… i deryâsında serâpâ moloz taşları olduğundan Moloz Kapusu derler. Ve Laz lisânı
lugatinde
moloz, bir dîvâr münhedim olmağa meyl etse ana pâyeler binâ ederler. Laz kavmi …
Bâb-ı sâlis Moloz Kapusu'dur. Lisân-ı Urum'da moloz, hûrde safra taşına derler. Bu mahallin leb-i deryâsında serâpâ moloz taşları olduğundan Moloz Kapusu derler. Ve Laz lisânı lugatinde moloz, bir dîvâr münhedim olmağa meyl etse ana pâyeler binâ ederler. Laz kavmi eyle binâya moloz derler. Ve bu mezkûr kapu deryâya açılır. Ve bu Aşağı Hisâr'ın iki cânibindeki kal‘a dîvârları bahre muttasıldır. Ve bir kûşeden bir kûşeye derya içre dîvârlar binâ olunmuşdur kim memerr-i nâs ve memerr-i düşman olmasın deyü bu kûşelere dîvâr çeküp sed etmişlerdir. Ve bu Moloz Kapusu ol kadar güzergâh yol değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b ·
metinde göster ·
mühmelelerden mâ‘adâ niçe bin kelimât-ı türrehâtları vardır kim ne kadar nedîm …
Bu lugat-i mühmelelerden mâ‘adâ niçe bin kelimât-ı türrehâtları vardır kim ne kadar nedîm âdem olsa bir kimesne onların bir kelâmın anlamak ihtimâli yokdur. Ol diyârın kavmine mahsûs bir turfe lehçe-i mahsûsadır kim ancak bu kadar tahrîr olundu. Bu Gerede şehrinden yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278b ·
metinde göster ·
emsâli niçe bin gûne elfâz-ı mühmeleleri vardır, âb-ı tâb vererek kendüler söyl …
125b Bu lugatlar emsâli niçe bin gûne elfâz-ı mühmeleleri vardır, âb-ı tâb vererek kendüler söyleyüp yine kendileri anlar ammâ beyne'n-nâs yine meşhûr-ı âfâk olan kelimâtlar ile tekellüm dahi ederler. Dobruca ve Deliorman kavmi birer gûne başka kavmdir. Lâkin şecî‘ ü bahâdır yiğitleri olur. Âkıbetleri hayr ola. Bu Dobruca içinde on gün deverân ü seyerân edüp cümle ahvâllerine vâkıf-ı esrâr olduğumuzdan sonra Güğümlü köyünden kalkup yine cânib-i şimâle ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar aşup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b ·
metinde göster ·
İbtidâ bânîsi Âl-i Atabekîyândan Melik Sevsâ nâm bir melik bir kefr, ya‘nî bir çiftlik binâ edüp ba‘dehû dest-i Ermeniyâna girüp bir kal‘a inşâ etdiler. Hâlâ anıniçün elsine-i nâsda kefr-i Zamân derler, ammâ lugat-i sahîhi Kefr-i Sevsâ'dır. Ve Hazret-i Yûnus Nebî diyâr-ı Musul'a meb‘ûs oldukda bu Kefr-i Sevsâ'da halkı dîne da‘vet edüp hitâbet etdiğiyçün beyne'l-müverrih bu şehre Beledü'l-Hatîb derler. Bu cezîre-i Dicle'de üç beledü'l-hatîbdir. İbtidâ budur, andan kal‘a-i Tikrit'dir, andan Tikrit'in çöl tarafında bir Beledü'l-Hatîb dahi vardır, ammâ ol kadar amâr değildir, ammâ Tikrit ve bu Kefr-i Sevsâ-yı Beledü'l-Hatîb ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2a ·
metinde göster ·
… gelüp tenâsül bularak kavm-i Macar çok olup ekseriyyâ kelimât-ı Macar'da Fârisî
