turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde v …
Evvelâ bu belîde Hâsköy nâmıyla ma‘rûfdur ammâ bir şehr-i müzeyyen-misâldir. Zîrâ üç bin ma‘dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş deryâya nâzır kat-ender-kat evlerdir. Husûsan Yahûdî Küpeli oğulları ve Mürdehây ve Nisîm ve Kemâl Yahûdî nâmân cuhûdların hânelerinin amârı ve bâğ u bâğçelerinin bahârı ve gûnâ-gûn limonu ve lüffân nârı bir bâğda yokdur. Ve bu rabta Galata mevleviyyeti hükmünde niyâbetdir ve başka subaşısı ve yeniçeri çorbacısı kolluğu var hâkimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… îm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın
limon ve
turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içle …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… p köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre
limon ve
turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… züp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve
limon ve
turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar …
Ba‘zıları pestilden hil‘atlar geyüp kuru kestâneleri iplere dizüp kendülere kestâneden hil‘atlar geyüp kimi kestâne yiyüp ellerinde nârdan ve limon ve turuncdan ve elmadan tesbîhler ile ubûr ederken âye[t], Arapça âyetin okurlar ba‘zısının ellerinde kuru üzümden tesbîhler ile güzer ederken Arapça âyetin tilâvet edüp muhteşem sâlûsâne ubûr ederler. Ve kızaklar üzre gemiler yapup her birin biner âdem çekerek giderken bu gemiler cümle meyve ile leb-ber-leb olup çarmıhları ve direkleri ve seren kürekleri ve kıçı ve başları cümle meyve-i dânedâr ile müzeyyen edüp her birinin içine niçe manav bâzârcıları meyve almağa girir şeklinde girüp her biri birer sele ve sepet meyvelere yapışup biri dahi tağallüben "Ben alırım" deyü gemiler içre bir hây-hûy, gavgâ ve feryâd ve ana ve ata ve avretlerine çerb-i şîrînler basup meyve alırken birbirlerinin başların yarup kanları akarak alayköşkü dibinden böyle ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… Erzurûm dağlarında kış ve kıyâmet, burda gül-i gülistân ve reyhân ve erğuvan ve
limon ve
turunç bahâr ve meyve vermededir ve iklîm-i hâmis olmağıla tûl-ı nehârî (---) ( …
Ve bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden dağlarında çimşir dırahtı, bâğlarında servi [ve] cevîz-i Rûm dırahtları var. Aceb hikmetdir kim cânib-i kıblesinde diyâr-ı Erzurûm dağlarında kış ve kıyâmet, burda gül-i gülistân ve reyhân ve erğuvan ve limon ve turunç bahâr ve meyve vermededir ve iklîm-i hâmis olmağıla tûl-ı nehârî (---)(---) ve arz-ı beledî (---)(---) Kışı olmaz gâyet sevâhildir ve gâyet mu‘tedildir. Anınçün halkı dahi i‘tidâl üzre geçinirler. Halûk ve garîb-dost ve muhibb-i garîbü'd-diyâr âdemlerdir. Ammâ Çiço ve Çağata ve Lezgi re‘âyâları gâyet lecûclardır. Bu mezkûr tâ’ifelerin başka lehçe ve ıstılahat [u] ibârât [u] kelimâtları vardır kim nefs-i şehr-i Tarabefzûn halkı ol kabîle halkının lisânların asla anlayamazlar, tercümâna muhtâclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 253a ·
metinde göster ·
… mrûdı ve kirazı ve dürbalisi ve üzüm sarısı ve bâdem kırması (---)(---) . Ammâ
limon ve
turuncu ve narı ve inciri ve zeytûnu ve hurmâsı olmaz.
