Der-vasf-ı reng-i rûy-ı eşkâl-i insân: Âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan ve yazı yaz ve kışı kış olduğundan cemî‘i halkının reng-i rûları humret üzredir, zîrâ bu şehrin cânib-i erba‘ası yaylalardır ve âb-ı hayât suları firâvândır. Anıniçün ahâlîleri zinde cân-ı cânândır. Hattâ niçe bin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ve mu‘ammer ve Zâl-ı zamân olup kuvveti gitmiş ve hey’eti yitmiş ve ömr-i müsemmâsı yüz yetmişe yetmiş, gitmiş ve cimâ‘ [u] musâhebetden kalmış olurlar, ammâ cümle ünâsı pâk-i‘tikad ve mü’min ve muvahhid ve sâhib-i vera‘ ve gıll ü gışdan berî kimesnelerdir kim cümle sağîr ü kebîri ve bay u gedâları gâyet musallîdirler. Hattâ çârsû-yı bâzârda akçe sayarken ezân işitdikleri gibi "Lebbeyk Allâhüm" deyüp akçeyi meydânda bırağup dükkânların kapamadan gürûh gürûh câmi‘e giderler. Edâ-yı salâtdan sonra yine ticâret ederler, zîrâ cemî‘i halkı "el-kâsibu habîbullâh" deyü ticâret ederler ve aslâ batıyyü'l-hareke olup tembelân-ı Horasan olan ma‘rifetsiz âdemi sevmezler. Elbette bir ma‘rifet ile kifâflanan âdeme ri‘âyet edüp ehl-i kelâm ve ehl-i kemâl âdemlere zekât dahi verirler ve hacıyân, gâzîyân, tüccârânı gâyet çokdur. Cümle halkı Boşnakca ve Türkçe ve Sırf ve Latin ve Hırvad ve Bulgarca tekellüm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
Bu Bi’r-i Alî'de cümle huccâc beyâz kefenlerin boğazlarına geçirüp başı kabak yalın ayak âdemlerin "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" sadâları evc-i âsumâna peyveste olup eyle sadâ-yı Allâh Allâh kopar kim gûyâ mahşer gününden bir nişân olur. Dağ u taş beyâz kefenli âdem ile mâl-â-mâl olup herkes alâyık-ı dünyâdan el çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
… fenlerin boğazlarına geçirüp başı kabak yalın ayak âdemlerin "Lebbeyk Allâhümme
lebbeyk
" sadâları evc-i âsumâna peyveste olup eyle sadâ-yı Allâh Allâh kopar kim gûyâ m …
Bu Bi’r-i Alî'de cümle huccâc beyâz kefenlerin boğazlarına geçirüp başı kabak yalın ayak âdemlerin "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" sadâları evc-i âsumâna peyveste olup eyle sadâ-yı Allâh Allâh kopar kim gûyâ mahşer gününden bir nişân olur. Dağ u taş beyâz kefenli âdem ile mâl-â-mâl olup herkes alâyık-ı dünyâdan el çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
… slâm atından ve nâka ve heccânından enüp ta‘zîmen ve te’eddüben piyâde yürüyüp "
Lebbeyk
allâhümme lebbeyk" deyü telbiye etmek müstahabdır.
Andan Mu‘allâ karâfesi içinden ubûr ederken sûre-i Elhâkümü't-tekâsür tilâvet ederek ubûr oluna. Zîrâ bu mezâristân içre niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm ve niçe bin şürefâ-yı enâm medfûndur. Ammâ bu mahalde Mekke-i mükerremenin minâreleri zâhir olunca cümle asâkir-i İslâm atından ve nâka ve heccânından enüp ta‘zîmen ve te’eddüben piyâde yürüyüp "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" deyü telbiye etmek müstahabdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… ka ve heccânından enüp ta‘zîmen ve te’eddüben piyâde yürüyüp "Lebbeyk allâhümme
lebbeyk
" deyü telbiye etmek müstahabdır.
