… ünde Novaborda'dır, azîm gümüşhânedir. Ve Murâd Hân-ı Evvel bu gazâda Kosova'da
leşler
içinde Viloş Koblaki nâm bir mel‘ûn çıkup elindeki bıçağ ile Murâd Hân'ı şehîd …
Beşinci sikke Priştine kurbünde Novaborda'dır, azîm gümüşhânedir. Ve Murâd Hân-ı Evvel bu gazâda Kosova'da leşler içinde Viloş Koblaki nâm bir mel‘ûn çıkup elindeki bıçağ ile Murâd Hân'ı şehîd edüp na‘şı Bursa'da Eski Kaplıca'da medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
içinden kalkup Murâd Hân'ı ol mahalde bıçağıyla urup şehîd etdi. Karnın yarup k …
Yedi yüz doksan birde Kosova cenginde üç kerre yüz bin kâfiri dendân-ı tîğdan geçirüp gazâ-yı ekber etmişken küffâr-ı hâk-sâr leşlerin temâşâ ederken Miloş Koblaki nâm kâfir leşler içinden kalkup Murâd Hân'ı ol mahalde bıçağıyla urup şehîd etdi. Karnın yarup kalbin Piriştine hâricinde nehr-i Gülâb kenarında bir kubbe-i âlîde defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı inâsdır. Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan gelirken ta‘mîr [u] termîm edüp dürr-i beyz-âsâ bir kubbe-i pür-nûr olup içine türbedâr ve eczâ-hânlar ta‘yîn eyledi. Ve na‘ş-ı Murâd Hân'ı {Bursa'ya getürdüler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… seyr [u] temâşa ederken lâşe-i murdârlar içinden Miloş Koblaki kâfir-i bed-nâm
leşler
içinden kalkup {Murâd Hân'ı şehîd etdi}. Ba‘zılar elçilik ile gelüp Murâd Hân'ı …
Der-zikr-i kal‘a-i Silivri :Yanko ibn Madyan'ın Silvir nâm bir oğlu binâ etmeğile lisân-ı Yunaniyân üzre yâd olunur bir kal‘a-i cihân-nümâdır kim leb-i deryâ tarafı eflâke ser çekmiş yalçın kayalar üzre (---) sene târîhinde Gâzî Hudâvendigâr ki Edirne Fâtihi Murâd Hân-ı Evvel'dir kim Edirne'den sonra şebhûn ile bu kal‘ayı feth etmişdir. Ba‘dehû Sultân Hudâvendigâr Kosova cenginde ba‘de'l-feth-i fütûh lâşe-i Nasârâları ibret içün seyr [u] temâşa ederken lâşe-i murdârlar içinden Miloş Koblaki kâfir-i bed-nâm leşler içinden kalkup {Murâd Hân'ı şehîd etdi}. Ba‘zılar elçilik ile gelüp Murâd Hân'ı tîğ-ı gamgamdan nişân verir sikkîn-i ser-tîz ile ura ura şehîd edüp Miloş mel‘ûnı dahi cemî‘i gılmân-ı hâssa pâre pâre etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 105b ·
metinde göster ·
… ı yed edüp nâ-şer‘î amel etmeğe başladılar. Hemân paşa-yı âdil atına süvâr olup
leşler
içinde ve gayrı yerlerde gezüp avretleri soyanlardan bir kaç haşerâtları katl e …
Ba‘dehû asâkir-i Ervâm-ı avâm tarafeynde münhezim olan Urbân hâtûnlarına vaz‘-ı yed edüp nâ-şer‘î amel etmeğe başladılar. Hemân paşa-yı âdil atına süvâr olup leşler içinde ve gayrı yerlerde gezüp avretleri soyanlardan bir kaç haşerâtları katl edüp derûn-ı asker emn [ü] emân oldu. Bu hâl-i perîşân üzre cümle paşa askeri mâl-ı ganâ’im ile muğtenim olup paşa-yı bâ-vakâr Sincâr'ın kara Saçlı Kürdü üzre gitmeden ferâğat edüp üç gün bu kal‘a-i Tilhovar altında meks edüp cümle mukarreblerine dahi niçe gûne ihsân u in‘âmlar etdi. Bu hakîre mâl-ı ganâ’imden yedi katar deve ve yedi kısrak ve üç zırh ve on beş cacim nâm kilim ve üç aded kılıç ve altı aded Urbân civânı huddâm verüp kendünün bir semmûr âbdest kürkün ihsân eyleyüp hakîre gâyet muhabbet edüp bir münakkaş çerge ihsân edüp başka dâ’ire sâhibi olduk ve huddâmlarımızın aldıkları kelepür ve mâl-ı ganâ’imler ile çergemiz içi ve taşrası mâl-â-mâl olup yetmiş aded hayvânât u şütür ve mu‘teber at sâhibi olduk. Andan yine nısf-ı Recebde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217a ·
