İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

lakab*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
59
isabet
52 cümle/beyitte
21,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
9
farklı biçim
18 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5924,1

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 59

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“lakab*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 105a–105b … nâm hâsekî ricâsıyla vezâret ile (---) ihsân olunup beyne'l-akrân Saçbağı Paşa lakabıyla mülakkab bir çerâğ-efrûhte oldu. Ammâ zıllı memdûd olmayup rûzgâr-ı zorkârından …
EÇS I 109b … uf bin Hüsâm bin el-Abbâs: Sonisa kasabasındandır, der-livâ-i Amasiyye. Muhaşşî lakabıyla mülakkabdır. Sarıgürz mescidi hazîresi mütevârî hâk-i amber-âsâda medfûndur. Ul …
EÇS I 112b … île pîç u pîç ham-be-ham kâkül-i perîşân bir dervîş-i zîşân olduğundan Geysûdâr lakabıyla meşhûr-ı âfâk bir kutb-ı istihkâk kimesne idi. Sayf [u] şitâda bir beyâz imroz …
EÇS I 113a–113b Azîz-i merkûm Lâ-mekânî lakabıyla meşhûr 113b dervîş-i ehl-i fenâ, hâne-berdûş âl-i abâ bir merd-i kâmil ve âri …
EÇS I 196a … ret-i Risâlet bunlara Ebû Hüreyre künye kodular. Zîrâ her Sahâbeye birer hüsn-i lakab korlardı. Bunlar kuttaya {ya‘nî kediye} mahabbet etdiklerinden Ebû Hüreyre laka …
EÇS I 196a … akab korlardı. Bunlar kuttaya {ya‘nî kediye} mahabbet etdiklerinden Ebû Hüreyre lakab komuşlardır. Yılda bir kerre rûz-ı Nevrûz'da bir gün bir gece Mevlûd-ı Nebî olu …
EÇS I 199a … . {On beşinci pîr-i mâldâr olduğundan Hazret-i Resûl-i Hudâ anlara Ebâ Zer deyü lakab komuşlardır. Hazret'den kırk hadîs rivâyet eder}.
EÇS II 218a 30. Trabzan hâkimleri ve halkının esmâ ü lakabları ve imâretlerinin esmâları ve kölelerinin nâmları.
EÇS II 233b–234a … ı. Pes Hacı Bektâş-ı Velî'nin peder-i azîzi Seyyid Mûsâ-yı Mükerrem, "Nişâbûrî" lakabıyla şöhret bulmuşdur. İmâm Mûsâ Rızâ vefâtından sonra Horâsân vilâyetinden göçüp şe …
EÇS II 249b … ço ve Kotoz Musli ve Ali Pişar ve Göneli Alî Peşe merdânelerinin bu gûne esmâlı lakabları vardır kim yiğitliğiyle nâmdâr ve yarar tüvânâ fetâ bahâdırları vardır. (---)
EÇS II 280a Koyun Baba lakabıyla mülakkab olmalarının sebeb-i künyesi: Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan tâ Rûm …
EÇS III 52b–53a … i. Anı meclisinden reddederdi ve derhâl "Çık taşra bre hannâs!" deyü ana hannâs lakab kordu. Ve bir kimesne anın yanıda bir kizb kelâm söylese ol âdemden gayri nefre …
EÇS IV 192b … asan'ın olmak ile Hasan Badrık derler. Türkman mâbeyninde Sultân Hasan'a Badrık lakab komuşlardır. Zîrâ sene (---) târîhinde Tercân sahrâsında Uzun Hasan Ebü'l-feth …
EÇS IV 203b … ğa ve Salmân ağa nâm niçe gûne a‘yânları var. Ve âlüfte vü âşüfte kânı olmağile lakablı âdemleri çokdur, meselâ Çömezzâde ve Gammâzzâde {nâmlı âdemleri var}.
EÇS IV 315b Esmâ-i merdân u nisvân: Ekseriyyâ halkının lakabları Alî Beşnu ve Kuli Sünce ve Mirzâ Cüli ve Hayder Kulı ve Hürmüz Akay'dır.
