Esnâf-ı marankozân: Bunların dahi dükkânları yokdur. 162b Ancak Galata'da ve Tophâne'de ve Kâsımpaşa'da lonca yerlerinde mevcûd bir alay üstâdân [u] mi‘mârân-ı keştîdir. Gayrı neccârân bunların kârın edemezler. Başka bir ilm-i azîmdir. Neferât 3000 kavmdır, eğer müslim ve eğer Rûm u Freng gâyet üstâdlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a–162b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı dalgıcân-ı gavvâsân: Dükkânları yokdur, ancak Galata'da ve Kâsımpaşa'da
lonca
yerleri vardır, anda bulunur. Neferât üç yüz, bunlar ekseriyyâ Mağrib Urbânı ve …
Esnâf-ı dalgıcân-ı gavvâsân: Dükkânları yokdur, ancak Galata'da ve Kâsımpaşa'da lonca yerleri vardır, anda bulunur. Neferât üç yüz, bunlar ekseriyyâ Mağrib Urbânı ve Reşîd ve İskenderiyye Urbânıdır. Ammâ Rodos cezîresi mukâbelesinde cezîre-i Sönbeki, Süleymân Hân fethi olup yine Süleymân Hân câmi‘i evkâfı re‘âyâsıdır, dörd bin aded Rûm harâcıdır. Bunlarda ola[n] gavvâs, Bahr-i Hürmüz'de inci çıkaran gavvâslar hemtâ olamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 163a ·
metinde göster ·
… îrleri Âmir-i Nevâtî'dir ve kabri Cidde'dedir. Bu kavmin dükkânlar[ı] Galata'da
lonca
yeridir, alay ile güzer ederler.
{Esnâf-ı marankozân-ı Akdeniz: Bunun pîri yine Hazret-i Nûh'dur ammâ Hazret asrında pîrleri Âmir-i Nevâtî'dir ve kabri Cidde'dedir. Bu kavmin dükkânlar[ı] Galata'da lonca yeridir, alay ile güzer ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… kelâm ve'l-meâl bu hakîr yetmiş dört târîhinde Alman diyârında Beç ve Pırak ve
Loncat
nâm şehr-i azîmleri seyâhat ederken niçe âlûfte ricâl bıtrîkler ile ülfet edüp …
Sultân Bâyezîd-i Velî ile ceng-i azîm edüp âhir-i kâr münhedim olup on bir sene Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de seyâhat edüp andan Mısır'a gelüp andan İslâmbol'a gelmek sadediyle Rodos'da Malta ceneraline uğrayup anlar bir gemiye koyup "Seni İslâmbol'a götürsünler" deyü hîle edüp Cem Şâh'ı doğru Fransa'ya götürüp anasının anası Fransa kralının avreti idi. Cem Şâh'ı ana teslim edüp cümle tevabi‘iyle Cem Şah'a bir sarây-ı âlî ihsân edüp başka bir hükûmet yer verüp sayd [u] şikârda pâdişâhâne zevk [u] safâlar edüp şeb [u] rûz huzûrunda on sekiz ban oğlu ban el kavşırup çâker bendesi gibi hizmetinde olurlardı. Âhir bu ahvâl Cem Şâh karındaşı Sultân Bâyezîd'e mün‘akis olup bir nâme ile Fransa kralından Cem Şâh'ın kayd-bend ile der-i devlete gelmesin ricâ etdiler. Fransa kralı dahi Cem Şâh'ı zehirli ustura ile tırâş etdirüp Yemen ve Aden seyyâhı iken Cem Şâh diyâr-ı ademe gidüp Bâyezîd Hân izniyle na‘şın Bursa'da Koca Murâd-ı Sânî cenbinde başka bir kubbe içinde âsûdedir. Muhallefâtından Cem Şâh Sa‘dîsi "câm-ı cem" dedikleri câmdır kim bâdesin nûş edüp yine câm kendiden leb-ber-leb olurdu. Ve bir satranç bâz meymûn ve bir beyâz tûtî Cem Sa‘dîsi'ni siyâha boyayup Arapça âyetin ve "Pâdişâh sağ olsun" lafzın Sa‘dî öğredüp Bâyezîd Hân muhallefâtı gördükde "Câm ol câm ammâ Cem'i yok" Ol câmı hazîneye korlar. "Kanı beyâz tûtî" deyü sü’âl ederler. Hemân tûtî-i gûyâ zebâna gelüp "Pâdişâh sağ olsun, efendim gitdiğine siyâh mâtem donu giydim" der. Ammâ Fransalar zu‘mınca 237a "Zehirli ustura ile Cem Şâh'a müşâbih bir asfaru'l-levn bir âdemi tırâş edüp reng-i rû-yı pecmürde ve kendi dahi mürde olup "Na‘ş-ı Cem'dir" deyü Bâyezîd Hân'a gönderdik. Anlar da Cem'dir deyü Bursa'da cedleri yanına gömerken cem şekilli herîfi yer kabûl etmeyüp gayrı yire defn etmişler. Yohsa bize gelüp sığınan kızımız evlâdı olan Cem'i vermeyüp ba‘dehû taşra Fransa vilâyetine Cem'i kral eyledik. Hâlâ krallarımız Cem Şâh neslindendir. Anınçün Cem tarafından ve vâlide tarafından Fransa'nın Âl-i Osmân'a karâbeti vardır" derler. Ammâ hâsıl-ı kelâm ve'l-meâl bu hakîr yetmiş dört târîhinde Alman diyârında Beç ve Pırak ve Loncat nâm şehr-i azîmleri seyâhat ederken niçe âlûfte ricâl bıtrîkler ile ülfet edüp Cem Şâh ahvâlin söylediğimizde Cem Şah'ın vâlidesin Ebü'l-feth İslâmbol'u feth ederken Sarâyburnu'nda niçe alup Bâyezîd ve Cem Şâh ol kızdan olup Cem Şah'ın Mısır'a ve Mekke ve Medîne ve Yemen ve Aden'de ve İşpaniye ve Fransa'da seyâhat edüp dış Fransa kralı olduğun bir bir tevârihlerinde tilâvet etdiler. Târîh-i fevt-i Cem Şâh ibn Ebü'l-feth.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 236b–237a ·