lugatlar
çok isti‘mâl olunur gâyet lezîz lisândır. Hattâ birbirlerine lehce-i mahsûsalar …
Bu mezkûr birâderânlar Acem diyârından bu hâk-i pâk Macaristan'a gelüp tenâsül bularak kavm-i Macar çok olup ekseriyyâ kelimât-ı Macar'da Fârisî lugatlar çok isti‘mâl olunur gâyet lezîz lisândır. Hattâ birbirlerine lehce-i mahsûsaları ile gâyetü'l-gâye i‘zâz ü ikrâm tevâzu‘ ile îhâmlı kelimâtlar edüp hüsn edâlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
Ve bu şehr-i Sarây'ın ârifân-ı nâzikân musannifînleri
lugat-ı
Fârisî'de şâhidî kitâbına nazîre lisân-ı Bosnevî üzre bir lugat etmişler kim bi …
Ve bu şehr-i Sarây'ın ârifân-ı nâzikân musannifînleri lugat-ı Fârisî'de şâhidî kitâbına nazîre lisân-ı Bosnevî üzre bir lugat etmişler kim bir iki bahri böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
etmişler kim bir iki bahri böyle tahrîr olunmuşdur:
Ve bu şehr-i Sarây'ın ârifân-ı nâzikân musannifînleri lugat-ı Fârisî'de şâhidî kitâbına nazîre lisân-ı Bosnevî üzre bir lugat etmişler kim bir iki bahri böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132a ·
metinde göster ·
… ] şevklerimizde olup Türkçe fasîh bilir tercümânlarından lisân-ı Fireng'in niçe
lugatlerinden
tahrîr etdik.
Andan bizimle ceneral vedâ[‘]laşup sarâyına gitdi. Biz yine kendü zevk [u] şevklerimizde olup Türkçe fasîh bilir tercümânlarından lisân-ı Fireng'in niçe lugatlerinden tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149b ·
metinde göster ·
… r-i cüvân sultân-ı herdü-sezâ idi. Hulâsa-i kelâm, eğer ilm-i inşâda eğer ilm-i
lugazda
benî Âdem'de vech-i arza eyle bir vücûd-ı nûr-ı İlahî gelmemişdir. Hattâ yüzden …
Mevlânâ-yı merkûm kadı ve râzî ve fâzıl ve münşî-i dîvân-ı fezâ’il bedî‘ü'l-abîr harîrü't-tahrîr vassâf-ı firdevs-edâ sîr-i cüvân sultân-ı herdü-sezâ idi. Hulâsa-i kelâm, eğer ilm-i inşâda eğer ilm-i lugazda benî Âdem'de vech-i arza eyle bir vücûd-ı nûr-ı İlahî gelmemişdir. Hattâ yüzden mütecâviz risâle ve yüze yetmiş belki dahi altmış aded kasâ’id-i belîgaları var ve kırk aded mücelled kitâbları var kim her biri cihân-ârâlardır. Husûsan siğeri nazîre kabûl etmez kabîlindendir. Hattâ bu hakîr Üsküdarî Mahmûd Efendi huzûrunda azîzin kendü güftelerinden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 172a ·
metinde göster ·
sancağı hükmünde nehr-i Tımış kenârında dağlar içinde şekl-i murabba‘ bir ağaç …
Bu dahi sene (---) de Köpürlü fethidir. Lugoş sancağı hükmünde nehr-i Tımış kenârında dağlar içinde şekl-i murabba‘ bir ağaç palankadır. Dizdârı ve neferâtları vardır. Yeni feth olmağile imâreti yokdur. Andan cânib-i şarka 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
… arı Fârisî'dir, zirâ asılları Menûçehr evlâdları Acem olmak [ile]9b niçe bin
lugatları
Fârisî vâkı‘ olmuşdur.
