İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

mâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
193
isabet
178 cümle/beyitte
71,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi19378,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 193

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“mâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 8a Nahnü'l-lezî bâye‘ûnâ Muhammeden / Ale'l-cihâdi mâ ye‘înâ ebeden
EÇS I 11a Ve câmi‘in tâ vasatında bakır kapaklı bir çâh-ı mâ vardır. Andan delveler ile su çeküp ba‘zı kimesneler nûş-ı âb edüp def‘-i atşân …
EÇS I 24b Nahnü'l-lezî bâye‘ûnâ Muhammeden / Ale'l-cihâdi mâ ye‘înâ ebeden
EÇS I 31a Cümle guzât-ı müslimîn dahi ahz [ü] kabz eyledikleri gazâ mâlından alâ mâ farazallâh öşr-i ömrî-i pâdişâha verüp cümle üsârâdan da [penc] yek-i sultânî ü …
EÇS I 88b … buk‘atün mübâreketün / Üssiset hasbehu mebânîhâ / Rüttibet fî zilâli sultânin / Mâ re’â'd-dehru kattu sânîhâ / Bâyezîdin efâza merhameten / Küllü fâzin bihâ ve dâ …
EÇS I 92a Kâlû lâ ilme lenâ illâ mâ allemtenâ. / Sene (---).
EÇS I 95a Mâ Hasan ile Hüseyn aşkına su. / Sene (---).
EÇS I 95a De düşünce Hâfızâ târîh olur / Vere ehl-i meşrebe bu mâ hayât. / Sene (---).
EÇS I 95b Evliyâ bu âb-ı nâbı nûş edüp târîh dedi / Bir içim su mâ sana kim şâd ola cân-ı Hasan. / Sene (---),
EÇS I 96a Zehî âb-ı musaffâ sundu atşâna dedi sakkâ / Sebîl-i pâkdir mâ Âyişe Sultân cânıyçün. / Sene (---).
EÇS I 110b … idâ {kendiler} zemîne bir püşt-i pâ urup {ba‘dehu} cümle fukarâ üşüp bir bi’r-i mâ kazarlar kim hâlâ ahmerü'l-levn bir ayn-ı azîmdir. Bu âb-ı hoş-güvârı üç kerre …
EÇS I 120a … u kuyusu vardır. Bir âdemin bir şey’i gâ’ib olsa evvel pâk âbdest alup ol çâh-ı mâ kenârında iki rek‘at namâz kılup ve Fâtiha-yı şerîf tilâvet edüp savâbın Hazret …
EÇS I 121a … meğer Sultân Ahmed câmi‘inde ola. Ve pâ-yı şerîfi cânibinde bir sahrîc-i çâh-ı mâ vardır. Teberrüken cümle ehl-i züvvâr nûş edüp emrâz-ı hafakândan bi-emrillâh h …
EÇS I 128a Nahnü'l-lezî bâye‘ûnâ Muhammeden / Ale'l-cihâdi mâ ye‘înâ ebeden
EÇS I 152a Ra’eynâ beldete'd-dünyâ cemi‘â / Velâkin mâ ra’eynâ misle hâzâ
EÇS I 152a … erâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenî …
EÇS I 152a … e börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde n …
EÇS I 152b Ve çâh-ı mâ cümle 600000
EÇS I 152b Ve sahrîc-i mâ yekûn 55
EÇS I 160b " Mâ , Hasan ile Hüseyin aşkına su" derler. Ba‘zılar bu ebyâtı terennüm eder, beyt:
EÇS I 160b [Esnâf-ı] değirmen-i mâ : Aded dörddür, bu âsiyâb-ı mâlar İslâmbol içinde Kırkçeşme ayağı kış günlerinde …
EÇS II 220b–221a … uşlar. Ol yâr-ı vefâdâr-ı gamgüsâr eyitdi "Ey birâder-i cân-berâberim Evliyâ-yı mâ . Gel senin ile "Evvelu'r-refîk, sümme't-tarîk" fehvâsınca refîk olup beş-on gün …
EÇS II 226b … mi üç bin hânedânda birer uyûn-ı câriye mukarrerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ yürüdür sulardır kim evden eve gidüp niçe bin havz ve fıskiyye ve şâzirvânı ve …
EÇS II 226b Evsâf-ı âsiyâb-ı mâ
EÇS II 269a–270a … p başdarda-i hümâyûnda Hazîne Kâtibi İbrâhîm Çelebi ile mankadaş olup şîr-hor-ı mâ ve katr-i nebât yiyerek mu‘azzez ve mükerrem zevk u safâ ile bir gün bir gicede …
EÇS II 273b Hikâye-i garîbe ve acîbe-i güfte-i peder-i azîz-i mâ
EÇS II 291b … âr-ı binâ vardır. Gayrılar küşâde Hüdâî hummelerdir kim her biri birer âsiyâb-ı mâ kadar cereyân eder. Bu kal‘ayı seyr [ü] temâşâ edüp fermân-ı vezîr ile kal‘a ku …
EÇS II 295a … ın bir at yise kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kavunu ve karpuzu olur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin …
EÇS II 295b ey peder-i mâ
EÇS II 295b ey bürâder-i mâ
EÇS II 301b … ile mu‘âmele buyurun" deyü ricâ etdim. Hân eyitdi: "Ey birâder-i cân-berâber-i mâ ! Gör ki menim nûr-ı dîdem ve sürûr-ı sînem çığı çığı mirza şâhım sana ber-ayak …
EÇS II 302b–303a … e benî Âdeme işkence etmeden me‘âl-i murâd nedir?" dedim. Eyitdi: "Ey birâder-i mâ ! Bunların vâcibü'l-izâle olduğu şâhid-i âdiller ile isbât olunup ba‘de's-sübût …
EÇS II 303a … zheb ve fırak-ı dâllden olmalarıyçındır ve ziyâde zabt u rabtlariyçündür. Keyfe mâ yeşâ böyle edegelmişlerdir.