metinde göster ·
… Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın
Lonca
kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapu …
{Hicretin sene 92 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) galatdır, (---) binâsıdır. Kastamonu hâkimi Ulu Beğ (---) fethidir. Andan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî kal‘a olmağıla Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde serbest ve mu‘âf ve müsellem mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem ze‘âmetdir. Dizdârı ve serdârı ve kal‘a neferâtları ve üç yüz akçe pâyesiyle kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ekseriyyâ halkı tüccâr ve neccâr ve sevdâger-i berr u bihârdır. Bir fırkası avân ve bir zümresi ulemâ ve meşâyihândır. Halkı ekseriyyâ çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble ve şark cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük yoldur. Bu şehr Karadeniz'in Anadolu tarafı sâhilinde Sinap Burnu demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---) mil Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sinap ile ol Keliğra burnu mâbeyni gûyâ bir boğazdır. İslâmbol tarafı ve Tarabozan tarafı yine vâsi‘ deryâlardır. {Sinop İslâmbol'a beş yüz mildir}. Ve bu kal‘a-i Sinop, şehr-i Samsun'un garb tarafındadır. Sinop ile Samsun'un arası dört merhale yerdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre üç kat Şeddâdî rıhtım Kayser-ı Rûm oğlu Sinopa nâm kralın binâsıdır. Ammâ gâyet sedd-i metîn kal‘a-i sengîndir. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kulle ve altı bin altı yüz bedendir ve cümle (---) kapudur. Evvelâ Kum kapusu ve Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın Lonca kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapuların cümlesi ikişer kanatlı demir kapulardır kim her biri birer bâb-ı Kahkaha'dır ve bu kal‘a bir düz yirde vâkı‘ olup iki cânibin deryâ döğer ve bu kal‘anın eşkâli şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki olmuşdur. Ammâ Bozdepe dağından nazar etsen gemi alboratası kesiminde üç kat bir gûne kal‘a-i metîndir. Dizdârı kal‘anın top menzilinden ba‘îd giderse şehirlilerin ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince dizdârı katl etmeğe me’mûrlardır. Ol havfden fakîr-İ dizdâr bir top menzilinden ba‘îd gitmeğe kâdir değildir. Cümle altı yüz müsellah ve şecî‘ ve bahâdır neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘ayı Kazak-ı Ak ale'l-gafle bir şeb-i muzlimde nerdübânlar ile serîka edüp Vezîria‘zâm Nasıf Paşa bu Sinop kal‘asın küffâr alduğun Ahmed Hân'a i‘lâm etmeyüp ketm etdiğiyçün katl olundu. Ba‘dehû bu kal‘ayı küffârdan halâs edüp elli kul dahi aşağı kal‘aya koyup bin kantar barud-ı siyâh ve sagîr ü kebîr bin pâre top koyup cümle âlât-ı cebehânesi ve gûnâ-gûn âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdiler. Ol asrdan berü her şeb ikişer yüz âdem bölükbaşıları ve çavuşlarıyla tâ sabâha dek dîdebân ve nigehbân ve gafîrlik edüp ba‘de't-tabl ve nefîr nevbetciler feryâd ederler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
… "Bu eski dünyâ nüfûsuna asla müşâbehetleri yokdur", deyü Bahr-i Muhît kenârında
Loncat
şehri küffârları hikâye etdiler kim "Yeni dünyâda olan halkın kadd [ü] kâmetler …
Manzara-i Yenidünyâ: Hatta fetahtâ {889} târîhinde bulunan yeni dünyâda yetmiş gûne benî Âdem vardır kim "Bu eski dünyâ nüfûsuna asla müşâbehetleri yokdur", deyü Bahr-i Muhît kenârında Loncat şehri küffârları hikâye etdiler kim "Yeni dünyâda olan halkın kadd [ü] kâmetleri ve harekât [u] sekenâtları ve kelimâtları ve sûretleri ve reng-i rûyları ve birbirlerine nigerânları ve lehce-i mahsûsaları cümle bu dünyâ halkına mugâyirdir", deyü nakl etdiler. Hatta Cenâb-ı Allah bu dünyâda ne kadar bin milel halk var ise cümlesinin lisânları yigirmi dokuz aded hurûf-ı teheccâ üzre kelimât olunur, ammâ bu Yenidünyâ halkı kelimâtlarının niçesi Çerkes lisânı gibi boğazdan söylenir, kaleme gelmez elfâzları var imiş ve niçe kavmi hukemâ-yı kudemânın eşrâfiyânı gibi bî-zebân birbirlerine nazar etmeğile kelimât ederlermiş ve niçe kabîlesi bî-zebân el ele duduşmak ile söyleşirlermiş. Mâbeynlerinde asla kelâm-ı hurûf yok imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 241b ·