Sitâyiş-i envâ‘-ı müsmirrât Evvelâ bâğ-ı Merâm'ında Kamerü'd-devle nâm Kamereddîn derler iki gûne mışmış âlûsu olur kim Şâm'ın Hamâvî kaysısından lezîz ü âbdâr ve hoş-hârdur ve yiğirmi elvân emrûdı ve kirazı ve dürbalisi ve üzüm sarısı ve bâdem kırması (---)(---) . Ammâ limon ve turuncu ve narı ve inciri ve zeytûnu ve hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 14a ·
metinde göster ·
… nâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında
limon ve
turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar o …
Eşkâl-i kal‘a-i Payas: Leb-i deryâda şekl-i murabba‘ seng bînâ bir kal‘a-i ra‘nâdır. Cümle sekiz aded topları vardır ammâ bir burc-ı azîminde balyemez topları ile limanı korudur. Zîrâ Hâleb iskelesi olmağıla gâyet serhaddir ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz germe hatve adımdır. Dâhil-i kal‘ada toprak ve kireç ile mestûr üç yüz aded hâne-i ma‘mûrları var ve kal‘ası dâ’iren-mâdâr iki kat dîvârları burc [u] bârûsu gâyet metîn ü müstahkem binâ-yı kavîdir ve cânib-i şarka nâzır ikişer kat demir kanatlı kapuları ve handakı üzre ağaç cisri var ve iskele kullesi bir metîn ve müdevver kulledir. Şeb u rûz kal‘a neferâtları bu kulle üzre nigehbânlık ederler. Zirâ gümrük bu mahaldedir ve liman zamân-ı kadîmde gâyet latîf liman imiş. Mürûr-ı eyyâm ile hâlâ ol kadar me‘mûr değildir, bir âb-ı hayât göldür. Yine ba‘zı gemiler girer ammâ iri bârçe ve karavana ve burtun ve galyon gemiler girüp demir bırağıp yatmazlar. Cümle gemiler alarka lenger-endaht olup yatarlar. Sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ demir dutar yataklı limandır ve kal‘a handakının sol tarafı kenarında bir müferrah mahkeme-i şer‘-i Resûl müntehâ dud ağacı vardır. Ve bu mahalde iki kanatlı demir kapulu kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var. Kapusu üzre târîhi sene 1007 târîhidir. Bu hân kapusu kal‘a kapusuna nâzırdır. Hânı gâyet mükellef ve müzeyyen ve ma‘mûr [u] âbâdân ve müte‘addid harem odaları ve ıstabl-ı anterli ve develikli ve imâret ve dârü'z-ziyâfeli ve bir harem-i vâsi‘li cemî‘i âyende vü revendegâna ârâmgâh hâne-i bî-minnetdir ve bu hâna karîb bir câmi‘-i musanna‘-i acîb var kim misli meğer İslâmbol'da Silivrikapusu dâhilinde İbrâhîm Paşa 20a câmi‘i ola. Mihrâbı ve minberi gâyet musanna‘dır. Tûlen ve arzen seksen ayakdır ve gâyet şîrîn ü müzeyyen bir câmi‘-i mahbûbdur. Hemân haremi bâğ-ı cinândan nişân verir bir mesîregâh [u] teferrücgâh yerdir. Bu şehr içre böyle bir selâtîn-misâl câmi‘-i pür-envâr olduğundan cemâ‘at-i kesîreli ibâdetgâhdır. Evvelâ harem-i ferâh-fezâsının ortasında bir havz-ı müşebbeki var, dâ’iren-mâdâr etrâfında âbdest muslukları var kim selsebîl-âsâ şeb [u] rûz cereyân edüp tecdîd-i vudû‘ olunur ve bu havzın etrâfında gûnâ-gûn turunc dırahtlarıyla ârâste olmuşdur. Her birisinin sâye-i hoş-hevâsında limon ve turunc şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden cemâ‘at-i kesîrenin dimâğı mu‘attar olup hoş bû kesb etdikde ibâdet-i Yezdân ederler. Ve câmi‘in iki kapusu var, biri kıbleye mekşûfdur kim harem kapusudur. Üzerinde âhir mısra‘ı târîhi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b–20a ·
metinde göster ·
… okdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde
limon ve
turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbâ …
Hânın bu bâğ sarâyının haremi tarafında bir tirkeş oku menzili tûlen ve arzen bir hadîka-i Rıdvân var kim eğer deryâlar mürekkeb ve cemî‘i ağaçlar kalem ve cemî‘i hattâtlar cem‘ olup bu bâğın tavsîf [u] temdîhinde deryâda katre ve güneşde zerre kadar tahrîr edemeyeler. Ancak cemî‘i eşcâr-ı müsmirrâtları tertîb üzre dikilüp cümlesi meyân-beste dilber gibi bâd-ı sabâ te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve serv yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbânda gûnâ-gûn ibret-nümâ vâcibü's-seyr kasr-ı âlîler var kim her biri birer hazîneye olmaz mülûkâne kasr-ı Havernaklar vardır. Hatta bir kasrın tarz-ı tavrı bir kasırda yokdur. Her biri birer diyârın üstâdları kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
