… râb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol
mahaldir
. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Makâm-ı Hazret-i Süleymân: Minberin sağ tarafındaki yeşil mihrâb makâm-ı Süleymândır kim ibtidâ Ayasofya zemîninde ibâdetgâh-ı kadîm olan ol mahaldir. Hâlâ niçe kimesneler anda teheccüd, işrâk, ebvâbîn salâtın anda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
. Ancak bir tabaka bir minâresi vardır. Zîrâ minâre ve câmi‘in zemîni serâpâ zîr …
Ma‘bed-i kadîm olmağile ba‘zı zamân bu câmi‘e istiskâ du‘âsına çıkarlar. Müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Ancak bir tabaka bir minâresi vardır. Zîrâ minâre ve câmi‘in zemîni serâpâ zîr-i zemînler olduğundan binâ-yı azîm etmeğe havf etdiler. Ve bu câmi‘ içre dâ’imâ hâl sâhibi kimesneler eksik değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b ·
metinde göster ·
… üç kubbe ve üç kapudur. Ammâ taşra haremi dardır. Nazargâh-ı müstecâbü'd-da‘ve
mahaldir
. Bu câmi‘ binâ olunurken Monlâ Hayreddîn mu‘temed-misâl nigerânda iken bir leyl …
Andan Unkapanı'nın iç yüzünde Kazancılar içinde Monlâ Hayreddîn câmi‘i: Ebü'l-feth asrında binâ olunmuşdur. İslâmbol içre bundan gayrı üç mihrâblı câmi‘ yokdur. Ve üç kubbe ve üç kapudur. Ammâ taşra haremi dardır. Nazargâh-ı müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. Bu câmi‘ binâ olunurken Monlâ Hayreddîn mu‘temed-misâl nigerânda iken bir leylek murgu gelüp "Lak lak" deyüp feryâd ederken hemân Monlâ Hayreddîn hazretleri gazab-âlûd olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… mevsiminde bu dağlar benî Âdem ile bu ılıcalar hâtırıyçün ma‘mûr olur. Safâgâh
mahaldir
. 244b Bunda kâmil bir hafta zevk u sefâ edüp yine arabalara süvâr olup 5 sâ‘a …
Sebeb-i binâ-yı germ-âb : Yanko kızı Aline nâm zimmiyye maraz-ı cerebe mübtelâ olup kaş ve kirpik dökülüp çâr-darb mutarraş ışığa dönüp cüzzâm ve miskîn olur. Âhir cemî‘î hukemâ-yı kudemâ bu duhtere ilâc etmede âciz olup âhir tebdîl-i hevâ içün ol kızı İslâmbol'dan bu dağlara bırağırlar. Ol kız dahi bu kûh-i bülendler içre serserî gezerken bu ılıca suyuna râst gelüp andan nûş eder. Bir kaç günde cerebleri kara kara yanup söner. Kıza ma‘lûm olur kim ol suda hâssa vardır deyüp her gün sudan nûş edüp suya girüp kırk günde vücûdu dürr-i beyza döner. Babası Yanko'dan âdemler gelüp kızı bu hâlde görünce İslâmbol'da Yanko'ya müjde edüp kızı görmeğe bu cây-ı şifâya gelüp kızını gördükde hamd-i Hudâ edüp bu germ-âb üzre altı aded kubbe-i azîmler binâ edüp niçe âsâr-ı hayrâtlar inşa eder. Hâlâ iki kubbesi zâhirdir. Bir kubbe içre bir havz-ı azîmi vardır. Suyu gâyet ıssıdır. Ammâ mâ-i bârid halt edüp mu‘tedil olur. Gâyet nâfi‘ ılıcadır. Her sene kiraz mevsiminde bu dağlar benî Âdem ile bu ılıcalar hâtırıyçün ma‘mûr olur. Safâgâh mahaldir. 244b Bunda kâmil bir hafta zevk u sefâ edüp yine arabalara süvâr olup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 244a–244b ·
metinde göster ·
Menzil-i Findıcak Ağzı : Bu mahalde ma‘mûr kurâlar vardır. Cümle halkı keştîbânlardır ve maran-ı kozlardır, a‘lâ gemiler yaparlar. (---)(---) nehir deryâya mahlût olduğu mahaldir. Andan (---) mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247a ·
metinde göster ·
kim İslâmbol Boğazı'nın hâricinde leb-i deryâda kayalı bir sengistân mahaldir. …