metinde göster ·
… âdır, ammâ kal‘anın dörd aded kapusunun kara tarafında Zindân kullesi dibindeki
Lonca
kapusu ve yine kara tarafındaki Varoş kapusu işlek bâb-ı âlîlerdir, ammâ Tuna k …
Ve bu kal‘a içre Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i ve yedi aded mesâcidi var. Ve dahi kal‘a içre mahkeme-i şer‘-i Resûlü var. Kadılara mahsûs hâne-i zîbâdır, ammâ kal‘anın dörd aded kapusunun kara tarafında Zindân kullesi dibindeki Lonca kapusu ve yine kara tarafındaki Varoş kapusu işlek bâb-ı âlîlerdir, ammâ Tuna kenârındaki iki aded kapuları küçük su kapularıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66b ·
metinde göster ·
… âhî topcuğazları var ve kapusu önünde asma zincirli cisri önünde bir cihân-nümâ
lonca
köşkü var. Dizdârı ve elli aded neferâtları var, ammâ taşra varoşu palankasız y …
Ve kıbleye nâzır bir kapusu üzre bir küçük câmi‘ var Süleymân Hân'ındır. Derûn-ı hisârda ancak beş hâne ve beş aded şâhî topcuğazları var ve kapusu önünde asma zincirli cisri önünde bir cihân-nümâ lonca köşkü var. Dizdârı ve elli aded neferâtları var, ammâ taşra varoşu palankasız yüz mikdârı tahta havlılı ve örtülü evler ve on aded dükkânlardan gayrı bir âsâr-ı binâ yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur. Andan cânib-i maşrıka nehr-i Moroş kenârıyla 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir
lonca
köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâ …
Bir küçük hammâmı ve kifâyet mikdârı esvâk-ı muhtasarları vardır. Kal‘ası nehr-i Moroş'in Göle kal‘ası tarafındadır kim cirmi dörd bin adım dolma rıhtım binâdır ve iki tahta-i metîn kapuları var. Biri şimâl tarafına Yanova kapusu, taşrasında iki yüz aded kâfir hâneleri var ve Tımışvâr kapusu dibinde çâr-kûşe bir palanka iç kal‘ası var. Ancak bir kapusu metîndir. Bu iç kal‘ayı nehr-i Moroş döğer ve nehr-i Moroş üzre on iki göz ağaç cisr başında kal‘aya girecek mahalde bâc alınır bir lonca köşkü var ve bu cisrin Tımışvâr tarafında iki yüz saz ve tahta örtülü kefere hâneleri varoşu var. Andan nehr-i Moroş kenârında saz ve tahta örtülü külbe-i ahzânlardan panayır dükkânları var kim yılda bir kerre bu dükkânlarda yetmiş seksen bin re‘âyâ vü berâyâ kefereleri cem‘ olup bir bey‘ [ü] şirâ olur kim ta‘bîr olunmaz. Germâ-germ on gün on gece bu cem‘iyetde mütevellî hükûmet eder. Gerçi Tımışvâr eyâletidir, ammâ maktû‘-ı kalem ve mefrûzü'l-kadem bir vakf-ı tevliyetdir ve Tımışvâr monlası niyâbetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120a ·
metinde göster ·
… me handakı ve bir kapusu önünde asma zincir makaralı cisri ve cisir başında bir
lonca
kasrı ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded bâğ u bâğçesiz ve havlısız daracık ne …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Pakriçse: Nehr-i Pakra kenârında bir vâsi‘ çemenzâr püşte üzre şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim etrâfında kesme handakı ve bir kapusu önünde asma zincir makaralı cisri ve cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda cümle (---) aded bâğ u bâğçesiz ve havlısız daracık neferât evleri cümle tahta örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
… avlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb cisir başında bir
lonca
kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâneleri ve bi …
Gıraviçse dağları ve ormanları içinde şekl-i murabba‘ bir şeddadî kârgîr seng binâ ve şarampavlı ve handaklı bir hisâr-ı ra‘nâ ve bir kapusu önünde haşeb cisir başında bir lonca kasrı ve derûn-ı hisârda yüz mikdâr tahta örtülü hâneleri ve cebehâneleri ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘-i sagîri var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur, ammâ cinîn ü ravza-i rıdvânları çokdur ve bu kal‘a ile Pakriçse kal‘ası mâbeyninde olan Gıraviçse dağlarından bir doğru yol vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
yerinde oturup yedi yüz aded Arnavud gâzîleri kal‘a neferâtlarıyla muhâfaza bek …
