… tîmârlı olduğundan dânesi yüz dirhem gelir la‘l-gûn yanaklı dilberân şeftâlûsü
lezzetinde
papa ve sultânî ve cânî ve baba ve derrâkî ve çelebi cüce şeftâlûleri olur kim …
Cümleden biri Lâlezâr bâğçesi ve Kadıçeşmesi kurbünde Altıpoğaça bâğı ve Unkapanı kurbünde Lonkazâde bâğı ve Cübbealîkapusu dâhilinde Kahveli bâğı ve ana karîb Bostân hammâmı bâğı ve Âşık Paşa bâğı ve Haydar Paşa bâğı ve Kiremitci Solak bâğı ve Çivizâde bâğı ve sekiz selâtîn câmi‘lerin mihrâbları önündeki bâğ-ı iremler ve Nârlıkapu'da Bucak bâğı ve Tokatcı Solak bâğı ve Lanka bâğları ve Azîz Efendi bâğı ve Çukurbostânlar bâğı ve Yenibâğçe bâğları ve Topkapusu kurbünde Kaya Sultân bâğı ve ana muttasıl Çelebi Kethudâ bâğı ve Kürkcübaşı bâğı ve Dâvûd Paşa bâğı ve niçe yüz memdûh bâğlar vardır. Ammâ bu bâğçeler gâyet ma‘mûr tîmârlı olduğundan dânesi yüz dirhem gelir la‘l-gûn yanaklı dilberân şeftâlûsü lezzetinde papa ve sultânî ve cânî ve baba ve derrâkî ve çelebi cüce şeftâlûleri olur kim âyetün min âyâtillâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
Evvelâ hâs ve beyâz somunu İslâmbol'un Tophâne somunu
lezzetinde
ve beyâz çakıl ekmeği bir diyâra mahsûs değildir, beyâz katmer gül gibidir ve k …
Evvelâ hâs ve beyâz somunu İslâmbol'un Tophâne somunu lezzetinde ve beyâz çakıl ekmeği bir diyâra mahsûs değildir, beyâz katmer gül gibidir ve katmerişi, gâhisi ve gözlemesi ve beyâz tennûr-gerdesi dahi bu şehre mahsûsdur. Ve kirde kebâbı gâyet terdir. Zirâ koyunları Keşîş Dağı'nda otlayup şedd-i rahl çeküp arık olmadın boğazlanup gâyet semiz etleri olduğundan kirde kebâbları meşhûrdur. Ve tahînesi ve beyâz mümessek helvası (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231b ·
metinde göster ·
… ârı: Evvelâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Besâtinlerinde bir gûne kavunu olur kim
lezzetinden
âdemin dimâğı dü şakka olur ve müsg [ü] amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibesi ol …
Memdûhât-ı Beğbâzârı: Evvelâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Besâtinlerinde bir gûne kavunu olur kim lezzetinden âdemin dimâğı dü şakka olur ve müsg [ü] amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibesi olur. Bu şehir halkı ekseriyyâ ol kavundan zerde tabh edüp içine darçın ve karanfil koyup bir zerde olur kim Mu‘âviye hazretlerinin ibtidâ te’lîf etdüğü lezîz zerde olur. Bu gûne bir lezîz ve hoş-hor ve serî‘u'l-hazm kavundur. Ve bir gûne sebz-gûn emrûdu olur. Bir müdevver, dördi beşi bir vukıyye gelir âbdâr ve hoş-hor emrûddur. Âsitâneye niçe yüz bin kutu emrûd pembeler içre hedâyâ gider. Bir gûne sükker-i halvâ emrûddur kim Acem diyârında Tesuy şehrinde ve Ordubâr şehrinde Meleçe emrûdu lezzetindedir. Ve siyâh arpası olur. Gâyet yağlıdır. Ata çok vermeden ihtirâz etmek gerek. Ve sahrâsında pirinci olur, gâyet pişkindir. El-hâsıl bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr şehr-i imâr-ı dâr-ı diyâr şehr-i Beğbâzâr'dır. Hafazekallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b ·
