… in küffâr ile Aya Koron kurbunda ceng-i azîm edüp bi-emri Hayy [u] Kadîr küffâr
münhezim olduğu
haberi Melek Ahmed Paşa efendimize gelüp yine Hüseyin Paşa'ya istiklâl hil‘ati …
Tedbîr-i hâmis: Ol zemistânda cümlenin re‘y ü tedbîriyle (---) Kapudan Paşa'yı ma‘zûl edüp Rodoslu Deryâ Martısı Hüsam oğlu Alî Paşa'ya vezâret ile kapudan paşalığı ihsân edüp altmış pâre deryâ beğiyle cümle yetmiş pâre kadırgaya üç bin kise Girid askeri mevâcibin koyup ve iki bin şedde barud-ı siyâh ve yetmişbin gülle kıradışka ve kal‘a-i Kemah gönderüp ve niçe bin elvân mühimmât, levâzımât cebehâneleri ve niçe bin komana ve palamarlar ve bin sipâh ve iki bin yeniçeri ve bin cebeci ve bin aded topçu askerlerin Kapudan Alî Paşa'ya teslîm edüp ol şiddet-i şîtâda Beşiktaş'dan mütevekkilen-alallah deyüp cümle deryâ beğleriyle firişka eyyâm-ı muvâfık ile bi-emrillahi Te‘âlâ yedi gün yedi gicede cezîre-i Girid'e kal‘a-i Hanya'ya dâhil olup asker ve cebehâne ve sâyîr mühimmât döküp Serdâr Hüseyin Paşa ve cümle guzât-ı Müslimîn tâze cân bulup bu mahalde Pençpirim oğlu yetmiş bin küffâr ile Aya Koron kurbunda ceng-i azîm edüp bi-emri Hayy [u] Kadîr küffâr münhezim olduğu haberi Melek Ahmed Paşa efendimize gelüp yine Hüseyin Paşa'ya istiklâl hil‘ati gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 97a ·
metinde göster ·
… üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi ve bu kulleye ve mezkûr sedd üstüne Tekelü Paşa
münhezim olduğu
seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve sedler üstüne ale't-tertîb dizü …
Bu kal‘a-i hoş-binâ-yı ra‘nâcık Rivne dağı eteğinde bir yalçın kırmızı şekil kaya üzre seng-i tırâş bir kal‘a-i savaş-ı hâzır-başdır kim gûyâ şekl-i bâdemî vâki‘ olmuşdur, lâkin mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ yerleri münhedim olup sene (---) târîhinde Melek Ahmed Paşa hasbeten lillâh kendü mâlıyla bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm edüp dürr-i beyz-âsâ beyâz kuğu gibi edüp kal‘a önünde Hilevne sahrâsına nâzır bir tophâne seddi binâ etdi kim gûyâ sedd-i İskender'dir. Ve kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsında yalçın kaya üzre bir kulle-i azîm inşâ etdi ve bu kulleye ve mezkûr sedd üstüne Tekelü Paşa münhezim olduğu seneden kalan topları kundaklayup bu kal‘aya ve sedler üstüne ale't-tertîb dizüp cümle top-ı kûplar Hilevne sahrâsına nâzırlardır ve bunda olan cebehâne-i gûnâ-gûnun vefreti Bosna serhaddinin bir kal‘alarında yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 134b ·
metinde göster ·
… -ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun adasına geçüp
münhezim olduğu
yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühedâları üzre bir kasr-ı …
Ba‘dehu Gâzî Dervîş Paşa bu cezîre ma‘rekesinden halâsdan sonra Budin taraflarına serdâr-ı mu‘azzam olup Cânkurtaran'a geldikde bir kayığa binüp bu Koyun adasına geçüp münhezim olduğu yerde evlâdı üzre ve cemî‘i celâlî gâzîleri ve kendü şühedâları üzre bir kasr-ı âlî inşâ edüp etrâfına niçe bin aded şecere-i müsmirâtlar diküp hâlâ bir ziyâretgâh-ı erbâb-ı dilândır. Hamd-i Hudâ bu cümle şühedâları bu mahalde ziyâret edüp rûhlarıyçün bir Yâsîn-i şerîfe tilâvet etdik. Rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 72b ·
metinde göster ·
… eder ve kıble tarafında nehr-i Kanlı Raba cereyân eder kim bizim asker-i İslâm
münhezim olduğu
sudur kim kal‘a-i Yanığ'ın handakından ırakda olan tabyaların handakları içinde …
