yükü arpa ve darı ile mülemma‘ baksumât misilli yenice pişmiş ekmek ve elli sindiyân Zengî mızrak ve yigirmi fîl kalkanı ve yigirmi çift fîl dişi ve on çift gergerdân şâhası ve bir izâr keler derisi ve bir izâr alaca misk kedisi derisi. Ve on kız ve on gulâm-ı Habeşî, ellerinde birer kutu ile geldiler, her kutuda amber ü misk ve seylân u akîk ve zeberced ve kallemisk ve pânzehir ve aynü's-semek makûlesi taşlar ile mâl-â-mâl. Ve bir tâvûsî nâka getirdiler kim gûyâ bir hûrî idi, lahm [u] şahmı yerinde gûyâ Burâk-ı Refref idi. Ve taht-ı hükûmetinde olan kılâ‘ hâkimlerine rüsûmlar verdi. Bu kadar ihsânları alup kabûl etdik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418a ·
metinde göster ·
… uzlanmış salamura balığı dahi yerler. Bir turfe-likâ mudhik köse keçilerdir. Ve
lahm
[u] şahmları misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi vardır.
Bu cezîrenin cümle keçileri incü sadefi içinden çıkan lakoz eti yerler. Ve diri balığı ve tuzlanmış salamura balığı dahi yerler. Bir turfe-likâ mudhik köse keçilerdir. Ve lahm [u] şahmları misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437a ·
metinde göster ·
ü şahm sâhibi olup gâyet mahbûb hayvânâtları olur. Koyunu ve kuzusu ve keçisi v …
Ve bu menbûtâtdan cemî‘i devâbâtları otlayup eyle lahm ü şahm sâhibi olup gâyet mahbûb hayvânâtları olur. Koyunu ve kuzusu ve keçisi ve bakarı ve cemeli ve câmûsu ve ceyrânı ve sığını ol kadar semîz ve latîf lahmları olur kim misk anber-i hâm kokar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… bü'l-hayr İbrâhîm Paşa: Mostar kurbunda Poçetel nâm kal‘ada hâsıl olmuşdur. Bir
lahm
[u] şahm sâhibi mücessem Boşnak âdemi idi. Kandiye bunun re’yile sulh oldu. Müd …
Ve Kethudâ Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa: Mostar kurbunda Poçetel nâm kal‘ada hâsıl olmuşdur. Bir lahm [u] şahm sâhibi mücessem Boşnak âdemi idi. Kandiye bunun re’yile sulh oldu. Müdebbir ve iskemle hâkimi ve halûk u halîm ü selîm ve yârândan mahabbet-i ulemâ ve latîfe-gûy kimesne idi. Ol kadar semiz idi kim her at anı götüremez idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·