Karataşlar nâm bir mahaldir kim İslâmbol Boğazı'nın hâricinde leb-i deryâda kayalı bir sengistân mahaldir. Bi-emrillahi Te‘âlâ zamân-ı kadîmde bir avret örekesiyle taş olmuşdur. Garîb ve acîb temâşâdır. Bu mahal dahi Eyyub mollası hükmündedir. Bu mahalli dahi geçüp sene (---) târîhinde mâh-ı (---) minde Bismillah ile Karadeniz'in İslâmbol Boğazı'ndan içeri dâhil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
… r mahaldir kim İslâmbol Boğazı'nın hâricinde leb-i deryâda kayalı bir sengistân
mahaldir
. Bi-emrillahi Te‘âlâ zamân-ı kadîmde bir avret örekesiyle taş olmuşdur. Garîb v …
Karataşlar nâm bir mahaldir kim İslâmbol Boğazı'nın hâricinde leb-i deryâda kayalı bir sengistân mahaldir. Bi-emrillahi Te‘âlâ zamân-ı kadîmde bir avret örekesiyle taş olmuşdur. Garîb ve acîb temâşâdır. Bu mahal dahi Eyyub mollası hükmündedir. Bu mahalli dahi geçüp sene (---) târîhinde mâh-ı (---) minde Bismillah ile Karadeniz'in İslâmbol Boğazı'ndan içeri dâhil olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
Menzil-i Kanlıbınar: Ferhâd başına külünk ile urup öldüğü
mahaldir
. Anınçün Kanlıbınar derler. Bir mesîregâh u çerâgâh yerde âb-ı hayâtdan nişân b …
Menzil-i Kanlıbınar: Ferhâd başına külünk ile urup öldüğü mahaldir. Anınçün Kanlıbınar derler. Bir mesîregâh u çerâgâh yerde âb-ı hayâtdan nişân bir uyûn kaynağı var. Cümle atları bu cây-ı ferah-fezâda çemenistâna bağlayup çadırlar ile konulmağa başlandı. Ve bin elli (---) Ramazânı idi. Cânib-i erba‘a kurâlardan zahîreler gelüp bir gice cân sohbetleri oldu. Andan ale's-sabah yine cânib-i şimâle 7 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b ·
metinde göster ·
… -yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur. Zîrâ kal‘a içi teng
mahaldir
.
Ba‘dehû Süleymân Hân tahrîrinde Erzurûm eyâleti hükmünde paşanın hâss-ı hümâyûndan ifrâz olma, hâkimi subaşıdır ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve cümle (---) nâhiye kurâları vardır. Senevî kadıya altı kîse ve subaşıya on kise hâsıl olur hükûmetdir. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve kal‘a dizdârı ve yüz elli aded erbâb-ı timar kal‘a neferâtları ve bir muhtesib ağası ve şehir nâ’ibi hâkimleri vardır. Kal‘ası bir düz bâğ u bâğçeli ormanistânî bir düz sahrâ-yı ferah-fezânın 341b ortasında şekl-i murabba‘ bir taş binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Ammâ der-i dîvârları gâyet alçakdır. Ve cânib-i erba‘asında kulleleri metânet üzre değil, kâr-ı kadîm bir kal‘a-i köhnedir. Handakı dahi dâiren-mâdâr alçakdır. Abaza, Erzurûm'da ısyân etdikde handakın tathîr edüp burc [u] bârûların ta‘mîr ü termîm edüp muhâfaza etdiler, ammâ çâre olmayup bi'z-zarûrî kal‘ayı Abaza Paşa'ya teslîm eylediler. Bu kal‘anın dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cânib-i (---) nâzır bir demir kapusu vardır. Taşra varoş-ı şehre andan handak üzre cisr ile ubûr olunur. Derûn-ı kal‘ada cümle üç yüz aded bâğsız ve bâğçesiz hâk-i amber-i pâk ile mestûr müfîd u muhtasar hânelerdir. Bir câmi‘i var. Çârsû-yı bâzârı ve hân ve hammâmları ve gayrı imâretleri yokdur. Zîrâ kal‘a içi teng mahaldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341a–341b ·
metinde göster ·
. Kayâsıralar asrında bu mahalle bir sûr dîvârın tâ kenar-ı bahre varınca çeküp …
Andan Demirkapı: Nâm mahal bir mahûf u muhâtar mahaldir. Kayâsıralar asrında bu mahalle bir sûr dîvârın tâ kenar-ı bahre varınca çeküp Arab askerinden emîn olup bir demir kapu inşâ etdiklerinden hâlâ âsâr-ı binâları zâhir ü bâhir dürür. Ve bir yalçın kaya üzre harâb bir kal‘ası ormanistân içinde kalup anınçün bu mahalle Demirkapu derler. Hâlâ yine bu mahalde Çum ekrâdı harâmîleri kuttâ‘u't-tarîklik edüp şikâr kapup dağlara çıkar. Bu mahall-i muhâtara[y]ı ubûr edüp 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19b ·
