Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem …
Ol asırda Macaristân'da Salanta sahrâları ve Dobraçin ve Keçkemet ve Gingöş ve Peşte sahrâları ve Sirem ve Semendire vâdîleri serâpâ Karadeniz olup Venedik körfezi sâhilinde Dodoşka vilâyetinde mezkûr Karadeniz Venedik körfezine munsab olduğu yerler hâlâ nümâyândır. Hattâ Silisre eyâletinde Pravadi kal‘ası evc-i semâya ser çekmiş bir kal‘a-i bâlâdır, ol asırda bu kal‘a leb-i deryâda imiş. Hâlâ keştîler bağlamak içün demir halkalar vardır, durur ve zamân-ı kadîmde gemi küpeşteleri ve bodostomaları kayalara dokunmakdan rahnedâr etdükleri yerler ayân u beyândır. Ve Karadeniz'in bir alâmeti dahi cezîre-i Kırım içre Bâğçesarây'a bir merhale karîb Menkûb kal‘ası derler ebr-i nîlgûna ser çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir, anda dahi keştîler yatacak limanlar ve kayalar üzre keştî bağlamak içün amûd-ı müntehâlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9a ·
metinde göster ·
… endo Kıral'ın ammisi Yanvan Kıral ki Tevârîh-i Yûnân sâhibidir, ol asırda Erdel
Macaristân'ında
Yanova nâm şehirde makarr edinüp tahtgâh edinmiş idi. Çünki bürâderzâdesi Vezen …
Ve bu İslâmbol'un yedinci bânîsi Vezendo Kıral'ın ammisi Yanvan Kıral ki Tevârîh-i Yûnân sâhibidir, ol asırda Erdel Macaristân'ında Yanova nâm şehirde makarr edinüp tahtgâh edinmiş idi. Çünki bürâderzâdesi Vezendon Kıral babasının tahtgâhı olan Makdonya şehrini ta‘mîr [u] termîm edüp her pâdişâh İslâmbol içre birer âsâr-ı hayrât etdüklerin istimâ‘ edince Yanvan Kıral dahi eyle seva[d-ı] mu‘azzamaya su lâzımdır deyü İslâmbol'a su getirmeğe bezl-i himmet edüp var makdûrun sarf eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 11a ·
metinde göster ·
… nden gelir. Ammâ bu hakîr sene 1071 târîhinde merhûm Seydî Ahmed Paşa ile Erdel
Macaristânın
harâc-güzâr edüp Rakofçi la‘îni katl etdüğimiz sene bu hakîr çete ve potura kov …
Esnâf-ı civacıyân: Dükkân beş, nefer 10, pîrleri nâ-ma‘lûmdur. Ancak bir ma‘den-i sun‘-i Hudâ'dır. Leh vilâyetinde Daniska iskelesi'nden gelir. Ammâ bu hakîr sene 1071 târîhinde merhûm Seydî Ahmed Paşa ile Erdel Macaristânın harâc-güzâr edüp Rakofçi la‘îni katl etdüğimiz sene bu hakîr çete ve potura kovarak Nagbanya Ejder kal‘ası altında kemîngâhda yatırken bir kirechâne gördük, esîrlerimizden Macar lisânı üzre su’âl etdik. Meğer ol mahalde bir gûne beyâz göz göz olmuş değirmen taşı dağlar gibi yığılmış, anlara âteş edüp anlardan civa akup hafirlere dolup civayı köpek derisi tulumlarına korlar, gayrı yerde durmak ihtimâli yokdur, böyle bir ma‘dendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188b ·
metinde göster ·
… bunda Vereg kenîsesi dördüncü Nemçe çâsârı olan Beç'de İstefân Kenîsesi beşinci
Macaristân'da
nehr-i Tise'ye bir menzil karîb Faşa kenîsesi altıncı Kudüs-i şerîf kurbunda Ha …
Ekâlîm-i seb‘ada temâşâ etdiğimiz yedi manastır-ı mu‘azzamdır. Biri Revân kurbunda Üç kenîsesi biri Nahşevân kurbunda Yedi kenîse üçüncüsü yine Van kurbunda Vereg kenîsesi dördüncü Nemçe çâsârı olan Beç'de İstefân Kenîsesi beşinci Macaristân'da nehr-i Tise'ye bir menzil karîb Faşa kenîsesi altıncı Kudüs-i şerîf kurbunda Hazret-i İsâ'nın müştak olduğu Beytü'l-lahm deyri yedincisi Kudüs-i şerîf içinde cemî‘i Nasârânın bilâ teşbîh ma‘bedgâhları olan Kumâme deyri ol dahi acîb ü garîb deyr-i kebîr-i musanna‘dır kim tavsîf olunmuşdur. Ammâ bu Çanlı kenîse dahi ibret-nümâ bir binâ-yı acîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 87b ·
metinde göster ·
ve eyâlet-i Eğre'den ve eyâlet-i Tımışvâr'dan ve Eflâk ve Boğdan'dan ne kadar g …
Ammâ nehr-i Tuna'nın sol tarafında Macaristân'dan ve eyâlet-i Eğre'den ve eyâlet-i Tımışvâr'dan ve Eflâk ve Boğdan'dan ne kadar geçid vermez nehr-i azîmler Tuna'ya mahlût olursa anı beyân eder,ve billahi’t-tevfîk
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 116a ·
metinde göster ·
Bu mezkûr birâderânlar Acem diyârından bu hâk-i pâk
Macaristan'a
gelüp tenâsül bularak kavm-i Macar çok olup ekseriyyâ kelimât-ı Macar'da Fârisî …
Bu mezkûr birâderânlar Acem diyârından bu hâk-i pâk Macaristan'a gelüp tenâsül bularak kavm-i Macar çok olup ekseriyyâ kelimât-ı Macar'da Fârisî lugatlar çok isti‘mâl olunur gâyet lezîz lisândır. Hattâ birbirlerine lehce-i mahsûsaları ile gâyetü'l-gâye i‘zâz ü ikrâm tevâzu‘ ile îhâmlı kelimâtlar edüp hüsn edâlar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126b ·
metinde göster ·
… rdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz
Macari
hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmu …
Serdâr-i zafer-şi‘âr kal‘a-i Kihalom altinda Rûmeli ve Anadolu vel-hâsil-i kelâm seksen yedi bin askerle kalup kral ile yek-dil [ü] yek-cihet olup hazîne-i pâdişâhî cem‘ine mukayyed olup tahsîl olan mâl-i pâdişâhî ve hazâ’in-i serdâr-i mu‘azzami ve gayri mâl-i vüzerâlari cümle kal‘a-i Kihalom içine koyup Hisim Mehemmed Paşa'yi ve Çatalbaş Paşa'yi ve Yentür Hasan Paşalari cümle askerleriyle kal‘a içine koyup muhâfazaci ta‘yîn etdi, ammâ nezâketle kal‘a kabza-i teshîre alinup cümle asker kal‘a altinda tinâb tinâba meks edüp kal‘aya seyr[e] gitdiler. Zîrâ bu kal‘a-i Kihalom gâyet sa‘b ve metîn hisâr-i üstüvârdir kim diyâr-i Erdel'in kilididir. Bir zemîn(?) vâdîde vâki‘ olmuşdur kim Saz Macari hâkiyle Seykel vilâyeti ve Erdel hâki arasinda üç vilâyet hudûdunda inşâ olunmuş gâyet latîf ve sîn kal‘a-i rengîn ve sengîn Şeddâdî binâ-yi metîn bir sûr-i (...). Zemîni eyledir kim iki dere ağzinda bir mürtefi‘ toprakli bir âlî bayir üzre vâki‘ olmuş tula binâ şekl-i müdevver bir kal‘a-i ra‘nâdir kim gûyâ kuğu gibi beyâz münevver bir kapulu ve yedi kenîseli ve mükemmel cebehâneli havâlesiz iki kat kal‘a-i şîrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… den hâlâ küşâde bir ılıcadır, ammâ gâyet nâfi‘ olduğundan tâ Dib Firengistân ve
Macaristân'dan
