… e münhedim olmasın ricâ etdim. İnşâallahu Te‘âlâ bin elli dokuzunun mâh-ı (---)
linde
yevm-i (---) de ve (---) sâ‘atde vakt-i zuhrda Gürcî Nebî münhedim olup guzât-ı …
Ve mü’essirât-ı rü’yâ-yı sâliha: Şeyh Çelebi âlem-i menâmında görür kim "Üsküdar'daki namâzgâha niçe kerre yüz bin ümmet-i Mehemmed cem‘ olup def‘-i belâ içün du‘â-yı istiskâya hâzır olup Üsküdarî Mahmûd Efendi va‘z [u] nasîhate çıkmış derler. Mahmûd Efendi buyururlar kim; 'Üsküdar arz-ı mukaddese hâkinden olup bizim himâyemizle olmağıla Gürcî Nebî nâm Celâlînin Murâd Paşa elinde münhedim olmasın ricâ etdim. İnşâallahu Te‘âlâ bin elli dokuzunun mâh-ı (---) linde yevm-i (---) de ve (---) sâ‘atde vakt-i zuhrda Gürcî Nebî münhedim olup guzât-ı müslimîn niçe mâl-ı ganâyimle muğtenim olup niçe bin ümmet-i Muhammed deryâya gark olmadan ve benim himâyemde olan Üsküdar'ın ihrâk bi'n-nâr olmadan halâs olmasın ricâ edüp hamd-i Hüdâ ricâmız hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Murâd Paşa (---) kadar sadrıa‘zam olup selâmetle Budin'e vâlî olup kapudan olup yine sadrıa‘zam olup ba‘dehû Arabistân'da Hamâ şehrinde müte’ehhil olup hânedân sâhibi olmasın ricâ eyledik. Şimdiki hâlde bu istiskâ va‘zına nûr-ı didem cân-ı azîzim Abdülgafûr Çelebim kürsiye çıkup va‘z u nasîhat etsün' buyurduklarında Gafûrî Efendi Üsküdar minberine çıkup du‘â edüp semâdan bârân-ı rahmet nâzil olup Üsküdar ve İslâmbol üzre zulümât-ı nühûset ref‘ olup âlem münevver oldu" deyü bu vâkı‘ayı Şeyh Halîl Efendi bu uslûb üzre Murâd Paşa'ya nakledince Murâd Paşa eydür "Vallahi Efendi, geçen gice ben dahi vâkı‘amda bu İslâmbol'da ehlimi talâk-ı selâs ile mutallaka edüp Hamâ şehrinde te’ehhül edüp kubbeli sarâylar ve câmi‘ler binâ etdirmişim. İnşâallah hayr ola" deyüp Halîl Efendi'ye vâfir ihsân [u] in‘âmlar edüp Halîl Efendi'nin hayr du‘âsın alır. Ba‘dehû bu vâkı‘adan ne zuhûrât-ı İlâhiyye âşikâre ola derken Gürcî Nebî'nin isyân [u] tuğyânı zâhir oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30a ·
metinde göster ·
… ılgâr edüp vakt-i gurûbda yine çölde yem kesdirüp yine çöl ü çölistân içre kurd
lingi
yortum ile gidüp vakt-i zuhurda vâdî-i,
Cümle hâzır olan sekiz bin askerle cânib-i cenûba yine çöl ile ol gün ılgâr edüp vakt-i gurûbda yine çölde yem kesdirüp yine çöl ü çölistân içre kurd lingi yortum ile gidüp vakt-i zuhurda vâdî-i,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 216b ·
metinde göster ·
… lardır ki tahrîr olunur. Evvelâ cezîre-i Rodos'da kal‘a-i Eski Rodos ve kal‘a-i
Lindoz
, bu iki kal‘a bî-hâ’ildir, evc-i âsumâna berâber kal‘alardır ammâ hâlâ Rodos gi …
Ammâ deryâ içre olan cezîrelerde kal‘a-i ibret-nümâlardır ki tahrîr olunur. Evvelâ cezîre-i Rodos'da kal‘a-i Eski Rodos ve kal‘a-i Lindoz, bu iki kal‘a bî-hâ’ildir, evc-i âsumâna berâber kal‘alardır ammâ hâlâ Rodos gibi edîm-i arzda bir kal‘a-i bî-adîl yokdur, ammâ alçakda benî Âdem kârıyla sa‘b olmuşdur. Süleymân Hân bizzât toprak sürüp almışdır. Ammâ bâlâda cümle tahrîr etdiğim kılâ‘-ı metîneler yed-i kurdet ile min indillah havâlesiz kılâ‘-ı sedd-i İskender'lerdir kim ne toprak sürmek ve top urmak ile zafer mümkin değil kılâ‘lardır. Ancak