… hadd [ü] hasrı yokdur ve cemî‘i meyvesi olur. İllâ hurma ve incir ve zeytûnu ve
limon ve
turuncu ve narı olmaz. Zîra kış kânıdır kim iklîm-i sâdisin vasatında vâki‘ olm …
Ve bâğçesinin hadd [ü] hasrı yokdur ve cemî‘i meyvesi olur. İllâ hurma ve incir ve zeytûnu ve limon ve turuncu ve narı olmaz. Zîra kış kânıdır kim iklîm-i sâdisin vasatında vâki‘ olmuşdur, lâkin âb [u] havâsı mu‘tedil olduğundan mahbûb u mahbûbelerine nihâyet yokdur. Cümle kızları açık başlı ve siyâh saçlı ve elvân harîr hil‘atlı ve fisdanlı ve kubâdî sarı pabuçlu kızları olur. Kefereleri semmûr kalpak-ı elvân geyüp cümle libâsları elvân çuka ve elvân güderi altun ve gümüş düğmeli dolamalar geyüp zünnâr kuşak ve teybend harîr kuşak kuşanır mülebbes pâk kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
… up eriği ve emrûdu ve elması ve lahanası ve purasa ve soğanı gâyet çokdur, ammâ
limon ve
turunç ve nar ve inciri ve pembesi yokdur, ammâ bu kal‘a etrâfında olan ceng âl …
Ve bâğçeleri bî-hisâb olup eriği ve emrûdu ve elması ve lahanası ve purasa ve soğanı gâyet çokdur, ammâ limon ve turunç ve nar ve inciri ve pembesi yokdur, ammâ bu kal‘a etrâfında olan ceng âlâtı içün muhîl [ü] şeytanatları ve çarh-ı felekleri ve paçarızları ve domuz ayakları ve su çarhların âdem görse hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
… ât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve turunc ve
limon ve
nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu gûne ş …
Bu diyârda olmayan nebâtât [u] eşcârât-ı müsmirât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve turunc ve limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu gûne şeyler yokdur, ammâ Hersek'de ve Mostar'da ve leb-i deryâlarında hurmadan gayrı meyve var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… sahrâ-yı çemenzâr sevâhildir kim bu mahallin bâğ u besâtînlerinde olan gûnâ-gûn
limon ve
turunc ve nar ve nârenc meğer cezîre-i Sakız'da ve İstanköy'de ola. Bunda dahi …
Bir sahrâ-yı çemenzâr sevâhildir kim bu mahallin bâğ u besâtînlerinde olan gûnâ-gûn limon ve turunc ve nar ve nârenc meğer cezîre-i Sakız'da ve İstanköy'de ola. Bunda dahi teberdârân ve dilâverânlar cümle bâğları kırup geçirdiler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… yyâ zeytûnu hıyâbân-ı Acem olup cihânı dutmuşdur ve inciri ve narı ve emrûdu ve
limon ve
turuncu ve kebbâtı zemîni zeyn etmişdir.
Ve mahzenler kurbunda kârgîr binâlı ma‘mûr u müzeyyen dekâkînleri var. Cânib-i selâsında tâ Kilis dağlarına ve Solin kal‘ası bağlarına varınca yetmiş yedi bin bâğdır derler. Ekseriyyâ zeytûnu hıyâbân-ı Acem olup cihânı dutmuşdur ve inciri ve narı ve emrûdu ve limon ve turuncu ve kebbâtı zemîni zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… vândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ
limon ve
turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. ⟦88 …
Der-sun‘-ı Hudâ güzîde-i fevâkihât: Cümle meyvelerinden vefret üzre olan âbdâr hoş-hor engûrü ve eriği ve zerdâlûsü ve kiraz-ı hoş-güvârı ve vişnesi firâvândır. Hattâ dağlarında birer ikişer karış ağaçda yer vişnesi hâsıl olur, ammâ limon ve turunç ve nar ve incir ve zeytûn ve fısdık misilli sevâhil meyveleri olmaz. 88a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87b–88a ·
metinde göster ·
… lîm-i sâbi‘in vasatında sâhil-i Bahr-i Muhît'i sevâhil olmağile şeker kamışı ve
limon ve
turunç ve narı ve zeytûn [ve] inciri ve pembesi olur, başka bir kraldır.
