İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

levendât

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
39
isabet
39 cümle/beyitte
14,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
37 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3915,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–39 / 39

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“levendât” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 75b … usûr alesta olup lenger-endâht olup her birine üçer kat mühimmât ü levâzımât ve levendât verildi.
EÇS I 134a … i hırefinin memdûh kârlarından nâzik kirde kebâbı ve kirdesi ve lezîz hoşâbı ve levendât içün darı bozası. Ve hâs u beyâz pembe-misâl sünger gibi göz göz pişmiş Tophâne …
EÇS I 162a … n çalarak müselmân gemileri kefere gemilerin yedeğe alarak ve gemiler içre olan levendât kırkar ellişer dirhem dalyan tüfenglerin atarak ve gemilerini niçe bin kişi kız …
EÇS I 165a … esîrlerin tabl [u] erganûn luturyanî boruları çalınarak yine gemileri niçe bin levendât keşân-ber-keşân sadâ-yı "ya moli" ile çeküp ardları sıra cümle kapudanlar üç bi …
EÇS II 221a … up isa seren edüp salpa demir atdılar. Keşân-ber-keşân âhen-i keştî çeküp cümle levendât hâzır-bâş olup du‘â vü senâ ile yelken yırtup "Hudâ âsân ede!" deyü Fâtiha tilâ …
EÇS II 291a … kethüdâyeri ve müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı dahi yokdur. Ammâ levendât sipâhîsi gâyet çokdur.
EÇS II 324a … arba mekşûf hadîd bâb-ı kavîlerdir. Bu sûr içre dizdârhânesi ve iki yüz neferât levendât hâneleri ve mükellef ve mükemmel cebehâneleri vardır. Ammâ bu orta hisârda çârs …
EÇS II 342a … düp mefhûm-ı ma‘lûm-ı şerîfleri oldukda cümle ağavâtlarıyla meşveret edüp cümle levendât makûlesi "Uğuruna ölürüz Bismillah". deyüp ol niyyete Fâtiha tilâvet olunup Var …
EÇS II 349a … osya: Bâlâda evsâfı mastûrdur. Bunda bir gün mihmân olup on bir yiğit pür-silâh levendât bulup yine Merzifon'a avdet edüp üçüncü günde,
EÇS II 350b … e kırk kapucusuyla gelüp berk-i hazân gibi dir dir ditreyüp içeri girince cümle levendât paşayı ortaya alup pür-silâh durdular. Hemân Paşa "Safâ geldiniz! Ne hizmete ge …
EÇS III 31b … r, Eskidâr'dan galat üstü açık bir zindân-ı dârdır. Kal‘ası ve dervezeleri yok. Levendât makûlesi haşerâtı çok. Celâlî mel‘ûnları bir kerre şu Bulgurlu dağlarından nümâ …
EÇS III 32a–32b … ş getirene yüz altun ve dil getirene sipâhlık ve ze‘âmet veriliyor!" deyü cümle levendât şehbâzları cenge terğîb edüp el tîğ-i Dahhâke urup kendi akrânları askeri içine …
EÇS III 42a Kâr-ı sânî: Niçe âlüfte ve âşüfte küşâde paşa askerinden levendât makûlesi bu pehlivânın izniyle pehlivânı bir harâr içre koyup garârın ağzın eyl …
EÇS V 58a–58b … erbelâ şehîdine dönüyoruz" deyü niçe gûne güft [u] gûy yâve ile 58b haşerât-ı levendât feryâd-ı zilgât etdiler.
EÇS V 83a … tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü hasîb ü nesîb sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup savt-ı hazînli eyi türküler çağırdığımdan …
EÇS V 131b Der-ayân-ı seyrângâh-ı erbâb-ı levendât : Evvelâ nehr-i Milaçka kenârında teferrücgâh-ı Mevlevîhâne, andan yukaru mesîre …
EÇS V 184b … Tîz elhamdülillâh şu kâfir Seydî geldi. Bir[e] tîz ip hâzırlan. Cümle ağavât ve levendât ve iç ağaları hâzır-bâş olsunlar" deyü İsmâ‘îl Paşa fermân edince derhâl otağın …
EÇS V 185a … ı. Gördü kim çatal fitil fitile ve tîrkeş tîrkeşe ve rikâb rikâba kat-ender-kat levendât , ağavât, hüddâmât pür-silâh gelirler.
EÇS VI 48b … savaş-ı perhâş ma‘rifetlerinden haberdâr olmak içün cümle iç ağaları ve cemî‘i levendât birbirlerine mukâbil olup kırkar ve ellişer müşvâr kadar cirid oynayup mızrak o …
