fasîh kelimât ederler, zîrâ Erdel diyârı ile müşâ olup dâ’imâ Macar ile bey‘ [ü …
Ve lisânları cümle Poturca ve Macarca fasîh kelimât ederler, zîrâ Erdel diyârı ile müşâ olup dâ’imâ Macar ile bey‘ [ü] şirâ etdiklerinden Macarca tekellüm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
… r, zîrâ Erdel diyârı ile müşâ olup dâ’imâ Macar ile bey‘ [ü] şirâ etdiklerinden
Macarca
tekellüm ederler.
Ve lisânları cümle Poturca ve Macarca fasîh kelimât ederler, zîrâ Erdel diyârı ile müşâ olup dâ’imâ Macar ile bey‘ [ü] şirâ etdiklerinden Macarca tekellüm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121a ·
metinde göster ·
(---)(---) demekdir. Bunun dahi bânîsi Betlen Gabor kraldır. Sene (---) târîhi …
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bunun dahi bânîsi Betlen Gabor kraldır. Sene (---) târîhinde Sultân Mehemmed fermânıyla Köpürlü vezîr ile Seydî Ahmed Paşa fethidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 1b ·
metinde göster ·
(---)(---) demekdir. Bânîsi Yejder ban imiş. Bu dahi Erdel kralları hükmünde, …
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bânîsi Yejder ban imiş. Bu dahi Erdel kralları hükmünde, lâkin Redey İşvan oğlunun milkidir. Nehr-i Moriş kenârından ba‘îdce bir sahrâda bir kal‘a-i ra‘nâ imiş. Ve mefret manastırlar ve sarây-ı ma‘mûreler ve çârsû-yı bâzârı ve hânları ve gayri imârâtları gâyet ma‘mûr u müzeyyen imiş. Çarkacı İsmâ‘îl Paşa ile Tatar askeri ileri gidüp cümle mâl-ı erzâk-ı ganâ’imlerin alup şehri ıhrâk bi'n-nâr etmişler ancak zîr-i zemînlerde mâl ü menâl ve bâğ u bâğçe kalup sonra varan asakir-i İslâm'a ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5a ·
metinde göster ·
(---)(---) demekdir. Biz bu kal‘ayı mesâfe-i ba‘îdeden görünce kâfir kal‘ası z …
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Biz bu kal‘ayı mesâfe-i ba‘îdeden görünce kâfir kal‘ası zann edüp dahi ileri vardık. Bir yeni minâreyi henüz bennâlar inşâ ediyorlardı. Meğer bu kal‘a bizim Âl-i Osmân'ın sene (---) târîhinde bu seraskerimiz Ali Paşa kal‘a-i Varat'ı feth edince bu kal‘a dahi amân ile feth olup zamîme-i diyâr-ı İslâm'dan olmuş ve Varat paşasının hâss-ı hümâyûnundan voyvadalığı olup nâhiye niyâbeti olmuş. Ve Varat Paşası Sinân Paşa'nın âdemleri bizi görünce gaş olup hayrân kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bânîsi Yanoş kraldır kim Süleymân Hân Budin'i Mihaç cenginden sonra feth edüp Budin'i Süleymân Hân bu Yanoş krala ihsân edüp bir mutî‘[u] münkâd kral idi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 9b ·
metinde göster ·
… top menzili alarkada meks edüp ba‘dehu derûn-ı kal‘aya iki aded iş görmüş fasîh
Macarca
bilir âdemler gönderdik. Nîm sâ‘atden sonra kal‘a cânibinden bir toz belürdü.
Bu kal‘ayı hayli mesâfe-i ba‘îdeden seyr [ü] temâşâ edüp cümle guzât ile bir top menzili alarkada meks edüp ba‘dehu derûn-ı kal‘aya iki aded iş görmüş fasîh Macarca bilir âdemler gönderdik. Nîm sâ‘atden sonra kal‘a cânibinden bir toz belürdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12b ·
metinde göster ·
… dolamalar geyüp kimi tüccâr kimi züvvâr ehl-i ırz âdemlerdir. Cümle Boşnakça ve
Macarca
kelimât ederler.
