. Ammâ iki cânibinde olan dırahtların kökleri su içinde balık ağı şebekesi gibi …
Ve ta‘tîl günleri niçe bin kayık ve peremeye süvâr olmuş niçe bin pîr [ü] cüvân âşıkân-ı sâdıkân bu câ-yı meserrete gelüp her biri birer gûne cilvelenirler. Ba‘zı cânlar mahbûbları ile mezkûr nehre girüp şinâverlik edüp birbirlerin 145b bî-bâk dirâgûş ederler bir nehr-i mahabbetdir. Ammâ iki cânibinde olan dırahtların kökleri su içinde balık ağı şebekesi gibi olup ba‘zı cânların ayağına ol kökler geçüp "Hay deniz mâliki beni tutdu" deyüp havfından gark olur. Gâyet ihtirâz lâzımdır. Anda ise mâlik olmak ihtimâli yokdur. Yine böyle iken niçe bin dilberân mukaşşer bâdâm gül-pembe-misâl vücûd-ı nâzenînlerin nîlgûn ibrîşim fûtalara sarup mâhîler gibi gavvâslık edüp âşıklarına dil-nüvâzlık ederler. Ve herkes cavk cavk olup köşe köşe sâz u söz ile Hüseyin Baykara sohbeti ederler. Ve bu câ-yı sürûrda bir oda acemî oğlanıyla bir acemî çorbacısı hükûmet edüp bârûdhâne üzre hidmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a–145b ·
metinde göster ·
, kilidi râstlıkdır, dürüstlükdür, yemişi kişi kendi vücûdun bilmekdir, hazînesi …
İmâm Ca‘fer-i Sâdık eydir: Fakrın aslı hüsn-ı hulkdur, mahabbetdir, kilidi râstlıkdır, dürüstlükdür, yemişi kişi kendi vücûdun bilmekdir, hazînesi Allâh'ı bilmekdir, gevheri meskenetdir. Bunları bilen Hazret-i Alî kavlince Arapça ya‘nî kendüyi bilen Tanrısın bilir demekdir. Bilgil kim yüz yetmiş tarîk içre kendüyi bilüp Rabbisin bilür cânlar vardır kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür, ammâ kimi ümenâ ve kimi evtâd ve kimi nücebâ ve kimi nükebâ ve kimi büdelâ ve kimi melâmiyyûn ve kimi rücebâ ve kimi (---)(---)(---)(---)(---) ve kimi mülebbes avân sıfatında ve kimi meşâyih-sıfatda ve kimi fâsık sıfatında mest [ü] medhûş gezer gûnâ-gûn esnâf kulları vardır. Ve hadîs-i kudsîde:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 150a ·
metinde göster ·
… iye ve ma‘âcîn-i Uşşâkî bey‘ olunup dilber lebi ma‘cûnu bâzâr olur. Bir bâzâr-ı
mahabbetdir
kim aslâ uşşâkdan hâlî değil bir kân-ı zürefâ ve yârân-ı vefâ esvâkıdır.
Ve tahte'l-kal‘ada elli aded dükkânlı ve iki başı dervezeli sûk-ı sağîredir. Ammâ kârgîr değildir. Bunda edviye ve ma‘âcîn-i Uşşâkî bey‘ olunup dilber lebi ma‘cûnu bâzâr olur. Bir bâzâr-ı mahabbetdir kim aslâ uşşâkdan hâlî değil bir kân-ı zürefâ ve yârân-ı vefâ esvâkıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37b ·
metinde göster ·
kim beş yüz âdem alur, hayli vâsi‘ mescid-i zîbâdır. Ve kubbesi eflâke ser çekm …
Ve bir meydân-ı mahabbetdir kim beş yüz âdem alur, hayli vâsi‘ mescid-i zîbâdır. Ve kubbesi eflâke ser çekmiş zer-ender-zer nakş-ı bûkalemûn kubbe-i nîlgûndur. Ve bu meydân-ı mahabbetde tâ kubbenin vasatında minber külâhı-misâl bir alçacık sivri kubbe-i pür-nûr vardır. Cânib-i erba‘ası dîbâ ve şîb ü zerbâf ile mestûr kubbecikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y352a ·
metinde göster ·