metinde göster ·
… vâ emrûddur kim Acem diyârında Tesuy şehrinde ve Ordubâr şehrinde Meleçe emrûdu
lezzetindedir
. Ve siyâh arpası olur. Gâyet yağlıdır. Ata çok vermeden ihtirâz etmek gerek. Ve …
Memdûhât-ı Beğbâzârı: Evvelâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Besâtinlerinde bir gûne kavunu olur kim lezzetinden âdemin dimâğı dü şakka olur ve müsg [ü] amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibesi olur. Bu şehir halkı ekseriyyâ ol kavundan zerde tabh edüp içine darçın ve karanfil koyup bir zerde olur kim Mu‘âviye hazretlerinin ibtidâ te’lîf etdüğü lezîz zerde olur. Bu gûne bir lezîz ve hoş-hor ve serî‘u'l-hazm kavundur. Ve bir gûne sebz-gûn emrûdu olur. Bir müdevver, dördi beşi bir vukıyye gelir âbdâr ve hoş-hor emrûddur. Âsitâneye niçe yüz bin kutu emrûd pembeler içre hedâyâ gider. Bir gûne sükker-i halvâ emrûddur kim Acem diyârında Tesuy şehrinde ve Ordubâr şehrinde Meleçe emrûdu lezzetindedir. Ve siyâh arpası olur. Gâyet yağlıdır. Ata çok vermeden ihtirâz etmek gerek. Ve sahrâsında pirinci olur, gâyet pişkindir. El-hâsıl bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr şehr-i imâr-ı dâr-ı diyâr şehr-i Beğbâzâr'dır. Hafazekallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b ·
metinde göster ·
… yine gâ’ib olur âb-ı hayâtdan nişân verir iki kaynakdır. Bi-emr-i Hudâ biri süd
lezzetindedir
ve biri başka bir râyihâ-i tayyibesi vardır. Cenâb-ı Bârî'nin âdet-i ezelîsi ol …
Ziyâret-i ayneyn-i ni‘meteyn: Aynü's-sevr'e karîb iki uyûn-ı câriyedir ammâ kaynadığı yerden yine gâ’ib olur âb-ı hayâtdan nişân verir iki kaynakdır. Bi-emr-i Hudâ biri süd lezzetindedir ve biri başka bir râyihâ-i tayyibesi vardır. Cenâb-ı Bârî'nin âdet-i ezelîsi oldur kim cemî‘i sularda ta‘âm vardır ammâ râyiha halk etmemişdir. Ammâ bu ni‘meteyn-i kebîrde bir râyiha vardır kim Hudâ âlimdir, hemân âdem bir katresin nûş edince gûyâ hayât-ı câvidân bulup dimâğ-ı benî Âdem mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… nerdübân ile inilir bir aynü'l-hayatdır. Ta‘amda Kuds-i Şerîf'de Âb-ı selvâ'nın
lezzetindedir
. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ ve Efrenc t …
Bu dahi ana karîb bir vâsi‘ bi’r-şekilli nerdübân ile inilir bir aynü'l-hayatdır. Ta‘amda Kuds-i Şerîf'de Âb-ı selvâ'nın lezzetindedir. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ ve Efrenc tâ’ifesi nûş edüp gasl ederler. Ve tâ’ife-i Yahûd Hazret-i Mûsâ bu aynda gasl etmişdir deyü ziyâret edüp nûş ederler. Ammâ gâyet müsta‘mel etmişler. Bu iki uyûnun "Ni‘meteyn" ismiyle müsemmâ olmasın "Manzara-i Enhâr-ı Uyûn ve Bi’r-i Germâb" nâm târîhinde, bizzât Hazret-i Risâlete sehhârlar sihr etdiklerinde ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Resûl, Şâm kurbunda Busrâ şehrinde ticârete geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma, Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazret-i Mûsâ girüp Fir‘avnîler sihrinden emîn olup bahr-i Kulzüm kenarında Fir‘avnîlere gâlib olup cümle Fir‘avnîler gark-ı âb olup Mûsâ Nebî sihr-i murâ‘inelerden halâs oldu. Birine Hazret-i İsâ Nebî girüp sihr-i İsrâ’îl'den halâs olup âsumâne urûc etdi. Yâ Muhammed! Sen de Akka'da ol uyûnlara girüp gasl eyle. Benî Kureyş kabîlesi sihrinden emîn olup onlara alâ-gâlib ile galebe edesin. Ve yâ Muhammed! Akka'da uyûn çokdur. Her kankı ayn sana 'Ene'n-ni‘meteyni'l-huld' derse anlara girüp gasl eyle" deyince Hazret-i Resûl, Buhîra râhibin ta‘lîmiyle Akka'ya gelüp deverân u seyerân ederken bu iki uyûn "Yâ Muhammed! Ene'n-ni‘meteyni'l-huld biziz!" dediler. Hazret Bismillah ile bu iki aynda gasl edüp cümle sihirden emîn olup "Hâzâ ni‘meteyn" buyurmuşlardır. Cemî‘i elsine-i muhtelife tevârîhlerinde bu Ayn-i Ni‘meteyn mastûr olduğundan mâ‘ada bizim niçe yüz kütüb-i mu‘teberelerimizle evsâfı mastûrdur. Anınçün cemî‘i memâlik-i mahrûselerde niçe bin meshûr ve sevdâ-zede ve sarı‘a zahmetine mübtelâ âdemler bu ni‘meteynlere girüp bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulup gider. Hakîr bir niçesine vâkıf-ı esrârım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… ceviz dırahtı cihânı zeyn etmişdir. Şâhdâne kâğız gibi rakîk kabuğı olur. Bâdem
lezzetinde
bir gûne cevizi olur kim Mudurnu cevizi meşhûr-ı âfâkdır.
Memdûhât-ı âhar: Bâğlarında ceviz dırahtı cihânı zeyn etmişdir. Şâhdâne kâğız gibi rakîk kabuğı olur. Bâdem lezzetinde bir gûne cevizi olur kim Mudurnu cevizi meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 95a ·
metinde göster ·
… verir âb-ı zülâllerdir kim İslâmbol'da Eskisarây kapusunun önündeki çeşmesârın
lezzetinde
bir lezîz mâdır.
Bâlâda üç aded enhâr-ı azîmlerinden Arda ve Meriç ve Tunca nehirlerinin tulû‘ [u] gurûbları mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu şehr-i Edirne içre cemî‘i çeşmesârlara ve sebîlhâne-i atşânlara ve hammâm u hân u câmi‘ ü hânedânlara taksîm ve cârî olan uyûn-ı câriyeler (---)(---)(---)(---) dağlarından ve kıyık bayırlarından gelüp şehrin cemî‘i imâristânını reyy eder âb-ı hayâtdan nişân verir âb-ı zülâllerdir kim İslâmbol'da Eskisarây kapusunun önündeki çeşmesârın lezzetinde bir lezîz mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163b ·
metinde göster ·
… tahta biçecek değirmenler var kim gûnâ-gûn tahta biçilir. Ve bu dağlarda fısdık
lezzetinde
üç köşeli bir gûne lezîz meyve biter, böğrülce kadar ancak vardır, evc-i semâya …
Seykel yaylağı dibinde bâğlı ve bâğçeli köy idi, âteşe uruldu, ammâ Seykel yaylasından akan uyûnlar üzre bu köy etrâfında gûnâ-gûn musanna‘ Macar şeytanatlı un değirmenleri var idi kim görmeğe muhtâc idi. Ve niçe yüz aded ibret-nümâ tahta biçecek değirmenler var kim gûnâ-gûn tahta biçilir. Ve bu dağlarda fısdık lezzetinde üç köşeli bir gûne lezîz meyve biter, böğrülce kadar ancak vardır, evc-i semâya ser çekmiş dıraht-ı müntehâlarda biter aceb lezîz ve yağlı meyvedir. Bu mahalde cemî‘i asker-i İslâm'a,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 20a ·
metinde göster ·
müşk ü amber-i hâm râyihalı bir gûne meyvedir ve gâyet mukavvîdir, ammâ çekirde …
