on bir nefer âdemlerin leşlerin kal‘a dibinde kadı ve a‘yân-ı Ahlad huzûrunda k …
"Vurun şu gidi Rujiki Kürdlerini" deyince ibtidâ anlardan pâdişâhın kal‘asına yetmiş seksen kadar tüfeng atup kal‘a neferâtlarından bir âdem kurşum ile urup şehîd olunca hemân cümle kal‘a neferâtları bizi kovanlara bir yaylım kurguşum urup on bir âdemleri kar üzre düşüp atları cümle kal‘a altına geldiler hemân kal‘adan anlara birkaç şâhî toplar atınca anlar da bizim gibi at boynuna düşüp firâr edüp bizler kal‘a-i Ahlad'da istirâhat edüp kal‘a kapuların açup anlardan mürd olan on bir nefer âdemlerin leşlerin kal‘a dibinde kadı ve a‘yân-ı Ahlad huzûrunda keşf olunup bizlerin destine arz [u] mahzarlar verüp kal‘ayı muhâsara eden mel‘ûnları Melek Paşa'ya ve Van eyâleti müsellimine arzlar gönderüp anların mürd olanlarından bir küheylân at Menteş Bölükbaşı'nın mukaddemâ çatlayan atı yerine verdiler. Ve bir at dahi eğeri oyanıyla yedek ihsân etdiler ve dörd at dahi bisatıyla hakîre ihsân edüp üç sâ‘atden sonra bize kal‘a neferâtlarından üç yüz âdem refîk verüp cümle a‘yân u dizdâr ile vedâ[‘]laşup Van deryâsı kenârıyla (---) sâ‘atde menzil-i kal‘a-i Adilcevaz'a selâmetle dahil olup Ahlad'dan gelen refîkleri avdet etdirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 14a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Macar'da "taş kal‘a" demekdir. Erdel krallarına tâbi‘dir, ammâ mürd olan Rakofçi kral la‘înin veled-i pelîd-i anîd-i nâ-pâki kal‘asıdır. Bânîsi Gorandi Mikloş kral binâsıdır. Bu kal‘a aslâ itâ‘at etmeyüp yüzden mütecâviz topları asker-i İslâm'a atup çok âdem helâk etdi, zîrâ yola karîb idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8a ·
metinde göster ·
Bu esîrleri ve cümle mürd olan keferelerin lâşelerin koyup bellerinde kemerlerin ve cümle esbâbların alup dokuz kısrak ve dörd eşek yükü şarâbların ve peksumatların alup bir eşek üzre tobra içre iki kîse guruş bulundu. Meğer bu kâfirler ale's-sabâh bu dağ eteklerinde bir kârbân bozup hayli âdem kırup bu Şıpka dağına pay etmeğe gelirken bizlere râst gelüp "Fursat ganîmetdir" deyü bize sarıldılar, ammâ hamd-i Hudâ kırılup esîr oldular. Ancak bizden dörd aded yiğit şehîd olup hemân ol mahalde defn etdik ve dörd re’s atımız dahi şehîd oldu ve on tokuz yiğidimiz mecrûh olup bu kadar ganîmet ile ve kırk aded esîr ile yine pür-silâh ve âmâde yokuş aşağı enerken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54a ·
metinde göster ·
… a‘ları var idi ve ba‘zısı hasta-misâl yatırlardı. Meğer dağda bizimle ceng edüp
mürd olan
keferelerin akrabâları mâtem ederlerdi. Ve niçe evlerde hasta-misâl yatanlar ya …
