İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

müsin*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
85
isabet
83 cümle/beyitte
31,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
5
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8534,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 85

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“müsin*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 28a … a bulunup Devlet-i Âl-i Osmân'a hidmeti sebkat etmiş bir pîr-i fânî idi. Dâ’imâ müsin âdemler ile ihtilât edüp mâcerâ-yı mâzîden söyleşirlerdi. Yâr-ı gâr-ı refîkinde …
EÇS I 28b Zîrâ bu [Su]kemerli Mustafâ Çelebi {cümlesinden müsin idi. Hattâ} Müftî's-sakaleyn Kemâl Paşazâde hazretlerinin telâmîzlerinden tekmî …
EÇS I 50a … yâde olup sonra feth olunan vilâyet hâkiminin üzerine takkaddüm ede. Ammâ ba‘zı müsin vüzerâya ber-vech-i arpalık sancaklar ihsân olunup Adana gibi eyâlet olmuşdur k …
EÇS I 67b … nâ-tüvân âdemleri tahtırevân ile Revân Seferi'ne revâne etdirüp şeb [u] rûz bu müsinn [ü] kâr-âzmûde ihtiyârlar ile meşveret ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil …
EÇS I 199b … çârşûsunda bir dükkânda sâkin Hoca Mehemmed Çelebi derlerdi, sulehâ-yı ümmetden müsin kimesne idi. Hattâ Süleymân Hân sohbetiyle müşerref olmuş bir zinde ihtiyâr idi …
EÇS II 231a–231b … zenânesine mahsûs değildir, illâ Bursa'ya mahsûsdır. Ve ricâl makûlesi ol kadar müsinn ü mu‘ammer olurlar kim 231b kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş musâhebet [u] be …
EÇS II 287b … ir. Gökdolak Acemler dahi var. Ten-dürüst ve ten-perver, orta boylu ve zinde ve müsinn [ü] ihtiyâr âdemler ve civânları cümle la‘l-gûn yanaklı kaviyyü'l-bünye âdemler …
EÇS II 288a … ân ile kendülerine akıdırlar. Ve hevâsının letâfetinden ricâl makûlesi ol kadar müsinn ü mu‘ammer olur kim kuvveti gitmiş, hey’eti bitmiş, ömrü yetmişe, yüze yetmiş, …
EÇS II 300a … câvidân verir. Anınçün bu diyârda aslâ ısıtma olmaz ve ricâl makûlesi ol kadar müsinn [ü] şeyh-ışâbb olur kim kuvvet ve kudreti gitmiş ve hey‘eti yitmiş ve ömr-i gir …
EÇS II 327b … hânı vardır. Gâyet zeki ve reşîd ve necîb [u] mahbûb gılmânları vardır. Ricâl-i müsinn makûlesi yüz elli seneye bâliğ olur. Zâl-ı zamâne ihtiyârları elîf-kâmetleri çö …
EÇS III 13a … ndürüst ve ten-perver ve buğday tenlü kaviyyü'l-bünye âdemleri olur ve ol kadar müsinn ü mu‘ammer olurlar kim kuvvet-i kuvâları gitmiş ve hey’eti yitmiş ve ömrü yüz y …
EÇS III 57b–58a … e delâlet ederler, ammâ hâkir dırahtından kanı akdığın görmeyüp, "Gördük" diyen müsinn ü mü’min ve muvahhid u mu‘temed âdemlerin şehâdetiyle tahrîr etdik.