Meyvesi bir turfedir kim cemî‘i meyve şecerelerin dalcuğazlarında biter. Bunun meyvesi üç yüz aded kalın dallarının vücûduna dizilmiş pelîd gibi yeşil yeşil kabuklu meyvesi biter. Kemâlin buldukda bi-emri Hayy-ı Kadîr gûyâ Bağdâd-ı behişt-âbâdın hastâvî hurması lezzetinde müşk ü amber-i hâm râyihalı bir gûne meyvedir ve gâyet mukavvîdir, ammâ çekirdeği yokdur ve rûy-i arzda hemân bu dırahtdır, gayri nazîri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 4b ·
metinde göster ·
… istersen bir avredi bir kerre öp, gör ne kadar lezîzdir. Eğer âdem etin yersen
lezzetinden
hayât-ı câvidân bulup bizim gibi çok yaşarsın" dediler.
"Acıdır sen yeme, eğer lezzetin bilmek istersen bir avredi bir kerre öp, gör ne kadar lezîzdir. Eğer âdem etin yersen lezzetinden hayât-ı câvidân bulup bizim gibi çok yaşarsın" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176b ·
metinde göster ·
… şîresinden perveriş olmuş içi cevizli ve bâdemli bir lezîz ve ter köfteri olup
lezzetinden
ve râyiha-i mümessekinden âdem yemek ile doyamaz. Sandûkalar içre koyup Rûm ve …
Der-vasf-ı memdûhât-ı meşhûrât: Ağrıboz köfteri nâmıyla şöhre-i şehr olmuş Urûm şîresinden perveriş olmuş içi cevizli ve bâdemli bir lezîz ve ter köfteri olup lezzetinden ve râyiha-i mümessekinden âdem yemek ile doyamaz. Sandûkalar içre koyup Rûm ve Arab u Acem'e hedâyâ götürürler. Ve İslâmbol'dan ve Rûmeli'nden bu şehre gelince aslâ hurmâ ağaçları yokdur, ammâ bu şehrin bâğ u bâğçelerinde nahl-i hurmâ-yı serâmedler çokdur. Ve âbdâr kirazı olur, zîrâ bu şehrin hevâsı sevâhildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
… m aşkına düvâzdeh terkdir. Ol kadar âbdâr ve lezîz hoşhâr bıttîh-ı asferdir kim
lezzetinden
lezzet alan bilir. Ve karpuzu hurdedir, ammâ bir tulum âb-ı zülâldir. Ve yigirm …
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtı Mühürdar Paşa İreminden memdûhdur. Ammâ müşebbek besâtînlerinde bir gûne sarı kavunu olur. Bektaşîler külâhı-misâl On İki İmâm aşkına düvâzdeh terkdir. Ol kadar âbdâr ve lezîz hoşhâr bıttîh-ı asferdir kim lezzetinden lezzet alan bilir. Ve karpuzu hurdedir, ammâ bir tulum âb-ı zülâldir. Ve yigirmi gûne limonu ve turuncu dahi mevsûfdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y62a ·
metinde göster ·
… dibinde otuz kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bir gârdan çıkar âb-ı Zemzem
lezzetinde
bir mâ-i hayâtdır. Serî‘u'l-hazm ve tabî‘ate mülâyim ve mukavvî ve def‘-i cû‘a …
Âb-ı Selvân bu namâzgâh dibinde otuz kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bir gârdan çıkar âb-ı Zemzem lezzetinde bir mâ-i hayâtdır. Serî‘u'l-hazm ve tabî‘ate mülâyim ve mukavvî ve def‘-i cû‘a fâ'ide, nûş eden ta‘âm tenâvül etmiş gibi def‘-i cû‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… . Aceb âb-ı zülâl-i mâ’ü'l-hayâtdır. Niçe bin derde devâdır. Lâkin dünyâ suları
lezzetinde
değildir. Sehel şorcadır, ammâ nûş edenin demâğı müşk-i amber-hâm ile mu‘attar …
