İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

lebberleb edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
25
isabet
25 cümle/beyitte
9,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
44 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2510,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–25 / 25

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“lebberleb edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 12b … şa kurbünde ve Peykhâne kurbünde azîm su sahrîcleri bünyâd edüp âb-ı rahmet ile leb-ber-leb edüp cümle şâhrâhları hâr ü hâşâkdan ve gird ü gubârdan pâk etdirirdi.
EÇS I 13a … havz eyle ol havzın içini anası memesin henüz emen ma‘sûmların kanıyla ol havzı leb-ber-leb edüp içine girüp bir sâ‘at dur, andan çıkup hammâma gir, kırk gün bu hâl üzre ma‘sûm …
EÇS I 20a … eşrûbât merâkibleri içre mahsûb u ma‘dûd cüyûş-ı muvahhidîni mezkûr merâkiblere leb-ber-leb edüp Şâm-ı Tarabulus limanından mütevekkilen alallâh deyüp cümle fellâhân [u] mellâh …
EÇS I 21a … edüp sâ’ir helâk olan gemilerin cümle mühimmât [ü] levâzımâtların sağ gemilere leb-ber-leb edüp sâlimîn ü gânimîn Sayda kal‘asına bu kadar mâl-ı ganâyimle vâsıl olup cümle Şâm …
EÇS I 32b … işi üçer seyishâne yükü yigirmişer vukıyye gelir gümüş güğümlere ol âb-ı nâbdan leb-ber-leb edüp su nâzırı huzûrunda kilarcıbaşının mu‘temedün-aleyh âdemlerinin mührüyle kırmız …
EÇS I 35a … ükerreme hâkinden tahmîl edüp ve yetmiş deve bârı dahi âb-ı Zemzemden tulumlara leb-ber-leb edüp andan ılgar ile İslâmbol'a gelüp ale't-ta‘cîl Ayasofya kubbesinin ta‘mîr [ü] te …
EÇS I 63b "İnşâ’allâh seyecî’ü bu hazîneyi gâret edenlerin mâlı ile ke'l-evvel leb-ber-leb edüp elli hazîne dahi cem‘ ederim" derler.
EÇS I 77b … bırağup içinde olan mühimmât [ü] levâzımâtların sâ’ir kadırgalara askerleri ile leb-ber-leb edüp yine avdet edüp ibtidâ cezîre-i Girid'de Todori kal‘aların birer sâ‘atde feth e …
EÇS III 41b–42a … habl-i metînleri geminin altında kaldı. Bu kerre cemî‘i fıçıları deryâ suyuyla leb-ber-leb edüp fıçılar deryâya gark olup her bir fıçıya bir kâfir tulumba koyup fıçıların sula …
EÇS III 54a … ğyân üzre cereyân edüp deşt-i Kerbelâ'yı reyy ederek ve Düceylân hafrini saky-i leb-ber-leb edüp (---) (---) (---) (---) (---) (---) inüp Kurna kal‘ası köşesinde Şatt ve nehr-i …
EÇS III 97a–97b … d ile Boğazhisâr'a varup anda dahi Rûmeli ve Anadolu askerlerin cümle keştîlere leb-ber-leb edüp cümle seksen bin aded cengâver, dilâver, asâkir-i hünerver gemilerde hâzırbâş o …
EÇS III 121b … iyle bend olmuşdur. Yaban asmasından bir azîm sepet örüp seng-i hârâ ile sepedi leb-ber-leb edüp ağzın seddiderler. Ve yine yaban asmasından âdem beli kalınlığı avret saçı gibi …
EÇS IV 319b–320a … bâr-ı sakîl olan cebehâne ve hayme vü hargâh makûlesi eşyâları bu kal‘a-i Sîn'e leb-ber-leb edüp kal‘a-i Sîn'i cebehâne ile gereği gibi pür-silâh edüp âmâde eder ve Halîl Paşa …
EÇS IV 380a … ederler. Bu sebîlhâne suların hımârlar ile sakkalar taşıyup sebîlhâne havzların leb-ber-leb edüp cümle âyende vü revendeler nûş ederler, azîm hayrâtdır, tekabbelallâh.
EÇS VI 115b … ganâ’imiyle ve cebehâne ve topları ve sâ’ir eşyâların yedi yüz kadar arabalara leb-ber-leb edüp kal‘ayı hâke berâber münhedim edüp mansûr u muzaffer dördüncü günde asâkir-i İs …
EÇS VI 120b … enbe idi, her vüzerâ ve her ocak halkı kazdıkları meterisleri ve sıçan yolların leb-ber-leb edüp düzletmek fermân olunup cemî‘i asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin leşker-i Erdel ve …
EÇS IX Y55a–Y55b … kefere ve fecere ve balyoz kralzâdelerin eşbehleri firkate firkate hedâyâların leb-ber-leb edüp cümle keferenin sâhib-i kelâmları de’b-i bâtılları üzre Piyale Paşa'ya gelüp ba …
EÇS IX Y348b … dakları vardır, surâhî kûzelerdir. Anlara Zevrak-ı Safâ derler. Âb-ı Zemzem ile leb-ber-leb edüp rûzgâra karşu durup kesb-i hevâ edince buz pâresi olur. Ve niçe bin surâhî boğa …
EÇS IX Y369a … dvân Paşa bir kaya dibinde bir bürke inşâ eylemiş. Sâkıyeleri var, suyu bürkeye leb-ber-leb edüp hayvânâtlar içerler. Bu menzilden gayri Mısır'a garb cânibine doğru gidilir. Mu …
EÇS IX Y370a … sına gidüp gelirler. Ve herbirinde biner bin beşer yüz küp su vardır. Sâhibleri leb-ber-leb edüp miftâhın gemi re’îsi alup zabt edüp sâhibine kırât ile su verir. Mâlımdır, dahi …
EÇS X Y311b … llarından kırk elli dâne şûhalar yapup içlerin mezkûr kelle kadar balçıklar ile leb-ber-leb edüp her bir şûha gemi kadar bir mefret azîm şey olup niçe bin âdem bu şûha ta‘bîr e …
EÇS X Y317a … la‘în tantana-i Muhammedî geldiğin istimâ‘ edüp cümle mâl-ı defâyini keştîlere leb-ber-leb edüp erebildüği yerlere dek cüyûş-ı müşrikîn ile Mısır'ı ve etrâf kurâ ve kasabâtlar …
EÇS X Y320b … âbları sığırlar ile deverân etdirüp yüz elli aded sarnıcları cümle Nîl suyu ile leb-ber-leb edüp kadıya ve paşa ağasına ve beğ kethudâsına ve yedi bölük ağalarına ve altı aded …
EÇS X Y324a … üç yüz sığırları ile gelüp kâmil bir ayda cümle sarnıcları Nâsırıyye tur‘asiyle leb-ber-leb edüp mâl-ı pâdişâhîden otuz kîse-i Mısrî masrûf edüp muhâsebesine mahsûb olur. Bu sa …
EÇS X Y430a–Y430b … kınca şimâle bir gün akup andan bir deryâ-misâl buhayreye dökülür, ol buhayreyi leb-ber-leb edüp ba‘dehu taşup yine şimâle cereyân etdikde iki fırka olup bir fırkası âsî olan S …