Bu câmi‘in nâzırı şeyhülislâmlar olması haysiyyeti ile bu medresenin dersiâmı şeyhülislâmlardır. Haftada bir kerre ders takrîr eder. Talebelerine bahâ-i lahmiyye ve şem‘iyye vazîfe-i mu‘ayyeneleri mâh be-mâh vâsıldır. Zîrâ gâyet metîn evkâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
… dir. Her hücrenin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin
lahmiyye
ve şem‘iyyeleri cânib-i vakıfdan mu‘ayyineleri vardır.
Ve bu Medâris-i Semâniyye'nin şimâlinde ve cenûbunda sûhtevât tetimmeleri vardır. Cümle üç yüz altmış altı hücrelerdir. Her hücrenin içinde dörder beşer tâlib-i ilm sûhteler vardır. Her hücrenin lahmiyye ve şem‘iyyeleri cânib-i vakıfdan mu‘ayyineleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… ders-i âm ve talebelerine mâh-be-mâh cânib-i vakfdan vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve
lahmiyye
ve şem‘iyyeleri vâsıldır.
Ve Medrese-i Hâtûniyye: Câmî‘ hareminin cânib-i erba‘asında hucerât-ı âliyeler ile ârâste olmuş bir medrese-i dârü'l-ulûmdur ki ders-i âm ve talebelerine mâh-be-mâh cânib-i vakfdan vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve lahmiyye ve şem‘iyyeleri vâsıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
… hücreleri ve dershâne kıbâbları ve talebelerine hücre vazîfesi ve şem‘ıyyesi ve
lahmiyyesi
müstevfâ medreselerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve cüml …
Ve cümle (---) aded medrese-i dârü't-tedrîsdir. Cümleden Medrese-i Mustafâ Paşa ve Medrese-i Taşköprüzâde ve Medrese-i Seyfeddîn ve Medrese-i Husrev Kethüdâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar meşhûr dârü't-tahsîl-i ulûm medreselerdir. Müte‘addid hücreleri ve dershâne kıbâbları ve talebelerine hücre vazîfesi ve şem‘ıyyesi ve lahmiyyesi müstevfâ medreselerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve cümle üç aded dârü'l-hadîs-i Nebevî'dir (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve cümle yüz seksen aded dârü't-ta‘lîm-i mekteb-i sıbyân [u] tıflân-ı ebced-hândır. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 357a ·
metinde göster ·
… hâmmâm içre cevârîlerle ceng ederken mezkûr Şecerü'd-dür ayâ niçe oldu, deyü ol
lahm-i
şahmıyla hammâm kubbesi üzre câmdan Aybeğ et-Türkmânî'nin cengin seyr ederken h …
Sene (---) târîhinde Mısır hulefâlarının hâtûnlarından Şecerü'd-dür nâm bir Râbi‘a-i Adviyye Diyârıbekr eyâletinde Hısn-ı Keyfâ'da oğlunu ziyârete giderken bu mahalde Şecerü'd-dür Hâtûn'u hârâmîler basup ceng-i azîm ile halâs olup oğluna Hısn-ı Keyfâ'da Mısır hilâfeti müyesser olup avdetde bu mahûf u muhâtara yerde bu kal‘ayı binâ etdüğünden ol hâtûnun ismiyle müsemmâ kal‘a-i Şecer derler. Ba‘dehû Mısır'da hatûna hilâfet müyesser olup zamân-ı Fir‘avn'da Deluke nâm hâtûn şehr-i Menuf'da niçe pâdişâh olduysa eyle bir melike olup Mısır sultânlarının cümle ağavâtlarına ve iç gılmân-ı hâssalarının üç bin âdeme varınca yıllık hil‘at-i fâhire vakf etmişdir ve Ka‘be-i Şerîf'i siyâh harîr münakkaş kisve ve zer-ender-zer kuşak ve Bâb-ı Mekke perdesi serâpâ zer-dûz ve Makâm-ı İbrâhîm sütrü zer-dûz cümle üç yüz kîse masrûf ile işlenür bu kisve-i şerîfler hâlâ dâ’imdir. Bu kal‘a sâhibi Şecerü'd-dür Hâtûn'un hayrât [u] hasenâtıdır. Merhûme bizzât kendüleri Mısır içre Sitt-i Nefîse