araba araba niçe bin küffâr vere ile gelüp bu germâbe çimüp cemî‘i ilel ve ille …
Ta‘rîf-i Açık ılıca: Boşnaklar Üstü Açık ılıca derler. Cemî‘i krallar bu ılıca üzre kubâblar ve tâk-ı Kisrâlar yapup tamâm olunca hemân yere geçer. Ol ecilden hâlâ küşâde bir ılıcadır, ammâ gâyet nâfi‘ olduğundan tâ Dib Firengistân ve Macaristân'dan araba araba niçe bin küffâr vere ile gelüp bu germâbe çimüp cemî‘i ilel ve illetden arı olup vücûdunda olan cereb ve bahak ve cüzâm gidüp vücûdu bir dürr-i yetîm-misâl pâk olur. Hattâ kırk gün bu germâba girüp âb-ı hummasından nûş eden bera[s] zahmeti ve Fireng zahmetinin yedi gûne emrâz-ı muhtelifelerinden halâs olur, ammâ gâyetü'l-gâye perhîz ve kendüyi ısıcak dutmak lâzımdır, zîrâ bu germâb ol kadar issidir kim tavuk yumurtasın pişirir. Belki âdemin hayâsın yumurtasın bile pişir[ir]. Tâ şol mertebe issi germâbdır, ammâ bu ılıcaya avretler girse anların bir şey’i pişmez, zîrâ anlar hayâsızdır. Hakkâ anların dahi bu Üstü Açık Ilıca'da avretlere mahsûs ılıcaları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
… bi papasın ma‘bedhânesi olup tahtgâh-ı Lagoş Kral olup cemî‘i krallar ve cemî‘i
Macaristân
ve Firengistân Nasârâları Üstürgon sâhibi olan irşek papası ziyârete gelüp niçe …
Üçüncü tabakada bu Üstürgon irşeki gorona sâhibi papasın ma‘bedhânesi olup tahtgâh-ı Lagoş Kral olup cemî‘i krallar ve cemî‘i Macaristân ve Firengistân Nasârâları Üstürgon sâhibi olan irşek papası ziyârete gelüp niçe kral-ı bed-fi‘âller bu irşek papasa birer ikişer milyon akçe nezerât mâl getirirlerdi. Bu irşek dahi cemî‘i mâlı bu kal‘a-i Üstürgon'a sarf edüp cedd-i nâ-pâki olan Koca Mihadi Laslo Kral'ın binâ etdiği kal‘a-i Üstürgon'u ve iç kal‘ada olan Kızılelma deyrini ve nehr-i Tuna kenârında bir varoş-ı azîmini ol kadar amâr edüp ol kadar tezyîn etdi kim cemî‘i kâfiristândan her sene niçe yüz bin küffâr gelüp Kudüs-i Şerîf gibi bu Üstürgon'u ziyâret edüp irşek papasa nezerâtlar verirlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… amaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i
Macaristân'da
bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı …
Mezkûr yigirmi aded ağaların cümle (---) aded kal‘a neferâtları vardır, ammâ bunlar cümle kal‘a müstahfızânlarıdır. Kal‘adan ba‘îd aslâ bir yere gitmezler, ammâ kapudan ve askeri ve martolosân ve çeteciyân ve poturacıyân, bunlar çete ve poturalara gidüp baş ve dil alup ba‘zı ulak ve yolcuları götürüp getirmeğe me’mûr askerlerdir, ammâ cümlesi gâyet güzîde bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr yiğitleri var. Cümlesi bir yere seğirdim etseler dörder ve beşer çatal atlar ile seğirdüp her birinin elinde ve belinde ve yeninde ve yakasında ve atlarının eğer kaşlarında ve terkilerinde beşer ve altışar aded çarhlı karabina tüfengleri var. Cümle esbâbları Macar gibi güderi dolama geyerler. Gören bunları Macar katanası sanırlar, zîrâ şeb [ü] rûz Macar içinde ceng