Andan Mu‘allâ karâfesi içinden ubûr ederken sûre-i Elhâkümü't-tekâsür tilâvet ederek ubûr oluna. Zîrâ bu mezâristân içre niçe bin Sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı zevi'l-ihtirâm ve niçe bin şürefâ-yı enâm medfûndur. Ammâ bu mahalde Mekke-i mükerremenin minâreleri zâhir olunca cümle asâkir-i İslâm atından ve nâka ve heccânından enüp ta‘zîmen ve te’eddüben piyâde yürüyüp "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" deyü telbiye etmek müstahabdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y313a ·
metinde göster ·
… esi bâlâda zikri sebkat etdüği üzre bir hây hûy ile yevm-i terviyede telbiye-i "
Lebbeyk
allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler.
Hulâsa-i kelâm cümle şürefâ Mekke'den bu tertîb ve bu tezyîn-i âyîn-i şürefâ üzre Ka‘be'den Arafât'a çıkınca, ba‘dehu Mekke'den Mısır huccâcı ve askerî tâ’ifesi bâlâda zikri sebkat etdüği üzre bir hây hûy ile yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a ·
metinde göster ·
… ebkat etdüği üzre bir hây hûy ile yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme
lebbeyk
" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler.
Hulâsa-i kelâm cümle şürefâ Mekke'den bu tertîb ve bu tezyîn-i âyîn-i şürefâ üzre Ka‘be'den Arafât'a çıkınca, ba‘dehu Mekke'den Mısır huccâcı ve askerî tâ’ifesi bâlâda zikri sebkat etdüği üzre bir hây hûy ile yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a ·
metinde göster ·
… ndan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "
Lebbeyk
allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc- …
Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ubûr ederler. Ammâ bu şâm askeri ve emîrü'l-haccı Mısır askerine rağmen ol kadar pâk müsellah ve mükellef alay ile tertîb ü tezyîn ederek ubûr ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu mahalde kânûn-ı kadîm üzre Mısır, şâm ve Mekke alayların ve âlâyiş-i dünyâ ziynetleri Y 314b ile Arafât'a revâne oldukları tamâm oldu. Geldik imdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme
lebbeyk
" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc-ı şâm ve asker-i c …
Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ubûr ederler. Ammâ bu şâm askeri ve emîrü'l-haccı Mısır askerine rağmen ol kadar pâk müsellah ve mükellef alay ile tertîb ü tezyîn ederek ubûr ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu mahalde kânûn-ı kadîm üzre Mısır, şâm ve Mekke alayların ve âlâyiş-i dünyâ ziynetleri Y 314b ile Arafât'a revâne oldukları tamâm oldu. Geldik imdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "
Lebbeyk
allâhümme lebbeyk" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ub …
Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ubûr ederler. Ammâ bu şâm askeri ve emîrü'l-haccı Mısır askerine rağmen ol kadar pâk müsellah ve mükellef alay ile tertîb ü tezyîn ederek ubûr ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu mahalde kânûn-ı kadîm üzre Mısır, şâm ve Mekke alayların ve âlâyiş-i dünyâ ziynetleri Y 314b ile Arafât'a revâne oldukları tamâm oldu. Geldik imdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… m ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "Lebbeyk allâhümme
lebbeyk
" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ubûr ederler. Ammâ b …
Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye-i "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek bir alay-ı azîm ile Arafât'a giderler. Andan huccâc-ı şâm ve asker-i cennet-meşâm dahi yine yevm-i terviyede telbiye "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" diyerek saf saf ve mevc mevc pür-silâh Mahmil-i şerîf ile ubûr ederler. Ammâ bu şâm askeri ve emîrü'l-haccı Mısır askerine rağmen ol kadar pâk müsellah ve mükellef alay ile tertîb ü tezyîn ederek ubûr ederler kim ta‘bîr olunmaz. Bu mahalde kânûn-ı kadîm üzre Mısır, şâm ve Mekke alayların ve âlâyiş-i dünyâ ziynetleri Y 314b ile Arafât'a revâne oldukları tamâm oldu. Geldik imdi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314a–Y314b ·
metinde göster ·
… mahalden tâ Mekke'ye gelince iki bin adımdır. Acele ile bu mahalleri "Allâhümme
lebbeyk
" deyü feryâd ederek Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâk-ı Mekke içre gird …
Bu mahalden tâ Mekke'ye gelince iki bin adımdır. Acele ile bu mahalleri "Allâhümme lebbeyk" deyü feryâd ederek Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâk-ı Mekke içre girdikde (---) nâm bir mahaldir, çârsû içinde yolun iki tarafında dîvâr köşelerine muttasıl iki mîl vardır. Her şeb işâre kandîlleri ile çerâğân olur. Bu mahalden ibtidâ Mekke-i mükerremenin mîl-i minâreleri nümâyân olur. Bu mahalde el açup Mekke'ye müteveccih olup işbu du‘âyı tilâvet ede. Ol du‘â budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
… eri sağ ayağın koyup "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "
Lebbeyk
Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk …
Derhâl orta kapudan içeri sağ ayağın koyup "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi binâ etdükde Cenâb-ı Bârî emr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y315a ·
metinde göster ·
… up "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme
lebbeyk
" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı …
Derhâl orta kapudan içeri sağ ayağın koyup "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi binâ etdükde Cenâb-ı Bârî emr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y315a ·
metinde göster ·
… Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "
Lebbeyk
" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi binâ etdükde Cenâb-ı Bârî emr etdi kim,
Derhâl orta kapudan içeri sağ ayağın koyup "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi binâ etdükde Cenâb-ı Bârî emr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y315a ·
metinde göster ·
… a‘lâ-yı cebele varınca âdemden ibâret bir nakîl(?) Arafât olup cümle huccâcdan
Lebbeyk
sadâsı ayyûka sadâ verir. Andan,
Ve cümle huccâc-ı Ervâm cânib-i garbdadır. Ve Habeş ve Yemen ve Irâk ve Tâ’if ve Hicâz ve Abbâs ve gayri huccâc-ı nâs cânib-i şarkda ve cenûbda ve şimâlde vakfeye dururlar. Ve cebel-i Arafât dahi benî âdem ile zeyn olup omuz omuzu sökmez, âdemden Arafât dağı dahi görünmez. Tâ zirve-i a‘lâ-yı cebele varınca âdemden ibâret bir nakîl(?) Arafât olup cümle huccâcdan Lebbeyk sadâsı ayyûka sadâ verir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321b ·
metinde göster ·
kâmil bir sâ‘at-i nücûmî olup vakt-i asr olur ammâ salât-ı asr bu Arafât maslah …
Bu sadâ-yı Lebbeyk kâmil bir sâ‘at-i nücûmî olup vakt-i asr olur ammâ salât-ı asr bu Arafât maslahatı içün kılınmayup mescid-i İbrâhîm'de kasr-ı cem‘ ile kılınmasının sebebi budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… seler hacları tamâm olmazdı. Yine cümle huccâc gırî vü feryâd ederek "Allâhümme
