leb-ber-leb olan âdem deryâsına Celâlîler at kosa Hudâ hakkı beş kerre yüz bin …
Bu Üsküdar cenginde bu gûne niçe yüz bin âdem deryâsı dağı taşı dutup cemî‘isi temâşâcı idi. Hudâ âlimdir, eğer çarhacı Defterdârzâde Mehemmed Paşa talî‘a-i asker olup Gürcî Nebî askeriyle germâ-germ cenk etmeğe ikdâm-ı tâm etmese, Üsküdar sahrâsında mâlamâl ve leb-ber-leb olan âdem deryâsına Celâlîler at kosa Hudâ hakkı beş kerre yüz bin benî Âdem'i Celâlîler deryâya dökerlerdi. Ammâ Cenâb-ı Bârî yârî kılup Üsküdarî Mahmûd Efendi himmetiyle ve Defterdârzâde i‘ânetiyle yüz aklıkları oldu ve yine anın re‘y-i tedbîriyle Üsküdar'daki asker kayıklarla İslâmbol'da firâr etmez olup cemî‘i iskelelere yeniçeri ve acemî çorbacıları ta‘yîn olunup tâ Anadolu Hisârı'na varınca karşu cânibden beri tarafa gelen kayıklara mâni‘ olmayup yine kayıkları karşu cânibe red ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 32a ·
metinde göster ·
… r. Ammâ kal‘a içre Gazan Câmi‘i var, cemâ‘ati yokdur. Buğday anbârları ve çâh-ı
mâları ve
üç yüz aded nökerât neferât hücreleri vardır. Gayri hân u hammâm ve çârsû-yı bâ …
Bu kal‘a-i Rûmiyye'ye elsine-i nâsda Toprak kal‘a derler. Müverrihân-ı Acem'de Sûr-ı Tılâ-yı Gazan derler. Zîrâ sene 694 târîhinde Muhammed Şâm-ı Gazan binâ etmişdir. Moğol kavmi bu kal‘aya Urumiye derler. Kavm-i Acem Rûmiyye-i Kübrâ derler. Ba‘zı müverrihân Türkistân-ı İrân derler. Zirâ evliyâ-yı Türkmanı gâyet çokdur. Ba‘dehû sene 932 târîhinde Şâh Tahmasb tevsî‘ etdi. Ba‘dehû Ferhâd Paşa ve Hadım Ca‘fer Paşa ve Tavâşî Süleymân Paşa ve Cığaloğlu Sinân Paşa cümle imâr etdiler. Ammâ cümleden imâreti serâpâ sarı çim türâb-ı pâk ile ve darı sapıyla ve kamış köküyle çim ale'l-çim binâ olunmuş bir hâk-i pâk ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Ve cümle rûy-ı dîvârı beyâz cibiz kireç ile sıvalı ak kuğu gibi kal‘a-i zîbâdır. Dendân-ı bedenleri yokdur. Hemân serâpâ mazgal delikleri ile ârâste ve metin tabya killeleriyle pîrâste olmuş bir kal‘a-i üstüvârdır. Cânib-i garba ancak bir demir kapusu pinhândır. Derûn-ı kal‘ada hân sarâyı vardır. Cümle hânlar Rûmiyye şehrindeki bâğ-ı İremde olurlar. Ammâ kal‘a içre Gazan Câmi‘i var, cemâ‘ati yokdur. Buğday anbârları ve çâh-ı mâları ve üç yüz aded nökerât neferât hücreleri vardır. Gayri hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı asla yokdur. Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir bin yedi yüz adımdır ve yedi tabya ve şekl-i murabba‘dır. Handakdan dîvârının kaddi yetmiş aded zirâ‘-ı melikîdir. Dîvârının arzı otuzar zirâ‘ vâsi‘ dîvârdır kim üstünde atlılar çevgân oynarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293b ·
metinde göster ·
… zûrâtları götürüp şehrin cânib-i garbî aşağısında cebehânelere ve niçe âsiyâb-ı
mâlara ve
niçe müşebbek bostânlara uğrayup Eski Yurd'a gider. Ba‘dehu andan aşağı nehr-i …
