İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

limon*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
172
isabet
147 cümle/beyitte
63,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
7
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi17270,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 172

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“limon*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 124a … ç bin ma‘dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînd …
EÇS I 124a … ûdî nâmân cuhûdların hânelerinin amârı ve bâğ u bâğçelerinin bahârı ve gûnâ-gûn limonu ve lüffân nârı bir bâğda yokdur. Ve bu rabta Galata mevleviyyeti hükmünde niyâb …
EÇS I 124b … z kabuk içre zî-rûh bir mahlûkdur. Meyhor kimesneler zeyt yağıyla pişirüp yâhûd limon ile çiğce tenâvül edüp bâde nûş ederler, ta‘âm-ı tarabdır. Ammâ bâde içmeden de …
EÇS I 180a … îm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp i …
EÇS I 180a … p köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
EÇS I 180a … züp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okur …
EÇS II 242b … Tamâm on beş amel etdikden sonra fevkânî ve tahtânî fâ’ideleri müşâhede olunup limon sulu ekşi çorba nûş edüp amelin kat‘ eder. Niçe fâ’ideleri ma‘lûm olur.
EÇS II 252b … iri eyle lezîz ve mümessek incirdir kim misli diyâr-ı Nâzilli'de olmaz. Husûsan limonının gûnâ-gûnu ve turunc-ı âlgûnunun envâ‘ı ve rummânı ve zeytûnu cihânı dutmuşdur k …
EÇS II 253a … Erzurûm dağlarında kış ve kıyâmet, burda gül-i gülistân ve reyhân ve erğuvan ve limon ve turunç bahâr ve meyve vermededir ve iklîm-i hâmis olmağıla tûl-ı nehârî (--- …
EÇS III 14a … mrûdı ve kirazı ve dürbalisi ve üzüm sarısı ve bâdem kırması (---) (---) . Ammâ limon ve turuncu ve narı ve inciri ve zeytûnu ve hurmâsı olmaz.
EÇS III 19b–20a … nâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘atta …
EÇS III 23a … [u] meşrûbât: Evvelâ beyâz deve dişi buğday ve beyâz çakıl ekmeği ve penbesi ve limonu ve turuncu ve şeker kamışı ve bâğçeleri ve nehr-i Âsî kenarında müşebbek bûstân …
EÇS III 44a Menzil-i karye-i Vâdî-i Limon : Cümle asâkirle bir limonlu sahrâda hayemâtlar ile meks olup bekâyâ mâlı tahsîl …
EÇS III 44a Menzil-i karye-i Vâdî-i Limon: Cümle asâkirle bir limonlu sahrâda hayemâtlar ile meks olup bekâyâ mâlı tahsîl ederken Akye kal‘asından mü …
EÇS III 44a … arın ve Beytü'l-hazen'i ziyâret etmeğe azîmet edüp cümle kendi askeriyle Vâdî-i limondan kalkup yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at sarp dağlar aşup,
EÇS III 48b Memdûhât-ı me’kûlât [u] meşrûbât: Yedi bin bâğdır. Zeytûnu ve dudu ve limonu ve turuncu ve narı ve inciri ve âbdâr üzümü ve kavunu ve karpuzu ve hurması cih …
EÇS IV 229a … okdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıy …
EÇS IV 310b … ı Buhârâsı ve Gîlân emrûdu nâm emrûdu memdûhdır. Ammâ engürü telh olur. Narı ve limonu ve turuncu ve inciri olur ammâ memdûh değildir.
EÇS IV 364a … t sevâhil olmağile şiddet-i hârdan âdem pişer. Ve pirinc ü şeker kamışı olur ve limonu ve turuncu ve narı ve zeytunu ve inciri ve servi dırahtı çokdur. Ammâ mahbûbu m …
EÇS V 41b … hadd [ü] hasrı yokdur ve cemî‘i meyvesi olur. İllâ hurma ve incir ve zeytûnu ve limon ve turuncu ve narı olmaz. Zîra kış kânıdır kim iklîm-i sâdisin vasatında vâki‘ …
EÇS V 45b–46a … mrûdu ve eriği gâyet çokdur, zîrâ sovuk vilâyet olmağile üzümü memdûh değildir. Limonu ve turuncu ve nârı ve zeytûnu aslâ olmaz ve yedi bin yerde çuka dezgâhlarında g …
EÇS V 47b … up eriği ve emrûdu ve elması ve lahanası ve purasa ve soğanı gâyet çokdur, ammâ limon ve turunç ve nar ve inciri ve pembesi yokdur, ammâ bu kal‘a etrâfında olan ceng …
EÇS V 131a … ât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve turunc ve limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---) (---) (---) (---) (---) (---) Bu gûn …
EÇS V 132b … mmâ sehel sarı şekillidir. Ekseriyyâ fukarâlar bu suyu gûnâ-gûn çorbalara koyup limon suyundan ve gül sirkesinden lezîz ta‘m verir bir gûne lezzetde ekşi sudur. Bu a …
EÇS V 138b … sahrâ-yı çemenzâr sevâhildir kim bu mahallin bâğ u besâtînlerinde olan gûnâ-gûn limon ve turunc ve nar ve nârenc meğer cezîre-i Sakız'da ve İstanköy'de ola. Bunda da …
EÇS V 149b … yyâ zeytûnu hıyâbân-ı Acem olup cihânı dutmuşdur ve inciri ve narı ve emrûdu ve limon ve turuncu ve kebbâtı zemîni zeyn etmişdir.