metinde göster ·
… ihtimâli yokdur. Ol kayalar mâbeyninde deve üstühânlarından geçilmez bir dayyık
mahaldir
. Âhir-i kâr develerimiz bu Sâlih devesinin feza‘ [u] ceza‘ın bu kayalar mâbeyni …
{Mu‘cize-i Hazret-i Sâlih aleyhis-selâm}: Hazret-i Sâlih Semûd kavmin îmâna da‘vet etmeğe me‘mûr olup aslâ îmân kabûl etmeyüp gûnâ-gûn mu‘cizeler istediler. Niçeleri "Şu karşuki kara kayadan bize bir deve çıkar, görelim ve yanına erkek deve gelmeden hâmile kalup andan bir köçek deve tevellüd eylesin. Dişi devenin südiyle kifâflanalım. Andan sana îmân getürelim" diye böyle niçe gûne mu‘cizeler istediler. Hemân ol demde Sâlih Nebî el açup du‘â etdikde bi-emrillahi Te‘âlâ ol yalçın kızıl kaya şak olup bir nâka âşikâre olup sehel vakt içinde nâka vaz‘-ı haml edüp andan bir mahbûb köçecik tevellüd edüp kâmil otuz sene bu develer sahrâda otlayup südünü cümle Semûd kavmi 43a sağup kifâflanırlardı. Yine böyle iken "Yâ Sâlih, aceb üstâd-ı kâmil sehhâr imişsin kim şöyle kızıl kayadan bir deve çıkardın" deyü bir âdem îmâna gelmeyüp âhir dişi deveyi katl edüp du‘â-yı Sâlih Nebî ile yine kaya iki şakk olup devenin köçeği kaya içine girüp gâ’ib oldu. Hakîr Şâm râhıyla hacc-ı şerîfe gitdükde bu Nâka Kayası nâm mahalli görüp temâşâ etdik. Evc-i âsumâne kad çekmiş bir kızıl kayadır. Bi-emri Hayy [u] Kadîr ol kaya iki şak olup deve zâhir olduğu yer ve yine köçek deve girüp gâ’ib olduğu kaya yed-i kudret ile şak olduğu eyle nümâyândır kim, gûyâ üstâd-ı hakkâk Yemenî taşı ve silânı ve elması niçe hakkedüp musaykal u mücellâ ederse eyle berrak yarıklı kayadır ve iki cânibi dar boğaz semâya ser çekmiş kayalardır. Zamân-ı kadîmde bu mahalde kayadan kayaya bir bâb-ı azîm binâ olunup arz-ı Hicâz ile hudûd-ı Şâm bu kapu imiş. Hâlâ ol kapu yerleri mezkûr kayada nümâyândır. Ve bu kaya içre pinhân olan deve köşeğinin böğürdüğünün sadâsın huccâc-ı müslimînin develeri istimâ‘ edüp ol mahalden bir hatve ileri gitmek ihtimâli yokdur. Ol kayalar mâbeyninde deve üstühânlarından geçilmez bir dayyık mahaldir. Âhir-i kâr develerimiz bu Sâlih devesinin feza‘ [u] ceza‘ın bu kayalar mâbeyninde işitmesin deyü cümle Şâm huccâcı bu Nâka kayası dibine karîb geldikde yetmiş huccâc bir ağızdan sadâ-yı Allah Allah'a rehâ buldurup sıyt [u] sadâ-yı gülbânk-ı Muhamedî'den dağlar güm güm gümleyüp cemî‘i halka dehşet ârız olup bu kayalar arasında niçe yüz bin tüfenkleri ve emîr-i huccâcın altı pâre topların üç nevbet bu kayalar mâbeyninde atup niçe bin develeri böyle feryâd-ı hây hûy ile ubûr etdirirler. Tâ huccâcın âhiri temâm olunca bu sadâ-yı Allah Allah kesilmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 42b–43a ·
metinde göster ·
… arput hudûdunda bu mahalde nehr-i Furât ve nehr-i Murâd birbirine yakın geçdiği
mahaldir
. Zîrâ birbirine bir menzil ba‘îdde Çat nâm mahalde mahlût olurlar. Anınçün Murâ …
Menzil-i karye-i Aşıvan: Harput hudûdunda bu mahalde nehr-i Furât ve nehr-i Murâd birbirine yakın geçdiği mahaldir. Zîrâ birbirine bir menzil ba‘îdde Çat nâm mahalde mahlût olurlar. Anınçün Murâd ve Furât bir günde geçilir. Mezkûr, karye-i Aşıvan, Ermenî köyüdür. Murâd kenarında bâğsız ve bâğçesiz ma‘mûr kend-i azîmdir. Andan şarka (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 82b ·
metinde göster ·
… ç aded enhâr-ı azîm cemâl-i kibriyâyı görüp cereyân ederek üçü bir yire geldüği