Niçe elfâz-ı turrehâtları var ancak seyahâtde lâzım olmamağile bu kadarla iktifâ olundu, ammâ bu lisanın ekseriyyâ kelimâtları Fârisî'dir, zirâ asılları Menûçehr evlâdları Acem olmak [ile]9b niçe bin lugatları Fârisî vâkı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9a–9b ·
metinde göster ·
sahîhi Sanmarti Venedik kâfirinin bayraklarında olan ricâlü'l-gayb eşkâli olan …
Ba‘zılar Samartin derler, ammâ lugat-i sahîhi Sanmarti Venedik kâfirinin bayraklarında olan ricâlü'l-gayb eşkâli olan San Marka ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… lup sehel Türkçe dahi bilüp andan lisân-ı Talyan'dan ve lisân-ı Nemse'den ba‘zı
lugatlar
yazarken İstirinye şehrinden bir araba içre tulum gibi şişmiş sarı bir âdem get …
Fasl-ı diğer-i kâr-ı acîb-i cerrâhân: Bir gün yine Laslo Kral nâm manastırın dâr-ı şifâsını seyr-i temâşâ ederken vilâyet-i Kallevineli bir üstâd cerrâh ile âşinâ olup sehel Türkçe dahi bilüp andan lisân-ı Talyan'dan ve lisân-ı Nemse'den ba‘zı lugatlar yazarken İstirinye şehrinden bir araba içre tulum gibi şişmiş sarı bir âdem getirüp gözlerinden ve kulakları ve burnu deliklerinden sâfî sarı sarı sular ve cerâhatler cereyân eder bir âdem kim bed râyihadan yanına varılmaz. Hemân cerrâh bu herîf-i istiskâyı görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62b ·
metinde göster ·
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ
lugat-i
sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebb …
Sobotka dahi derler {ve Soboska dahi yazılır}, ammâ lugat-i sahîha Boçkay Hersek binâ etmek ile Soboçka derler. Sırf banlarından bir müdebbir hersek imiş. Hâlâ lisân-ı Sırf ve Hırvad ve Voynık ve Latin ve Bulgar ve Boşnak'da âvâz ile türkî yerine okunan "Davuri Davurimo Boçkay Marko bo Soboçkay" bâng türkîsidir. Ba‘dehu sene 932 târîhinde Gâzî Süleymân Şâh fethidir. Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında küffâr-ı füccâr-ı Macar ale'l-gafle bu kal‘ayı muhâsara edüp germâgerm cenge âheng ederler. Derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed görseler kim bir tarafdan imdâd yok. Hemân bir gece fürce bulup cümle ehl [ü] ıyâllerin dahi atlandırup şedd-i rihal etmeğe iktidârları olanlardan sağîr ü zarîr ve alîlleri cümle kendüleri kırup ba‘dehu vakt-i seherde kal‘a kapuların açup küffâr-ı dûzah-karâr hınzîr gibi horlayup yatırlarken Allâh Allâh deyüp bu kadar guzât küffâra kılıç urup yollar açup Keçkemet sahrâlarına ceng eyleyerek niçe bin küffârı kırarak Budin kal‘ası önünde Peşte kal‘asına cümle guzât ehl [ü] ıyâlleriyle selâmet dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80b ·
metinde göster ·
… leri birbirlerine muhâlif ve muğâyirdir ve lisânları kezâlik birdir, ammâ ba‘zı
lugatları
muttarıd olmayup başka ıstılâhât [u] ibâret-i nezâketli kelâmları vardır. Mesel …
Gerçi Boğdan kavmi ile bunlar dahi Îsevîlerdir, ammâ mezheblerinde ba‘zı şeyleri birbirlerine muhâlif ve muğâyirdir ve lisânları kezâlik birdir, ammâ ba‘zı lugatları muttarıd olmayup başka ıstılâhât [u] ibâret-i nezâketli kelâmları vardır. Meselâ mâl hisâb ederken akçe saymaları böyledir. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 102b ·
metinde göster ·
… edüp birbirlerinin lisânların tilmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır kelimât-ı
lugatları
vardır. Ve asfah u fasîh u belîğ elfâz-ı dürerbârları var.
Ve elsine-i muhtelifeleri birbirlerine muğâyirdir, zîrâ cümle Tatar on iki lisân üzre tekellüm edüp birbirlerinin lisânların tilmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır kelimât-ı lugatları vardır. Ve asfah u fasîh u belîğ elfâz-ı dürerbârları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108a ·
metinde göster ·
… sân-ı Noğay Tatarı altı gûne lisândır. Ammâ bu Badrak kavminin ıstılâhâtlarının
lugâtları
bunlardır kim bu mahalle tahrîr olundu.