muhâsara ile zebûn olur. Cezîre-i İstanköy'de kal‘a-i Heli ve kal‘a-i Andemâhî kal‘aları dahi evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kayalar üzredir ammâ yine cümle zikr olunan kılâ‘lara kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i İmâdiyye ve kal‘a-i Dühek ve kal‘a-i Amîk-i Var'dır ammâ cümle kılâ‘lara sultân, {kal‘a-i} Van'dır. Üç sene Timur Şâh yedi kerre yüz bin asker-i bî-pâyân ile toprak sürüp muhâsara edüp bir vech ile zafer bulmayup hâ’ib [ü] hâsir gitmişdir. Hâlâ kal‘a-i Van'a yığdığı torbahı kûh-ı Demâvend kimi yığılmışdır. Hatta bu kal‘a-i Van hakkında Şeyh Sa‘dî hazretleri Gülistân'ında Van'ı şehrengîz etmişdir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250b ·
metinde göster ·
… kiz pâre balyemez toplar edüp bu kulle üzre bir kasr-ı âlî binâ etdüğüne târîh.
linâmıkıhî
Evliyâ:
Hattâ efendimiz Melek Ahmed Paşa Van'a serdâr-ı mu‘azzam iken yukaru İçkal‘a kapusu kullesini müceddeden bir kulle-i ser-bülend inşâ edüp mazgal delikleri ile demir kapaklı top delikleri edüp cânib-i erba‘aya nâzır sekiz pâre balyemez toplar edüp bu kulle üzre bir kasr-ı âlî binâ etdüğüne târîh. linâmıkıhî Evliyâ:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
Evvelâ bism-i İlâh ile bu kal‘a-i semenderin cânib-i (---)
linde
Serdâr Alî Paşa yedi pâre balyemez toplar ile ve on iki oda kapukulu ve topçu v …
Evvelâ bism-i İlâh ile bu kal‘a-i semenderin cânib-i (---) linde Serdâr Alî Paşa yedi pâre balyemez toplar ile ve on iki oda kapukulu ve topçu ve cebeciler ve kendü askeriyle meterise girdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123a ·
metinde göster ·
… dal tîğ-i uryân olup dolu dizgin kopar, bire ha kopar, deyü gâh üçerleme ve gâh
lingleme
ve gâh koşdurma at boynuna düşüp ân-ı sâ‘atde küffâr askerine yetişdik, ammâ an …
Hemân cümle guzât dal tîğ-i uryân olup dolu dizgin kopar, bire ha kopar, deyü gâh üçerleme ve gâh lingleme ve gâh koşdurma at boynuna düşüp ân-ı sâ‘atde küffâr askerine yetişdik, ammâ anlar dahi Komaran kal‘alarına yaklaşmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119b ·
metinde göster ·
… bizzât Nefes Sultân bir çâr-kûşe kurşumsuz kubbe-i âlî içinde medfûndur. Beyt,
li-nâmıkıh
:
Ve bu kûh-ı bâlâ üzre şehr-i Edirne'den gelen üç aded nehr-i azîml[er] deryâ gibi cereyân edüp Enez kal‘ası kurbunda bahr-i Rûm'a munsab olduğu aceb güzel görünür kim ibret-nümâ temâşâgâhdır. Ve bizzât Nefes Sultân bir çâr-kûşe kurşumsuz kubbe-i âlî içinde medfûndur. Beyt, li-nâmıkıh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
Karye-i Güveze ve karye-i Voyvadalı ve karye-i Ekino ve karye-i
Linbet
: Bu köyler dahi Selânik kazâsı nâhiyesidir. Bunları 6 sâ‘atde geçüp kıble cânib …
Karye-i Güveze ve karye-i Voyvadalı ve karye-i Ekino ve karye-i Linbet: Bu köyler dahi Selânik kazâsı nâhiyesidir. Bunları 6 sâ‘atde geçüp kıble cânibine gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 222b ·
metinde göster ·
… e yedişer ve yetmiş yedişerde tâli‘i menhûsdur. Hudâ hıfz-ı emânda ede. Târîh-i
li-nâmıkıhı
:
Bu târîh-i habl-i metînde niçe sırrullâh vardır kim ne kadar zamân dest-i İslâmda dura, ba‘dehu ahvâl-i hâli neye müncer ola. Cümle Muhyiddîni'l-Arabî sözlerinden müstahraç niçe kelâm-ı dürer-bârlar vardır kim yine yetmiş yedi senesi tamâmında işâretleri var. Hudâ-yı Zü'l-celâl hıfz ede. Zîrâ bu kal‘a şekl-i müselles binâ olunup üçer ve yedişer ve yetmiş yedişerde tâli‘i menhûsdur. Hudâ hıfz-ı emânda ede. Târîh-i li-nâmıkıhı:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·
… p fermân-ı şehriyârî ile Rodos kal‘alarının ta‘mîr [ü] termîmine me’mûr olup bu
Lindos
kal‘asının aşağı varoşunda mezkûr İsmâ‘îl Ağa bir hayrât-ı azîm etmişdir kim se …
Ve hân u hammâm ve bedestânı yokdur, ancak otuz yedi kefere dükkânları vardır. Balık ve havyar ve peynir ve soğan ve sarmısak [ve] etmek ve et bey‘ olunur. Ammâ meyhâneleri çokdur, her ev birer meyhânedir ve şarâbı memdûhdur. Ve her eşyâ bulunur, lâkin yine Rodos'a muhtâclardır. Ve bu varoşda hünkâr kapucıbaşılarından Papas kapucıbaşı ki millet-i Mesîhiyye üzre bıtrîk iken Sultân İbrâhîm Hân huzûrunda İslâm ile müşerref olup Kâsımpaşa'da Piyale Paşa merhûmun ehlin alup başkapucıbaşılık sadaka olunup fermân-ı şehriyârî ile Rodos kal‘alarının ta‘mîr [ü] termîmine me’mûr olup bu Lindos kal‘asının aşağı varoşunda mezkûr İsmâ‘îl Ağa bir hayrât-ı azîm etmişdir kim selef vüzerâlarından bir ferde nasîb olmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·
… isârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu
Lindos
kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır k …
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
… üleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu
Lindos
vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk …
Ve bir yoldan gayri yolu yokdur. Gayri yerleri şâhin ve zağanoz kuşu yuvalı yalçın kayalar[dır]. Ve (---) nâzır bir kapusu var. Ve şekl-i müdevver yigirmi kulleli bir küçük kal‘adır. P 60a Ve deryâya topları erişir. Rodos cezîresinin cenûbunda bir burun ucunda evc-i âsumâna ser-çekmiş bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Rûy-i zemînde misli olmayan Van kal‘ası ve Mardin ve Q 60a Şebin Karahisârı ve Afyon Karahisârı bu beş pâre kal‘a ki desti Âl-i Osmân'da yed-i kudret kal‘asıdır. Ammâ bu Lindos kal‘ası mezkûr kal‘alardan metîn ve müstahkemdir. Eyle bir kal‘a-i bî-emândır ki Sultân Süleymân Hân Rodos kal‘asına yüz yigirmi kerre yürüyüş edüp zafer buldu. Ammâ bu Lindos vere ile feth olmasa içinde zahîresi oldukdan sonra yüz yıl muhâsaradan bî-pâk [ü] bî-pervâ bir Sedd-i İskender'dir. Lâkin küçükdür. Cirmi dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. Ammâ hisâr-pîçesi ile sekiz yüz adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y123a ·
metinde göster ·
… muşdur. Tûlü yüz elli adımdır, arzı seksen adımdır. Ortasında bir zâviyesi var.
Li-nâmıkıhi
el-fakîr:
Ve Zülfikâr Kethudâ hânı, nev-binâ kal‘a-misâl bir hân-ı azîm oldu. Cânib-i erba‘ası dükkânlar ve mahâzinlerdir. Ve üstü üçer kat hânelerdir, her birinde ehl [ü] ıyâliyle sâkin olmağıçün tarh olunmuşdur. Tûlü yüz elli adımdır, arzı seksen adımdır. Ortasında bir zâviyesi var. Li-nâmıkıhi el-fakîr:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119a ·
metinde göster ·