… âna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm
limanı var
. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneler …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… leb-i deryâda mahzenleri ve bayırlarında üzüm bağları vardır. Kâfir zamânı azîm
limanı var
imiş. Mürûr-ı eyyâm ile türâb-ı rimâl ile pür olup hâlâ kıble ve gün doğusu rûz …
Yüz elli mikdârı müfîd ü muhtasar dükkânları ve leb-i deryâda mahzenleri ve bayırlarında üzüm bağları vardır. Kâfir zamânı azîm limanı var imiş. Mürûr-ı eyyâm ile türâb-ı rimâl ile pür olup hâlâ kıble ve gün doğusu rûzgârında gemiler dörder beşer demir ile yatamazlar. Elbette karaya düşer muhâlif limandır. Bir tarafı sâfî balçıklı liman olmağıla Balçık İskelesi derler ammâ işlek iskeledir. Alaca yağ mumu meşhûrdur. Andan yine cânib-i şimâle
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 124b ·
metinde göster ·
imiş. Hâlâ muzahrafrât ile memlû olup cümle keştîler 126b Tuna nehri tur‘asın …
Bunun dahi kefere zamânı bir azîm limanı var imiş. Hâlâ muzahrafrât ile memlû olup cümle keştîler 126b Tuna nehri tur‘asında bî-bâk u bî-pervâ yatup kışlarlar. Nehr-i Tuna Karadeniz'e beş yerden mahlût olup biri Karaharman Boğazı'dır, biri Sülüne boğazıdır, biri Hızır-İlyâs boğazıdır, biri Tulça Kal‘ası boğazıdır, biri Tuna Kili Kal‘ası boğazıdır. Cümleden küçük tur‘a-misâl bu Karaharman boğazıdır. Allahu a‘lem, kefere asrında bu Karaharman boğazı âdem cem‘iyyeti ile açılmışdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 126a–126b ·
metinde göster ·
… ı dükkânları ve kefere re‘âyâları ve bâğları vardır ve a‘lâ demir dutar yataklı
limanı var
kim karşu boğaz tarafı Ahyolu kal‘asıdır.
Aydos kazâsı hükmünde iskele başında mükellef mahzenleri ve hânları ve kifâyet mikdârı dükkânları ve kefere re‘âyâları ve bâğları vardır ve a‘lâ demir dutar yataklı limanı var kim karşu boğaz tarafı Ahyolu kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 28a ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Kal‘a dibinde bir latîf
limanı var
, a‘lâ yatakdır. Ve binâ-yı azîm (---) göz kârgîr binâ tershâne gözlerinde hâlâ …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Kal‘a dibinde bir latîf limanı var, a‘lâ yatakdır. Ve binâ-yı azîm (---) göz kârgîr binâ tershâne gözlerinde hâlâ gâzî kadırgaları vardır. Ve şehrin şimâlinde leb-i deryâda mîl minâre-vâr bir kulle-i bâlâda her gece fener yanup cümle gemiler ana bakarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 95b ·
metinde göster ·
… er cânibi yatak limandır. Zamân-ı keferede gâyet ma‘mûr cezîre olup fâhir yatak
limanları var
imiş. Sene 856 târîhinde Ebü'l-feth gâzîlerinden Eyne Koca nâm bir gâzî-i benâm …