Hikmet-i Hudâ bilâ-hisâb bu kadar kerre yüz bin delve su çekilir. Bir katre eksilmez. Aceb âb-ı zülâl-i mâ’ü'l-hayâtdır. Niçe bin derde devâdır. Lâkin dünyâ suları lezzetinde değildir. Sehel şorcadır, ammâ nûş edenin demâğı müşk-i amber-hâm ile mu‘attar olur. Bir âdem on vukıyye nûş etse aslâ zarar isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… ) (---)(---)(---) gördüm varırdım. Gûyâ kuyu bulamaç-misâl kaymağı gelmiş süd
lezzetinde
nûş edüp demâğım mu‘attar olurdu. (---)(---)(---)(---)
Hattâ bu hakîr âlem ağyârdan bî-haber iken vakt-i şâfi‘îde (---)(---)(---)(---) gördüm varırdım. Gûyâ kuyu bulamaç-misâl kaymağı gelmiş süd lezzetinde nûş edüp demâğım mu‘attar olurdu. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y346b ·
metinde göster ·
… kdur. Ammâ cümlesi gayri lezzetdedir. Bu şehir içre olmak ile cümle âb-ı Zemzem
lezzetinde
gerek idi. Ammâ hikmet-i Hudâ herbiri birer ta‘âmdadır, zîrâ Cenâb-ı Bârî'nin â …
Ve yetmiş yerde sarây-ı âlîlerde bu uyûndan sarnıc kuyuları vardır. Ol şiddet-i hârda yah pâre âb-ı zülâl sulardır. Ve yedi yüz hânede dahi âb-ı hayât kuyular vardır, zîrâ şehr-i Mekke bir dere içre vâki‘ olmağile suyu çokdur. Ammâ cümlesi gayri lezzetdedir. Bu şehir içre olmak ile cümle âb-ı Zemzem lezzetinde gerek idi. Ammâ hikmet-i Hudâ herbiri birer ta‘âmdadır, zîrâ Cenâb-ı Bârî'nin âb-ı Zemzem'e nazarı ta‘allûk edüp mu‘cize-i Hazret-i İsmâ’îl ile zâhir olmuş bir âb-ı Zemzemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·
… koyunlardır kim bir diyârın ganemine müşâbeheti yokdur. Rûm'un kıvırcık koyunu
lezzetinde
bir ta‘mı vardır kim gûyâ müşk râyihası vardır. Bir âdem bir koyun yese aslâ sı …
Ve hâlâ bu karyede huccâc-ı müslimîne getirdikleri bir gûne hurde koyunlardır kim bir diyârın ganemine müşâbeheti yokdur. Rûm'un kıvırcık koyunu lezzetinde bir ta‘mı vardır kim gûyâ müşk râyihası vardır. Bir âdem bir koyun yese aslâ sıklet vermez, gâyet serî‘u'l-hazmdır. Bu kurâ halkı ol zu‘m üzrelerdir kim bu koyunlar Hazret-i Mûsâ'nın râ‘îlik etdüği koyunlar dölünden ola. Ve bu karyede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377b ·
metinde göster ·
… ikmet-i Hudâ bu fışkıda hâsıl olan piliçler tavuk altında hâsıl olan piliçlerin
lezzetinde
değildir, tenâvül olundukda bir ağır lahm-ı şahmı vardır. Ve Fir‘avn doğanı çay …
Ammâ hikmet-i Hudâ bu fışkıda hâsıl olan piliçler tavuk altında hâsıl olan piliçlerin lezzetinde değildir, tenâvül olundukda bir ağır lahm-ı şahmı vardır. Ve Fir‘avn doğanı çaylak kuşu bu piliçlere gâyet hasımdır. Dîdebân oğlancıklar vardır, anları gözedirler. Yohsa çaylak cümlesin bir günde taşıyup tükedirdi. Mısır içinde çaylakdan muzır kuş yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y229b ·
metinde göster ·
… ece ehlini hayli müsta‘mel edüp bîzâr eder. Bir gûne beyâz katı peynir gibi süd
lezzetinde
bir gûne lezîz şeydir. Nahl-i hûrmânın tâ depesindeki dalları içindeki ilifleri …