etmededirler. Ve cümlesi fasîh ü belîğ Macar lisânı bilirler. Bu lisânlarıyla tâ vilâyet-i Alaman'a gidüp esîr kapup gelirler. Gâyet zehr-i mârdan kattâl asâkir-i sâhib-i celâldirler. Hattâ Budin kavmi bu Üstürgon gâzîlerine mu‘âdil olamaz, zîrâ bunlar hışm-ı sihâm-ı kazâ-yı mübrem gibi bî-amân kavmdirler. Cemî‘i Macaristân'da bir Tatar askerinden bir dahi bu Üstürgon kavminden havf ederler. Hattâ diyâr-ı Alaman'da bir kâfir bir kefereye söğse,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… avattun edüp Alaman dağlarında fîl kadar bir ayu dutup kırk sene kâmil bu ayuyu
Macaristân'da
oynadup vâfir hazîne peydâ edüp aşâir [ü] kabâili tenâsül bularak bu mahalle kâ …
Lisân-ı Macar'da Leve demek (---)(---) demekdir. Bânîsi tâ Menûçehr evlâdlarından Nagban Yejder asrında bir Çingane-i Moğol Nagban ile Acem'den bile gelüp bu mahalde kabâiliyle tavattun edüp Alaman dağlarında fîl kadar bir ayu dutup kırk sene kâmil bu ayuyu Macaristân'da oynadup vâfir hazîne peydâ edüp aşâir [ü] kabâili tenâsül bularak bu mahalle kâr etdiği ayu mâlıyla bir kal‘a binâ edüp ayunun ismiyle bu kal‘aya Leve deyü nâm kor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133a ·
metinde göster ·
… mleketin urup nehb ü gâret etmek fermân olunup kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr ile
Macaristân'a
revâne oldular.
Bu mahalde Ahmed Giray Sultân'a Orta Macar memleketin urup nehb ü gâret etmek fermân olunup kırk bin Tatar-ı sabâ-reftâr ile Macaristân'a revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134b ·
metinde göster ·
… ne-i mübârekede bu nehr-i Morava kenârında ve karşu taraflarında Hırvadistân ve
Macaristân'ın
Mekemorya vilâyetin ve İslovin vilâyetin (---)(---)(---) ve Dodoşka vilâyetle …
"Devletli vezîr, askerimiz bıldırdan berü üç kerre kışda kıyâmetde niçe yerlere imdâdlar verüp seferler etdiklerinden zebûnlardır. Bu sene-i mübârekede bu nehr-i Morava kenârında ve karşu taraflarında Hırvadistân ve Macaristân'ın Mekemorya vilâyetin ve İslovin vilâyetin (---)(---)(---) ve Dodoşka vilâyetlerin harâb u yebâb ve hânelerin türâb ve hayvânâtların kebâb edüp mâl-ı ganâ’imleriyle asâkir-i İslâm muğtenem olup tâ kal‘a-i Ni‘met-Uğvar'a ve kal‘a-i Beç'e ve kal‘a-i Prak'a varınca tahrîb-i bilâd ve ta‘zîb-i küffâr-ı bed-nihâd üzre mütevekkilen alallâh deyüp azîmet edelim ve ol kâfir diyârlarının dâr-ı diyâr düyûrları ve kasabât u kurâ ve belîde ve kılâ‘lar ve bukâ‘ u suyâ‘sını nehb ü gâret etmek ile küffâr-ı bî-âr-ı bedkâr üzre tamâm galebe vü kuvvet ü nusret hâsıl olur ve düşmen-i dîn olan bî-dîn Nemse ve Hırvad'a mûris-i felâket olur" deyü müşâvere bu re’y üzre itmâm-ı kelâm edüp bu tedbîre karâr verdiler. Hemân vezîr-i sâhib-tedbîr eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183b ·
metinde göster ·
… gitmeğe karâr verüp âmâde olduk, ammâ bu mahalde buhayre-i Balatin var, cemî‘i
Macaristân
ve Frengistân'da meşhûr-ı âfâkdır.