Bu arâzî-i ma‘mûrenin cânib-i şarkîsi vilâyet-i Leh'de Korol vilâyeti hâkiyle müşâdır. Cenûbî tarafında Filimenk ile müşâdır ve kıble tarafında Nemse ile hem-çetdir ve semt-i garbîde İsfaç kralına hem-hâkdir, şimâl tarafı nihâyeti Bahr-i Muhît sâhilidir. Bu dahi ilm-i usturlâb üzre iklîm-i sâbi‘in vasatında sâhil-i Bahr-i Muhît'i sevâhil olmağile şeker kamışı ve limon ve turunç ve narı ve zeytûn [ve] inciri ve pembesi olur, başka bir kraldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
… ik olup iklîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup
limon ve
turunc ve servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı …
Ve cümle altı yüz pâre ma‘mûr kurâlardır. Ve cümle (---) aded kal‘alardır. Ve cümle (---) aded soltat askere mâlikdir. Ve cümle yetmiş altı bin re‘âyâya mâlik olup iklîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve turunc ve servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı hâsıl olur, ammâ elzem-i levâzımdan olan gendümü ve sâ’ir mahsûlâtı gılâlleri kıllet üzre hâsıl olur, zîrâ gâyet sengistân bir dar dâr-ı diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak …
Hattâ kûhlarında ve kurâlarında incir ve limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve çimşîr ve üvez ve muşmula ve latîf ayva ve kestâne ve gûnâ-gûn âlûları, ya‘nî erikleri ve kaysı ve zerdâlûleri olur kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Hattâ Tarabefzûn'da, ya‘nî Tırabzan şehrinde olan gibi karanfîlleri olur kim râyihasından âdemlerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… n şiddet-i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında
limon ve
turunc ve zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Lâkin bâğ u bâğçeleri yokdur. Ve iklîm-i sâdisde olmağın şiddet-i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve turunc ve zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ bu diyâr kûh-ı Elburz dâmenleri olmak ile kışı mukaddem gelir, ammâ halkı ten-dürüstlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
Karye-i Filaboz: Bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistânlı ve
limon ve
turunçlu ve bostânlı bir şîrîn karyedir. Cümle şehir a‘yân [u] eşrâflarının bâğ …
Karye-i Filaboz: Bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistânlı ve limon ve turunçlu ve bostânlı bir şîrîn karyedir. Cümle şehir a‘yân [u] eşrâflarının bâğ u bâğçeleri bu köydedir. Vâlide sultânın Livadye şehri hâssına ilhâk olunmuş hâss-ı vâlide sultândır kim hâkimi Livadye ağası tarafından gelüp zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
… dûhât-ı sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Bâğ u bâğçelerinde serv dırahtları ve
limon ve
turuncu ve zeytûnu ve rümmânı ve inciri bî-hisâbdır, ammâ kübbâtı ve lezîz ve â …
Der-memdûhât-ı sun‘-ı Hudâ-yı güzîde-i müsmirât: Bâğ u bâğçelerinde serv dırahtları ve limon ve turuncu ve zeytûnu ve rümmânı ve inciri bî-hisâbdır, ammâ kübbâtı ve lezîz ve âbdâr nârenci meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
… su değirmenleri vardır. Ve cümle üç bin aded bâğ u bâğçe ve gül-i gülistânı ve
limon ve
turuncu ve inciri ve engûrü gâyet çokdur. Cemî‘i bâğları kal‘anın garb tarafınd …
Ve şehir içre cümle yetmiş aded su değirmenleri vardır. Ve cümle üç bin aded bâğ u bâğçe ve gül-i gülistânı ve limon ve turuncu ve inciri ve engûrü gâyet çokdur. Cemî‘i bâğları kal‘anın garb tarafında olan dağlar serâpâ bâğlar ve sahrâları cümle âb-ı revân sulu bâğçelerdir kim her biri gül-i gülistân ve sünbül ü reyhânistân ve ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı cinânlardır. Ammâ eyyâm-ı Temmûz'da hevâsı sehel sakîldir. Lâkin kışı gâyet latîfdir. Ammâ suları gâyet latîf olup niçe bin aded uyûnları firâvân ve her müşebbek bostânlar içre cereyân eder uyûn-ı hoş-güvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275a ·