Cezîre-i Eyne: (---) mîl ihâta eder her cânibi yatak limandır. Zamân-ı keferede gâyet ma‘mûr cezîre olup fâhir yatak limanları var imiş. Sene 856 târîhinde Ebü'l-feth gâzîlerinden Eyne Koca nâm bir gâzî-i benâm feth etmek ile ol isimile müsemmâ Eyneada derler. Bir harâb küçük kal‘ası var. İçinde oduncu Rûmları sâkin olur. Karadeniz içre bundan gayri cezîre aslâ yokdur. Gerçi kal‘a-i Özü kurbunda Tentere cezîrecikleri vardır, ammâ Ölü denizi kurbunda olup sapa yerde vâkı‘ olmağile memerr-i keştîbân değildir ve anda düşen gemi Ölü denizine düşerlerse çamura gark olup ölürler. Ve eğer Karadeniz'de cezîre-i Kırım ve cezîre-i Taman ve cezîre-i Balısıra, bunlar cezîre değil midir? denirse belî cezîrelerdir, ammâ kara câniblerine şehr zemîn ittisâlleri vardır, niçe yüz kerre manzûrumuz olmuşlardır, ammâ bu Eyneada bir cânibe muttasıl değil, cezîre halk olmuşdur, ammâ İskender-i Zülkarneyn Karadeniz boğazın kesdikden sonra ayân olmuşdur. Andan yine taraf-ı garba Karadeniz kenârınca sun‘-ı Hudâları temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50b ·
metinde göster ·
… mîl keşişleme tarafına bir adacık vardır. İsmine Mantilo derler. Ana karşu bir
liman var
, Mantilo limanı derler. Ve anda bir vîrân kenîse var. Bu kilise tarafında gemil …
Andan altı mîl keşişleme tarafına bir adacık vardır. İsmine Mantilo derler. Ana karşu bir liman var, Mantilo limanı derler. Ve anda bir vîrân kenîse var. Bu kilise tarafında gemiler demir bırağup yatsalar huzûr ederler. Bu limanda âb-ı hayât sulu kayalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250a ·
metinde göster ·
… ı ve iki aded limanları olup sekiz rûzgâr-ı zorkârdan bî-bâk ü bî-pervâ yatılır
limanları var
. Ve hâlâ Cezâyir korsanları deryâda şinâverlik edüp şikâr ararlarken bu Holumiç …
Bânîsi Bundukanî Venedikidir. Lisân-ı Rûmca Larinçe (---)(---)(---)(---) derler. Sebeb-i tesmiyesi oldur. Ammâ sene (---) târîhinde Bâyezîd-i Velî Hân fethidir. Usret ile feth olup bî-fâ’ide olduğiyçün ba‘de'l-feth kal‘asın câ-be-câ münhedim etdiler, zîrâ Balıbadra ve Holumiç kal‘aları gâyet yakın olduğundan kal‘asın berbâd etdiler, ammâ amâr iken Mora adasında anın gibi ma‘mûr u metîn kal‘a yok imiş. Hâlâ cümle der-i dîvârından çok yerde âsâr-ı binâları vardır. Sehel bahâne ile ta‘mîr olup leb-i deryâda şekl-i muhammes bir kal‘a-i metîn olurdu. Ve âb-ı hayât suları ve iki aded limanları olup sekiz rûzgâr-ı zorkârdan bî-bâk ü bî-pervâ yatılır limanları var. Ve hâlâ Cezâyir korsanları deryâda şinâverlik edüp şikâr ararlarken bu Holumiç kal‘ası dağın seçüp bu Larinçe limanlarında lenger-endâht olup yatırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 262a ·
metinde göster ·
… rnık deryâdan geçemez. Ve bu Sipanca adasının maşrık tarafında Hudâyî bir eyice
limanı var
, ismine Porto Lonko derler, ya‘nî Uzun liman deyü Freng lisânında tahrîr ederle …
Der-vasf-ı eşkâl-i cezîre-i Sipanca: Bu ada ile Moton kal‘ası arasından yat gemiler geçmesin deyü Sultân Bâyezîd-i Velî Moton önündeki mendirek kal‘asın binâ eder. Ba‘dehu Süleymân Hân dahi mükemmel vâsi‘ binâ kal‘a-i mendirek edüp gâyet emn [ü] emân olup bir enâyî ve ecnebî düşman gemisi geçmek değil bir murğ-ı zeyrek bu mendirek önünden uçamaz ve bir çırnık deryâdan geçemez. Ve bu Sipanca adasının maşrık tarafında Hudâyî bir eyice limanı var, ismine Porto Lonko derler, ya‘nî Uzun liman deyü Freng lisânında tahrîr ederler. A‘lâ yataklı limandır, ammâ içecek suları acıcadır. Bu cezîre kıbleden yıldız tarafına iki çatal tûlânîce vâki‘ olmuş bir adacıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269b ·