Ammâ bu nehr-i Yantura bu ceng etdiğimiz Şıpka dağından çıkup cânib-i şimâle akup Nigebolı kal‘ası kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kabirova köyü vezîria‘zamların hâssı yedi yüz saz ve kiremit örtülü Bulgar kâfiri köyüdür kim üç bin kadar kefere vü fecereleri vardır. Allâhümme âfinâ cümle âsî köydür, beş on âdem konmağa kâdir değillerdir. Hattâ biz anda iken ba‘zı kefere evlerinde vâveylâ vü vâveledâ ve feza‘ u çeza‘ları var idi ve ba‘zısı hasta-misâl yatırlardı. Meğer dağda bizimle ceng edüp mürd olan keferelerin akrabâları mâtem ederlerdi. Ve niçe evlerde hasta-misâl yatanlar yaralı gelenler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ küffâr-ı hâksâr münhedim olup tâ ahşama dak küffâr-ı murdârı kırup bir cân halâs olmayup kral-ı bed-fi‘âl-i dâll firâr ederken bir batağa batup mürd olup kellesi gelmiş idi, cân ber-cehennem gitdi ve bu batakda niçe küffâr batdı ve cân-ı habîslerin cehennem zebânîlerine ısmarladı, ammâ Süleymân Hân mürd olan Lagoş kralın lâşe-i murdâr[ını] cevâhirli esvâbıyla buldurup Ustolni-Belgrad'a gönderüp anda büyük Manayıt kilisesinde meş[â]d etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65b ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm Kuzu Ali Ağa'nın nakli üzre bu cengde yedi kral idiği kefere tevârîhlerinde bu cenge Seleşdi kralları cengi derler. Her kralın yüzer bin askeri olup yedi kerre yüz bin küffârın dörd kerre yüz bini kılıçdan geçdiği muhakkakdır, zîrâ bu cengde mürd olan keferelerin lâşe-i murdârları içre o[n d]örd aded kellesiz kâfir ayağ üzre gezüp durduğu niçe guzât-ı müslimîn görmüşler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65b ·
metinde göster ·
kralın karısı ve anası ve sekbânbaşı ve Elbasan beği kal‘adan kemendler ile âde …
Hemân derûn-ı hisârdan mürd olan kralın karısı ve anası ve sekbânbaşı ve Elbasan beği kal‘adan kemendler ile âdemler endirüp ve su yollarından Tuna ile yüzgeç âdemler gönderüp der-i devlete ve Bosna ve Rûmeli'ne haberler varınca Rûmeli askerin cümle Ösek'de râst gelir, Sadrıa‘zama Belgrad'da râst gelir. Sa‘âdetlü pâdişâh dahi mukaddemâ giden haberden âgâh olup Edirne'de bulunur, hemân ki Budin'in bu mahsûr olduğu haberin istimâ‘ edüp gece ve gündüz şitâb ile yürüyüp gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… da meks etdiğin kal‘ada mahsûr olanlar görünce mürde cisimlerine tâze cân gelüp
mürd olan
kral askeri ve bizim muhâfazacı askerleri dâmen der-miyân edüp henüz cenge âhen …
Ammâ yigirminci gün Bosna ve Rûmeli ve Sadrıa‘zam Budin altına varup karâr-dâde olurlar, ammâ derûn-ı Budin'de mahsûr olanlar kemâl mertebe muztar[ib]-hâl olup sademât-ı top-ı kûpdan 77a kal‘nın niçe yerden burc [u] bârûları rahnedâr olup arabalar girecek kadar dîvârlar harâb u yebâb olmuşdu. Çünki Sadrıa‘zam İbrâhîm Paşa deryâ-misâl asker ile zîr-i kal‘ada meks etdiğin kal‘ada mahsûr olanlar görünce mürde cisimlerine tâze cân gelüp mürd olan kral askeri ve bizim muhâfazacı askerleri dâmen der-miyân edüp henüz cenge âheng edüp kal‘anın münhedim olan yerlerine şarampa[v]lar çatup içlerin rıhtım ile doldurup gece ve gündüz kâfire göz açdırmaz oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b–77a ·
metinde göster ·
… aka yakaya keşâkeş ceng ederlerken hemân derûn-ı hisârda olan asâkir-i İslâm ve
mürd olan