Der-kelâm-ı Kara Badrak lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhât: Nefs-i Kırım cezîresi içinde hâsıl olmuş kavm-i Badrak derler bir turfe kabîledir. Gerçi Tatar'dır, ammâ şehirlerde hâsıl olduklarından bir gûne lisân-ı ıstılâhları var. Anların kelâmların taşra Noğay kavmi anlayamazlar, zîrâ lisân-ı Noğay Tatarı altı gûne lisândır. Ammâ bu Badrak kavminin ıstılâhâtlarının lugâtları bunlardır kim bu mahalle tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… kerre yüz bin gûne elfâz-ı kadîmleri var, ammâ tahrîre ne hâcet deyüp bu kadar
lugat-i
bî-ma‘nâlar ile iktifâ etdik. Hakkâ ki lisân-ı kadîm ve lugat-i azîm Tatar lisâ …
Niçe kerre yüz bin gûne elfâz-ı kadîmleri var, ammâ tahrîre ne hâcet deyüp bu kadar lugat-i bî-ma‘nâlar ile iktifâ etdik. Hakkâ ki lisân-ı kadîm ve lugat-i azîm Tatar lisânıdır. Yine bu Kırım lisânı anlanır, ammâ Ulu Noğay ve Kiçi Noğay ve Şıdak Noğay ve Uzak Noğay ve'l-hâsıl niçe yüz aded kabâ’il-i Noğay vardır, ammâ cümlenin on iki aded lisânları vardır kim biri birlerinin lisânların tılmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır. Kırım'ın Badrak Tatarları dahi gûnâ-gûn Noğay lisânların aslâ bir lafzın(?) bile anlayamazlar. Ve Ulu Noğay kavmi mâbeynlerinde şehir oğlanlarının kuş dilleri gibi Noğay'ın dahi mâbeynlerinde bir gûne turfe lisândır kim anlar dahi anlayamazlar. Ancak mâbeynlerinde okumuş yazmış zarîf Noğay mirzâları vardır, kimse anlayamasın deyü anlar ol lisân-ı garîbe mahalliyle söyleşirler. Biz de inşâallâh mahalliyle ol müşkilât lisânların da tahrîr ederiz, zîrâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 133b ·
metinde göster ·
… deyüp bu kadar lugat-i bî-ma‘nâlar ile iktifâ etdik. Hakkâ ki lisân-ı kadîm ve
lugat-i
azîm Tatar lisânıdır. Yine bu Kırım lisânı anlanır, ammâ Ulu Noğay ve Kiçi Noğa …
Niçe kerre yüz bin gûne elfâz-ı kadîmleri var, ammâ tahrîre ne hâcet deyüp bu kadar lugat-i bî-ma‘nâlar ile iktifâ etdik. Hakkâ ki lisân-ı kadîm ve lugat-i azîm Tatar lisânıdır. Yine bu Kırım lisânı anlanır, ammâ Ulu Noğay ve Kiçi Noğay ve Şıdak Noğay ve Uzak Noğay ve'l-hâsıl niçe yüz aded kabâ’il-i Noğay vardır, ammâ cümlenin on iki aded lisânları vardır kim biri birlerinin lisânların tılmaş ile, ya‘nî tercümân ile anlanır. Kırım'ın Badrak Tatarları dahi gûnâ-gûn Noğay lisânların aslâ bir lafzın(?) bile anlayamazlar. Ve Ulu Noğay kavmi mâbeynlerinde şehir oğlanlarının kuş dilleri gibi Noğay'ın dahi mâbeynlerinde bir gûne turfe lisândır kim anlar dahi anlayamazlar. Ancak mâbeynlerinde okumuş yazmış zarîf Noğay mirzâları vardır, kimse anlayamasın deyü anlar ol lisân-ı garîbe mahalliyle söyleşirler. Biz de inşâallâh mahalliyle ol müşkilât lisânların da tahrîr ederiz, zîrâ mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 133b ·
metinde göster ·
… i hâfızamız sebebiyle "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" kelâmı üzre derûnda çok Tatar
lugâtı
vardır. Sehelce anlardan da tahrîr olunur.