Kal‘a kapusu önünde dizdâr ağa lonca yerinde oturup yedi yüz aded Arnavud gâzîleri kal‘a neferâtlarıyla muhâfaza beklerler. Bunun dahi yarar u bahâdır şecî‘ [ü] dilâver yiğitleri var. Ekseriyyâ şehbâzları firkatecilerdir. Bu kal‘a leb-i deryâda vâkı‘ olmak ile yigirmi aded firkateleri kal‘a limanında mevcûddur. Sâ’ir kasabalardan dahi şehbâz Arnavud yiğitleri gelüp firkatelere girüp kâfiristân yakaların yaka yıka harâb u yebâb ede bî-hisâb mâl-ı firâvânlar ve esîr-i mümtâzânlar alup mansûr [u] muzaffer Ülgün'e gelirler ve mîr-i livâya öşür verirler. Hattâ bu hakîr bu kal‘ayı temâşâsında iken yedi aded firkate Pulya kâfiristânında[n] mâl-ı ganâ’imle gelüp yedi firkateden Yûsuf Beğoğlu'na yigirmi bir bin guruş öşr-i sultânî ve on yedi esîr düşüp ol dahi Melek Ahmed Paşa deynine bu gazâ mâlından verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36a ·
metinde göster ·
köşkü var. Bu kal‘a zamân-ı kadîmde dest-i keferede iken gâyet metîn ve sa‘b ka …
Ve kal‘a kapusu önünde handak üzre bir lonca köşkü var. Bu kal‘a zamân-ı kadîmde dest-i keferede iken gâyet metîn ve sa‘b kal‘a imiş. Süleymân Hân Varadin kal‘ası gazâsına {sene 932 târîhinde bu kal‘ayı vere ile feth edüp kal‘asın münhedim edüp} giderken iç kal‘adaki deyri bile münhedim etmişdir. Hâlâ bu kal‘anın cânib-i selâsı bâğ u bâğçe-i cinânlardır ve ceviz şecereleri cihânı zeyn etmişdir. Andan 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60b ·
metinde göster ·
… deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir
lonca
köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşk …
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir
lonca
köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle …
Ve cânib-i cenûbda Varoş kapusu iki kat ağaç kapudur, demir değildir. İki kapu arası mâl-â-mâl silâh-ı gûnâ-gûndur. Bu kapu üzre bir kasr-ı âlîsi üstünde on aded serâmed şâhî topları ve bu kapunun iki tarafında mazgal deliklerinde darbzen topları var. Bu kapu önünde handak üzre cisir başında bir lonca köşkü var. Handakı içinde nehr-i Tuna cereyân edüp karşu tarafda bir lonca köşkü dahi var, cümle haşebdendir, kârgîr binâ değillerdir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı
lonca
yeridir. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara …
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı lonca yeridir. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara ile asmalıdır. Her şeb bu kantara-i haşebi kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve kapu üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi tuladan mebnî Şeddâdî binâdır kim kefere zamânından kalmış metîn dîvârdır. Andan ma‘lûmdur ki ol asırda hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… r, ammâ handakı gâyet sarpdır. Poyraza mukâbil bir kapusu önünde cisir üzre bir
lonca
köşkü var, dizdâr ve iki yüz kadar neferât-ı yarar bu kasırda ber-karâr olup dî …
Evsâf-ı palanka-i Pahşa: sebeb-i tesmiyesi (---)(---) Kefere zamânında dahi ma‘mûr imiş, ammâ asâkir-i İslâm harâb edüp sene 936 târîhinde müceddeden Süleymân Hân binâsıdır. Segsâr sancağı 71a hâkinde Tuna kenârında bir bayır dibinde üç kat metîn ve sa‘b ve kavî palankadır, lâkin gayrisi gibi yalın kat değildir. Ösek kal‘ası gibi dolma rıhtım palankadır. İçinde bir manastırdan bozma Süleymân Hân câmi‘i ve elli aded tahta örtülü evleri ve cebehânesi ve anbârhânesi ve tophânesi var, ammâ handakı gâyet sarpdır. Poyraza mukâbil bir kapusu önünde cisir üzre bir lonca köşkü var, dizdâr ve iki yüz kadar neferât-ı yarar bu kasırda ber-karâr olup dîdebânlık ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b–71a ·
metinde göster ·
… apusu maşrık cânibine nâzır küçük kapudur. Handakı üzre haşebden bir kasrı var,
lonca
derler, bir temâşâgâhdır kim cümle hüddâmân-ı hisâr bu kasırda oturup Tuna iske …
Cümle etrâfında iki kat gayyâ deresi gibi kesme handakı var ve iki yerde metîn ve kavî ağaç kapuları var. Bir kapusu maşrık cânibine nâzır küçük kapudur. Handakı üzre haşebden bir kasrı var, lonca derler, bir temâşâgâhdır kim cümle hüddâmân-ı hisâr bu kasırda oturup Tuna iskelesin temâşâ ederler. Ve [bu] kapudan ahâlî-i kal‘a Tuna'dan su alırlar. Bir kapusu dahi mağrib cânibine büyük kapudur, taşra varoşa mekşûfdur. Bunun dahi handak üzre cisri asma zincîrli haşeb kantaradır. Bu kal‘anın çâr-kûşesinde metîn ü müstahkem kullelerinde şâhî zarbuzan şâhâne şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a ·
metinde göster ·
… varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma cisirleri başında
lonca
kasırları var.