Yanoş Kral askeri cümle kal‘adan çıkup küffârın meterislerin basup cümle cebehâ …
Hemân mezkûr krallar asâkir-i İslâm'ın Budin altına gelüp kondukların görünce cümlesi domuz topu olup asâkir-i İslâma bir hücûm [u] mehcûm-ı azîm edüp bir savaş-ı perhâş edüp alak bulak karış katış yaka yakaya keşâkeş ceng ederlerken hemân derûn-ı hisârda olan asâkir-i İslâm ve mürd olan Yanoş Kral askeri cümle kal‘adan çıkup küffârın meterislerin basup cümle cebehâne ve topların tarfetü'l-ayn içre kal‘aya taşıyup andan küffârın ardına düşüp kâfire gerüden kılıç urmağa başladılar. Küffâr gördü kim iki asker mâbeyninde kalup ceng-bâzârı içinde topa tutulmuş maymuna dönüp bir kerre kaçamak verüp meterisleri tarafına asâkir-i İslâmı sarpa çekerler. Sadrıa‘zam dahi metânet edüp küffârı sarp kemîngâh yerlerine komaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… up anda defn edüp üzerlerine Kanadin nâm bir manastır ve bir tekye ve mukaddemâ
mürd olan
İştivan Kral mâlıyla bir kal‘a yaparlar. Kefere zamânı bir ma‘bedgâh [u] ziyâre …
"Bu eyi alâmet değildir ve bu kralzâde ile bu papası öldürdük. Bunlar tekin değildir. Bizi Îsâ dinine da‘vet etdiler. Hak dîn imiş ve dürüst Hıristiyanlarmış. Kanları düşdüğü yerden ılıca çıkup kanları Tuna'ya varınca hâlâ Tuna ol kandan aşağı kırmızı kan gibi akıyor" deyüp ol gün üç bin kâfir dîn-i Îsâ'ya girüp Hıristiyan mezhebin kabûl edüp mezkûr papası ve kralzâdenin lâşelerin Gerz İlyâs dağına çıkarup anda defn edüp üzerlerine Kanadin nâm bir manastır ve bir tekye ve mukaddemâ mürd olan İştivan Kral mâlıyla bir kal‘a yaparlar. Kefere zamânı bir ma‘bedgâh [u] ziyâretgâh-ı millet-i Mesîhiyye imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… amber çerâğân olup yine bed râyihadan bu deyrin yanına varılmazdı. Meğer cümle
mürd olan
Nemseleri bunda meşad ederlerdi.
"Tîz bu ma‘bedgâha bir mihrâb ve bir minber ü nîk eser ve bir kürsî vü mahfil-i mü’ezzinân-ı hûb-manzar inşâ et kim bir vâcibü's-seyr eser bünyâd oluna kim bu câmi‘-i pür-nûra revnak u fer vere ve cemâ‘at-i müslimîn ve gürûh-ı gâziyân-ı muhavvihidîn tâ‘at-ı Sübhânî ve şükr-i Yezdânî edüp namâzlar kılınup niyâzlar oluna. Elbette bu mezkûr âsârlar yevm-i Cum‘aya yetişmek gerekdir" deyü ibrâm-ı mâlâ-kelâm edüp kal‘a içre gezerken vâlide sultâna câmi‘ olmağiçün Nemse deyrin bulup fi'l-hâl bir kenîse-i ibret-nümâyı asnâm-ı kerâhat-intizâmdan cümle tathîr ve Süvâ‘ ve Yeğûs ve Vedd ve Ye‘ûk misilli putlardan tebzîr etdirüp minber ü mihrâb ve kürsî [vü] mahfil inşâ olunmak fermân olundu, ammâ bu deyr-i azîmden çıkan lâşe-i murdâr bir deyrde çıkmayup kâmil bir haftada gücile tathîr olup şeb [ü] rûz ûd u amber çerâğân olup yine bed râyihadan bu deyrin yanına varılmazdı. Meğer cümle mürd olan Nemseleri bunda meşad ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a ·
metinde göster ·
… ir kâfir tepesi üzre ser-nigûn olup der-ân hemân tîrkeşe el etdiğimde küffârlar
mürd olan
kâfir üzre gitdiklerinde hakîr Seyfî gulâmın yine yanına vardım.