mahaldir
. Bu dahi bir du‘â hırmenidir kim i‘tikâdı pâk olan tâlib-i Hudâ bilür. Bu tahrî …
Ve müstecâbü'd-da‘ve cisr-i Mihal Bey ortasındaki Sefer Şâh Sultân âsitânesi tehî değildir. Elbette du‘â müstecâbdır. Zîrâ ol mahal merace'l-bahreyndir, kim üç aded enhâr-ı azîm cemâl-i kibriyâyı görüp cereyân ederek üçü bir yire geldüği mahaldir. Bu dahi bir du‘â hırmenidir kim i‘tikâdı pâk olan tâlib-i Hudâ bilür. Bu tahrîr olunan tokuz aded makâmât-ı aliyyelerde elbette ve elbette du‘â müstecâbdır. Meşhûr-ı âfâk olan bunlardır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169a ·
metinde göster ·
… ârgîrî altında Bend-i Mâhî mahallinde Van deryâsına mahlût olur. Bend-i Mâhî ol
mahaldir
kim yılda bir kerre mâh-ı (---)(---) Van deryâsında bir şîrînkârlık nâbûd-nâpe …
Nehr-i Bend-i Mâhî: Bârgîrî kal‘ası kurbünde Van deryâsı girer bir boğaz içre cereyân eder. Aşağıda şorcadır, ammâ yukaruda âb-ı zülâldir. İbtidâ hurûcu yine Bârgîrî dağlarından gelüp Bârgîrî altında Bend-i Mâhî mahallinde Van deryâsına mahlût olur. Bend-i Mâhî ol mahaldir kim yılda bir kerre mâh-ı (---)(---) Van deryâsında bir şîrînkârlık nâbûd-nâpeydâ iken ol gün bi-emrillahi Ta‘âlâ Van deryâsının balıkları râygân olup bu Bend-i Mâhî deresinden yukaruya kâmil bir ay niçe kerre yüz bin sağîr ü kebîr gûnâ-gûn mâhîler geçüp andan Bend-i Mâhî Sultân derler, bir ziyâretgâh vardır. Cümle semekeler ol ziyârete varup ol tarafın {su} otlarından ve eğir köklerinden otlayup ve ol sultânı ziyâret edüp bir ândan sonra cümle balıklar gerüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm mahalli Van defterdârı tarafından bir ağa bend edüp cümle balıklar yukaru derelerde mahpus kalup aşağı Van deryâsına geçmediklerinden Bend-i Mâhî derler. Ba‘dehû defterdâr ağası bâlâda mahpus kalan mâhîleri niçe yüz re‘âyâ vü berâyâ huddâmlarıyla balıkları sayd edüp tuzlar. Anda niçe bin Acem bâzergânları ve Gökdolak Ermenîleri bu mâhîleri mîrîden alup niçe yüz bin deve yükü tuzlu balığı diyâr-ı Acem'e ve Lahîcân ve Bakü ve Âzerbaycân'a götürürler. Gâyet lezîz ve semîn mâhîleri vardır. Bu semekelerden mîrîye dokuz yük akçe hâsıl olup Van kuluna ve Van deryâsı etrâfında olan kılâ‘ kullarına bu balık mâlından ulûfe verilir. Ammâ bu Bend-i Mâhî mahalli yılda bir ay bir temâşâgâhdır kim bir kimesne geçen balıkları sayd [u] şikâr etmeğe kâdir değillerdir. Emn olmağile cümle mâhîlere ma‘lûm olup rûy-ı mâda şinâverlik edüp reftâr ederek kadd [ü] kâmet gösterek asla âdemden kaçmayup gûnâ-gûn şîvekârlık ederek ubûr etdiklerinde el-azametullah ol günlerde niçe kerre yüz bin elvân mâhîlerin eşkâlleri ve elvânları temâşâ olunur. Sübhânu'l-Hallâku'l-Bâkî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237b ·
metinde göster ·
… dahi metîndir ve mehîb balyemez topları vardır. Bağdâd'ın bir kulle-i metîni bu
mahaldir
kim Acem bu mahalde kapanup ceng-i azîm olmuşdur. Ve bir muzlim yerde vâki‘ olm …
Ve dahi cânib-i garba nâzır Karanlık kapu (---) kat demir bâb kapulardır kim her biri derveze-i İskender'dir. Handakı ve cisri dahi metîndir ve mehîb balyemez topları vardır. Bağdâd'ın bir kulle-i metîni bu mahaldir kim Acem bu mahalde kapanup ceng-i azîm olmuşdur. Ve bir muzlim yerde vâki‘ olmağile Karanlık kapu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 341a ·
metinde göster ·
… şehrinden firâr edüp bu Kûfe câmi‘i yerinde sâkin olup tâ‘at u ibâdet eylediği
mahaldir
. Gâyetü'l-gâye müstecâbü'd-da‘vedir.