Ahâlî-i Ösek cümle serhadli kalpağı ve gûnâ-gûn gümüş düğmeli çuka dolamalar geyüp kimi tüccâr kimi züvvâr ehl-i ırz âdemlerdir. Cümle Boşnakça ve Macarca kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63b ·
metinde göster ·
… itleri Macar kâfiri esbâbı geyüp tâ Macar diyârına giderler, zîrâ fasîh ü belîğ
Macarca
bilirler. Anda murâd edindiği kapudan ve gayri bî-îmâ[n] kâfirleri kapup beş on …
Ekseriyyâ çete ve potura kovan yiğitleri Macar kâfiri esbâbı geyüp tâ Macar diyârına giderler, zîrâ fasîh ü belîğ Macarca bilirler. Anda murâd edindiği kapudan ve gayri bî-îmâ[n] kâfirleri kapup beş on günden şehr-i Peçoy'a sâlimîn ü gânimîn gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 69a ·
metinde göster ·
… kadeh-i asfer-gûndur. Bu kadehin kenârelerinde âb-ı câriyelere münâsib lisân-ı
Macarca
ebyât [u] eş‘ârlar tahrîr olunmuşdur. Ve yine bu kadehin cânib-i edvârında mehî …
Ba‘dehu bu tuçdan sümüklü böceklerin sûretleri üzre yine tuçdan bir kadeh-i azîm edüp bir san‘at ile mezkûr böcekler üzre oturdmuş kim makdûr-ı beşer değildir, zîrâ bu tuç kadehin içine otuz kırk âdem sığar belki dahi ziyâde sığâr u kibâr âdem sığar, ammâ on dâne sığır sığmaz. Tâ bu mertebe vâsi‘ tuçdan bir münakkaş-ı ibret-nümûn bir kadeh-i asfer-gûndur. Bu kadehin kenârelerinde âb-ı câriyelere münâsib lisân-ı Macarca ebyât [u] eş‘ârlar tahrîr olunmuşdur. Ve yine bu kadehin cânib-i edvârında mehîb ve mahûf bed-çehre dîv-i sefîd kellelerinden aşağı mermer havza taraf taraf mâ-i sâfîler cereyân edüp anda sâkin olanlar mâ-i zülâlinden alup nûş edüp isti‘mâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 81b ·
metinde göster ·
… ociyi sevmişüm, yâ dahi sağ mısun kelimâtların çok isti‘mâl ederler, ammâ fasîh
{Macarca
bilirler, deyü nakl etdiler}.
Der-lehce-i mahsûs-ı ehl-i beled-i ıstılâhât: Cümle ahâlî-i Budin Boşnak ve Bosnavîlerdir. Ba‘zı lehçe-i mahsûsaları var: Meselâ vefebiha ve muhassal-ı çelâm ve zâhirâ ve demişüm ve şâyed gelmeyesün ve sinkociyi sevmişüm, yâ dahi sağ mısun kelimâtların çok isti‘mâl ederler, ammâ fasîh {Macarca bilirler, deyü nakl etdiler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 88a ·
metinde göster ·
… dım, ammâ on aded küffâr hemân bizi görüp üzerimize at sürüp birkaç kurşum atup
Macarca
"Ey! beştelelen kurafiya" deyüp hakîr üzre at kopardılar.