metinde göster ·
… rd nev‘ üzredir. Meselâ Taraboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup
limon ve
turunç ve nâr ve incir ve zeytûn olmaz, zîrâ yaz u kış dağlarında şiddet-i şitâ …
Ammâ âb [u] hevâsı dörd nev‘ üzredir. Meselâ Taraboliçe kazâzı ve Kalavrata kazâsı gâyet yaylak olup limon ve turunç ve nâr ve incir ve zeytûn olmaz, zîrâ yaz u kış dağlarında şiddet-i şitâ olup kâhîce kar dahi yağar, zîrâ dağları Mora vilâyetinin göbeğidir. Cümle Mora diyârının enhârlarının menba‘ları Taraboliçe ve Kalavrata ve Manya dağlarından tulû‘ edüp vilâyet-i Mora'ya taksîm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282b ·
metinde göster ·
turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve incir ve servi dırahtları fezâ-yı lâlezârı …
Bâğ u bâğçeleri eyle çokdur kim ol Kisoma sahrâsı limon ve turunç ve kebbât ve zeytûn ve nâr ve incir ve servi dırahtları fezâ-yı lâlezârını niçe bin gûne eşcârât-ı müsmirâtlar ile müzeyyen olup rûy-ı arzı Cenâb-ı Bârî ne kadar ahcâr [u] eşcârât-ı gûnâ-gûnlar var ise bu sahrâda mevcûd edüp şükûfe-i turunç ve limon râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Ve niçe bin âb-ı revânlar tur‘a tur‘a cereyân edüp cemî‘i hadîka-i ravza-i Rıdvânları âb-ı hayvânlar rey edüp cemî‘i cinîn-i müşebbek bostânları bâğ-ı Merâm-misâl bir sevâd-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
turunç ve kebbât ve yâsemen ve ful ve nergis ve leylâk ve erguvân ve reyhân ve …
Ve limon ve turunç ve kebbât ve yâsemen ve ful ve nergis ve leylâk ve erguvân ve reyhân ve gül-i gülistânının râyiha-i tayyibesi bir fersah yerde âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… ve bâğ u bâğçesi birer konak yer cihânı dutmuşdur. Rûmeli diyârına cümle nâr ve
limon ve
turunc bundan gider.
Der-vasf-ı ni‘met-i me’kûlât [u] müsmirât [u] meşrûbât: Cümleden güzîde memdûhu bir vukıyye gelir feyz nârı ve lüffân nârı olur kim Acem diyârında ve (Kara) Ferecik şehrinde böyle dânedâr âbdâr nâr ancak olup dağı ve taşı nâr ağaçları müzeyyen etdüğinden sebeb-i tesmiyesi Narda olmuşdur. Ve limonu ve nârenci ve inciri ve zeytûnu ve bâğ u bâğçesi birer konak yer cihânı dutmuşdur. Rûmeli diyârına cümle nâr ve limon ve turunc bundan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 346a ·
metinde göster ·
… a sarâyı ve evlâdlarının hânedânları ve kethudâsının sarâyı gâyet ma‘mûrdur. Ve
limon ve
turuncu ve inciri ve zeytûnu ve nârı ve servi ağaçları bî-hisâbdır kim şehrin d …
Ve Memo Paşa sarâyı ve evlâdlarının hânedânları ve kethudâsının sarâyı gâyet ma‘mûrdur. Ve limon ve turuncu ve inciri ve zeytûnu ve nârı ve servi ağaçları bî-hisâbdır kim şehrin dağ u bâğların zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352b ·
metinde göster ·
… değildir. Hemân bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı
limon ve
turunc ve zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı iremler içre cümle bin aded kiremit …
Bu şehir aslâ kal‘a içinde değildir. Hemân bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı limon ve turunc ve zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı iremler içre cümle bin aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ve ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
Ve bâğ u bâğçeleri cihânı dutup zeytûnu ve nârı ve inciri ve câ-be-câ
limon ve
turuncu bulunur. Ekseriyyâ bâğlarının handaklarında bîd-i ser-nigûnlar ve kavak …
Ve bâğ u bâğçeleri cihânı dutup zeytûnu ve nârı ve inciri ve câ-be-câ limon ve turuncu bulunur. Ekseriyyâ bâğlarının handaklarında bîd-i ser-nigûnlar ve kavak dırahtları dikilidir. El-hâsıl gâyet şîrîn ve müzeyyen kasaba-i ra‘nâ ve kal‘a-i zîbâdır kim cümle eşyâ bu rabtada mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364a ·
