Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden karîb mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı hasîndir. Ve dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada üç kat bölme hisâr dîvârı vardır, her biri birer Ciniviz kıralzâdesi hükmünde idi ve başka kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
… ayup beş yüz adımda acele ile yürüyüp Çoçka burnundan karşu Kırım cânibinde bir
mîlden
eksik,
"Müjde sultânım! Buz bir acâ’ib katnamış(?) kim gûyâ polad-ı Nahşevânî olmuş. Bire meded sultânım fursat ganîmetdir. Bu sabâh sovuğunda hemân buzdan karşu geçelim" deyince hemân paşayı iki dâne uzun direkli pot üzre bindirdiler ve iplerinden potu uzun arkan ipler ile geçdiler. Hakîr, paşanın yanı sıra yine piyâde gidüp buzu adımlayup beş yüz adımda acele ile yürüyüp Çoçka burnundan karşu Kırım cânibinde bir mîlden eksik,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194b ·
metinde göster ·
Ammâ bu mezkûr Çoçka burnu boğazı Azak denizi ile Karadeniz'in mâbeyninde iki
mîlden
eksik bir boğazdır kim iki tarafda kal‘alar olsa nehr-i Ten Kazağı Azak kal‘ası …
Ammâ bu mezkûr Çoçka burnu boğazı Azak denizi ile Karadeniz'in mâbeyninde iki mîlden eksik bir boğazdır kim iki tarafda kal‘alar olsa nehr-i Ten Kazağı Azak kal‘ası dibinden geçüp Karadeniz'e çıkamazdı. Ve Taman cezîresi tarafı kâmil bir mîl birer âdem kaddi ve birer arşın kadar sığ ve kumsal yerlerdir. Eğer mülûk murâd edinse ol Taman tarafındaki bir mîl sığ yerleri Çoçka burnuna kal‘a binâ etseler bu boğaz bir mîlden yakın olup kuş geçmez olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195a ·
metinde göster ·
… n tarafındaki bir mîl sığ yerleri Çoçka burnuna kal‘a binâ etseler bu boğaz bir
mîlden
yakın olup kuş geçmez olurdu.
Ammâ bu mezkûr Çoçka burnu boğazı Azak denizi ile Karadeniz'in mâbeyninde iki mîlden eksik bir boğazdır kim iki tarafda kal‘alar olsa nehr-i Ten Kazağı Azak kal‘ası dibinden geçüp Karadeniz'e çıkamazdı. Ve Taman cezîresi tarafı kâmil bir mîl birer âdem kaddi ve birer arşın kadar sığ ve kumsal yerlerdir. Eğer mülûk murâd edinse ol Taman tarafındaki bir mîl sığ yerleri Çoçka burnuna kal‘a binâ etseler bu boğaz bir mîlden yakın olup kuş geçmez olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 195a ·
metinde göster ·
… z topları boğazdan aslâ kuş uçurmazlar, zîrâ iki Kastel'in mâbeyne-hümâları bir
mîlden
sehel ziyâdecedir. Niçe kerre Venedik küffârının donanması gelüp bu Kastel'leri …
Bu kastelin ve karşu İnebahtı Kastel'inin azîm vezni üzre tabyalarındaki serâmed balyemez topları boğazdan aslâ kuş uçurmazlar, zîrâ iki Kastel'in mâbeyne-hümâları bir mîlden sehel ziyâdecedir. Niçe kerre Venedik küffârının donanması gelüp bu Kastel'leri döğüp hamd-i Hudâ zafer bulamayup niçe gemileri darebât-ı topdan gark olup birer gûne rahne ile menkûb olup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 260b ·
metinde göster ·
… çıkan yağ gemileri bu burnu üzleyüp dümenlerin yıldız rûzgârı üzre koyup üç yüz
mîlden
cezîre-i Girid'e gelirler. Yine bu Kavpalo burnu her tarafda üç yüz mîl yerden …
Menzil-i Kavpalo burnu: Mağrib-zemînin Hilâl vilâyetinden çıkan yağ gemileri bu burnu üzleyüp dümenlerin yıldız rûzgârı üzre koyup üç yüz mîlden cezîre-i Girid'e gelirler. Yine bu Kavpalo burnu her tarafda üç yüz mîl yerden nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… tîn ve kavî edüp hâlâ Venedik Körfezi cezîresinin iskelesidir. Karşu tarafı bir
mîlden
ziyâde Körfez adasıdır, ammâ mâbeyne-hümâları sığdır, engin deryâ değildir.
(---) sene (---) târîhinde Beğko Paşa feth eyleyüp devlet tarafından yine Venedik keferesine verdiler. Leb-i deryâda bir küçücük kal‘acıkdır. Venedik küffârının balık dalyanların muhâfaza içün binâ etdi ammâ metîn ve kavî edüp hâlâ Venedik Körfezi cezîresinin iskelesidir. Karşu tarafı bir mîlden ziyâde Körfez adasıdır, ammâ mâbeyne-hümâları sığdır, engin deryâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 351b ·
metinde göster ·
… a bir mîl-i minâre vardır, hâlâ zâhirdir, ana Amûd-ı Ferîdûn derler. Ferîdûn ol
mîlden
dağlar ve beller içre bir dîvâr çeküp tâ bu Ekre nâm yazdığımız menzilden ubûr …
Ferîdûn Hazret-i Nûh'a îmân getirüp Tûfân'da gemiye bile süvâr olup ba‘de't-Tûfân bu şehri binâ etmişdir. Beş yüz sene mu‘ammer olup Hazret-i Hûd'a dahi yetişüp îmân getürmüşdür. Ba‘zı zamân Hazret-i Hûd'un şehri şâm'ın Ka‘be râhında Nâka-i Sâlih kayası kurbunda şehri var idi. Bi-emrillâh yere geçdi, gören huccâclara pûşîde değildir. Anda bir mîl-i minâre vardır, hâlâ zâhirdir, ana Amûd-ı Ferîdûn derler. Ferîdûn ol mîlden dağlar ve beller içre bir dîvâr çeküp tâ bu Ekre nâm yazdığımız menzilden ubûr edüp Bahr-i Kulzüm'e gelince bir dîvâr-ı hudûddur. Hâlâ âsâr-ı binâlar zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373a ·
metinde göster ·
… müslimîn ubûr ederken ol mîller üzre kanâdîller yakup çerâğân ederler. Delîller
mîlden
mîle gidüp yolları bulurlar. Yohsa yetmiş bin huccâc kavm-i Mûsâ gibi vâdî-i Tî …
Ve bu çöl içre Tîh'in yolu üzre selef pâdişâhları mîl-i minâre-misâl mîller inşâ edüp huccâc-ı müslimîn ubûr ederken ol mîller üzre kanâdîller yakup çerâğân ederler. Delîller mîlden mîle gidüp yolları bulurlar. Yohsa yetmiş bin huccâc kavm-i Mûsâ gibi vâdî-i Tîh'de kalırlardı. Aceb hayrât-ı azîmdir. Hamd-i Hudâ cümle huccâc ile selâmet ubûr edüp kâmil 24 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y384a ·
metinde göster ·