metinde göster ·
… et latîfdir. Ve bu kal‘anın kıble tarafında bir top menzili ba‘îd bir eyi latîf
limanı var
, yüz pâre gemi alır, Paşa limanı derler. Manya vilâyeti burnu dörd mîl karîbdir …
Ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve bu kal‘anın kıble tarafında bir top menzili ba‘îd bir eyi latîf limanı var, yüz pâre gemi alır, Paşa limanı derler. Manya vilâyeti burnu dörd mîl karîbdir. Bu kal‘adan Manya'nın,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276a ·
metinde göster ·
… kdır. A‘lâ latîf âb-ı hayât suları ve sığınacak latîf yataklı demir dutar vâsi‘
limanı var
. Dağları sâfî çam ağaçları olduğundan Çamlıca derler. Ammâ cümle âsî küffâr bun …
Cezîre-i Çamlıca: Anabolı nâhiyesidir. Şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olup bir ma‘mûr küçük adacıkdır. A‘lâ latîf âb-ı hayât suları ve sığınacak latîf yataklı demir dutar vâsi‘ limanı var. Dağları sâfî çam ağaçları olduğundan Çamlıca derler. Ammâ cümle âsî küffâr bunda eksik değildir, zîrâ küffâr-ı hâksârrın gâyet güzergâhıdır. Ba‘dehu Termiş'den 4 sâ‘at deryâ ile cânib-i garba giderken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… m imiş. Ve biri biri içine kat-ender-kat sekiz rûzgârdan emîn dâr-ı emân kapulu
limanları var
. Ve taşra limanı bin pâre gemi alır hudâyî liman-ı cây-i emândır. Ve eğer bu ka …
Bir azîm kal‘adır. İbtidâ Afrika pâdişâhlarından Sultân Mansûr-ı Âl-i Fâtımiyyûn bu kal‘anın 282b fethinde âciz-mânde olup bâde'l-feth münhedim [etmiş] ammâ sehel şey ile ta‘mîr ü termîm olmak mümkindir, ammâ acâ’ib ü garâ’ib bir şehr-i mu‘azzam ve âbâdân-ı mukaddem imiş. Ve biri biri içine kat-ender-kat sekiz rûzgârdan emîn dâr-ı emân kapulu limanları var. Ve taşra limanı bin pâre gemi alır hudâyî liman-ı cây-i emândır. Ve eğer bu kal‘anın harâb-âbâd olan eser-i binâları ve tâk-i Kisrâ ve kubâb-ı Dîvâb[âd-ı] musanna‘ların ta‘rîf ü tavsîf etsem bir kürrâs-ı tomâr-ı dırâz olur. Ancak hâlâ üç yüz hâneli bir kefere köyü kadar hâneleri kalmış. Ammâ bu Kasro dağlarında(n) âb-ı hayât sular vardır kim gûyâ âb-ı zülâldir. Hâlâ kemerleri ve niçe bin kârgîr binâ âsiyâb-ı mâları ve niçe bin çeşme-sârları ve niçe bin çuka dezgâhları ve niçe bin kâğızhâne kârhâneleri râygân durur. Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm cezîre-i Girid'de olan Kasro kal‘ası halkı Sultân Mansûr asrında bundan kaçup Girid Kasrosun amâr etdikleriyçün ana dahi Kasro derler. Hudâ-yı Bîçûn anın dahi fethin müyesser ede, bi-hakkı evliyâ vü enbiyâ. Ve bu Mora Kasrosu limanından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a–282b ·
metinde göster ·
Evvel ve âhir ve hâlâ yine sulh içinde Venedik elinde kaldı, ammâ bir latîf
limanı var