Andan makâm u mihrâb-ı Hazret-i Mûsâ Kelîmullah, Mısır şehrinden firâr edüp bu Kûfe câmi‘i yerinde sâkin olup tâ‘at u ibâdet eylediği mahaldir. Gâyetü'l-gâye müstecâbü'd-da‘vedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… -i Acısu: Tikrit sancağı hâkinde Şatt'dan ba‘îd çölistân içre harâb u yebâb bir
mahaldir
kim Şakakî Kürdleri haymeleriyle kışlarlar. Varan kârbân halkı ve sâ’ir âyende …
Menzil-i Acısu: Tikrit sancağı hâkinde Şatt'dan ba‘îd çölistân içre harâb u yebâb bir mahaldir kim Şakakî Kürdleri haymeleriyle kışlarlar. Varan kârbân halkı ve sâ’ir âyende vü revendegân hayme vü hargâhlarıyla meks ederler. Sâhibü'l-hayrâtlar niçe yerlere çâh-ı mâlar hafr etmişler ammâ bi-emri İlâh suları sehel nemekîn olduğundan acı sudurlar ammâ bir menzilde nehr-i Şatt karîbdir ammâ Şatt dolaşık cereyân etdiğinden bu mahalle çölden gelinir ve Toprakkal‘a'dan murâd edinen iki günlük Şatt suyun develeriyle taşırlar ammâ bu mahallin garbında karîb yerde ormanlar ve büklük dereler çemenzâr u hıyâbân yerleri vardır. Cümle Ekrâd-ı uryân ile memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405a ·
metinde göster ·
… de Rakofçi kralın seksen yedi bin askerin bu sahrâda bozup kırup esîr etdiğimiz
mahaldir
kim asker-i İslâm hâlâ ceng mahallinde meks edüp ordu-yı İslâm içinde on yerde …
Ve bu sahrâda on gün meks olunmağa nâdîler nidâ edüp yine karavullar azîm vezni üzre tenbîh ü te’kîd olundu. Zîrâ Kemen Yanoş kralın hareketi haberi alındı, ammâ ne çâre dahi Tatar askeri gelmedi ve Seydî Paşa olmadığından askerin yüzü gülmedi. Hattâ bu sahrâda Seydî Ahmed Paşa ile Budin ve Eğre ve Tımışvar ve Kanije ve Sirem ve Semendire askerleriyle sene (---) târîhinde Rakofçi kralın seksen yedi bin askerin bu sahrâda bozup kırup esîr etdiğimiz mahaldir kim asker-i İslâm hâlâ ceng mahallinde meks edüp ordu-yı İslâm içinde on yerde kubbe-misâl küffâr kelleleri gülleler-misâl püşte püşte yığılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 2b ·
metinde göster ·
… Velî câmi‘i, bir ma‘bedgâh-ı kadîm ve bir tarz-ı azîm câmi‘-i müstecâbü'd-da‘ve
mahaldir
ve bir minâresi ve üzeri serâpâ kiremitlidir.
Evvelâ Aşağı kal‘ada kenîseden velî olunmuş Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, bir ma‘bedgâh-ı kadîm ve bir tarz-ı azîm câmi‘-i müstecâbü'd-da‘ve mahaldir ve bir minâresi ve üzeri serâpâ kiremitlidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… Kanijelinin mezâristânları kaldı ve Kanije'nin topraklı ve mahsûllü yerleri bu
mahaldir
, ammâ düşmandan ekin ekemezler. Zahîreleri cümle Başka ve Laşka vilâyetlerinden …
Yedi yüz kadar bâğ u bâğçeli ve etrâfı handaklı, ammâ kal‘asız varoş imiş. Küffâr henüz ıhrâk edüp bâğ u bâğçelerinin ba‘zısı kalmış. Kanijelinin şehrinde bir ağaçlı bâğçe olmamak ile cümle hadîka-i ravza-i rıdvânları ve niçe bin cinîn-i gaytânları ve âb-ı hayât sulu kuyuları cümle bu tarafda olup Kanijelinin mesîregâh [u] teferrücgâhları cümle bunda idi, ammâ Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu Kanije kal‘asın bu sene döğerken cümle bu semtden döğüp bâğları ve bâğçeleri cümle harâb u yebâb edüp ol mahsûllü şecere-i müntehâları cümle kırup Kanije buheyresini doldurmağa çalışırlardı. Anıniçün bu varoş ve bâğlar harâb olup ancak bu Berezense kal‘ası tarafında Kanijelinin mezâristânları kaldı ve Kanije'nin topraklı ve mahsûllü yerleri bu mahaldir, ammâ düşmandan ekin ekemezler. Zahîreleri cümle Başka ve Laşka vilâyetlerinden gelir, ammâ yine ganîmet şehirdir. Ve Cenâb-ı Kibriyâ berekât-ı Halîl vermişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182b ·
metinde göster ·
Ve Demirkapu'dan bir merhalede Başdepe nâm mahaldir. Hattâ Osmân Paşa Demirkapu'yu feth edüp Der-i devlete da‘vet olundukda deşt-i Kıpçak'dan Kırım vilâyeti üzre gitmek iktizâ edince bu Başdepe nâm mahalden kalkup nehr-i Kanlı Söyünç kenârında Maskov Kazağıyla ceng-i azîm edüp yüz bin Kazak-ı âk olan küffârı dendân-ı tîğdan geçirir. Hâlâ beş aded yerde küffârın lâşe-i murdârları beş yerde dağlar gibi yığıldığından Beş-depe'den galat Başdepe derler. Andan selâmetle iki günde nehr-i Terek'e gelüp bizim Hân ile ubûr etdiğimiz yollara gelir. Ammâ mezkûr Başdepe nâm mahal Hulâgû Hân'ın Moğol tâ’ifesi şehirlerinden bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ niçe âsâr-ı binâları ve deyr-i kamâme-i amâmeleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
… ba nâzır Çuka adaları nümâyândır. Cezîre-i Girid'in garb cânibindeki bir ucu bu
mahaldir
kim şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir cezîredir. Ve bu köşesinden artık ce …
Kapudanından hedâyâsın alup kayık ile yine cezîre-i Girid'e geçüp atlarımıza süvâr olup Girid'in bu tarafları cânib-i garba nâzır Çuka adaları nümâyândır. Cezîre-i Girid'in garb cânibindeki bir ucu bu mahaldir kim şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuş bir cezîredir. Ve bu köşesinden artık cezîre-i Girid'in cenûb tarafında Arabistân'ın Hilâl vilâyetlerine nâzır semtleridir kim mâbeyne-hümâları iki yüz kırk mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 321b ·
metinde göster ·
… srı kazâsı nâhiyesidir. Deryâ kenârında bir kumsal yerde gûyâ bir ada-misâl bir
mahaldir
. Vezîria‘zamların Anatolkoz hâssına hükûmeti ilhâkdır kim emîn zabt eder.