Hakîr dahi Allâh'a sığınup bunlara bir kol tüfengi atup bir kâfir tepesi üzre ser-nigûn olup der-ân hemân tîrkeşe el etdiğimde küffârlar mürd olan kâfir üzre gitdiklerinde hakîr Seyfî gulâmın yine yanına vardım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
keferelerin leşlerin soyup ve bellerinde cümle kemerleri ve silâhların alup ve …
Biz dahi cümle küffârı kayd [u] bend edüp ve mürd olan keferelerin leşlerin soyup ve bellerinde cümle kemerleri ve silâhların alup ve şühedâlarımız anda defn edüp cümle mâl-ı ganâ’imle terkilerimiz bırakdığımız refîklerimiz yanına gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8b ·
metinde göster ·
… âşelerin Belgrad toprağına gömerler. Eğer gömecek kadar türâb getirdemezse bâri
mürd olan
keferelerin iki gözlerin dolduracak kadar hâk-i pâk-i amber-pâkden mürde-i nâ-p …
Yâhûd Belgrad toprağından vilâyetlerine getirdüp kralların ve nâmdâr irşek ve ban ve şag ve gorofların lâşelerin Belgrad toprağına gömerler. Eğer gömecek kadar türâb getirdemezse bâri mürd olan keferelerin iki gözlerin dolduracak kadar hâk-i pâk-i amber-pâkden mürde-i nâ-pâkin gözlerine Belgrad toprağı korlar ve kehl-i safâhân ve iksîr-i a‘zam gibi bir kef-i mîzân {kadar} Belgrad türâbından birbirlerine hedâyâ verirler. Tâ bu mertebe Belgrad-ı behişt-âbâd-ı Ustolni miyân-ı küffârda makbûldür ve hâlâ bir taşına bin baş ve bir şarampav ağacına yüz bin leş virmek cânlarına minnetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14b ·
metinde göster ·
Zirinoğlu nâm pelîdin velîd-i anîdi elçi paşamıza gelüp bu mahalde buluşup baba …
Bu mahalde elçi paşa efendimize Raba 50a cenginde mürd olan Zirinoğlu nâm pelîdin velîd-i anîdi elçi paşamıza gelüp bu mahalde buluşup babası yerine tahta geçüp hersek olmak ricâsında olup ordu-yı İslâmun bir tarafında üç bin kadar bî-silâh Macar askeri gelüp meks etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b–50a ·
metinde göster ·
… rüp birin başvezîre ve birin başpapasa geydirüp bu mahalde Raba {suyu cenginde}
mürd olan
Zirinoğlu'nun oğluna bir hil‘at-i fâhire geydirilüp Zirin vilâye[ti]ne ban olup …
Andan cümlemiz çâsâr huzûrundaki soffa üzre cümle müşk-i Hoten ve cümle amber-i hâm ve cümle ûd-ı Mâverdî ve cümle destâr-ı Muhammedî ve cümle kuşaklık zer-ender-zer hil‘at-i fâhireler meydân-ı mahabbete geldikde çâsârın fermânıyla bir hil‘at vâlidesine gönderüp birin başvezîre ve birin başpapasa geydirüp bu mahalde Raba {suyu cenginde} mürd olan Zirinoğlu'nun oğluna bir hil‘at-i fâhire geydirilüp Zirin vilâye[ti]ne ban olup eline çâsâr bir gümüş külüng verüp ban oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66a ·
metinde göster ·
Biri Yoranda manastırının ve varoşunun hâkimidir. Bu manastırın dahi rub‘-ı meskûnda misli yokdur. Bunda olan etıbbâ ve hukemâ ve cerrâhân-ı fassâdânı ve bunda olan teşrîhât bir kâfiristânın düyûrlarında yokdur. Teşrîhât oldur kim bir emrâz-ı muhtelifeden olan âdemlerin kral izniyle yâhûd mürd olan keferelerin vasiyyetiyle karnın yarup sebeb-i mevti olan marazlarına bakup ba‘zı vücûdu tuzlayup muğlablar ile kadîd edüp bir dollâbda hıfz edüp sebeb-i mevti olan marazın yazarlar ve niçesin derisiz cümle sinirleriyle teşrîh edüp saklarlar ve niçesinin sinirlerin tîzâb ile giderüp cümle sinirleriyle bir dollâbda pinhân ederler. Ve niçelerin derisini ve sinirleri ve tamarlarını giderüp cümle vücûd-ı insânda ne kadar kemikleri var ise demir teller ile birbirlerine bağlayup yine bir dollâbda hıfz ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75a ·