Andan yine Kopan sancağında Kopan'a 4 sâ‘at karîb kal‘a-i Dünyol, şekl-i müseddes Şeddâdî taş binâ handaklı ve bir kapulu ve bir câmi‘li ve dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı ve mükellef hâneleri ve kifâyet mikdârı dükkânları ve bir hânı var, lâkin hammâmı ve gayri imâretleri yokdur.} Niçe yüz pâre kılâ‘ların dahi küffârları bir yere cem‘ olup Raba suyu kenârlarına gitmek üzreler iken bize râst gelüp yüz yetmiş yiğidimiz şehîd olup bu kadar şehîdlerimiz gücile alup kaça kaça işte şimdi geldik. Siz bu kadarca âdemler ile kanda kan içine gidersiz, sakının Balatin gölünden gitmen. Cihânı küffâr dutmuş" deyü cevâb vericek cümle kal‘a ağaları da Balatin gölü yolundan gitmeğe rızâ vermeyüp gerü Seğitvar kal‘ası taraflarına gitmeğe karâr verüp âmâde olduk, ammâ bu mahalde buhayre-i Balatin var, cemî‘i Macaristân ve Frengistân'da meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a ·
metinde göster ·
… n kesmezden mukaddem Deşt-i Kıpçağ ve Hâmûn-ı Azak ve Sahrâ-yı Salanta ve cümle
Macaristân
tâ kûh-ı Alman'a varınca Karadeniz olup Akdeniz'e Venedik körfezinde birbirleri …
"Kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Karadeniz boğazın kesmezden mukaddem Deşt-i Kıpçağ ve Hâmûn-ı Azak ve Sahrâ-yı Salanta ve cümle Macaristân tâ kûh-ı Alman'a varınca Karadeniz olup Akdeniz'e Venedik körfezinde birbirlerine mahlût olurmuş. Çünki emr-i Hak ile İskender Karadeniz boğazın kesüp eski İslâmbol kim Makedonya şehridir, Karadeniz ol şehr-i azîmi gark edüp 10b ve mukaddemâ şehirlerin gark edüp Akdeniz'e munsab oldukdan sonra Deşt-i Kıpçağ ve Kırım ve Macaristân cümle perîşân olup bu buhayre-i Balatin ol zamânda Macaristân içre kalmışdır" deyü Yanko ibn Madyan'ın birâder-i kihteri Yanvan târîhinde lisân-ı Yûnânca acâ’ib yazmış bir mu‘temed kefere tevârihidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a–10b ·
metinde göster ·
… şehirlerin gark edüp Akdeniz'e munsab oldukdan sonra Deşt-i Kıpçağ ve Kırım ve
Macaristân
cümle perîşân olup bu buhayre-i Balatin ol zamânda Macaristân içre kalmışdır" d …
"Kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Karadeniz boğazın kesmezden mukaddem Deşt-i Kıpçağ ve Hâmûn-ı Azak ve Sahrâ-yı Salanta ve cümle Macaristân tâ kûh-ı Alman'a varınca Karadeniz olup Akdeniz'e Venedik körfezinde birbirlerine mahlût olurmuş. Çünki emr-i Hak ile İskender Karadeniz boğazın kesüp eski İslâmbol kim Makedonya şehridir, Karadeniz ol şehr-i azîmi gark edüp 10b ve mukaddemâ şehirlerin gark edüp Akdeniz'e munsab oldukdan sonra Deşt-i Kıpçağ ve Kırım ve Macaristân cümle perîşân olup bu buhayre-i Balatin ol zamânda Macaristân içre kalmışdır" deyü Yanko ibn Madyan'ın birâder-i kihteri Yanvan târîhinde lisân-ı Yûnânca acâ’ib yazmış bir mu‘temed kefere tevârihidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a–10b ·
metinde göster ·