Her sene diyâr-ı Mısır'da dişi hûrmânın kalbi ya‘nî beynisi üzre erkek hûrmânın bir dalın sokup cimâ‘ etdirirler. Ol sene ol dişi hûrmâ on beş yigirmi salkım hûrmâ verir. Eğer böyle cimâ‘ etdirmeseler hûrmâ vermez. Ve hûrmâ ağacı ayda bir hayız görür. Âdem gibi beynisi vardır, anı kat‘ etsen hûrmâ kurur, ammâ gayrı dalların kessen dahi serâmed olur. Ve hûrmâ beynisine kalbü'l-belah derler, gâyet lezîz ve mukavvîdir. Mısır'da cimâ‘dan kalmış âdemler isti‘mâl edüp ol gece ehlini hayli müsta‘mel edüp bîzâr eder. Bir gûne beyâz katı peynir gibi süd lezzetinde bir gûne lezîz şeydir. Nahl-i hûrmânın tâ depesindeki dalları içindeki iliflerin mâbeyninde olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y230b ·
metinde göster ·
Meyve-i nâbıka: Bu dahi Rûm'da alıç ta‘bîr etdıkleri meyve kıt‘asında ve
lezzetindedir
, ammâ anın içinde çekirdeği altıdır, bu mezkûr nâbıkanın birdir. Kış günleri hâ …
Meyve-i nâbıka: Bu dahi Rûm'da alıç ta‘bîr etdıkleri meyve kıt‘asında ve lezzetindedir, ammâ anın içinde çekirdeği altıdır, bu mezkûr nâbıkanın birdir. Kış günleri hâsıl olur. Ceviz kadar ve dahi hurde al ve sarı ve kırmızı elvân olur. Hemân gûyâ alıçdır, azîm dıraht-ı müntehâları olur. Ve gâyet mu‘ammer olur. Bin sene mu‘ammer olmuş Eski Mısır'da Mansûr-ı Ensârî âsitânındaki dıraht-ı müntehâdır, yine her dem tâze meyve verir. Çekirdeği kiraz çekirdeği gibidir, anıniçün Mısırlı "Bizim kirazımız nâbıkadır" derler. Ammâ tabî‘atı kabz üzredir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y236b ·
metinde göster ·
bir turfe şeydir. Âdemin ağzına dutkal gibi yapışır, ammâ lezîzdir ve mukavvîdi …
Meyve-i (---): Rûm'da Trabuzan hûrmâsının tâzesi lezzetinden bir turfe şeydir. Âdemin ağzına dutkal gibi yapışır, ammâ lezîzdir ve mukavvîdir. Ve dıraht-ı müntehâları olur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y236b ·
metinde göster ·
… alçacık bir küçük muğaylândır. Her birinde ikişer üçer bâdem biter, hemân bâdem
lezzetindedir
. Hazret Şâm-ı şerîfe gelüp ticâret ederken ol yollarda Cenâb-ı Bârî habîbi içün …
Levzü'n-nebî: yerde alçacık bir küçük muğaylândır. Her birinde ikişer üçer bâdem biter, hemân bâdem lezzetindedir. Hazret Şâm-ı şerîfe gelüp ticâret ederken ol yollarda Cenâb-ı Bârî habîbi içün halk etmiş. Mısır hâkinde dahi çokdur. Mukavvî ve lezîzdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239a ·
metinde göster ·
… ur. Lâkin gâyet ter ü tâze olduğundan bir sele incîri şehirden taşra götürseler
lezzetinden
çıkar, gâyet terdir, ve tabî‘atde serî‘u'l-hazm ve gâyet mukavvîdir. Ve dahi ko …
Evvelâ gül-penbe-misâl beyâz Y 377b ekmeği ve böreği ve çöreği ve kâhiki ve mutabbakı ve leben-i hâlisi ve kışta kaymağı ve buğday firiki ve yağı ve balı ve hûrmâsı, limonu ve turuncu ve kebbâtı ve âbdâr engûrü ve nârı ve şeftâlûsü lezîzdir. Husûsân cânım bir cânibi la‘lgûn nevbâve et şeftâlûsü ola, mürde cisme hayât-ı tarî verir. Ve beyâz incîrinin ahseni ve cerm bâbında a‘zamı ve şahm yüzünden en‘amı lezzeti bir diyârın tînine müşâbeheti yokdur. Lâkin gâyet ter ü tâze olduğundan bir sele incîri şehirden taşra götürseler lezzetinden çıkar, gâyet terdir, ve tabî‘atde serî‘u'l-hazm ve gâyet mukavvîdir. Ve dahi koyunu ve kuzusu senede üçer kerre hâsıl olur. Ve güvercini tavuk kadar semîn ü cesîm olur. Atları ve devesi ve balığı şöhre-i şehr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y377a–Y377b ·