kurbunda Sirkeciler mahallesinde câmi‘-i latîfi içre bir kubbe-i âlîde medfûndur. Sebeb-i vefâtı ehli sultân Aybeği et-Türkmânî'yi câriyelerine hâmmâm içre katl etdirirken meğer Aybeğ et-Türkmânî derûn-ı hâmmâmda gâfil değil imiş. Hançer ile hâmmâm içre cevârîlerle ceng ederken mezkûr Şecerü'd-dür ayâ niçe oldu, deyü ol lahm-i şahmıyla hammâm kubbesi üzre câmdan Aybeğ et-Türkmânî'nin cengin seyr ederken hemân hammâm kubbesi çöküp Şecerü'd-dür Aybeği et-Türkmânî önüne düşünce Aybeğ "Eyi geldin" deyüp Şecerü'd-dürr'ü hançerle katl eder. Câriyeler de Aybeği yaman günde şehîd ederler. İkisinin dahi şehâdeti böyle vâki‘ olmuşdur. Ammâ bu Şecer kal‘ası anların asrında gâyet imâr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 24b ·
metinde göster ·
… i vakıfdan talebeleri ve ders-i âmmelerine mâh-be-mâh vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve
lahmiyye
ve şem‘iye hücre-bahâları verilir.
Ve medrese-i câmi‘-i Karamânoğlu. Bunlar meşhûr medreselerdir ve cânib-i vakıfdan talebeleri ve ders-i âmmelerine mâh-be-mâh vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve lahmiyye ve şem‘iye hücre-bahâları verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70b ·
metinde göster ·
… ma‘mûrdur. Talebeleri ve dersiâmları ve cânib-i vakfdan talebelerine hücre-bahâ
lahmiyye
ve şem‘iyyeleri ve vazîfe-i mu‘ayyeneleri dâ’imdir. Ve cümle yigirmi aded mekte …
Ve çârsû içinde Ebü'l-feth câmi‘i, kiremitlidir. Ammâ bu İmâret câmi‘i, imâretiyle ve cümle kıbâbları ile serâpâ rasâs-ı hâs-ı nîl-gûn ile mestûr, huddâmları mesrûr câmi‘-i pür-nûrdur. Bu câmi‘ kurbunda Süleymân Hân'ın Kurşumlu medresesi ma‘mûrdur. Talebeleri ve dersiâmları ve cânib-i vakfdan talebelerine hücre-bahâ lahmiyye ve şem‘iyyeleri ve vazîfe-i mu‘ayyeneleri dâ’imdir. Ve cümle yigirmi aded mekteb-i sıbyân-ı tıflândır. Ve cümle iki imâretdir kim cem‘i müsâfirîne beher yevm merreteyn ta‘âmı mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 106b ·
metinde göster ·
… kıfdan mütevellîsi her hücrede sâkin olan talebelere vazîfe-i mu‘ayyenelerin ve
lahmiyye
ü şem‘iyyelerin mâh-be-mâh vâsıl eder. Bunlardan mâ‘adâ derûn-ı şehirde ne kada …
Der-beyân-ı dârü't-tedrîs-i âlimân: Cümle altı aded medrese-i tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ (---)(---) semtinde Medrese-i Mîr Abdâlî, sorh-gûn tula ile mebnî bir kârgîr kavî medrese-i kadîmdir ve Medrese-i Süleymân Beği (---)(---) mahaldedir ve (---)(---) semtinde Meydân Medresesi ve iki aded medreseler dahi yukaru kal‘a altındadır. Bu medreseler cümle ma‘mûr [u] âbâdân vakf-ı kavî hayrât [u] hasenâtlardır kim cânib-i vakıfdan mütevellîsi her hücrede sâkin olan talebelere vazîfe-i mu‘ayyenelerin ve lahmiyye ü şem‘iyyelerin mâh-be-mâh vâsıl eder. Bunlardan mâ‘adâ derûn-ı şehirde ne kadar mahalle mesâcidleri var ise elbette birer medrese-i hasbîleri vardır. Zîrâ bu Cizre şehrinde tâlib-i ilm ulemâ-yı Ekrâd ziyâdesiyle çokdur. Ve bu şehirde dârü'l-hadîs ve dârü'l-Kur’ân kurrâ-yı mahsûs yokdur. Cümle medreselerde cemî‘i ulûm ü fünûn görülmektedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 386a ·
metinde göster ·
… r. Cemî‘i talebeleri ve ders-i âmları mevcûd olup her tâlibâna cânib-i vakıfdan
lahmiyye
ve şem‘iyye bahâları vâsıldır.