"Kaçan kim İskender-i Zülkarneyn Karadeniz boğazın kesmezden mukaddem Deşt-i Kıpçağ ve Hâmûn-ı Azak ve Sahrâ-yı Salanta ve cümle Macaristân tâ kûh-ı Alman'a varınca Karadeniz olup Akdeniz'e Venedik körfezinde birbirlerine mahlût olurmuş. Çünki emr-i Hak ile İskender Karadeniz boğazın kesüp eski İslâmbol kim Makedonya şehridir, Karadeniz ol şehr-i azîmi gark edüp 10b ve mukaddemâ şehirlerin gark edüp Akdeniz'e munsab oldukdan sonra Deşt-i Kıpçağ ve Kırım ve Macaristân cümle perîşân olup bu buhayre-i Balatin ol zamânda Macaristân içre kalmışdır" deyü Yanko ibn Madyan'ın birâder-i kihteri Yanvan târîhinde lisân-ı Yûnânca acâ’ib yazmış bir mu‘temed kefere tevârihidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 10a–10b ·
metinde göster ·
türâbı aslında bataklı yerler olmak ile ormanlık ve gün görünmez dırahtistân yo …
Ve bu Macaristân'ın türâbı aslında bataklı yerler olmak ile ormanlık ve gün görünmez dırahtistân yollar olduğundan mahsûlâtları az olur. Ol ecilden zemîni çift sığırlar ile tarlaların balık sırtı gibi sırt sırt yüksek tarlalar edüp sırtlar üzre ekin ekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… kenîseli Budin'in Macar re‘âyâsı köyüdür ve nehr-i Rakoş yıldız cânibinde Orta
Macaristân'ın
Filek kal‘ası dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp Vaç kal‘ası ile Peşte kal …
Nehr-i Rakoş kenârında üç yüz hâneli ve üç kenîseli Budin'in Macar re‘âyâsı köyüdür ve nehr-i Rakoş yıldız cânibinde Orta Macaristân'ın Filek kal‘ası dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp Vaç kal‘ası ile Peşte kal‘ası arasında nehr-i Tuna'ya böyle mahlût, andan yine şark tarafına meyyâl gidüp karye-i Tarçay, andan karye-i Kırıştoş, ya‘nî Allâh köyü, andan karye-i Çapa, andan karye-i Piyeçel, bu Macar köylerin ubûr edüp andan ne‘ûzü billâh Değirmenderesi nâm bir benâm boğaz boğaz(?) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu yerleridir kim cümle Macaristân'da kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve Külvare ve Semendire küffârları cümle bu Değirmenlik deresi nâm mahal memerr-i nâs olmak ile cümle ibâdullâhları küffâr bu mahalde basup esîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
… ) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu yerleridir kim cümle
Macaristân'da
kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve Külvare ve Semendire küf …
Nehr-i Rakoş kenârında üç yüz hâneli ve üç kenîseli Budin'in Macar re‘âyâsı köyüdür ve nehr-i Rakoş yıldız cânibinde Orta Macaristân'ın Filek kal‘ası dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp Vaç kal‘ası ile Peşte kal‘ası arasında nehr-i Tuna'ya böyle mahlût, andan yine şark tarafına meyyâl gidüp karye-i Tarçay, andan karye-i Kırıştoş, ya‘nî Allâh köyü, andan karye-i Çapa, andan karye-i Piyeçel, bu Macar köylerin ubûr edüp andan ne‘ûzü billâh Değirmenderesi nâm bir benâm boğaz boğaz(?) sazlı ve bataklı ve çataklı mel‘ûn kâfirlerin cümle pusu yerleridir kim cümle Macaristân'da kal‘a-i Seçan ve Germat ve Hollok ve Buyak ve Filek ve Külvare ve Semendire küffârları cümle bu Değirmenlik deresi nâm mahal memerr-i nâs olmak ile cümle ibâdullâhları küffâr bu mahalde basup esîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
… ya kurbunda bir manastır-ı azîm var, cemî‘i kâfiristân ve Erdelistân'ın ve Orta
Macaristân
keferelerinin bilâ teşbîh ka‘beleridir. Eğer bu deyrde olan ilm-i mi‘mârîyi ve …