mısra‘ı üzre 134a kuvvet-i hâfızamız sebebiyle "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" kelâmı üzre derûnda çok Tatar lugâtı vardır. Sehelce anlardan da tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 133b–134a ·
metinde göster ·
… tekellüm eder elsine-i muhtelifeli benî âdemler vardır kim birbirlerinin 159b
lugat
[ü] ıstılâhâtların tercümânlar ile güc ile fehm ederler. Hakkâ ki vech-i arzda …
Ve bu kûh-ı Elburz'un etrâfında on bir aded {ülke sâhibi} pâdişâhlar sâkinlerdir. Ve yetmiş nev‘a lehçe-i mahsûsalarıyla tekellüm eder elsine-i muhtelifeli benî âdemler vardır kim birbirlerinin 159b lugat [ü] ıstılâhâtların tercümânlar ile güc ile fehm ederler. Hakkâ ki vech-i arzda olan sağîr ü kebîr cibâllerin aslı budur kim müverrihân-ı Arab bu kûha Ebü'l-cibâl deyü tesmiye etmişler, zîrâ cemî‘i cibâller tâ Çîn ü Mâçîn ve Hıtâ vü Hoten ve Fağfûr u Hindistân'a varınca cümle dağlar bu kûh-ı Elburz'a mülâsıkdır. Ve bu cebelin cânib-i şarkîsi Îrân-zemîndir, ya‘nî Acem vilâyetidir kim Âzerbâycân ve Tiflis ve Tomanis ve Serîrü'l-lân ve Gîlân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159a–159b ·
metinde göster ·
… inde on iki gûne lisân isti‘mâl eder kavm-i kesîrlerdir, ammâ istimâ‘ etdiğimiz
lugatlar
bunlardır ki tahrîr olundu.
Sene (---) târîhinde Leh vilâyetinde Rakofçioğlu taburun bozup Leh vilâyetinden Mehemmed Geray Hân ile Maskov vilâyetine sefere gitdiğimiz sene Maskov lisânı mufassal yazılmışdır, ammâ bu Heyhât sahrâsı semtinin Maskov lisânı bu tahrîr olunan elfâz-ı mühmeleleri böyledir. Gerçi vilâyet-i Maskov'un on sekiz banlık yerinde on iki gûne lisân isti‘mâl eder kavm-i kesîrlerdir, ammâ istimâ‘ etdiğimiz lugatlar bunlardır ki tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… mâ tâcı üzre püsküller ve elmâs taş yok idi. Bunlar pâdişâhlarına kendi ıstılâh
lugâtları
üzre Taysı Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. …
Bizzât Taysı Şâh ol şiddet-i şitâda sığın derisi kürkünü üzerine ters geymiş idi. İçinde yine sığın yavrusu derisinden Özbek libâsı gibi peşli deriden haftanı var idi. Ve kuşağı at derisi kayışından idi. Ve çakşırı mâvî keçeden idi. Mest yerine yine çakşırla yapılmış keçe idi. Başında kalpağı kırmızı tilki kürkünden olup üzeri bir beyâz deri idi. Lâkin kalpağının depesinde gûnâ-gûn harîr pâreciklerinden püskülleri olup aralarında yumurta kadar bir delikli elmâsı var idi. Oğlu Moyinçak Şâh dahi eyle libâs geymişdi, ammâ tâcı üzre püsküller ve elmâs taş yok idi. Bunlar pâdişâhlarına kendi ıstılâh lugâtları üzre Taysı Şâh derler. Oğluna ve vezîri makâmında olanlara Moyinçak Şâh derler. Obaları ve derimleri cümle deve yünü keçedendir. Ve cümle sığın ve kaplan ve at ve koyun postlarıyla döşeli bârgâhları var. Yanlarında tuzdan ve katrândan azîz ve lezîz bir şey yokdur. Kendüleri ve cümle hayvânâtları tuzsuz olmaz. Ve katrânı karıları zebat ve kala-misk yerine kulaklarının ardlarına sürerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 175b ·
metinde göster ·
… h ve on iki lisânları var kim birbirlerinin lisânlarından bir hurûf öbür lafz-ı
lugat
anlamak ihtimâlleri yokdur.