Bir âdem her ne kadar ahmak hebennak-ı sa‘lebi'l-humakâ olsa bu dershânede bir kerre bismillâhi dese elbette bir yılda tefsîr-i şerîf istihrâc etmeğe liyâkat hâsıl eder, zîrâ Şeyh ilâhî hazretlerinin nazargâhıdır. Cemî‘i talebeleri ve ders-i âmları mevcûd olup her tâlibâna cânib-i vakıfdan lahmiyye ve şem‘iyye bahâları vâsıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… Ders-i âmmı ve talebeleri mevcûd olup her hücrenin talebelerine cânib-i vakfdan
lahmiyye
ve şem‘iyyesi mu‘ayyendir. Andan Süleymân Hân'ın Tekye medresesi, bu dahi ma‘mû …
Der-kâ’ime-i medâris-i âlimân-ı müfessirân: Cümle iki aded dâru't-tedrîs-i âlimândır. Evvelâ göl kenârında mezkûr el-Hacı Kâsım câmi‘inin solunda yol aşırısında Eski Siyâvuş Paşa medresesi, gûyâ bâğ-ı Sudak'dır. Hareminin etrâfında müte‘addid hücreleri var. Ders-i âmmı ve talebeleri mevcûd olup her hücrenin talebelerine cânib-i vakfdan lahmiyye ve şem‘iyyesi mu‘ayyendir. Andan Süleymân Hân'ın Tekye medresesi, bu dahi ma‘mûr ve niçe zâviye medreseleri dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370b ·
metinde göster ·
Ve cümle on sekiz medresedir. Ammâ cümleden mükellef ve evkâfı metîn ve
lahmiyye
ve şem‘iyyesi talebelerine dâ’im Ramazân Efendi medresesi ve Üveys Paşa ve Ulu …
Ve cümle on sekiz medresedir. Ammâ cümleden mükellef ve evkâfı metîn ve lahmiyye ve şem‘iyyesi talebelerine dâ’im Ramazân Efendi medresesi ve Üveys Paşa ve Ulu câmi‘ ve Yeni câmi‘ ve Kubbe Mescid medresesi ve Yarbaşı mahallesi medresesi ve Tekye medresesi ve Göllüce mahallesinde iki medrese ve Alî Hân Baba Sultân medresesi. Bunlar ma‘mûr u meşhûr medreselerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b ·
metinde göster ·
… inde paşa geldikde paşa uğruna cümlesin kurbân etdiler. Ve tarfetü'l-ayn içinde
lahmin
yağmâ etdiler.
"Kayada köçek deve sadâsın işitmişlerdir. Artık bu develerden bize fâ'ide yokdur" deyü huccâcın nihâyetinde paşa geldikde paşa uğruna cümlesin kurbân etdiler. Ve tarfetü'l-ayn içinde lahmin yağmâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y270b ·
metinde göster ·
… şeyh-i kurrâlarına ve bevvâbân talebelerine vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve cerâye ve
lahmiyyeleri
vâsıldır.