. Bir kayıkla bu cezîreye varup kal‘asında kapudanına buluşup kal‘asın seyr [ü] …
Evvel ve âhir ve hâlâ yine sulh içinde Venedik elinde kaldı, ammâ bir latîf limanı var. Bir kayıkla bu cezîreye varup kal‘asında kapudanına buluşup kal‘asın seyr [ü] temâşâ etdik. Dörd mîl bir küçük adadır kim şark tarafıyla kıble mâbeyninde bir yalçın kayacık üzre bir Şeddâdî binâ bir küçük kal‘acıkdır kim cirmi iki yüz adımdır. İçinde yedi aded küçücük kenîsecikleri ve seksen aded evcikleri olup cümle dam u bâmlarının üstleri kireç sıvalı olup cümle bârân-ı rahmetden nâzil olan âb-ı hayâtlar kırk aded su sarnıçlarına dâhil olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… e'l-feth berbâd olmuşdur, ammâ kul koyup ma‘mûr edecek kal‘adır, zîrâ bir güzel
limanı var
, garb yakasından bî-amân düşen gemilere bir a‘lâ yataklı ârâmgâh limandır kim â …
Sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa sadrıa‘zam iken anın fermânıyla Deli Hüseyin Paşa fethidir, be-dest-i Velî Kethudâ. Ba‘de'l-feth berbâd olmuşdur, ammâ kul koyup ma‘mûr edecek kal‘adır, zîrâ bir güzel limanı var, garb yakasından bî-amân düşen gemilere bir a‘lâ yataklı ârâmgâh limandır kim âb-ı hayât suları vardır, ammâ yine harâb kal‘ası içre yüzden mütecâviz keferelerin menhûs hâneleri vardır. Kal‘ası şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî binâ imiş. Hâlâ iki aded kapularının kanatları yokdur, ammâ bu kal‘a sehel şey ile amâr olmak mümkindir. Andan yine cânib-i şarka 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… inde bir taş kalmamış. Anıniçün ne cirmde olduğun hisâb etmedim. Ammâ bir güzel
limanı var
, içinde bir âb-ı hayât dere limana mahlût olup ismi ma‘lûmum olmadığından tahrî …
Sene (---) târîhinde Küçük Hasan Paşa feth edüp münhedim etmişdir, ammâ sehel şey ile ta‘mîr ü termîm etmek mümkindir, ammâ lâzımlı yer de değildir. Leb-i deryâda şekl-i müselles bir Şeddâdî seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş imiş. Vîrân olup içinde bir taş kalmamış. Anıniçün ne cirmde olduğun hisâb etmedim. Ammâ bir güzel limanı var, içinde bir âb-ı hayât dere limana mahlût olup ismi ma‘lûmum olmadığından tahrîr olunmadı. Limanı yüz pâre keştî alup sekiz rûzgâr-ı zorkârdan gemiler emîn olup bu limanın cânib-i erba‘ası ma‘mûr u müzeyyen kurâlar ile ârâste olmuşdur, zîrâ bu taraflar cezîre-i Girid'in şimâl tarafları olmak ile âb [u] hevâsı latîf olup amâr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
… p âb [u] hevâsı gâyet latîf olup kal‘ası olmayup sekiz rûzgârdan emîn bir vâsi‘
limanı var
kim yüz pâre gemiler alır.
Cezîre-i inyoz: Tokuz mîl ihâta eder bir şîrîn adadır. Ve bâğ u bâğçeli ve ma‘mûr kurâsı olup âb [u] hevâsı gâyet latîf olup kal‘ası olmayup sekiz rûzgârdan emîn bir vâsi‘ limanı var kim yüz pâre gemiler alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330b ·
metinde göster ·
… endelere ta‘âmları mezbûldür. Ve bu Pırastoz altında bir kayalı yerde bir küçük
limanı var
, yigirmi pâre firkate sığar küçük limandır.