Evsâf-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Yanık: Eyle bir Sedd-i Ye’cûc u Me’cûc'dur kim bizim Budin ve Üstürgon toprağındadır, Tuna'nın karşu tarafında değildir, beri bizim hâkda Ustolni-Belgradı kurbundadır. Şimâl tarafında nehr-i Tuna garbdan gelüp şarka doğru cereyân eder ve kıble tarafında nehr-i Kanlı Raba cereyân eder kim bizim asker-i İslâm münhezim olduğu sudur kim kal‘a-i Yanığ'ın handakından ırakda olan tabyaların handakları içinde mezkûr nehr-i Raba Tuna'ya karışır. Ve mağrib cânibinde nehr-i Rabçe Senmartin kal‘ası dağlarından gelüp Yanık varoşunun handakları içinde cereyân ederek tabya handakları içind[e] nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe bir olup Tuna'ya mahlût {olur}, ammâ kal‘a handakların ve varoş handakların deverân edüp iki nehr-i azîm maşrıka nâzır kal‘anın dîvârı dibinde Tuna'ya karışırlar. Gerçi bu Yanık kal‘ası adada değildir, ammâ bu mezkûr üç aded nehr-i azîmin mâbeynlerinde cezîre-misâl yerde kalmışdır, ammâ bu kal‘a muhâsara olunsa nehr-i Tuna'dan gayri nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe'yi gayri yerlere akıtmak ve kal‘a kuruda kalmak mümkindir. Ve Raba ile Rabçe'nin mâbeyni bir ok menzili yerdir ve bu iki nehir kal‘a altına amelî akmışdır. Mukaddemâ akan yerleri zâhir ü bâhirdir. Hakîr im‘ân-ı nazar ile pek takayyüd etdim. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
Hâlâ cemî‘i serhadlerde Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa'nın Salanta sahrâsında üç gün üç gece ceng-i azîm edüp yüz bin küffâr-ı hâksârı kırup âhır-ı kâr kendüsü de münhezim olduğu meşhûr-ı âfâkdır. Ol zamânda berü Salanta kal‘ası câ-be-câ harâb [u] yebâb yatup varoşu hâlâ gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a ·
metinde göster ·
… rbâycân'da şehr-i Sarây var. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin
münhezim olduğu
Serâv'dır. Moğol kavmi dahi bu Sarây şehrine Serâv der, ammâ bu şehr-i Sarây'a …
Vilâyet-i Âzerbâycân'da şehr-i Sarây var. Kavm-i Acem ana Serâv derler kim Cığaloğlu vezîrin münhezim olduğu Serâv'dır. Moğol kavmi dahi bu Sarây şehrine Serâv der, ammâ bu şehr-i Sarây'a Sarây-ı Cingiz Hân derler. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp âhır-ı kâr Hulâgû Hân Mâverâü'n-nehir'den Hekîm Tûsî ile bu şehre gelüp şehr-i Sarây'ı harâb edüp ahâlîsin Hulâgû cümle helâk etdi. Ba‘dehu Abakay Hân ve Tohtabay Hân amâr edüp sene (---) târîhinde Timur Hân Kırım'da Tohtamış Hân üzre giderken bu şehr-i azîmi hayfâ dirîğ kim harâb u yebâb halkını kebâb edüp gider. Hâlâ eser-i binâları iki merhale yerden zâhir ü bâhirdir. Ba‘dehu Maskov kralı Timur Hân merhûm oldukdan sonra sene (---) târîhinde amâr edüp ol zamândan berü bu şehr-i Sarây Maskov kralı hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168b ·
metinde göster ·
… deyü bed-du‘â etmişlerdir. Niçe tevârîh-i mu‘teberelerde Süleymân Hân'ın Beç'de
münhezim olduğu
mufassalan tahrîr olunmuşdur, manzûr-ı şerîfiniz olsun" dedim. Kâ’immakâm Musta …
"Sultânım, Beç'i ne sorar[sız], Beç bir menhûs kal‘adır kim cemî‘i Ungurus ve Alman ve yedi kralın kilidi ve Nemse çâsârının tahtgâhıdır kim cemî‘i yedi kral anın uğuruna kırılmağa ta‘ahhüd etmişlerdir. Sultân Süleymân Beç altında kâfir bozup bârgâh-ı Süleymânîsini ve cebehâne ve mâl-ı hazâ’inlerin bırağup iç ağaları top-keşân câmûslarına binüp ol şiddet-i şitâda Cânkurtaran'a düşüp cân kurtardılar. Ba‘dehu Süleymân Hân bed-du‘â edüp ‘İlâhî benim ırk-ı tâhirimden olan evlâdlarım ve askerlerim Beç'e varırlar ise peç olalar ve pîç olup pûç olalar ve hiç bulalar. Ve Fir‘avn ve Yezîd-i Mervân ve Kârûn'un la‘netin alalar. Ve Yanığ'a varanlar yanalar, bir yana gideler’ deyü bed-du‘â etmişlerdir. Niçe tevârîh-i mu‘teberelerde Süleymân Hân'ın Beç'de münhezim olduğu mufassalan tahrîr olunmuşdur, manzûr-ı şerîfiniz olsun" dedim. Kâ’immakâm Mustafâ Paşa eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 203a ·
metinde göster ·
mahalde Hazret-i Dâvûd makâmı vardır. Gavrî gelmezden evvel sen ol makâma arka …
"Yâ Selîm! Eğer mansûr [u] muzaffer olmak dilersen, bu Merc-i Dâbık sahrâsında Cenâb-ı Bârî'nin emriyle Hazret-i Dâvûd Câlût ile ceng edüp Câlût münhezim olduğu mahalde Hazret-i Dâvûd makâmı vardır. Gavrî gelmezden evvel sen ol makâma arka ver, tâ ki sun‘-ı Hudâ'yı göresin. Zîrâ ol mahalle Cenâb-ı Allâh'ın nazarı ta‘alluk etmişdir kim habîbine Allâh bu âyetini nâzil etdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y47b ·
metinde göster ·