Lisân-ı Rûmda (---)(---) demekdir. Karlıeli sancağında Angili kasrı kazâsı nâhiyesidir. Deryâ kenârında bir kumsal yerde gûyâ bir ada-misâl bir mahaldir. Vezîria‘zamların Anatolkoz hâssına hükûmeti ilhâkdır kim emîn zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a ·
metinde göster ·
kim bir küçük göldür. Ve bir yerden su gelecek yerleri yokdur. Ve yaz u kış eyl …
Der-beyân-ı tılsım-ı Karagöl nâm mahaldir kim bir küçük göldür. Ve bir yerden su gelecek yerleri yokdur. Ve yaz u kış eyle durur kapkara bir halîcdir. Ahâlî-i vilâyet bu göl içün mutalsamdır, Y 64a derler, garîb ü acîb hikâyetler nakl etdiler. Kenârında niçe yüz Mağribî ve Hindî ve gayri defîne-küşâ âdemler feth edemeyüp helâk olup sâhil-i halîcde zîr [ü] zeber olup yatırlar. Hâlâ bir âdem bu göle gireyim dese tarfetü'l-ayn içre kendüyi kenârda bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63b–Y64a ·
metinde göster ·
. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den ol dere içre Sönbeki boğazına dak kesse …
Ammâ bu yüz mîl körfezin nihâyeti Söğüdcük nâm mahaldir. Eğer mülûk himmet etse bu Söğüdcük'den ol dere içre Sönbeki boğazına dak kesseler Dacca ve Poça ve Dârâhiyye kazâsı bir cezîre olur, ammâ himmet-i azîm ister.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a ·
metinde göster ·
… : Alâ’iyye ve Selinti ve Karaman yolları ve bu mahalde bir yere cem‘ olduğu bir
mahaldir
ki yaz u kış bu cibâlin zirve-i a‘lâsından ebrler eksik değildir. Ve küşâde hev …
Ziyâret-i Koç Dâvûd Sultân: Alâ’iyye ve Selinti ve Karaman yolları ve bu mahalde bir yere cem‘ olduğu bir mahaldir ki yaz u kış bu cibâlin zirve-i a‘lâsından ebrler eksik değildir. Ve küşâde hevâda Kıbrıs'ın cümle dağları tahte's-serâ-misâl nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141a ·
metinde göster ·
… âhu ta‘âlâ anh. Kendüler imâm olduğu câmi‘-i pür envârdır kim müstecâbü'd-da‘ve
mahaldir
. gûyâ Mısır'da câmi‘-i Ezher'dir.
Ve câmi‘-i Hazret-i Ömer radıyallâhu ta‘âlâ anh. Kendüler imâm olduğu câmi‘-i pür envârdır kim müstecâbü'd-da‘ve mahaldir. gûyâ Mısır'da câmi‘-i Ezher'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
… ve hücreleri var. Ammâ cümle binâları yine kayalara muttasıldır, zîrâ bir teng
mahaldir
.