EÇS III 65b–66a … hammâmı ta‘mîr u termîm etmişdir deyü müverrihler tahrîr etmişlerdir. Ammâ niçe müsinn ihtiyâr âdemler ol Belînâs hakîmin ilm-i tılsım ile binâ etdüğü hammâm eski Kay …
EÇS III 67a … îridir. İsm-i şerîfi Ebû Zeyd-i Hindî Baba Rüten'dir. Ashâb-ı güzînden bu kadar müsinn kimesne olmamışdır, ammâ kemâl-i riyâzât ile mu‘ammer olmuşdur derler. Kabri yi …
EÇS III 77b–78a … düp bu şehr-i Sivas'ın Paşa kal‘ası şimâlî kapusu önünde defn etdiklerini bilir müsinn âdemler ile kelimât edüp bu hakîr şehzâdeleri dahi ziyâret edüp anınçün şehr-i …
EÇS III 109b–110a … adan aşınmış alâmeti var kim niçe yüz sene kullanılmışdır. Ammâ Pirevadi'de bir müsinn Latin kefere var idi. Anın rivâyeti üzre "Târîhlerimizde eyle yazar kim İskende …
EÇS III 120b–121a … kleri morina balık geldi kim kırk elli seneden berü ol hizmetde tek [ü] pû eden müsinn âdemler bir günde bu mertebe yetmiş müteferrika {balık} çıkdığın görmedik, deyü …
EÇS III 156a Anda kuyumcubaşılık hizmetinde idi. Müsinn-i Zâl-ı zamâne olmağıla cemî‘i vüzerâ ü vükelâ ü ulemâ ü sulehâ ve meşâyihânların …
EÇS III 166a … ik-i mahrûseleri kırk bir yıldan berü geşt [u] güzâr ederken ve zâbitleriyle ve müsinn [ü] umûr-dîde ihtiyârlarıyla ülfet edüp ahvâlât-ı şehri su‘âl edüp niçe sicillâ …
EÇS III 167b–168a … sâ olmuş ola. Bu dahi karîbü'l-ahd olmağıla, dedelerimiz hikâye ederlerdi, deyü müsinn âdemler hikâye etdiler. Anınçün buna Tütünsüz Sultân derler. Hakkâ ki çok kerâm …
EÇS III 180b Cümle müsinn [ü] ihtiyârlar "Bu yeniçeri alayın böyle deryâ gibi ubûr etdiğin görmedik" dedi …
EÇS IV 194b … şe ve altmışa ermiş iken dişleri dürr-i meknûn gibi danedârdır ve kemâl mertebe müsinn olmuşken reng-i rûyları humret üzre zinde âdemlerdir.
EÇS IV 197b Cümleden hâkimi Kacar Beğ oğlu Abdülmü'min Beğ'in hânesi ma‘mûrdur ve gâyet müsinn ü umûr-dîde beğdir. Livâsında cümle (---) aded ze‘âmetdir ve (---) aded timârdı …
EÇS IV 198a … mik ve kasaba-i Abdîher ve kal‘a-i sancak-ı Siverek ve kal‘a-i Rehbi ve kal‘a-i Müsin Ruha ve kasaba-i Karakayık ve şehr-i Gerger ve Çüngüş ve kal‘a-i Sofraz ve kasa …
EÇS IV 208b … i vardır. Mehâbet ü salâbet ve şecâ‘atda her biri Rüstem'-akrândırlar. Ve gâyet müsinn ricâlleri ve müsinne nisvânları olur. Hakkâ ki bu vilâyetün umûmen zarâfeti gib …
EÇS IV 208b … salâbet ve şecâ‘atda her biri Rüstem'-akrândırlar. Ve gâyet müsinn ricâlleri ve müsinne nisvânları olur. Hakkâ ki bu vilâyetün umûmen zarâfeti gibi sâhib-i melâhatı ol …
EÇS IV 225a Sitâyiş-i reng-i rûy-ı pîr u cüvân: Bu şehrin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer ve zâl-ı zamân olur kim nutka mecâli kalmamış zann olunur. Yine böyl …
EÇS IV 242a … leri zîr-i binâgûşlarına ererken bir gecede mâ-i zırnîhın te’sîriyle ol gulâm-ı müsin on ikisin bâliğ-nâ-bâliğ kalmış gulâm-ı ma‘sûm olmuş görünür.
EÇS IV 255a … ümerâlar gibi azl [u] nasb kabûl etmezler. Biri fevt olsa yerini oğluna veyâhud müsinn akrabâ-yı müstehakkına verilir, gayriye verilmez. Lâkin eyâletlerinde sâ’ir san …
EÇS IV 257b Bu şehrin ekseriyyâ ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer oldukça reng-i rûyi gendüm-gûn olup, Zâl-ı zamân oldukça gazûb u şec …
EÇS IV 343b … ümâm içün bir vâkı‘a görüp ba‘de'l-feth İmâmın kabr-i kadîmîsin Taşkın Hoca nâm müsinn-i benâm bir Sünnî-yi hümâm bilirmiş. Ol kişi zemîn-i İmâmı gösterüp kazarlar. Hak …
EÇS IV 345b Ve bu şehr-i Irâk'ın âb u hevâsı letâfetinden merd-i meydânları ol mertebede müsinn ü mu‘ammer ve Zâl-ı zamân olurlar kim kuvveti gitmiş ve hey’eti bitmiş ve ömr-i …
EÇS IV 371b … Zarb-ı Kebîr sâhilinde dörder ve beşer vukıyye gelir âdem dişleri çıkar." deyü müsinn âdemler şehâdet etdiler.