metinde göster ·
… eğer Şâm'da ola. Ve zerdâlûsü ve serv dırahtı ve zeytûnu ve incîri ve engûrü ve
limon ve
turuncu şehri tezyîn etmiş bâğ-ı İrem-misâl bir sevâhil şehirdir. Bunda iki gün …
Ve bu şehrin me’kûlât Y 31a[u] meşrûbât sanâyi‘âtının memdûhu: Evvelâ hâs ve beyâz mekik ekmeği demek ile ma‘rûf mekik-misâl bir söbü ekmekdir. Misli meğer Şâm'da ola. Ve zerdâlûsü ve serv dırahtı ve zeytûnu ve incîri ve engûrü ve limon ve turuncu şehri tezyîn etmiş bâğ-ı İrem-misâl bir sevâhil şehirdir. Bunda iki gün tekâ‘üd edüp Şevkî Çelebi ve Mahmûd Ağa ve Mırz Ağa ile vedâlaşup kıble cânibine düz sahrâlar içre niçe amâristân kurâlar ubûr ederek dördüncü sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b–Y31a ·
metinde göster ·
… hları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile
limon ve
turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve anca …
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlamasın bilmediklerinden hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
turunc ve servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve …
Her bâğı limon ve turunc ve servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve her kullede kat-ender-kat şâhnişînler ve zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar ile inşâ olunmuş kullelerdir kim ehl-i vasf anların medhinde âciz ve kâsırdır. El-hâsıl bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb cihân-nümâ kulle-i bâlâlardır. Ve bu bâğ u bâğçeler içre olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b ·
metinde göster ·
… estûr câmi‘-i rûşen-âbâd ve binâ-yı azîmdir. Ve bir meydân-ı azîm haremi serâpâ
limon [ve]
turunc şecereleri ile müzeyyendir.
Ve kırk yedi mihrâbdır. Ammâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû-yı sultânî Q 38bP 38b içinde Ramazân Efendi câmi‘i medrese ve sebîlhâne ve kubbe-i âlîsi ve kârgîr minâresi cümle nîlgûn kurşum ile mestûr câmi‘-i rûşen-âbâd ve binâ-yı azîmdir. Ve bir meydân-ı azîm haremi serâpâ limon [ve] turunc şecereleri ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75a ·
metinde göster ·
… mi‘in hareminde yine bir ibret-nümâ havuzu var. Cânib-i erba‘asında üç yüz aded
limon ve
turunc eşcârları ile tezyîn olmuş bir haremdir. Turunc şukûfesi râyihasından ce …
Ve câmi‘in hareminde yine bir ibret-nümâ havuzu var. Cânib-i erba‘asında üç yüz aded limon ve turunc eşcârları ile tezyîn olmuş bir haremdir. Turunc şukûfesi râyihasından cemâ‘at-i kesîrenin demâğları mu‘attar olup râyiha-i tayyibesin şemm ederek tâ‘at [u] ibâdât edüp sâhibü'l-hayrâta hayr du‘â ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75a ·
metinde göster ·
… ûz leb-ber-leb benî âdem ile pür olup cân sohbeti ederler. Ve her kahve bâğında
limon ve
turunc ezhârının râyiha-i tayyibesi kahve-nûşânın demâğın mu‘attar eder. Ve bu …
Ve her esnâf-ı hırefin ve her kavm [ü] kabîlenin birer kahve-i mahsûsları vardır. Meselâ Mevlevîhâne kahvesi kân-ı ulemâ ve şu‘arâ ve fusahâ ve bülegâ yeridir. Beğ kahvesi askerînindir. Hacı kahvesi Y 77b tüccârânındır. Paşa kahvesi ehl-i sûkundur. Buna göre her kahvehâne şeb [u] rûz leb-ber-leb benî âdem ile pür olup cân sohbeti ederler. Ve her kahve bâğında limon ve turunc ezhârının râyiha-i tayyibesi kahve-nûşânın demâğın mu‘attar eder. Ve bu kahve tâbisi cüvânları dahi helvâcı dilberânına yan başı gelirler. Mahbûb u merğûb tâbi cüvânları olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77a–Y77b ·
metinde göster ·
… âb-ı zülâl mukarrerdir. Ve cemî‘i sarâylarda ve gayri büyûtlarda bâğ u bâğçe ve
limon ve
turunc ve enâr ve şeftâlû ve incîr ve kiraz eşcârlarının envâ‘ı mukarrerdir.
