İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

mahalde kar*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
24
isabet
23 cümle/beyitte
8,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
12
farklı biçim
62 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi249,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–24 / 24

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“mahalde kar*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 257a … nâmında bir nehr-i azîm suyu var, gemiler girer. Kûh-ı Elburz'dan berü gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsab olur. Mâh-ı temmûzda aslâ geçid vermez âb-ı hayâtdır. Kış günleri gemile …
EÇS II 258a … rdır. Sovuksu nâmıyla geçit vermez bir nehr-i azîmi Çerkes dağlarından gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsab olur. Âb-ı hayâtdan nişân verir bir nehr-i azîm kenarına vâkı‘ olmağıla …
EÇS II 344a … rbirlerine mahlût olup iner. Kasaba-i Çârşenbe içre cereyân edüp iner (---) nâm mahalde Karadeniz'e munsab olur, nehr-i azîmdir. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde dağlar ve dere ve depe …
EÇS II 351a–351b … ynadan şehbâzlara "Amân ey ümmet-i Muhammed, amân" deyü feryâd ederler. Paşa bu mahalde karşu tarafdan mehterhânesin döğerek gelüp bu hâli gördükde Kurdsarâyı kasabası re‘ây …
EÇS II 372b–373a … serverlerinin bahâdır [u] hünerverlerin başına cem‘ edüp bir gün Söğüd dağı nâm mahalde Kara Haydaroğlu'nu yataklandurup andan firâr eder. Ba‘dehû andan başına iki yüz nâm- …
EÇS II 373b–374b … vakt-i gurûb olup âlem-i şeb-i zulmete varup çeşm-i pür-hûnlar nâ-bînâ olup ol mahalde Kara Haydaroğlu firâr edüp nâ-peydâ olur. Kara Hasan Ağa'nın askeri dahi bî-dermân o …
EÇS III 51b–52a … adar mâl-ı hazâ’in ve cebehâne ve hayme vü hargâh ve bâr-ı bengâh Deveboynu nâm mahalde kar içinde kalup Tabanıyassılı Yavaşça Mehemmed Ağa nâmında bir ağamız cânından bîz …
EÇS IV 212a … düp Dârâ Şâh münhedimen kal‘a-i Nasîbîn kurbünde taht-ı kadîmi olan Karadar nâm mahalde karâr etdi, ammâ hâlâ bu Göllü sahrâsında Dârâ Şâh'ın helâk olan Acem üstühânları püş …
EÇS IV 273a Ve bu mahalde karâr eden hânın akîbince kovmağa giden Malazgirdli Mehemmed Beğ gelüp atları kalmış …
EÇS IV 299b … d u bend edüp ol yevm-i nahs-ı müstemirde Rûmiyye'den cânib-i şimâle çıkdığımız mahalde karşudan bir ulu gird-i gubâr evc-i âsumâna peyveste olduğu nümâyân olup içinden bir ask …
EÇS IV 359a … kemâların cem‘ edüp eydür: "Hamd-i Hudâ benim karnımın acısı zâ’il oldu. Tiz bu mahalde Karne nâm bir şehr bünyâd olunsun." deyü bir şehr-i mu‘azzam inşâ edüp ismine şehr-i …
EÇS V 54a Ve bu mahalde Karadeniz'den tuz çıkup kal‘a neferâtının mevâcibleri memlahadan hâsıl olurdu. Anda cümlemiz …
EÇS V 54a … a deresin atlar ile geçdik. Bu dere sol tarafda Durujunka vilâyetinden gelüp bu mahalde Karadeniz'e munsabb olur küçük sudur. Ol suyu geçüp Karadeniz kenârınca taraf-ı şimâle 5 sâ …
EÇS V 129b … 'un Yedikulle burnunda bi-emr-i Hudâ bir beyâz râdde deryâ üzre çekilmişdir. Ol mahalde Karadeniz Akdeniz'e mahlût olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Akdeniz dahi Sebte boğazında Ba …
EÇS V 187b … ol şiddet-i şitâda on iki bin salt ve sebük-bâr yiğitler ile Hacek sahrâsı nâm mahalde kar üzre Rakofçi Kral'ın seksen yedi bin aded cünûd-ı cünübiyle dokuşup hamd-i Hudâ …
EÇS VII 119b … a cereyân edüp Balıklağa ve Corguna ve İnkirmân {ve Çadır} dağlarından gelüp bu mahalde Karadeniz’e mahlût olur. Bu nehr-i Elma kenârında bâğ-ı İremden nişân verir nûreddîn sultân …
EÇS VIII 189b … asarrufa alup mesken-i dâru'l-bevâr edinmişlerdir. Anıniçün kış günleri bile bu mahalde karâr ederler, zîrâ Azağ'ın memer-i nâsıdır, ammâ sad şükr-i Hudâ bu mahalde Kalmıh'a …
EÇS VIII 202a … arından ve Kızanlık ve Torvakutaran bellerinden gelüp Varna kurbunda Galata nâm mahalde Karadeniz'e karışır.
EÇS VIII 277a–277b … ri urup bir taş koparamayup hâ’ib ü hâsir olup kal‘a fethinden me’yûs oldukları mahalde karadan kırk bin aded güzîde asker-i İslâm imdâd yetişüp küffâr-ı bed-girdâr-ı murdârı …
EÇS VIII 310a … rasında Vezîria‘zamın binâ etdiği Hân kapusu dahi semt-i garba meftûhdur kim bu mahalde karada olan cümlesi altı aded kapular tamâm oldu.
EÇS IX Y162a–Y162b … ffâr-ı şeyâtîn ve tevâbi‘-i melâ‘în ü la‘în ile Ayntâb'a karîb Tumtum ovası nâm mahalde kara hayme vü hargâhlârı ile mezbûr çerâgâhda bî-pâk ü bî-pervâ meks edüp Ayntâb'dan …
EÇS X Y299a … riyye'ye andan şehr-i Âbyâr'a andan şehr-i Mahalletü'l-Merhûm karîbe uğrayup ol mahalde karâr eder. Ba‘zı zamânda beled-i şebîn'de(?) nihâyet bulur. Dahi Nîl tuğyân etse dah …
EÇS X Y439a … lâyet hâkimsiz kalup hakîr dahi garîb kaldım ve gayrı diyâra dahi gidemedim. Bu mahalde karadan gönderdiğimiz huddâmlarımız atlarımız ile gelüp böyle cezîre yerde başımıza bir …
EÇS X Y450b … ltanatda nübüvvet ile ber-karâr olup anlar dahi civâr-ı rahmete karîb oldukları mahalde karındaşlarına ve Melik Dârim ibn Reyyân'a ve sâ’ir erbâb-ı dîvân zevî'l-ukûl olan insâna vası …