Zurnazan Mustafa Paşa Tabyası: Şehrin cânib-i erba‘asına havâledir. Aslâ uçan kuşları bile uçurmaz yigirmi pâre tavîl topları var kim görmeğe muhtâcdır. Ve bu tabya kurbunda bir manastır-ı azîm var, cemî‘i kâfiristân ve Erdelistân'ın ve Orta Macaristân keferelerinin bilâ teşbîh ka‘beleridir. Eğer bu deyrde olan ilm-i mi‘mârîyi ve bunda olan tasannu‘ât-ı tarz-ı tavr-ı binâyı medh eylesek başka bir tomâr-ı dırâz olur, ammâ Âl-i Osmân keferelere rağmen bu deyri cebehâne edüp içinde niçe bin top âletleri ve gayri mühimmâtlar mâl-â-mâldir. Ve buna karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
… fi‘dir ve niçe gûne nef‘i müşâhede olunmuş ılıcalardır kim cemî‘i Erdelistân ve
Macaristân'dan
beher sene niçe bin marîz cerebe ve frengiye mübtelâ kefereler gelüp bu ılıcala …
Cümle üç aded ılıcalardır, ammâ biri erlere ve biri avretlere ve birinin suyu hayvânâtlara nâfi‘dir ve niçe gûne nef‘i müşâhede olunmuş ılıcalardır kim cemî‘i Erdelistân ve Macaristân'dan beher sene niçe bin marîz cerebe ve frengiye mübtelâ kefereler gelüp bu ılıcalara girüp âb-ı hummasından nûş edüp bi-emrillâh şifâ bulurlar. Lâkin Budin'deki gibi mükellef binâlı germâblar değildir. Bu ılıcalar olduğiyçün bu kapuya Ilıca kapusu derler. Bu mahalde varoşun cümle (---) aded kapuları tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
… lardan gelmiş ve geyinmiş ve kuşanmış küffârlar cihânı dutmuş. Ammâ bu mahaller
Macaristân'dır
lâkin Nemse çâsârı hükmündedir ve cümle re‘âyâsı Macardır, aslâ bu mahallerde N …
Kralın komsarı, ya‘nî başbâkî kulu köyüdür. Tuna'dan iki sâ‘at ba‘îd beş yüz evli bir kenîseli ma‘mûr karyedir ve kral tarafından tenbîh olunmuş kim cemî‘i ubûr etdiğimiz köylerin cümle der-i dîvârların ak kuğu gibi amâr etmişler ve cümle yolları pâk ü pâkîze silüp süpürmüşler ve "Yollar izdihâm olsun" deyü sâ’ir kurâlardan gelmiş ve geyinmiş ve kuşanmış küffârlar cihânı dutmuş. Ammâ bu mahaller Macaristân'dır lâkin Nemse çâsârı hükmündedir ve cümle re‘âyâsı Macardır, aslâ bu mahallerde Nemse yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b ·
metinde göster ·
… let üzredir, zîrâ dâ’imâ şehri âdem deryâsıdır. Cemî‘i zamânda buğday ve arpası
Macaristân
ve Totlıkıstân vilâyetlerinden gelüp şehirleri sehel ganîmet olur.
Bu şehrin zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır. Deyyâr bu vilâyetlerde mânendi yokdur, zîrâ cemî‘i dağ u bâğ u râğ u ırağ u yakınları cümle nebâtât-ı gûnâ-gûn hâsıl olur. Bir kîlesi elli kîle mahsûl verir, ammâ halkı zirâ‘at edici değildir. Cümle çerçi ve boncukcu ve bıçakçı ve kuyumcudur ve çoğu bî-kayd tembelân-ı Horâsân gibi elleri eldivandan çıkmayup ayş-ı işrete meşgûller olduklarından vilâyetleri ekserî zamânda kıllet üzredir, zîrâ dâ’imâ şehri âdem deryâsıdır. Cemî‘i zamânda buğday ve arpası Macaristân ve Totlıkıstân vilâyetlerinden gelüp şehirleri sehel ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71b ·
metinde göster ·
… lunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Eflakândır. Bu mahaller gayri
Macaristân'dan
değildir, Baçka ve Laşka vilâyetleri add olunur.