Hemân bu mahalde gördüm, iki aded kölelerim atlarıyla gerüye bizim askere doğru firâr edüp hakîr at üzre yalnız kalup Seyfî gulâmım atlandırmağa çalışırdım, ammâ on aded küffâr hemân bizi görüp üzerimize at sürüp birkaç kurşum atup Macarca "Ey! beştelelen kurafiya" deyüp hakîr üzre at kopardılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124a ·
metinde göster ·
Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Beyâz kirazı ve eriği ve elması memdûhdur. Ve mahbûbe kızları akdır ve reng-i rûyları cümle berrâkdır. Ve kal‘alarının hâfızı Allâhu Rezzâk'dır. Ve cümle halkı Boşnak'dır, ammâ Macarca ve lisân-ı Hırvatca fasîh bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz Zirinoğlu vilâyetlerine çeteye ve poturaya gidüp gazâ ederler, lâkin ayağı neybe demirli esîrlikden halâs olmuş gâzîleri çokdur ve yine ayağı neybeli kâfir esîrleri gâyet bî-nihâyedir. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
… le Boşnak lisânı ve Sırf ve Bulgar ve Latin lisânı bilirler, ammâ fasîh u belîğ
Macarca
bilirler kim kavm-i Macar ol kadar fesâhat u belâğat üzre tekellüm edemezler.
Ammâ gerçi halkı Boşnak olmağile Boşnak lisânı ve Sırf ve Bulgar ve Latin lisânı bilirler, ammâ fasîh u belîğ Macarca bilirler kim kavm-i Macar ol kadar fesâhat u belâğat üzre tekellüm edemezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
Lisân-ı Hırvad Macarı üzre Keckivar'dır. Macarca "vâr" kal‘aya derler. Keckivar (---)(---) demekdir, ammâ lisân-ı Ervâm'da Yeni kal‘a derler, zîrâ sene 1071 târîhinde bânîsi Zirinoğlu olup karîbü'l-ahd binâ olunduğıyçün Yenikal‘a derler. Hattâ Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken Kanije ıhrâk olup Kanije'yi almak sadedinde olup nehr-i Morava'nın beri bizim Kanije hâkinde Kanije'ye üç sâ‘at karîb bu kal‘ayı sulha muğâyir binâ etdi. Ve niçe kerre Sührâb Mehemmed Paşa "Bu kal‘ayı yıkun" deyü tenbîh edüp aslâ yıkmayup dahi ziyâde hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i üstüvâr edüp kal‘a içine yigirmi bin güzîde katana koyup diyâr-ı İslâmı nehb ü gâret ederek âhir-i kâr bu kal‘a sebebiyle bu sene 1074 kal‘a-i Kanije'ye sarılup kırk gün kırk geceden sonra Sadrıa‘zam kal‘a-i Kanije'yi dest-i küffârdan istihlâs edüp küffâr firâr ederek bu Yenikal‘a'ya girüp Sadrıa‘zam dahi küffâr-ı dûzah-karârın akîbince kovarak bu kal‘aya gelüp muhâsara etmesinin sebebi bu kal‘a bilâ-sulh binâ olunmasıyçün muhâsara olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183a ·
metinde göster ·
… sâfeden kâfir kapudanlarının sekizi de bizim gece firâr eden kulağızımızı görüp
Macarca
,
Ve beş yüz kırk üç kadar atlı yarar katanaları ve sekiz aded kapudanları esîr-i bend-i zencîr olduklarında hemân bir hayli mesâfeden kâfir kapudanlarının sekizi de bizim gece firâr eden kulağızımızı görüp Macarca,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 8a ·
metinde göster ·
… pağı ve sıkma deri çakşır ve kısacık esvâb geyüp çokluk Türkçe bilmezler, cümle
Macarca
tekellüm ederler, zîrâ ekseriyyâ ihtilâtları Macar küffârıyladır, ammâ gâyet mu …
Evvelâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbeleri çokdur. Gâyet ganîmet diyâr olduğundan garîb-dost âdemleri var, cümle gazâ ile geçinirler, zîrâ gâyet serhaddir, kulları gâyet bahâdır gâzîlerdir, ammâ müselmân üslûbunda gezmezler. Cümle güderi nâmıyla ma‘rûf deri dolama ve (...) ve kırmızı Macar kalpağı ve sıkma deri çakşır ve kısacık esvâb geyüp çokluk Türkçe bilmezler, cümle Macarca tekellüm ederler, zîrâ ekseriyyâ ihtilâtları Macar küffârıyladır, ammâ gâyet musallî ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at hâl sâhibi gâzîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a ·
metinde göster ·
Lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhâtları: Cümle halkı Boşnakdır, ammâ fasîh u belîğ
Macarca
ve Nemsece bilirler, ammâ Türkçe'yi ol kadar bilmezler. Lâkin hodi sedi bilir g …
Lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhâtları: Cümle halkı Boşnakdır, ammâ fasîh u belîğ Macarca ve Nemsece bilirler, ammâ Türkçe'yi ol kadar bilmezler. Lâkin hodi sedi bilir gayri kelâm bilmez gâzîlerdir ve gâyet garîb-dost kerem sâhibi halîm ve halûk âdemlerdir. Ve gâyet ganîmet diyârdır. Cümle sahrâsı mahsûldârdır. Ve cümle Sırf ve Bosgak ve Macar re‘âyâları gâyet mutî‘lerdir. Ve bir vukıyye ekmek beyâz ve hâs bir akçeyedir ve bir vukıyye koyun eti iki akçeye ve sığır lahmı bir akçeye ve bir araba yükü kavun ve karpuz beş akçeyedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bânîsi Ungurus krallarından Laslo Kraldır. Sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında Sinân Paşa bu kal‘ayı ve Pirespirim kal‘asın bir seferde feth etmişdir. Hâlâ Budin eyâletinde bizim Ustolni-Belgrad sancağı hükmünde subaşılıkdır ve Belgrad nevâhîsi niyâbetidir. Dizdârı ve dörd yüz merdüm-hisârı vardır, gayri zâbitleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 16a ·
metinde göster ·
altmış demekdir, ya‘nî altmış yılda tamâm olmuş kal‘a-i kadîmdir kim Menûçehr e …
Lisân-ı Macarca altmış demekdir, ya‘nî altmış yılda tamâm olmuş kal‘a-i kadîmdir kim Menûçehr evlâdları Acem'den firâr edüp bu kal‘ayı anlar binâ etmişlerdir. Ba‘dehu niçe mülûkdan mülûka bu kal‘a intikâl edüp âhır-ı kâr Nemse kralı Lagoş Kral elinde iken Lagoş Kral-ı dâl Mihaç cenginde Süleymân Hân askeri elinde kral batakda mürd olup ba‘dehu Sultân Süleymân bu kal‘a-i Hatvan'ı sene 951 târîhinde Süleymân Hân bu kal‘a üzre azîmet etdikde bu kal‘a-i Hatvan ol asırda iki aded Macar kapudanlarının destinde olup iki dahi karındaşlar idi. İkisinin mâbeynlerinde mücâdele 34b vâki‘ olup biri Süleymân Hân'a kal‘ayı vermek sadedinde iken büyük karındaşı olan Mikloş nâm kâfir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a–34b ·
metinde göster ·
… âyet mü’eddeb ve mü’eddebelerdir. Ve halkı cümle Boşnak'dır, ammâ fasîh u belîğ
Macarca
ve Nemsece bilirler. Lâkin gâyet hîle ve hud‘a bilmez oğuz tâ’ifedir. Hakkâ ki …
Der-manzara-i tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı belde-i Eğri: Evvelâ doğru demek gerek, Hatvan kapusundan tâ Felemet kapusuna varınca bu varoş içre levendâne yürüyüp kâmil dörd bin germe adımdır. Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi gâyet meşhûr ve meşhûrelerdir, ammâ gâyet mü’eddeb ve mü’eddebelerdir. Ve halkı cümle Boşnak'dır, ammâ fasîh u belîğ Macarca ve Nemsece bilirler. Lâkin gâyet hîle ve hud‘a bilmez oğuz tâ’ifedir. Hakkâ ki bir hadîs-i şerîfde Hazret-i Risâlet-penâh buyurur: Hadîs: Arapça Bülüh ya‘nî oğuz tâ’ifesi ola. İşte bu hadîs-i şerîf mâ-sadakı üzre bu Eğre halkı oğuzlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