EÇS IV 377a–377b Ammâ hâlâ müsinn kimesnelerin nakli üzre yedi yüz pâre kend-i ma‘mûr kalmışdır. Ammâ cümle ahâlî …
EÇS IV 403a … işt olur. Hâlâ ol çeşme-i mücerreb cârîdir ammâ herkesin ma‘lûmu değildir. İllâ müsinn kimesneler mâbeyninde darb-ı mesel olmuşdur kim bir âdem yamân olup bed-du‘âya …
EÇS V 9b … â kulağında menkûşun sallayarak yüz on yaşında bir zâl-ı nâ-tüvân-ı umûr-dîde-i müsinn kimesne idi. Kapudan zâhir olup derhâl içeri girüp,
EÇS V 23a Cümle halkının beşereleri humret üzeredir ve kemâl mertebe müsinn ve mu‘ammer ve Zâl-ı zamân u zamâne olup kuvveti gitmiş ve müddet-i ömr-i girân …
EÇS V 97a … zâviyeye girüp Mehemmed Tâğî hazretlerin ziyâret etdik. Karîbü'l-ahd olmak ile müsinn kimesneler bilüp dediler kim,
EÇS V 116a … gâyet ayıbdır. Cümlesi müstakîm ve dindâr âdemler olduklarından kemâl-i mertebe müsinn ve mu‘ammer ve Zâl-ı zamân olmuş âdemleri çokdur. Hattâ Süleymân Hân fethinden …
EÇS V 121a Ziyâret-i şehîdân-ı Lipova: Bu cebbânede niçe kerre nûr-ı İlahî leme‘ân urduğın müsinn ü sulehâ-yı ümmet âdemler görüp şahâdet etdiler. Hakîkatü'l-hâl nûr-ı mübîn ber …
EÇS V 122a İbtidâ Macar-ı füccârı Yanvan Kral binâsıdır kim hayli müsinn kefere olmağile millet-i Nasârâ içre okunur bir mu‘teber târîhi vardır. Serhad …
EÇS V 130a … çün ahâlîleri zinde cân-ı cânândır. Hattâ niçe bin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ve mu‘ammer ve Zâl-ı zamân olup kuvveti gitmiş ve hey’eti yitmiş ve ömr-i müsem …
EÇS V 133b … u tâze uzanup yatır. Karîbü'l-ahd olmağile şeref-i sohbetleriyle müşerref olmuş müsinn kimesnelerden su’âl etdim,
EÇS V 146b … undukda cümle iş erleri ve serhad ihtiyârları ile Arapça âyeti hükmünce cümle müsinn ve umûr-dîde baba-yı âlem kokonos kocalar ile müşâvereler edüp, "Hamd-i Hudâ kâ …
EÇS VI 63b … olduğundan câ-be-câ ten-dürüst mahbûbları olur ve ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer olurlar.
EÇS VI 68b … r dudu ve yüz yetmiş elvân emrûdu sicillâtlarımızda mastûrdur" deyü mu‘temed ve müsin ve ihtiyâr âdemler nakl etdiler. Hakkâ ki tahkîkdir, zîrâ bu hakîr Seget kapusu …
EÇS VI 87a … er. Aslâ esmer ve asfaru'l-levn âdemleri olmaz. Niçe bin âdemleri kemâl mertebe müsinn ü mu‘ammer olmuşlar kim her biri birer gûne pîr-i fânî olup kuvveti gitmiş ve h …
EÇS VI 90b … b-i garba etmişler, aceb temâşâdır. Hattâ hakîr bu ahvâli umûr-dîde yüz yaşında müsinn kimesnelerden su’âl etdim. Anlar eyle buyurdular kim,
EÇS VI 90b–91a … ⟧ endîş sûre-i (---) Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre cemî‘i umûr-dîdeleri ve cemî‘i müsin iş görmüş ihtiyârları nihânîce cem‘ edüp müşâvere etdiklerinde cümle Budin gâzî …
EÇS VI 116a … esûlullâh giderdi. Vezîr bir küçük yiğitdir, iş görmemişdir. İbrâhîm Paşa kulun müsindir ve iş görmişdir kim mühre lâyık kulundur’ deyü yazarsın" dedikde,