Hulâsa-i kelâm, bu kavm-i Kalmık on iki pâdişâh ve on iki lisânları var kim birbirlerinin lisânlarından bir hurûf öbür lafz-ı lugat anlamak ihtimâlleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179b ·
metinde göster ·
müsta‘melleri bu mahalde tahrîr olundu. Eğer on iki aded Kalmık şâhlarının lisâ …
Niçe kerre yüz bin gûne elfâz-ı mühmeleleri vardır, ammâ Moyinçak Şâh-ı Kalmık ve Taysı Şâh-ı Kalmık kavimleriyle niçe zamân konup göçdüğümüz ecilden anların lisânından birkaç lugat-i müsta‘melleri bu mahalde tahrîr olundu. Eğer on iki aded Kalmık şâhlarının lisânların dahi tahrîr eylesek mecmû‘amız bir Kalmıknâme olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179b ·
metinde göster ·
… ilm-i Âdâb ve ilm-i Sarf ve ilm-i Nahv ve ilm-i Mantık ve ilm-i Ma‘ânî ve ilm-i
Lugat
ve ilm-i Arûz ve ilm-i Hat ve ilm-i Nücûm ve ilm-i Cifir ve ilm-i Kâf ve ilm-i …
mazmûnunca evvel ilm-i Tıb ve ilm-i Ferâyiz ve ilm-i Tefsîr ve ilm-i Fıkıh ve ilm-i Hadîs ve ilm-i Tecvîd (---)(---) ve ilm-i Hıfz (---)(---) ve ilm-i Tevhîd ve ilm-i Ledün ve ilm-i Beyân ve ilm-i Kelâm ve ilm-i Kemâl ve ilm-i Âdâb ve ilm-i Sarf ve ilm-i Nahv ve ilm-i Mantık ve ilm-i Ma‘ânî ve ilm-i Lugat ve ilm-i Arûz ve ilm-i Hat ve ilm-i Nücûm ve ilm-i Cifir ve ilm-i Kâf ve ilm-i Kef ve ilm-i Kâf ve ilm-i Sîn ve ilm-i Simyâ ve ilm-i Kimyâ (---)(---)(---)(---) ve ilm-i Hey’et ve ilm-i Hikmet ve ilm-i Zîc ve ilm-i Dânyâl ve ilm-i Fûl ve ilm-i Fâl ve ilm-i Cerr-i Eskâl ve ilm-i Remil ve ilm-i (---) ve ilm-i (---) ve ilm-i Vefk ve ilm-i Esmâ ve ilm-i Teshîr ve ilm-i Da‘vet ve ilm-i Felsefiyyât ve ilm-i Edvâr ve ilm-i Zâyirce ve ilm-i Usturlâb ve ilm-i Harf (---)(---) ve ilm-i Hurûf ve ilm-i Nârencât ve ilm-i Tayy-i Mekân ve ilm-i İhfâ ve ilm-i Ta‘bîr ve ilm-i Sihir ve ilm-i Ferâset. Ammâ ilm-i edeb yokdur. Q 185aP 183a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y69a ·
metinde göster ·
ile kelimât etdiklerinde âdem dembeste ve hayrân olur. Ve bu kelimâtlar ile tek …
Bu gûne lugatler ile kelimât etdiklerinde âdem dembeste ve hayrân olur. Ve bu kelimâtlar ile tekellüm eden halk gerçi Habeşîderler, ammâ kabâ’il-i Abraşî derler. Yüz bin mü’min ü muvahhid siyâh-çerde kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·
… pâre oldu, garîb temâşâdır. Hatları ve lisânları İmrânîdir kim anlardan birkaç
lugatlerin
tahrîr etdim.
Ve bir beyza-i murg üzre yine bu hurûfları yazup yumurta haymemiz içre yuvarlanarak çadırdan taşra olup Kedi Ferhâd nâm bir köle "Var şu yumurtayı getir" deyüp yumurtayı getirirken elinde pâre pâre oldu, garîb temâşâdır. Hatları ve lisânları İmrânîdir kim anlardan birkaç lugatlerin tahrîr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·