… ar derler ve cümle Eğre re‘âyâsı dahi Orta Macar'dır. Anıniçün Eğre halkı fasîh
Macarca
tekellüm edüp gâyet garîb-dost şehbâz gâzîleri var. (---)(---)
Ve cümle gâziyân-ı mücâhidânlardır kim her gün Filek ve Seçan ve Germat ve Semendire ve Honot ve Külvar kal‘alarının kâfirleriyle ceng-i cidâl ve harb-i kıtâl etmededirler, zîrâ kal‘a-i Eğre bu mezkûr kâfir kal‘alarının tâ ortasında vâki‘ olmuşdur. Ve bu kal‘a kâfirlerine Orta Macar derler ve cümle Eğre re‘âyâsı dahi Orta Macar'dır. Anıniçün Eğre halkı fasîh Macarca tekellüm edüp gâyet garîb-dost şehbâz gâzîleri var. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
(---) demekdir. Bânîsi Orta Macar krallarından Matra Palatinuş Kral binâsıdır. …
Lisân-ı Macarca (---) demekdir. Bânîsi Orta Macar krallarından Matra Palatinuş Kral binâsıdır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp âhır-ı kâr sene 982 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında be-dest-i Mustafa Paşa feth olup Budin sancağı olmuşdu. Yigirmi dörd sene dest-i İslâmda kalup ba‘dehu sene 1002'de küffâr bu kal‘aya istîlâ edüp aldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 40b ·
metinde göster ·
(---)(---) demekdir. Bânîsi serhadlilerin ve esîr papasların ma‘lûmları olmadu …
Lisân-ı Macarca (---)(---) demekdir. Bânîsi serhadlilerin ve esîr papasların ma‘lûmları olmaduğundan bânîsi tahrîr olunmadı. Bu dahi Murâd Hân-ı Sâlis asrında dest-i Âl-i Osmân'da olup buna dahi küffâr sene 1002 zafer bulup altmış sene dest-i küffârda kalup Perverdigâr'a sad lek hamd ü senâ olsun bu sene 1074 de küffâr Leve [ve] Litre kal‘alarına bedel {bu kal‘a-i Germat'ı} verüp mîr-i livâlığı Budin alaybeğliğinden ma‘zûl Ömer Ağa'ya ihsân olunup sancak-ı İslâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
… n beş nefer ihtiyârlar tarafeynde tercümânlar "Halt-ı kelâm 45a etmesin" deyü
Macarca
ve Nemse ve Çehe ve Leh ve Türkçe bilir âdemler korlarmış.
Hemân bizden dahi bir Üstürgon ve bir Ustolni ve bir Eğri ve bir Budin ve bir Kanije odabaşıları paşadan bir koyun yağlığı alup kefere elçisine selâm götürüp beş nefer odabaşılar anlar dahi kâfirin elçisi yanında kaldılar. Meğer bu bizim elçi yanında kalan ihtiyâr kefere ve kefere elçisi yanında kalan beş nefer ihtiyârlar tarafeynde tercümânlar "Halt-ı kelâm 45a etmesin" deyü Macarca ve Nemse ve Çehe ve Leh ve Türkçe bilir âdemler korlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b–45a ·
metinde göster ·
… ü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker nisvân-ı bintânları var kim söze gelseler
Macarca
bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât ederler.
Âb [u] hevâsının letâfeti ve mahbûb u mahbûbesinin letâfeti bir diyârda yokdur kim cümle nisvânları sâhib-i cemâl ve latîfü'l-i‘tidâl hûb-manzar ve perî-peyker nisvân-ı bintânları var kim söze gelseler Macarca bedî‘u'l-beyân ve fasîhu'l-lisân kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·