Ba‘dehu Cenâb-ı Bârî Medyen şehrinde şu‘ayb Nebî'nin kavmin helâk edüp şehrin harâb etdükde Hazret-i şu‘ayb "Bu diyâra azâb nâzil oldu" deyüp evlâd [u] ensâbı ile Beyt-i Mukaddes'e gelüp bu kabr-i pür-envârları kurbunda tahrîr olunan karye-i Hattîn'de sâkin olup ba‘de'l-vefât bunda medfûndur. Merkad-i pür-envârları gerçi gârlardır. Ammâ taşrasında kârgîr kubbe binâlar ve mesâcid ve zâviye ve hücreleri var. Ammâ cümle binâları yine kayalara muttasıldır, zîrâ bir teng mahaldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b ·
metinde göster ·
Bu mahalde Tûr-ı Zeytâ'nın ziyâretleri tamâm olup her bir âsitânede birer Fâtiha-i şerîf tilâvet edüp savâbın âsitâne sâhiblerinin rûh-ı şerîflerine hibe eyleyüp bu Tûr-ı Zeytâ'nın şarkında bir püşte üzre (---) nâm bir mahaldir. Cemî‘i enbiyâ bu mahalde Cenâb-ı Bârî'ye tazarru‘ [u] nâlişler edüp du‘â ederlermiş. Ve Hazret-i Mûsâ bilâ-vâsıta âye[t]: Arapça nassı üzre Cenâb-ı Bârî ile bin bir kelimât edermiş. Hakîr dahi bî-edebâne ol mahalle varup rek‘ateyn salât-ı Q 94aP 94a hâcet kılup dünyâda emn [ü] emân âhir nefesde îmân isteyüp bu âsî yüzüm hâk-âlûd edüp bükâlar eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y219a ·
metinde göster ·
. Andan aşağı yine otuz ayak taş nerdübân ile enilir. Bir yol dahi budur, câmi‘- …
Bu câmi‘ bir kat kal‘a içindedir, gûyâ iç kal‘adır. Bu câmi‘e aşağı kal‘adan gelen üç yerden kapusu vardır, anlardan duhûl ederler. Evvelâ, kal‘a kapusu dibindeki garba nâzır Harem kapusundan içeri yokuş yukarı kırk adım gidüp ba‘dehu otuz kademe mermer-i hâm nerdübân ile çıkılır bir vâsi‘ harem sokağıdır. Câmi‘ haremine girmeden İbrâhîm Halîl mihrâbı derler, bir mahaldir. Andan aşağı yine otuz ayak taş nerdübân ile enilir. Bir yol dahi budur, câmi‘-i şerîfe çıkar. Bu yolda çeşme-i Halîl derler bir ayn-ı sâfî vardır. Y 228b Ol mahalde bir küçük mahalle kapusu vardır. Bu dahi bir şâhrâh mermer-i hâm döşeli imâret-i Halîl önünden haremin taşra kapusuna sehel yokuş ile varılır bir demir kafesli kapudur. Atebe-i âlîsindeki kemerde bir tûlânîce mermer-i hâm üzre bu târîh tahrîr olunmuşdur. Târîh;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228a–Y228b ·
metinde göster ·
… etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iyyet yeri bu
mahaldir
ve bunda dîvân olur.
Ve bu kal‘anın cümle der-i dîvârları âlât-ı silâhlar ile ârâste ve pîrâste. Ve bu mahalde bir kubbe-i âlî vardır. Anın bir mermer-i hâm döşeli bir vâsi‘ meydândır, tâ vasatında bir havz-ı latîfde bir şâzrevânı var. Suyu dollâblar ile çekilir. Cümle nigehbânlar ve pîr [ü] cüvânlar andan tecdîd-i vuzû‘ edüp etrâfında meks ederler. Dâ’imâ dizdâr ağanın ve sâ’ir a‘yânın cem‘iyyet yeri bu mahaldir ve bunda dîvân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y280a ·
metinde göster ·
… enâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu perdeden içeri bir ferd komazlar. Hazrete mahsûs
mahaldir
. Ammâ yılda bir kerre hâdım huddâmların sulehâ-yı ümmetlerinden girüp zerre-i g …
Bu serâperde-i Resûlullâh içinde ol kadar zî-kıymet mücevher şem‘dân ve kandîldân ve buhûrdân ve gülâbdân vardır kim intikâl-i Resûlullâh'dan bu bin seksen iki Y 291b târîhine gelince niçe selef pâdişâhları ve vüzerâ ve vükelâları ve a‘yân-ı kibârları Hazrete mahabbeten gönderdikleri nüzûrât-ı cevâhirât cümle bu serâperde içinde biri biri üzre yığın yığın hâzırdır. Ammâ maslûb değildir. Hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu perdeden içeri bir ferd komazlar. Hazrete mahsûs mahaldir. Ammâ yılda bir kerre hâdım huddâmların sulehâ-yı ümmetlerinden girüp zerre-i gubârdan tathîr edüp taşra çıkarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291a–Y291b ·
metinde göster ·
… k Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâk-ı Mekke içre girdikde (---) nâm bir
mahaldir
, çârsû içinde yolun iki tarafında dîvâr köşelerine muttasıl iki mîl vardır. Her …