metinde göster ·
… Yûsuf Kethudâ'ya verdim, buyurdunuz. İşte cânib-i erba‘asında kelle paça olmuş
leşler
ceste ceste [vü] püşte püşte olup yatarlar. Bu Kara Alî'yi leşler içinden âzâd …
Hemân yine ayağına yüzüm sürüp eyitdim: "Sultânım! Ölmüş karıncalar içinden ayağım ısıran kara karıncayı âzâd edüp Yûsuf Kethudâ'ya verdim, buyurdunuz. İşte cânib-i erba‘asında kelle paça olmuş leşler ceste ceste [vü] püşte püşte olup yatarlar. Bu Kara Alî'yi leşler içinden âzâd etdiğiniz kara karınca budur ve vâkı‘anızın te’sîri dahi budur, amân sultânım âzâd ediniz." dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271b ·
metinde göster ·
… le paça olmuş leşler ceste ceste [vü] püşte püşte olup yatarlar. Bu Kara Alî'yi
leşler
içinden âzâd etdiğiniz kara karınca budur ve vâkı‘anızın te’sîri dahi budur, am …
Hemân yine ayağına yüzüm sürüp eyitdim: "Sultânım! Ölmüş karıncalar içinden ayağım ısıran kara karıncayı âzâd edüp Yûsuf Kethudâ'ya verdim, buyurdunuz. İşte cânib-i erba‘asında kelle paça olmuş leşler ceste ceste [vü] püşte püşte olup yatarlar. Bu Kara Alî'yi leşler içinden âzâd etdiğiniz kara karınca budur ve vâkı‘anızın te’sîri dahi budur, amân sultânım âzâd ediniz." dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 271b ·
metinde göster ·
… ve niçe yüzü gazâlî ve niçe bini muharref ve niçe bini tânî(?) çalımı çalınmış
leşler
ceste ceste zîr-i zeber olup hâk-i mezelletde yatır. Sübhânallâh el-azametullâh …
Niçe yüzü haddâdî ve niçe yüzü gazâlî ve niçe bini muharref ve niçe bini tânî(?) çalımı çalınmış leşler ceste ceste zîr-i zeber olup hâk-i mezelletde yatır. Sübhânallâh el-azametullâh deyüp cümle gâziyân-ı Âl-i Osmân'a hayr du‘âlar edüp engüşt ber-dehen ederek azm-i serâperde ederek çetr-i mülemma‘ına geldiği dem huzûruna Koca Serdâr Ali Paşa'yı ve Budin vezîri Sarı Hüseyin Paşa'yı ve Kaplan Paşa'yı ve Yûsuf Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı ve bizim Kadızâde İbrâhîm Paşalara cümle birer hil‘at-i şâhî geydirüp talî‘a-i asker olmağa me’mûr edüp buyurdu-yı şerîfler verdikde hemân ibtidâ Ali Paşa tarafından nefîr-i rıhletler çalınup cümle altı aded vüzerâlar ile cümle otuz bin asâkir-i İslâm olup "Tevekkülen-alallâh" deyüp "Bismillâh niyyetü'l-gazâ" deyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·
… ademlerin basup gördüler kim cemî‘i küffâr leşi meydânı dutmuş. Bir hayli zamân
leşler
içre somurdanup gezdiler ve atlanup âheste âheste Raba kenârındaki yeniçerileri …
"Aya Türk'den nice intikâm alsak?" deyü ölüsü dirisine binüp domuz sürüsü gibi kara şapkalı ve kara başlı ve cümle domuz dişli küffâr dişlerin bileyüp cümlesi âlât-ı demire müstağrak olup pür-silâh geyimli küffâr alay topların keşân ber-keşân çekerek mukaddemâ ceng edüp küffârı kırdığımız meydân-ı ma‘rekeye gelüp nâ-pâk kademlerin basup gördüler kim cemî‘i küffâr leşi meydânı dutmuş. Bir hayli zamân leşler içre somurdanup gezdiler ve atlanup âheste âheste Raba kenârındaki yeniçerilerin meterislerine doğru kazâ-yı mübrem gibi kara canavar-misâl ceneralleri ve gorofları ve banları ve hersekleri ve irşekleri ve bî-dîn ruhbânları ile yürüdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 19b ·
metinde göster ·
… lemiz silâhımızla âmâde olup bu gulâmları yanıma alup gitdikçe yollar üzre niçe
leşler
ve niçe bâr [u] büngâh hayme hargâh yükleri yerde yatır gördük.