metinde göster ·
… leymân Hân ile Mihaç sahrâsında ceng edüp ol arbedede münhezim olup bir batakda
mürd olan
Lagoş Kral binâsıdır. Ba‘dehu Süleymân Hân bu kal‘ayı feth etmişdir, be-dest-i …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir. Bânîsi Süleymân Hân ile Mihaç sahrâsında ceng edüp ol arbedede münhezim olup bir batakda mürd olan Lagoş Kral binâsıdır. Ba‘dehu Süleymân Hân bu kal‘ayı feth etmişdir, be-dest-i Süleymân Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
Köpürlü vezîrin çerâğı Barçay Kral'ın hâssı köyüdür. Andan bir sâ‘at ismi ma‘lû …
Menzil-i karye-i Kılbın: Mürd olan Köpürlü vezîrin çerâğı Barçay Kral'ın hâssı köyüdür. Andan bir sâ‘at ismi ma‘lûmum değil bir küçük varoşu ve (---) sâ‘at dahi gidüp dağlar içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91b ·
metinde göster ·
… girmi bin tabur arabaların boşadup ve kırk binden ziyâde araba atların ve gayri
mürd olan
küffâr atların ve cemî‘i ganâ’imâtların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imleriyle herk …
Ve meydân-ı siyâsetde kalan küffârın leşlerini Tatar'ın cüst ü çapükleri hâb-ı râhatı kendülere harâm edüp tâ sabâha dak küffârların lâşe-i cîfelerin soyup ol kadar zî-kıymet esvâb-ı eskâller ve ba‘zı kelepür ve kâmyâb bî-kıymet girân-bahâ cevâhir makûleleri ve bellerinde ikişer üçer ve biner altunlu kefere leşlerini soyup cümle küffârı arsagâh-ı veğâda uryân bırağup andan yine ceng yerinde kalan yigirmi bin tabur arabaların boşadup ve kırk binden ziyâde araba atların ve gayri mürd olan küffâr atların ve cemî‘i ganâ’imâtların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imleriyle herkes koşlarına gelüp cümle işlü işlerinde ve aklı başlarında olan batır yiğitler ağırmak alaşaların avnadup, ya‘nî yuvarlandırup ve niçe kişiler atların arkanlayup, ya‘nî iplerle bağlayup alaçıklarında kılıçların yağlayup ve cebe ve cevşen söküklerin diküp tekrâr cümle asker-i Tatar ahd-i emân ve yemîn-i imân-ı muğallaza eyleyüp vakt-i Şâfi‘îde deryâ-misâl asker atlanup tabur-ı makhûrun üç tarafların tekrâr kat-ender-kat kamadılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 114b ·
metinde göster ·
Taysı Şâh'ın oğlu Moyinçak Şâh işidüp ol dahi başına iki kerre yüz bin leşker c …
Ba‘dehu bu mezellet-i inhizâm-ı musîbeti mürd olan Taysı Şâh'ın oğlu Moyinçak Şâh işidüp ol dahi başına iki kerre yüz bin leşker cem‘ edüp babası kanın almağa geldikde Noğay ve Kabarti atlarında dahi bir gayri san‘at ile Kabarti derelerine dıkup anlar da bir tüfeng-i Kabartayî ururlar kim Moyinçak Şâh ancak iki bin Kalmık ile cân halâs eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 157b ·
metinde göster ·
… alup yine nehr-i Kuban kenârına gelü[p] sademât-ı topdan ve darebât-ı kurşumdan
mürd olan
Kalmıkların atların ve yat u yarakların ve lâşe-i murdârlarından cümle esvâb-ı …
Çerkez nâmdârları Kalmık küffârının böyle kırıldıkların görüp derhâl botlar ile iki bin tüfeng-endâz ve üç bin atlı Çerkez ve Noğay tarfetü'l-ayn içre karşu geçüp Kalmıkları kova kıra iki bin kadar kelle ve üç yüz aded diri Kalmık esîr alup yine nehr-i Kuban kenârına gelü[p] sademât-ı topdan ve darebât-ı kurşumdan mürd olan Kalmıkların atların ve yat u yarakların ve lâşe-i murdârlarından cümle esvâb-ı mülevveslerin alup yine nehr-i Kuban'ı botlar ve sallar ile beri tarafa sâlimîn ve gânimîn geçüp Mehemmed Paşa huzûruna iki bin kelleleri galtân edüp cümle Çerkez ve Noğay'a bir kîse guruş ihsân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 191a ·
metinde göster ·