Bu mahalden tâ Mekke'ye gelince iki bin adımdır. Acele ile bu mahalleri "Allâhümme lebbeyk" deyü feryâd ederek Şâm ve Mekke bürkelerin ubûr ederek esvâk-ı Mekke içre girdikde (---) nâm bir mahaldir, çârsû içinde yolun iki tarafında dîvâr köşelerine muttasıl iki mîl vardır. Her şeb işâre kandîlleri ile çerâğân olur. Bu mahalden ibtidâ Mekke-i mükerremenin mîl-i minâreleri nümâyân olur. Bu mahalde el açup Mekke'ye müteveccih olup işbu du‘âyı tilâvet ede. Ol du‘â budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y314b ·
metinde göster ·
… adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği
mahaldir
. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Bunda dahi bir du‘â-yı azîm olup herkes merâm [u] maksûduna vâsıl olup ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler i‘tikâf niyyetine câmi‘den çıkmayup tâ sabâha dek tilâvet-i Kur’ân edüp ol gece bu câmi‘ Y 323a niçe bin kanâdîller ile çerâğân olup cemâ‘at-i kesîre ile leb-ber-leb olup bunda dahi salât-ı mağrib ile ışâ bir ezân ve iki kâmet ile kasr-ı cem‘ olur, (---) dur. Bundan gayri yerde câ’iz değildir. Eğer bunda dahi cemâ‘at ile cem‘-i kasrda bulunmadı ise salât-ı ışâyı kılup salât-ı mağribe kazâ niyyet edüp münferiden edâ ede. Ve sabâha dek kendü savma‘asında bu leyle-i îd-ı adhâda ibâdet ede, ricâ ve temennâ geceleridir, zîrâ Arafât'dan henüz gelindiği mahaldir. Âdem ol mahalde ma‘sûm [u] pâkdir. Her ne hayr murâdâtı var ise müstecâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… id-i Bî‘at derler. Niçe bin Sahâbe-i kirâmın İslâm ile müşerref olduğu P 136a
mahaldir
. Ve du‘â müstecâbdır. Ve bu Mîne bâzârında niçe ziyâretler etdik, ammâ tahrîr t …
Ve Bedir gazâsında Ebû Cehl la‘în yetmiş nefer ta‘allûkâtının katl olunup ve niçe bin müşrikîn-i pür-kîn dendân-ı tîğden geçüp ammi-i Resûlullâh Abbâs yetmiş nefer tevâbi‘iyle esîr-i yesîr olup huzûr-ı Risâlet-penâh'a geldükde İslâm ile cümlesi müşerref olup anlar dahi bu mescid-i Bî‘at'de bî‘at edüp ismi Hazret-i Abbâs oldu. Anıniçün bu mescide mescid-i Bî‘at derler. Niçe bin Sahâbe-i kirâmın İslâm ile müşerref olduğu P 136a mahaldir. Ve du‘â müstecâbdır. Ve bu Mîne bâzârında niçe ziyâretler etdik, ammâ tahrîr tatvîl-i kelâm olup bununla iktifâ etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y326b ·
metinde göster ·
… şimâlinde bir sâ‘at yerdir. Münkirlerden Hazret-i Risâlet-penâh muhtefî olduğu
mahaldir
. Gârı hâlâ ziyâretgâhdır. Ve Mîne bâzârı kurbunda,
Cebel-i Nûr: Mekke'nin şimâlinde bir sâ‘at yerdir. Münkirlerden Hazret-i Risâlet-penâh muhtefî olduğu mahaldir. Gârı hâlâ ziyâretgâhdır. Ve Mîne bâzârı kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361a ·
metinde göster ·
Menzil-i Istabl-ı Anter: Bir vâsi‘ dere içre muğaylânlı ve misvâk ağaçlı bir
mahaldir
. Zamân-ı kadîmde Melik Anter'in atlarına âhûr yeri imiş. Ol ecilden Istabl-ı An …
Menzil-i Istabl-ı Anter: Bir vâsi‘ dere içre muğaylânlı ve misvâk ağaçlı bir mahaldir. Zamân-ı kadîmde Melik Anter'in atlarına âhûr yeri imiş. Ol ecilden Istabl-ı Anter derler. Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Hâlâ âsâr-ı binâdan çok kârgîr binâlar âşikâredir. Üç âb-ı hayât kuyusu var. Ve cânib-i erba‘ası gâyet ma‘mûr olduğu ecilden Urbânı me’kûlât [u] meşrûbâtların getirüp bey‘ [ü] şirâ ederler. Bu dahi şerîf hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373b ·
metinde göster ·
kim Eski Mısır mukâbelesinde Ravza derler bir cezîrenin cihet-i cenûbîsinde bir …
Ol mahaldir kim Eski Mısır mukâbelesinde Ravza derler bir cezîrenin cihet-i cenûbîsinde bir köşede kat-ender-kat bir kasr-ı âlîlerdir. Ve müte‘addid kâ‘alar ve gûnâ-gûn hücreler ve kilâr ve matbah ve iki yüz kat-ender-kat Ümmü'l-kıyâs şeyhi Reddâd oğulları hânesi ve bir köşede kırk sütûn-ı mermer üzre fevkânî Sultân Kayıtbay câmi‘i ve bir tabaka alçak minâreli ve bir vâsi‘ haremli bir câmi‘ ve bu evsâf-ı mastûr üzre binâ-i âlîli kasr-ı a‘lâdır. Ve taşra haremi vâsi‘ meydândır, cânib-i erba‘ası cümmeyz ağaclarıyla ârâste bir sâyedâr teferrücgâh fezâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y148a ·
metinde göster ·