Ve cümle üç kapusu var, ikisi nehr-i Tuna kenârında cânib-i şarka açılır ve ahâlî-i kal‘a bu kapulardan su alup, iskeledir kim gemiler yanaşır. Ve biri büyük kapudur kim cânib-i cenûbda taşra varoşa açılır. Bu kapular önünde handaklar üzre zincîrli asma cisirleri başında lonca kasırları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72a ·
metinde göster ·
… dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında tahtadan bir
lonca
köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu köşkde ârâm ederler. Budin'den ve gayr …
Ve bu meydânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında tahtadan bir lonca köşkü var, cümle âyende vü revendeler bu köşkde ârâm ederler. Budin'den ve gayri serhadlerden gidüp gelenlerin cümlesi bu kapudan girüp içeri varoşa girir, gâyet işlek şâhrâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir
lonca
köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i …
Ve cümle iki yüz on aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin cemî‘i zî-kıymet metâ‘ vefret üzre bulunur ve çârsû içindeki küçük meydânda bir lonca köşkü vardır. Cemî‘i gâzîler gazâ mâlların bunda yığup mezâd ederler, ve cemî‘i serhad gurebâları bu kasırda cem‘ olurlar, tahta örtülü bir mecma‘u'l-irfân yeridir. Ammâ bu şehrin hânı yokdur, ayıbdır deyü sâhibü'l-hayrâtlar hân inşâ etmemişler. Hemân ki Arab u Acem'den bir garîbü'd-diyâr müsâfir tüccâr-ı berr ü bihâr bu şehre geldikde bir hâneye varup kendü evi gibi anda karâr edüp bir iki ay kisb [ü] kâr edüp bir yere dahi azm-i diyâr eder, zîrâ bu şehrin cemî‘i kapuları müsâfirîne ve mücâvirîne meftûhdur. Bir alay 97b gâziyân-ı mücâhid olmağile ta‘âmların yalnız yemezler, elbette bir gece müsâfirsiz olmazlar. Anıniçün bu şehirde hân yapmağa râzı olmazlar, bir acâ’ib ganîmet şehr-i gâziyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 97a–97b ·
metinde göster ·
… 'dır kim Eskidünyâ'da iskelesi Dış Fransa ve İsfaç ve Donkarkız ve Danimarka ve
Loncat
ve Filimenk'in Amıstırdam şehirleri Yenidünyâ iskeleleri olmağile bu mezkûr lah …
Bu Fiyameng diyârına mahsûs bir nebâtâtdır, ammâ aslı Yenidünyâ'dan gelmişdir, zîrâ bu Filimenk diyârının cânib-i garbîsinde Bahr-i Muhît içr[e] iki yüz mîl ba‘îdde cezîre-i İngilis'dir. Sekiz bin mîl ihâta eder bir cezîre-i kebîrdir. Bu cezîrenin cânib-i garbîsinde Bahr-i Muhît'den öte Bahr-i Magalyan'dır andan öte dörd bin mîlde "Fütihatâ" lafzı târîhinde bulunan Yenidünyâ'dır kim Eskidünyâ'da iskelesi Dış Fransa ve İsfaç ve Donkarkız ve Danimarka ve Loncat ve Filimenk'in Amıstırdam şehirleri Yenidünyâ iskeleleri olmağile bu mezkûr lahanayı Yenidünyâ'dan getirüp Filimenk diyârında henüz hâsıl olmuş ismine hunza derler. Hattâ bu lahanadan ibret içün koşuma koyup tâ Uyvar'a getirüp pirinç ile zerde edüp her kim tenâvül etdiyse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 128b ·
metinde göster ·
köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. …
Ve buna karîb bir lonca köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. Ve cisrin karşu kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var, ammâ havlısı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a–164b ·
metinde göster ·
… lar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh
lonca
köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir …
Ve bu kal‘a kapusu kıbleye mekşûf olup handak üzre bir haşeb cisrini her gece pâsbânlar makaralar ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve cisir başında bir teferrücgâh lonca köşkü var ve bu kapu üzre olan kullede bir sâ‘at çanı var. Bu kapudan içeri bir muzlim yol ile karanlıkda gidüp beş kat demir kapular dahi vardır. Kal‘a intihâsında Süleymân Hân câmi‘i var. Minberi nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn-ı münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
Ve bu Kanije'nin Seget kapusundan taşra cisir başında 182b mecma‘u'l-irfân bir lonca köşkü var, cümle haşebdendir, ammâ buheyre üzre olmağile mesîregâh maksûredir. Bu köşkden cisir ile cânib-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a–182b ·
metinde göster ·
… n cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘
lonca
köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb …
Evvelâ kal‘adan taşra varoşa haşeb cisr ile giderken üç yerden makaralar ile her gece cisri nigehbânlar kaldırup kal‘a cezîre gibi kalır, ammâ handak cisrinden varoşa garb cânibine giderken cisrin sol cânibinde bir üstü tahta şindire örtülü yine haşebden bir musanna‘ lonca köşkü var, cemî‘i şehrin zurefâları ve garîbü'd-diyârları bu köşkde oturup kesb-i tarâvet ederler. Gâyet mesîregâh ve ârâmgâh ve namâzgâh maksûrecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86b ·
metinde göster ·
… aded pür-silâh kal‘a neferâtları dîdebân ve nigehbânlık edüp her kapu önlerinde
lonca
köşklerinde oturup bir hây hûy edüp nevbet beklerler. Ve handaklar kenârında ve …
Ve bu varoşun cânib-i erba‘ası handakı içinden nehr-i Kiriş cereyân etmek ile mezkûr kapuların önlerinde cümle haşeb cisrlerden ubûr olunup her kapuda ikişer yüz aded pür-silâh kal‘a neferâtları dîdebân ve nigehbânlık edüp her kapu önlerinde lonca köşklerinde oturup bir hây hûy edüp nevbet beklerler. Ve handaklar kenârında ve niçe yerlerde nehr-i Kiriş üzre su değirmenleri deverân edüp dakîk-i rakîk-i beyâz hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
… lî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun önünde iç kal‘a
lonca
köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu …
Sitâyiş-i taşra hisâr: Bu tarafda cânib-i garba nâzır taşra hisârın iki kat küçük demir kapuları vardır, zîrâ bu taraf kal‘asının dîvârı iki kat olmağile iki kat demir kapucuklardır. Kapuların önünde handak üzre asma makaralı haşeb [cisirleri] var. Ve bu kapucuklardan içeri girince şehir içre yokuş aşağı daracık yollar ile gidüp iskele kapusu dahi demir yalın kat bâb-ı kavî cânib-i şimâle nâzır işlek kapudur. Liman bu kapu önündedir kim cümle gemiler anda yanaşır vâsi‘ ve demir dutar beş rûzgârdan emîn limandır. Ve bu liman kapusundan içeri bir âb-ı hayât sulu kuyusu var. Cümle ahâlî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun önünde iç kal‘a lonca köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu lonca mahallinden aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu
lonca
mahallinden aşağı,
Sitâyiş-i taşra hisâr: Bu tarafda cânib-i garba nâzır taşra hisârın iki kat küçük demir kapuları vardır, zîrâ bu taraf kal‘asının dîvârı iki kat olmağile iki kat demir kapucuklardır. Kapuların önünde handak üzre asma makaralı haşeb [cisirleri] var. Ve bu kapucuklardan içeri girince şehir içre yokuş aşağı daracık yollar ile gidüp iskele kapusu dahi demir yalın kat bâb-ı kavî cânib-i şimâle nâzır işlek kapudur. Liman bu kapu önündedir kim cümle gemiler anda yanaşır vâsi‘ ve demir dutar beş rûzgârdan emîn limandır. Ve bu liman kapusundan içeri bir âb-ı hayât sulu kuyusu var. Cümle ahâlî-i vilâyet bu çâh-ı mâdan def‘-i atşân ederler. Ve bu kapunun önünde iç kal‘a lonca köşkü şekilli oturacak yeri var. Bu mahalle nâzır yigirmi pâre şâhî topları bu lonca mahallinden aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… emân kar alaca olunca Beç kal‘asın muhâsara edüp yine Tatar askeri tâ Prağ'a ve
Loncat'a
ve İstirinye'ye varınca nehb ü gâret etmeden hâlî olmayup iki ayda kal‘a-i Beç' …
"Sultânım kaçan kim bir vezîr Beç'e mutasarrıf olmak ister, iki sene kâmil Budin'de ve Üstolni-Belgrad'da ve Eğre vilâyetlerinde kışlalar verüp yüz bin Tatar askeriyle ve yüz bin Âl-i Osmân askeriyle kâfiristâna çapullar verüp cemî‘i kâfirin kolun kanatların kırup üçüncü yılda cümle hâzır mühimmâtlar ile hemân kar alaca olunca Beç kal‘asın muhâsara edüp yine Tatar askeri tâ Prağ'a ve Loncat'a ve İstirinye'ye varınca nehb ü gâret etmeden hâlî olmayup iki ayda kal‘a-i Beç'i aldı yâ almadı, hemân kış gelmeden askeri Beç altından çıkarup ibtidâ Üstolni-Belgrad yakındır, ana çıkmak gerek ki selâmet buluna. Eğer bu üslûb üzre Beç kal‘ası muhâsara olunup asker ile yek-dil [ü] yek-cihet olup "Mâl-ı ganâ’im sizin, kal‘a pâdişâhın" denilirse inşâallâh Beç değil Prag ve Amıstırdam ve Lonçat şehirleri bile feth olur" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
… ele verüp kucaklar. Gûyâ Akdeniz içinde istankö[y] kal‘asının handakı kenârında
lonca
köşkü çınârı gibi bir dıraht-ı azîmdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---) (-- …
Bu câmi‘-i zîbânın bir serâmed kurşumlu kubbesi var ve hareminde bir sun‘-ı Hudâ çınâr-ı müntehâsı var kim beş âdem el ele verüp kucaklar. Gûyâ Akdeniz içinde istankö[y] kal‘asının handakı kenârında lonca köşkü çınârı gibi bir dıraht-ı azîmdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233a ·