… -yı cân hasm-ı kavî oldular. Ve Fransa küffârı bu sâtûr-ı Muhammed yerken gâ’ib
mürd olan
Fransa kralzâdesi hakîkatü'l-hâl büyük kral-ı dâll idi kim Dış Fransa hâkimi id …
Âhır-ı kâr bu kralzâde içün Fransa, Venedik ile adû-yı cân hasm-ı kavî oldular. Ve Fransa küffârı bu sâtûr-ı Muhammed yerken gâ’ib mürd olan Fransa kralzâdesi hakîkatü'l-hâl büyük kral-ı dâll idi kim Dış Fransa hâkimi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 298b ·
metinde göster ·
… u Bedr-i Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde
mürd olan
fecerelerin lâşe-i murdârların Hazret-i Risâlet'in emriyle bu çâh-ı gayyâya ilk …
Bu Bedr-i Huneyn'in cânib-i cenûbunda bir mu‘attal susuz kuyu vardır. Bu cebelde mürd olan fecerelerin lâşe-i murdârların Hazret-i Risâlet'in emriyle bu çâh-ı gayyâya ilkâ edüp yerleri dârü'l-bevâr iken dünyâda bi’r-i bevâr oldu. Ebû Cehl la‘în dahi bu bi’r-i Y 307a mu‘attalda amel-i bâtılasıyla bu bi’r-i amîkde kaldı. Ammâ râyihalarından bu bi’re yakın varılmaz. Ve dâ'ima bir feza‘ u çeza‘ vâveylâ sadâsı istimâ‘ olunur, derler. Ammâ hakîr tâ bu çâh-ı sakarın yanından geçdim, sadâların istimâ‘ etmedim. Ammâ râyiha-i habîseden gücile ubûr etdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306b–Y307a ·
metinde göster ·
İki mel‘ûn Arablar firâr edüp mürd olan mel‘ûnun ser-i bî-devletin gulâmlar alup merhûm Özbekin karındaşı esvâbların ve bir kemer ile mâlın alup sabâh karîb oldukda merhûmu kum ile defn edüp yine devemiz yanına gelüp gördük ki ol deveden bize fâ'ide yok. Anda bırağup fakîr Özbeki piyâde önümüze katup vakt-i şâfi‘î oldukda gerüden bir atlı ve dörd piyâde Arab ellerinde harbeleri eyle seğirderek gelmede. Hemân dem Özbek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368a ·
metinde göster ·
… k kaldı dersin eyle. Böyle iken iki yüz sene mu‘ammer olur. Murâd Hân-ı Râbi‘de
mürd olan
papa üç yüz sene mu‘ammer olduğu müsbetdir. Mısra‘:
Krallarına Papa derler. P 170b Cümle deryâda gezen ve karada cânından bezen küffârların bilâ-teşbîh Hazret-i Îsâ vekîli müftîleridir. Cümle millet-i Mesîhiyye ana secde edüp i‘tibâr ederler. Ammâ garâbet bunda kim riyâzat [u] perhîz ile ol kadar kadîd-i mahz olur kim cânı cism-i murdârından çıkmağa bir sedd-i ramak kaldı dersin eyle. Böyle iken iki yüz sene mu‘ammer olur. Murâd Hân-ı Râbi‘de mürd olan papa üç yüz sene mu‘ammer olduğu müsbetdir. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y35b ·
metinde göster ·
… çerâğân edüp askerîler pür-silâh olup gece ile tâ Besâtîn kurbunda meşâdlarına
mürd olan
Yahûdîleri üç yüz guruş harc edüp götürürler. Gündüz götürmek gâyet memnû‘dur, …
{Bid‘at-ı ef‘âl-i hâkimân-ı Mısır: Evvelâ Mısır şehrinde bir Yahûdî mürd olsa lâşe-i murdârı içün cümle Yahûdîler subaşıdan âdemler alup ve niçe yüz meş‘aller çerâğân edüp askerîler pür-silâh olup gece ile tâ Besâtîn kurbunda meşâdlarına mürd olan Yahûdîleri üç yüz guruş harc edüp götürürler. Gündüz götürmek gâyet memnû‘dur, hele bu kavm-i Yahûdîye gâyet azâb-ı elîmdir, Allâh ziyâde ede. Ammâ keferenin meşâdları birkaç yerdedir, biri Eski Mısır kurbundadır, her ne zamân olsa lâşelerin götürürler.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a ·
metinde göster ·
Kabâbıta kavminin üstühânlarıdır kim mürd oldukları gün Temmûz idi, yine Temmûz …
"Sahâbe-i kirâm ile ceng Y 272a edüp mürd olan Kabâbıta kavminin üstühânlarıdır kim mürd oldukları gün Temmûz idi, yine Temmûz'da yer kabûl etmeyüp taşra çıkar", derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271b–Y272a ·
metinde göster ·