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle iki yüz çeşme-i âb-ı hayvândır. Ve cümle hânlarda ve hânedânlarda ve cevâmi‘lerde birer âb-ı zülâl mukarrerdir. Ve cemî‘i sarâylarda ve gayri büyûtlarda bâğ u bâğçe ve limon ve turunc ve enâr ve şeftâlû ve incîr ve kiraz eşcârlarının envâ‘ı mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
… susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve
limon ve
turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçes …
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon ve turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi bir dirhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz bir kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… nın demâğı mu‘attar olur. Cemî‘i âbdâr meyvesi mevcûddur. Ammâ yaylak olmak ile
limon ve
turunc ve zeytûnu ve rummânı olmaz. Ammâ bunda olan âb-ı hayât mâ-i cârîler Erz …
Ve aşren fe-aşr havz-ı azîmler içre âdem kemeri kalınlığı fevvâreler şâzvâr revân olmadadır. Bâ-husûs mâh-ı Temmûz'da henüz leb-i dilberân-misâl kirazı ve verd-i ahmeri handân olmadadır kim bu bâğ-ı cinâna dâhil olanın demâğı mu‘attar olur. Cemî‘i âbdâr meyvesi mevcûddur. Ammâ yaylak olmak ile limon ve turunc ve zeytûnu ve rummânı olmaz. Ammâ bunda olan âb-ı hayât mâ-i cârîler Erzurum'da Bingöl yaylasında olmazdır. Ve bu yaylağın şimâlinde bir sâ‘at ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a ·
metinde göster ·
… nde bin âdem sâyelenir. Gâyet mesîregâh ve teferrücgâh şehr-i müzeyyendir. Ammâ
limon ve
turunc ve hurmâ olmaz, zîrâ hevâsı yaylakdır. Ve bu şehirde Ermeni ve Yahûdî yo …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnu serâpâ bâğ u bâğçe ile müzeyyendir. Ve çârsû içinde olan Bâzâr meydânında ve Kurşumlu câmi‘ önünde ale't-tertîb dikilmiş bîd-i sernigûnlar ve çınâr-ı müntehâlar var kim her birinin sâyesinde bin âdem sâyelenir. Gâyet mesîregâh ve teferrücgâh şehr-i müzeyyendir. Ammâ limon ve turunc ve hurmâ olmaz, zîrâ hevâsı yaylakdır. Ve bu şehirde Ermeni ve Yahûdî yokdur ve gelüp kalsa mu‘ammer olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99a ·
metinde göster ·
… bin hâneli sâfî kârgîr binâ evli ve üzerleri toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve
limon ve
turunc ve nâr ve incîrli şehirdir.
Ve şehri, Milâs sahrâsının garb cânibinde Sudre dağından bir top menzili ba‘îd bir taşlıklı bayır üzre bin hâneli sâfî kârgîr binâ evli ve üzerleri toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve limon ve turunc ve nâr ve incîrli şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b ·
metinde göster ·
… yeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ammâ Âsitâne-i sa‘âdetden İstanköy cezîresine
limon ve
turunç ve gayri rubu‘lar hâsıl etmeğe helvâcılar gelir. Bu Kemer kazâsı dahi bâ …
Karye-i Kemer: Menteşe hâkinde Karaova kazâsıdır. Yüz elli akçe kadı bunda sâkin olur ve nâhiyesi on bir kurâdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ammâ Âsitâne-i sa‘âdetden İstanköy cezîresine limon ve turunç ve gayri rubu‘lar hâsıl etmeğe helvâcılar gelir. Bu Kemer kazâsı dahi bâğ u bâğçe ve limon turunclu yer olmak ile hünkâr helvâcıları bu Kemer köyünde sâkin olup hükûmet edüp limon ve turunc hâsıl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102b ·
metinde göster ·
… unclu yer olmak ile hünkâr helvâcıları bu Kemer köyünde sâkin olup hükûmet edüp
limon ve
turunc hâsıl ederler.
