… h, zemîn-i mahsûldârdır. Bu ferah-fezânın cânib-i cârında hem-civâr olan kend-i
levendlerin
darûga ve kelenterleri cümle levâzımât, me’kûlât [ü] meşrûbâtlarımız ve âbdâr m …
Menzil-i Tut âlûsı: Bir çemenzâr, sahrâ-yı lâlezârdır. Niçe yüz bin sâyedâr dıraht-ı müntehâları vardır. Dârları, deyyâr[ları] yokdur. Hemân bir çerâgâh, zemîn-i mahsûldârdır. Bu ferah-fezânın cânib-i cârında hem-civâr olan kend-i levendlerin darûga ve kelenterleri cümle levâzımât, me’kûlât [ü] meşrûbâtlarımız ve âbdâr meyve-i gûnâ-gûnlarımız getirüp bu cây-ı dilküşâda yek şeb mihmân olduk. Andan cânib-i şimâle nehr-i Araz sâhiliyle gidüp 308a ve Arazı geçidden karşu geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 307b–308a ·
metinde göster ·
" demekdir. Bu Kobilak kal‘asından kalkup yine cânib-i kıbleye nehr-i Özü kenârı …
Eşkâl-i kal‘a-i Kobilak: Nehr-i Özü kenârında bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddadî taş binâ bir küçük kal‘a-i zîbâdır. Cebehâne ve topları vardır. Birkaç deyrleri ve dükkânları vardır. Ve nehr-i Özü kenârının karşu kıble tarafı Kırım vilâyetine gider. On konak Heyhat sahrâsı nihâyeti çöldür âdem âdemî zâd yokdur. Bir kerre Tatar ile sene (---) târîhinde bu on konak çölü bir gecede aşup bu kal‘aları nehb u gâret etdiğimiz cild-i sânîde mestûrdur, nazar oluna. Ve yine bu mahalde nehr-i Özü'nin beri tarafında kıble cânibine on menzilde tâ {kal‘a-i} Bender mukâbiline ve Akkirmân karşusuna ve sekiz konak Özü kal‘asına varınca cümle bu Sarıkamış vilâyetidir ve Rus-ı menhûs lisânı üzre "Zaporoska" demek "Kapu eşiği" demekdir. Bir kavilde "Serhaddin kapu eşiğin bekleyen levendler" demekdir. Bu Kobilak kal‘asından kalkup yine cânib-i kıbleye nehr-i Özü kenârıyla Sarıkamış kâfiri içre (---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---)(---)(---) kal‘a (---)(---)(---) geçüp iki günde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
… dimi esbâb geyüp başlarında kırmızı fes ve berata ve baldırları çıplak Cezâyir
levendleri
gibi gezerler, zîrâ cümlesi gemiciler ve firkatecilerdir, ammâ yine Boşnakça ve …
Cümle ahâlîsi Nova kal‘ası kuludur ve Novalı esbâbı gibi beyâz daracık sıkma dimi esbâb geyüp başlarında kırmızı fes ve berata ve baldırları çıplak Cezâyir levendleri gibi gezerler, zîrâ cümlesi gemiciler ve firkatecilerdir, ammâ yine Boşnakça ve Latince kelimât ederler. Cümle hodi sedi bilmez gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
… â sizin Üstürgon ve Ustolni-Belgrad'ı ve Budin serhadlerinizin çete ve poturacı
levendlerinden
feryâdımız vardır. Edepleriyle otursunlar. El-hamdü lillâh bu sulh [u] salâhımı …
"Cânım elçi paşa, sen bu vilâyetimize rahmet gelüp hoş geldin, ammâ sizin Üstürgon ve Ustolni-Belgrad'ı ve Budin serhadlerinizin çete ve poturacı levendlerinden feryâdımız vardır. Edepleriyle otursunlar. El-hamdü lillâh bu sulh [u] salâhımız bu yüzden mün‘akid olup kimin kabza-i tasarrufunda kılâ‘lar 66a ve kurâlar ve kasabâtlar ve nevâhîler bulundu ise anın hükmünde kalup sizin ve bizim tarafımızdan katanalarımız ve sizin çetecileriniz birer hîle takrîbiyle hudûdlarında[n] taşra çıkup bizim kal‘alarımıza tecâvüz etmeyeler", dedikde bizim elçi paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65b–66a ·
metinde göster ·
… rtoyorozi vardır. Kal‘a dizdârı ve toksan aded gâzî merdüm-hisârı cümle Cezâyir
levendleri
gibidir. Kal‘ası leb-i deryâdan bir top menz[il]i içeri şark cânibinde karada C …
Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve bâcdârı ve mi‘mârı ve harâc ağası ve şehir kethudâsı ve Rûmlar üzre portoyorozi vardır. Kal‘a dizdârı ve toksan aded gâzî merdüm-hisârı cümle Cezâyir levendleri gibidir. Kal‘ası leb-i deryâdan bir top menz[il]i içeri şark cânibinde karada Cum‘a köyü(?) dağı burnunda bir mürtefi‘ havâlesiz şekl-i bâdemî bir seng-i tırâş ve bir kârgîr ve metîn kal‘a-i savaş muhkem hisâr-ı üstüvâr-ı hâzır-bâşdır kim ejder-i heft-ser gibi cânib-i erba‘aya ve deryâya nâzır bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn rabât-ı müzeyyen ve şehr-i medîndir kim bir refî‘u'l-bünyân ve halkı azîmü'ş-şân gâzî fetâlardır. Ammâ bu kal‘anın etrâflarında aslâ handak ve hafirden bir nişân yokdur, zîrâ sâfî yalçın kayalar üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·