Pırastoz manastırı: Gâyet meşhûr deyr-i kebîr-i musanna‘dır. Yüz mikdârı papas kıssîs-ı hannâs-ı vesvâsı var kim âyende vü revendelere ta‘âmları mezbûldür. Ve bu Pırastoz altında bir kayalı yerde bir küçük limanı var, yigirmi pâre firkate sığar küçük limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b ·
metinde göster ·
, yüz pâre gemi alır. Ve limanının kayaları dibinde bir âb-ı hayât sular çıkar. …
Leb-i deryâya bir ok menzili karîb bir latîf limanı var, yüz pâre gemi alır. Ve limanının kayaları dibinde bir âb-ı hayât sular çıkar. Limanın ağzı lodosa nâzırdır. On bir mîl lodosa karşu Koron kal‘asıdır. Ve mezkûr Pılaça karyesi kırk elli kadar kiremitli evlerdir, ammâ Venedik kâfiri ile bey‘ u şirâ edüp ticâret etmek ile kefereleri gâyet ankâlardır. Ve cümlesi firkateciler idi. Hamd-i Hudâ cümle firkatelerin fürûht edüp İşpanya ve Pulya ve Ciniviz Frengistânlarına varup gelirler. Ancak beş yüz kadar tüfeng-endâza mâliklerdir. Ve bu Pılaça'ya bir tüfeng menzili ba‘îd gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
… sına göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm
limanı var
kim dörd mîl ihâta eder bir körfezdir kim bin pâre gemi alır. Ve dâ’imâ Venedik …
"Biz şimdi Âl-i Osmân ile barışdık" deyü firkatelerin Çuka adalılar kabûl etmeyüp Zakilse adasına göndermişler, ammâ anlardan dahi hayr gelmemişdi. Ammâ Vitiloz'un bir azîm limanı var kim dörd mîl ihâta eder bir körfezdir kim bin pâre gemi alır. Ve dâ’imâ Venedik donanması bu limanda yatup sulanup bu keferelerden imdâd alup Girid küffârlarının dâ’imâ kuvvet-i kalbleri bu Manya küffârı ve âsî Arnavudlukda Kilimente ve Karadağlar ve Dukat dağları ve Kuryeleş dağlarının Arnavud kefereleri Venedik cengcileri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
Bu Lefkada'nın keşişleme tarafında bir hudâyî limanı var Portofigo derler. Lisân-ı Rûm'da incir limanı demekdir. Hakîkatü'l-hâl inciri cihânı dutmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 344a ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Yengeç: Bir vîrân sûrdur, ammâ gâyet büyük
limanı var
. Liman ağzındaki kulleleri ve kal‘asını cümle Gedik Ahmed Paşa feth edüp câ-be- …
Kal‘a-i Yengeç: Bir vîrân sûrdur, ammâ gâyet büyük limanı var. Liman ağzındaki kulleleri ve kal‘asını cümle Gedik Ahmed Paşa feth edüp câ-be-câ münhedim edüp Süleymân [Hân] asrında taşıyla Avlonya kal‘ası binâ olunmuşdur. Bu Yengeç kal‘ası limanının cümle cânib-i erba‘ası balık dalyanlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362a ·
metinde göster ·
Bir alçak kaya üzre bir burunda vîrân kal‘adır ammâ bir a‘lâ yatak yeri
limanı var
. Mâ-tekaddem gâyet ma‘mûr iskele imiş. Menteşe kenârlarında Dacca ve Poça ve Dâ …