metinde göster ·
… d ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve
Loncat
şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Cemî‘i âvîzeleri ve cümle maslûbâtları ve kamu kanâdîlleri murassa‘ ve cevâhirlidir. Bunda olan "Vedd ü Süvâ‘ ve Yağus u Ya‘ûk" misilli putları Alman diyârında ve Amıstırdam'da ve Loncat şehrinde ve Daniska şehrinde görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241a ·
metinde göster ·
… da aslâ evler yokdur. Ancak kapunun iç yüzünde kal‘anın kapucuları oturacak bir
lonca
yeri var ve üç aded mağârâdan odacıklar vardır. Ve aşağı şehirden bu büyük kapu …
Ve cümle beş aded sedd-i sedîd kapuları vardır ammâ dördü dâ’imâ mesdûd durup hîn-i muhâsarada açılır küçük kapulardır. Ancak cânib-i garba nâzır büyük kapu aşağı varoşa işler. Amma bu kapu üç kat kavî ve metîn demir kapulardır. Ve her katı mâbeynleri birer bölme hisâr dîvârlarıdır. Ammâ ibtidâ aşağı büyük kapudan içeri bölme hisârcıkda aslâ evler yokdur. Ancak kapunun iç yüzünde kal‘anın kapucuları oturacak bir lonca yeri var ve üç aded mağârâdan odacıklar vardır. Ve aşağı şehirden bu büyük kapuya gelince yokuş yukaru bir buçuk sâ‘atde çıkılır cihân-nümâ bir bâb-ı azîmdir kim şeb [ü] rûz dîdebânları ve nigâhbânları ve bevvâbânları pür-silâh âmâdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258a ·
metinde göster ·
Ve bir mesîregâh dahi kal‘a kapusu mâbeyndir kim cümle kal‘a kulunun
lonca
yeridir. Bir büyük kemer altı olmağile kapunun iki tarafı soffalarında cümle ây …
Ve bir mesîregâh dahi kal‘a kapusu mâbeyndir kim cümle kal‘a kulunun lonca yeridir. Bir büyük kemer altı olmağile kapunun iki tarafı soffalarında cümle âyende vü revendelerin teferrücgâhlarıdır. Ve cümle der-i dîvârı âlât-ı silâh ile müzeyyendir. Bu kapuda yukaru iç kal‘anın hudûdu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… rın şimâl tarafında aşağı varoş kal‘asına ener kal‘anın büyük kapusu önünde bir
lonca
köşkü var, limana nâzırdır kim cümle liman ve aşağı şehir ayak altında nümâyând …
Bu kal‘anın ölümü kara tarafındaki handak aşırı olan havâle kayalardandır, zîrâ bu mahallin havâle kayalarından taş atsan kal‘a içine el taşı düşer, tâ bu mertebe havâle kayaları vardır kim bu kayalardan kurşum kal‘a içre tavuk gezdirmez. Ol ecilden bu kal‘anın kara cânibi sarp ender sa‘bdır. Ve cümle beş yüz adım kara cânibi kara taşlı karadır. Mâ‘adâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası deryâdır. Hemân bu kal‘a cezîre olmağa beş yüz adım kayalı yeri kalmışdır, eğer anı kesseler bu kal‘a be-dürüstî cezîre olurdu. Ve hâlâ bu kal‘a dâ’iren-mâdâr yalçın kaya üzre vâki‘ olmuşdur. Cenûb tarafı bir çâh-ı gayyâ-misâl seng-i hârâ olduğundan mâ‘adâ ol taraflarda aslâ kal‘a dîvârı olmayup hemân bir kal‘a-i Hudâyîdir. Ve dahi yukaru kal‘aların şimâl tarafında aşağı varoş kal‘asına ener kal‘anın büyük kapusu önünde bir lonca köşkü var, limana nâzırdır kim cümle liman ve aşağı şehir ayak altında nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 280a ·
metinde göster ·
… Evvelâ hisârpîçe arasında iki kat asma ağaçdan iki kat cisirlerden ubûr olunup
lonca
nâm mahal yerinde iki kapu mâbeyninde câmi‘-misâl bir yeni mescid binâ olunmuş, …
Mâ‘adâ cümle yedi aded zâviyelerdir. Evvelâ hisârpîçe arasında iki kat asma ağaçdan iki kat cisirlerden ubûr olunup lonca nâm mahal yerinde iki kapu mâbeyninde câmi‘-misâl bir yeni mescid binâ olunmuş, gâyet latîf ma‘bedgâhdır ammâ tahtadan binâ olunmuşdur. Bu mescid kapusundan taşra büyük varoş tarafına gidilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
… ı âdemler gücile girüp çıkarlar. Üçüncü iç kat kapunun taşrasında cihânnümâ bir
lonca
köşkü var kim cemî‘i şehrin yârân-ı zarîfân a‘yân-ı kibârları anda oturup sahrâ …
Bu kal‘anın iki yerden metîn ve kavî demir kapuları var ammâ cümle üçer kat kapulardır. Bir kapusu şark tarafına nâzırdır kim üç kat kapudur kim bu kapuya taş nerdübânlar ile çıkıldığından atlı âdemler gücile girüp çıkarlar. Üçüncü iç kat kapunun taşrasında cihânnümâ bir lonca köşkü var kim cemî‘i şehrin yârân-ı zarîfân a‘yân-ı kibârları anda oturup sahrâlardaki hadîka-i ravza-i bâğ-ı cinânları teferrüc ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354a ·
metinde göster ·
… ve saz örtülü câ-be-câ bâğçeli evlerdir. Ve yıldız tarafındaki kapu önünde bir
lonca
cem‘iyyeti köşkü var.
