… rîzâde kendiler kaçan bir âdeme gazab etse burnundan "pof" deyüp bir konralı(?)
lakoz
balgam çıkarup atdıkda fakîr-i herîf-i zarîfin üstü sandalozlu balgam olur.
Hikmet-i Hudâ vakt-i seherde pederi merhûm olup ol zamândan berü bu Dîvâne Çelebi'ye "Sabâh sabâh" dediklerinde başını taşdan taşa urdukda Hudâ âlimdir, başı Adana kabağı gibi küt küt öter. Ve bir sâhib-i minkârdır kim gûyâ Minkârîzâde kendiler kaçan bir âdeme gazab etse burnundan "pof" deyüp bir konralı(?) lakoz balgam çıkarup atdıkda fakîr-i herîf-i zarîfin üstü sandalozlu balgam olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 115a ·
metinde göster ·
… ler içre deniz mahlûklarından yengeç ve kereviz ve teke ve sülüne ve ıhtapot ve
lakoz
ve pağurya ve ıstakoz ve teke ve yılan balığı misilli deryâ haşerâtları girir. …
Esnâf-ı sepetciyân-ı sayyâd-ı mahî : Neferât 200, bunlar Boğaz içre kayıklar ile gezüp ne cânibde akındı yok ise ol cânibde sepetlere ekmek döküp cümle balıklar içine girüp taşra çıkamazlar, bir gûne sazdan örülmüş sepetlerdir. Bu sepetler içre deniz mahlûklarından yengeç ve kereviz ve teke ve sülüne ve ıhtapot ve lakoz ve pağurya ve ıstakoz ve teke ve yılan balığı misilli deryâ haşerâtları girir. Ammâ ıstakoz cümlesinden mukavvî fâsık ta‘âmıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b ·
metinde göster ·
istiridye gâyet mukavvîdir. 175a Ba‘zılar âteşde demir ıskara üzre pişirüp ye …
Ammâ lakoz istiridye gâyet mukavvîdir. 175a Ba‘zılar âteşde demir ıskara üzre pişirüp yerler. Ammâ çiğ yenirse gûyâ bir lakoz sarı balgam yutmuş gibi olur. Ammâ gâyet mukavvîdir, küçük çük bürâdere hayli kuvvet verüp ehliyle güleş etmeğe kişiye kuvvet verir. Hâsıl-ı kelâm fâsık cânlara mezedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b–175a ·
metinde göster ·
… 5a⟧ Ba‘zılar âteşde demir ıskara üzre pişirüp yerler. Ammâ çiğ yenirse gûyâ bir
lakoz
sarı balgam yutmuş gibi olur. Ammâ gâyet mukavvîdir, küçük çük bürâdere hayli k …
Ammâ lakoz istiridye gâyet mukavvîdir. 175a Ba‘zılar âteşde demir ıskara üzre pişirüp yerler. Ammâ çiğ yenirse gûyâ bir lakoz sarı balgam yutmuş gibi olur. Ammâ gâyet mukavvîdir, küçük çük bürâdere hayli kuvvet verüp ehliyle güleş etmeğe kişiye kuvvet verir. Hâsıl-ı kelâm fâsık cânlara mezedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b–175a ·
metinde göster ·
… yanında olan biheri, ya‘nî ocak yanına gelüp bir kerre "âh tû" deyüp ocağa bir
lakoz
istiridye kadar balgam tükürüp savurdu ve balgamın habâbları, beğlerin ve hakîr …
Hemân Haydar Kethüdâ fakîr arz odasında ayak reftârı ederken beğlerin yanında olan biheri, ya‘nî ocak yanına gelüp bir kerre "âh tû" deyüp ocağa bir lakoz istiridye kadar balgam tükürüp savurdu ve balgamın habâbları, beğlerin ve hakîrin üzerine hubâb-efşân oldu. Ve ba‘zı kinâye cevâblar ile beğlere yukarudan aşağı mu‘âmeleler edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… ğu yevm-i sa‘îdde beğlerimin ve hakîrin yanına gelüp ocağa tükürür şeklinde bir
lakoz
balgam nice tükürdü ise beğlerimin esvâbların telvîs edüp hakîrin çehresine kay …
Hakîr eyitdim: "Karınca kanatlandıkça zevâlin bulup cümle erbâb-ı dîvân taht-ı nazarında peşm ü hâye değil idi. Herkese yukarudan aşağı mu‘âmele ederdi. Hattâ katl olunduğu yevm-i sa‘îdde beğlerimin ve hakîrin yanına gelüp ocağa tükürür şeklinde bir lakoz balgam nice tükürdü ise beğlerimin esvâbların telvîs edüp hakîrin çehresine kayy ideyazup yüzüm gözüm balgam oldu" deyü niçe gûne zemm ü nemm ü kadihî tarafında ba‘zı latîfe-âmiz kelimâtlar etdikde Hân gülmeden mebhût olup şâd oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10b ·