metinde göster ·
… sdır. Hamd-i Hudâ dördün dahi nûş etdim. Habeş tarafına cereyân edenin biri süd
lezzetindedir
. Ve biri temirhindî şerbeti lezzetindedi, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Amm …
Bu mezkûr bâğın cezîresinden aşağı nehr-i Nîl'i hukemâ-yı kudemâ dörd fırka edüp ikisi Berberistân vilâyetine akar, ikisi karşu Habeş hâkinde Sâbiyye diyârına akar. Hikmet-i Hudâ dörd tur‘a dahi birer lezzetdedir. Hâlâ ki dördü dahi ol mahalde (---) Nîl'den ayrıldığı ayrılan ya‘nî alâ-mele’i'n-nâsdır. Hamd-i Hudâ dördün dahi nûş etdim. Habeş tarafına cereyân edenin biri süd lezzetindedir. Ve biri temirhindî şerbeti lezzetindedi, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Ammâ Berberistân tarafına akan nehirlerin biri lâden gibi kokar, biri sehl şorcadır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·
… abeş tarafına cereyân edenin biri süd lezzetindedir. Ve biri temirhindî şerbeti
lezzetindedi
, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Ammâ Berberistân tarafına akan nehirlerin bi …
Bu mezkûr bâğın cezîresinden aşağı nehr-i Nîl'i hukemâ-yı kudemâ dörd fırka edüp ikisi Berberistân vilâyetine akar, ikisi karşu Habeş hâkinde Sâbiyye diyârına akar. Hikmet-i Hudâ dörd tur‘a dahi birer lezzetdedir. Hâlâ ki dördü dahi ol mahalde (---) Nîl'den ayrıldığı ayrılan ya‘nî alâ-mele’i'n-nâsdır. Hamd-i Hudâ dördün dahi nûş etdim. Habeş tarafına cereyân edenin biri süd lezzetindedir. Ve biri temirhindî şerbeti lezzetindedi, ikisinin dahi tabî‘atı müshildir. Ammâ Berberistân tarafına akan nehirlerin biri lâden gibi kokar, biri sehl şorcadır. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y394b ·
metinde göster ·
… maymun ve ceyrân ve sığın ve hargûş yerler. Ve dağlarında karman derler kestâne
lezzetinde
içi çekirdekli bir meyvedir, anı yerler. Ve levzûrimte meyvesi hurde balık gibi …
Kavmi Mâlikiyyü'l-mezheblerdir, ammâ kedi ve gergerdân ve hımâr-ı berrî ve toprakdan hâsıl olur yer sıçanı ve maymun ve ceyrân ve sığın ve hargûş yerler. Ve dağlarında karman derler kestâne lezzetinde içi çekirdekli bir meyvedir, anı yerler. Ve levzûrimte meyvesi hurde balık gibi bir meyvedir. Alçacık ağaclarda biter. Gâyet lezîz ve mukavvîdir. Ammâ eşkâlde hemân balık gibidir, kuyruğundan biter. Ağacın kat‘ etsen balık yağı gibi râyihalı yağı çıkar. Başına bit üşen İbrân kavmi bu ağaç yağından başına sürünüp bitden halâs olur. Ve ak düşen göze vesme gibi üç gün çekseler kırk yıllık akı mahv eder. Ammâ kesret üzre çekmeye, gözün kuvvet-i basarın zâ’il eder. Hakîr bir hokkasına mâlik olduk. Hamd-i Hudâ iksîr-i a‘zamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y424a ·
metinde göster ·
… i garbda Fûncistân ve Dumbistân içinden cereyân edüp gelir, Nîl-i mübârek (...)