"Biz sultânım Alasonya semtinde bir zâ‘imin hüddâmları idik. Ağamız Termiş'den Vezîria‘zam ile kadırgalara binüp bizi mâl erzâk esbâblarıyla bırağup ardımız sıra gelin deyüp cezîre-i Girid'e üç gündür gideli hemân bizi Girid'e geçmeyen sekbân ve sarıcalar ve karakullukçular bizi ve gayri ağavâtların bârhânelerin urup ceng ede ede niçe bin âdemleri bu dağlarda kırup bir ipe muhtâç ipsiz ve sapsız ve zâbitsiz ve râbitsiz haşerâtları bizi soyup niçe bin gulâmları if‘âl bâblarına çeküp niçe benâ[m] gılmânları da kırup hâlâ dağlarda niçe bin haşerâtlar ağavâtlarının gulâmlarıyla ayş [u] ışret etmededirler. Ammâ sultânım siz dahi ihtirâz üzre olup bizi alup bir selâmete çıkarın" dediklerinde hemân cân başıma sıçrayup cümlemiz silâhımızla âmâde olup bu gulâmları yanıma alup gitdikçe yollar üzre niçe leşler ve niçe bâr [u] büngâh hayme hargâh yükleri yerde yatır gördük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… bin gûne ricâlar etdiler. Mühim edinüp, bulup vermediler ve bir haber alınmayup
leşler
içinde gâ’ib oldu, zîrâ niçe guzâtın tâze fetâları kâfir leşlerine avret yerler …
"Niçe yüz milyon guruş verelim, bize kralzâdemiz leşini verin. Eğer sağ ise size Misine cezîresin üç yüz pâre kal‘asıyla verelim, bize verin" dediler ve niçe bin gûne ricâlar etdiler. Mühim edinüp, bulup vermediler ve bir haber alınmayup leşler içinde gâ’ib oldu, zîrâ niçe guzâtın tâze fetâları kâfir leşlerine avret yerlerindeki kıllarına [ve] koltukları kıllarına âteşler edüp niçe bin küffâr leşleri cayır cayır dünyâ âteşine yandılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b ·
metinde göster ·
… d atları bir birinin dümmüne licâmlarından akd edüp yine dervîş piyâdece atları
leşler
ile yedeğe alup Demirci şehrinde hâkime getirüp esbâb [u] eskâlleri ile teslîm …
Ba‘dehu ol harâmîleri katleden garîb dervîş-i dilrîş on harâmînin esbâb [ü] eskâlleri ile ve âlât-ı silâhları Q 13aP 13a ile yine kendi atlarına tahmîl edüp lâşelerin destârlar ile atlar üzre berk kayd-bend edüp ve on aded atları bir birinin dümmüne licâmlarından akd edüp yine dervîş piyâdece atları leşler ile yedeğe alup Demirci şehrinde hâkime getirüp esbâb [u] eskâlleri ile teslîm edüp bir köşede karâr eder. Bu hâli ahâlî-i şehir görüp hamd [ü] senâ edüp dervîşe niçe bin guruş ihsân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23b ·
metinde göster ·
zîr [ü] zeber olup cemî‘i âlât-ı silâhları ile şerbet-i şehâdet nûş edüp bîhûş …
Andan dahi ileri vardık, altı aded leşler zîr [ü] zeber olup cemî‘i âlât-ı silâhları ile şerbet-i şehâdet nûş edüp bîhûş yatırlar. Hemân yine refîklerimiz bunları dahi pîr [ü] pâk soyup ve altı aded atların alup giderken heybelerinde cümle Ka‘be metâ‘larından misvâk ve hurmâ ve lîf makûlesi eşyâları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93a ·