EÇS VI 103b … iki aded güzîde yiğitlerimiz hâk-i mezellete düşüp sâ’ir karakullukçu ve gayri levendât gâzîlerinden üç yüz aded yiğitlerimiz dahi şehîd olup yüz on yiğitlerimiz dahi …
EÇS VII 19a–19b … olduğu kadar askerleriyle hâzır-bâş ve müheyyâ durdular, ammâ askerin iş görmüş levendât makûleleri cümle zahîrede ve otda otlukdan henüz gelmemişlerdi.
EÇS VII 124b … bir fersah tûllu bir şehr-i zîbâdır. Bir fersah on iki bin adımdır, ammâ zinde levendât hatvesiyle sekiz bin adım Bâğçesarây şehridir. Pravadi şehri gibi iki cânibi ya …
EÇS VIII 260a … ] meşrûbât kaydında olup kebâb u şarâb ve çeng [ü] rebâb kaydında olup bir alay levendât harâbât erenleri mezkûr uyûn-ı câriyelerde câme-şûyluk edüp esbâbların yaykarla …
EÇS VIII 262b … baş kaldırmak ihtimâlleri ola, deyü hemân cengden fâriğ olup avanta deyüp cümle levendât küreğe girüp sekiz pâre İslâm firkatesi bizim temâşâ etdiğimiz Larinçe kal‘ası …
EÇS VIII 273a … muhatteminden fark olunmaz elvân harîr muhattemler ya‘nî mühürlü makdemler kim levendât makûleleri başlarına sarup bellerine kuşak ederler. Ve siyâh zerdûz işleme poşu …
EÇS VIII 280a–280b Der-hakk-ı mihmânsarây-ı müsâfirîn-i levendât : Cümle üç aded hân-ı hasbîler var. Evvelâ (---) (---) (---) (---) (---) (---) ( …
EÇS VIII 310a … gel, sağa var, sakın yoldan" deyü giderlerken bu Karanlık kapu yollarında ba‘zı levendât makûlesi gâzîler ba‘zı dilberin ardı sıra gözedüp ol karanlık yere geldikde ol …
EÇS VIII 321a … binâlar altlarında birkaç aded küçücük balıkçı ve ekmekçi dükkânları var, ammâ levendât sâkin olsunlar deyü fâhişeleri çokdur.
EÇS VIII 332a … ethudâsı ve Eğriboz sancağının yedi bin aded pâk ve müsellah ve müretteb güzîde levendât askeri ol gün imdâd gelüp tabl-ı âsâyiş çalarak serâperde önünde alay ile ubûr …
EÇS VIII 359b … stabalarda yüzer âdem sığar dikkelerdir. Hattâ şehrin aşkıyâca ve maryolca olan levendât makûlesi cânları bu dağın koyahında fısk [u] fücûr edüp bir hafta ayş [u] ışret …
EÇS VIII 360a … . Hemân ışmata hakkıyçün ya‘nî kılıcım hakkıyçün deyüp gezerler. Ammâ askerî ve levendât tâ’ifesi olmayup re‘âyâ oğlu olanlar ekseriyyâ bu şehirden İslâmbol'a gidüp ham …
EÇS VIII 370a … turup kesb-i tarâvetler edüp mübâhase-i ilm-i şer‘iyyeler edüp bir tarafda dahi levendât makûlesi tâze cüvânlar gûnâ-gûn lu‘bedebâzlıklar ve silâhşorluklar ta‘lîm etmed …
EÇS IX Y179b … ve yağı ve dürûzî kavimdir. Bunlardan mâl-ı pâdişâhî tahsîl içün yigirmi bayrak levendât askeri vardır. Kendüye senevî ale'l-gasb yigirmi bin guruş hâsıl olur.
EÇS IX Y247b … sı paşa ağalarından bir a‘lâ hükûmetdir. Yedi kîse hâsıl olup iki yüz kavvâs ve levendât ile şeb [ü] rûz şâm'ın enderûn [u] bîrûnunda olan yetmiş beş şâhrâh-ı tavîlde v …
EÇS IX Y265a–Y265b … derken üç katâr şütürü Urbân urup alıcak vâveylâ kopunca paşa derhâl beş bayrak levendât ta‘yîn edüp akîblerince yetişüp ceng ede ede altı Y 265b kelle ve üç dil kayd …
EÇS IX Y274b Bu Arabların biner guruşluk atların ve berrânî hecînlerin cümle levendât yağmâ etdiler. Ve zencîr ile keşân-ber-keşân edüp gitdiler.
EÇS X Y319a … e cümle salb siyâset basmak, asmak ve urmak ve tutmak anın hükmündedir. İki yüz levendât ile dâ’imâ kâ’immakâmı hükûmet edüp senevî bâd-ı havâ ve cürm [ü] cinâyetden on …
EÇS X Y374a … ve şecî‘ ve hayyâl fetâ Urbânları ve sıbyânları var. Bu diyârda sıbyân ta‘bîri levendât makûlesi Urbânına derler. Bu diyâr-ı azîm anlar ile mâl-â-mâldir, zîrâ serhadd- …
EÇS X Y440b Ve ba‘zı levendât makûlesi kırk elli pür-silâh nâmdâr fellâh yiğitler bir yere cem‘ olup beş on g …