Ve bu şehre Sarây demesinin bir aslı dahi ibtidâ Cuci Hân diyâr-ı Mesköv'de nehr-i Edil kenârındaki Sarây şehrinden gelüp bu şehri amâr edüp nâmına Bâğçesarây dediler. Ve bu şehrin tâ ortasındaki cereyân eden Salâcık şehrinden gelen Aşlama suyu gâyet müsta‘mel su olduğundan Çürüksu derler. Niçe değirmenleri deverân etdirüp ve niçe bin muzahrafât kâzûrâtları götürüp şehrin cânib-i garbî aşağısında cebehânelere ve niçe âsiyâb-ı mâlara ve niçe müşebbek bostânlara uğrayup Eski Yurd'a gider. Ba‘dehu andan aşağı nehr-i Kaçı’ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 124b ·
metinde göster ·
… vardır kim gûyâ âb-ı zülâldir. Hâlâ kemerleri ve niçe bin kârgîr binâ âsiyâb-ı
mâları ve
niçe bin çeşme-sârları ve niçe bin çuka dezgâhları ve niçe bin kâğızhâne kârhân …
Bir azîm kal‘adır. İbtidâ Afrika pâdişâhlarından Sultân Mansûr-ı Âl-i Fâtımiyyûn bu kal‘anın 282b fethinde âciz-mânde olup bâde'l-feth münhedim [etmiş] ammâ sehel şey ile ta‘mîr ü termîm olmak mümkindir, ammâ acâ’ib ü garâ’ib bir şehr-i mu‘azzam ve âbâdân-ı mukaddem imiş. Ve biri biri içine kat-ender-kat sekiz rûzgârdan emîn dâr-ı emân kapulu limanları var. Ve taşra limanı bin pâre gemi alır hudâyî liman-ı cây-i emândır. Ve eğer bu kal‘anın harâb-âbâd olan eser-i binâları ve tâk-i Kisrâ ve kubâb-ı Dîvâb[âd-ı] musanna‘ların ta‘rîf ü tavsîf etsem bir kürrâs-ı tomâr-ı dırâz olur. Ancak hâlâ üç yüz hâneli bir kefere köyü kadar hâneleri kalmış. Ammâ bu Kasro dağlarında(n) âb-ı hayât sular vardır kim gûyâ âb-ı zülâldir. Hâlâ kemerleri ve niçe bin kârgîr binâ âsiyâb-ı mâları ve niçe bin çeşme-sârları ve niçe bin çuka dezgâhları ve niçe bin kâğızhâne kârhâneleri râygân durur. Be-kavl-i müverrihân-ı Rûm cezîre-i Girid'de olan Kasro kal‘ası halkı Sultân Mansûr asrında bundan kaçup Girid Kasrosun amâr etdikleriyçün ana dahi Kasro derler. Hudâ-yı Bîçûn anın dahi fethin müyesser ede, bi-hakkı evliyâ vü enbiyâ. Ve bu Mora Kasrosu limanından,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a–282b ·
metinde göster ·
âb-ı zülâl çeşme-sârları ve bî-nihâye bâğ u 334b bâğçeleri ve mahbûb u mahbûb …
Bir çukur yerde olmağile lisân-ı Rûmca piğadya demek kuyu demekdir. Hadd-i zâtında âb-ı hayât çâh-ı mâları ve âb-ı zülâl çeşme-sârları ve bî-nihâye bâğ u 334b bâğçeleri ve mahbûb u mahbûbeleri bî-hisâbdır. Ve cümle iki yüz aded kiremitli kal‘a-misâl evlerdir. Ve cümle beş yüz aded tüfengli kefereleri vardır. Ve yedi aded küçük kenîsecikleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334a–334b ·
metinde göster ·
… 8b⟧ ve niçe havuz ve fıskiyye [ve] şâzrevân ve fevvâresi pertâb edüp niçe çâh-ı
mâları ve
niçe çeşme-sâr âb-ı hayâtları ve cirid meydânlı havlıları ile zeyn olmuş bir hâ …
Ve ma‘bedgâh-ı selâtîn-i mâzî câmi‘i ve mescidi ve dershâne ve mektebi ve bir hammâmı ve gûnâ-gûn meydân-ı mihmânsarây-ı âyende vü revende dervîşân-ı zîşân merd-i meydân hücreleri ve müte‘addid (müte‘addid) eşyâlar ile amâr olmuş bir sevâd-ı azîm şehir-misâl bir bâğ-ı iremistân âsitâne-i dervîşân-ı zîşândır kim bâğ u bâğçesi 378b ve niçe havuz ve fıskiyye [ve] şâzrevân ve fevvâresi pertâb edüp niçe çâh-ı mâları ve niçe çeşme-sâr âb-ı hayâtları ve cirid meydânlı havlıları ile zeyn olmuş bir hânkâh-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378a–378b ·
metinde göster ·