EÇS IV 326b Evsâf-ı kûh-ı Akra: Lakab-ı sahîhi kûh-ı Akra‘dır. Bu dahi şehr-i Rey'ün cânib-i garbîsi ve şimâlîsine meyy …
EÇS IV 333b … müceddeden mâlik-i Irâk olup hânlığı Eleşkir Hân'a ihsân edüp halîfetü'l-hulefâ lakabıyla telkîb edüp Eleşkir Hân'ın destine yarlığ-ı belîğ-i şâhî verir. Andan,
EÇS IV 372b … îl ve sancağ-ı Keşân ve livâ-i Şehr-i Bâzâr-ı Cengûle ve Cebel-i Cimri sancağı, lakabına göre değil, şerîf livâdır. Ve sancağ-ı Hezârmerd ve livâ-i Zülhavârân ve sancağ …
EÇS IV 395a Ve lisân-ı melâyikede ismi Hâris'dir, lakabı Ebû Mürre'dir.
EÇS V 30b Bu Varna şehrinde fuzelâyi'd-dehrden bir muta‘assıb kadı var idi. Efvâh-ı nâsda lakabına "Paçavra Kadı" derlerdi, ammâ ol kadar zemmâm u nemmâm ve fassâl u dehhâl u kad …
EÇS V 35a … gaz-ı Konman idi. Pürgaz, lisân-ı Yunan'da kal‘aya derler. Konman Salsal kralın lakabıdır . Bu kal‘anın şarkî tarafı Karadeniz kenârında Kamerü'l-kum tılsımâtı olmağile  …
EÇS V 52a … edüp, andan bu hakîr vücûda gelüp Melek ile karâbetimizin aslı odur ve "Melek" lakabı Ahmed Hân'ın nutk-ı dürer-bârlarıyla olmuşdur.
EÇS V 52b … mâ‘ olunup kırk yedi bin aded Budin eyâleti askeriyle {Budin vezîri} şeyh Yahyâ lakablı Gürcî Ken‘ân Paşa ile Tımışvâr eyâleti vezîri (---) Paşa'yı askerleriyle ale'l- …
EÇS V 99b … -i Gâzî Durhan Beğ: Bu karye içredir. Sultân Murâd-ı Evvel ki Gâzî Hudâvendigâr lakabıyla şöhret bulan Murâd Hân ümerâlarından Gâzî Durhan Beğ'dir, rahmetullâhi aleyh.
EÇS V 105a … fütûhlar etdiğiyçün Emîr Sultân hazretleri Bâyezîd Hân'a "Yıldırım Hânım" deyü lakab etdi.
EÇS V 115a … lân: Ekseriyyâ isimleri Efozâde ve Lâfîzâde ve şîtzâde ve Çüvüzâde ve Yağcızâde lakablarıyla mülekkabdırlar.
EÇS V 130b … o ve Ca[‘]fer'e Cafo ve Süleymân'a Sülo ve Ramazân'a Ramo ve Alî'ye Alo derler. Lakabları dahi Lübzâde ve Filibzâde ve Koskızâde ve Lâfîzâde ve Çovozâde ve Yunakzâde ve …
EÇS V 130b … Filibzâde ve Koskızâde ve Lâfîzâde ve Çovozâde ve Yunakzâde ve Döşözâde misilli lakabları vardır.
EÇS VI 34b Ve "Ârnâbûd" deyü kavm-i Acem lakab demişler. Ve niçe müverrihler kavm-i Ârnâbûd yazmışlar, ammâ lezîz lisândır, bi …
EÇS VI 47a "Pâdişâhım bu oğlana bir künye, ya‘nî bir lakab ihsân eylen" dedikde hemân Sultân Ahmed buyururlar kim:
EÇS VII 132b … dûdunda Yelemlem nâm bir mahalde bir ejde[r]hâyı katl etdiğinden beyne's-sahâbe lakabları Mâlik Ejder idi, ammâ mübârek gözünün biri cengde yırtlas olup Hazret-i Risâlet …
EÇS VIII 229b–230a … tâcı üzre görüp lisân-ı Fârisî üzre Hortaç ya‘nî güneşli tâc sâhibi azîz deyüp lakab-ı şerîfleri Hortaç kaldı.