EÇS II 346a–346b … et halîm u selîm kimesnelerdir. Bunlar avân tâ’ifesidir demeyüp "Hayru't-ta‘ami mâ hazar" deyüp varların dirîğ etmeyüp bezl-i ni‘met etdiler. Zîrâ bir vâsi‘atü'l- …
EÇS II 351b–352a … Bismillah ile şurût [u] kuyûdıyla âdâb-ı vudû’ üzre sünnet-i Resûlullah ve alâ mâ ferazallah'ı icrâ edüp ibrîkden âbdest alup mâ’-i müsta‘meli leğen içinde burca …
EÇS II 356a Ra’eynâ kal‘ate'd-dünyâ cemî‘an / Ve lâkin mâ ra’eynâ misle hâzâ
EÇS II 356b–357a … a su sarnıçları yokdur. Cümle yüz yetmiş çeşme-i mâ’-i zülâldir ve üç bin çâh-ı mâ vardır. Ve kal‘a etrâfında olan kapuları evvelâ Cânib-i
EÇS III 10a–10b … ûzgâr ve müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferdâ ve " Mâ minnâ illâ lehu makâmun ma‘lûm" nass-ı şerîfi mûcebince rûy-ı arzda ibtidâ menz …
EÇS III 13b Der-ta‘rîf-i câh-ı mâ : Cümle hânedân cümle iki bin yedi yüz câh-ı mâ-i hânedân ve bâğ [u] hadîka-i mü …
EÇS III 17b Her kimin mir’ât-i kalbi oldu pâk / Dediler ikrâr edüp mâ arfnâk / Ol kişi kim kendülikden mahv ola / Zât-ı Hakda kendüliğin yok kıla / Z …
EÇS III 22a … kral-ı dâl olup zulmünden Ashâb-ı Kehf âyet nass-ı kâtı‘ üzre Arapça Arapça mâ sadakı üzre yedi sekiz aded Ashâb-ı Kehf firâr etdikleri cemî‘i tefâsîrlerde ma …
EÇS III 27b Hâssa-i dîğer: Dâhil-i Hımıs'da bir bi’r-i mâ vardır. Bir kimse ol kuyu suyuyla pîrâhenin gasl edüp geyerse ol âdemi aslâ akr …
EÇS III 28b … r üzre selâma durup yedi akçe ulûfeye mutasarrıf yeniçerilerin ensesinde ekalli mâ yekûn beşer onar ve kırkar ve ellişler kâkül perîşân iki karış enli gümüş kuşak …
EÇS III 29a mâ ’
EÇS III 44b Miyalo mâ sinyor va muz sadake
EÇS III 44b Miyalo mâ unupâ çûz dami
EÇS III 44b miyalo mâ bunu endâm
EÇS III 44b Miyalo mâ andâmî sinyor sî
EÇS III 48b Hikmet-i dîğer: Bu Husrevânî küpden mef‘ûl âdem su almak murâd edinse bir katre mâ bulmaz. Ma‘sûm-ı pâk el uzatsa mâl-â-mâl olup su alır. Bu hikmet-i san‘at bu ma …
EÇS III 52b–53a … rdu" deyü bu hikâyeyi nakl etdiğimizde cümlesi Arapça bi-kudretihi ve yahkümü mâ yürîdü bi-izzetihi, deyü cümle tahkîkdır, dediler. Ve cümle müdâhaneciler ve or …