metinde göster ·
… e 727, müddet-i saltanat 31 sene. Edirne'yi feth edüp Kosova cenginde bir kâfir
leşler
içinden kalkup kendüyi bıçağile urup şehîd etdi ve şehîd eden Miloş Koblaki kâf …
İbtidâ Rûm'a geçen bu Süleymân Paşa ibn Orhan'dır. Orhan'ın dahi müddet-i ömrü 83 sene. Cülûsu sene 726, vilâdeti sene 678, vefâteş sene 761 olup oğlu Gâzî Hüdâvendigâr beğ oldu. Ömreş 65 sene, vilâdeteş sene 727, müddet-i saltanat 31 sene. Edirne'yi feth edüp Kosova cenginde bir kâfir leşler içinden kalkup kendüyi bıçağile urup şehîd etdi ve şehîd eden Miloş Koblaki kâfiri dahi ol mahalde depelediler. Andan na‘ş-ı Murâd Hân'ı Bursa'da Eski Kaplıca'da defn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y40a ·
metinde göster ·
bırağup kuyuları seng [ü] saz ile pür edüp huccâcın yemîn [ü] yesârından ve kud …
Ammâ şimdiki hâlde huccâca hizmet etmeyüp bî-kusûr mevâciblerin alırlar, bir nukra nâkıs verilse huccâcın râhları üzre suları kesüp çâh-ı mâlara leşler bırağup kuyuları seng [ü] saz ile pür edüp huccâcın yemîn [ü] yesârından ve kuddâm [u] akîbinden rehzenlikler edüp gûnâ-gûn kemîngâhlardan harâmîler ile çıkup huccâcı nehb ü gâret edüp geçirmezler. Ol ecilden surre ve atıyye ve kisveleri Mısır dîvânında hazîne olup paşa kethudâsı paşa askeriyle alay-ı azîm edüp Âdiliyye'de emîrü'l-hacca teslîm edüp hüccet alır. Ertesi gün yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204b ·
metinde göster ·
… a ceng-i azîm olup meydân (---)(---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara
leşler
kara tağlar gibi yığılup (---)(---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Has …
Hulâsa-i kelâm Mısır kavminin eğer tâ’ife[-i] askerîsi ve ulemâsı dâ’imâ hâkimleri üzre tasaddurları kadîm eyyâmda Ferâ‘ine asrından berü olagelmişdir. Ammâ hâlâ paşa vüzerâlarını gâh sarâyda gâh kasr-ı (---) vîrân sakfda ve gâh Taşyatır sarâyında yatırup haps ederler. Ve gâh gâh paşa sarâyında muhâsara edüp (---)(---)(---) ikâb itâb azâb edüp azl edüp katl etmeği mu‘tâd etmişlerdir. Böyle nâ-hak işleri niçe ehl (---)(---)(---) bir iki kerre çok olur, zîrâ böyle işler var iken vezîr vaz‘ eylemişlerdir. Ve gâh Kâsımlı ve gâh Zülfikârlı (---)(---) öyle biri biriyle hasm olup Rûmeli Meydânında ceng-i azîm olup meydân (---)(---) kede olur. Ba‘zı zamân Kara Meydânda kara leşler kara tağlar gibi yığılup (---)(---) bu misilli olur. Ve ba‘zı zamân Sultân Hasan câmi‘ine ve Sultân Mü’eyyed Q 353aP 347a câmi‘ine kapanup ceng-i azîm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·