Bir alçak kaya üzre bir burunda vîrân kal‘adır ammâ bir a‘lâ yatak yeri limanı var. Mâ-tekaddem gâyet ma‘mûr iskele imiş. Menteşe kenârlarında Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı derler seksen akçe kazâ-i âsumânîdir, aslâ kasabası yokdur. Cümle nâhiyesi kırk yedi pâre âsî Türk kurâlarıdır. Ve dahi Menteşe paşasının hâssıdır. Voyvadası hükmeder. Ne‘ûzübillâh gâyet sarp ve çengelistân ve sengistân-misâl Frengistân yerlerdir. Bizi kâfir kovup "el-amân" deyü yanaşdığımız görüp ve Türk bizi dûr(?) edüp bir içim su vermediler. Allâhümme âfinâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109b ·
metinde göster ·
… murabba‘ bir kal‘a-i şeddâdî imiş. İçinde âbâdân yokdur. Ancak bir a‘lâ kapulu
limanı var
, iki yüz pâre gemi alur. Ve bu liman içre dağlardan bir âb-ı hayât su cereyân e …
Kal‘a-i Serçecik'e yanaşdık. Menteşe hâkinde Dârâhiyye kazâsı nâhiyesinde leb-i deryâda bir sarı yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i şeddâdî imiş. İçinde âbâdân yokdur. Ancak bir a‘lâ kapulu limanı var, iki yüz pâre gemi alur. Ve bu liman içre dağlardan bir âb-ı hayât su cereyân eder. Sekiz rûzgârdan mahfûzdur. Ve ne cânibe demir atsan a‘lâ yatakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111b ·
metinde göster ·
Cezîre-i İliki: Cirmi otuz beş mîldir, iki kal‘ası ve 2
limanı var
. Sene 928'de Mahmûd Re’îs feth edüp anda tüfeng ile şehîd olup civâr-ı rahmete …
Cezîre-i İliki: Cirmi otuz beş mîldir, iki kal‘ası ve 2 limanı var. Sene 928'de Mahmûd Re’îs feth edüp anda tüfeng ile şehîd olup civâr-ı rahmete revân oldu. Ve bu cezîreye karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123b ·
metinde göster ·
… edi yüz elli mîl cezîre add olunur. Ve on sekiz Kahkahâ-misâl kal‘ası ve yetmiş
limanı var
, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth fethidir ve nısfı Bâyezîd-i Velî fethid …
Cezîre-i Mora: Cânib-i erba‘ası deryâdır. Lâkin Gördüs nâm kal‘ası cânibinde bir deryâdan bir deryâya sekiz bin adım karadır. Mâ-tekaddem selef kralları anı kesüp deryâ akıdup Mora cezîre olmuş. Ammâ hâlâ mürûr-ı eyyâm ile hafri dolup kara olmuşdur. Ammâ yine yedi yüz elli mîl cezîre add olunur. Ve on sekiz Kahkahâ-misâl kal‘ası ve yetmiş limanı var, bir vâsi‘ cezîredir. İbtidâ Ebü'l-feth fethidir ve nısfı Bâyezîd-i Velî fethidir ve üçüncü Süleymân Hân fethidir, tamâm. Ve bu cezîrenin kıblesi cânibinde Termiş kal‘ası önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124a ·
metinde göster ·
. Ve bir küçük kal‘ası var. Girid'den çıkdıkda muhâlif rûzgâr ile anda ikâmet et …
Cezîre-i Santoron: Cirmi yigirmi mîldir acâ’ib limanı var. Ve bir küçük kal‘ası var. Girid'den çıkdıkda muhâlif rûzgâr ile anda ikâmet etdik. Sene (---) târîhinde bu cezîre bi-emrillâh ihrâk olup üç ay dağı taşı yanup hammâm kubbesi kadar taşları mantar gibi deryâda şinâverlik ederdi. Hakîr vardıkda yine şiddet-i harâretden henüz alâmet var idi. Yef‘alullâhu mâ yeşâ'u bi-kudretihi ve yahkümü mâ yürîdü. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y124b ·
metinde göster ·
. Mâ-tekaddem anda kadırgalar binâ ederlermiş. Hâlâ ma‘mûr ve şeddâdî kâ[r]gîr b …
Ve kal‘anın şark tarafında beş göz tershâne limanları var. Mâ-tekaddem anda kadırgalar binâ ederlermiş. Hâlâ ma‘mûr ve şeddâdî kâ[r]gîr binâ gözlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·