Evsâf-ı dârü'l-kurrâ-i Kur’ân-ı Azîm: Kırk yerde dâr-ı kurrâ vardır. Kırâ’at-i Hafz ve kırâ’at-i Ebû Amr ve kırâ’at-i İbn Kesîr ve kırâ’at-i Seb‘a ve kırâ’at-i Aşere ve kırâ’at-i Takrîb kırâ’at olunup şeyh-i kurrâlarına ve bevvâbân talebelerine vazîfe-i mu‘ayyeneleri ve cerâye ve lahmiyyeleri vâsıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y359b ·
metinde göster ·
… oldukda ni‘metleri mebzûldür. Ammâ nâzırları yine câmi‘ huddâmlarına mâh-be-mâh
lahmiyye
ve şem‘iyye ve hubziyye bahâların vazîfe-i mu‘ayyeneleri ile berâber verüp evkâ …
Bunlardan gayrı sâyir selâtînlerin ni‘metleri dâ’im değildir. Zâlimler evkâfların harâb etdiklerinde yılda bir kerre her câmi‘-i selâtînde mevlûd oldukda ni‘metleri mebzûldür. Ammâ nâzırları yine câmi‘ huddâmlarına mâh-be-mâh lahmiyye ve şem‘iyye ve hubziyye bahâların vazîfe-i mu‘ayyeneleri ile berâber verüp evkâfnâmesine mahsûb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a ·
metinde göster ·
… mînde gûnâ-gûn giyâhâtı tenâvül edüp şîrîn hayvândır. Ammâ at ve sığın ve sığır
lahminden
lezîzdir. Ammâ püşt-i pâ urmada hakkâ ki zoruna pâydır. Âhû-yı Bağdâd gibi seği …
Hattâ hânemiz sâhibinin huddâmları bir zürâfe-pîçe sayd edüp kebâb etdiler. Ammâ ol kadar semîn idi kim ta‘bîr olunmaz. Hakîre teklîf etdiler, tenâvül etdik, inşâallâh helâldir, kitâbda mahallin görmedik. Eşkâlde ve cesedde at kadardır. Postu sığın derisi gibi ve deve gerdânından dırâz boynu var. P 317b Başı keçi başı gibi, ammâ dahi büyükdür. Elma gözlü ve deve kulaklı, boynuzları gerdeninden bir siyâh hat Q 320b zahrından tâ dümmüne varınca çekilmişdir. Kuyruğu sığın kuyruğu gibidir. Ön ayakları gâyet âlîdi, kıç ayakları gâyet alçakdır. Çâr pâsında Y 405a çatal tırnaklıdır. Ve gerden-i dırâziyle minâre kaddi dırahtlara yetişüp filislerin yerler. Ve zemînde gûnâ-gûn giyâhâtı tenâvül edüp şîrîn hayvândır. Ammâ at ve sığın ve sığır lahminden lezîzdir. Ammâ püşt-i pâ urmada hakkâ ki zoruna pâydır. Âhû-yı Bağdâd gibi seğirdir, lâkin Berberî kavmi hîle ile şikâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404b–Y405a ·
metinde göster ·
kûsfendi misk gibi râyihası vardır. Zîrâ âb-ı cânbahşının letâfetinden fezâları …
Bu diyârın lahm-i kûsfendi misk gibi râyihası vardır. Zîrâ âb-ı cânbahşının letâfetinden fezâlarında gûnâ-gûn nebâtât [ü] giyâhâtlar vardır kim aslâ bir diyâr alefine müşâbeheti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·
… mle nûş etdi. Ve der-akab devenin cildin soyup deveyi pâre pâre edüp cildi üzre
lahmin
başka ve uzuvların ve kelle ve paçasın başka ve şirdeni ve bağırsağı ve yüreği …
Der-akab melik âdemleri bir semîn ü cesîm cemel getirdiler kim gûyâ dâbbetü'l-arz idi. Derhâl âteş kenârında iki yerden boğazlayup cereyân eden kanın pehlivân cümle nûş etdi. Ve der-akab devenin cildin soyup deveyi pâre pâre edüp cildi üzre lahmin başka ve uzuvların ve kelle ve paçasın başka ve şirdeni ve bağırsağı ve yüreği ve ciğeri ve şikenbesin başka ve batnında olan muzahrefâtın başka yığdılar. Ve deveyi boğazlayan zebbâhlar alarkaya gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y419b ·
metinde göster ·