Bu varoş kal‘anın kıble tarafında bâğlı ve bâğçeli ve müşebbek bostânlı varoş-ı azîmdir kim cümle 14 mihrâbdır. Cümleden Pîrî Paşa câmi‘i, babası Mütedeyyin Paşa câmi‘i. El-hâsıl beşinde salât-ı Cum‘a edâ olunur, mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Ve cümle iki bin aded kiremit ile mestûr tahtânî ve fevkânî mükellef vâsi‘ sarâylar var. Cümleden ma‘mûr u müzeyyen biri paşa sarâyı bâğ-ı Merâm'dır. Bunda bir hafta sâkin olup murâd [u] merâmımıza erüp cân sohbetleri etdik. Lâkin bu şehrin akar suları yokdur, cümle dörd yerde âb-ı hayât kuyuları vardır. Ve gâyet ganîmet şehirdir. Hatta bir at yemi bir kuş gözü akçeye ve bir kuzu on akçeye ve bir araba kavun ve karpuz beş peneze bey‘ olunur. Ve cümle re‘âyâsı Macar değildir, kefere-i Eflakândır. Bu mahaller gayri Macaristân'dan değildir, Baçka ve Laşka vilâyetleri add olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
Evvel ve âhir dest-i Macar'da vîrândır. İbtidâ diyâr-ı
Macaristân'da
bu kal‘ayı Menûçehr evlâdları Mâverâü'n-nehir'den bu iklîme gelüp dörd şehzâde- …
Evvel ve âhir dest-i Macar'da vîrândır. İbtidâ diyâr-ı Macaristân'da bu kal‘ayı Menûçehr evlâdları Mâverâü'n-nehir'den bu iklîme gelüp dörd şehzâde-i cüvân-baht Menûçehrzâdeler bu cây-ı menâsda dörd aded toprakdan yığılı kal‘alar binâ ederler. Ammâ taş ve rıhtım dolma değillerdir, ancak bir azîm toprak yığılı handaklı tabur kal‘alarıdır. Anıniçün Tatar kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 89b ·
metinde göster ·
… şecerler sâyebânlar olup aslâ çârsû-yı hüsne güneş te’sîr etmez. Gûyâ bu şehir
Macaristân'ın
Kurs vilâyetinde hemân Kaşa şehri gibi bâğ-ı İremdir.
Ve gayri çârsûlarda dahi gûnâ-gûn dırahtlar dikilmişdir kim cümle dükkân ahâlîlerine mezkûr şecerler sâyebânlar olup aslâ çârsû-yı hüsne güneş te’sîr etmez. Gûyâ bu şehir Macaristân'ın Kurs vilâyetinde hemân Kaşa şehri gibi bâğ-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
… a gelmişler. Böyle bir re’y-i tedbîr sâhibi Âsaf-ı Berhıyâ-yı Süleymân Hân'dır.
Macariyyü'l-asl
bir şecî‘ nefsinde bahadır gürbüz er imiş. Niçe feth [ü] fütûhâtına ve hayrât [ …
Ol Süleymân Paşa'dır kim Mısır'da iç kal‘ada Şeyh Sârî türbesinde İslâmbol tarzı câmi‘i vardır. Eyle bir vezîr-i müdebbir imiş kim Süveys'de üç yüz pâre kadırga binâ edüp yigirmi bin asker ile ve Mısır beği Özdemir Beğ'i atları ile kadırgaya koyup Süveys'den mütevekkilen alallâh deyüp Hindistân'da Ahmedâbâd'ı ve Dîvâbâd'ı ve bender-i Haydar-âbâd'ı kuvvet-i bâzû ile ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ederek Portakal küffârı elinden feth edüp bu kadar mâl-ı ganâyimi ile kabza-i teshîre alup yedi aydan sonra mezkûr benderleri Hind pâdişâhına hîbe eyleyüp mukâbelesinde Hind pâdişâhından bu kadar lek mâl-ı hazâyin alup donanma-yı İslâm ile Hindistân'dan avdet edüp Yemen diyârına gelüp anda dahi Moha ve San‘â ve Aden nâmında birkaç bender feth edüp Cidde'ye gelir, andan Mekke-i mükerremeye gelüp hac edüp andan ılgar ile Medîne-i münevverede Hazret-i Risâlet'i ziyâret edince cümle donanması Cidde'den Yenbû‘'a geldüği mesmû‘ları olup Hazret-i Resûl'ü ziyâret-i vedâ‘ edüp yine ılgar ile Yenbû‘'dan gemilere süvâr olup Mısır'a gelmişler. Böyle bir re’y-i tedbîr sâhibi Âsaf-ı Berhıyâ-yı Süleymân Hân'dır. Macariyyü'l-asl bir şecî‘ nefsinde bahadır gürbüz er imiş. Niçe feth [ü] fütûhâtına ve hayrât [u] hasenâtına hadd-i hasr yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329b ·
metinde göster ·