lebbeyk
" diyerek vakt-i mekrûh olup infidâd mahalli olunca derhâl Şâm emîr-i haccı cüml …
Derhâl şerîf hazretleri tarafından asker seçilüp ceng mahalline vardıklarında meğer Basra huccâcı ile Tâ’if Urbânı ceng ederek bu mahalle gelirler. İmdâd vardıkda Arab firâr edüp vakt-i gurûbda Basra huccâcı dahi on iki şehîdleri ve kırk beş mecrûhları ve yigirmi altı kelleleri ile mîleyn-i Irâk içre bulunup vakfeye şehîdlerin dahi getirüp durdular. Hamd-i Hudâ hacları tamâm oldu. Eğer bir derîce sonra gelseler hacları tamâm olmazdı. Yine cümle huccâc gırî vü feryâd ederek "Allâhümme lebbeyk" diyerek vakt-i mekrûh olup infidâd mahalli olunca derhâl Şâm emîr-i haccı cümle tevâbi‘iyle Mısır'ın Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt eder. Mısır emîr-i haccı dahi Şâm-ı Şerîf Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt ederler. Kânûn-ı kadîm böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… e istimâ‘ etdirdi. Cümle mahlûk bir kerre ve iki kerre ve beş on ve elli kerre "
Lebbeyk
allâhümme lebbeyk" deyü telbiye edenler her ne kadar telbiye etdilerse ol kadar …
Allâhü Ta‘âlâ Y 349b İbrâhîm Nebî'nin sadâsın beyne's-semâ ve'l-arz olan mahlûkâta rahm-i mâderde alaka ve muzga olanlara bile istimâ‘ etdirdi. Cümle mahlûk bir kerre ve iki kerre ve beş on ve elli kerre "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" deyü telbiye edenler her ne kadar telbiye etdilerse ol kadar hacc müyesser olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349a–Y349b ·
metinde göster ·
… Cümle mahlûk bir kerre ve iki kerre ve beş on ve elli kerre "Lebbeyk allâhümme
lebbeyk
" deyü telbiye edenler her ne kadar telbiye etdilerse ol kadar hacc müyesser olu …
Allâhü Ta‘âlâ Y 349b İbrâhîm Nebî'nin sadâsın beyne's-semâ ve'l-arz olan mahlûkâta rahm-i mâderde alaka ve muzga olanlara bile istimâ‘ etdirdi. Cümle mahlûk bir kerre ve iki kerre ve beş on ve elli kerre "Lebbeyk allâhümme lebbeyk" deyü telbiye edenler her ne kadar telbiye etdilerse ol kadar hacc müyesser olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y349a–Y349b ·
metinde göster ·
" deyüp telbiye ederek meyyiti Altun Oluk altına koyup mü’ezzinler "Cenâze namâz …
Tâbûtları dörd ayaklı cânib-i erba‘ası parmaklı tûlânîce bir nerdübân-misâl bir tâbûtdur, üstüne siyâh Ka‘be örtüsü ile setr edüp cümle cemâ‘at ile meyyitin önüne düşüp deff-i bî-cilcile çalarak Abbasî alemlerin açarak "Lâ ilâhe illallâh" sadâsına rehâ buldurarak Ka‘be-i şerîf haremine girdikde cümle ehl-i mevtâ "Allâhümme lebbeyk" deyüp telbiye ederek meyyiti Altun Oluk altına koyup mü’ezzinler "Cenâze namâzına" deyü nidâ edince nısfu'l-leyl ise dahi Ka‘be-i şerif ehl-i tavâfdan hâlî değildir, mâ-fevkında kerrûbiyân bile tavâfdadır, cümle cemâ‘at hâzır olup kânûn-ı Muhammedî üzre salât-ı cenâzeyi edâ edüp meyyitin ihvân-ı bâ-vefâları tâbûtu omuzlarına alup Ka‘be-i şerîfi bir hac savâbı olmak üzre telbiye ederek Ka‘be-i şerîfi yedi kerre tavâf etdirüp Bâb-ı Cenâyiz'den yâhûd Bâb-ı Safâ'dan çıkarup sa‘y-i Safâ ve Merve sûkundan güzer etdirüp deff [u] kudüm ile cümle halk "Lâ ilâhe illallâh" diyerek şenlik ve şâdumânlık ederek garâfe-i şühedâ olan Mu‘allâ mezâristânında defn edüp imâm telkîn edüp herkes hânesine müteveccih olup ol mevtâ "Zayf-i İlâh-ı Rabbi'l-âlemîn" olup vâsıl-ı Hudâ olur. Rahmetü'llâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y360b ·
metinde göster ·