[lezzetinden
? kertesinden?] ve çamurlu kırmızı reng cereyân edüp şehr-i Mukdisu altında Bahr …
Bu kavme Benî Safvân derler. Mukdisu şehirlerinin altından bir nehr-i azîm akar, cânib-i garbda Fûncistân ve Dumbistân içinden cereyân edüp gelir, Nîl-i mübârek (...) [lezzetinden? kertesinden?] ve çamurlu kırmızı reng cereyân edüp şehr-i Mukdisu altında Bahr-i Muhît'e mahlût olur. Ve Nîl tuğyân etdikde içinde timsâh-ı bî-cenâh bulunur. Mehemmed Kethudâ refîkımızdan su’âl etdim. Nîl'den bir fırka Dumbistân ve Zencistân içinden cereyân ederek gelür, deyü cevâb etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… i var. Kabuğun kırup içinden cüllâb-ı zülâlin nûş edersin. Gûyâ bi-emrillâh süd
lezzetindedir
. Tereyağı içinde tabh olup yenilse dahi lezîz, dahi mukavvî olur. Zerhar derler …
Ve bir gûne yumurta getirdilerdi, tavuk yumurtası gibi beyâz ve cirmde dahi ol kadar, ammâ bir tarafında kökü var, gûyâ şalgamdır. Ammâ lezzetde bir şeye müşâbeheti yokdur. Meğer bu beyzâ yerde bitermiş. Kabuğu beyâz, içi lâ‘lpâre-misâl kırmızı. Dahi içinde fındık kadar bir çekirdeği var. Kabuğun kırup içinden cüllâb-ı zülâlin nûş edersin. Gûyâ bi-emrillâh süd lezzetindedir. Tereyağı içinde tabh olup yenilse dahi lezîz, dahi mukavvî olur. Zerhar derler bir gûne yer yumurtasıdır, aceb lezîz ta‘âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… 'l-arab büklükleri içre tûrâc nâm bir murg-ı vahşî vardır, bu Habeş tavuğu anın
lezzetinde
bir lahm-ı tarî ve semiz murgdur. Ve gâyet mukavvîdir kim tenâvül eden safâ-yı …
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtları kedi ve arslan ve zurnapâ ve kazık boynuz ve lahm-ı ceyrân yerler. Ve Habeş tavuğu yerler kim Bağdâd'da Şattü'l-arab büklükleri içre tûrâc nâm bir murg-ı vahşî vardır, bu Habeş tavuğu anın lezzetinde bir lahm-ı tarî ve semiz murgdur. Ve gâyet mukavvîdir kim tenâvül eden safâ-yı hâtır ile ehlilye on kerre gazâ eder. El-hâsıl bu iklîm-i Habeş'in cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbâtı mukavvî ve serî‘u'l-hazmdır. Ve meşrûbâtları boza ve üç dörd günlük deve südüdür, âdeme sekir verir; bu dahi müferrih ü mukavvîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·