EÇS VI 28b … i ve elması ve emrûdu ve beyâz sipov ekmeği memdûh olur, ammâ inciri ve narı ve limon turuncu ve zeytûnu aslâ olmazdır, zîrâ iklîm-i hâmisin âhirinde bulunmuşdur. Ar …
EÇS VI 87b–88a … vândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. …
EÇS VI 126b … lîm-i sâbi‘in vasatında sâhil-i Bahr-i Muhît'i sevâhil olmağile şeker kamışı ve limon ve turunç ve narı ve zeytûn [ve] inciri ve pembesi olur, başka bir kraldır.
EÇS VI 127a Ve bu şehir gerçi iklîm-i sâbi‘in nihâyetidir, ammâ havâsı sevâhil olduğundan limonu ve turuncu ve zeytûnu ve rummânı ve inciri çok olur, ammâ hurması ve cemîzi ve …
EÇS VI 153b … ik olup iklîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve turunc ve servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun env …
EÇS VII 128b Hattâ kûhlarında ve kurâlarında incir ve limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve ka …
EÇS VII 136b … nevâhîlerinin âb [u] hevâsı sevâhildir. İnciri ve üzümü [ve] nârı ve zeytûnu ve limonu ve turuncu ve gûnâ-[gû]n meyve-i âbdârları olduğu Bâğçesarây evsâfı mahallinde …
EÇS VII 152b … n şiddet-i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve turunc ve zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Am …
EÇS VIII 243b … sârı böyle ma‘mû[r] büyût-ı müzeyyenelerdir. Âb [u] hevâsı sehildir. Bâğlarında limonu ve turuncu ve zeytûnu ve anârı ve gayri gûnâ-gûn müsmirâtları çokdur.
EÇS VIII 243b … ır. Bir yayla-yı azîm dâmeninde olmağın âb [u] hevâsı latîf kasabacıkdır. Lâkin limonu ve turuncu ve nârı olmaz.
EÇS VIII 249b Karye-i Filaboz: Bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistânlı ve limon ve turunçlu ve bostânlı bir şîrîn karyedir. Cümle şehir a‘yân [u] eşrâflarının …
EÇS VIII 257a … eleri var, gayrisi yokdur. Ammâ âb-ı hayât sularıyla bâğları çokdur. Zeytûnu ve limonu ve turuncunun hadd [ü] hasırları yokdur.
EÇS VIII 258b … dûhât-ı sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Bâğ u bâğçelerinde serv dırahtları ve limon ve turuncu ve zeytûnu ve rümmânı ve inciri bî-hisâbdır, ammâ kübbâtı ve lezîz v …
EÇS VIII 259b … mahbûbesi hûb u latîf ve merğûbdur. Lâkin hevâsı sermâ olduğundan bâğçelerinde limonu ve turuncu ve zeytûnu ve nârı ve inciri az olur. Ve sâ’ir meyveleri dahi nâdir …
EÇS VIII 261b Ammâ bu şehrin âb [u] hevâsı ol kadar memdûh değildir, zîrâ hevâsı sevâhildir. Limonu ve turuncu ve gûnâ-gûn müsmirâtları memdûhdur. Lâkin câ-be-câ âb-ı hayât suları …
EÇS VIII 266a Ve bu şehrin bâğ u bâğçesi bî-hisâb olup memdûhât-ı müsmirâtından limonu ve nârenci ve kebbâtı ve nârı ve inciri memdûhdur, ammâ zeytûnu hurmâ gibi tâze …
EÇS VIII 267b–268a Bu âb-ı hayât gelen yerler ve kal‘a enseleri sâfî bâğ u bâğçelerdir kim 268a limonu ve nârenci ve kebbâtı ve rümmânı ve inciri ve sâ’ir müsmirâtları ve zeytûnu ve …
EÇS VIII 269b … dır. Cümlesi kal‘a a‘yânı ve kal‘a neferâtlarınındır. Zeytûnu cihânı dutmuşdur. Limonu ve turuncu [ve] inciri ve engûrü ve rümmânı cümle hadîkaları zeyn etmişdir.
EÇS VIII 272a … u Koron zeytûnu kadar iri ve (...) ve latîf ve hoş-hor zeytûn görmedim. Husûsan limon suyu ve zeytûnyağıyla perveriş olmuş destiler içre zeytûnu pâdişâha hedâyâ geti …
EÇS VIII 272a … şâha hedâyâ getirirler. Cemî‘i dağları ve bâğların zeytûn dırahtları dutmuşdur. Limonu ve nârenci ve kebbâtı ve tatlı limonu dahi memdûhdur. Ve zeytûnyağı ve üzüm bâğ …
EÇS VIII 272a … ve bâğların zeytûn dırahtları dutmuşdur. Limonu ve nârenci ve kebbâtı ve tatlı limonu dahi memdûhdur. Ve zeytûnyağı ve üzüm bâğı ve tereyağı hod meşhûr olup yigirmi …
EÇS VIII 275a … su değirmenleri vardır. Ve cümle üç bin aded bâğ u bâğçe ve gül-i gülistânı ve limon ve turuncu ve inciri ve engûrü gâyet çokdur. Cemî‘i bâğları kal‘anın garb taraf …
EÇS VIII 278b … . Âb [u] hevâsı yaylak olmak ile latîfdir, ammâ şiddet-i şitâsı şedîd olmak ile limonu ve turuncu ve nârı ve zeytûnu olmaz. Mor[a] iklîmi sevâhiline göre kışı şedîd o …
EÇS VIII 280b Der-hayât-ı cân-perver gûnâ-gûn-ı meşrûbât: Evvelâ asel-i musaffâsının limon sulu şerbeti ve rümmân şerbeti ve müselles-i şer‘iyyesi memdûhdur.