Cümle iki yüz aded havlılı vâsi‘ evlerin cümlesi kayağan ve saz örtülü câ-be-câ bâğçeli evlerdir. Ve yıldız tarafındaki kapu önünde bir lonca cem‘iyyeti köşkü var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… r u lâle‘ızâr yetmiş yerde merâmgâh mesîregâhları var. Cümleden şehir hâricinde
Lonca
Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle ahibbâ ve dostân âşıkân [ …
Der-sitâyiş-i mesîregâh-ı kibâr-ı ağavât: Bu Elbasan şehrinin enderûn [u] bîrûnu cümle teferrücgâh ârâmgâh yerlerdir, ammâ hâss u âmmlara mahsûs olmuş çemenzâr u lâle‘ızâr yetmiş yerde merâmgâh mesîregâhları var. Cümleden şehir hâricinde Lonca Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle ahibbâ ve dostân âşıkân [u] ma‘şûkânları bu çemenzâr hıyâbân dırahtistân fezâsında köşe be-köşe herkes âşinâları ile gûnâ-gûn cilveler ederler. Gâyet latîf mecma‘u'l-irfân yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
… vardır. Şeb [ü] rûz mehterhâne anda çalınır. Ve bu kapunun taşrasında dahi bir
lonca
kasrı var, cihân-nümâdır. Ve bir kapusu dahi şimâl tarafında aşağı varoşa açılı …
Ve cümle iki aded kapusu var. Biri kıbleye nâzır büyük kapudur kim Hunkâr câmi‘ine nâzırdır. Ve bu kapu üzre kullede bir tahta örtülü serâmed köşkü vardır. Şeb [ü] rûz mehterhâne anda çalınır. Ve bu kapunun taşrasında dahi bir lonca kasrı var, cihân-nümâdır. Ve bir kapusu dahi şimâl tarafında aşağı varoşa açılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
… çârsû içinde Sultân Alâeddîn'in taş hânı bir tarz-ı acîbdir. Ve yine ana karîb
Lonca
hânı. Ve yedi kahvehânesi var, ammâ bezzâzistân yokdur. Ve çârsûnun ortasında f …
Ve cümle üç yüz yetmiş dükkân ve yedi hân. Cümleden çârsû içinde Sultân Alâeddîn'in taş hânı bir tarz-ı acîbdir. Ve yine ana karîb Lonca hânı. Ve yedi kahvehânesi var, ammâ bezzâzistân yokdur. Ve çârsûnun ortasında fevkânî bir câmi‘i var. Ve bu şehr içre ancak bir kiremit örtülü hâne vardır. Ve Ermeni ve Rûm vardır, ammâ Yahûdî'nin vücûdu yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y19b ·
metinde göster ·
… hı dibinde Mahmûd Ağa hânı ve Kara Sinân Efendi hânı ve bâzâr yerinde hân-misâl
lonca
yeri kiremit örtülü taş amûdlu binâlardır. Bu iki binâların altında, bâzâr günl …
Ve on aded ma‘mûr u âbâdân kârgîr binâ hânları vardır. Q 16bP 16b Cümleden Paşa hânı ve Hüseyin Efendi hânı ve Kimyon Efendi hânı ve Boşnak Mustafâ Efendi hânı ve Mûsâ Efendi hânı ve Nebî Efendi hânı ve İbrâhîm Efendi hânı ve Emîroğlu hânı ve Kara Sinân Efendi hânı ve İslâmbollu Hasan Efendi hânı ve Baltacı Mahmûd Ağa'nın namâzgâhı dibinde Mahmûd Ağa hânı ve Kara Sinân Efendi hânı ve bâzâr yerinde hân-misâl lonca yeri kiremit örtülü taş amûdlu binâlardır. Bu iki binâların altında, bâzâr günleri tüccârların zî-kıymet metâ‘ları olanlar bu binâların altında bey‘ [u] şirâ ederler. Biner âdem sığar vâsi‘ örtülü meydânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b ·
metinde göster ·
… ekâkînleri sâyelemişdir. Altına aslâ güneş te’sîr etmez. Mecma‘-ı zurefâ ve bir
lonca
yeridir. Cümle yârân anda pâ-bürehne ve ser-bürehne cülûs edüp tavla ve sadrenc …
Ve cümle çârsû-yı bâzârları içre azîm çınâr-ı müntehâları hâsıl olmuşdur. Her esvâkı birer gûne sâyedâr mesîregâh çârsûdur. Cümleden Paşa câmi‘i ve hammâmı önünde bir soffa-i vâsi‘ üzre bir çınâr-ı müntehâ vardır. Sâyesinde beş yüz âdem meks edüp kahve nûş ederler. Bu şecerenin sâyesi bu soffayı ve gayri dekâkînleri sâyelemişdir. Altına aslâ güneş te’sîr etmez. Mecma‘-ı zurefâ ve bir lonca yeridir. Cümle yârân anda pâ-bürehne ve ser-bürehne cülûs edüp tavla ve sadrenc ve şatranc lû‘bede-bâzlığı ederler. Ve ekseriyyâ bu şehrin râhları böyle hıyâbân-ı koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30b ·
metinde göster ·
… im dar demez, vasî örtülü meydândır. El-hâsıl temâşâ etdiğimiz diyârlarda böyle
lonca
yeri bir şehirde mânzurumuz olmamışdır.
Ve bâzâr yerinde yigirmişer amelî taş sütûnlar üzre kiremit örtülü Tahıl bâzârı bir vasî binâdır. Altında beş bin âdem cem‘ olsa yerim dar demez, vasî örtülü meydândır. El-hâsıl temâşâ etdiğimiz diyârlarda böyle lonca yeri bir şehirde mânzurumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y32a ·
metinde göster ·
köşkü vardır. Âyende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu üzre beyâ …
Ve bu cisir başında bir lonca köşkü vardır. Âyende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu üzre beyâz mermerde celî hatt ile müzehheb târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a cümle on bir kat demir kapulardır. Evvelâ taşra
Lonca
handakı kapusu şimâle nâzır bir sarp kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak eniş t …
Ve bu kal‘a cümle on bir kat demir kapulardır. Evvelâ taşra Lonca handakı kapusu şimâle nâzır bir sarp kapudur ve on ayak yokuş ve on ayak eniş taş nerdübânlı kapudur. Ve bu kapunun iç yüzü asma cisirdir. Anı geçüp yokuş aşağı bir amelî kaldırımlı nerdübân ile handak içine enilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103a ·
metinde göster ·
… çre Kapudan Memi Paşa Q 53aP 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde
Lonca
kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerd …
Ve bâğlar içre Kapudan Memi Paşa Q 53aP 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde Lonca kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… Q 53a⟧ P 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde Lonca kapusundan taşra
Lonca
mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm ha …
Ve bâğlar içre Kapudan Memi Paşa Q 53aP 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde Lonca kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·