metinde göster ·
… al‘aya havâlesi çokdur. Hattâ bu bâğlar dağları havâlesi kayasından kal‘aya bir
lakoz
balgam tükürsen balgam kal‘a içine düşer. Tâ bu mertebe bir havâleli Leve kal‘a …
Ve bu kal‘ada kırk elli aded dükkândan gayri bir âsâr yokdur, ammâ kal‘anın maşrık tarafındaki dağlar üzre bâğlarında kal‘aya havâlesi çokdur. Hattâ bu bâğlar dağları havâlesi kayasından kal‘aya bir lakoz balgam tükürsen balgam kal‘a içine düşer. Tâ bu mertebe bir havâleli Leve kal‘asıdır, ammâ bâğ u bâğçesi ve meyvesi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
Ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Mâ-tekaddem bu sahrâ-yı bî-pâyânın mahsûlât-ı gûnâ-gûnları cümle Venedik'i ve sâ’ir Frengistân'ı beslerdi, zîrâ Mora 265a vilâyetinde bu sahrâdan ve Arhoz vâdîsinden ve Eloz ovasından ve Lakoz vâdîlerinden mahsûldâr hâmûn-ı lâle-ızârlar yokdur, ammâ bu Gaston sahrâsı cümleden azîm nebâtât [u] giyâhât mahsûlâtlı ve kurâ ve kasabâtlı fezâ-yı ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264b–265a ·
metinde göster ·
: Cânib-i erba‘ası kûh-ı serbülendler olup her dağ başlarında birer aded vîrânca …
Sahrâ-yı Lakoz: Cânib-i erba‘ası kûh-ı serbülendler olup her dağ başlarında birer aded vîrânca kal‘aları var. Yedisinde dahi dizdâr ve neferâtları yokdur. [Gerçi] bu Lakoz sahrâsı bir küçük vâdîdir ammâ niçe kurâlar ve çiftlikler ile ma‘mûr u müzeyyen ve mahsûldâr bir fezâ-yı lâle‘izârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
… vîrânca kal‘aları var. Yedisinde dahi dizdâr ve neferâtları yokdur. [Gerçi] bu
Lakoz
sahrâsı bir küçük vâdîdir ammâ niçe kurâlar ve çiftlikler ile ma‘mûr u müzeyyen …
Sahrâ-yı Lakoz: Cânib-i erba‘ası kûh-ı serbülendler olup her dağ başlarında birer aded vîrânca kal‘aları var. Yedisinde dahi dizdâr ve neferâtları yokdur. [Gerçi] bu Lakoz sahrâsı bir küçük vâdîdir ammâ niçe kurâlar ve çiftlikler ile ma‘mûr u müzeyyen ve mahsûldâr bir fezâ-yı lâle‘izârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273b ·
metinde göster ·
… u ohhu deyü ulaşup latîfe ederler. Bu ırk-ı sûs suyundan içüp ohhu ahtu dedikde
lakoz
gibi balgamlar çıkup halâs olur, nâfi‘ sudur. Cümle elli dükkândır, ammâ neferâ …
Hakîkatü'l-hâl Mısır'ın nehr-i Nîl'i balgamdır. Cümle Mısır halkında öksürük mukarrerdir. Cemî‘i diyârda evlâd-ı Araba ohhu ohhu deyü ulaşup latîfe ederler. Bu ırk-ı sûs suyundan içüp ohhu ahtu dedikde lakoz gibi balgamlar çıkup halâs olur, nâfi‘ sudur. Cümle elli dükkândır, ammâ neferâtları cümle iki bin âdemdir. Cârreler ile ya‘nî toprak destiler ile çârsû-yı bâzârda "Yâ ırka sûs" deyü feryâd edüp bir kâsesin bir mankıra verirler. Ve şiddet-i hârda nûş edenin vücûdu buz pâresine döner. Bu esnâfın pîrleri Halvâyî Ömerî'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167a ·
metinde göster ·
Bu cezîrenin cümle keçileri incü sadefi içinden çıkan
lakoz
eti yerler. Ve diri balığı ve tuzlanmış salamura balığı dahi yerler. Bir turfe- …
Bu cezîrenin cümle keçileri incü sadefi içinden çıkan lakoz eti yerler. Ve diri balığı ve tuzlanmış salamura balığı dahi yerler. Bir turfe-likâ mudhik köse keçilerdir. Ve lahm [u] şahmları misk [ü] amber-i hâm gibi râyiha-i tayyibesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y437a ·
metinde göster ·