Karye-i Kemer: Menteşe hâkinde Karaova kazâsıdır. Yüz elli akçe kadı bunda sâkin olur ve nâhiyesi on bir kurâdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ammâ Âsitâne-i sa‘âdetden İstanköy cezîresine limon ve turunç ve gayri rubu‘lar hâsıl etmeğe helvâcılar gelir. Bu Kemer kazâsı dahi bâğ u bâğçe ve limon turunclu yer olmak ile hünkâr helvâcıları bu Kemer köyünde sâkin olup hükûmet edüp limon ve turunc hâsıl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102b ·
metinde göster ·
Ve bu İstanköy şehrinin taşra kıble ve cenûb ve garbında iki sâ‘atlik yer bâğ u bâğçe ve bostânı cihânı dutmuşdur. Ve bu adanın öşür alduğu defter hisâbınca bu cezîrede seksen altı bin dölüm bâğdır ve yedi bin limon turunc bâğçesidir. Ve kütüb-i tevârîhânda bu cezîreye Dâr-ı Nârenc deyü tahrîr etmişlerdir. Hattâ limon ve turunc şükûfesi mahallinde altı mîl karşu Bodurum kal‘asında şükûfenin râyiha-i tayyibesi istişmâm olunur, meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… külli bâğçe ve üzüm asması sokaklar üzre müzeyyen olmasını iltizâm etmişler. Ve
limon ve
turunc dırahtları bî-hisâbdır. Ve bu şehir içre nümâyân cümle hurmâ ağaçları va …
Ve cümle evleri kireç-misâl gerz toprağı derler bir toprak vardır, bir garâ’ib ma‘dendir, gemiler ile getirirler, anı cümle evlerin üzerlerine örterler. Aslâ yağmur te’sîr etmez. Ammâ cümle evlerin saçakları eğri olmak ile kiremit örtülüdür. Ve her evde birer ve ikişer kuyu mukarrerdir. Ve her hanede cüz’i ve külli bâğçe ve üzüm asması sokaklar üzre müzeyyen olmasını iltizâm etmişler. Ve limon ve turunc dırahtları bî-hisâbdır. Ve bu şehir içre nümâyân cümle hurmâ ağaçları vardır. Her Y 118a biri semâya ser çekmiş nahl-i Tûbâ misâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117b–Y118a ·
metinde göster ·
turunc ve incîr ve zeytûn ve hurmâ ve servi hâsıl olur. Ve arz-ı beledi (---) v …
Ve iklîm-i sâlisde vâki‘ olmuşdur. Hevâsı sevâhil limon ve turunc ve incîr ve zeytûn ve hurmâ ve servi hâsıl olur. Ve arz-ı beledi (---) ve tûl-i nehârı (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121b ·
metinde göster ·
… buna karîb (---) kasabasında Abdâl Mûsâ Sultânın bir âsitânesi vardır. Bu dahi
limon ve
turunc ve enâr ve incîr hıyâbânı içinde ürd-i bihiştden nişân verir bir İremezâ …
Ve buna karîb (---) kasabasında Abdâl Mûsâ Sultânın bir âsitânesi vardır. Bu dahi limon ve turunc ve enâr ve incîr hıyâbânı içinde ürd-i bihiştden nişân verir bir İremezâtü'l-imâddır. Ammâ evkâfı olmamak ile fukarâsı azdır. Ammâ yine kırk elli fukarâ eksik değildir. Ve bunun bâğçesi içinde Nazar Dede ve Balım Dede medfûnlardur. Andan şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130b ·
metinde göster ·
… n irsile intikâl eden sarây-ı âlîsi bir diyârda yokdur. Hattâ böyle yayla yerde
limon ve
turunc ve kebbât ve İremezât-misâl müzeyyen bir bâğ-ı Istanazdır.
Ve cümle sarâylardan musanna‘ı ve kâr-ı kadîm-i müzeyyeni İslâmbol'da Galata Mevlevîhânesi Şeyhi Âdem Efendi hazretlerinin ebâ ve ecdâdından irsile intikâl eden sarây-ı âlîsi bir diyârda yokdur. Hattâ böyle yayla yerde limon ve turunc ve kebbât ve İremezât-misâl müzeyyen bir bâğ-ı Istanazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
… kenârında hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve
limon ve
turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olun …
Ve cânib-i selâsisi bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı bâğ-ı İremdir Cümle bâğçelerden vâcibü's-seyr Tekeli Paşa bâğçesi kal‘anın kıble tarafından handak kenârında hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve limon ve turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olunmuş bir koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·