EÇS IX Y287a … olmuşdur. İsm-i Muhammed anlardan evvel istimâ‘ olunmamışdı. Zamân-ı cehâletde lakab-ı şerîfleri Emîn idi. Sâ’ir sıbyânlar ile lu‘b ü lehve meşgûl değiller idi. Kabây …
EÇS IX Y287a … kemmel oldukda Rabbü'l-izzet nübüvvet hil‘ati teşrîfine anları ıstıfâ eyleyicek lakab-ı şerîfleri Mustafâ oldu. Zamân-ı risâletlerinde velvele-ârâ ve cihan-ârâ oldukda …
EÇS IX Y290a … ıdır. Ebû Cehl Hazret-i Ömer'in dayısı olur ve Ebû Cehil'in ismi dahi Ömer'dir. Lakabı Ebû Cehil'dir. Hazret-i Ömer'e Hazret-i Resûl Ömerü'l-Fârûk dediler. Hakkı bâtı …
EÇS IX Y290a … 0 sene şehr 2 yevm 4. Hazret-i Resûl cümle Sahâbe-i kirâmlarına bir künye ya‘nî lakab korlar idi. Bunlara Hafz künye kodular. Ve duhter-i pâkîze-ahterleri Hafza'dır. …
EÇS IX Y296b Ebû Sa‘îdü'l-Hudrî. Lakabı Sa‘d bin Mâlik Sinân'dır. Ehl-i Medîne ve kavm-i Ensâr'dandır. Müddet-i ömür 94 …
EÇS X Y10a Ve Hazret-i İdrîs, lakabı Hürmüs'dür. Lisân-ı İbrî'de şeyh demekdir. Mısır'da tevellüd edüp cezîre-i Mısı …
EÇS X Y18b Meğer Hâkim Bi-emrillâh hayâtında iken oğlu Muhammed de hilâfeti bildirüp lakabına el-Müstemsik Billâh dediler. Ammâ bu evlâdı, Hâkim'den evvel merhûm olup andan …
EÇS X Y18b … emrillâh'ın vasıyyetin dutmayup karındaşı zâdesi İbrâhîm'e hilâfeti lâyık görüp lakabına el-Vâsık Billâh dediler, amma lu‘b u lehve meşgûl olduğundan Kûs'a nefy olunup …
EÇS X Y20b Ba‘dehu bu şecerüddürre'nin ehli Aybeği et-Türkmânî halîfe olup lakabına el-Melik el-Mu‘îz dediler. Andan Mısır'da,
EÇS X Y21a … usul beği kızından Alî nâmında beş yaşında bir oğluna da (---) oğlan oğlın edüp lakabına el-Melik el-Mansûr dediler. Sekiz ay melik olup Abbâsiyye (---) Aybeğ et-Türkmâ …
EÇS X Y39a … ûmî ki Hazret-i Mevlânâ'dır, halîfe oldu. Ve bâlâdaki ümerâlara sultânü'l-ulemâ lakab komuşdur. Her biri mahallinde tahrîr olunur.
EÇS X Y51b Âhir Tumanbay cânibi gâlib olup Tumanbay-ı Düveydâr'ı halîfe edüp lakabına el-Melikü'l-eşref dediler. Ol gün cümle nâmdâr kimesnelerle salt gidüp Sultân S …
EÇS X Y140b Cevher Kâyid Mu‘îzz'in babası kulu idi. Ve Ebi'l-Hasan deyü ana lakab takmışdı. Aslında Rûm gulâmıdır. Sonra (---) Cevher Tavâşî Kâyid'i terbiyet edü …
EÇS X Y141a–Y141b … isi Muhammed bin Süleymân idi kim Ahmed Tolun'un hem kulu ve hem kâtibi idi kim lakabına Kâtiblû denmegile ma‘rûf idi. Zîrâ Lûrd [Lûr? Kürd?] âdemi olmağile Kâtiblû der …
EÇS X Y170a … sekiz yüz. Pîrleri Cömerd Kassâb'dır. Künyeti Ebû Ukayl Vâdi Nâsır Kassâb'dır, lakabı Cömerd Kassâb'dır, Bağdâd içinde medfûndur. şehr-i Mısır içre yevmiyye bin iki …
EÇS X Y224a … est-i şerîfin {ibtidâ} bûs eden kimesnenin ismin su’âl edüp ana bir künye ya‘nî lakab koyup gerdenine iki üç zirâ‘ dülbend ridâ sarup fukarâlarından olmağa me’zûn ol …
EÇS X Y224a–Y224b Her mevlûdda üç bin dörd bin âdemin boynuna ridâ sarup bir lakab buyururlar. Aceb hikmetdir, bir âdeme buyurdukları künyeyi bir âdeme dahi komaz …
EÇS X Y224a–Y224b … rı künyeyi bir âdeme dahi komazlar. Ve müddet-i ömründe hilâfetleri asrında bir lakabı iki âdeme dememişlerdir. Aceb sırrullâhdır kim "El-esmâü tenzilü mine's-semâi" …